Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Çalışma Yaşamı. İnsanoğlunu diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerinden birisi de bilinçli olarak kendi hayatını idame ettirmek için bir çaba içine.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Çalışma Yaşamı. İnsanoğlunu diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerinden birisi de bilinçli olarak kendi hayatını idame ettirmek için bir çaba içine."— Sunum transkripti:

1 Çalışma Yaşamı

2 İnsanoğlunu diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerinden birisi de bilinçli olarak kendi hayatını idame ettirmek için bir çaba içine girmesidir: ÜRETİM

3 Üretim 3 temel unsuru var: -İnsan: amaçsal bir aktivite. -Sürecin temel girdisi: hammadde -Üretimi sağlayan araç- gereç Bu üçü olmadan üretim sürecinin var olabilmesi imkansızdır. İnsan hammadde üzerinde değişiklikler yaparak bir amacına ulaşır, hayatının en temel aktivitesidir.

4 18. yüzyıldan itibaren tarım toplumunun yerini endüstri toplumu almıştır. Endüstriyel üretim ve tüketim yapısı ile tarımsal üretim ve tüketim yapısı birçok noktada birbirinden ayrılmaktadır. Özellikle üretim sürecinde kullanılan teknoloji, işgücünün niteliği, işbölümü ve uzmanlaşma ve bu süreçte ortaya çıkan sosyal ve ekonomik kurumsal yapı çok farklı bir toplumsal düzeni karşımıza çıkarmaktadır. Endüstri toplumu endüstriyel kapitalizm olarak da tanımlanmaktadır. 1800’lü yıllardan 1970’li yıllara kadar etkili olduğu söylenebilir. Bu dönemin bir başka ayırt edici özelliği ise endüstri devrimi ile birlikte küçük ölçekli üretim yapan işletmelerin ortaya çıkmasıdır. Ancak artan rekabet ortamı ile birlikte küçük işletmelerin önemli bir bölümü yok olmuştur. Bununla birlikte başarılı olan kimi işletmeler güçlenmiş ve bu yolla orta ve büyük boy işletmeler ortaya çıkmıştır. Endüstri toplumunda büyük ölçekli işletmeler modern teknolojiyi kullanarak üretim miktarlarında devasa artışlar sağlayabilmişlerdir. Artan üretim miktarları yerel ve ulusal sınırların ötesinde yeni pazar arayışını beraberinde getirmiştir. Bu arayış küreselleşmenin itici gücü olmuştur.

5 Çalışma Nedir? Neden çalışıyoruz? Çalışma aslında doğayı dönüştürme/ yönlendirme süreci Zaman, mekan ve kültürel öğeleri var. Mental ve fiziksel bir çaba içerisine giriyoruz. İnsana yönelik ürün ve hizmet üretimi var. Toplumsal yaşamda var olan ihtiyaçların giderilmesi için çalışıyoruz. Yani bir değer yaratıyoruz. Toplumların bir göstergesidir.

6 Çalışma Yaşamının Karakteristiği Ücret Aktivite Çeşitlilik Günlük Yaşam Sosyal İlişki Kişilik Üretim süreci, çalışmak sadece ürün ortaya koymak değil bir sosyal ilişkiler bütünü: işçi- işveren ilişkileri, makineler, kendini anlamlandırma çabası...

7 Bazı işlerin ücret karşılığı yoktur: boş zaman aktiviteleri, ev işleri...vb

8 İş Bölümü Modern toplumların çok karmaşık bir iş bölümüne sahiptirler. İş yaşamı insanların üzerinde yoğunlaştığı/ uzmanlaştığı çok sayıdaki farklı mesleklere bölünmüştür. İngiltere’de 20 binden fazla farklı meslek var. Modern toplumlarda ekonomik yaşamda karşılıklı bağlılık vardır. Kayıtdışı ekonomi: Resmi kayıtlı bir şekilde çalıştırılmayan işgücü, elde edilen gelirlerin kayıtlarının tutulmaması....Türkiye’de %48-49 seviyelerinde...

9 İşsizlik Belirli bir dönemde ücretli olarak çalışmama durumu İşsiz: Referans dönemi içinde istihdam halinde olmayan (kâr karşılığı, yevmiyeli, ücretli ya da ücretsiz olarak hiç bir işte çalışmamış ve böyle bir iş ile bağlantısı da olmayan) kişilerden iş aramak için son üç ay içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan tüm kişiler işsiz nüfusa dahildirler.

10 Emek piyasası İşçi ve işveren arasındaki ilişkiyi ifade eder. İşçi işveren için bir değer yaratır. Karşılığında ücret alır. Yani, hayatımıza şekil veren bir ilişkiler bütünüdür. Çalışma koşullarının (ücret, sosyal hak...vb) belirlendiği piyasadır. İşgücü piyasasında belirlenen istihdam ilişkileri yaşamımızdaki en temel ilişkilerden biridir. İşgücü piyasasının organizasyonu ve işleyişini anlamamız için birçok toplumsal ve ekonomik sorunu, politika ve programları anlamamız ve değerlendirmemiz gereklidir.

11 Birçok insanın gelir kaynağışþgücü piyasasında ücret karşılığı sunduğu emeği ve beyin gücüdür. Türkiye'de 2010 yılında toplam maaş ve ücretler %43,7 ile milli gelirin en büyük kısmını oluşturmuştur. Eğitim işgücü piyasasında değerlenmekte ve kazançlar işgücü piyasasında belirlenmektedir. Bu nedenlerden dolayı işgücü piyasaso nüfusun büyük bir bölümünü ilgilendirir.

12 İşgücü piyasasının organizasyonu, çalışması ve ortaya çıkan sonuçlar, istihdam ve ücretlerle ilgili kamu politikalarını oluşturan yöneticileri yakından ilgilendirir. İşgücü piyasasının işleyişini izlemek, sosyo-ekonomik ve demografik gelişmelerin işgücü piyasası ile ilgili neden ve sonuçlarını anlamak önemlidir. Bu bağlamda, birçok güncel konu örneğin kırdan kente göç, kentsel alanlarda kadınların işgücü piyasasına düşük katılımı, hizmet sektöründe istihdamın son yıllardaki artışı ve işsizlik işgücü piyasası ile ilgili önemli konulardır. İşgücü piyasasında belirlenen ücret toplumda refah düzeyini belirler. Bu nedenle toplumun kalkınması ile yakından ilişkilidir.

13 Birincil Emek Piyasası: Resmi, kayıtlı piyasa. Gelir düzeyi yüksek, uzun erimli istihdam ve yükselme olasılığının çok olduğu piyasadır. İş güvenliği sağlanmıştır. İkincil Emek Piyasası: Kayıtsız işgücünün ve iş ilişkilerinin yer aldığı piyasadır. Kısa erimli istihdam, giriş kolay, çok az iş güvenliği vardır. Yükselme şansı çok azdır.

14 Üretim Süreçleri Fordism Post fordism

15 Fordizm Fordizm genel olarak Amerika’da Henry Ford tarafından geliştirilen ve daha çok endüstriyel kapitalizmin üretim sürecinde uygulanan ilkeleri tanımlamada kullanılan bir kavramdır. Fordizm en kısa ve özlü tanımıyla endüstriyel kapitalizmin kitlesel üretime ve kitlesel tüketime dayalı bir örgütlenme modelidir. Henry Ford ( ): Ünlü Amerikalı işadamı. Otomobil firması Ford’un (Ford Motor Company) kurucusudur. Dünyada seri üretime dayalı olarak tasarlanan yürüyen bant sisteminin kurucusudur yılında Ford tarafından geliştirilen T Model aracı bant sistemi ile üretilmiştir. Yürüyen bant sistemi sayesinde üretimde otomasyona geçilmiş, maliyetler düşürülmüş, işçi ücretleri yükselmiş ve üretim miktarları çok büyük oranlarda artmıştır. Henry Ford’un geliştirdiği bu sistem yalnızca otomotiv sektöründe değil diğer tüm sektörlere de hızla yayılmıştır. Bu nedenle 1990’lerin başlarında ortaya çıkan kitlesel üretim modeline Henry Ford’un isminden yola çıkılarak fordizm adı verilmiştir.

16

17 Kitlesel üretim ve kitlesel tüketim olgusu kendiliğinden oluşan bir yapı değildir. Güçlü bir piyasa düzenlemesi, etkili sosyal politika uygulamaları, uygun bir teknolojik donanım, verimli bir işgücü ve de denetim ile kontrol odaklı bilimsel yönetim ilkeleri fordizmin olmazsa olmaz unsurlarıdır. Üretimin standartlaştırılması: Fordizm standart üretime dayanmaktadır. Standart üretim tek veya sınırlı farklılıklara sahip bir ürünün çok sayıda üretilmesi demektir. Diğer bir ifadeyle standart üretim aynı tasarıma sahip bir ürünün kitlesel olarak üretilmesi demektir. Örneğin X model bir buzdolabının aynı renk, aynı tasarım, aynı boyutlar ve aynı fonksiyonlar çerçevesinde üretilmesidir.

18

19 Kitlesel işgücünün büyük ölçekli işletmelerde yoğunlaşması: Çeşitliliği az ancak miktar olarak çok sayıda üretimi ifade eden kitlesel üretim ve buna uyumlu hâle getirilmiş olan teknolojik donanım kalifiye düzeyi kısmen az ancak üretim sürecinde rutin işleri yapan işgücünün kullanımını gerekli kılmaktadır. Bu üretim süreci büyük ölçekli işletmeleri zorunlu kıldığı kadar buralarda çok sayıda işgücünün istihdam edilmesini de gerekli kılmaktadır.

20

21 Otomasyon yolu ile kitlesel üretim yapılması: Fordist üretim sisteminin en önemli amaçlarından biri ise üretim sürecinde maliyeti en aza indirgemek ve işletmeye istikrarlı bir kârlılık kazandırmaktır. Bunun için üretim sürecinde özel amaçlı makinelerin ve teçhizatların kullanıldığı otomasyonun sağlanması gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, firmalar ilk önce üretimde standartlaşmayı ve daha sonra ise üretim sürecinde teknolojikolarak otomasyona geçmeyi hedeşemektedirler. Fordist üretimde esas amaç büyük ölçekli standart ürünleri çok büyük miktarlarda kitlesel olarak üretmek ve bu yolla büyük kârlar elde etmektir Sosyal refah devletinin düzenleyici ve kontrol edici rolü: Büyük ölçekli standart üretim sistemi ancak piyasadaki istikrarlı bir kitlesel talebin yaratılması ile beslenebilir. Piyasalarda istenen kitlesel talebin yaratılması da ancak sosyal refah devletinin etkin bir şekilde gelir dağılımını düzenlediği ve makro ekonomik dengeleri kurmaya çalıştığı ‘Keynesyen’ politikalarla mümkündür.

22

23 Üretimde merkezi örgütlenme ve Taylorist yönetim anlayışı: Fordist üretim örgütlenmesi merkeziyetçi bir yönetim anlayışına dayanır. Yani kararlar merkezi birimler tarafından alınmakta ve daha sonra da işletme içinde tepeden aşağıya doğru uygulanmaktadır. Üretim sürecinde ise çalışanların çok sıkı denetlendiği “bilimsel yönetim anlayışı” yani Taylorizmin ilkeleri uygulanmaktadır Burada esas hedef işletme içi verimliliği ve karlılığı artırmak olduğu için üretim sürecinde kontrolün tümü yönetime geçmekte ve işçilerin yapacağı bütün işler en ince ayrıntısına kadar önceden belirlenmektedir. Taylorizmin özellikleri literatürde genel olarak üç temel ilke çerçevesinde sınışandırılarak ele alınmaktadır Bunlar sırasıyla; i. üretim sürecinin basitleştirilmesi, ii. kafa (veya zihinsel) emeğin üretimden alınarak planlama düzeyinde merkezîleştirilmesi, iii. işçinin yapacağı işin her aşamasının yönetimce planlanarak işçiye direktişer biçiminde iletilmesidir. Böylece işçilerin üretim süreci hakkında bilgi sahibi olmaları ve üretim sürecini kontrol etmeleri engellenebilmektedir.

24 Fordizmin İlkeleri 1- Ürünler standartlaştırılmıştır; her parça ve görev standartlaştırılabilir 2- Geriye kalan görevler Taylorizm’e tabiidir: her görev bileşenlerine ayrılır, zaman- hareket ilkesine göre yeniden tasarlanır ve işin nasıl yapılması gerektiği talimatı işçilere verilir.Kafa ve kol emeği ayrılmıştır. 3- Sabit tezgahın yerini yürüyen bant alır, ürün işçinin önünden gelip gider. 4- FORD’un vizyonu: kitlesel üretimin kitlesel tüketim gerektirdiğini görmesi:– 8 saatlik ; 5 $’lık işgünü

25 Taylor, 1911’de yayınlanan Bilimsel Yönetimin İlkeleri (The Principles of Scientific Management) kitabı ile düşündüğü yönetim ve organizasyon anlayışının esaslarını açıklamıştır.

26 e. Kitlesel işgücünün büyük ölçekli işletmelerde yoğunlaşması: Çeşitliliği az ancak miktar olarak çok sayıda üretimi ifade eden kitlesel üretim ve buna uyumlu hâle getirilmiş olan teknolojik donanım kalifiye düzeyi kısmen az ancak üretim sürecinde rutin işleri yapan işgücünün kullanımını gerekli kılmaktadır. Bu üretim süreci büyük ölçekli işletmeleri zorunlu kıldığı kadar buralarda çok sayıda işgücünün istihdam edilmesini de gerekli kılmaktadır. Bu nedenle literatürde fordizm çok defa kitlesel üretim ve kitlesel tüketim olgularının yanı sıra üretim sürecinde de kitlesel işgücü kullanımına dayalı bir üretim organizasyon biçimi olarak da anılır. Ancak fordist üretim sisteminin bu yönü kaçınılmaz bir şekilde işletme içinde işçilerin sendikalaşma hareketlerinin gelişimi için olumlu bir zemin oluşturmaktaydı. Zira aynı üretim biriminde çalışan yüzlerce ve hatta binlerce işçinin sendikal faaliyetler içerisinde yer alması daha kolay olmaktadır.

27 TAYLORİZM Bir işin bölümlere ayrıştırılması ve çalışanların o alanda uzmanlaşması. Belirli bir işten bir kişinin sorumlu tutulması Bir işi düşünme, tasarım, uygulama ve denetleme aşamalarının ayrı kişiler ya da üniteler tarafından yapılması. Organizasyonda tüm yetki ve sorumlulukların merkezde ve yöneticilerde toplanması. Personelin bilimsel ilkeler doğrultusunda eğitiminin sağlanması. Organizasyonda hiyerarşik bir yapı oluşturulması. İşe uygun personelin bilimsel yöntemlerle seçilmesi.

28 Fordist Üretim Biçiminin Özellikleri Fordizm, kitlesel tüketimi ön varsayar. Korunmuş ulusal Pazar sistemiyle bağlantılıdır. Rekabet, dünya piyasası için geçerlidir. Seri üretimciler, talepteki ani düşüşlere duyarlıdır. Yarı vasışı işçi, toplu pazarlık, yönlendirilen ulusal piyasa ve merkezileşmiş örgütlenme Fordizm’in bünyesidir. İş bölümü ve tanımları katı bir şekilde yapılmıştır. İş bölümü ve becerisizleşmeye dayalıdır.

29 Fordizmde 2 konuda değişmezlik ilkesi vardır 1) Tüketicinin nitelikleri ve taleplerinin değişmemesi, böylelikle talebin belirlenebilir olması özelliğidir. 2) İşgücü piyasasının ve işgücü ilişkilerinin değişmezliği. Bu özellikler durağan koşullarda Fordizmin gelişmesini sağlar ancak değişen dış koşullara uyumunu zorlaştırır.

30 Fordizm,esnek bir üretim tarzı değildir. Katıdır. Kârlılığın arttırılması için bir malın belli bir üretim adetini yakalaması zorunludur. Stoklu üretim ve teslim yapılır. Mallar üretildikten sonra kalite kontrolü yapılır ve hatalı mallar düzeltilir. Büyük firma örgütlenmeleri var ve işlevler firma departmanlarınca yerine getiriliyor. Dikey örgütlenmiş çalışma ortamında katı hiyerarşik yapılar var.

31 Fordist Üretim Tarzında Sendikalar ve toplu pazarlık düzeni var. Devlet sermaye/ emek arasındaki anlaşmazlıkların çözümünde arabulucu Çalışma şartları ve haklarının kamusal olarak geniş ölçüde yasal güvenceye alınması. Eğitim/sağlık hizmetlerinin yani toplumsal yeniden üretimin devlet tarafından üstlenilmesi Keynesci iktisat politikalarının uygulanması

32 Fordizm ile modernizm arasinda yakin ilişki vardır. Şöyle ki 18. yüzyıldaki aydınlanma ile birlikte kapitalist gelişim sürecinin pozitif bilimler yolu ile daha çok kârlılığa, verimliliğe ve işlerliğe ulaşabileceği inanci kendini özellikle Taylorist bilimsel yönetim anlayışı ile ortaya koymuştu. Her ne kadar fordist-kapitalist üretim süreci sendikaların etkisiyle belli ölçülerde insani merkeze alan yaklaşımlar içerse de maksimum verimliliği ve kârlılığı hep ön planda tutmuştur. Bu çerçevede son yıllarda ortaya çıktığı iddia edilen önemli toplumsal ve kültürel değişimlerin sosyal bilimlerdeki modernizm ve post-modernizm tartışmalarindaki ağırlığı ne ise ekonomik ve endüstriyel olarak ortaya çıktığı iddia edilen değişimlerin fordizm ve post-fordizm tartışmalardaki ağırlığı odur. Diğer taraftan Murray’a (1989:41) göre fordizmin temel ilkeleri kapitalist ülkelerin yanı sıra sosyalist ülkelerin de endüstriyel yapilarini içermektedir. Murray temelini Stalin döneminden alan eski Sovyetler Birliği’nin endüstriyel gelişim sürecinde genel olarak fordist özellikleri içeren büyük ölçekli kitlesel üretimin esas alındığını öne sürmüştür. Diğer bir deyişle, sosyalist ülkelerde büyük işletmelerde kitlesel üretime uygun teknoloji kullanılmış ve üretim sürecinde kullanılan işgücü fordist-Taylorist ilkelere benzer bir şekilde makine ve teçhizatların rutin ve belirli bir amaca göre belirlenmiş hareketlerine uyumlu olarak çalıştırılmıştır. Sosyalist ülkelerde uygulanmış olan endüstriyel model dahi makro dengeleri kurmaya yönelik Fordist-Keynesyen anlayışa benzer şekilde piyasayi düzenleme, merkezden karar verme, ekonomik gelişmeyi planlama ve üretim ile tüketim arasındaki uyumluluğu sağlama anlayışı ile hareket etmiştir (1989:41).

33 1970’li yıllarla birlikte fordist üretim sisteminin daha çok yaygın olarak uygulandığı gelişmiş kapitalist ülkelerde kitlesel üretimin iç ve dış pazarlarda meydana gelen ani talep değişikliklerine yanıt veremediği ve sistemin kendi içinde hızlı bir şekilde tıkanmaya doğru gittiği öne sürülmektedir. Kitlesel olarak üretilen mallara olan talebin doyması, taleplerde meydana gelen aşırı farklılaşma, kullanılan teknolojik donanımın farklı türden üretim yapabilecek bir esnekliğe sahip olmaması ve artan krize bağlı olarak endüstri ilişkilerinin bozulmasının fordist sistemi oldukça olumsuz etkilediği belirtilmektedir. Fordist krizin ve buna bağlı olarak post-fordist koşullarda yeniden yapılanmaların neleri kapsadığını biraz daha ayrıntılı olarak aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür.

34 Taleplerde farklılaşma: 1970’li yıllar ile birlikte kitlesel talepte bir daralma yaşanmasının fordist sisteme en büyük darbelerden birini vurduğu belirtilmektedir. Talepteki daralmada hem kitlesel talepte bir doygunluğa ulaşılmış olması hem de artan işçi hareketleri sonucu kâr oranının üretimdeki artışa ters orantılı olarak düşmeye başlaması etkili olmuştur. Kitlesel talepteki doygunluk tüketiciler açısından herkesin sahip olmadığı farklı türden malların talep edilmesine neden olmuştur. Bu da kitlesel talep ile uyumlaştırılmış olan kitlesel üretim yapısının yanıt veremeyeceği bir değişim sürecini ifade etmektedir. Üretimde farklılaşma: Taleplerde ortaya çıkan farklılaşma ister istemez üretimde de bir farklılaşmayı gerekli kılmaktadır. Fordist üretim anlayışında asıl amaç ürün çeşitliliği az ancak miktar bazında büyük ölçekli bir üretimi gerçekleştirebilmekti. Ancak günümüz koşullarında piyasalardaki talep farklılaşmalarına ve talep miktarlarındaki dalgalanmalara göre işletmelerin kendilerini hem ürün çeşitliliği bazında hem de miktar bazında ayarlayabilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda, başarılı bir işletme üretim sürecinde yenilikler yaratarak piyasaya özgün ve yeni ürünler sürebilir ve böylece piyasada kendi talebini bizzat kendisi yaratabilir.

35 Fordizm Neden Krize Girdi? Üretkenlik artışındaki düşmelerin meydana gelmesi (Araştırma geliştirme harcamalarının azalması. Hammadde fiyatlarının, sosyal harcamaların artışı, piyasaların doyması). Üretkenlik düşerken ücret artışlarının sürmesi (Oysa ikinci dünya savaşı sonrasında ücret artışları ile üretkenlik artışı eşgüdümlü bir gelişim göstermiştir). Piyasanın genişlemesinde sınırlılık (Dar gelirli ülkelerin borç krizi de bunu etkilemiştir).

36 Fordizm Neden Krize Girdi? Üretimin uluslararasılaşması Fordizm’in yapısal ortamından kaynaklanan aşırı kapasite ve stok birikimi (Stok birikimi kısmen katı üretim teknolojilerinin sonucudur. Bu teknolojiler piyasanın değişen taleplerine yanıt vermekte yetersiz kalmaktadır)

37 Fordizm Neden Krize Girdi? Kalite kontrolünün yetersizliği ve iş yapısının kalitesizliğinin bu sorunu ağırlaştırması. Üretimin dünyaya yayılması ve dolayısıyla taşıma, eş güdüm ve yönetim maliyetlerinin artması. Bürokrasi yoğunluğunun artması ve dolayısıyla karar alma süreçlerinin yavaşlaması. Kamu hizmetlerinin, sosyal politika uygulamalarının yüksek maliyetlerinin olması.

38 Kapitalizmin Bunalımı Asıl olarak kapitalizmin aşırı birikim bunalımı Fordizmin sonu olmuştur. Kapitalizmin tarihinde sermaye birikimi dönemlerini hep durgunluk dönemi izliyor. Birikim tarzı bunalımıyla birlikte Fordizm krize giriyor.Yeni bir birikim tarzına geçme ihtiyacı duyuyor kapitalizm Sermayenin değerlenmesi sürecinin yani üretim sürecinin bunalımıdır söz konusu olan. II.D.S sonrası ABD para birimi dolara bir dünya parası rolü verilmişti. Bretton Woods sistemi (doların altına çevrilebildiği ve ABD merkez bankasının altın rezervleri ile doların değerini dünya çapında sabitleyebildiği sistem) denilen bu düzende, doların ulusal para rolü ile dünya parası rolü çelişkiye girdi. Kâr oranındaki düşüş eğilimi yasası devreye girdi: Sermayenin sürekli mekanizasyona başvurması canlı emeğin kullanımını azaltır. Oysa artı değerin kaynağı canlı emektir. Bu gelişme kâr oranının düşüşüne yol açar.

39 Post- fordism üretim sistemlerinde değişiklik: esenkleşme Esnek çalışma saatleri Emek gücünün merkezisizleşmesi Emek gücünün daha güvensiz bir ortama gelmesi Just- in time Opsiyonel ürünler Ürün yerine hizmet üretimi Farklılaşan pazarlar İş bölümünün globalleşmesi

40 Esnek üretim: Günümüz piyasa koşullarında taleplerde bir farklılaşma işletmeler açısından yalnızca üretimde bir farklılaşmayı değil aynı zamanda istihdam edilen işgücü ve kullanılan teknolojinin de esnek üretime uyumlu hâle getirilmesini zorunlu kılmaktadır. Fordist üretim anlayışında istihdam edilen işgücü ve kullanılan teknoloji kitlesel üretime uygun bir şekilde daha önceden belirlenmiş özel amaçlı işlevleri yerine getiren bir üretim sistemine sahipti. Buna karşın esnek üretim yapan bir işletmenin istihdam ettiği işgücü beceri düzeyi yüksek olmakla birlikte üretim sürecinde birden fazla işlevi yerine getirebilecek bir özelliğe de sahiptir. Aynı şekilde esnek işletmenin kullandığı teknoloji çok amaçlı olduğu için işletmenin üretimde yapacağı değişikliklere bağlı olarak yeni bir amaca göre düzenlenebilmekte/ ayarlanabilmekte ve böylece işletme üretim sürecinde bir esnekliğe sahip olabilmektedir. Küçük ölçekli üretim: Fordizm standart ürünlerin büyük ölçekli işletmelerde kitlesel olarak üretildiği bir üretim yapısına dayalıdır. Post-fordizm ise piyasaya göre değişebilen daha küçük çaplı esnek üretimin yine daha küçük esnek işletmelerde yapıldığı bir üretim yapısına dayalıdır. Nitekim piyasalarda giderek artan talep farklılaşması ve buna bağlı olarak ürün bazında ortaya çıkan çeşitlilik yalnızca esnek üretimi değil, esnek üretimin yapılacağı daha çok küçük ölçekli üretim yapısını da gerekli kılmıştır. Bu nedenle günümüz koşullarında büyük ölçekli işletmeler ya kendi içinde küçük üretim birimleri kuracaklar ve bu birimler yolu ile esnek üretime yönelerek varlıklarını devam ettirecekler ya da hâlihazırda kullandıkları esnek olmayan teknolojik donanımı piyasadaki taleplerde ortaya çıkan değişmelere paralel olarak sürekli yenilemek zorunda kalacaklardır.

41 Üretim sürecinde yetkilendirme ve yatay işbölümü: Esnek üretim karar verme sürecinde çalışanların daha aktif bir katılımına dayanmaktadır. Bu nedenle üretim sürecindeki örgütlenme ve işbölümü yatay olmaktadır. Fordist üretim yapısının dayandığı Taylorist yönetim anlayışı ise dikey bir hiyerarşik örgütlenmeyi ortaya çıkarmış ve çalışanların işgücü becerilerini üretim sürecinde yalnızca belirli işleri yapmaya yönlendirerek hem rutin işlere dayalı bir işbölümünün ortaya çıkmasına zemin hazırlamış hem de kafa emeği ile kol emeği arasında kesin bir ayrımın oluşmasına neden olmuştur. İş ve işgücü istihdamı esnekliği: Esnek teknolojik donanım üretim sürecinde kullanılan işgücünün fordist anlayıştan farklı olarak değişen üretim miktarlarına ve ürün çeşitlenmelerine paralel olarak birden fazla işlevi yerine getirebilecek el becerisine sahip olmasını gerekli kılmaktadır. Böylece işçiler işletmenin üretim hedeşeri doğrultusunda diğer üretim ünitelerine kaydırılabilmekte ve işgücünden maksimum ölçüde yararlanılması sağlanmış olmaktadır. Diğer bir deyişle esnek üretim yapan bir işletmede istihdam edilen işgücü çok yönlü kafa ve kol becerisine sahip olduğu için işletmenin üretim sürecinde birden fazla işlevi yerine getirebilmektedir. Böylece esnek üretim yapan bir işletme hem işgücünden maksimum yararlanabilmiş hem de çalışanları yaptıkları işlerden daha fazla haz alabilmiştir.

42 Fordist DönemPost-Fordist Dönem İktisadi DüzenlemeKeynesciMonetarist PiyasalarKitleselÖzel Yaşam TarzıKonformistÇoğulcu SistemlerMerkezi Ademi merkeziyetçi, ağ sistemler ÖrgütlenmeBürokratik, hiyerarşik esnek örgütlenme, piyasa ağları DüzenlemeUlusalKüresel Öncü SektörTüketimFinans

43 VasışarVasışıÇok vasışı İşçilerKitleÇok değerlikli Özel Kavramlar Katılık, emeğin verimliliği Esneklik ÜretimMontaj hattıEsnek İtici GüçKaynaklarTalep Teknoloji Elektronik, kimya, petrol, otomobil, plastik Mikroelektronikler, biyoteknoloji, yeni hammaddeler Üretim BiçimiKitlesel ÜretimFarklı ürün

44 Tüketim BiçimiKitlesel Tüketim Yüksek derecede farklılaşan (diferansiye) tüketim İstihdamTam istihdam, değişik istihdam biçimleri Emek İlişkileri Sendikalar, toplu sözleşme Şirket ve bireysel sözleşmeler Hükümet Politikaları Sosyal devlet, kalkınmacı devlet Liberalizasyon, deregülasyon, özelleştirme, yerelleşme KaynakMakineBilgi

45 Yeni Sınıflar Yeni Teknolojiler  Post fordist sürecin başlamasıyla beraber ortaya çıkan belirgin gösterge şudur:  Kol gücüne dayalı/ mavi yakalı işlere kıyasla kafa gücüne dayalı/ beyaz yakalı işlerin oraya çıkmasıdır.  İş yerlerindeki artan mekanikleşme daha vasışı çalışanların gereksinimini arttırmıştır.  Daha fazla beceriye sahip, süreçlere hakim ve anında müdahele edebilecek mühendisler üretim bantlarında görev almaya başladı.

46  Sürekli hızlanan teknolojik gelişmeler ve dijitalleşme /internet ekonomisi, elektronik ticaret,  Artan araştırma geliştirme faaliyetleri,  İnsan kaynakları profilinde yaşanan köklü değişimler,  Artan bilişim ve bilgi yoğun faaliyetler,  Kısalan ürün yaşam eğrisi,  Pazarların küreselleşmesi,  Sanayi kolları arasındaki farklılıkların belirsizleşmesi

47  Hizmet sektörünün genişlemesi kadınların da işgücüne katılmasını sağladı.  Yeni teknolojik değişimler kapitalizmin yeni döngüsüne şekil vermektedir.  İmalat sanayii yerini bilişim teknolojilerine bıralmıştır denilebilir.  Pek çok yazar bu süreci «kapitalizm sonrası», «sanayi sonrası» toplum gibi tanımlar geliştirdi.

48  Bilişim teknolojilerinin gelmesiyle pek çok işin niteliği değişti.  İşsizlik rutin bir problem haline geldi.  Üretim süreçlerinin otomasyonu toplu işten çıkarmalara yol açtı ama işçi sınıfı tamamen yok olur mu?

49

50 Kurumsal Olmayan Nüfus: Üniversite yurtları, yetiştirme yurtları (yetimhane), huzurevi, özel nitelikteki hastahane, hapishane, kışla vb. yerlerde ikamet edenler dışında kalan nüfustur. İşgücüne dahil olmayanlar: İşşiz veya istihdamda bulunmayan kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfustur.


"Çalışma Yaşamı. İnsanoğlunu diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerinden birisi de bilinçli olarak kendi hayatını idame ettirmek için bir çaba içine." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları