Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

- Sevgili Çocuklar, bugün “anlam bakımından anlatım bozukluklarını” tanıyacağız.Bize bu konuda Edi Ve Büdü yardımcı olacaklar. -Hazır mısınız, arkadaşlar?

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "- Sevgili Çocuklar, bugün “anlam bakımından anlatım bozukluklarını” tanıyacağız.Bize bu konuda Edi Ve Büdü yardımcı olacaklar. -Hazır mısınız, arkadaşlar?"— Sunum transkripti:

1

2

3

4 - Sevgili Çocuklar, bugün “anlam bakımından anlatım bozukluklarını” tanıyacağız.Bize bu konuda Edi Ve Büdü yardımcı olacaklar. -Hazır mısınız, arkadaşlar? -Evet, hazırız!...

5 -Büdü… Ben akşam bu konuyu araştırdım ama pek anlamadım.Kafam karıştı biraz…  -Merak etme, Edi. Ben sana anlatırım.Aslında çok kolay ve zevkli bir konu… -Yaşasın! İyi ki varsın sevgili dostum!

6 Gereksiz Sözcük Kullanımı Yanlış Anlamda Kullanılan Sözcükler Birbiriyle Karıştırılan Sözcüklerin Kullanılması Kelimelerin Yanlış Yerde Kullanılması Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanılması Atasözü ve Deyimlerin Yanlış Kullanılması Noktalama Yanlışları Mantıksal Tutarsızlık Gereksiz Yardımcı Fiil Kullanılması Zamir Eksikliği (Anlam Belirsizliği) -...?

7

8 -Büdü duydun mu? Geçen gün Kurabiye Canavarı’nın kurabiye kutusu çalınmış.O da mecburen karakola gitmek zorunda kalmış. -Yaaa, üzüldüm.Bu arada Edi, sen konuşurken anlatım bozukluğu yaptın. - “Karakola gitmek zorunda kalmak” zaten “mecburen” olmuştur?Gereksiz yere kullandın “mecburen” sözcüğünü. -Gerçekten mi? Nasıl? -İsraf etmişim, israf…

9 -Şimdi düşündüm de kurduğum cümle duru bir cümle olmamış. -Evet, haklısın.Cümlede kullandığımız gereksiz sözcükleri cümleden çıkartınca cümlenin anlamında bir daralma olmaz. Bunu unutma! - “Gizli sırlarımı kimseye anlatma.” cümlesinden hangi sözcüğü atmalıyız sence? -Anladım.. -Bu sorunun cevabını bizim afacanlar versin.

10 Hava sıcaklığı sıfırın altında eksi sekiz derece imiş. Ben çok varlıklı, zengin biri değilim. Kulağıma eğilerek alçak sesle bir şeyler fısıldadı. Vakfımıza karşılıksız bağışta bulundular. Geçmişteki hatıralardan bir şikayetim yok. Onunla ilk tanışmamızı unutamam. -Çocuklar yardım edin de şu cümlelerdeki gereksiz sözcükleri çöpe atalım.

11

12 -Kermit’in biletleri unutması Minik Kuş’un sinemaya girememesini sağlamış. -İyi de Edi, bu olumlu bir durum değil ki “sağlamış” diyorsun. - “Kermit’in biletleri unutması Minik Kuş’un sinemaya girememesine neden olmuş.” diyecektin. -Eeee, ne diyecektim? -Ne fark eder ki?

13 -Off edi Offf. Sanki ortada sevinilecek bir durum varmış gibi konuşuyorsun. - “Avukat sanığın suçlu olduğunu savunuyor” cümlesini düzelt o zaman. -Tamam Edi tamam anladım. Şakaydı. -Şey…Çocuklar, yardım eder misiniz?

14 Çömleğin üzerine yazılmış desenlere hayranlıkla bakıyordu. Hırsız, kadının kolundaki çantayı zorla çalıp kaçtı. Kimi uyarıcı ilaçlar, sporculara yarardan çok zarar sağlamaktadır. -Edi’den bize fayda yok arkadaşlar.Şu Cümleleri düzeltmeme yardım eder misiniz?

15 Çömleğin üzerine çizilmiş desenlere hayranlıkla bakıyordu. Hırsız, kadının kolundaki çantayı zorla alıp kaçtı. Kimi uyarıcı ilaçlar, sporculara yarardan çok zarar vermektedir. -Bazen bana haksızlık ediyorsun Büdü.Bak, hepsini çözdüm!

16

17 - Farkında mısın Büdü? “Tahsin Amca saygılı kişiliğiyle herkese örnek oluyor.” -Ah Edi ahh… Ona saygılı kişilik denmez. - “Saygın kişilik” denir. -Ne denir, peki? -Yine mi yanlış bir cümle kurdum yani?

18 -Evet, ama üzülme bunu birçok kişi yapıyor.Bazı sözcükler birbiriyle karıştırılıyor.Bundan da yanlış kullanımlar doğuyor. -En çok hangi sözcükleri birbiriyle karıştırıyoruz, söyler misin? ekmek-dikmek, kapsamak- kaplamak, süre-süreç, çoğunluk- çokluk, karşın-karşılık, bağlı-bağımlı, öğrenim-öğretim, sonunda- sonucunda, fiyat-ücret-bedel, azımsamak-küçümsemek, tepki- yankı, zorunlu-zorunda, ayrıcalık- ayrılık, ayrıntı-ayrım, saptama- saplantı, yakın-yaklaşık, yayın- yayım, güçlenmek-güçleşmek, olanak-olasılık …

19 Bu eski makineler artık işlemlerini yerine getiremiyor. Yaşantısının en zor günlerini sürgüne gönderildiği Malta’da geçirdi. İş kazalarının çokluğu, iş güvencesinin olmadığını gösteriyor. Bu iki sınıf arasındaki ayrıcalık tespit edilemedi. -Bu cümlelerdeki anlatım bozukluklarını çocuklardan önce bulabilecek misin bakalım?

20 Bu eski makineler artık işlevlerini yerine getiremiyor. Yaşamının en zor günlerini sürgüne gönderildiği Malta’da geçirdi. İş kazalarının çokluğu, iş güvenliğinin olmadığını gösteriyor. Bu iki sınıf arasındaki ayrım tespit edilemedi. -Çok kolay!Bak hepsini buldum ve düzelttim.

21

22 - “Elif okulu bitirince, doktor olarak doğduğu kasabada göreve başladı.” -Çok yaşa emi Edi. Beni güldürdün yine… - Senin söylediğine göre bizim Elif doktor olarak doğmuş. -Ne yaptım ki? -Hayır, Büdü ben öyle bir şey demedim ki!

23 -Evet, öyle demek istemedin ama “doğduğu kasabada” sözcük grubunu yanlış yerde kullandığın için böyle bir anlam çıktı. “Elif okulu bitirince, doğduğu kasabada doktor olarak göreve başladı.” demeliydin. -Haklısın galiba, yine anlatım bozukluğu yaptım.Bundan sonra daha dikkatli olacağım. -Nerde o günler…

24 Yeni eve gelmiştim ki dışarıda bir kızıl kıyamet koptu. Eğitim, en etkili televizyonla verilir. Otobüs yoğun sis yüzünden karşıdan gelmekte olan kamyonla çarpıştı. Haber programları tekrar tekrar vurulan sivilleri gösteriyor. -Haydi çocuklar; buradaki anlatım bozukluklarını bulursanız, konuyu anlamışsınız demektir.

25 Eve yeni gelmiştim ki dışarıda bir kızıl kıyamet koptu. En etkili eğitim, televizyonla verilir. Otobüs yoğun karşıdan gelmekte olan kamyonla sis yüzünden çarpıştı. Haber programları vurulan sivilleri tekrar tekrar gösteriyor. -Ben buldum bile!...

26

27 - Ben bu konuyu anladım.Eminim ki bundan sonra anlatım bozukluğu yapmayacağım sanırım. -Dakika bir, gol bir…  Yaptın bile Edi… - O zaman, hem emin olup hem nasıl sanıyorsun? -Yok canım! Yapmamışımdır. -Şey…Yaptım mı yani?

28 -Yaptın maalesef.Buna çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması deniyor. “Emin olmak” ve “sanmak” birbirinin zıddı sözcüklerdir.Aynı cümlede kullanılmazlar. -Haklısın.Zaten konuyu anladığımdan pek emin değilim.  -Üzülme, aşama kaydediyorsun. Gel, örneklerle pekiştirelim.

29 Hiç şüphesiz bu olaya en çok üzülen başkan olsa gerek. Artık kesinlikle böyle bir hataya düşmeyebilir. Okulu bitireli hemen hemen tam on yıl oldu. Elbette onunla birlikte gitmiş olabilirler. -Çocuklar, Edi’ye takıldığı yerlerde yardım eder misiniz?

30 Hiç şüphesiz bu olaya en çok üzülen başkandır. Artık kesinlikle böyle bir hataya düşmez. Okulu bitireli hemen tam on yıl oldu. Onunla birlikte gitmiş olabilirler. -Hiç gerek yok, ben hepsini düzelttim!Bu da yıldızlı pekiyim...

31

32 - Aslında anlatım bozukluklarını bulmak kolay.Ben biti deve yapmışım. -Edi yaaaa! Biti deve yapmak da ne oluyor?Böyle bir deyim mi var? - O “pireyi deve yapmak”. Biti değil! -Yok mu? Var tabi. Geçen gün Tahsin Amca’dan duydum. -Buna da anlatım bozukluğu dersin sen şimdi.

33 -Tabi ki.Deyim ve atasözleri kalıplaşmış sözlerdir.İçindeki kelimeler eş anlamlılarıyla bile değiştirilmez. -Ne kadar çok yanlış yapıyormuşuz konuşurken.Bak şimdi daha iyi anlıyorum. -Haklısın, bunlara dikkat etmezsek gülünç durumlara düşebilir ya da üzücü olaylar yaşayabiliriz.

34 Tüm itirazlara göz yummuştu. Bir koyundan iki deri çıkmaz. Yaramazlıklarıyla hemen, öğretmenin gözüne girdi. Haydi bakalım seç pirincin taşını. Şimdi yan oturup doğru konuşalım. Bu ülkenin hali ne olacak? Damlaya damlaya deniz olur. -Bakalım atasözlerimizi ve deyimlerimizi ne kadar iyi biliyorsun Edi?

35 Tüm itirazlara kulak tıkamıştı. Bir koyundan iki post çıkmaz. Yaramazlıklarıyla hemen, öğretmenin gözünden düştü. Haydi bakalım ayıkla pirincin taşını. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Bu ülkenin hali ne olacak? Damlaya damlaya göl olur. -Bak, düzelttim.Doğru mu?

36

37 -Şu cümlede anlatım bozukluğu varmış Büdü.Ama ben bulamadım.Yardım eder misin? -“Kadın şoförü dikkatlice süzdü.” -Evet, var.Bu cümle açık bir cümle değil. Şoför mü kadın yoksa kadının biri şoförü mü süzmüş,belli değil. - Buna noktalama yanlışlığı deniyor.Uygun yere virgül getirirsek cümlemiz düzelir. “Kadın, şoförü dikkatlice süzdü.” -Peki nasıl düzeltiriz?Hangi tür anlatım bozukluğuna girer bu?

38 Yabancı dükkandaki eşyaları beğenmedi. İhtiyar çobanla konuşmaya devam ediyordu. O soruları yapamadı. Hırsız çocuğu kovaladı. -Burada benzer hatalar yapılmış.Onları da siz bulun bakalım.

39 Yabancı, dükkandaki eşyaları beğenmedi. İhtiyar, çobanla konuşmaya devam ediyordu. O, soruları yapamadı. Hırsız, çocuğu kovaladı. -Bir yıldızım daha oldu, yaşasın!

40

41 -Sahaya yeni astıkları tabelada “Çim sahada futbol oynamak ve sahaya girmek yasaktır.” yazıyordu. -Olur mu öyle uyarı canım?Mantıksız… - Çünkü, önce sahaya girilir, sonra futbol oynanır.Sahaya girmeden futbol oynanmaz zaten. -Nesi mantıksız? -Haklısın, yetkililere söyleyelim de düzeltsinler.

42 Önlem alınmazsa bu hastalık ölüme, hatta kısmi felce neden olabilir. Yazar, gelecekle ilgili anılarını yazacakmış. Bu yazıyı değil okumak, anlamak bile imkânsız. İkinci Dünya Savaşı’nın sonuçları üzerine Atatürk şöyle der. -Bu cümlelerdeki mantık hatalarını düzelmesi için Edi’ye yardım eder misiniz?

43 Önlem alınmazsa bu hastalık kısmi felce, hatta ölüme neden olabilir. Yazar, gelecekle ilgili planlarını yazacakmış. Bu yazıyı değil anlamak, okumak bile imkânsız. Birininci Dünya Savaşı’nın sonuçları üzerine Atatürk şöyle der. -Benden önce yapmadınız, değil mi çocuklar?

44

45 -Akşam dolaba koyduğum pastayı biri yemiş. Kurabiye Canavarı’ndan kuşku ediyorum? -Kuşku mu ediyorsun? Ona öyle denmez. - “Kuşkulanıyorum” denir. Eğer fiillerle bir yargıyı anlatabiliyorsak yardımcı fiilleri kullanmamıza gerek yoktur. -Ya, ne denir? -Yine sözcük israfı yaptım sanırım.

46 Bizi arayacağını umut etmiştim. Senin düşüncelerin hiçbir zaman bana etki etmez. Bu işi onun yapabileceğinden şüphe ediyorum. -Bakalım anlamış mısın Edi?

47 Bizi arayacağını ummuştum. Senin düşüncelerin hiçbir zaman beni etkilemez. Bu işi onun yapabileceğinden şüpheleniyorum. -Bu yıldızlarla bir galaksi bile kurabilirim.

48

49 -Ehliyetini polis almış öyle mi? -Kimin? - Başkasının da olabilir.Zamir kullanmadın ki!Ayrıca almadı.Ben kurallara uyan bir sürücüyüm. -Senin tabi…Anlamadın mı? -Evet, anlam belirsizliği var bu cümlede.

50 Bana ne söyleyeceğini biliyorum. Geleceğini ben biliyordum. Yarışmada birinci olduğuna sevindim. Uyuduğunu söyledi. Geldiğini haber ver. -Hadi bakalım, bu örneklerdeki bozuklukları da düzeltirseniz bütün yıldızlar sizin olacak.

51 Onun bana ne söyleyeceğini biliyorum. Onun geleceğini ben biliyordum. Senin yarışmada birinci olduğuna sevindim. Senin uyuduğunu söyledi. Onun geldiğini haber ver. -En çok benim yıldızım var!

52

53


"- Sevgili Çocuklar, bugün “anlam bakımından anlatım bozukluklarını” tanıyacağız.Bize bu konuda Edi Ve Büdü yardımcı olacaklar. -Hazır mısınız, arkadaşlar?" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları