Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bir yürekte iki ülke ayhan ural ph.d. gazi üniversitesi ankara / türkiye.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bir yürekte iki ülke ayhan ural ph.d. gazi üniversitesi ankara / türkiye."— Sunum transkripti:

1 bir yürekte iki ülke ayhan ural ph.d. gazi üniversitesi ankara / türkiye

2 amaç göçmen bir ailenin önlenemez aidiyet algısının oluşumu nu çözümleyebilmek

3 yöntem betimsel bir çalışma yaşam öyküsü vaka çalışması araştırma verileri; Türkiye’den Almanya’ya göç eden bir işçi ailesinin üçüncü kuşak mensubunun yaşantılarından oluşmaktadır aile kimlik bilgileri gizlenerek genel anlatım yolu seçilmiştir

4 sınırlılıklar üçüncü kuşak göçmen bir Alman yurttaşının uyumuna ilişkin çözümlemeler kendine ilişkin anne-babaya ilişkin dede-nineye ilişkin

5 bulgu …mahallemiz …evimiz …okulum

6 bulgu …başlangıç koşulsuz bir aidiyet ifadesi …sizi okulum a getirmek istiyorum.

7 tartışma statü-ler algılanan çıkarsanan

8 karışık ruh halleri öteki gurbetçi yabancı göçmen yurttaş çifte vatandaş…

9 statü algıları …dede-nineye ilişkin …baba-anneye ilişkin …kendine ilişkin

10 birinci kuşak karmaşık duygular yüksek özlem köklere bağlılık yüksek toplumsal baskı merkezde olma duygusu gerçeklerden kaçış yabancılaşma tükenmişlik yüksek direnç savunma refleksi uyuma çok uzak sevgisizlik küresel zorluklar iletişim zorlukları ilgisizlik yalnızlık

11 ikinci kuşak karmaşık duygular gitmek mi zor kalmak mı zor uyuma mesafeli köklere dönük eğilim yüksek toplumsal baskı iki kuşak arasında kalmışlık yüksek değişim baskısı ötelenemeyen sorunlar / gerçeklikle yüzleşme yabancılaşma tükenmişlik muhafazakar tutum yok olma kaygısı / yüksek gerilim

12 karmaşık duygular birinci ve ikinci kuşağa ilişkin algı ailesinin göç etme nedeni; zenginlik arayışına mı bağlıydı? yoksa Roussea’nun zenginliğe ilişkin uygun olarak, zenginliğin çok şeye sahip olmak anlamına gelmediğini bilen bir ailesi mi vardı?...gerçekte, bir lokma bir hırka anlayışının benimsendiği bir kültüre tanıklık ediyordu.

13 bilge liklerine tanıklık …ve onların; yaşamın, bir endişeyi kenara itip, ötekine koşulan bir arzudan sıyrılıp, bir başka arzunun kollarında bulunulan bir süreç olduğunun bilincinde olduklarını tanıklık ediyordu.

14 bilge liklerine tanıklık …ve yine onlar; çok kültürlü toplumlardaki yaşam biçimlerinin, dayandırıldığı eşit haklı bir arada var oluş ilkesinin, vatandaşlar için incitilmeden geldiği kültürel dünyada yaşayabilme ve çocuklarını da aynı dünyada yaşatabilme güvencesi anlamına geldiğinin ayırdında olmalıydılar. Çünkü böyle bir mücadelenin içindeydiler. -vatandaşlara diğer kültürleri olduğu gibi kendi kültürlerini de sorgulama, geleneklere göre kültürlerini sürdürme ya da değiştirme fırsatını vermek, hatta bundan böyle kasıtlı olarak tahrip edilmiş geleneğin yarasıyla veya parçalanmış bir kimlikle yaşamamak için buyruklarından tümüyle uzaklaşma ya da eleştirel yaklaşarak ilişkilerini tümüyle kesme olanağına sahip olmak-

15 benzer deneyim İç savaştan sonra soluğu Amerika sahillerinde alan milyonlarca göçmen, müthiş bir değişim geçirdi. Hayli öfkelendirici ve can yakıcı bir deneyimdi bu. Neredeyse bir gecede bütünüyle yeni bir dünyaya aktarılmakla kalmamış, fakat aynı zamanda, Avrupa’nın bir yerlerindeki küçük bir kasaba veya köyün sıcak toplu yaşamından koparılıp bireysel yaşamın soğuk ve kasvetli yalnızlığına itilmişlerdi. Kelimenin her anlamıyla uyumsuz olan bu insanlar, bir devrim infilakı için ideal malzeme durumundaydılar.

16 …değişim gerçekte bir değişim vardı ve değişim karmaşık bir süreçti

17 değişim acabaları nereye? niçin? ne zaman? nasıl? ne kadar? kim ile?...? kaygı korku tehdit endişe belirsizlik statü kaybı

18 birey değişim bireyin dışında bireyin içinde birey

19 değişim süreci YENİDEN DONMA ÇÖZÜLME ---- BUZ ++ ÇÖZÜLME YENİDEN DONMA

20 genel tutum Reddetme Direnme Boşverme Katılma değişim

21 DEĞİŞİME İLİŞKİN TUTUM TUTUCU KİM?

22 DEĞİŞİME İLİŞKİN TUTUM İZLEYİCİ KİM?

23 DEĞİŞİME İLİŞKİN TUTUM YENİLİKÇİ KİM?

24 değişim bütünüyle yeni olan bir şeye gerçekten hazır olmanın asla mümkün olmadığı, bireyin bu süreçte kendine çeki düzen vermek zorunda kaldığı, her türlü köklü çeki düzen vermenin ise bireyde bir sınavdan geçebilmek için kendini kanıtlama zorunluluğunun özsaygı bunalımı yaratacaktır

25 kendisi üçüncü kuşak

26 algılanan statü bir yüreğe iki ülke sığdırabilmek hukuki tanımlamaların dışında kalmak geleneksel vatan kavramıyla açıklanamayan

27 üçüncü kuşak karışık duygular farklı algılanmalar uyuma çok yakın kopmaya çok yakın kararsızlık halleri sevgisizlik küresel zorluklar iletişim zorlukları

28 uyum kimin sorunu? bireyin mi? toplumun mu? birinci kuşak ikinci kuşak üçüncü kuşak ….

29 uyum engelleyiciler birinci kuşak ikinci kuşak üçüncü kuşak ….

30 uyum destekleyiciler birinci kuşak ikinci kuşak üçüncü kuşak ….

31 …kaygı -çift yönlü- …yok olma asimilasyon savunma …bozma -yoketme- baskın -egemen kültür-

32 …soru -çift yönlü- öteki ama kim? ama hangisi?

33 Uyma ? çıkılan toplum devlet aile birey girilen toplum devlet aile birey

34 bilimsel tutum duygusal tarihsel bireysel ulusal evrensel ekonomik sosyal toplumsal kültürel coğrafi … Karmaşık Çok boyutlu bir konu Ortaklaşa çözüm uzlaşma

35 örneğin …Almanya’da başarılı bir entegrasyonun ne ifade ettiği konusunda henüz bir konsensüse varılamamıştır Almanya`da yaşayan Türk işçi çocuklarının eğitimi konusunda da yıldır doğru ve geçerli bir model bulunamamıştır

36 Toplumsallaşmanın Eyleyenleri birincil toplumsallaşma aile, kültürel öğrenmenin en yoğun olduğu ve daha sonraki öğrenmeler için temel teşkil eder ikincil topsulaşma çocukluğun sonraki dönemi ve olgunluk döneminde gerçekleşir

37 sonuç eğitimin işlevi Amerika yurttaşı göçmenlerin bugün hala ikili bir yurtseverlik duygusunu sürdürürken, bu göçmenlerin çocukları ise ana-babalarının geldiği ülkeye karşı tüm bağlılıklarını yitirdiklerini ve sadece Amerikalı olduklarını, ana-babaların bu tavırlarını Amerika’nın değerlerine bağlanırken, çocuklarınkini ise okulda alınan eğitim le belirlendiği kabul edilmektedir.

38 öneri ırksal önyargıların nedenleri, öncelikle erken çocukluk eğitiminde yatmaktadır bütünlük ilişkileri; duyguya dayalı ilişkiler ve birliğe dayalı ilişkilerdir önyargıyı azaltmanın temel yöntemi; eşit konum, işbirliği içinde, karşılıklı bağımlılık yaklaşımıdır gerçek uyma davranışı; benimseme

39 öneri bireyin kimlik bilincinin, bir arada yaşadığı insanların yargılarına hapsolduğu gerçeği gözardı edilmemelidir dünyada bir yer edinebilmenin temel koşulu olarak sevgi görmeyi öne çıkarılmalıdır, sevgi görmenin kendinden hoşnut olmayı, görmemenin ise güvensizlik yaratacağı unutulmamalıdır

40 kaynakça Arslan, Mehmet. (2006). Almanya’daki Türk İşçi Çocuklarının Eğitim Sorunları. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. Sayı:21. Erişim Tarihi: 10. Mayıs 2009.http://sbe.erciyes.edu.tr/dergi Botton, Alain. (2005). Statü Endişesi. Çev.A.S. Bayer. Sel Yayıncılık. İstanbul. Freedman, J. L. ve Diğerleri. (2003). Sosyal Psikoloji. Çev. A. Dönmez. İmge Kitabevi. Habermas, Jürgen. (2002). Öteki Olmak, Ötekiyle Yaşamak. Çev.İ. Aka. Yapı Kredi Yayınları. İstanbul. Hoffer, Eric. (2000). Değişim Sancısı. Çev. İ. Durdu. Ayışığı Kitapları. İstanbul. Robbins, Stephen P (1996). Organizational Behaviour, Concepts, Controveries And Applications. Prentice Hall, Englewood Cliffs, Newyork. Russel, Bertrand. (1996). Eğitim Üzerine. Çev. N. Bezel. Say Yayınları. İstanbul. Şen, Faruk. (2009). Almanya’daki Türkler: Entegrasyon veya Gettolaşma. Erişim: 10 Mayıs Uzuner, Yıldız. (2009). Nitel Araştırma Yaklaşımı. Erişim: 10 Mayıs

41 teşekkürler ayhan ural ph.d.

42 II. Uluslararası Avrupalı Türkler Kongresi Eğitim ve Uyum Mayıs 2009 Anvers / BELÇİKA


"Bir yürekte iki ülke ayhan ural ph.d. gazi üniversitesi ankara / türkiye." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları