Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

TANZİMAT DÖNEMİ-II 1. Tanzimat Döneminde Öğretmen Yetiştirme Politikaları 2.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "TANZİMAT DÖNEMİ-II 1. Tanzimat Döneminde Öğretmen Yetiştirme Politikaları 2."— Sunum transkripti:

1 TANZİMAT DÖNEMİ-II 1

2 Tanzimat Döneminde Öğretmen Yetiştirme Politikaları 2

3 DARÜLMUALLİMİN Meclis-i Maarif-i Umumiye’nin 25 Temmuz 1847 (11 Ş aban 1263) tarihli bir mazbatasında, Darülmuallimîn’in açılma gerekçeleri ve böyle bir kuruma ihtiyaç oldu ğ u çok açık biçimde vurgulanmı ş tır. 3

4 a) Ülkenin e ğ itim sistemi ve medreseler zamanla bozulmu ş tur. b) Sıbyan mekteplerindeki hocalar kendilerine verilen Tâlimat gere ğ ince bu kurumların derslerini okutabilirlerse de bu hocalar içinde Rü ş diye mekteplerinin derslerini, özellikle matematik ve öteki yeni (dünyevî) dersleri okutacak kimseler yoktur. c) Her tür bilim ve fenni ö ğ retmeye muktedir ö ğ retmenler yeti ş tirilmelidir. ç) Ancak, ş u anda öncelikle Rü ş diye mekteplerini düzene koymak gereklidir. Bu da, bu okullardaki ö ğ retim yöntemlerini düzene koymakla olur. 4

5 d) Ö ğ retim yöntemlerinin düzene konması, kısa sürede ve kolayca ö ğ retim yapılması yollarının bulunup uygulanması demektir. e) Sıbyan mektepleri ile onların üstündeki Rü ş diye mekteplerinde ö ğ renciler toplam en çok 9 yıl kalabilece ğ inden, bu ö ğ rencilerin zamanlarının bo ş yere geçirilmemesi için ö ğ retim yöntemlerini bilen yetkin ö ğ retmenlere ihtiyaç vardır. f) Ö ğ retim yöntemleri açılacak Darülmuallimîn’de ö ğ retilecek, oradan yeti ş en ö ğ retmenler de çocuklara uygulayacaklardır. 5

6 g) E ğ itim ve ö ğ retim yöntemlerini bilen bilgili ö ğ retmenlerin yeti ş tirilmesi e ğ itim alanındaki düzenlemeler içinde en önde gelen bir husustur. h) Bunun için Darülmuallimîn adında bir ö ğ retmen okulu açılacaktır. Bu kurumun bir müdürü, Farsça hocası, Mühendishane’den atanan bir Matematik ve Co ğ rafya hocası olacak, kuruma otuz ö ğ renci alınacaktır. i) Darülmuallimîn ö ğ retmenleri, müdürün huzurunda ve kendi aralarında uygun biçimde ders anlatma çalı ş maları yapacaklardır (bu bir çe ş it ö ğ retim yöntemlerini geli ş tirme çalı ş masıdır). 6

7 Darülmuallimîn’in açılışı Mekâtib-i Umumiye Nezareti’nin ba ş ına getirilen, sonra Pa ş a olarak birkaç kez Maarif Nazırlı ğ ı (E ğ itim Bakanlı ğ ı) yapan Ahmet Kemal Efendinin öncülü ğ ü ile ilk kez bir erkek ö ğ retmen okulu Darülmuallimîn adıyla 16 Mart 1848 per ş embe günü Fatih’te açıldı (Hicrî 10 Rebîülâhir 1264). Darülmuallimîn’e önce, “Ba ş hoca” unvanı ile, Denizlili Yahya Efendi adında bilgili ve ya ş lı bir medrese hocası yönetici olarak atanmı ş ve o, A ğ ustos 1850’ye kadar bu görevde kalmı ş tır. 7

8 Okulun açılı ş ı, 29 Mart 1848 tarihli ve 372 Nolu Takvim-i Vekayi gazetesinde haber olarak verilmi ş tir. Bu haberde, e ğ itim ve ö ğ retimin geli ş tirilmesinde kar ş ıla ş ılan güçlüklerin ancak kolay ö ğ retim yöntemlerinin bulunması ile çözülebilece ğ i, i ş te Darülmuallimîn’in bunu gerçekle ş tirmek ve ilerde, okullar için gerekli ö ğ retmenleri sa ğ lamak amacıyla açıldı ğ ı belirtiliyordu. 8

9 Darülmuallimîn’in ilk Nizamnamesi 14 A ğ ustos 1850’de Ahmet Cevdet Efendi (sonra Pa ş a) “Müdür” unvanı ile, okulun ba ş ına getirilmi ş tir. Ahmet Cevdet Efendi Darülmuallimîn için 1 Mayıs 1851 tarihli olarak bir Nizamname kaleme almı ş ve bu belge ilgili Meclislerden geçerek sonunda Padi ş ah Abdülmecit’in ( ) bir İ radesi ile uygulamaya konmu ş tur. 9

10 Nizamnamenin ba ş lıca hükümleri ş öyledir: 1. Darülmuallimîn, Rü ş diye mekteplerinin “ruhu” konumundadır. 2. Okula ö ğ renciler sınavla alınacaktır. Ö ğ retim süresi 3 yıldır. 3. Programın ilk dersi Usûl-i İ fade ve Talim (Ders verme ve Ö ğ retim Yöntemi) adını ta ş ıyor. Öteki dersler: Farsça, Aritmetik, Geometri, Alan Ölçümü, Astronomi, Co ğ rafya. Ö ğ rencilerin giri ş sınavında Arapçayı anlayacak kadar bilmeleri ş artı getirildi ğ i için programda bu ders yer almıyor. 10

11 4. Ö ğ retmenlik bir meslektir. Bu mesle ğ in okulu vardır. Nizamname, bu okulun dı ş ından da mesle ğ e girilebilece ğ i ş eklinde bir hükme yer vermiyor. Programın ilk dersinin bir ö ğ retim yöntemi dersi olması da Darülmuallimîn’in ö ğ retmenlik mesle ğ inin tek kayna ğ ı olarak görüldü ğ ünün kesin kanıtıdır. 5. Ahmet Cevdet Efendi, bu Nizamname ile, ça ğ da ş bir anlayı ş la, ilk kez “ö ğ retmenin saygınlı ğ ı” kavramı üzerinde duruyor ve bu saygınlı ğ ın nasıl sa ğ lanıp korunaca ğ ını açıklıyor. 11

12 Ö ğ retmenin saygınlı ğ ının sa ğ lanması ve korunması gerekti ğ ini vurguladı ğ ı ilkeler ise ş unlardır: a) Okulun ö ğ rencileri, o sırada ba ş ka kaynak bulunmadı ğ ından, medreselerden aktarılan ö ğ rencilerdir. Onların medrese alı ş kanlıklarını bırakmaları ve Recep, Ş aban, Ramazan aylarında “cerre” çıkmamaları, yani ta ş raya gidip dinî vaaz vs. vermemeleri isteniyor. Çünkü, Ahmet Cevdet Efendiye göre cerre çıkıp vaaz vermenin kar ş ılı ğ ında köylüden, halktan para ve yiyecek, giyecek toplamak “dilencilik”tir ve bu “ö ğ retmenin vakar ve temkini” yani “saygınlı ğ ı ve a ğ ırba ş lılı ğ ı” ile ba ğ da ş maz. Ayrıca, Ahmet Cevdet Efendiye göre Darülmuallimîn, medresenin bir uzantısı da de ğ ildir. Bu kurum, yeni bir anlayı ş la, medrese zihniyetinden uzak ö ğ retmenler yeti ş tirecektir. 12

13 b) Ö ğ retmen adayları çok ve ciddî çalı ş arak kendilerini iyi yeti ş tirmelidirler. Böylece, ö ğ retmenin “iyi yeti ş mesi ve bilgili olması” da onun saygınlı ğ ının, etkinli ğ inin ve ba ş arısının önemli bir ş artı olarak görülüyor. c) Ö ğ retmen okulu ö ğ rencilerinin “cerre çıkıp dilenmekten kurtarılmaları” ve kendilerini yalnızca derslerine verebilmeleri için onlara dolgunca burs verilmesi gerekir. Ahmet Cevdet Efendi bunun iki ş ekilde sa ğ lanaca ğ ını söylüyor. Okulun ö ğ renci sayısı 30’dan 20’ye indirilecek ve azaltılan 10 ö ğ rencinin bursu, okulda tutulan 20 ö ğ renciye payla ş tırılacaktır. Böylece, ö ğ retmenin ekonomik durumunun tatmin edici olması onun “saygınlı ğ ını” ve kendisini ba ş arılı biçimde mesle ğ ine vermesini sa ğ layacaktır. 13

14 ç) Ahmet Cevdet Efendi, ö ğ retme yeti ş tirmede nicelikten çok niteli ğ in göz önünd tutulmasının uygun oldu ğ u görü ş ündedir. d) Mezunlar, göreve atanıncaya kadar, bilgilerini peki ş tirmeleri için, maa ş ları da verilerek Darülmuallimîn’de tutulacaklardır. e) Mezunlar, ba ş arı derecelerine göre bir sıra ile göreve atanacaklardır. Sırası geldi ğ inde atanaca ğ ı ö ğ retim görevini be ğ enmeyen mezunun elinden diploması alınacak ve ona bir daha ö ğ retmenlik veya bir e ğ itim görevi verilmeyecektir. 14

15 Darülmuallimîn’in öğretimi Darülmuallimîn’in açılı ş ında üç ö ğ retmeni vardı ve bunlar kuru ş arasında maa ş alıyorlardı. Okulun bir bekçisi ve temizlik için bir hademesi vardı. Ayrıca gerekli e ş yalarından ba ş ka 3 mangal, 1 le ğ en-ibrik takımı, 1 bakır gü ğ üm, 1 ma ş rapa ve 3000 kıyye (yakla ş ık 3.5 ton) kömürü vardı. 15

16 Müdür Ahmet Cevdet Efendi, A ğ ustos 1850’den itibaren, Darülmuallimîn’in medrese etkisinde kalmaması için önemli çabalar harcamı ş tır. Okulda müsbet bilim derslerini okutmak için subay ö ğ retmenlerin görevlendirildi ğ i gözlenmektedir. Bu ö ğ retmenler, okulda e ğ itim ve ö ğ retimin geli ş mesine önemli katkılarda bulunmu ş lardır. Zamanla program ve ö ğ retim kadrosu geni ş lemi ş tir. 16

17 E ğ itim Bakanlı ğ ının Darülmuallimîn’de fen bilimleri ö ğ retimi için Avrupa’dan ders araç gereçleri getirtmesi ve okulda haftada 1 gün laboratuar çalı ş ması yapılması o dönem için dikkate de ğ er bir e ğ itim uygulamasıdır. 17

18 Darülmuallimin-i Sıbyan 1868 yılında ilokullara ö ğ retmen yeti ş tirmek amaçlı Darülmuallimin-i Sıbyan açılmı ş tır 1876 Ta ş rada da sonrası bu tür okullar açılarak çok sayıda yeni ö ğ retim yöntemlerini bilen ö ğ retmenler yeti ş tirmek amaçlanmı ş tır. Ö ğ renim süreleri 1 yıl olarak planlanmı ş tır. 18

19 1869da Maarif-i Umumiye Nizamnamesinde mükemmel ö ğ retmenler yeti ş tirmek için Rü ş diye- İ dadiye-Sultaniye ş ubelerinden olu ş an büyük bir Darülmullimin kurulaca ğ ı ifade edilmi ş tir. Bu kurum Rü ş diye, İ dadiye, Sultaniye ş ûbelerinden olu ş acak ve her ş ûbenin biri Edebiyata, öteki Ulûm ve Fünûna mahsus iki bölümü bulunacaktır. 19

20 Darülmuallimin-i SıbyanDarülmuallimin-i Rü ş di İ dadiye Ş ubesi 2 yıl Usul-i tedrisiye Lisan-i Türki ve İ mla Hesap Tarih-i Osmani Co ğ rafya Hendese Farisi Yazı 3 yıl Tercüme, Arabi Farisi Hesap Cebir Hendese Tarih Co ğ rafya İ mla İ n ş a Resim 3 yıl Hesap Usul-i defteri Cebir Mantık Tarih– Umumi ve Osmani Lisan-i Ecnebi Hüsn-i hat Resim İ n ş a-i Türki İ lm-i belagat Hendese Kozmografya Hıfzısıhha 20

21 Darülmuallimat Maarif-i Umumiye Nizamnamesi aynı zamanda kız ilkokulları ve kız rü ş diyeleri için ö ğ retmen yeti ş tirmek amacıyla Darülmuallimat açılaca ğ ını öngörmü ş ve 1870 de bu okul açılmı ş tır. Programları Darülmuallimin programlarına benzer ayrıca diki ş -nakı ş, ev idaresi gibi dersler de yer alır. Bu okulların toplumda etkileri; Okuyan kız sayısı artmaya ba ş ladı Burs almayan ö ğ rencilerinin ö ğ retmen olmaya zorlamadı ğ ından sadece ö ğ retmen olmak için de ğ il üst düzey okullara gitmek için de kızlar bu okullara gelmi ş tir Cumhuriyet döneminde kadınlara dair devrimlerde ba ş arı sa ğ lanmasında ya da devrimlere kadınların da destek vermelerinde bu okullardan mezun olmaları etkilidir. 21

22 Öğretmen okulları üzerinde medrese etkisi 1848de Okulun Fatih’te açılmı ş olması-medresenin en etkili oldu ğ u yer- okulları etkilemi ş tir Ö ğ retmenleri de medreseli Ö ğ renciler medresedeki alı ş kanlıklarını sürdürüyor ve alfabe yöntemi de ğ i ş ikli ğ inde dahi velinin ayaklanmasını sa ğ lıyor 1851’de Ahmet Cevdet efendi bu etkileri aza indirgemek için programdan Arapçayı kaldırmı ş ve cerre çıkmayı yasaklamı ş tır. 22

23 Öğretmenlerin Sayısal Durumu 1860’lı yıllarda 12 binden fazla sıbyan mektebi var, buralara ö ğ retmen yeti ş medi ğ i için imamlar ö ğ retmenlik yapmaktadır. 1868’de açılan Darülmuallimin-i Sıbyan’ın ö ğ rencisi sayısı ise sadece 25 ki ş i. 1871’de Darülmuallimin ş ubelerinde 100’ü maa ş lı olmak üzeretoplam 200 ö ğ renci mevcuttur. 1871’de Darülmuallimatta 37, 1872’de 39 ö ğ renci vardı Darülmuallimat 1870’den 1895 yılına kadar (1895 yılı da dahil) toplam 302 mezun vermi ş tir. 23

24 Öğretmenlerin Hukuki Statüsü 1860’da Abdurrahman Sami Pa ş a İ stanbul dı ş ındaki 8 Rü ş diyeye Darülmuallimin mezunlarından ba ş ka, sınavla ö ğ renci atamı ş tır. 1861’de Nizamnameye ‘ihtiyaç kalmayana dek geçici atanmalar yapılabilece ğ i’ ne dair hüküm konmu ş tur. Bu hüküm 1869 tarihli Nizamnamede de vardır ve bu mesle ğ in geli ş mesine bir engel te ş kil etmi ş tir. Askeri okullardan da ö ğ retmen atamaları olmu ş tur ancak onlar medrese etkisinden uzak yeti ş tikleri için sivil okullara olumlu katkıları oldu ğ u söylenebilir. Bunun yanında din-ahlak dersi verenler ile müsbet bilim derslerini verenler arasında bir çeki ş me vardı-Bu çeki ş me ö ğ rencilere de yansıyordu: Din hocaları bilim dersi hocalarının, bilim dersi hocaları da din hocalarının bilgisiz oldu ğ unu ya söylüyor ya da ima ediyordu. Bunun bir sebebi de Türkçe, Tarih muallimleri atanırken idadi mezunu olmaları ş artı aranıyordu ancak din dersleri muallimleri için böyle bir hüküm yoktu. 24

25 Tanzimat döneminde eğitimin teşkilatlanması E ğ itim reformlarının yapılmasında planlayıcı ve denetleyici rol oynayan kurum Meclis-i Vaia Mart 1838 yılında kurulmu ş tur. Rü ş diyelerle beraber 1839 Mekatib-i Rü ş diye Nezareti kuruldu. Ancak bu Ş eyhülislamın denetiminde Evkaf Nezaretine ba ğ lı bir genel müdürlük idi 25

26 Milli e ğ itim i ş lerinden do ğ rudan sorumlu ve hükümet ba ş kanına ba ğ lı ilk örgütün çekirde ğ i olan kurum (Darülfünunun kurulu ş u ile ilgilenen) Meclis-i Maarif-i Umumiye 1846’da kuruldu. Aynı yıl (Rü ş diye ve Sıbyan okulları ile ilgilenen) Mekatib-i Umumiye Nezareti kuruldu. 1851’de Darülfunun kitaplarını telif ya da çeviri ile hazırlamakla görevli Encümen-i Dani ş kuruldu yılında ise kapatıldı 26

27 1857’de Maarif-i Umumiye Nezareti kuruldu, Mekatib-i Umumiye Nezareti’ni de içine alan bu örgüt Bakanlık düzeyinde ilk e ğ itim örgütüdür 1869’da Maarif-i Umumiye Nizamnamesinde e ğ itimin genel merkezi(Meclis-i Kebir-i Maarif) Maarif Nazırı ba ş kanlı ğ ında iki daireden olu ş tu: İ lmi daire: Ders kitapları ve bilimsel kitapları telif ve tecrübe ettirecek, Avrupa Üniversiteleri ile ili ş kilerde bulunacak, Türkçenin ilerlemesine çalı ş acaktı İ dari daire: Okulların, maarif meclislerinin, müze, kütüphane ve matbaaların idaresi ile, ö ğ retmenlerin özlük i ş leri ile, e ğ itimle ilgili tahkikat ve muhakemelerle ilgilenecekti. 27

28 Tanzimat döneminde bazı devlet adamlarının e ğ itime katkıları Sultan Abdülmecit: Yetenekli çocukları İ stanbul’a getirtip Darülmaarif’te okutmu ş bir kısmını sonra Paris’teki Mekteb-i Osmani’ye sonra da Paris okullarına göndermi ş tir. Re ş it Pa ş a: Batılı devletlerin gücünün halkın e ğ itilmesinden kaynaklandı ğ ını söyledi. Ali ve Fuat Pa ş a’yı siyasi alanda yeti ş tirdi Sadık Rıfat Pa ş a: 1841’de Avrupa Ahvaline Dair Risale ba ş lıklı bir yazı yazdı (Avrupa e ğ itimini tanıtan) Ali Pa ş a: Milletin e ğ itim ve bilgi düzeyini yükseltmek mecburidir der. Bu olmadan Çin duvarları gibi hisarlar da çeksek yeniliriz ve bilgili toplumlar her ş eyimizi alırlar. 28

29 Fuat Pa ş a: Ahmet Cevdet Pa ş a ile Kavaid-i Osmani ders kitabını yazmı ş tır. Ölmeden az önce Abdülaziz’e siyasi vasiyetname göndermi ş ve bunda Halk e ğ itilmeden gerçek ba ğ ımsızlı ğ a kavu ş ulamayaca ğ ını yazmı ş, ayrıca medreselerin yarasızca tüketti ğ i kaynaklarla geni ş çaplı milli e ğ itim sistemi kurulabilir demi ş tir. Ahmet Cevdet Pa ş a: Osmanlıca dilbilgisi ve bazı ders kitapları yazdı. Tarih-i Cevdet’in yazarı. Ö ğ retmenlik mesle ğ inin medreseden uzak ve saygınlık ilkesine dayanması gerekti ğ ini söylemi ş tir. Ahmet Kemal Pa ş a: Yeni ders araç-gereçlerini Rü ş diyelere sokmu ş tur. Okul kitaplarının basımı için Avrupa’dan Litografya makinası getirtmi ş tir. 29

30 Tanzimat döneminde halk eğitimi çalışmaları Örgün e ğ itimin yayılmasıyla okuma-yazma bilenler artmı ş, iç-dı ş olaylara ilgi ço ğ almı ş ve basın geli ş mi ş -Takvim-i Vekayi, Ceride-i Havadis, Tercüman-ı Ahval. Ayrıca mahalli gazeteler çıkarılmı ş tır. Çocuklar için dergi yayınlanmı ş tır. Bu dergilerin ilki Mümeyyiz(1869)dir. 30

31 1860’da Cemiyet-i İ lmiye-i Osmaniye kurulmu ş ve halka Fransızca- İ ngilizce-Rumca, Hukuk ve iktisat, Politik dersler vermi ş tir. Mecmua-i Fünun adlı bilimsel dergi yayınlamı ş ve Kıraathane adlı kurumları açmı ş (1864) Çiçekpazarı’nda açılan kıraathane açılmı ş Salı dı ş ında her gün 3-11 saatleri arasında açık Üye olmak isteyen ayda 5 kuru ş, üyelik için tek ş art iyi ahlaklı olmak Ö ğ rencilerden para alınmayacak İ lk açıldı ğ ında 7 Türkçe, 10 Fransızca, 5 İ ngilizce, 4 Ermenice, 3 Rumca gazete var ve ba ş ka yerlerden de ısmarlanmı ş Okuma evi anlamındadır gazete dı ş ında yabancı dilde kitaplar da vardır. 31

32 1867 lerde Cemiyet-i Tedrisiye öncelikle esnaf çocukları ders vermeye ba ş lamı ş, Amaç ticaretle u ğ ra ş an Müslüman çocukları sabah çar ş ının açılmasını beklerken e ğ itmek. Burada ya ş ları olan hademelere-esnafa okuma-yazma, tarih, co ğ rafya, hesap vb ö ğ retilmi ş Halk arasında çok ra ğ bet görmü ş bu cesaretle halktan ve E ğ itim Bakanlı ğ ından yardımlar alarak Müslüman yetim çocuklarını okutan bir lise meydana getirmi ş lerdir: DARÜ ŞŞ AFAKA 32

33 YEN İ OSMANLILAR: Z İ YA PA Ş A EBÜZZ İ YA TEVF İ K NAMIK KEMAL AL İ SUAV İ 33

34 ZİYA PAŞA Okullardaki medrese çıkı ş lı ö ğ retmenlerin bilgisiz oldu ğ unu söyledi Görü ş lerini gazetelerde ve Defteri Amal adlı eserinde açıkladı ◦ YERYÜZÜNDE TÜM MEDEN İ M İ LLETLER B İ LE İ LERLEME SEL İ ÖNÜNE DÜ Ş MÜ Ş LER VE AKIP G İ DERKEN B İ Z BU SEL İ N KAR Ş ISINDA GER İ L İ P DAYANAB İ LECEK M İ Y İ Z, YOKSA Ç İĞ NENECEK M İ Y İ Z? ◦ B İ ZDE EN MÜH İ M İ K İ MEMUR İ YET VARDIR, B İ LE B İ LE EN KAB İ L İ YETS İ ZLERE VER İ L İ R: B İ R İ ÇOCUK LALALI Ğ I ÖBÜRÜ KAZA MÜDÜRLÜ Ğ Ü J.J.Rousseau’nun Emile adlı eserini Türkçeye çevirdi Çeviri bir dergide yayınlanmaya ba ş lamı ş (1881) ama tümüyle yayınlanamamı ş tır. 34

35 EBÜZZİYA TEVFİK Mutlu ve refah içinde ya ş amamız için ilk ş art okullarımızı ve ö ğ retim yöntemlerimizi düzenlemektir dü ş üncesini dile gtirmi ş tir. AVRUPA’LI B İ R ÇOCUK B İ Z İ M ÇOCUKLARIMIZDAN DAHA FAZLA MEKTEP GÖRMÜ Ş ÜYLE İ MT İ HAN ED İ LSE B İ Z İ MK İ ONDAN YÜZ B İ N KAT ZEK İ VE KAVRAYI Ş LI OLDU Ğ U HALDE PAPA Ğ AN G İ B İ EZBERC İ OLDU Ğ U GÖRÜLÜR 35

36 NAMIK KEMAL Halkın kültür düzeyini yükseltmeye çalı ş mı ş ve Atatürk’ü siyasi ve vatan sevgisi ile etkilemi ş bir aydın- ş air-yazar Çocukların e ğ itimsiz kalmaları ya da kötü e ğ itim almalarında tutucu cahil hocaları ve cahil anneleri de sorumlu tutar. Önerisi her ş eyden önce İ stanbul’da birkaç düzenli ilkokul ve Rü ş diye açılması Ona göre her felaketin kayna ğ ı e ğ itimsizliktir. E ğ itimden Osmanlılık ülküsünü benimsetmesini bekler. 36

37 ALİ SUAVİ Muhbir gazetesini çıkardı ve hatta İ stanbul’da okullara ücretsiz da ğ ıttı-amacı medrese zihniyetini yıpratmaktır. Bu o zaman için e ğ itimde çok ileri bir dü ş ünce ve reform hareketi idi. Ona göre gazete insanlara hem olanları hem de olacakları gösteren-ö ğ reten bir araçtı. Medrese e ğ itiminin uzun bir e ğ itim olmasından bahseder. 15 yılda verilen bilgilerin 4 yılda da verilebilece ğ ini söyler. «Buna ra ğ men mezunlar alim aydın insanlar olmamakta, o halde bizim e ğ itim yöntemlerimiz kusurludur» der. 37

38 SELİM SABİT EFENDİ 38

39 İ lkö ğ retimdeki yeniliklerde öncülük etmi ş tir(Usul-i Cedid) Ö ğ retmen adayı ö ğ rencilerini medrese zihniyetinden kurtarmaya çalı ş mı ş tır Bu sırada ö ğ retmenler için rehber bir pedagoji kitabı yazmı ş tır(Rehnüma-yı Muallmin) Bu kitapta e ğ itim ö ğ retim yöntemi tanımı: Ö ğ rencilerin iyi yönetimi ile gerekli istenen bilimleri kısa sürede e ğ itim anlatım yollarını açıklayan bir bilim.Bu yöntem üç kısma ayrılır: Bireysel yöntem, toplu yöntem, kar ş ılıklı yöntem-ö ğ renciler aralarından seçilen müzakereciler ders yaptırır Ş ubelerin az sayıda ö ğ renciden olu ş ması ve bunda ö ğ rencilerin ya ş - yeteneklerine bakılması gerekti ğ ini söyler 39

40 Ö ğ rencilerin dikkatini uzun süre bir konuda yo ğ unla ş tıramayacaklarını bilerek 1.sınıfta günde en çok 2, di ğ er sınıflarda en çok 3 ders yapılır demi ş tir.Kalan zaman teneffüs ve müzakere için Aritmetikte parmak ve hububat taneleri kullanılmalı Co ğ rafyada harita ve yer küresi kullanılmalı, harita çizmeleri ö ğ retilmeli Ö ğ retmenler 25 ya ş ından genç olmamalı, ilkokulda kadınlar ö ğ retmenlik yapmalı-zorunluluk varsa evli erkekler yada dul-ya ş lı erkekler Ö ğ retmen güzel ahlaklı-olgun olmalı ö ğ renci onda kusur bulmamalı. O zaman ba ş arı kesindir der Ö ğ retmen ceza verecekse hiddeti geçince vermelidir Harflerin ş ekerden yapılması faydalıdır Sokrat yöntemi ile ö ğ retim 40

41 Ö ğ retmen i ş lenen dersi kısaca yazdırmalıdır En saygıde ğ er ö ğ retmen ö ğ renciye okulu cennet dersi mutluluk haline getirendir, en fena ö ğ retmen ise okulu cehennem ve kendisini zebani haline koyandır Çocuklar ara ş tırmaya ve denemeye yöneltilmelidir Ö ğ retmenlere kısa cümleler kurmalarını, zorunlu olmadıkça Arapça- farsça kelimeler kullanmamalarını ö ğ ütlerdi. Türkçe okuyup yazmanın daha güzel olaca ğ ını söylerdi 41

42 USUL- İ CED İ D 42

43 Ders araç-gereçleri konusunda yenile ş me ö ğ retmenlerin yeni ö ğ retim yöntemlerini uygulaması demektir Okullara ö ğ retim yöntemlerinin kolayla ş tırılması ve bu sayede çocukların daha hızlı ö ğ renmelerinin sa ğ lanmasıdır Her okul düzeyinde yapılmı ş tır ancak Rü ş diyelerde Sıbyan mekteplerinden daha kolay yayılmı ş tır Okullardaki geleneksel ve uzun uzun heceleme yönteminin terkedilip harflerin seslerine dayanan ve kelimeyi do ğ rudan okuma yöntemi kullanılmaya ba ş landı Bu yöntem bilinenden bilinmeyene do ğ ru gider Sıbyan mekteplerine 1869’da Tarih-co ğ rafya-hesap gibi dersler girdi, ö ğ renci sırası-kara tahta-tebe ş ir-harita-yer küresi-kürsü sınıflara girdi 43

44 Abdi Kamil Efendi o yıllarda bir de özel okul açtı ayrıca alfabeyi çocukların oynayarak ö ğ renmelerini sa ğ lamak için dört kö ş e kartonlara harfler bastırmı ş, sınıflara resimler- haritalar astırmı ş O yıllarda Selanik’te de benzer adımlar atılmı ş Atatürk’ün ö ğ retmeni Ş emsi Efendi yeni yöntemleri ve ders araç gereçlerini sınıfına sokmu ş, tepkilere kar ş ı durmu ş ve ba ş arıyla ö ğ retim yapmı ş tır 44

45 Öğretim Yöntemleri ile ilgili ilk kitaplar Elifba Cüzü Nuhbetül Etfal Ehemmiyet-i Terbiye-i Sıbyan İ lm-i Terbiye-i Etfal Rehnüma-yı Muallimin Elifba-yı Osmani Resimli Elifba-yı Osmani Terbiye ve Talim-i Adab ve Nesayihu’l Etfal Rehber-i Tedris ve Terbiye Usul-i Talim ve Terbiye Dersleri Usul-i İ ptidai Yahut Muallimlere Rehnüma Usul-i Tedris ve Tederrüs Rehnüma-yı Muallimin Çocuk İ lm-i Terbiye-i Etfal Fenn-i Terbiye Muallimlere Terbiyeye Dair İ lm-i Terbiye ve Tedris 45

46 Okul binaları ve öğretim araç gereçlerinin gelişimi Medreseler Genellikle tek katlı ve kubbeli yapılardır ve kent mimarisini yansıtırlar. Sıbyan mektebi binaları çocukların kolaya yürüyebilece ğ i yerlerde ve sıklıkta kö ş elere yapılmı ş tır, çe ş melidir, genelde iki katlı-kubbeli ya da düz tavanlı. Ancak bu anlatılanlar vakıf yoluyla kurulanlardır di ğ erleri ise camiye biti ş ik uygun olmayan bir odadan ya da ahırdan yapılmaydı. Askeri okullar için ise genellikle sa ğ lam ta ş binalar yapılmı ş tır. 46

47 Sıra ve ö ğ retmen kürsüsü ilk kez askeri okullarda kullanılmı ş tır. Sivil okullara ö ğ retmen kürsüsünün girmesi Rü ş diyelerle gerçekle ş mi ş tir. Sınyan mekteplerine ise sıra ve kürsünün girmesi ise 1870’lere rastlamaktadır. Kara tahta ve ta ş tahta yine ilk olarak askeri okullarda kullanılmı ş tır. Kara tahta 1849dan itibaren rü ş diyelere, 1870 den itibaren ise sıbyan mekteplerine girmeye ba ş lamı ş tır. Ta ş levhanın sivil okullara giri ş i ise kara tahtadan daha önce olmu ş tur. 47

48 Harita ve yer küresi ise ilk kez askeri okullarda harita ve co ğ rafya derslerinde kullanılmı ş tır. Daha sonra rü ş diye ve sıbyan okullarında da kullanılmaya ba ş lanmı ş ancak medreselilerin tepkisi ile kar ş ıla ş ılmı ş tır. Çok uzun yıllar kamı ş kalem kullanılmı ş, tanzimat dönemi ile birlikte madeni uçlu kalemlerde kullanılmaya ba ş lanmı ş tır. Grafitten yapılan kur ş un kalemlerde tanzimat ile birlikte kullanılmaya ba ş lanmı ş tır. 48


"TANZİMAT DÖNEMİ-II 1. Tanzimat Döneminde Öğretmen Yetiştirme Politikaları 2." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları