Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

NEFSİN MERTEBELERİ Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook: Muhammed Emin Yavuzyiğit Facebook Grup: VAAZ DOSYALARI Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook:

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "NEFSİN MERTEBELERİ Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook: Muhammed Emin Yavuzyiğit Facebook Grup: VAAZ DOSYALARI Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook:"— Sunum transkripti:

1 NEFSİN MERTEBELERİ Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook: Muhammed Emin Yavuzyiğit Facebook Grup: VAAZ DOSYALARI Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook: Muhammed Emin Yavuzyiğit Facebook Grup: VAAZ DOSYALARI

2 BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه فَاُولٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ «Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.» (Teğabun suresi 16) وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه فَاُولٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ «Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.» (Teğabun suresi 16)

3 NEFİS NEDİR? SÖZLÜKTE NEFİS: Ruh, can, hayat, hayatın ilkesi, nefes, varlık, zat, insan, heva ve heves, kan, beden ve bedenden kaynaklanan süfli arzular anlamına gelir. TERİM OLARAK NEFİS: İnsanın özü, kendisi, ilahi latife, kötü huyların ve süfli arzuların kaynağı demektir. SÖZLÜKTE NEFİS: Ruh, can, hayat, hayatın ilkesi, nefes, varlık, zat, insan, heva ve heves, kan, beden ve bedenden kaynaklanan süfli arzular anlamına gelir. TERİM OLARAK NEFİS: İnsanın özü, kendisi, ilahi latife, kötü huyların ve süfli arzuların kaynağı demektir.

4 NEFİS AŞIRI DERECEDE KÖTÜLÜĞÜ EMREDEN ŞEYDİR وَمَا اُبَرِّئُ نَفْسى اِنَّ النَّفْسَ لَاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ اِلَّا مَا رَحِمَ رَبّى اِنَّ رَبّى غَفُورٌ رَحيمٌ «Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir" dedi.» (Yusuf suresi 53) وَمَا اُبَرِّئُ نَفْسى اِنَّ النَّفْسَ لَاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ اِلَّا مَا رَحِمَ رَبّى اِنَّ رَبّى غَفُورٌ رَحيمٌ «Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir" dedi.» (Yusuf suresi 53)

5 NEFSİN MERTEBELERİ Nefis çeşitli mertebelerden geçerek insanı kamilleştirir. Nefis her zaman insana kötülüğü ve fenalığı üfler ve eğer insan bunun farkında olursa, nefsine gem vurup da Allah’ın emirlerine yönelirse hem dünyada ve hem de ahirette kazanan olur. Aksi takdirde insan nefsine uyarsa hem dünyada ve hem de ahirette hüsrana uğrayanlardan olur.

6 NEFS-İ NATIKA NEDİR? İnsanın bütün kötülükleri nefs-i nâtıka da toplanmıştır. Nefs-i nâtıka hiç iyilik yapmak istemez. Hep kötülük yapmak ister. Kendisine ve başkalarına zararlı olan şeyleri ister. (Ebü'l- Hüseyin) Nefs-i nâtıkayı zayıflatacak birinci ilâç, İslâmiyet'in emir ve yasaklarına uymaktır. Haramların hepsi; dünya malına, mevkiine, zevklerine düşkün olmak, nefsin gıdasıdır. Onu besler, kuvvetlendirirler. (İmâm-ı Rabbânî) İnsanın bütün kötülükleri nefs-i nâtıka da toplanmıştır. Nefs-i nâtıka hiç iyilik yapmak istemez. Hep kötülük yapmak ister. Kendisine ve başkalarına zararlı olan şeyleri ister. (Ebü'l- Hüseyin) Nefs-i nâtıkayı zayıflatacak birinci ilâç, İslâmiyet'in emir ve yasaklarına uymaktır. Haramların hepsi; dünya malına, mevkiine, zevklerine düşkün olmak, nefsin gıdasıdır. Onu besler, kuvvetlendirirler. (İmâm-ı Rabbânî)

7 NEFİS MERTEBELERİNİ 1) NEFS-İ EMMARE: Zulmet makamıdır. 2) NEFS-İ LEVVAME: Nurlar makamıdır. 3) NEFS-İ MÜLHİME: Esrar (sırlar) makamıdır. 4) NEFS-İ MUTMAİNNE: Kemal (olgunlaşma) makamıdır. 5) NEFS-İ RAZİYYE: Vuslat (kavuşma) makamıdır. 6) NEFS-İ MARZİYYE: Fiillerin tecelli ediş makamıdır. 1) NEFS-İ EMMARE: Zulmet makamıdır. 2) NEFS-İ LEVVAME: Nurlar makamıdır. 3) NEFS-İ MÜLHİME: Esrar (sırlar) makamıdır. 4) NEFS-İ MUTMAİNNE: Kemal (olgunlaşma) makamıdır. 5) NEFS-İ RAZİYYE: Vuslat (kavuşma) makamıdır. 6) NEFS-İ MARZİYYE: Fiillerin tecelli ediş makamıdır.

8 1) NEFS-İ EMMARE NEDİR? Nefsi Emmare; gayr-i meşru arzularını yapmaya hâkim olan bir nefistir. Kuran-ı Kerim de şöyle ifade edilir: اِنَّ النَّفْسَ لَاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ ٌ «Nefis aşırı derecede kötülüğü emreder.» (Yusuf 53)şeklinde mübalağa ile gelmiştir. Nefi münkerin yasak olduğunu bildiği halde münkeri işliyorsa bu Nefs-i Emmaredir. ÖRNEK OLARAK: -Zina etmenin haramlığını bildiği halde bu kötü fiili işliyorsa; -İçkinin haram olduğunu bildiği halde içiyorsa; -Kumarın haram olduğunu bildiği halde oynuyorsa bu münkerleri yapan kişinin nefsi Nefs-i Emmaredir. Nefsi Emmare; gayr-i meşru arzularını yapmaya hâkim olan bir nefistir. Kuran-ı Kerim de şöyle ifade edilir: اِنَّ النَّفْسَ لَاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ ٌ «Nefis aşırı derecede kötülüğü emreder.» (Yusuf 53)şeklinde mübalağa ile gelmiştir. Nefi münkerin yasak olduğunu bildiği halde münkeri işliyorsa bu Nefs-i Emmaredir. ÖRNEK OLARAK: -Zina etmenin haramlığını bildiği halde bu kötü fiili işliyorsa; -İçkinin haram olduğunu bildiği halde içiyorsa; -Kumarın haram olduğunu bildiği halde oynuyorsa bu münkerleri yapan kişinin nefsi Nefs-i Emmaredir.

9 NEFSİ EMMARE SAHİBİ  Haramları işleyerek günaha dalmış olur.  Farzları terk ederek kalbi zulumatla dolmuş olur.  İlahi emirlere uymak bu nefisteki kişiye ağır gelir  Namaz kılmak istemez  - Hayırlı ve güzel işleri yapmaz ve yapan kişiyi gördü mü pek hoşlanmaz.  Böyle bir insana ilahi aşk ve Allah korkusu sirayet etmez. Allah’tan gafil olur.  İlahi rahmetten uzak olan kimse kötülüğü arzu edip günah işlemekle muhakkak zarar görüp mahrum kalır ve hüsrana uğramış olur.  Haramları işleyerek günaha dalmış olur.  Farzları terk ederek kalbi zulumatla dolmuş olur.  İlahi emirlere uymak bu nefisteki kişiye ağır gelir  Namaz kılmak istemez  - Hayırlı ve güzel işleri yapmaz ve yapan kişiyi gördü mü pek hoşlanmaz.  Böyle bir insana ilahi aşk ve Allah korkusu sirayet etmez. Allah’tan gafil olur.  İlahi rahmetten uzak olan kimse kötülüğü arzu edip günah işlemekle muhakkak zarar görüp mahrum kalır ve hüsrana uğramış olur.

10 NEFSİ EMMARENİN SIFATLARI  Kibir, (Büyüklük taslamak)  Riya, (Gösteriş yapmak)  Gadab, (Öfkelenmek)  Haset, (Çekememezlik)  Cimrilik, ( Eli sıkılık)  Mal sevgisi, (Mala aşırı düşkünlük)  Hubb-ı dünya, (Dünya sevgisi)  Kibir, (Büyüklük taslamak)  Riya, (Gösteriş yapmak)  Gadab, (Öfkelenmek)  Haset, (Çekememezlik)  Cimrilik, ( Eli sıkılık)  Mal sevgisi, (Mala aşırı düşkünlük)  Hubb-ı dünya, (Dünya sevgisi)

11 GERÇEK MÜCAHİT KİMDİR? HZ MUHAMMED SAV EFENDİMİZ ÇÖYLE BUYURUYOR: «Gerçek mücahit Nefs-i emaresiyle cihat eden kimsedir" buyurmuşlardır.» (Ramuzu-l Ehadis, cilt. ı, sayfa ) HZ MUHAMMED SAV EFENDİMİZ ÇÖYLE BUYURUYOR: «Gerçek mücahit Nefs-i emaresiyle cihat eden kimsedir" buyurmuşlardır.» (Ramuzu-l Ehadis, cilt. ı, sayfa )

12 NEFİS TERBİYESİNİN DÖRT ESASI 1) AZ YEMEK(Kıllet-i Taam): Çok yemek insanı oburlaştıracağından ve tembelliğe düşüreceğinden dolayı insan az yemek yemeli ve sofradan doymadan kalkmalıdır ki nefsini sarhoş etmemiş olsun, çünkü çok yemek insanın nefsini azdırır. وكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُوا اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِفينَ … «Ey Âdemoğulları! …Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.» (Araf suresi 31) 1) AZ YEMEK(Kıllet-i Taam): Çok yemek insanı oburlaştıracağından ve tembelliğe düşüreceğinden dolayı insan az yemek yemeli ve sofradan doymadan kalkmalıdır ki nefsini sarhoş etmemiş olsun, çünkü çok yemek insanın nefsini azdırır. وكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُوا اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِفينَ … «Ey Âdemoğulları! …Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.» (Araf suresi 31)

13 2) AZ UYUMAK (Kıllet-i nevm): Az uyumak Allah' a dönüşün farkındalığını oluşturur. Çünkü çok uyku organları tembelleştirir ve insanı ruhsuzlaştırır. Az uyumak ise, kalbi nurlandırır. Az uyumak bed Az uyumak, az yemek yeme ile elde edilir. Az yemek insana sıhhat kazandırır ve insanı zinde kılar. - Hz Muhammed sav az uyur çok ibadet ederdi ve bu hali O’na sorulunca ‘’şükreden kul olmayayım mı?’’ diye buyururlardı. Az uyumak Allah' a dönüşün farkındalığını oluşturur. Çünkü çok uyku organları tembelleştirir ve insanı ruhsuzlaştırır. Az uyumak ise, kalbi nurlandırır. Az uyumak bed Az uyumak, az yemek yeme ile elde edilir. Az yemek insana sıhhat kazandırır ve insanı zinde kılar. - Hz Muhammed sav az uyur çok ibadet ederdi ve bu hali O’na sorulunca ‘’şükreden kul olmayayım mı?’’ diye buyururlardı.

14 3) AZ KONUŞMAK (Kılleti Kelam): Az ve öz konuşmak insanın olgunluğunu ifade eder. İnsan az ve öz konuştuğunda yalan ve yanlış şeylerden dilini muhafaza etmiş olur. Çok konuşan ise çoğu zaman boş ve lakırtı söz konuşmuş olur. Çok konuşan ayıplarını ortaya döker. Dilini tutanın günahları az ve kalbi rahat olur. Ukbe bin Amir, Rasul-i Ekrem sav'e ahirette felahın çaresini sorduğunda şu cevabı almıştı: "Dilini tut, evin geniş olsun ve günah ve hatalarına ağla." (Buhari) Az ve öz konuşmak insanın olgunluğunu ifade eder. İnsan az ve öz konuştuğunda yalan ve yanlış şeylerden dilini muhafaza etmiş olur. Çok konuşan ise çoğu zaman boş ve lakırtı söz konuşmuş olur. Çok konuşan ayıplarını ortaya döker. Dilini tutanın günahları az ve kalbi rahat olur. Ukbe bin Amir, Rasul-i Ekrem sav'e ahirette felahın çaresini sorduğunda şu cevabı almıştı: "Dilini tut, evin geniş olsun ve günah ve hatalarına ağla." (Buhari)

15 4) VARLIKLARIN EZALARINA KATLANMAK: Dünya hayatının imtihan sahası olduğunun farkında olarak tüm sorun ve sıkıntılara sabretmek. Bu konuda Allah şöyle buyuruyor: وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَىْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرينَ «Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.» (Bakara suresi 155) Dünya hayatının imtihan sahası olduğunun farkında olarak tüm sorun ve sıkıntılara sabretmek. Bu konuda Allah şöyle buyuruyor: وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَىْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرينَ «Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.» (Bakara suresi 155)

16 NEFS-İ EMMARENİN ZİKRİ Nefsi emmare mertebesinde olan kişi her daim «LAİLAHE İLLELLAH» zikrini dilinden düşürmemelidir. İmanın derinleşmesi ve insanın kamil iman sahibi olabilmesi için dilinden «kelime-i Tevhidi» düşürmemeli ve kalbin derinliklerine nüfuz ettirilmelidir.

17 NEFS-İ EMMARENİN İDRAK EDİLMESİ قَالَا رَبَّنَا ظَلَمْنَا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرينَ «Dediler ki: "Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.» (Araf suresi 23) قَالَا رَبَّنَا ظَلَمْنَا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرينَ «Dediler ki: "Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.» (Araf suresi 23)

18 İNSANIN ÜÇ DÜŞMANI VE KORUNMA YOLLARI 1) DÜNYASI: Dünyadan korunmak için dünyaya karşı zahitlik yaparak korunmalıdır. 2) ŞEYTANI: Şeytandan korunmanın yolu, şeytanın isteklerine karşı gelmekle olur. 3) NEFSİ: Kişinin nefsinden korunmasının yolu, nefsin arzuladığı şeyleri terk ederek korunmuş olur. 1) DÜNYASI: Dünyadan korunmak için dünyaya karşı zahitlik yaparak korunmalıdır. 2) ŞEYTANI: Şeytandan korunmanın yolu, şeytanın isteklerine karşı gelmekle olur. 3) NEFSİ: Kişinin nefsinden korunmasının yolu, nefsin arzuladığı şeyleri terk ederek korunmuş olur.

19 2) NEFS-İ LEVVAME NEDİR? Allah’ın emirlerine kısmen uyan; yasakladıklarından bazen kaçınan kaçınamadığında pişman olan; kendini zaman zaman kınayan nefistir. Nefsi Levvame, gayr-i meşru alana düşmüyorsa ve nefsin isteklerine boyun eğmiyorsa kısmen terbiye görmüş demektir. Allah’ın emirlerine de riayet etmeye çalışıyorsa bu nefis Levvamedir. Allah’ın emirlerine kısmen uyan; yasakladıklarından bazen kaçınan kaçınamadığında pişman olan; kendini zaman zaman kınayan nefistir. Nefsi Levvame, gayr-i meşru alana düşmüyorsa ve nefsin isteklerine boyun eğmiyorsa kısmen terbiye görmüş demektir. Allah’ın emirlerine de riayet etmeye çalışıyorsa bu nefis Levvamedir.

20 ALLAH NEFS-İ LEVVAME İLE İLGİLİ ŞÖYLE BUYURMAKTADIR: وَلَا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ «(Kusurlarından dolayı kendini) kınayan nefse de yemin ederim (ki diriltilip hesaba çekileceksiniz).» (Kıyamet suresi 2) وَلَا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ «(Kusurlarından dolayı kendini) kınayan nefse de yemin ederim (ki diriltilip hesaba çekileceksiniz).» (Kıyamet suresi 2)

21 NEFS-İ LEVVAMENİN ÖZELLİKLERİ Nefs-i levvamenin seyri illallah (ancak Allah) tır. Alemi, berzah alemidir. Yeri, gönüldür. Hali sevgidir. Dayanağı, Kuran ve sünnete uymaktan ibarettir. Nefs-i levvamenin seyri illallah (ancak Allah) tır. Alemi, berzah alemidir. Yeri, gönüldür. Hali sevgidir. Dayanağı, Kuran ve sünnete uymaktan ibarettir.

22 NEFS-İ LEVVAMENİN SIFATLARI Kınama, Heves, Halka itiraz, Yalvarma, Temenna, Gizli riya, Makam sevgisi ve şehvet, Çok yemek. Kınama, Heves, Halka itiraz, Yalvarma, Temenna, Gizli riya, Makam sevgisi ve şehvet, Çok yemek.

23 NEFS-İ LEVVAMENİN ÖZELLİKLERİ Bu nefis sahibi gündüzleri oruç tutar, geceleri namaz kılar ve çokça sadaka verir. Bu gibi salih amelleri işler. Nefs-i levvameye ucub ile gizli riya girer. Düşünceleri hatalıdır. Bu nefsin sahibi, insanların salih amellerini bilmesini ister. Amelleri insanlar için olmayıp, Allah için olsa da böyledir. İnsanlardan gizlese de amelleri için meth edilmeyi ister. Bu arzudan da ikrah edip, rahat bulmaz. Bu kötü hasletleri kalbinden söküp atabilse, endişesiz, muhlis yani ihlas sahibi bir kul olur. olurdu. Bu nefis sahibi gündüzleri oruç tutar, geceleri namaz kılar ve çokça sadaka verir. Bu gibi salih amelleri işler. Nefs-i levvameye ucub ile gizli riya girer. Düşünceleri hatalıdır. Bu nefsin sahibi, insanların salih amellerini bilmesini ister. Amelleri insanlar için olmayıp, Allah için olsa da böyledir. İnsanlardan gizlese de amelleri için meth edilmeyi ister. Bu arzudan da ikrah edip, rahat bulmaz. Bu kötü hasletleri kalbinden söküp atabilse, endişesiz, muhlis yani ihlas sahibi bir kul olur. olurdu.

24 NEFS-İ LEVVAMENİN ZİKRİ Nefs-i Levvamnin zikri : «İLLELLAH» dır. Herdaim bu nefis mertebesinde olan «ANCAK ALLAH» zikri ile meşgul olmalıdır ki Allah insanın hücrelerine kadar sirayet etsin ve bu sayede kamil iman sahibi olma özelliğini kazanır. Nefs-i Emmare sahibi kişi HAVF VE RECA arasında yaşar. Nefs-i Levvamnin zikri : «İLLELLAH» dır. Herdaim bu nefis mertebesinde olan «ANCAK ALLAH» zikri ile meşgul olmalıdır ki Allah insanın hücrelerine kadar sirayet etsin ve bu sayede kamil iman sahibi olma özelliğini kazanır. Nefs-i Emmare sahibi kişi HAVF VE RECA arasında yaşar.

25 DÜNYA HAYATINI İSTEYENLERDEN UZAK DURULMALIDIR ALLAH KURAN-I KERİM DE ŞÖYLE BUYURMAKTADIR. فَاَعْرِضْ عَنْ مَنْ تَوَلّٰى عَنْ ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ اِلَّا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا «Öyle ise bizim zikrimizden (Kur'an'dan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden yüz çevir.» (Necm suresi 29) ALLAH KURAN-I KERİM DE ŞÖYLE BUYURMAKTADIR. فَاَعْرِضْ عَنْ مَنْ تَوَلّٰى عَنْ ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ اِلَّا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا «Öyle ise bizim zikrimizden (Kur'an'dan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden yüz çevir.» (Necm suresi 29)

26 NEFS-İ LEVVAMENİN İDRAK EDİLMESİ وَذَا النُّونِ اِذْ ذَهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادٰى فِى الظُّلُمَاتِ اَنْ لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمينَ «Zünnûn'u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde, "Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum" diye dua etti.» (Enbiya suresi 87) وَذَا النُّونِ اِذْ ذَهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادٰى فِى الظُّلُمَاتِ اَنْ لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمينَ «Zünnûn'u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde, "Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum" diye dua etti.» (Enbiya suresi 87)

27 ALLAH NEFS-İ LEVVAMEYE DEĞER VERİYOR VE YEMİN EDİYOR وَلَا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ (Kusurlarından dolayı kendini) kınayan nefse de yemin ederim (ki diriltilip hesaba çekileceksiniz). (Kıyamet suresi 2) وَلَا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ (Kusurlarından dolayı kendini) kınayan nefse de yemin ederim (ki diriltilip hesaba çekileceksiniz). (Kıyamet suresi 2)

28 3) NEFS-İ MÜLHİME NEDİR? Nefs-i Mülhime eğer insan ibadet ve taatini artırmışsa ve terbiye ve Ahlak seviyesini yükseltmişse ve buna rağmen arzu ve isteklerini bırakmış ve hala unutamamışsa ve manevi olarak yükselmişse bu mülhime mertebesindeki nefistir. Nefs-i Mülhime sahibi terk ettiği mekruh bir fiili her ne kadar bırakmış ve hala içinde arzusu kalmış olan demektir. Nefs-i Mülhime eğer insan ibadet ve taatini artırmışsa ve terbiye ve Ahlak seviyesini yükseltmişse ve buna rağmen arzu ve isteklerini bırakmış ve hala unutamamışsa ve manevi olarak yükselmişse bu mülhime mertebesindeki nefistir. Nefs-i Mülhime sahibi terk ettiği mekruh bir fiili her ne kadar bırakmış ve hala içinde arzusu kalmış olan demektir.

29 NEFSİNİN ARINDIRAN KURTUŞA ERER وَنَفْسٍ وَمَا سَوّٰیهَا فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوٰیهَا قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰیهَا «Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.» (Şems suresi 7-9) وَنَفْسٍ وَمَا سَوّٰیهَا فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوٰیهَا قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰیهَا «Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.» (Şems suresi 7-9)

30 NEFS-İ MÜLHİME SAHİBİNİN GÜZEL SIFATLARI İlim, cömertlik, kanaat, tevezu, sabır, ezeya tahammül, özürleri kabul, güzel zan, İlim, cömertlik, kanaat, tevezu, sabır, ezeya tahammül, özürleri kabul, güzel zan,

31 NEFS-İ MÜLHİMENİN KÖTÜ SIFATLARI Nefs-i mülhime mertebesinde olan kişinin şeytan tarafından ve kendi nefsi tarafından zaafa uğratmaya çalışılacağı kötü fiiller şunlardır: Şeytani ahlakın istilası altındadır Kibirlenme hali, Kendini beğenme hali, Riya(gösteriş) sapma hali, Hile ve Fitneye düşme halleri yüksektir. - Bu nefis mertebesinde olan kişi bunlara dikkate etmelidir. Nefs-i mülhime mertebesinde olan kişinin şeytan tarafından ve kendi nefsi tarafından zaafa uğratmaya çalışılacağı kötü fiiller şunlardır: Şeytani ahlakın istilası altındadır Kibirlenme hali, Kendini beğenme hali, Riya(gösteriş) sapma hali, Hile ve Fitneye düşme halleri yüksektir. - Bu nefis mertebesinde olan kişi bunlara dikkate etmelidir.

32 NEFS-İ MÜLHİMENİN İDRAK NOKTASI يَا اَيُّهَا الَّذينَ اٰمَنُوا تُوبُوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحًا عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَيِّپَاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ يَوْمَ لَا يُخْزِى اللّٰهُ النَّبِىَّ وَالَّذينَ اٰمَنُوا مَعَهُ نُورُهُمْ يَسْعٰى بَيْنَ اَيْديهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَديرٌ «Ey iman edenler! Allah'a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. "Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter" derler.» (Tahrim suresi 8) يَا اَيُّهَا الَّذينَ اٰمَنُوا تُوبُوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحًا عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَيِّپَاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ يَوْمَ لَا يُخْزِى اللّٰهُ النَّبِىَّ وَالَّذينَ اٰمَنُوا مَعَهُ نُورُهُمْ يَسْعٰى بَيْنَ اَيْديهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَديرٌ «Ey iman edenler! Allah'a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. "Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter" derler.» (Tahrim suresi 8)

33 NEFS-İ MÜLHİME MERTEBESİNDE Kİ İNSANIN HALİ قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰى وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّه فَصَلّٰى «Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.» (Ala suresi 14-15) قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰى وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّه فَصَلّٰى «Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.» (Ala suresi 14-15)

34 NEFS-İ MÜLHİME MAKAMINDA Kİ KİŞİNİN ZİKRİ Bu nefis makamına ulaşmış kişinin çok zikirde bulunmalı ve ibadetlerine azami gayret göstermelidir ve bu mertebenin zikri daima: «HU» Zikri ile meşgul olunmalıdır. Bu nefis makamına ulaşmış kişinin çok zikirde bulunmalı ve ibadetlerine azami gayret göstermelidir ve bu mertebenin zikri daima: «HU» Zikri ile meşgul olunmalıdır.

35 KUL KENDİSİNİ ALLAH’A TESLİM ETMELİ VE YÜZÜNÜ SADECE ALLAH’A DÖNMELİ وَمَنْ اَحْسَنُ دينًا مِمَّنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ وَاتَّبَعَ مِلَّةَ اِبْرٰهيمَ حَنيفًا وَاتَّخَذَ اللّٰهُ اِبْرٰهيمَ خَليلًا «Kimin dini, iyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hakka yönelen İbrahim'in dinine tabi olan kimsenin dininden daha güzeldir? Allah, İbrahim'i dost edindi.» (Nisa suresi 4) وَمَنْ اَحْسَنُ دينًا مِمَّنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ وَاتَّبَعَ مِلَّةَ اِبْرٰهيمَ حَنيفًا وَاتَّخَذَ اللّٰهُ اِبْرٰهيمَ خَليلًا «Kimin dini, iyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hakka yönelen İbrahim'in dinine tabi olan kimsenin dininden daha güzeldir? Allah, İbrahim'i dost edindi.» (Nisa suresi 4)

36 HZ MUHAMMED SAV KALBE DİKKATLERİMİZİ ÇEKMEKTEDİR Hz. Peygamber S.A.V. Efendimiz buyurmuşlardır ki: «Dikkat edin vücutta bir et parçası vardır. O ıslah edildiği zaman bütün vücut salaha kavuşmuştur. O fesada uğradığı zaman bütün vücut fesada uğramış olur. O et parçası kalptir.» (Tecrid-i Sarih Tercümesi cilt. 1,sayfa. 60, Hadis. No: 60) Hz. Peygamber S.A.V. Efendimiz buyurmuşlardır ki: «Dikkat edin vücutta bir et parçası vardır. O ıslah edildiği zaman bütün vücut salaha kavuşmuştur. O fesada uğradığı zaman bütün vücut fesada uğramış olur. O et parçası kalptir.» (Tecrid-i Sarih Tercümesi cilt. 1,sayfa. 60, Hadis. No: 60)

37 4) NEFS-İ MUTMAİNNE NEDİR? Nef-i Mutmainne tatmin olmuş, huzura ermiş nefis mertebesidir. Şekten, şirkten, isyan ve günahlardan arınmış nefis mertebesidir.

38 NEF-İ MUTMAİNNENİN İDRAK NOKTASI يَا اَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ «(Allah, şöyle der:) "Ey huzur içinde olan nefis!» (Fecr suresi 27) يَا اَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ «(Allah, şöyle der:) "Ey huzur içinde olan nefis!» (Fecr suresi 27)

39 NEFS-İ MUTMAİNNE MERTEBESİNİN AHLAKİ ÖZELLİKLERİ  Cömerttir,  Güler yüzlüdür  sürekli huzur içindedir.  büyüklere hürmet edendir  kalbi sevinç doludur  tatlı dillidir  kusurları örtendir.  hataları bağışlar  tevekkül sahibidir.  sabırkardır  devamlı şükür üzeredir  Yumuşak huyludur.  Allah’a tam teslimiyet içindedir  Her şeyden razı olur.  Hayatı sıdk üzeredir  İbadetlere azami gayret gösterir.  Cömerttir,  Güler yüzlüdür  sürekli huzur içindedir.  büyüklere hürmet edendir  kalbi sevinç doludur  tatlı dillidir  kusurları örtendir.  hataları bağışlar  tevekkül sahibidir.  sabırkardır  devamlı şükür üzeredir  Yumuşak huyludur.  Allah’a tam teslimiyet içindedir  Her şeyden razı olur.  Hayatı sıdk üzeredir  İbadetlere azami gayret gösterir.

40 NEFS-İ MUTMAİNNE MERTEBESİNİN HALİ اِنّى وَجَّهْتُ وَجْهِىَ لِلَّذى فَطَرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ حَنيفًا وَمَا اَنَا مِنَ الْمُشْرِكينَ «Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah'a ortak koşanlardan değilim.» (Enam suresi 79) -Bu nefis mertebesinde olan kişi veya olmaya çalışan kişi her yönü ile yüzünü Allah’a dönmeli ve Allah’tan gayrisin den yüz çevirmelidir. اِنّى وَجَّهْتُ وَجْهِىَ لِلَّذى فَطَرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ حَنيفًا وَمَا اَنَا مِنَ الْمُشْرِكينَ «Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah'a ortak koşanlardan değilim.» (Enam suresi 79) -Bu nefis mertebesinde olan kişi veya olmaya çalışan kişi her yönü ile yüzünü Allah’a dönmeli ve Allah’tan gayrisin den yüz çevirmelidir.

41 NEFSİ MUTMAİNNE MERTEBESİNİN ZİKRİ Nefsi Mutmainne mertebesine ulaşan kişi her daim Allah’ı zikretmeli ve Bu zikir «YA HAKK» olmalıdır. İnsanın tatmin noktası ve kalbin huzura ermesi Allah’ı daima zikretme ile mümkündür. İnsan her daim her mertebede zikir üzerine, aşk ve vecd ile yaşamalıdır. Olgunluk ve huzur noktasına erişmek isteyen insan, devamlı zikir üzerine olması ile mümkündür.

42 5) NEFSİ RAZIYA NEDİR? Bu nefis mertebesi kayıtsız şartsız her şeyden razı olan nefistir. Allah’ın rızası içinde yaşam sürmek ve Allah’ın rızasını kazanma yolunda bulunmak.

43 NEFSİ RAZIYE MERTEBESİ KURAN-I KERİMDE ŞÖYLE İFADE EDİLMEKTEDİR اِرْجِعى اِلٰى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةً "Sen O'ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!" فَادْخُلى فى عِبَادی "(İyi) kullarımın arasına gir." وَادْخُلى جَنَّتی "Cennetime gir.» (Fecr suresi 28-30) اِرْجِعى اِلٰى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةً "Sen O'ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!" فَادْخُلى فى عِبَادی "(İyi) kullarımın arasına gir." وَادْخُلى جَنَّتی "Cennetime gir.» (Fecr suresi 28-30)

44 NEFS-İ RAZIYE MERTEBESİNDE Kİ KULUN HALİ يَا اَيُّهَا الَّذينَ اٰمَنُوا اسْتَعينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِرينَ «Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.» (Bakara suresi 153) يَا اَيُّهَا الَّذينَ اٰمَنُوا اسْتَعينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِرينَ «Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.» (Bakara suresi 153)

45 NEFS-İ LEVVAMEDE OLAN KİŞİNİN OLGUNLUĞU اَلَّذينَ اِذَا اَصَابَتْهُمْ مُصيبَةٌ قَالُوا اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ «Onlar; başlarına bir musibet gelince, "Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" derler.» (Bakara suresi 156) اَلَّذينَ اِذَا اَصَابَتْهُمْ مُصيبَةٌ قَالُوا اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ «Onlar; başlarına bir musibet gelince, "Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" derler.» (Bakara suresi 156)

46 NEFS-İ RAZIYE MERTEBESİNDE Kİ KİŞİNİN SIFATLARI Masivayı unutmuştur. Hoş görü sahibidir Tevekkül sahibidir, Tefekkür, daima tefekkür eder Her hale sabır edendir Allah’a tam teslim içindedir. Halinden razıdır. Keramet sahibi olma özelliğindedir. Günahların her çeşidini ter edendir. Masivayı unutmuştur. Hoş görü sahibidir Tevekkül sahibidir, Tefekkür, daima tefekkür eder Her hale sabır edendir Allah’a tam teslim içindedir. Halinden razıdır. Keramet sahibi olma özelliğindedir. Günahların her çeşidini ter edendir.

47 NEFS-İ RAZIYE MAKAMINDAKİ KİŞİNİN ZİKRİ Nesf-i Razıye makamına ulaşan kişi daima Allah’ı zikretmeli ve zikri de «YA HAY» olmalıdır. Zikir kalbi tatmin eder ve Allah’ı andığı için Allah O’nun ile beraberdir.

48 KUDSİ HADİSTE ALLAH ŞÖYLE BUYURMAKTADIR: Hz Peygamber sav Efendimiz Kutsi Hadiste şöyle buyuruyor: «Kulum bana nafilelerle o kadar yaklaşır ki ben onu severim ve ben onu sevince işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum.» (Buhari) Kuds-i Hadiste Aziz ve Celil olan Allah buyurmuştur: «(Cennette) salih olan kullarım için hiçbir gözün görmediği hiçbir işitmediği beşer kalbine (hatır ve hayaline) gelmeyen şeyler hazırladım.» (Müslim) Hz Peygamber sav Efendimiz Kutsi Hadiste şöyle buyuruyor: «Kulum bana nafilelerle o kadar yaklaşır ki ben onu severim ve ben onu sevince işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum.» (Buhari) Kuds-i Hadiste Aziz ve Celil olan Allah buyurmuştur: «(Cennette) salih olan kullarım için hiçbir gözün görmediği hiçbir işitmediği beşer kalbine (hatır ve hayaline) gelmeyen şeyler hazırladım.» (Müslim)

49 NEFS-İ RAZIYE MERTEBESİNE ULAŞAN KİŞİ ŞU ÖZELLİKLERİ KAZANA BİLİR  1) İLMEL YAKİN: ilimle bilmek  2) AYNEL YAKİN: Gözle görerek bilmek  3) HAKKAL YAKİN: Her şeyi ile bilmek, tam vakıf olmak.  Karı görmeyen birine karı anlatmak ilmel yakin  Karı görmek aynel yakın  Karı hem görmek, hem tutmak ve hem de ağzına atıp yemek karın hakkında her yönü ile tanımak hakkal yakin ile olur.  İslam da bu mertebelere ulaşan kişi zerreden kürreye eşyanın hakikatlerine nüfuz etmiş olur ve Allah’a tam ve kamil iman etmiş olur ve ihlas ile amel edip Allah’ın rızasından başka yolun olmadığını müşahade etmiş olur.  1) İLMEL YAKİN: ilimle bilmek  2) AYNEL YAKİN: Gözle görerek bilmek  3) HAKKAL YAKİN: Her şeyi ile bilmek, tam vakıf olmak.  Karı görmeyen birine karı anlatmak ilmel yakin  Karı görmek aynel yakın  Karı hem görmek, hem tutmak ve hem de ağzına atıp yemek karın hakkında her yönü ile tanımak hakkal yakin ile olur.  İslam da bu mertebelere ulaşan kişi zerreden kürreye eşyanın hakikatlerine nüfuz etmiş olur ve Allah’a tam ve kamil iman etmiş olur ve ihlas ile amel edip Allah’ın rızasından başka yolun olmadığını müşahade etmiş olur.

50 6) NEFS-İ MERZIYYE NEDİR? Nefs-i Merzıyye kendisinden razı ve hoşnut olunmuş kimsedir. Devamlı ibadet ve taatte bulunan, istikamet üzerine daima hayat süren ve her şeyde Allah’ın rızasını gözeten kimselerdir.

51 NEFS-İ MERZIYYE MERTEBESİ KURAN-I KERİMDE ŞÖYLE İFADE EDİLMEKTEDİR اِرْجِعى اِلٰى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةً "Sen O'ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!" فَادْخُلى فى عِبَادی (İyi) kullarımın arasına gir." وَادْخُلى جَنَّتی "Cennetime gir.» (Fecr suresi 28-30) اِرْجِعى اِلٰى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةً "Sen O'ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!" فَادْخُلى فى عِبَادی (İyi) kullarımın arasına gir." وَادْخُلى جَنَّتی "Cennetime gir.» (Fecr suresi 28-30)

52 NEFS-İ MERZIYYE MERTEBESİNDEKİ KİŞİNİN HALİ فَاذْكُرُونى اَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا لى وَلَا تَكْفُرُونِ «Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.» (Bakara suresi 152) فَاذْكُرُونى اَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا لى وَلَا تَكْفُرُونِ «Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.» (Bakara suresi 152)

53 NEFS-İ MERZIYYEDE BULUNAN KİŞİNİN ZİKRİ Nefs-i Merzıyye de bulunan kişi her daim Allah’ı anmalı Allah’tan gafil olmadan zikre ve ibadetlere devam etmelidir. Bu mertebenin zikri «YA KAYYUM(Gökleri ve yeri, bütün mahlukatı ayakta tutan)» dur.

54 NEFSİ MERZIYYEDE OLAN KİŞİNİN ALLAH KATINDAKİ DEĞERİ رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظيمُ «Allah, onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte bu büyük başarıdır.» (Mide suresi 119) فَسَوْفَ يَاْتِى اللّٰهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ «Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler.» (Maide suresi 56) رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظيمُ «Allah, onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte bu büyük başarıdır.» (Mide suresi 119) فَسَوْفَ يَاْتِى اللّٰهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ «Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler.» (Maide suresi 56)

55 NEFS-İ MERZIYYE MERTEBESİNDE OLAN KİŞİNİN MÜKAFATI قَالَ اللّٰهُ هٰذَا يَوْمُ يَنْفَعُ الصَّادِقينَ صِدْقُهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدينَ فيهَا اَبَدًا رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظيمُ «Allah, şöyle diyecek: "Bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür." Onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte bu büyük başarıdır.» (Mide suresi 119) قَالَ اللّٰهُ هٰذَا يَوْمُ يَنْفَعُ الصَّادِقينَ صِدْقُهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدينَ فيهَا اَبَدًا رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظيمُ «Allah, şöyle diyecek: "Bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür." Onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte bu büyük başarıdır.» (Mide suresi 119)

56 NEFS-İ MERZIYYEDE OLAN KİŞİNİN SIFATLARI  Hataları affedicidir,  Ayıpları örtmek ve ayıp araştırmaz,  Daima hüsn-i zan sahibidir ve her şeye hüsn-i zan ile bakar,  Herkese lutufkar ve herkese şefkatle muamele eder.  Her hali muhabbet halidir.  Hataları affedicidir,  Ayıpları örtmek ve ayıp araştırmaz,  Daima hüsn-i zan sahibidir ve her şeye hüsn-i zan ile bakar,  Herkese lutufkar ve herkese şefkatle muamele eder.  Her hali muhabbet halidir.

57 EY MÜSLÜMAN! SEN NE İSTİYORSUN? Dost istersen Allah (C.C.) yeter. Yaren istersen Kur’an yeter. Mal istersen kanaat yeter. Düşman istersen nefis yeter. Nasihat istersen ölüm yeter. Dost istersen Allah (C.C.) yeter. Yaren istersen Kur’an yeter. Mal istersen kanaat yeter. Düşman istersen nefis yeter. Nasihat istersen ölüm yeter.

58 EY MÜSLÜMAN DİKKAT!!! ALLAH C.C. ŞÖYLE BUYURUYOR وَاَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰى فَاِنَّ الْجَنَّةَ هِىَ الْمَاْوٰى «Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.» (Naziat suresi 40-41) وَاَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰى فَاِنَّ الْجَنَّةَ هِىَ الْمَاْوٰى «Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.» (Naziat suresi 40-41)

59 «KİM KENDİNİ(NEFSİNİ) BİLİRSE RABBİNİ BİLİR» 1) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Kibirlenmez, (Büyüklük taslamaz) 2) Nefsni tanıyan ve terbiye eder Riya sahibi olmaz, (Gösteriş yapmaz) 3) Nefsini tanıyan ve terbiyeeden boş şeylerde Gadablanmaz, (Öfkelenmez) 4) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Haset etmez, (Çekememezlik yapmaz) 5) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Cimrilik yapmaz, ( Eli sıkılık yapmaz) 6)Nefsini tanıyan ve terbiye eden Mala sevgi duymaz, (Mala düşkünlük göstermez) 7) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Hubb-ı dünya sevmez, (Dünya sevgisi olmaz) 1) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Kibirlenmez, (Büyüklük taslamaz) 2) Nefsni tanıyan ve terbiye eder Riya sahibi olmaz, (Gösteriş yapmaz) 3) Nefsini tanıyan ve terbiyeeden boş şeylerde Gadablanmaz, (Öfkelenmez) 4) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Haset etmez, (Çekememezlik yapmaz) 5) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Cimrilik yapmaz, ( Eli sıkılık yapmaz) 6)Nefsini tanıyan ve terbiye eden Mala sevgi duymaz, (Mala düşkünlük göstermez) 7) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Hubb-ı dünya sevmez, (Dünya sevgisi olmaz)

60 8) Nefsini tanıyan ve terbiye eden insanları kınamaz sadece kendi nefsinin kötülüklerini kınar. 9) Nefsini tanıyan ve terbiye eden heva ve hevesine uymaz. 10) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Allah’tan başkasına yalvarmaz. 11) Nefsini tanıyan ve terbiye eden sadece Allah’a ibadet eder ve Sadece Allah’tan yardım diler 12) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Gizli riyadan uzak durur, 13) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Makam sevgisinden ve şehvet tutkusundan uzak olur. 14) Nefsini tanıyan ve terbiye eden az yer, az uyur ve az konuşur. 8) Nefsini tanıyan ve terbiye eden insanları kınamaz sadece kendi nefsinin kötülüklerini kınar. 9) Nefsini tanıyan ve terbiye eden heva ve hevesine uymaz. 10) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Allah’tan başkasına yalvarmaz. 11) Nefsini tanıyan ve terbiye eden sadece Allah’a ibadet eder ve Sadece Allah’tan yardım diler 12) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Gizli riyadan uzak durur, 13) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Makam sevgisinden ve şehvet tutkusundan uzak olur. 14) Nefsini tanıyan ve terbiye eden az yer, az uyur ve az konuşur.

61 15) Nefsini tanıyan ve terbiye eden ilimle uğraşır ve ibadetler için gerekli ilmihal bilgilerini öğrenir. 16) Nefsini tanıyan ve terbiye eden cömerttir. 17) Nefsini tanıyan ve terbiye eden kanaatkardır. 18) Nefsini tanıyan ve terbiye eden tevazu sahibidir. 19) Nefsini tanıyan ve terbiye eden sabır sahibidir ve her şeye sabredebilir. 20) Nefsini tanıyan ve terbiye eden ezaya ve cefaya tahammül eder 21) Nefsini tanıyan ve terbiye eden özürleri kabul eder. 22) Nefsini tanıyan ve terbiye eden güzel zan(Hüsn-ü zan) sahibi olur. 15) Nefsini tanıyan ve terbiye eden ilimle uğraşır ve ibadetler için gerekli ilmihal bilgilerini öğrenir. 16) Nefsini tanıyan ve terbiye eden cömerttir. 17) Nefsini tanıyan ve terbiye eden kanaatkardır. 18) Nefsini tanıyan ve terbiye eden tevazu sahibidir. 19) Nefsini tanıyan ve terbiye eden sabır sahibidir ve her şeye sabredebilir. 20) Nefsini tanıyan ve terbiye eden ezaya ve cefaya tahammül eder 21) Nefsini tanıyan ve terbiye eden özürleri kabul eder. 22) Nefsini tanıyan ve terbiye eden güzel zan(Hüsn-ü zan) sahibi olur.

62 23) Nefsini tanıyan ve terbiye eden güler yüzlü olur. 24) Nefsini tanıyan ve terbiye eden sürekli huzur içindedir. 25) Nefsini tanıyan ve terbiye eden büyüklere hürmet eder. 26) Nefsini tanıyan ve terbiye eden kalbi sevinç ile doludur 27) Nefsini tanıyan ve terbiye eden tatlı dillidir 28) Nefsini tanıyan ve terbiye eden kusurları örtendir. 29) Nefsini tanıyan ve terbiye eden hataları bağışlar 23) Nefsini tanıyan ve terbiye eden güler yüzlü olur. 24) Nefsini tanıyan ve terbiye eden sürekli huzur içindedir. 25) Nefsini tanıyan ve terbiye eden büyüklere hürmet eder. 26) Nefsini tanıyan ve terbiye eden kalbi sevinç ile doludur 27) Nefsini tanıyan ve terbiye eden tatlı dillidir 28) Nefsini tanıyan ve terbiye eden kusurları örtendir. 29) Nefsini tanıyan ve terbiye eden hataları bağışlar

63 30) Nefsini tanıyan ve terbiye eden tevekkül sahibidir. 31) Nefsini tanıyan ve terbiye eden devamlı şükür üzeredir 32) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Yumuşak huyludur. 33) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Allah’a tam teslimiyet içindedir 34) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Her şeyden razı olur. 35) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Hayatı sıdk(doğruluk) üzeredir 36) Nefsini tanıyan ve terbiye eden İbadetlere azami gayret gösterir. 30) Nefsini tanıyan ve terbiye eden tevekkül sahibidir. 31) Nefsini tanıyan ve terbiye eden devamlı şükür üzeredir 32) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Yumuşak huyludur. 33) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Allah’a tam teslimiyet içindedir 34) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Her şeyden razı olur. 35) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Hayatı sıdk(doğruluk) üzeredir 36) Nefsini tanıyan ve terbiye eden İbadetlere azami gayret gösterir.

64 37) Nefsini tanıyan ve terbiye eden her daim tefekkür üzere olur. 38) Nefsini tanıyan ve terbiye eden günahların her çeşidinden uzak durur. 39) Nefsini tanıyan ve terbiye eden şüpheli şeylerden ve malayani işlerden uzak durur. 40) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Herkese lutufkar ve herkese şefkatle muamele eder. 41) Nefsini tanıyan ve terbiye edenin Her hali muhabbet üzeredir. RABBİNİ BİLMENİN YOLU NEFSİMİZİ TANIMAKTAN GEÇER (41 Kere Maşaallah) 37) Nefsini tanıyan ve terbiye eden her daim tefekkür üzere olur. 38) Nefsini tanıyan ve terbiye eden günahların her çeşidinden uzak durur. 39) Nefsini tanıyan ve terbiye eden şüpheli şeylerden ve malayani işlerden uzak durur. 40) Nefsini tanıyan ve terbiye eden Herkese lutufkar ve herkese şefkatle muamele eder. 41) Nefsini tanıyan ve terbiye edenin Her hali muhabbet üzeredir. RABBİNİ BİLMENİN YOLU NEFSİMİZİ TANIMAKTAN GEÇER (41 Kere Maşaallah)

65 DUAMIZ ALLAHIM HER HALİMİZİ RIZAN ÜZERİNE GEÇİRMEYİ BİZLER İHSAN EYLE ALLAHIM ŞEYTANA ALDANMAMAYI VE NEFSİMİZE MEYLETMEMEYİ SEN BİZLERE İHSAN EYLE ALLAHIM ŞEYTANLARIN ŞERLERİNDEN VE NEFİSLERİMİZİN İĞVASINDA BİZLERİ MUHAFAZA EYLE AMİN ALLAHIM HER HALİMİZİ RIZAN ÜZERİNE GEÇİRMEYİ BİZLER İHSAN EYLE ALLAHIM ŞEYTANA ALDANMAMAYI VE NEFSİMİZE MEYLETMEMEYİ SEN BİZLERE İHSAN EYLE ALLAHIM ŞEYTANLARIN ŞERLERİNDEN VE NEFİSLERİMİZİN İĞVASINDA BİZLERİ MUHAFAZA EYLE AMİN


"NEFSİN MERTEBELERİ Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook: Muhammed Emin Yavuzyiğit Facebook Grup: VAAZ DOSYALARI Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook:" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları