Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Işık ve ses, Canlılar dünyasını gezelim,tanıyalım,Yaşamımızın Vazgeçilmezi Elektrik.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Işık ve ses, Canlılar dünyasını gezelim,tanıyalım,Yaşamımızın Vazgeçilmezi Elektrik."— Sunum transkripti:

1

2 Işık ve ses, Canlılar dünyasını gezelim,tanıyalım,Yaşamımızın Vazgeçilmezi Elektrik

3 Canlılar 4’e ayrılır: Bitkiler Hayvanlar Mantarlar Mikroorganizmalar

4 Çevremizde değişik özelliklere sahip pek çok canlı yaşar. Bu canlılar birbirinden farklı özellikler taşırlar. Kedi, köpek, civciv, balık gibi canlılar besleyebiliriz. Ayrıca karınca, sinek gibi hayvanlar da evimizde yaşayabilir. Bunların yanında saksıda yetiştirdiğimiz bitkiler de vardır. Evimizin dışında da pek çok canlı görürüz. Tarlalarda domates, fasulye, buğday gibi bitkileri yetiştiririz. Parklarda kavak, çam, söğüt ağaçlarını görebiliriz. Güvercin, serçe, tavuk, ördek yakın çevremizde görebildiğimiz sevimli hayvanlardır. Su kenarlarında ise kurbağalarla karşılaşabiliriz. Şimdiye kadar karşılaştığımız canlıların isimlerini alt alta yazalım. Meydana gelen listemiz ne kadar uzun oldu değil mi? Bu listedeki canlıları tek tek inceleyebilir miyiz? Bu incelemeyi yapmak oldukça zordur. Şimdi de bunları benzer özelliklerine göre gruplandıralım. Bunu yaptıktan sonra listemizi tekrar inceleyelim. İşimiz kolaylaştı mı?

5 Bitkiler yeryüzünde yaşamın anahtarıdır. Bitkiler olmasaydı pek çok Canlı organizma yaşamını sürdüremezdi; çünkü üstün yapılı yaratıklar, yaşam biçimleriyle, besinlerini doğrudan yada dolaylı olarak bitkilerden sağlarlar. Oysa pek çok Bitki, gerekli besinlerini güneş ışığından yararlanarak kendisi üretmektedir.CanlıBitki Bitkiler 2’ye ayrılır: Çiçekli Bitkiler Çiçeksiz bitkiler

6 Çiçeği ve tohumu olmayan bitkilerdir. Örneğin ciğer otu,eğrelti otu,kara yosunu.

7 Çiçeği bulunan bitkilerdir. Örneğin papatya,menekşe,gül.

8 Bitkileri toprağa bağlayan ve topraktan su ve mineral maddelerin alımını sağlayan organıdır. Tohumdan çıkan ilk kök ana kök, ana kökten çıkan ve yanlara uzanan köklere yan kökler denir. Ana ve yan kökün uç kısmındaki tüysü yapılara emici tüy denir. Kök uçlarındaki büyüme bölgelerini koruyan yapılara yüksük adı verilir. Kök yerçekimi yönünde büyür. Kök hücreleri klorofil içermez.

9 Bitkilerin çoğunlukla toprak üstünde kalan bölümüdür. Bitkinin gövdesi; dal, yaprak, tomurcuk ve meyve gibi organları taşır. Bitkiyi dik tutar ve yaprakların ışığı almasını sağlar. Köklerde emilen su ve madensel maddeleri yapraklarına iletir. Bazı gövdeler su ve besin depo eder.

10 Yapraklar bitkinin gövdesi üzerin- de yer alır. Fotosentez yapma ve ter- leme görevine uygun yapıya sahiptir. Çoğunlukla yeşil renkli olan yaprakla- ra bu özelliği taşıdıkları klorofil verir. Yaprakların dizilişleri, şekilleri ve bü- yüklükleri farklılık gösterir. Y

11 Çiçekli bitkilerde çoğalma görevini yapan organa çiçek denir.

12 Fotosentez; bitkilerin kendi besinlerini üretmeleri için gerçekleştirdikleri işleme verilen isimdir. Fotosentez sadece bitkiler tarafından gerçekleştirilir. Bitkilerin yapraklarında bulunan klorofil adındaki yeşil pigmentler, fotosentezin gerçekleşmesini sağlar. Yeşil bitkiler ışık enerjisi yardımıyla, karbondioksit (CO2) ve suyu (H2O) birleştirerek organik besin üretir.

13 Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlılar hayvanlardır. Hayvanlar 2’ye ayrılır: Omurgasız hayvanlar Omurgalı hayvanlar

14 Omurgasız olarak adlandırılan canlıların yapılarında hiçbir iskelet bulunmaz. Omurgasız hayvanların vücudunun dış kısmını örten ve destekleyen bir dış yapı bulunur. Omurgasız hayvanlardan bazıları şunlardır; çekirge, örümcek, kelebek, sinek, solucan, ahtapot, yengeç, ıstakoz, midye, ve denizanasıdır.

15 Vücutlarında kemik ve kıkırdak iskelet bulunan gelişmiş canlılar grubunun adıdır. Doku ve organ gelişimi yüksek seviyede olmaktadır. Örneğin kedi,köpek,aslan,kaplan Omurgalı hayvanlar 5’e ayrılır;Memeliler,sürüngenler,kuşlar,balıklar, kurbağalar

16 Doğurarak çoğalan,iki akciğerli, vücutları genellikle az ya da çok tüylerle örtülü omurgalı hayvanlar sınıfı. -Yunus

17 Omurgalıların, suda ve karada yaşayabilen yılan, kertenkele, timsah, kaplumbağa gibi yerde sürünerek ilerleyen, yürüyen sınıfı.

18 Mikroskobik canlılar, çıplak gözle görülemeyen ancak mikroskop ile görülebilen organizmaların, genel adıdır. Mikroorganizmalar tek hücreli olsalar da, çok hücreli olanları da vardır. Mikroorganizmalar 2’ye ayrılır: Yararlı Zararlı

19 Yoğurt, peynir, sirke yapımında; bağırsaklarımızdaki B ve K vitamininin oluşmasında rol oynar. Örneğin maya.

20 Zararlı mikroorganizmalar hastalıklara yol açar. İnsanlarda üst solunum yolu enfeksiyonları, verem, kolera, zatürree, tifüs, tifo, ülser, veba, idrar yolu iltihabı, tetanos, difteri, cüzam, tüberküloz, şarbon, bel soğukluğu, frengi dizanteri gibi hastalıklara neden olur. Ayrıca bakteriler besinlerin küflenip çürümesine de sebep olurlar. (Açıkta bırakılan sebze ve meyveler çürür, et kokar, yoğurt ve süt ekşir, ekmek küflenir). Örneğin bakteri,virüs ve protozoa.

21 Mantarlar çok hücreli ve tek hücreli olabilen canlılardır. Hayvanlar gibi aktif hareket edemezler ama bitkiler gibi klorofil de taşımazlar. Hareket etme yeteneklerinin olmayışı, hücrelerinin duvarla çevrelenmiş olması ve sporla çoğalmaları nedeni ile bitki olarak kabul edilirken; klorofil içermemeleri, yaprak, gövde, kök gibi organlarının bulunmayışıyla da bitkilerden farklılık gösterirler.

22 Tek hücreli mikroorganizmalardır. Örneğin öglena,amip.

23

24 Çevre, insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamdır.Basit anlatımıyla gözümüzün gördüğü her şeydir.Yaşadığımız ortamdır.

25 Çevre sorunları, insanların yaşadıkları doğal ortamı bozmaları ile ortaya çıkar. İnsanlar kendilerine daha iyi yaşama koşulları sağlamak için çevreye zarar verirler. Ülkemizde özellikle büyük şehirlerde kalitesiz yakıt kullanımından dolayı hava kirliliği meydana gelmektedir.

26 1· Ormanlarda izinsiz ağaç kesmeyip, ateş yakmamalıyız. 2· Fabrikaların zehirli atıkları ve kanalizasyon suları akarsulara, göllere ve denizlere akıtılmamalıdır. 3· Çöpleri rastgele çevreye, akarsulara, göllere ve denizlere atmamalıyız. 4· Kaliteli yakıtlar kullanmalıyız. 5· Çevre sorunlarının çözümü için sivil toplum kuruluşlarına yardımcı olmalıyız. 6· Çevre sorunlarının önlenmesi için devletin çeşitli zorunluluklar getirmesi gerekmektedir. 7· Çevre bakanlığı daha aktif bir şekilde çalışmalıdır. 8· Yerel yönetimler çevre sorunlarına daha fazla ilgi göstermelidir.

27

28 Işık her yöne ve doğrusal yolla yayılır. Işığın nasıl yayıldığını göstermek için gerçek olmayan ışık ışınları çizilir. Işığı geçirme özelliklerine göre maddeler: Saydam Yarı Saydam Saydam olmayan(Opak) maddelerdir.

29 Işığın büyük bir kısmını geçiren maddelerdir. Örneğin cam,hava,su.

30 Işığı kısmen geçiren maddelerdir. Örneğin yağlı kağıt,buzlu cam.

31 Işığı hiç geçirmeyen maddelerdir. Örneğin tahta,mukavva,metal levha.

32 Işık kaynağından gelen ışığın bir cisme çarpması ile birlikte ışığın gittiği yönde cismin boyutlarına ve geliş açısına etkili olarak yansımasıdır. Işık kaynağının durduğu yere gölgenin konumu değişmektedir güçlü bir ışık geliyorsa gölgenin uzunluğu ışığın gittiği noktaya kadar ilerleyebilir.

33 Işık ışınları saydam olmayan bir cisimle karşılaştığında, cismin ışık almayan tarafında ışınların aydınlatamadığı bir bölge oluşur. Bu bölgeye tam gölge denir. Tam gölgenin şekli ve büyüklüğü kaynağın önündeki cisme bağlıdır.

34 Güneş tutulması, Ay'ın yörünge hareketi sırasında Dünya ile Güneş arasına girmesi ve dolayısıyla Ay'ın Güneş 'i kısmen ya da tümüyle örtmesi sonucunda gözlemlenen doğa olayıdır.

35 Dünyanın ay ile güneş arasına girmesi. Ayın dünyanın gölgesine girmesi ile güneşten aldığı parlaklığı kaybetmesi neticesinde görülür.ay

36 Tam gölgenin durumunu aşağıdaki değişkenler etkiler: Tam gölgenin şekli ve büyüklüğü, cismin şekli ve büyüklüğüne bağlıdır. Etkinlikte kullanılan dairesel cisim daha büyük olsaydı tam gölgesi de büyük olacaktı. Oluşan tam gölge ışığın geliş yönüne göre de değişir. Etkinlikte gözlendiği gibi ışık kaynağı, cisim ve perde arasındaki mesafenin değişmesi perde üzerinde oluşan gölgenin büyüklüğünü etkiler. Cisim ışık kaynağına yaklaşırsa veya perde cisimden uzaklaşırsa cismin perdede oluşan gölgesi büyür. Işık kaynağı cisimden uzaklaşırsa veya cisim perdeye yaklaşırsa cismin perdedeki gölgesi küçülür.

37 Ses, akciğerlerden gelen havanın ses organlarında biçimlendirilmesiyle oluşan, kulakla veya hassas aletlerle algılanabilen titreşim olarak tanımlanabilir. Titreşen bir nesnenin başlattığı titreşimler dizisine ses denir. Sesin oluşabilmesi için titreşim hareketi gereklidir. Ses her yöne ve dalgalar halinde yayılır.

38 Suya atılan bir taş suyun yüzeyinde halka­lar şeklinde dalgalar oluşturur. Su yüzeyinde görülen titreşimler, aslında su taneciklerinin titreşimidir ve bu titreşimler kaynaktan (taşın düştüğü nokta) her yöne doğru yayılır. Ses, taneciklerin titreşimiyle (salınım ya da gidip gelme) oluştuğu için ses dalgaları da tıpkı su dalgaları gibi her yöne dalgalar halinde yayılır. Sesin katı, sıvı ve gaz ortamlarda yayıldığını biliyoruz. Ancak katıların ya da sıvıların hepsinde aynı ses oluşmaz.

39

40 Pil, devrenin çalışması için gerekli olan elektrik enerjisini sağlar. Bağlantı kabloları elektrik enerjisini ampule iletir. Ampul ise aldığı bu elektrik enerjisiyle çevresini aydınlatır. Anahtar, ampulün istendiği zaman ışık ver­mesini sağlar. Anahtar kapatılarak kablodan elektrik enerjisinin geçmesi sağlanır. Elektrik enerjisini kesmek istediğimizde anahtarı açarız. Böylece elektrik enerjisinin gereksiz kullanı­mı engellenmiş olur. Duy:Ampulün koyulduğu yerdir.

41 Ampulün parlaklığı nelere bağlıdır? Ampulün parlaklığını etkileyen değişkenler, ve ampulün parlaklığını etkileyen faktörler, elektrik devresine bağlı bulunan ampul sayısı ile birlikte, pil sayısına da bağlı olarak değişebilmektedir. Ampulün parlaklığını etkileyen faktörlere baktığımızda, öncelikle, özdeş ampullerin, elektrik devresinde dizilişlerini bilmemiz gerektiğini görürüz. Eğer özdeş ampuller yan yana dizildilerse, pilden alınan elektrik enerjisi, özdeş ampuller arasında paylaşılacak demektir. Ampulün parlaklığı nasıl değişir sorusunun yanıtlarına bakmaya devam ettiğimizde, ampulün parlaklığını etkileyen değişkenlerde şu sonucu da görebiliriz: bir elektrik devresinde, ne kadar fazla ampul mevcut ise, ampulün parlaklığı da o kadar az demektir, çünkü elektrik enerjisi, ampuller arasında, aynı elektrik devresinde, az önce de belirtmiş olduğumuz gibi, eşit olarak dağılmaktadır. Bir ampul, elektrik enerjisinin tamamını alacaksa, iki ampulde, elektrik enerjisi yarı yarıya değişeceğinden, ampulün parlaklığı da yarı yarıya azalacaktır.

42 *Seri bağlı devrelerde ampul sayısı arttıkça ampulün parlaklığı azalır (pil sayısı sabit.)Paralel bağlı devrelerde ise ampul sayısı arttıkça parlaklık değişmeden kalıyordur! *Pil sayısı arttıkça devreye daha fazla elektrik enerjisi aktarılacağından ampul daha parlak ışık veriyordur.Pil sayısı azaldığında ise devreye verilen elektrik enerjisi ve ampulün parlaklığı azalmış olur!

43

44

45

46 En kısa tanımıyla elektriği ileten maddelere İletken Madde denir. Örneğin gümüş,bakır,altın

47 Üzerindeki elektrik yüklerini iletmeyen cam, ebonit, tahta ve plastik gibi maddelere yalıtkan maddeler denir.

48 HAZIRLAYAN:TEKİN ŞERİF DOĞRU 5-D 424 OKUL:OĞUZHAN ORTAOKULU ÖĞRETMEN:ŞAFAK ÖZÇELİK

49 YAKINDA 6.SINIF!


"Işık ve ses, Canlılar dünyasını gezelim,tanıyalım,Yaşamımızın Vazgeçilmezi Elektrik." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları