Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

BASKI GRUPLARIYLA İLGİLİ BAŞLICA TEORİK YAKLAŞIMLAR İnsanlar, ortak amaçlara ulaşmak için, bir işbirliği içerisinde karşılıklı olarak sosyal ilişkilere.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "BASKI GRUPLARIYLA İLGİLİ BAŞLICA TEORİK YAKLAŞIMLAR İnsanlar, ortak amaçlara ulaşmak için, bir işbirliği içerisinde karşılıklı olarak sosyal ilişkilere."— Sunum transkripti:

1 BASKI GRUPLARIYLA İLGİLİ BAŞLICA TEORİK YAKLAŞIMLAR İnsanlar, ortak amaçlara ulaşmak için, bir işbirliği içerisinde karşılıklı olarak sosyal ilişkilere girişmekte ve bunun neticesi olarak da sosyal grup kavramı karşımıza çıkmaktadır. Genel olarak grup,yapı ve büyüklüğü çok değişik olabilen, sayısı az ya da pek çok insanlardan oluşmuş birlikleri ifade etmektedir. Bu grupların oluşabilmesi ise Siyasal kültürün ilgili toplumlarda varlığına bunun özünde ise siyasal rejimin mevcudiyetine bağlı kalmaktadır.

2 Baskı gruplarının oluşumlarını belli başlı üç teorik yaklaşımla açıklamak gerekmektedir: 1. Ortodoks Teori (Geleneksel Yaklaşım) Marksist düşünürler sınıf hareketlerini büyütüp göklere çıkarmaktadırlar. Marksist olmayan düşünürler de baskı gruplarını büyütüp, övmektedirler. Özellikle ABD’deki tanınmış düşünürler, baskı grubu faaliyetlerini desteklemekte veya bu faaliyet sonuçlarını sevinçle kabullenmektedirler. Fakat bunların da kendi aralarında bir fikir ayrılığına düştükleri görülmektedir. Fikir ayrılığına neden olan ortak öğe ise şöyledir; Marksist düşünürler sınıf hareketlerini büyütüp göklere çıkarmaktadırlar. Marksist olmayan düşünürler de baskı gruplarını büyütüp, övmektedirler. Özellikle ABD’deki tanınmış düşünürler, baskı grubu faaliyetlerini desteklemekte veya bu faaliyet sonuçlarını sevinçle kabullenmektedirler. Fakat bunların da kendi aralarında bir fikir ayrılığına düştükleri görülmektedir. Fikir ayrılığına neden olan ortak öğe ise şöyledir;

3 Bir grubun lehine olan durumun diğer grubun aleyhine olması itibariyle, toplumun geri kalan kısmının, çıkarların farklı noktalarda da olsa örtüşmesi sebebiyle, yapılan uygulamalardan zararlı çıkmaması sağlanmış olacağıdır. Buradaki temel mantalite çoğulculuk fikrinin tezahürüdür. Çoğulcu görüşte her türlü özel cemiyet ve teşekküllerin özellikle işçi sendikaları, kooperatifler vb.nin, toplumda çok daha fazla anayasal bir role sahip olması savunulmaktadır. Yine bu görüşe göre devlet, bu özel cemiyet ve derneklerin çoğulcu durumu üzerinde sınırsız bir kontrole sahip olmamaktadır.

4 Çoğulculuğu savunanlar, bu görüşü kısmen iki ünlü düşünürden almışlardır. Bunlardan biri Alman Otto von Gierke diğeri İngiliz F.W.Maitland’tır. Bu iki düşünür, her şeyden önce özel cemiyet ve derneklere hükmi şahsiyet verilmediği zaman ortaya çıkan yasal güçlükler ile ilgilenmişlerdir. Çoğulculuğu savunanlar, bu görüşü kısmen iki ünlü düşünürden almışlardır. Bunlardan biri Alman Otto von Gierke diğeri İngiliz F.W.Maitland’tır. Bu iki düşünür, her şeyden önce özel cemiyet ve derneklere hükmi şahsiyet verilmediği zaman ortaya çıkan yasal güçlükler ile ilgilenmişlerdir. Son olarak, ciddi özel cemiyet ve derneklerin önemli bir miktarının fertle-devlet arasında bir tampon vazifesi gördüğünü ve bunun da toplumun emniyeti bakımından önemli olduğunu unutmamak gerekir. Son olarak, ciddi özel cemiyet ve derneklerin önemli bir miktarının fertle-devlet arasında bir tampon vazifesi gördüğünü ve bunun da toplumun emniyeti bakımından önemli olduğunu unutmamak gerekir.

5 2. Kurumsal Yaklaşım 2. Kurumsal Yaklaşım John R.Commons, Amerika’da coğrafi bölgelere göre teşkilatlanmanın aksine olarak, meslek ve iş teşekküllerine dayalı bir teşkilatlanmayı savunan ve bunu destekleyen kişilerdendir. Commons’un mesleki ve sınai temsil esasına olan ilgisi, onu baskı gruplarına büyük bir destek vermeye götürmüştür. Bir noktada her baskı grubu için, doğrudan onların temsilcilerinin seçimini savunmakta ve bu temsilcilerin de ülkenin yasama gücünü oluşturması gerektiğini ileri sürmektedir. John R.Commons, Amerika’da coğrafi bölgelere göre teşkilatlanmanın aksine olarak, meslek ve iş teşekküllerine dayalı bir teşkilatlanmayı savunan ve bunu destekleyen kişilerdendir. Commons’un mesleki ve sınai temsil esasına olan ilgisi, onu baskı gruplarına büyük bir destek vermeye götürmüştür. Bir noktada her baskı grubu için, doğrudan onların temsilcilerinin seçimini savunmakta ve bu temsilcilerin de ülkenin yasama gücünü oluşturması gerektiğini ileri sürmektedir.

6 Bu düşüncesinin temeli, Pazar mekanizmalarının kendisinin iktisadi hayattaki farklı gruplara adil sonuçlar ortaya çıkarmadığını ve bu adaletsizliğin baskı gruplarının pazarlık gücündeki farklılıklardan ileri geldiğini belirten görüş olmaktadır. Bu farlılıklar, baskı grupları gerekli reformları zorlamadıkça hükümet tarafından geliştirilen kollektif bir aksiyonla ortadan kaldırılamayacaktır. Zira devlet mekanizmasının çarkı olan politikacılar ve servet sahipleri meclisi kontrol etmektedirler. Böylece baskı grupları, adil ve rasyonel bir ekonomik düzenin gerçekleşmesinde vazgeçilmez bir Bu düşüncesinin temeli, Pazar mekanizmalarının kendisinin iktisadi hayattaki farklı gruplara adil sonuçlar ortaya çıkarmadığını ve bu adaletsizliğin baskı gruplarının pazarlık gücündeki farklılıklardan ileri geldiğini belirten görüş olmaktadır. Bu farlılıklar, baskı grupları gerekli reformları zorlamadıkça hükümet tarafından geliştirilen kollektif bir aksiyonla ortadan kaldırılamayacaktır. Zira devlet mekanizmasının çarkı olan politikacılar ve servet sahipleri meclisi kontrol etmektedirler. Böylece baskı grupları, adil ve rasyonel bir ekonomik düzenin gerçekleşmesinde vazgeçilmez bir

7 araç olmaktadır. Commons, iktisadi baskı gruplarını övmeyi daha ileri götürerek baskı gruplarının, özellikle sendikalar, çiftçi kuruluşları ve kooperatiflerin toplumda en hayati kurumlar olduğunu ve demokrasinin hayat damarlarını oluşturduğunu ileri sürerek, baskı gruplarını oluşturma özgürlüğünün, diğer demokratik özgürlüklerden çok daha fazla önem taşıdığını vurgulamıştır.

8 3. Modern Yaklaşım Baskı grupları hakkındaki temel yaklaşımlar, Bentley, Truman ve Latham gibi siyaset bilimciler tarafından, grup çıkarlarının, iktisadi ve siyasi davranışın temel belirleyicilerini oluşturdukları fikriyle ifade edilmiştir.Latham; ”gruplar temeldir ve toplumun yapısını teşekküller oluşturmaktadır”. Ve bu görüşe göre bu ekonomik gruplar, bankalar, korporasyonlar, sendikalar, kooperatifler şeklinde ortaya çıkabilirler. Bentley’e göre, ekonomik yön çok önemlidir. Buna göre servet, toplumda gruplara bölünmenin ana kaynağını oluşturmaktadır.

9 Asıl önemli olan insan gruplarının ortak çıkarlarıdır, tek tek fertlerin kayıp ve kazançları değildir. Gruplar birbirleriyle olan çelişkilerine göre belirlenirler. Grup çıkarı, tanımlaması ve bir bütün olarak toplumun çıkarı fikrini dışlamasından dolayı Bentley, hükümet politikasının akışını belirleyen tek ve yegane şeyin grup baskılarının bir çeşit bileşkesi olduğu görüşündedir. David Truman, “Hükümet Prosesi” adlı kitabında Bentley’in ifadelerine dikkat çekerek, organize olmuş ve etkin baskı gruplarının gerek duyuldukları zaman doğacaklarını göstermek üzere, gönüllü kuruluşlara ilişkin sosyal teorinin değiştirilmiş bir şeklini geliştirmiştir. Asıl önemli olan insan gruplarının ortak çıkarlarıdır, tek tek fertlerin kayıp ve kazançları değildir. Gruplar birbirleriyle olan çelişkilerine göre belirlenirler. Grup çıkarı, tanımlaması ve bir bütün olarak toplumun çıkarı fikrini dışlamasından dolayı Bentley, hükümet politikasının akışını belirleyen tek ve yegane şeyin grup baskılarının bir çeşit bileşkesi olduğu görüşündedir. David Truman, “Hükümet Prosesi” adlı kitabında Bentley’in ifadelerine dikkat çekerek, organize olmuş ve etkin baskı gruplarının gerek duyuldukları zaman doğacaklarını göstermek üzere, gönüllü kuruluşlara ilişkin sosyal teorinin değiştirilmiş bir şeklini geliştirmiştir.

10 Truman’ın oluşturduğu bu teori “Karmaşa Teori” adını almıştır. Karmaşa teorisini J.Berry şu şekilde açıklamaktadır: İnsanlar teşkilatlanmak, gruplaşmak için adeta özendirilmektedir. Çünkü onlar, kendilerinin başka gruplarla ve kurumlarla olan ilişkilerini değiştiren bir karmaşaya maruz kalmaktadır. Karmaşa, grubun toplumdaki diğer öğelerle ilişkilerini değiştiren bir güçtür. Truman’a göre, “rahatsızlık”, “çile çekme” ve “zarar görme” hemen hemen kaçınılmaz bir biçimde organize bir siyasi baskı oluşturmaya yol açacaktır. Bir teşkilata ihtiyaç duyan çıkarı zedelenmiş gruplar, gerçektende sonunda bir teşkilata sahip olacaklardır. Truman’ın oluşturduğu bu teori “Karmaşa Teori” adını almıştır. Karmaşa teorisini J.Berry şu şekilde açıklamaktadır: İnsanlar teşkilatlanmak, gruplaşmak için adeta özendirilmektedir. Çünkü onlar, kendilerinin başka gruplarla ve kurumlarla olan ilişkilerini değiştiren bir karmaşaya maruz kalmaktadır. Karmaşa, grubun toplumdaki diğer öğelerle ilişkilerini değiştiren bir güçtür. Truman’a göre, “rahatsızlık”, “çile çekme” ve “zarar görme” hemen hemen kaçınılmaz bir biçimde organize bir siyasi baskı oluşturmaya yol açacaktır. Bir teşkilata ihtiyaç duyan çıkarı zedelenmiş gruplar, gerçektende sonunda bir teşkilata sahip olacaklardır.

11 4. Diğer Yaklaşımlar: Madison Teorisi: Grupları hizip olarak değerlendiren bu teoride, grup diğer vatandaşların haklarına veya halkın sürekli ve toplu çıkarlarına aykırı olarak, ortak bir haz veya çıkar güdüsüyle birleşen ve harekete geçen, toplumun azınlığını veya çoğunluğunu oluşturan vatandaşlar topluluğudur. Bu gruplar, temelden bozuk, kötü ve bencildir. 4. Diğer Yaklaşımlar: Madison Teorisi: Grupları hizip olarak değerlendiren bu teoride, grup diğer vatandaşların haklarına veya halkın sürekli ve toplu çıkarlarına aykırı olarak, ortak bir haz veya çıkar güdüsüyle birleşen ve harekete geçen, toplumun azınlığını veya çoğunluğunu oluşturan vatandaşlar topluluğudur. Bu gruplar, temelden bozuk, kötü ve bencildir. Calhoun’un “Uyuşan Çoğunluk Teorisi”: Calhoun bir çok konuda Madison ile aynı görüşleri paylaşmakla birlikte, grupları onun gibi bencil varlıklar olarak nitelendirmeyip, bunların farklı amaç ve konumlarının devlet için önemli olduğunu söylemiştir.

12 Schattschneider’ın “Üst Eğilim Teorisi”: Schattschneider, Amerikan siyasal sürecinde grupların faaliyetlerine temelde “üst sınıf eğilimi” gözüyle bakarak bu yönde eleştiriler yöneltmektedir. Ona göre, toplumda sadece belirli çıkarlar hüküm sürmektedir. Gerçekte, baskı grubu sistemi, alan olarak fazla geniş değildir. Lowi’nin Teorisi: Lowi baskı gruplarını meşru ve yararlı sayan görüşe eleştiriler getirerek bunları “baskı grubu liberalizmi” olarak adlandırmaktadır. Bu düşünceyi de demokratik bir devlet için son derece zararlı bulmaktadır. Lowi, Amerikan hükümetinin yetkilerini zamanla gruplara terk ettiğini ve otoritesini yitirdiğini söylemektedir. Bunun sonucunda ise, demokratik hükümetin çürüyüp bozulmasıyla neticeleneceğini ifade etmektedir.

13 Salisbury’nin “Değişim Teorisi”: Salisbury’nin değişim teorisine göre, insanlar bir takım çıkarlar elde ettikleri için birbirleri ile ilişkiye girmektedirler. O özellikle bu ilişkilerin üç tanesi üzerinde durmaktadır: Para, iş, vergi gibi somut ödüllere ilişkin girdiler, sosyalleşme ve arkadaşlıklar kurmayı içeren sosyal dayanışma güdüleri ve düşünsel açıdan doyuma ulaşmayı içeren güdüler. Halbuki maddi çıkarlar sağlamak amacıyla kurulan grupların kuruluş aşamalarında mali sorunları çok fazladır, ancak bunlar bir kere kurulduktan sonra süreklilik arz ederler.

14 Baskı Grupları Tipolojileri (Türleri) Baskı grupları tipolojileri temelde beş başlık altında toplanabilmektedir. Bunlar: İç yapısı bakımından baskı grupları, Kurumlaşmalarına göre baskı grupları, Profesyonel (mesleki) gruplar, İdeolojik baskı grupları ve Diğer baskı grupları şeklindedir. Baskı grupları tipolojileri temelde beş başlık altında toplanabilmektedir. Bunlar: İç yapısı bakımından baskı grupları, Kurumlaşmalarına göre baskı grupları, Profesyonel (mesleki) gruplar, İdeolojik baskı grupları ve Diğer baskı grupları şeklindedir. 1. İç Yapısı Bakımından Baskı Grupları 1. İç Yapısı Bakımından Baskı Grupları İç yapısı bakımından baskı grupları “Kitle” ve “Kadro” baskı grupları şeklinde bir ayırımla incelenecektir. İç yapısı bakımından baskı grupları “Kitle” ve “Kadro” baskı grupları şeklinde bir ayırımla incelenecektir.

15 a. Kitle Baskı Grupları Baskı gruplarının yapıları ile üyelerinin toplumsal konumları arasında sıkı bir bağlantı vardır. Ekonomik bakımdan güçsüz toplum kesimlerinin oluşturdukları baskı grupları, güçlerini üyelerin sayısal çokluğundan ve teşkilatlanma düzeylerinden alırlar. Üyelerinin çokluğu disiplinli bir teşkilatlanmayı ve belirli bir bürokratik yapılanmayı zorunlu kılar. Maddi yönden güçsüz olan kitle baskı grupları, çok sayıda üyenin devamlı fakat düşük düzeydeki ödentileri ile yaşayan bir kurum yapısını gerekli kılmıştır. Kitle baskı gruplarına örnek olarak, tarım ve sanayi işçi sendikaları, esnaf ve çiftçi kuruluşları, toplumsal tabanı geniş olan çeşitli meslek kuruluşları verilebilir. Baskı gruplarının yapıları ile üyelerinin toplumsal konumları arasında sıkı bir bağlantı vardır. Ekonomik bakımdan güçsüz toplum kesimlerinin oluşturdukları baskı grupları, güçlerini üyelerin sayısal çokluğundan ve teşkilatlanma düzeylerinden alırlar. Üyelerinin çokluğu disiplinli bir teşkilatlanmayı ve belirli bir bürokratik yapılanmayı zorunlu kılar. Maddi yönden güçsüz olan kitle baskı grupları, çok sayıda üyenin devamlı fakat düşük düzeydeki ödentileri ile yaşayan bir kurum yapısını gerekli kılmıştır. Kitle baskı gruplarına örnek olarak, tarım ve sanayi işçi sendikaları, esnaf ve çiftçi kuruluşları, toplumsal tabanı geniş olan çeşitli meslek kuruluşları verilebilir.

16 b. Kadro Baskı Grupları Kadro baskı grupları, kitle baskı gruplarından farklı olarak, gücünü üye sayısından değil üyelerinin niteliğinden almaktadır. Bu tür baskı grubu üyelerinin sahip oldukları ekonomik güç, onları toplumda etkili bir konuma getirmektedir. Bu etkinlik kadro baskı gruplarının ortak özelliklerini oluşturur. Kadro baskı grupları, genellikle profesyonel açıdan, sayıca sınırlı mensuplarını temsil ederler. Örneğin, avukatlar, doktorlar, öğretim üyeleri, sanayi dalları yöneticileri, çıkarlarını savunmak için teşkilatlanmaya giriştiklerinde grupların üyeleri doğal olarak sınırlı kalacaktır. Kadro baskı grupları, kitle baskı gruplarından farklı olarak, gücünü üye sayısından değil üyelerinin niteliğinden almaktadır. Bu tür baskı grubu üyelerinin sahip oldukları ekonomik güç, onları toplumda etkili bir konuma getirmektedir. Bu etkinlik kadro baskı gruplarının ortak özelliklerini oluşturur. Kadro baskı grupları, genellikle profesyonel açıdan, sayıca sınırlı mensuplarını temsil ederler. Örneğin, avukatlar, doktorlar, öğretim üyeleri, sanayi dalları yöneticileri, çıkarlarını savunmak için teşkilatlanmaya giriştiklerinde grupların üyeleri doğal olarak sınırlı kalacaktır.

17 2. Kurumlaşmalarına Göre Baskı Grupları Baskı grupları için yapılan bir diğer tipolojik sınıflandırma ise grubun cemiyet ya da dernek niteliğinin olup olmadığı veya teşkilatlı- teşkilatsız bir yapıda bulunup bulunmadığına göre değişmektedir. Baskı grupları için yapılan bir diğer tipolojik sınıflandırma ise grubun cemiyet ya da dernek niteliğinin olup olmadığı veya teşkilatlı- teşkilatsız bir yapıda bulunup bulunmadığına göre değişmektedir. a. Anomik Gruplar a. Anomik Gruplar Anomi; kitlelerin bir olay ya da çözümlenemeyen bir sorun karşısında, beklenilmeyen bir anda ve beklenilmeyen bir biçimde eyleme geçerek, isteklerini dile getirmeleri, elde etmeye çalışmalarıdır. Demokratik olsun, totaliter olsun, bu tip olaylara zaman zaman rastlanmaktadır.

18 Örneğin, bir kazadan sonra biriken halkın, yolu trafiğe kapatarak trafiği tıkaması, kolay kolay yolu açmamaları, güvenlik kuvvetlerinin sert tutumunu protesto etmek amacıyla, bir olay sonucu halkın karakola yürümesi ülkemizde ve dış ülkelerde zaman zaman görülmektedir. Örneğin, bir kazadan sonra biriken halkın, yolu trafiğe kapatarak trafiği tıkaması, kolay kolay yolu açmamaları, güvenlik kuvvetlerinin sert tutumunu protesto etmek amacıyla, bir olay sonucu halkın karakola yürümesi ülkemizde ve dış ülkelerde zaman zaman görülmektedir. b. Teşkilatlanmış Gruplar b. Teşkilatlanmış Gruplar Almand ve Powell tarafından dernek ve cemiyet esaslı gruplar olarak da nitelendirilen teşkilatlanmış baskı gruplarının yapısı, onların liderlerinin kendi üyelerinin fikirlerini öğrenip belirli politikalar için faaliyetlerini seferber etmeye imkan vermektedir. İster belirli bir dava veya sorun etrafında ya da temsiliyet esasında olsun, ister daha genel etnik grup veya sınıf kimliğine dayalı olsun, böyle dernek ve cemiyet şeklinde Almand ve Powell tarafından dernek ve cemiyet esaslı gruplar olarak da nitelendirilen teşkilatlanmış baskı gruplarının yapısı, onların liderlerinin kendi üyelerinin fikirlerini öğrenip belirli politikalar için faaliyetlerini seferber etmeye imkan vermektedir. İster belirli bir dava veya sorun etrafında ya da temsiliyet esasında olsun, ister daha genel etnik grup veya sınıf kimliğine dayalı olsun, böyle dernek ve cemiyet şeklinde

19 şekillenmiş gruplar önemli seçmen kitlesini veya maddi kaynakları sadece onların (mensuplarının) ortak çıkarlarını zikrederek ve üyelerinin faaliyetlerini koordine etmek suretiyle seferber edebilirler. Bu grupların en belirgin özelliği, üyelerinin çıkarlarını gerçekleştirmek ve bu yolda faaliyet göstermek üzere bir teşkilatın varlığıdır. Sendikalar, işveren kuruluşları, meslek kuruluşları bu türün en tipik örnekleridir. şekillenmiş gruplar önemli seçmen kitlesini veya maddi kaynakları sadece onların (mensuplarının) ortak çıkarlarını zikrederek ve üyelerinin faaliyetlerini koordine etmek suretiyle seferber edebilirler. Bu grupların en belirgin özelliği, üyelerinin çıkarlarını gerçekleştirmek ve bu yolda faaliyet göstermek üzere bir teşkilatın varlığıdır. Sendikalar, işveren kuruluşları, meslek kuruluşları bu türün en tipik örnekleridir. c. Teşkilatlanmamış Gruplar Teşkilatlanmamış gruplar, cemiyet ve dernek niteliğinde olmayan gruplardır. Bu grup; din, dil, akrabalık veya hemşerilik, kabile ve bunlar gibi esaslara dayanırlar ve bu tür gruplar

20 herhangi bir politikayı desteklemek için veya karşı çıkmak için kullanılabilmektedir. Bu grupların siyasetle ilgileri düzensizdir. Gelenekçi toplumlarda oldukça yaygındır. Fertler ve topluluklar; isteklerini, dertlerini düzensiz ve belirsiz aralıklarla, sohbetlerle, sosyal ziyaretlerle liderlere duyurmaya çalışırlar. herhangi bir politikayı desteklemek için veya karşı çıkmak için kullanılabilmektedir. Bu grupların siyasetle ilgileri düzensizdir. Gelenekçi toplumlarda oldukça yaygındır. Fertler ve topluluklar; isteklerini, dertlerini düzensiz ve belirsiz aralıklarla, sohbetlerle, sosyal ziyaretlerle liderlere duyurmaya çalışırlar. d. Kurumsal Gruplar Bu gruba örnek bürokrasi ve silahlı kuvvetler verilebilir. Bürokrasi toplumların çoğunda çıkar kesişmesinin oluşmasında etkin gruplardan biridir. Her ne kadar büyük hedefler ve programlar, daha yüksek bir otorite tarafından

21 (hükümet ve üst makamlar) belirlense de, bürokrasi kendisinin muhatap olduğu grupların bir kısmıyla pazarlıkta bulunabilir veya bazı konularda onları ayaklandırabilir. (hükümet ve üst makamlar) belirlense de, bürokrasi kendisinin muhatap olduğu grupların bir kısmıyla pazarlıkta bulunabilir veya bazı konularda onları ayaklandırabilir. Silahlı kuvvetler hiyerarşik bir organizasyondur. Burada onun mensuplarının politik siyasi hedefler peşinde açıkça seferber olması yasak gibi görünse de, askeri kurumların bizzat kendilerinin çıkarları bir çok askeri darbede temel etken olmaktadır. Bu tür kurumların topluma hizmet etmeye ek olarak “kendilerine hizmet etmek” eğilimleri olduğu gibi, üyelerinin çıkarlarını ilgilendiren konularda tarafsız kalmamakta ve siyasi sistemi kendi lehlerine etkileme gayretleri görülmektedir. Silahlı kuvvetler hiyerarşik bir organizasyondur. Burada onun mensuplarının politik siyasi hedefler peşinde açıkça seferber olması yasak gibi görünse de, askeri kurumların bizzat kendilerinin çıkarları bir çok askeri darbede temel etken olmaktadır. Bu tür kurumların topluma hizmet etmeye ek olarak “kendilerine hizmet etmek” eğilimleri olduğu gibi, üyelerinin çıkarlarını ilgilendiren konularda tarafsız kalmamakta ve siyasi sistemi kendi lehlerine etkileme gayretleri görülmektedir.

22 3. Profesyonel (Mesleki) Gruplar Profesyonel grupta yer alan baskı grupları, meslek itibarlarını korumak ve belirli çıkarlara sahip olmak için, gerek aynı meslek gerekse yakın meslekte olanların meydana getirdikleri mesleki teşekküllerdir. Profesyonel grupta yer alan baskı grupları, meslek itibarlarını korumak ve belirli çıkarlara sahip olmak için, gerek aynı meslek gerekse yakın meslekte olanların meydana getirdikleri mesleki teşekküllerdir. İşveren Birlikleri: Türkiye’de baskı gruplarının en üstünde Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu yer alır. Ticaret ve Sanayi Odaları, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bir işveren baskı grubu gibi işlev görmektedir. TÜSİAD İse, ülkedeki en büyük ve etkin işadamlarını bir araya getiren, bir anlamda büyük sermayeyi temsil eden bir baskı grubudur. İşveren Birlikleri: Türkiye’de baskı gruplarının en üstünde Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu yer alır. Ticaret ve Sanayi Odaları, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bir işveren baskı grubu gibi işlev görmektedir. TÜSİAD İse, ülkedeki en büyük ve etkin işadamlarını bir araya getiren, bir anlamda büyük sermayeyi temsil eden bir baskı grubudur.

23 İşçi Kuruluşları: Önemli bir üye kitlesine sahip olan işçi sendikaları, üyelerinin aidatları ile faaliyet göstermektedir. Üye aidatları düşük olmasına karşın, geniş kitleleri bünyelerinde barındırdıkları için, sendikalar toplanan aidatlarla bir ekonomik güç haline de gelmişlerdir. Sahip oldukları kitlelere bu ekonomik güç de eklenince, siyasi hayatta önemli bir fonksiyona sahip olmuşlardır. Türkiye’de bu tür baskı gruplarına Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu gibi kuruluşlar ve diğer sendikalar örnek olarak verilebilir. İşçi Kuruluşları: Önemli bir üye kitlesine sahip olan işçi sendikaları, üyelerinin aidatları ile faaliyet göstermektedir. Üye aidatları düşük olmasına karşın, geniş kitleleri bünyelerinde barındırdıkları için, sendikalar toplanan aidatlarla bir ekonomik güç haline de gelmişlerdir. Sahip oldukları kitlelere bu ekonomik güç de eklenince, siyasi hayatta önemli bir fonksiyona sahip olmuşlardır. Türkiye’de bu tür baskı gruplarına Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu gibi kuruluşlar ve diğer sendikalar örnek olarak verilebilir.

24 Tarım Sektöründeki Birlikler: Tarım sektörü ülkenin sanayileşme ve gelişme düzeyine göre farklılaşan ekonomik ve siyasi etkinliklere sahiptir. Bir ülkedeki tarım sektörünün baskı grubu olma niteliği milli ekonomiden aldığı pay ile doğru orantılıdır. Bunun yanında, bu sektörde çalışanların teşkilatlı olup olmadıkları da başka bir kriter olmaktadır. Bu değerlendirmeye göre, tarım kesiminin baskı grubu olarak Batı Avrupa ülkelerinde giderek güç kazandığı ve etkinliklerini arttırdığı belirlenmektedir. Türkiye’de ise, tarım sektörünün milli ekonomide payı ve nüfusun önemli bir kesimini istihdam etmesine rağmen, çalışanların ve üreticilerin önemli ölçüde teşkilatlanamamaları etkin bir baskı grubu olma özelliğini kaybettirmektedir. Tarım Sektöründeki Birlikler: Tarım sektörü ülkenin sanayileşme ve gelişme düzeyine göre farklılaşan ekonomik ve siyasi etkinliklere sahiptir. Bir ülkedeki tarım sektörünün baskı grubu olma niteliği milli ekonomiden aldığı pay ile doğru orantılıdır. Bunun yanında, bu sektörde çalışanların teşkilatlı olup olmadıkları da başka bir kriter olmaktadır. Bu değerlendirmeye göre, tarım kesiminin baskı grubu olarak Batı Avrupa ülkelerinde giderek güç kazandığı ve etkinliklerini arttırdığı belirlenmektedir. Türkiye’de ise, tarım sektörünün milli ekonomide payı ve nüfusun önemli bir kesimini istihdam etmesine rağmen, çalışanların ve üreticilerin önemli ölçüde teşkilatlanamamaları etkin bir baskı grubu olma özelliğini kaybettirmektedir.

25 4. İdeolojik Baskı Grupları Diğer sınıflamalarda ortak payda daha çok ekonomik, mali veya mesleki çıkarlar sözkonusu olmasına rağmen, bu sınıflamada ortak payda fikirleri ve manevi değerleri olunca, üyeler arasında sosyal bakımdan bir homojenlik de sözkonusu olmamaktadır. Dinsel Gruplar: İdeolojik baskı grupları içinde değerlendirilen dinsel grupları aslında ideolojik bir sınıflamanın içinde düşünmek, bir mantık hatasını oluşturmaktadır. Çünkü, din kaynağını ilahi vahiden alan ve insanlara sunulan tebliğlerin bütünüdür.

26 İdeolojiler ise, toplumların bünyesinden doğar ve ideologların düşüncelerinden ibarettir. Dinsel gruplar, her ülkede ve her grupta bulunan kişilerin mensup oldukları o dinle ilgili grup ve teşkilatlardır. Ülkemizde dini gruplar tarikatlar ve cemaatler şeklinde ortaya çıkmıştır. İdeolojiler ise, toplumların bünyesinden doğar ve ideologların düşüncelerinden ibarettir. Dinsel gruplar, her ülkede ve her grupta bulunan kişilerin mensup oldukları o dinle ilgili grup ve teşkilatlardır. Ülkemizde dini gruplar tarikatlar ve cemaatler şeklinde ortaya çıkmıştır. Özel Amaçlı Gruplar: İdeolojik grupların genellikle homojen olmayan gruplar olduğu daha önce ifade edilmiştir. Bu gruplar içinde özel amaca ulaşmak ve bu amaç ve düşüncelerini savunmak için kurulmuş bazı gruplar vardır ki, bunlarda baskı grubu olarak değerlendirilmektedir. Bu grupların hükümet ve idare üzerindeki etkileri derece itibariyle farklılık göstermektedir. Bunlara örnek olarak; insan hakları ile ilgili, Irkçılıkla mücadele dernekleri, Hayvanları koruma derneği, yeşilay ve green peace gösterilebilir. Özel Amaçlı Gruplar: İdeolojik grupların genellikle homojen olmayan gruplar olduğu daha önce ifade edilmiştir. Bu gruplar içinde özel amaca ulaşmak ve bu amaç ve düşüncelerini savunmak için kurulmuş bazı gruplar vardır ki, bunlarda baskı grubu olarak değerlendirilmektedir. Bu grupların hükümet ve idare üzerindeki etkileri derece itibariyle farklılık göstermektedir. Bunlara örnek olarak; insan hakları ile ilgili, Irkçılıkla mücadele dernekleri, Hayvanları koruma derneği, yeşilay ve green peace gösterilebilir.

27 Fikir Dernekleri ve Kulüpleri: Fikir dernekleri, XII. Yy.da Fransa’da entelektüel ve filazofi dernekler şeklinde ortaya çıkmaya başlamışlardır. XX.yy’ın başında mason dernekleri ve insan hakları ligi, cumhuriyetin ve laiklik prensiplerinin korunmasında büyük rol oynamışlardır. Ülkemizde fikir dernek ve kulüplerine bakıldığında, Osmanlı Devleti döneminde, Jön Türk Hareketi ve kurdukları dernekler görülür. II.Meşrutiyet’ten sonra ise, ”Nesli Cedid-Yeni Kuşak”, ”Türk Derneği”, “Türk Ocakları” ve “Türk Yurdu” gibi dernekler ve kulüpler ortaya çıkmıştır yılında kurulan Türk Ocakları günümüzde varlığını devam ettiren ender fikir derneklerinden biridir. Fikir Dernekleri ve Kulüpleri: Fikir dernekleri, XII. Yy.da Fransa’da entelektüel ve filazofi dernekler şeklinde ortaya çıkmaya başlamışlardır. XX.yy’ın başında mason dernekleri ve insan hakları ligi, cumhuriyetin ve laiklik prensiplerinin korunmasında büyük rol oynamışlardır. Ülkemizde fikir dernek ve kulüplerine bakıldığında, Osmanlı Devleti döneminde, Jön Türk Hareketi ve kurdukları dernekler görülür. II.Meşrutiyet’ten sonra ise, ”Nesli Cedid-Yeni Kuşak”, ”Türk Derneği”, “Türk Ocakları” ve “Türk Yurdu” gibi dernekler ve kulüpler ortaya çıkmıştır yılında kurulan Türk Ocakları günümüzde varlığını devam ettiren ender fikir derneklerinden biridir.

28 5. Diğer Baskı Grupları Kamusal Kesimdeki Baskı Grupları: Devlet mekanizmasını oluşturan faktörlerden bazıları, zaman zaman siyasi iktidarı etkileyerek, baskı grubu özellikleri sergilemektedir. Bu baskılar genellikle kamu yararına dönük olmaktadır. Kamusal Kesimdeki Baskı Grupları: Devlet mekanizmasını oluşturan faktörlerden bazıları, zaman zaman siyasi iktidarı etkileyerek, baskı grubu özellikleri sergilemektedir. Bu baskılar genellikle kamu yararına dönük olmaktadır. Yargı Organları: Siyasi otoritenin zayıf kaldığı dönemlerde yargı organları, bu otorite zayıflığından faydalanarak, siyasi iktidar üzerinde bir baskı oluşturmuşlardır. Kuvvetler ayrılığı ilkesine ter olarak uygulamada kimi zaman yürütmenin yargıya, kimi zaman da yargının hem yürütme hem de yasama organlarına etki ettikleri görülmektedir. Yargı Organları: Siyasi otoritenin zayıf kaldığı dönemlerde yargı organları, bu otorite zayıflığından faydalanarak, siyasi iktidar üzerinde bir baskı oluşturmuşlardır. Kuvvetler ayrılığı ilkesine ter olarak uygulamada kimi zaman yürütmenin yargıya, kimi zaman da yargının hem yürütme hem de yasama organlarına etki ettikleri görülmektedir.

29 ABD’de, Amerikan Yüksek Mahkemesi’nin bir siyasi karar merkezi olduğu siyaset bilimciler tarafından ifade edilmektedir. Ülkemizde de Danıştay’ın memurları göreve iadesi için verdiği kararların tartışmalara yol açtığı bilinmektedir. Öte yandan Anayasa Mahkemesi, kuruluş itibariyle siyasal niteliktedir. Bilindiği gibi Anayasa Mahkemesi son yıllarda yasama organının çıkarttığı bir çok yasayı iptal etme yoluna giderek, yasam organı üzerinde önemli bir baskı kurmuştur. Bu tavır kendini en çok özelleştirme kanunlarında göstermiştir. ABD’de, Amerikan Yüksek Mahkemesi’nin bir siyasi karar merkezi olduğu siyaset bilimciler tarafından ifade edilmektedir. Ülkemizde de Danıştay’ın memurları göreve iadesi için verdiği kararların tartışmalara yol açtığı bilinmektedir. Öte yandan Anayasa Mahkemesi, kuruluş itibariyle siyasal niteliktedir. Bilindiği gibi Anayasa Mahkemesi son yıllarda yasama organının çıkarttığı bir çok yasayı iptal etme yoluna giderek, yasam organı üzerinde önemli bir baskı kurmuştur. Bu tavır kendini en çok özelleştirme kanunlarında göstermiştir.

30 Yasama ve Yürütme Organları: Yasama ve yürütme organları aslında baskıdan etkilenen obje olmasına rağmen literatürde bu organların da baskı grubu olabileceği ifade edilmektedir. Bu iki organ baskı grubu olarak nitelendirilseler bile, bunların uygulayacakları baskı, ancak birbirlerine karşı olacaktır yani başka kurum ve kuruluşları etkilemeleri mümkün değildir. Yasama ve Yürütme Organları: Yasama ve yürütme organları aslında baskıdan etkilenen obje olmasına rağmen literatürde bu organların da baskı grubu olabileceği ifade edilmektedir. Bu iki organ baskı grubu olarak nitelendirilseler bile, bunların uygulayacakları baskı, ancak birbirlerine karşı olacaktır yani başka kurum ve kuruluşları etkilemeleri mümkün değildir. Üniversiteler: Ortak koşullara sahip kimselerin bazı zamanlarda, dağınık veya organize şekilde gruplar meydana getirdikleri ve böylece kısa ve uzun ömürlü baskı grupları oluşturabildikleri görülmektedir. Bu tip gruplara örnek, üniversiteler veya üniversite mensuplarının oluşturdukları gruplar gösterilebilir. Üniversiteler: Ortak koşullara sahip kimselerin bazı zamanlarda, dağınık veya organize şekilde gruplar meydana getirdikleri ve böylece kısa ve uzun ömürlü baskı grupları oluşturabildikleri görülmektedir. Bu tip gruplara örnek, üniversiteler veya üniversite mensuplarının oluşturdukları gruplar gösterilebilir.

31 Siyasal gücün herhangi bir konuda kanun koymayı, yada herhangi bir kanunu değiştirmek istemesi halinde üniversitelere fikir sorması veya doğrudan doğruya üniversitelerin belirli bir konuda kanun teklifi hazırlamalarını isteyecek kadar etkili ve yetkili olarak görebilmesi, üniversitelerin birer baskı grubuna dönüştüğünün göstergesi olmaktadır. Siyasal gücün herhangi bir konuda kanun koymayı, yada herhangi bir kanunu değiştirmek istemesi halinde üniversitelere fikir sorması veya doğrudan doğruya üniversitelerin belirli bir konuda kanun teklifi hazırlamalarını isteyecek kadar etkili ve yetkili olarak görebilmesi, üniversitelerin birer baskı grubuna dönüştüğünün göstergesi olmaktadır. Bürokrat ve Teknokrat Grupları: Bürokrat ve teknokratlar çoğu zaman politik kararlarda etkili olmaktadır. Yasama organı, toplumun kamusal mal ve hizmetlere olan taleplerini belirlerken yürütme organı, belirlenen bu taleplere uygun politikalar tespit ederek uygulamaktadırlar. İşte bürokratlar bu politikaları hazırlarken, kendi pozisyonlarını devam ettirmek, parasal gelirlerini artırmak, kendi ofisiyle ilgili ihtiyaçları gidermek, şöhret, iktidar ve patnonaj Bürokrat ve Teknokrat Grupları: Bürokrat ve teknokratlar çoğu zaman politik kararlarda etkili olmaktadır. Yasama organı, toplumun kamusal mal ve hizmetlere olan taleplerini belirlerken yürütme organı, belirlenen bu taleplere uygun politikalar tespit ederek uygulamaktadırlar. İşte bürokratlar bu politikaları hazırlarken, kendi pozisyonlarını devam ettirmek, parasal gelirlerini artırmak, kendi ofisiyle ilgili ihtiyaçları gidermek, şöhret, iktidar ve patnonaj

32 gücünü arttırmaya çalışırlar. Öte yandan teknokrasi sadece gelişmiş ülkelere özgü bir olgu değildir. Günümüzde, kamu kuruluşlarında ve gelişme sürecinin belirli düzeylerine ulaşmış ülkelerde de teknokratlar önce ekonomik, sonrada siyasal iktidara önemli ölçüde etki etmektedirler. gücünü arttırmaya çalışırlar. Öte yandan teknokrasi sadece gelişmiş ülkelere özgü bir olgu değildir. Günümüzde, kamu kuruluşlarında ve gelişme sürecinin belirli düzeylerine ulaşmış ülkelerde de teknokratlar önce ekonomik, sonrada siyasal iktidara önemli ölçüde etki etmektedirler. Otoriter-Totaliter Baskı Grupları: Literatürde bir başka ayırım da, çok önemli bir grup olmamakla birlikte, baskıcı rejimlerde rastlanılan otoriter- totaliter baskı gruplarıdır. Özellikle faşist ve nasyonalsosyalist partilerin askeri yapısı, onların bir çeşit kolu yada paralel kitle teşkilatlayıcısı durumundaki bu kuruluşlara da yansır. Otoriter-Totaliter Baskı Grupları: Literatürde bir başka ayırım da, çok önemli bir grup olmamakla birlikte, baskıcı rejimlerde rastlanılan otoriter- totaliter baskı gruplarıdır. Özellikle faşist ve nasyonalsosyalist partilerin askeri yapısı, onların bir çeşit kolu yada paralel kitle teşkilatlayıcısı durumundaki bu kuruluşlara da yansır.

33 Yabancı Baskı Grupları: Baskı grupları milli nitelikte olabileceği gibi bazı durumlarda uluslar arası nitelikte de olabilmektedir. Yabancı baskı grupları adı altında söz edilebilecek bu gruplar milli siyasi iktidar üzerinde baskı oluşturabilmektedirler. Yabancı baskı grupları kamu ve özel olmak üzere iki kısma ayrılır. Yabancı baskı grubu devletlere ait veya devletler arası bir özellik gösterir ise, kamu baskı grubu niteliği kazanır. Avrupa Konseyi, COMECON gibi. Baskı gruplarının bu sınıflandırması çeşitli yazarlara göre çeşitli yapılara bürünebilmektedir.


"BASKI GRUPLARIYLA İLGİLİ BAŞLICA TEORİK YAKLAŞIMLAR İnsanlar, ortak amaçlara ulaşmak için, bir işbirliği içerisinde karşılıklı olarak sosyal ilişkilere." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları