Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1 SPORCU BESLENMESİ Sporcunun; vücudunu geliştirmesi, sağlığını koruması ve yüksek bir sportif verimliliğe ulaşabilmesi ancak dengeli, düzenli ve amaca.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1 SPORCU BESLENMESİ Sporcunun; vücudunu geliştirmesi, sağlığını koruması ve yüksek bir sportif verimliliğe ulaşabilmesi ancak dengeli, düzenli ve amaca."— Sunum transkripti:

1 1 SPORCU BESLENMESİ Sporcunun; vücudunu geliştirmesi, sağlığını koruması ve yüksek bir sportif verimliliğe ulaşabilmesi ancak dengeli, düzenli ve amaca uygun beslenme yoluyla olur. Doğru ve yararlı beslenmenin gerçekleştirilmesindeki temel ve ilk şart; enerji gereksinimi ve bunun gereksinimi arasındaki dengedir. Beş ana bölümde inceleyebiliriz; *Kalori bilançosu *Kalori bilançosu *Besinler bilançosu *Besinler bilançosu *Mineral bilançosu *Mineral bilançosu *Vitamin bilançosu *Vitamin bilançosu *Sıvı bilançosu *Sıvı bilançosu

2 2 1.KALORİ BİLANÇOSU Kalori bilançosu; karbonhidrat, yağlar ve proteinlerin yanması yoluyla oluşan enerji harcaması ile enerjinin sağlanması arasındaki dengeyi ifade eder. Spordaki enerji kaynakları, enerji metabolizması için öncelik taşıyan karbonhidrat, yağ ile organizmanın yapı taşı olan proteinlerdir.

3 3 a-Karbonhidratlar: Sporcunun temel ve ilk enerji maddesidir. Karbonhidratlar; ekonomik, çabuk ve fazla oksijen gerektirmeyen enerji kaynağıdır. Yağ ve proteinlere oranla %4-5 oranında daha fazla enerji kaynağı olarak kullanılırlar. Karbonhidrat içeren yiyecekleri basit şekerler ve bileşik karbonhidratlar olarak ikiye ayırabiliriz. Günlük asgari karbonhidrat gereksinimi yaklaşık 120 gramdır. Bu da tüm kalori gereksiniminin yaklaşık %10’ u dur. Yoğun yüklenmelerde gereksinim artar ve %50-60’ ı bulur.

4 4 b-Yağlar Karbonhidratlara göre ATP oluşumunda daha fazla etkin olurlar. İyi bir enerji kaynağıdırlar. 1 gr yağda 9 kalori verir. A, D, E, K gibi vitaminlerin vücutta emilim ve taşınmasında önemli rol oynarlar. Kalp, karaciğer gibi hayati organlar için koruyucu yağ tabakası oluşturur, vücut ısısının korunmasında ve ayarlanmasında etkindirler. Genellikle uzun süre devam eden spor uygulamalarında enerji kaynağı olarak kullanılırlar. Sporcunun günlük alması gereken enerjinin spor dalının özelliğine göre yaklaşık %25-30’ unu yağlardan sağlaması gerekir.

5 5 c-Proteinler Hücrenin yapı taşıdırlar. Kasların yapısını oluştururlar. Büyüme ve gelişmeyi, doku onarımı ve yapımını sağlarlar. 1 gr protein 4.1 kalori verir. Sporda günlük protein gereksinimi kilo başına gr dır. Vücutta belirli protein deposu yoktur. Bu nedenle fazlası yağ olarak depo edilir. Proteinin parçalanması sonucu oluşan artık maddelerin atımı böbrekler ve idrar yolu ile olur. Bu da sıvı kaybına neden olur. Fazla protein tüketimi vücuttan kalsiyum atımını hızlandırır. Yetersiz protein alımında büyüme durur ve sporcu bitkinliğe itilir. İyi bir protein seçimi %50 hayvansal, %50 bitkisel karışımdan oluşanıdır.

6 6 2.BESİN BİLANÇOSU Besin bilançosu ile bağlantılı olarak enerji gereksinimi sporcunun yaşına,cinsine, vücut yapısına, iklim şartlarına, mesleki etkinliğe ve yapmış olduğu spor dalına göre ayrıcalık gösterir. Normal insan vücudunun; dinlenmede, normal vücut ısısında ve 20 derecelik sıcaklıkta temel enerji gereksinimi kilo başına 1 saatte 1 kaloridir.

7 7 3.MİNERAL BİLANÇOSU Mineraller vücutta yapılamayan ve yiyeceklerle alınması gereken öğelerdir. Kalsiyum, fosfor, demir, magnezyum, potasyum ve sodyum gibi gereksinimi fazla olan minerallerle, gereksinimi daha az olan bakır, selenyum, kobalt ve iyot bu gruba dahildir. Minerallerin genel olarak vücutta kemik gelişimi, büyüme, kas kasılması, sinir iletimi ve vücut su dengesinin sağlanması gibi işlevleri vardır.

8 8 Demir, bir kan proteini olan hemoglobinin yapımı için gereklidir. Hemoglobinin eksikliği nedeniyle kaslara oksijen taşınmasında yetersizlik, enerji oluşumunda gecikme ve buna bağlı olarak verimlilikte düşme görülür. Kalsiyum, fosforla birlikte kemik ve dişlerin yapısını oluşturur. Kas kasılması, kanın pıhtılaşması ve sinir iletimi gibi görevleri üstlenir. Terleme yoluyla vücuttan su ile birlikte mineral kaybı da olur. Mineral kaybı spor türüne, yoğunluğa, iklime göre farklılık gösterir. Mineral kaybı normal ve konsantre besinlerle yerine konmalıdır.

9 9 4.VİTAMİN BİLANÇOSU Vitaminler yağda ve suda çözülenler olarak ikiye ayrılır. A, B, E, ve K vitaminleri yağda çözülen, C ve B suda çözülen vitaminlerdir. Genel olarak vitaminler metabolizma olayların oluşumunda gereklidir ve sportif verimlilikte etkilidirler. Vitamin noksanlığında bedensel verimlilikte düşme görülür. Spor yapan bir kişinin metabolizmal aktivitesinde vitamin gereksinimi yüksek olur.

10 10 5.SIVI BİLANÇOSU Vücudumuzun %45-65’ i su olup alınan ve atılan su denge halindedir. Suyun 1500 ml idrar, 100 ml dışkı, 50 ml terleme, 850 ml si solunum yolu ile vücuttan atılır. Suyun vücuttaki görevleri; İyi bir taşıyıcı ve metabolizma yardımcısıdır.İyi bir taşıyıcı ve metabolizma yardımcısıdır. Isı düzenleyicidir.Isı düzenleyicidir. Organizmadaki metabolik olaylar için bir araçtır.Organizmadaki metabolik olaylar için bir araçtır.

11 11 Suyun fazla kaybı ile kalp ağır yüklenme altına girer, solunum düzensizleşir, çalışma süresi kısalarak sporcu daha çabuk yorulur. Yaklaşık vücut ağırlığının %2 lik su kaybı sportif verimliliğin %20’ ye kadar düşmesine neden olur. Yüklenmeler bağlı oluşan su kaybı ile vücut ağırlığında da kayıp meydana gelir. Özellikle terleme yolu ile kaybedilen sıvı ile beraber verimliliği olumsuz etkileyen mineral kaybı da oluşur. Bu nedenle sıvı atımı ve alımındaki denge korunmalıdır.

12 12 SPORDA DOPİNG VE SÜRANTRENMAN DOPİNG 1908 yılında o zamanların mucize maddeleri olarak tanımlanan kokain, eroin, strilenin, nitrogliserin ve eterli şeker kullanılması sporcularda yorgunluk duygusunu kaldırıp güç verimini artırdığı gerekçesiyle çok moda idi yılında sinir sistemini etkileyen maddeler çoğaldı. Özellikle “Amphetamin” adlı ilaç kolay başarı isteyen tüm sporcular tarafından kullanılmaya başlandı.

13 13 Doping kullanımının yaygınlaşması üzerine American Medical Association’ ın mütevelli heyeti bir komite kurarak, bu maddelerin özellikle amphetaminin performansı artırıcı etkisi olup olmadığını araştırmak için görevlendirmiştir. Doping üzerine 1963’ te İtalya’ da bir toplantı yapılmış ve doping mücadelesinde kullanılmak üzerine Floransa’ da “Centre de Detection du Doping” merkezi kurulmuştur. Avrupa Konseyince Strasburg ve Madrid’ de Türkiye’ nin de katıldığı üç toplantı düzenlenmiştir. Amaç dopinge karşı önlemler alınması idi. Bu alandaki ulusal ve uluslar arası çalışmalar hala devam etmektedir.

14 14 DOPİNG NEDİR? Çeşitli zamanlarda çeşitli bilim adamları tarafından yapılmış birçok doping tanımı vardır. Prof. La Cava; Yarışma esnasında verimi yapay olarak artırma amacıyla verilen besinsel olmayan eksitan veya ergojenarik maddelere doping adını vermiştir.Prof. La Cava; Yarışma esnasında verimi yapay olarak artırma amacıyla verilen besinsel olmayan eksitan veya ergojenarik maddelere doping adını vermiştir. Prof. Chailey Bert; Yarışma öncesi veya esnasında verimi artırma amacıyla stümilant maddelerin kullanılması.Prof. Chailey Bert; Yarışma öncesi veya esnasında verimi artırma amacıyla stümilant maddelerin kullanılması. Hollandalılar; Sporcunun performansını artırmak amacıyla doğal olmayan yolları kullanmasıdır.Hollandalılar; Sporcunun performansını artırmak amacıyla doğal olmayan yolları kullanmasıdır.

15 15 Almanlar; Yarışmada performansı artırmak amacıyla verilen etkin olan veya olmayan herhangi bir drogun kullanılmasıdır.Almanlar; Yarışmada performansı artırmak amacıyla verilen etkin olan veya olmayan herhangi bir drogun kullanılmasıdır. Güç verimini yapay olarak artırmak için tehlikeli yan etkileri olan doğal ve sentetik maddelerin organizmaya verilişidir.Güç verimini yapay olarak artırmak için tehlikeli yan etkileri olan doğal ve sentetik maddelerin organizmaya verilişidir yılında IGC (Beynelminel Olimpiyat Komitesi) Tıbbi komisyon dopingi; yarışan bir atletin yarışmada sırf verimini yapay bir şekilde artırma amacıyla vücuduna yabancı bir madde uygulaması, kullanması ya da herhangi bir fizyolojik maddeyi olağan dışı miktarda veya olağan dışı bir yolla almasıdır.1989 yılında IGC (Beynelminel Olimpiyat Komitesi) Tıbbi komisyon dopingi; yarışan bir atletin yarışmada sırf verimini yapay bir şekilde artırma amacıyla vücuduna yabancı bir madde uygulaması, kullanması ya da herhangi bir fizyolojik maddeyi olağan dışı miktarda veya olağan dışı bir yolla almasıdır.

16 16 SPORTMENLİĞİ ETKİLEYİŞİ Spor genellikle bir irade ve toplumsallaşma ekolü olarak kabul edilir. Spor irade ekolüdür çünkü karakter oluşumunda bir araç olur. Dayanıklılığı sınar ve tüm bedensel yetenekleri harekete geçirir. Spor aynı zamanda bir toplumsallaşma ekolüdür. Herkesin kolayca anlayabileceği dilsiz anlatım özeliğiyle kişiler ve hallar arasındaki temel eşitlik şeklinde görülen, saygı gerektiren, karşılaşma imkanı sağlar. Doping ise sporun bu güzel gereklerine ters düşmektedir.

17 17 Spor hekimi ve antrenörler sporcunun tüm gelişimlerini muayene ve testlerle takip ederek ona yardımcı olurlar. Fizik gücü ve verimi artırmaya yönelik yardımlar yapılmaktadır. Bunlar; Beslenmeyle ilgili olanlarBeslenmeyle ilgili olanlar Fizyolojik olanlarFizyolojik olanlar Psikolojik olanlarPsikolojik olanlar Bu yardımların bazıları büyük yarar sağlamasa bile spor hekimi ve antrenörün işbirliği sporcuya zarar vermeyecek şekilde kullanılır, sporcunun başarısına olumlu etki yapar. Madalya tutkusu sporcuyu bazen sporcuyu antrenörün bilgisi dışında yasaklanmış olan maddeleri kullanmaya itebilir. Buradan sonra doping sınırına girilmiş olur.

18 18 DOPİNGE ZEMİN HAZIRLAYAN FAKTÖRLER a.Özellikle günümüzde spor anlayışının ticari ve siyasi rekabet haline dönüştürülmesi b.Kısa süreli başarıların ne pahasına olursa olsun istenmesi c.Müsabaka sonucuna bağlı milli ve şahsi prestij d.Sporcuların yaşantılarında gerekli kurallara özen göstermemesi e.Transfer ücretlerinin astronomik rakamlara ulaşması f.Yarışmalarda menfaat komisyonlarının hazırlanması g.Yönetici ve sporcunun yeterli eğitim görmemeleri h.Kişisel egoların tatmini için geçici başarı aranması i.Sporcuya fiziksel ve psikolojik olarak kapasitesinin üzerinde yüklenme

19 19 SAĞLIĞI ETKİLEYEN YÖNLERİ Bisikletçi Knut Enemark Jenson, Tom Simpson, atlet Dick Howard, boksör Billy Bello, Jud Elze fazla miktarda amphetamin alıp doping yaptıklarından yarışmalar sırasında can verdiler. Steroidlerin yüksek dozlarda kullanımı istek artırımı, vücut ağırlığında artma, ense, boyun ve kol bölgelerinde yağlanmaya yol açmaktadır. Ayrıca gonadların ve hipofiz bezinin süpresyonuna, sperm yapısında azalma, prostat ve karaciğer bezlerinde kansorejen etkiye, kadınlarda ses kalınlaşması, erkeksi tipte değişikliklere neden olmaktadır.

20 20 Maksimal verim gücünün yalnız %8-’ i normal irade yolundan geçerek elde edilir. Geriye kalan %20 ve 30’ u olan iradenin dışında “Otonom Koruma Depolarıdır.” Etkili doping maddeleri otonom koruma depolarının sınırını aşar. Efedrin ve anrenalin gibi maddeler doping olarak verilince sempatik sinirler uyarılır. Uyarım sonucu: Organizma alarm durumuna geçer ve tüm enerji verici madde depoları bitinceye kadar sporcu yorgunluk hissi duymaz. Organizmada oluşan asit ve zehirli maddeleri organizma dışarı atamaz. Bu durumda organizma önceden uyarma belirtisi göstermeden aşırı yorgunluğa girer ve ölümle biten ağır dolaşım şokları meydana gelir.

21 21 Doping maddeleri zamanla sinir sistemi ve sistemleri yöneten merkezlerle arasındaki uyumu yok eder. Hormon bezleri normal salgılarını sağlayamaz. Sporcuda hafıza zayıflığı, sinirlilik, devamlı kendini yorgun hissetme, içki, sekse düşkünlük gibi sonun başlangıcı olan dengesizlikler onu simgeleyen davranışlar haline gelir. Sporla ilgili sağlık merkezlerinde modern alet ve metotlar sayesinde kondisyon tayinleri bugün hatasız hesaplanmakta ve elde edilen neticelere göre sporcuya verilen ölçülü antrenmanlarla bedenin varabileceği en son randıman noktasına erişilebilmektedir.

22 22 DOPİNG MADDELERİ 1.Merkezi Sinir Sistemini Uyaranlar -Amphetaminler -Kafein -Strilenin -Atropin -Kokain -Heptominal -Ephedrine -Pocain -Metaphetamine

23 23 4.Merkezi Sinir Sistemi Depresörleri -Meprobomat -Barbiturikler -Trankilizanlar 5.Biyolojik Analeptikler -Elektrolitler -Enerjik Maddeler -Glotomik, Aspatrik Asit gibi Amino Asitler -Bazı Vitaminler -Oksijen, Biyolojik Analeptikler

24 24 DOPİNG MADDELERİ LİSTESİ 1965’ ten beri spor ve medikal federasyonlarca çeşitli doping maddeleri listesi hazırlanmıştır. Doping maddelerini kapsayan listeler 4 yılda bir gözden geçirilir. Çünkü yeni maddeler bulunup laboratuar teknikleri gelişmektedir. İncelenmesi gereken problemler; Kan nakli, Testosterone, Corticosteoidler, ACHT, Beto-Bloke edicilerdir.

25 25 Doping maddelerinin listesi; 1.Psikomotor Uyarıcı İlaçlar -Amphetamine -Benzphtamine -Concaine -Diethylpropion -Dimethylampethamine -Ethylamphetamine -Methylamhetamine -Methylphenidate -Norpseudoephedrine -Phenmetrazine -Prolintane

26 26 2.Sempatikomimetrik Aminler -Ephendrine -Methyylephedrine 3.Muht. Merk. Sinir Sistemi Uyarıcıları -Amiphenazole -Bemipride -Leptazol -Strychnine

27 27 4.Narkotik Anajezikler -Heroin -Benipride -Methedane -Dextromoramide 5.Anabolik Steroidler -Methandienone -Stanozozol -Oxymathalone -Nandiololone -Nandrolone

28 28 Yasak olmayan droglar; 1. Trankilizanlar 2. Antihistaminikler 3. Antidepressanlar 4. Kafein 5. Antipiretikler, narkotik olmayan analijezikler ve anti- inflamatuvarlar - Salisilatlar - Praaminofenol türleri - Prazolan türleri - İndol türleri

29 29 DOPİNG OLARAK KULLANILAN MADDELER UYARICILAR: Uyarıcı droglar amphetamine ve türevleri gibi psikomotor aktif maddeler, ephedrine gibi sempatikomimetrik maddeler ve coramine, cordiozal gibi anaeptik maddelerdir. Bu tip psikomotor uyarıcılar daha ziyade dayanıklılık gerektiren sporlarda kullanılır. Bu tip uyarıcıların kullanım amacı merkezi sinir sistemi tarafından yorgunluğun etkisini geciktirmek ve bu yolla organizmayı enerji yedeklerini kullanmaya zorlamaktır. Doping maddeleri ile bu alarmı elimine etmek sonucu organizma bütün enerji depolarını yitirir ve kısa zamanda bitkinlik safhasına girer ve bir takım metabolik bozukluklar kendini gösterir.

30 30 MARKOTİK ANALJEZİK MADDELER: Bu tür dopingler arasında afyon türevleri bulunur. Bu maddelerin doping olarak kullanımı nadirdir. Fakat cocainin kullanılması yaygındır. Bu da alışkanlık yapan droglardandır. ANABOLİZAN MADDELER: Testesteronun çeşitli türevleri yapılarak metabolik etkisi ağır basan droglar yapılmıştır. Bu maddeler özellikle kuvvet disiplinlerinde yüksek dozda ve uzun süre kullanılmaktadır. Protein sentezini ve kas kitlesini artırır. Anabolizan drogların toksik etkileri bulunmaktadır. Karaciğer hücrelerinde harabiyet olur, kanda trigliserit, kolestrol artar.

31 31 KORTİKOSTROİDLER: Bunlar son zamanlarda uzun süren bisiklet yarışmalarında kullanılmaya başlanılmıştır. Kullanım nedeni; uzun süren eforlarda surrenall bez yeterli hormon salgılayamayan ve metabolik bir yetersizliğe düşen sporcuya yardım etmektir. Ancak araştırmalar surrenell hormonun yetersiz olmadığını göstermiştir. Bu durumda verilen ekstra kortikosteroidlerin sportif performansa bir faydası olmayacaktır. Aksine bireyin enfeksiyonlara duyarlılığı artacaktır.

32 32 ANABOLİK STEROİDLER: Kas kitlesinin ve kas gücünün artışı, kasların oksijen tutuşunun, kan volümü ve kan basıncının, eritrosit sayısının artmasını sağlar. Oksijen gücünün fazla olması şart olmayan sporlarda (halter, vücut geliştirme, atletizmde atmalar) olumlu etki beklenebilir. Büyüme çağında kullanımı kemiklerdeki büyüme kıkırdakları erken kapanır. Bayanlarda erkekleştirici etkilere sebep olur.

33 33 KAN OTO-TRANSFÜZYONU (KAN DOPİNGİ): Sporcudan antrenman periyodu esnasında cc kan alınarak uygun koşullarda saklanır ve kanı alınan bireyde yeni alyuvarların oluşumu için 5-6 hafta beklendikten sonra maksimal performanstan kısa bir zaman önce şahsa kendi alyuvarları verilir. Bu tamamen fizyolojik bir dopingdir. Kanın vizikozitesinde artma, kalbin çalışması esnasında daha fazla enerji harcanmasını gerektirir.

34 34 BETA BLOKE EDİCİLER: Bu drogların etkisi nor- adrenalin etkilerinin bu hormona duyar hücreler düzeyine bloke edilmesidir. Bu yolla yarışma heyecanının sebep olacağı kalp çarpıntısı, titremeler hafifletilir ve silahlı atışlarda, otomobil yarışlarında, kayak atlamalarında kullanılır. Kalbin dakika volümünde bir artmayı gerektiren sporlarda performansı bozarlar. Diğer taraftan el titremesinin minimale indirilmesi gereken, kalp vurumlarının sayı ve şiddet yönünden azaltılmasında fayda beklenen sporlarda beta bloke ediciler performansa iyileştirici yönde etki yaparlar.

35 35 SEDATİFLER: Bunlarda beta bloke edicilerle aynı amaçlar için kullanılır. Benzo diazepine türevleri atıcılarda sakinleştirici olarak kullanılır. Bu drogların ağır sekonde etkileri yoktur. DAMAR İÇİ VİTAMİN VERİLMESİ: B1 türevi olan cocalboxylase, asit liponique ile beraber yarışma çıkışından evvel damara verilerek piruvatdenidragenaz enzim aktivitesine yardımcı olmak istenmiştir. Köln spor yüksek okulundan Dr. A. Mader yüzücü ve bisikletçilere verilen bu drogun performansı arttırdığı ve artan laktiğe de toleransı arttırdığını bildirmiştir. Zararlı bir yan etkisi bilinmemektedir.

36 36 ELEKTROSTİM ÜLASYON: Deri üzerinden yapılan düzenli elektriksel uyarılar ile kaslarda kuvvetli kasılmalar oluşturulmaktadır. Kuvvetin hakim olduğu sporlarda kasların kuvvetini artırma amacıyla kullanılmaktadır. Uygulanan bu kas kasılmalarının merkezi sinir sistemi ile kas arasındaki dakik koordinasyonu bozabileceği düşünülmektedir. BAĞIRSAKLARI ŞİŞİRME: Yüzücülerin suda kalma sürelerini artırmak için kalın bağırsakları hava ve gazla şişirmektir. Bu metot organ rüptürleri, gaz embolilerine neden olabilir. ÜRETİKLER: Kısa sürede kilo kaybetmek ve kural dışı alınan doping maddelerinin tespitini zorlaştırmak için kullanılırlar. 1986’ listeye ilave edilmiş, 1988 Olimpiyatlarında yasaklanmıştır.

37 37 DOPİNG ETKİSİNDE OLABİLECEK MEKANİZMALAR Doping olarak alınan maddeler çoğunlukla sinir sitemini etkilerler. Bu maddeler sinir gruplarını ya uyarılır ya da uyarıma karşılık veremez duruma getirebilirler. İnsan organizması olağan yaşamını birbiri ile yakın ilişkisi olan iki sistemin etkisi altında sürdürür: Sinir sistemi ve Hormonlar. Sinir sisteminde oluşan bozukluklar hormon dengesini, hormon dengesi bozukluğu da fizyolojik aksaklıklara yol açar. Sinir sisteminde oluşan bozukluklar hormon dengesini, hormon dengesi bozukluğu da fizyolojik aksaklıklara yol açar. Üç sinir sistemi vardır;a- Merkezi Sinir sistemi b- Çevresel Sinir Sistemi c- Bilinç ötesi Sinir Sistemi

38 38 A. MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ Beyin ve omurilikten oluşan bu sistem düşünme, yorgunluk, hafıza, algılama, çevreye uyum, el-kol vs. hareketleri gibi mekanik faaliyetleri yönetir. Dopingte alınan ilaçlar belirtilen faaliyetleri yöneten beyin merkezleri üzerine etki ederek o merkezde oluşacak duyumların etkisini yok eder. Bu değişiklik sonucu o merkezlerde hiçbir zaman dengeli bir değerlendirme yapamaz. B. ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ B. ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ Beyin ve omurilikten gelen uyarımları ilgili organlara ileten sinirlerden oluşur. Doping uzmanların en az uğraştığı bir konudur.

39 39 C. BİLİNÇ ÖTESİ SİNİR SİSTEMİ Tüm iç organlar, kalp dolaşım, solunum, sindirim ile metabolizma faaliyetlerini yönetir. İki grup sinir sisteminden oluşur. Sempatik sinir sistemine “iş” sinir de denir. Bu sinir uyarıldığında karaciğerde depo edilmiş şeker kana gönderilir. Kandaki şeker oranı artar, kalp, iç organlar ve salgı bezleri çalışmalarını artırır. Parasempatik sinir sistemine “dinlenme” sinir de denir. Bu sinir uyarıldığı zaman kalp, iç organlar, salgı bezleri faaliyetlerini azaltırlar. Kanda fazla orandaki şekler karaciğere gönderilip depo edilir. Çalışma sırasında oluşan artık madde vücuttan dışarı atılır.

40 40 SÜRANTRENMAN Bir antrenmanda yüklenme anında ve yüklenme sonrasında ortaya çıkan yorgunluklar ve genel durum tespit edilip olumsuzların giderilmesi gerekir. Organizmanın yeniden toparlanması yüklenmenin şiddeti ve karakterine bağlıdır. Eğer bir sporcunun bütün yüklenmesi onun performansının ve yüklenme yeteneğinin üstüne çıkarsa sporcu, “SÜRANTRELENME” ortamına girer. Sürantrenman yorgunluğu devamlı artırır.,bir yüklenme sonrası, sporcunun performans yeteneği yeniden toparlanamayacak ve sürantrene koşulları ortadan kalkıncaya kadar devamlı düşen bir grafik çizecektir.

41 41 Sürantrenman başlangıcında genellikle psikolojik belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtileri gruplamak mümkündür; 1. Psikolojik Belirtiler : Sinir, histeriye eğilim, kendi kendine mırıldanma, çatışmaların artması, antrenörle iş birliğinin azalması, eleştiriye aşırı duyarlılık, tembelliğin artması, desresyon, melankoli, güvensizlik vb. 2. Fonksiyonel Belirtiler : Uykusuzluk, ağırlık kaybı, sık sık baş dönmesi, aşırı terleme, yaralanma ve enfeksiyona duyarlılık, vital kapasitenin düşmesi, nabız yenilenmesinin uzaması vb.

42 42 3. Performans Belirtileri : a- Koordinasyon: Hareketlerin uygulanışındaki beceriksizlik, hareket ritmi ve akışında bozukluk, konsantrasyon gücünde azalma, uyarım ve düzeltme yeteneğinin azalması. b- Kondisyon: Dayanıklılığın, kuvvet ve çabuk kuvvet yeteneklerinin azalması, normale dönme süresinin uzaması, canlılığın azalması. c- Kalite: Coşkunun azalması, yarışmadan korkma, zor durumlarda hata, panik,taktik becerilerde bocalama, yarışma öncesi ve sonrası moral bozukluğu, yarışmayı bırakma eğiliminin artması.

43 43 Sürantrenmanın Nedenleri Sürantrenman nedenlerinin belirlenmesi için sporcu, antrenör ve spor hekimi arasında sıkı bir iş birliğinin olması şarttır. Sürantrenman nedenini tespit etmek için geçmişte uygulanan antrenman programını incelemek gerekir. 1.Antrenman Hataları: Yenilenmenin ihmal edilmesi, yüklenmenin çok çabuk artırılması, uzun bir aradan sonra çalışmanın çok çabuk artırılması vb. 2.Yaşam Şekli: Yetersiz uyku, düzensiz günlük yaşam, alkol ve nikotin kullanımı, aşırı kafein, yetersiz beslenme vb.

44 44 3.ÇEVRE: Aile sorumluluğu, ailede gerilim, sevgisizlik, kıskançlık, sevilmeyen iş, kötü eğitim, kötü notlar vb. 4.ÖNLEME: Sporcu yeteri kasar dinlenmeli ve uyumalıdır. Antrenman dozu iyi tayin edilmeli ve beslenmeye çok dikkat edilmelidir. Antrenman dönemi sporcu için ilginç hale getirilmelidir. 5.TEDAVİ: Sporcunun devamlı kontrol altında tutulması ve kendini kontrol edebilecek şekilde eğitilmesi gereklidir. Belirtiler görüldüğünde yüklenme azaltılmalı, sporcuya dinlenme olanağı sağlanmalıdır. Tedavi bittiğinde yüklenmenin süresi sonra yoğunluğu artırılmalı, yüklenme yapısı değiştirilmelidir.


"1 SPORCU BESLENMESİ Sporcunun; vücudunu geliştirmesi, sağlığını koruması ve yüksek bir sportif verimliliğe ulaşabilmesi ancak dengeli, düzenli ve amaca." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları