Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Yaşamda görülen olayları sahnede canlandırma sanatına ve bu amaçla yazılmış eserlere tiyatro denir. Tiyatrolar, tıpkı opera, sinema, bale gibi seyretmeye.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Yaşamda görülen olayları sahnede canlandırma sanatına ve bu amaçla yazılmış eserlere tiyatro denir. Tiyatrolar, tıpkı opera, sinema, bale gibi seyretmeye."— Sunum transkripti:

1

2

3 Yaşamda görülen olayları sahnede canlandırma sanatına ve bu amaçla yazılmış eserlere tiyatro denir. Tiyatrolar, tıpkı opera, sinema, bale gibi seyretmeye dayalı metinlerdir. Dünya edebiyatında tiyatronun başlangıcı Eski Yunan’da bağbozumu tanrısı Dionysos adına düzenlenen törenlere kadar götürülebilir. Tanzimat’tan önce Türk edebiyatında, meddah, karagöz, orta oyunu gibi geleneksel Türk tiyatroları bu türün işlevini üstleniyordu.

4 Türk edebiyatında modern anlamda (Batılı) tiyatro Tanzimat edebiyatıyla birlikte başlar. İlk tiyatro eserimiz: 1859’da Şinasi’nin yazdığı Şair Evlenmesi’dir. Bu eser tek perdelik bir komedidir. Tanzimat edebiyatında Namık Kemal, Ahmet Vefik Paşa, Direktör Ali Bey gibi sanatçılar tiyatro türünde önemli çalışmalar yapmışlardır.

5 Tanzimat ikinci döneminden itibaren gerilemeye başlayan tiyatro Servet-i Fünun, Fecr-i Ati dönemlerinde durma noktasına gelmiştir. Milli Edebiyat’la birlikte tekrar hareketlendiğini söyleyebileceğimiz tiyatrodaki asıl gelişmeler Cumhuriyet döneminde olmuştur. Faruk Nafiz Çamlıbel, Necip Fazıl Kısakürek, Haldun Taner, Reşat Nuri Güntekin, Necati Cumalı, Yusuf Ziya Ortaç, Turan Oflazoğlu, Recep Bilginer, Orhan Asena... başarılı tiyatro yazarlarımızdır.

6 TİYATRO TERİMLERİ Bale: Sözsüz, sadece dansa dayalı olarak oynanan müzikli tiyatro çeşididir. Dramatize etmek: Bir düşünceyi, duyguyu ya da olayı canlandırarak anlatmaktır. Epizot: Bir tiyatro eserinde (romanda, hikayede) ana olayın içindeki ikinci olay. Perde: Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri; perdenin açılıp kapanmasına dek geçen oyun bölümü.

7 Fasıl: Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü. Jest: El ve kolla yapılan anlamlı hareketler. Mimik: Anlamlı yüz hareketleri. Konduit: Tiyatroda sahneye çıkma sırası gelen oyuncuları uyaran kişi. Suflör: İzleyicilere fark ettirmeden oyunculara sözlerini hatırlatan kişi. Monolog: Bir kişinin dinleyicilere anlattığı, genellikle güldüren oyun. Opera: Sözleri müzik eşliğinde söylenen, seçkin konuların işlendiği müzikli tiyatro çeşididir. Operet: Operaya benzeyen, sözlerinin bir kısmı müzikli, halk için yazılmış olan tiyatro çeşididir.

8 Pandomima: Sözsüz olan, işaretlere dayayan oyun. Replik: Oyuncunun, sözü karşısındakine bırakırken söyleyeceği son söz; oyunda, karşısındakinin sözüne gerekli karşılığı verme. Rejisör: Tiyatro eserini sahneye koyan kişidir. Sahne: Tiyatroda olayın geçtiği yerdir. Tirat: Tiyatro oyuncularının sahnede birbirlerine karşı söyledikleri uzun sözler. Tuluat tiyatrosu: Genel hatları belli olmakla birlikte, doğaçlama olarak oynanan halk tiyatrosudur.

9 Aktör: Erkek sanatçı. Aktris: Kadın sanatçı. Artist: Genel olarak sanatçılara verilen isim. Rejisör (yönetmen): Oyunu sahneye koyan kişi. Diyalog: Oyuncuların karşılıklı konuşmaları. Skeç: Çoğunlukla güldürü türünde, altı dakikaya sığdırılan oyun. Melodram: Olağanüstü, acıklı konularda yazılmış müzikli oyun. Vodvil: Hareketli ve eğlenceli bir konusu olan, içinde şarkılar da yer alan hafif güldürü. Fars: Fiziksel ögelerden güldürü ögesi çıkaran, daha çok halk zevkini okşayan basit komedi.

10 Feeri: Halk efsaneleri ile peri masallarından sahneye uyarlanan, cinli, perili abartılı oyun. Parodi: Ciddi sayılan bir yapıtın bir bölümünü ya da tümünü alaya alarak biçimini bozmadan ona bambaşka öz vererek biçimle öz arasındaki bu ayrılıktan gülünç etki çıkartan tür. Kabare: Genellikle günlük, siyasi toplumsal konuları iğneleyici ve eleştirici bir tavırla yansıtan şarkı, parodi, söylev gibi ögelerden yararlanan, oyuncu ile seyircinin içli dışlı olduğu oyunlardır. Dramaturg: Tiyatroda oynanacak oyunu seçen kişidir. Oyunun masa çalışmasını yapar. Prozodi: Bir şiir bestesince hece vurgularının müzik vurgu ve yükselişiyle uyuşması ve bu yoldaki kurallar bütünü.

11

12 TRAJEDİ (TRAGEDYA) İzleyicide korku ve acıma duyguları veren, izleyicinin acıklı olaylardan sonuçlar çıkararak ders almasını sağlamayı amaçlayan tiyatro türüne trajedi denir. Trajedinin ilk örnekleri MÖ 6. yüzyılda Eski Yunan tanrılarından Dionysos’a düzenlenen törenlerden doğmuştur. Trajedi, klasisizmin etkisiyle (Klasisizmde Eski Yunan ve Latin edebiyatı örnek alınır.) 17. yüzyılda yeniden canlanmış ve 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar sürmüştür. Eski Yunan edebiyatında Aiskhyleos(Eshilos), Sophokles ve Euripides; 17. yüzyıl Fransız edebiyatında Corneille ve Racine önemli trajedi yazarlarıdır. Orhan Asena’nın Hürrem Sultan’ı trajedi türünde yazılmış bir eserdir.

13 Trajedinin Özellikleri Konular tarih ve mitolojiden alınır. Beş perde (bölüm) olarak yazılır. Kişiler olağanüstü varlıklar ve soylulardır. (Krallar, tanrıçalar...) Soylu bir üslup kullanılır, kaba sözlere yer verilmez. Baştan sonra ağırbaşlı bir hava içinde geçer. Korku ve acı uyandıracak olaylar sahnede gösterilmez. Sadece manzum olarak yazılır. Diyalog ve koro bölümlerinden oluşur. Üç birlik kuralına (yer, olay, zaman) uyulur. Yani eser, bir ana olay etrafında aynı mekanda ve 24 saat içinde gerçekleşenleri anlatır. Erdem, kader, ahlak, töre ve geleneklere üstün bir değer verilir.

14 KOMEDİ (KOMEDYA) Yaşamın gülünç yönlerini konu edinen tiyatro türüne komedi denir. Komedi de tıpkı trajedi gibi Eski Yunan’da Dionysos adına yapılan törenlerde doğmuştur. Eski Yunan edebiyatında Aristophanes ve Menandros, Latin edebiyatında Terentius ve Plautus, 17. yüzyıl Fransız edebiyatında Moliere önemli komedi yazarlarıdır. Türk edebiyatının ilk tiyatro örneği olan Şinasi’nin Şair Evlenmesi komedi türünde yazılmıştır.

15 Komedinin Özellikleri Konular günlük yaşamdan alınır. Kişiler halktan, sıradan kişilerdir. Perde sayısı değişebilir. (Başlangıçta sadece beş perdeden oluşurdu.) Üç birlik kuralına (yer, olay, zaman birliği) uyulur. Üslupta soyluluk aranmaz. Kaba şakalara ve sözlere yer verilir. Her türlü olay (öldürme, yaralama...) sahnede gösterilir. Nazım ve nesir karışık olabilir. (Başlangıçta sadece manzumdur.) Diyalog ve koro bölümlerinden oluşur.

16 Komedi Çeşitleri Karakter Komedisi: İnsanların gülünç yönlerini ele alan komedi çeşididir. Töre Komedisi: Toplumun gülünç ve aksak taraflarını işleyen komedi çeşididir. Vodvil: Hareketli, eğlenceli bir konu etrafında gelişen, şarkılara da yer verilen komedi çeşididir. Entrika Komedisi: Olayların hileye ve şaşırtmaya göre şekillendiği komedi çeşididir. Komedi Santimantal: İzleyiciyi güldürürken duygulandıran komedi çeşididir. Fars: Yalnızca güldürme amacı güden kaba komedidir.

17 DRAM Acıklı ve gülünç olayların bir arada bulunduğu bu yönüyle hayata daha yakın olan tiyatro çeşidine dram denir. Dramı, trajedi ve komedinin katı biçimciliğine bir tepki, modern tiyatronun başlangıcı olarak görebiliriz. İngiliz edebiyatında Shakespeare, Alman edebiyatında Goethe ve Schiller, Fransız edebiyatında Victor Hugo dram türünün önemli sanatçılarıdır. Türk edebiyatında Namık Kemal ve Abdülhak Hamit Tarhan dram türünün ilk örneklerini vermiştir.

18 Dramın Özellikleri Kişiler her sınıftan olabilir. Hem tarihi konular hem de güncel konular işlenebilir. Üç birlik kuralına uyulmaz. Nazım veya nesir olabilir. Her türlü çirkin olay sahnede gösterilebilir. Perde sayısı farklı farklı olabilir. Acıklı ve gülünç olaylar bir arada verilir. Üslupta soyluluk aranmaz.

19 Dram Çeşitleri Feeri: Masalımsı, olağanüstü olayları işleyen dram çeşididir. Melodram: “Besteli dram” anlamına gelen melodramlar acıklı rastlantılar üzerine kurulmuş dram çeşididir. Trajikomik: Hem acıklı hem de gülünç olayların anlatıldığı dram çeşididir.

20 ÇAĞDAŞ TİYATRO Günümüz tiyatrosu, görünüş ve amaçları birbirinden farklı “absürt tiyatro” ve “epik tiyatro” olmak üzere iki kola ayrılmıştır.

21 ABSÜRT (UYUMSUZ, SAÇMA) TİYATRO Absürt tiyatroda, geleneksel tiyatronun kuralları ve düzenleri hiçe sayılır. Absürt tiyatroya göre tiyatro, her şeyi anlamaktan, canlandırmaktan ziyade bir ses ve hareket düzenidir. Bundan dolayı olaylar arasında bağ kurulması şart olarak görülmemiştir. Birbirleriyle ilgisiz sesler, sözler, eylemler sahnede canlandırılmıştır. Perde düzenine, serim, düğüm, çözüm bölümlerine önem verilmez. Absürt tiyatro ürünleri saçma denilebilecek kurgularla ve sembollerle doludur. Dünya edebiyatında Samuel Beckett (Godot'yu Beklerken ), Türk edebiyatında Güngör Dilmen (Canlı Maymun Lokantası adlı eseriyle) bu tiyatro çeşidinin önemli temsilcilerindendir.

22 EPİK TİYATRO Alman yazar Bertold Brecht’in ortaya koyduğu, bizde “Keşanlı Ali Destanı”yla ilk örneğini Haldun Taner’in verdiği tiyatro çeşididir. Epik tiyatro, oyunun izleyiciyi büyülemesine karşıdır. İzleyicinin kendini oyuna kaptırmasını istemez. İzleyiciyi sahneye yabancılaştırarak, izleyiciyi de oyunun içine çekmeyi, onların tartışmasını, düşünmesini amaçlar. İzleyiciyi uyanık tutmak için oyunun arasına şarkılar, tekerlemeler, oyunu aniden kesen açıklamalar konur.


"Yaşamda görülen olayları sahnede canlandırma sanatına ve bu amaçla yazılmış eserlere tiyatro denir. Tiyatrolar, tıpkı opera, sinema, bale gibi seyretmeye." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları