Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bilişsel Gelişim 1 J. Piaget. Bilişsel gelişim Bazı kaynaklarda “zihinsel gelişim” olarak anılır. Biliş sözcüğü akıl, bilgi, bellek, akıl yürütme, anımsama,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bilişsel Gelişim 1 J. Piaget. Bilişsel gelişim Bazı kaynaklarda “zihinsel gelişim” olarak anılır. Biliş sözcüğü akıl, bilgi, bellek, akıl yürütme, anımsama,"— Sunum transkripti:

1 Bilişsel Gelişim 1 J. Piaget

2 Bilişsel gelişim Bazı kaynaklarda “zihinsel gelişim” olarak anılır. Biliş sözcüğü akıl, bilgi, bellek, akıl yürütme, anımsama, unutma, problem çözme, kavramlar ve düşünce gibi zihinsel işlevleri ifade eder. Başka bir ifadeyle, biliş, insanların dünyayı öğrenmeleri ve anlamalarına- anlamlandırmalarına kaynaklık eden zihinsel faaliyetleri ifade eder. Bilişsel gelişim, bireylerin zihinsel yapı, becerileri ve süreçlerindeki değişimleri konu alır.

3 . Piaget’nin kuramında biyoloji eğitimi almış olmasının etkileri belirgindir. Kuramında biyolojik dinamikleri özenle vurgular. Bu nedenledir ki, Piaget bilişsel gelişimin insanın olgunlaşma sürecine paralel- dolayısıyla- yaşa dayalı bir seyir izleyerek ortaya çıktığını ifade eder.

4 Bilişsel Gelişimi Etkileyen Faktörler a. Olgunlaşma b. Yaşantı (Deneyim) c. Kültürel (toplumsal) aktarım (Sosyal geçiş) d. Dengeleme e. Örgütleme

5 . 1) Olgunlaşma: Doğuştan getirilen refleksler çevreye uyumun ilk sürecidir. Süre geçtikçe refleksler yaşa bağlı olarak amaçlı davranışlara dönüşür ve buna olgunlaşma denir. Olgunlaşma daha çok gelişimin fiziksel yanıyla ilgilidir.Bireyin bedensel açıdan gelişmesi ve zihinsel açıdan işi yapabilecek seviyeye gelmesi olgunlaşmaya bağlıdır.

6 . 2) Yaşantı (Deneyim): Bir uyarıcı zenginliği ancak çevrenin yardımıyla alınabilir. Ne kadar çok uyarıcı varsa o kadar bilişsel gelişme vardır. Alınan her uyarıcı bir başka uyarıcıyla bağlanarak kodlanmaktadır. Oluşturulan her bağ zihinsel gelişimin bir üst aşamasını oluşturacaktır. Yaşantı zenginliği kişinin zihinsel gelişimini de artırır. Çocuğuna oyuncak alan ana baba, ona yaşantı zenginliği sağlamaya, böylece zihinsel gelişimine yardımcı olmaya çalışıyordur.

7 3) Örgütleme: Doğuştan getirilen niteliklerden birisi olan örgütleme, organizmanın içinde bulunduğu sistemi korur ve geliştirir. Örgütleme olmasaydı bilişsel gelişimden bahsedilemezdi. Taklit düzeyinde kalan bir gelişme olurdu. Örgütleme süreci, bireyin çevreye daha iyi uyum sağlamasına olanak tanır. Ayrıca ilerleyen süreçte tekrar kullanılmak ya da yeni bilgi kazanımını sağlamak üzere, bilgileri birbirleriyle olan bağlantıları, farklılıkları ile bir bütün haline getirir.

8 4) Sosyal Etkileşim (Kültürel Aktarım – Sosyal Geçiş): Piaget’e göre genetik yapı önce sosyal çevre sonra gelir. Kalıtım olmadan çevresel faktörlerin hiçbir önemi olmadığını söyleyen Piaget, elde edilen şemaların çoğunun sosyal aktarımla oluştuğunu savunur. Bilişsel yapının nasıl kullanılacağını belirleyen de sosyal aktarımdır. İnsanın diğer insanlarla olan etkileşimi, konuşması, oynaması, kültürel aktarımı ifade eder. Bireyin içinde yaşadığı toplum, zihin gelişimini etkilemektedir.

9 5) Dengeleme: Olgunlaşma, yaşantı ve sosyal etkileşim süreçlerinin bir araya gelmesiyle zihinsel yapıların inşa edilmesi, bozulması ve tekrar inşa edilmesi sürecine dengeleme denilmektedir. Organizma gelen yeni bir bilgi ile önceden var olan denge üzerinde bir dengesizlik yaşar. Bu dengesizlik organizmayı yeniden denge kurmaya itmektedir. Böylece alt düzeydeki dengeden üst düzeydeki yeni bir dengeye ilerleme gerçekleşir. Kısaca belirtecek olursak, yeni bir bilgi ile oluşan dengesizliği, bu bilgiye uyum kurma süreciyle tekrardan denge kurdurtmaya dengeleme denir.

10 Piaget`nin Kuramındaki Temel Kavramlar a. Zeka Piaget`ye göre zeka, organizmanın çevreye uyum yeteneğidir. Bu uyum sayısal olarak test maddeleriyle ölçülemez. Bu nedenle Piaget zeka testlerine karşı çıkmıştır. Piaget`den önce gelişim psikolojisinde hakim görüş çocukların yapabildiklerinin yetişkinlerle kıyaslanarak sonuca varılmasıyken, Piaget ile bu anlayış değişmiştir. Piaget, çocukların yetişkinlerinin birer kopyası olmadıklarını ve çocuk düşüncesinin kendine özgü niteliğinin incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.

11 b. Şema Organizmanın içinde bulunduğu çevreyi anlayabilmek, çevresinde var olan sorunları anlamak ve bu sorunlarla başa çıkabilmek için oluşturduğu yapılardır. Şema yeni gelen ya da gelecek bilgilerin yerleştirileceği bir çerçeveye benzetilebilir. Piaget, nasıl ki vücudun yaşamını sürdürebilmesi için yapıları varsa, zihnin de içinde bulunduğu çevreye uyum sağlayabilmek için yapıları olduğunu öne sürmüştür.

12 . Farklı yaş aralıklarındaki çocukların şemaları birbirinden farklılık gösterir. Bu farklılığı görmenin en kolay yolu, çocuğa bir uyarıcı sunup çocuğun bu uyarıcıya nasıl tepki göstereceğini izlemektir. Babasıyla birlikte hayvanat bahçesine giden ve hayatında ilk defa at gören çocuk babasına atı göstererek, “Baba bu ne?” diye sorar. Babasından aldığı “Oğlum, o bir at” cevabıyla yeni ve bir ilk öğrenme gerçekleştirir, öğrendiği bu bilgi için yeni bir şema oluşturur.

13 . Çocuğun içinde bulunduğu çevrenin dinamik oluşu, oluşturulan şemaların da sürekli olarak organize edilmesine yol açar. Zamanla bireyin sahip olduğu şemalar gelişir, zenginleşir. Şemadaki her gelişme, organizmanın bir dengesizlik yaşadığını ve tekrar dengeye geldiğini gösterir. 3 yaşındaki bir çocuk için ay, masal kitaplarındaki “aydede” iken, bu çocuk 7 yaşına geldiğinde ay artık bir “gezegen” dir. 14 yaşına geldiğinde ise, ay dünyanın etrafında dönmekte, bir çekim gücü oluşturmaktadır.

14 c. Uyum (Adaptasyon) Organizma gerek bilişsel gerekse fiziksel ve psikososyal gelişim açısından yaşam boyu devam eden bir uyum sürecindedir. Uyum iki yönlü olarak incelenebilir 1. Özümleme (asimilasyon) 2. Düzenleme (uyma-uyumsama- akomodasyon)

15 . 1. Özümleme (Asimilasyon) Bireyin karşılaştığı yeni bir durumu ya da nesneyi daha önceden oluşturduğu mevcut şeması yani var olan bilgileri içerisinde değerlendirerek uyum sağlamaya çalışmasıdır. Babasıyla birlikte ikinci kez hayvanat bahçesine giden çocuk babasına zebraları göstererek, “Baba, atlara bak” der. Bu durum açık bir şekilde çocuğun zebraları daha önceden oluşturduğu at şeması içerisinde değerlendirdiğinin ispatıdır.

16 . 2. Düzenleme (Uyumsama-Akomodasyon) Birey yeni bir durumla karşılaştığında, bazen önceden oluşturduğu mevcut şemalar açıklama için yeterli gelmez. Bu kez bireyin uyum sağlayabilmesi için mevcut şemalarını şekillendirmesi, değiştirmesi hatta yeni bir şema oluşturması gerekir.

17 . Babasıyla birlikte ikinci kez hayvanat bahçesine giden çocuk babasına zebraları göstererek, “Baba, atlara bak” demiş, bunun üzerine babası da, “Bana at diye gösterdiklerini dikkatlice incele oğlum, aynı atlar gibi mi yoksa onlardan biraz farklı mı?” demiştir. Babasının bu söylemi üzerine zebraların yanına yaklaşan çocuk onları dikkatle incelemiş ve atlardan farklı birçok yönünün olduğunu görmüş ve babasına, “Evet, bunlar atlara benziyor ama at gibi de değiller” demiştir. Babası da “Doğru söylüyorsun, onlar at değil, zebradır oğlum” demiştir. Bu durumun sonucu olarak, zebraları ata benzeterek, at şeması içerisinde değerlendiren çocuk, artık yeni bir şemaya ihtiyaç duymaktadır.

18 d. Dengeleme Birey yeni karşılaştığı bir durum ya da nesneyi ilk olarak daha önceden oluşturduğu şeması içerisinde değerlendirir (özümleme), ardından bu değerlendirmenin yetersiz kalması halinde ise mevcut bilişsel dengesi bozulacağı için bu dengeyi düzenleme (uyumsama) aracılığıyla yeniden kurmaya çalışır.

19 . Babasından ata benzettiği hayvanların zebra olduğunu duyan çocukta varolan denge hali bir anda bozulmuştur. Çünkü öncesinde zebrayı değerlendirebileceği bir at şemasına sahipken, artık zebranın attan farklı olduğunu anlamış ve yeni bir şemaya ihtiyaç duymuştur. İşte bu ihtiyaca bağlı olarak, çocuğun yapacak olduğu düzenleme sonucuna göre yeniden bir denge hali sağlanmış olacaktır.

20 PİAGET`NİN BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNEMLERİ 1. Duyusal Motor Dönem (0-2 yaş) – a. Birinci Döngüsel (devresel) Tepkiler (0-4 ay) – b. İkinci Döngüsel (devresel) Tepkiler (4-12 ay) – c. Üçüncü Döngüsel (devresel) Tepkiler (12-24 ay) 2. İşlem Öncesi Dönem (2-7 yaş) – a. Sembolik (kavram öncesi) İşlemler Dönemi (2-4 yaş) – b. Sezgisel Dönem (4-7 yaş) 3. Somut İşlemler Dönemi (7-12 yaş) 4. Soyut İşlemler Dönemi (12-18 yaş)

21 1. Duyusal (Sensori) Motor Dönem (0-2 yaş) Doğum ile 2 yaş arasındaki süreci kapsayan bu dönemde bebek, yaparak yaşayarak, hissederek, deneme-yanılmalarla dünyayı öğrenmektedir. Bebeğin doğuştan getirdiği ilk şemaları olan refleksif davranışlar zamanla ortaya çıkacak daha karmaşık, amaçlı davranışların da temelini oluşturmaktadır. Dönemin en önemli özelliği, düşünmenin başlaması, taklit ve nesne sürekliliğinin kazanılmasıdır.

22 a. Birinci Döngüsel (Devresel) Tepkiler (0-4 ay) Döngüsellik, çocuğun belli türdeki hareketleri tekrarlamasıdır. Birinci döngüsel tepkiler evresinde, döngüsel tepkiler henüz bir durumu ya da davranışı taklit etmeye ya da amaca yönelik değil, doğuştan getirilen reflekslerin tekrar edilmesi şeklinde ortaya çıkar. Örneğin, 3 aylık bir bebeğin parmağını emmesi, birinci döngüsel tepkidir.

23 . Bu evrede, bebeğin tüm tepkilerinin kendi bedenine dönük olmasının nedeni, kendi bedenini dış dünyadan ayırt edemiyor olmasıdır. Başka bir deyişle doğadan ayrışma henüz gerçekleşmemiştir. Örneğin, bebek yatağına uzandığında, yatağın kendi bedeninden bir parça olduğunu sanır.

24 . Piaget`ye göre 0-4 ay arasında bellek kullanımı henüz tam olarak etkin değildir. Bu yüzden henüz nesnelerin sürekliliği kazanılmamıştır. Yani, bebekler, bir nesne görüş alanından çıktığı an onun yok olduğunu sanırlar.

25 b. İkinci Döngüsel (Devresel) Tepkiler (5-11 ay) 1- Devresel Tepki: Döngüsellik, bebeğin bedeni aracılığıyla, bedeni dışındaki nesnelere dönük hareketleri tekrarlaması şeklinde kendini gösterir. Yani ikinci döngüsel tepkiler artık amaçlıdır, tesadüfen keşfedilen bir şeyin tekrar edilmesine dönüktür. Örneğin, yatağında sağa-sola dönerken çıkan gıcırtı sesini tesadüfen fark eden bebek, aynı sesi duymak için sürekli kendini sağa sola sallamaya başlar.

26 . 2. Doğadan ayrışma: Bu evrede, bebeğin tepkilerinin çevreye dönük olması, doğadan ayrıştığını yani kendi bedenini dış dünyadan ayırt edebildiğini gösterir. 3. Taklit: İlk deneme yanılma öğrenmeleri ve taklit kökenli davranış örüntüleri ortaya çıkar. Bebek artık çevresindeki kişileri anlık olarak taklit edebilir.

27 . 4. Ses Buluşması: Bebeğin en basit taklit kökenli davranışlar sergilemesi ses buluşması ile başlar. Ses buluşması, ağlama sesi duyan bir bebeğin, kısa bir süre sonra kendisinin de ağlamaya başlamasıdır. 5. Nesnelerin Sürekliliği: Daha önce görüş alanından çıkan nesneyi yok sayan bebek, artık bu nesnenin yok olmadığının farkındadır.

28 c. Üçüncü Döngüsel (Devresel) Tepkiler (12-24 ay) 1. Davranışlarda Dışa Dönüklük: Önceki dönemlerde çocuğun gösterdiği etkinlikler içe dönüktür. Yani gösterilen tepkiler, çocuğun ya salt reflekslerinden kaynaklanır ya da çocuğun dış dünyaya karşı sadece kendi bedeniyle ulaşabildiği nesnelere dayalıdır. Oysa bu evrede durum değişecek ve dışa dönüklük meydana gelecektir. Döngüsellik, bebeğin bedeni dışındaki araçlarla davranışları tekrar etmesi şeklinde kendini gösterir. Örneğin yatağında uzanan bir çocuk, elindeki küçük sopayla, yerde duran oyuncağı kendine çekmeye çalışabilir. Bu durum, düşünmenin başlangıcı olarak da değerlendirilebilir.

29 . 2. Ertelenmiş Taklit: Çocuğun önceden gördüğü bir modelin davranışlarını, o model ortamda olsun ya da olmasın, aradan bir süre geçtikten sonra taklit etmesidir. Örneğin, 1,5 yaşındaki bir çocuk, bir gün önce kendisine el çırpan babası gibi el çırpmaya başlar.


"Bilişsel Gelişim 1 J. Piaget. Bilişsel gelişim Bazı kaynaklarda “zihinsel gelişim” olarak anılır. Biliş sözcüğü akıl, bilgi, bellek, akıl yürütme, anımsama," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları