Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sendika ve kadın. Kadınların yönetsel düzeyde hiç temsil edilmemesi, sendikaların en yüksek karar organlarında kadınlara yönelik politikalar üretilmemesi.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Sendika ve kadın. Kadınların yönetsel düzeyde hiç temsil edilmemesi, sendikaların en yüksek karar organlarında kadınlara yönelik politikalar üretilmemesi."— Sunum transkripti:

1 Sendika ve kadın

2 Kadınların yönetsel düzeyde hiç temsil edilmemesi, sendikaların en yüksek karar organlarında kadınlara yönelik politikalar üretilmemesi ve kadın üyelerin örgütlenmesini artırma yönünde adımlar atılmamasında önemli bir nedendir. Kirton ve Haley’in (1999) çalışması, sendikalarda kadın yönetici ve aktivistlerin bulunması halinde, çocuk bakımı, işyerinde cinsel taciz, uzun çalışma saatleri gibi sorunların işverenlerle pazarlık masasına getirilmesinde ve “benzer benzerini örgütler” prensibiyle kadın üyelerin örgütlenmesinde artış yaşandığını ortaya koymuştur.

3 birçok ülkede kadınların sendikalaşma oranlarının düşüklüğünün yanı sıra, sendikal faaliyetlere katılımları da yetersizdir.

4 Sendikalarda uzun yıllar erkekler, kendi is alanlarının kadınsılasmasını onlemek amacıyla direnclerini surdurmuslerdir. Kadınlar dusuk ucretli ve kadınsı is alanlarına yonlendirilmis, adeta calısma yasamında dar bir alana sıkıstırılmıslardır. Sendikalarda kadınların muttefikten cok bir tehdit olarak algılanması, coğu kez sendikal surece katılımlarını ve yonetsel konumlara ulasmalarını engellemistir. Sendikalar, kadınların temelde toplumsal cinsiyet rolleri gereği aile sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini, erkeklerin isini yapmakla “sosyal olarak cinsiyetsiz” olabilecekleri dusuncesini uzun yıllar politikaları haline getirmislerdir. Đlk donemlerde sendikalar, calısma yasamında aile ucretini talep etmisler, kadınların uyeliklerini “esit ucret” almalarını uyeliğin on kosulu olarak gormuslerdir. Coğu kez cinsel isbolumu sendikaların politikaları ve pratikleriyle de kurumsallasmıstır. Calısma hakkı ve orgutlenme hakkı sınırlı tutulan kadınlar, eve ek gelir sağladığı ve dusuk ucretli islerde calısmalarından dolayı isci hareketinin icerisinde dusunulmemislerdir. Sendikal hareket kendisini eril olarak tanımlamıs ve eril kimlik 20. Yuzyıla kadar mesru gorulmustur.

5 19. yuzyılda uretim sektorleri ozellikle ucretli emek piyasası kadınlara kapalı olmustur. Đscinin kimliği, kamusal, siyasal hayatta olduğu gibi gundelik ve ozel duzlemde de bir erkeklik modeline dayandırılmıstır. Toplum tarafından kadın sadece “evinin kadını ve anne” olarak gorulmesi, zorunluluk durumlarında calısmaları hos karsılanmıstır.97 Fakat 19. yuzyılın ikinci yarsından itibaren ev hizmetciliğinden beyaz yakalı islere kitlesel bir kayıs gerceklesmistir. Bunda yasanan savaslar etkili olmustur. Orneğin 1914’ten itibaren savas kadınlara esi gorulmemis bir esitlik ve sorumluluk sunmustur.98 Kadınların sanayilesme surecine katılmasının temelinde isverenlerin emek maliyetlerinde tasarruf yapmaya karar vermeleri ve erkek isgucunun yerini dolduracak isgucune ihtiyac duymaları yatmaktadır. Kamusal alana cıkıslarına izin verilmemesine karsın kadınlar, calısma hakkını elde etmek amacıyla mucadele vermislerdir. Ancak, kadın emeğinin ucuz emek olarak gorulmesi ve kadının ev ici sorumluluklarıyla tanımlanması ve “doğal cinsel isbolumu”99 kadınların isgucune ve orgutlu mucadeleye katılımının onunde direnc noktaları olmustur. Cinsel isbolumunun soylemsel olarak olusturulması en guclu sekilde sendikaların politikalarında ve pratiklerinde de yer almıstır. Erkek sendikacıların buyuk bolumu, kadınları aile ucreti, esit ucret ve grev hakkı tanımayarak uzun sure emek piyasasının dısında tutmus ve ucretleri korumaya calısmıstır. Kadınların ucretlerinin dusukluğunu kabul eden erkekler, kadınları bir tehdit unsuru olarak gormusler ve soylemlerini haklılastırmak icin; kadınların ev ici rollerinden dolayı “ne iyi bir isci, ne de iyi bir sendikacı” olamayacak dusuncesi kabul gormustur.

6 Sendika sozculeri de kadınların “erkeklerin isini” yapmakla “sosyal olarak cinsiyetsizleseceklerini” ve ozel alanının sorumluluklarının ihmali ile kaos yasanacağını one surmuslerdir. Ayrıca sendika kuralları ailelerini tek basına gecindiremedikleri gerekcesiyle kadınlara daha az grev yardımı vererek sendikal surecin dısında tutma eğilimlerini surdurmuslerdir. Grevler, siyasal anlamda uyanık ve orgutlu ureticilerin yuklendiği eylemler anlamında ve daha erkekce isler olarak dusunulmustur. Sendikal surec ve mucadele de tum bu direnclere karsın, kadınları uye kabul eden ve bizzat kadın isciler tarafından kurulan sendikalarda bulunmaktadır. Bunlar daha cok “kadınsı is alanları” olarak tanımlanan sektorlerde olma eğilimindedirler.

7 Tarihsel olarak kadınların sendikal sureclere katılma etkinliklerinde olumlu gelismelerde soz konusudur. Bunlardan ilki 1869 yılında Muterripler Sendikasının kadın kesimi orgutlenerek ilk kez kadınlardan olusan bir sendika lokalidir ’de Emma Patterson “Kadınları Koruma ve Destekleme Birliğini” kurmus, bu birlik daha sonra “Ulusal Kadın Đsciler Birliğine” donusmustur. Kadınların sendikal hareket icerisinde aktif olmaları tesvik edilmis WTUL, ASE gibi birliklerin reddettiği kadınları orgutlemistir. Kadın isciler ilk mucadelelerini 1890’larda Bradford’daki Manningham Fabrikaları grevine katılarak vermislerdir. Bu mucadelelerinin sonucunda “Ev Hizmetcileri Sendikası” kurulmustur yılında TUC kadınlara “esit ucret” odenmesinin desteklenmesi yonunde karar almıstır. “Esit ucret” ilk kez beyaz yakalıların orgutlu olduğu sendikalar tarafından hayata gecirilmistir. “Ev Hizmetcileri Sendikası”, 1897 yılında TUC’a katılmıstır. Kadın sendikacılar kendi ayrı birimlerinin gucune dayanarak sendika burokrasisi ile iliski kurmaya calısmıslardır. Cunku karma sendikalar icerisinde kadınlar taleplerini dile getiremiyor ve dekor gorev ustleniyorlardı. 19. yuzyılda calısma hakkı ve orgutlenme hakkı sınırlı tutulan kadınlar eve ek gelir sağladığı ve dusuk ucretli islerde calısmasından dolayı isci hareketinin icerisinde dusunulmemistir. Bir kez daha sendikal hareket kendisini eril olarak tanımlamıstır.

8 1917 yılında, Đngiltere’de sendikalar, askere alınan kalifiye iscilerin yerine yarı kalifiye ya da kalifiye olmayan isci alınmasına ve daha once “erkek isi” sayılan gorevleri kadınların ustlenmesine olanak tanıyan “seyreltme ilkesi” ile “ikame” ilkesini kabul etmeye razı olmuslardır. Sanayinin bircok dalında, erkeklere rağmen hangi islerin gecici olarak kadınlara verilebileceğini saptayan seyreltme antlasmaları yapılmıstır. Kadınlar ilk once sendikaların zayıf ve isin saygın sayıldığı ticari kuruluslarda ve burolarda erkeklerin yerini almıslardır. Đngiltere kadınların calıstırılmasına Fransa’dan daha fazla karsı olmasına rağmen, 1914 ile 1918 arasında calısan kadınların sayısında %50’lik artıs gorulmustur. Savas sanayilerinde isgucunun %9’u orta ve ust sınıf kadınlar olusturmustur.104 Genel olarak sendikalar, kadınların savastan sonra hemen isten atılmalarını sağlama almak icin “esit ise esit ucret” ilkesini benimsemis ve kadın uye kabul etmemislerdir. Kadın iscilerin sendikalasma oranları artmaya baslamıstır. Savas sonunda kadın iscilerin yaklasık dortte biri National Federation of Women Workers’ın uyesi olmustur.

9 Sendikaların kadınlara yönelik geleneksel yapıyı destekleyerek, erkek egemen istihdam yapısını sürdürmeye çalıştıkları vurgulanmaktadır. Bu bağlamda öncelikle kadınların işgücü piyasasındaki durumlarına değinilmelidir. Kadınların işgücü piyasasındaki durumları ile ilgili olarak üç dönemden söz edilebilir. İlk dönemde, tüm aile bireyleri ev endüstrilerinde üretim sürecinde yer almaktayken, büyük endüstrilerin kurulmasıyla erkekler fabrika işçisi konumuna girmiş, kadınlar ise ya giderek önem yitiren ev endüstrilerinde yer almaya devam etmiş ya da gelir getirici faaliyetlerin dışına itilmiştir. İkinci dönem 1970’lerde ortaya çıkan ihracat yönelimli üretim bölgelerinde kurulu fabrikalarda ağırlıkla kadın emeğinin kullanılması ve kadın istihdamının artmasıdır. Son dönem, işgücünün feminizasyonu olarak adlandırılmakta ve kadınlar için güvencesiz, enformel çalışma biçimlerine işaret etmektedir53.

10 Sosyal psikolojik kuramlar kadınların sendikalaşmasını bir süreç olarak açıklama potansiyeline sahiptir. Kadınlar istihdam ilişkisinde ayrımcılık nedeniyle engellenme ile karşılaşmaktadır. Ayrıca istihdam koşullarının genelde erkeklere göre daha kötü olması iş doyumlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Engellenme-saldırganlık kuramına göre, kadınlar sendika üyesi olmayı kolaylaştıran koşullarda çalışmaktadır. Kadınlar, bu koşulların oluşumunu çevresel nedenlere dayandırırlarsa, sendika üyesi olmayı düşünebileceklerdir. Fakat rasyonel seçim kuramında işçilerin sendikaların kendi çıkarlarını en iyi şekilde temsil edeceğine inandıklarında üye oldukları ileri sürülmektedir. Buna göre kadınlarda sendikaların kendi çıkarlarını savunduğunu düşündükleri zaman üye olmaya yatkın olacaktır. Böylece kuram sendikalaşma açısından sendikaların hizmet ve faaliyetlerine dikkat çekmektedir. Son olarak, etkileşimci yaklaşım sendika üyesi olmayı etkileyen tutum ve inançları vurgulamaktadır. Kadınların çeşitli örgütlere üye olmasının kabul görmediği sosyal ortamlar ve sendikalara yönelik olumsuz tutumlar, rasyonel seçim sürecinde sendika üyeliğini etkileyebilmektedir. Aşağıda sendika üyeliğini etkileyen bireysel boyutlu, sendikalara yönelik tutumlar açıklanacaktır.

11 Ancak literatürde kadınların genel olarak sendikalara çeşitli etmenler nedeniyle düşük düzeyde ilgi gösterdiği görüşü yaygındır. Bu görüş, sendikalaşma oranlarının düşüklüğünü kadınlara yükleme özelliği göstermektedir. Örneğin kadınların aile sorumlukları nedeniyle sendika üyesi olmadıkları, sendika üyesi olsalar bile, sendikal faaliyetlere yeterince katılmadıkları ileri sürülmektedir. Başka bir görüş ise, kadınların hak arama konusunda erkeklere göre daha pasif olduğu ve bu tür eylemlere daha az başvurduğu şeklindedir. Kadınların sendikalara düşük ilgi gösterip göstermediğinin belirlenmesi, onların sendikalara yönelik tutumları ve sendika üyesi olma istekleri değerlendirilerek ortaya çıkarılabilir. Kadınların sendikalara daha düşük ilgi gösterdiği ileri sürülmesine karşın, bazı ülkelerde kadınların erkeklerle aynı ve hatta daha yüksek oranda sendika üyesi olduğu görülmektedir. Örneğin Kanada, İngiltere ve İrlanda’da erkek ve kadın sendikalaşma oranları eşit düzeyde iken, İsveç, Norveç ve Finlandiya’da kadınların sendikalaşma oranları daha yüksektir. Fakat bu ülkeler için sendika içi ayrımcılık durumu dikkate alınmalıdır. Gelişmiş ülkeler dışında ise, kadınların sendikalaşma oranlarının erkeklerden daha düşük olduğu görülmektedir. Brezilya, Mısır, Morityus ve Filipinler gibi ülkelerde erkeklerin sendikalaşma oranları daha yüksektir.

12 Sendikada Kadın Temsili” araştırmasına göre, sendikalarda kadınların eksik temsilinin esas nedenikadınlar sendikal zihniyet Toplumda ve ailede mevcut olan cinsiyetçi anlayıştır.

13 Sendikalarda neden kadın yok? sendikalarda kadın temsilinin düşüklüğüne ilişkin temel nedenler olarak; Geç saatlere kadar uzayan toplantı saatleri, sendikalardaki eril cinsiyetçi dil ve uygulamalar, erkek egemen örgütlenme ve toplu pazarlık süreci. sıkça dile getirilmektedir.

14 iş ve aile sorumluluklarıyla birlikte çifte vardiya yapan kadınların sendikalardaki uzun çalışma ve toplantı saatleri nedeniyle üçüncü bir vardiyayı üstlenmesi mümkün olmamaktadır. Aynı biçimde ülkemizde yapılan araştırmalarda, evli ve çocuklu olmak, erkek egemen sendikal yapılar, erkek sendikacılar tarafından engellenmek, kadınların sendikal temsili önündeki başlıca nedenler olarak ortaya konmuştur.

15 Sendika erkek alanı ve sert olarak algılanmakta Yükümlülükleri fazla olduğu için zaman ayırmamakta Ücret ek gelir olarak değerlendirilmekte Eşleri veya aileleri izin vermemekte

16 Kadınlar ve sendika -Kadınlar sendikanın kendilerine ne bakımdan faydalı olacağını bilmiyorlar. -Aile ile ilgili sorumlulukları yüzünden zamanları yok. -Onlara bu konuda yol gösteren olmamış. -Sendikalar hakkında olumsuz düşüncelere sahipler. - Sendikalar kadınların ihtiyaçlarına cevap vermiyor. -Erkeklerin egemenliğindeler. -İşverenden çekiniyorlar. -Kocaları engel oluyor. -Üye aidatlarını ödemekte zorlanıyorlar. -Üye olmak için özgüvene sahip değiller.

17 Kadına yönelik faaliyetler Kadın büroları ve komisyonları Eğitim faaliyetleri Araştırma ve yayınlar Toplu pazarlık ve grevler

18 Sendika/ Konfederasyon Türü Yayın Adı Yayın Yılı Türk-!" Kitapçık Dünyada Sendika ve Kadın 1999 Türk-!" Kitapçık Türkiye’de Kadın #!çiler 1999 Türk-!" Kitapçık Türkiye’de Kadın #!çiler 2000 Türk-!" Kurultay Notları Kitabı 21. Yüzyılda Türkiye’de Çalı!an Kadın Profili Kurultayı 2004 Türk-!" Kitap Kadın Eme"i Platformu Komisyon Raporları 2005 D!SK Kitapçık Çalı!an Kadınlar 1995 Hak-!" Panel Notları Çalı!ma Hayatı ve Kadın 1998 Hak-!" Kitap Çalı!ma Hayatı ve Kadın Hak-!" Kitap Kadın Çalı!maları El Kitabı: Çalı!an Kadınlar Hakları ve Yeni Yasal Düzenlemeler 2012 Belediye-!" Kitap Uluslararası Belgeler ve Avrupa Birli"i Direktifleri I!ı"ında Çalı!ma Hayatımızda Kadın Erkek E!itli"i 2008 Genel-!" Bro!ür Kadın Emekçilerin Talepleri 2011 Genel-!" Ara!tırma Raporu Sosyo-Ekonomik Ya!amda Kadın 2004 Tekgıda-!" Kitap Gıda #!çisi Kadının El Kitabı 2005 Öz !plik-!" Ara!tırma Raporu Tekstil Sektöründe Çalı!an Kadınların Sorunlarını Tespit Etmeye Yönelik Anket Çalı!ması Sonuç Raporu 2007 Oleyis Bro!ür Kadın Sorunları ve Olumlu Ayrımcılık 1997 Petrol-!" Kitapçık Kadınlara Sendikalar Sendikalara Kadınlar 2007 Petrol-!" Kitap Novamed Grevi, Küresel Sermayeye Kar!ı Küresel Kadın Dayanı!ması

19 SGBP Kadın Koordinasyonu 2011 yılında TÜRK-İŞ’teki mevcut yönetim ve politikalara karşı bir araya gelen TEZKOP-İŞ, BELEDİYE İŞ, BASIN-İŞ, PETROL-İŞ, DERİ-İŞ, KRİSTAL-İŞ, HAVA-İŞ, TEKGIDA-İŞ, TÜMTİS ve Türkiye Gazeteciler Sendikası, Sendikal Güç Birliği Platformu’nu (SGBP)kurdular. Bu sendikaların içinden kadın temsilciler ise Sendikal Güç Birliği Kadın Koordinasyonu’nu oluşturuldu

20 13 Koordinasyon bileşenleri 8 Mart kutlamalarını birlikte örgütledikleri gibi, Billur Tuz, Kampana, Savranoğlu ve THY’de greve çıkan işçilere dayanışma ziyaretleri gerçekleştirmişlerdir. Koordinasyon, şiddetten, tacizden, mobbingden arındırılmış işyerleri; 8 Mart’ın resmi tatil olması; sendikalarda her düzeyde daha fazla kadın temsili ve kadın yapıları kurulması; çalışma yaşamındaki kadın erkek ayrımının ortadan kaldırılması ve işe eşit ücret gibi ortak taleplerini açıklamıştır. Henüz çok yeni bir yapılanma olmakla birlikte TÜRK-"$’e bağlı 10 sendikanın kadın temsilcilerinin bir araya gelmesi ve ortak bir kadın politikası oluşturması açısından umut vaat etmektedir.

21 Sendikalarda Erkek Egemenliğine Karşı Kadın İnisiyatifi DİSK ve Eğitim-Sen’den kadınların yanı sıra, meslek odaları, partiler ve kadın örgütlerinden kadınların yer aldı!ı Sendikalarda Erkek Egemenli!ine Karşı Kadın inisiyatifi 2010 yılında sendikalarda cinsiyet eşitliğinin sağlanması kadına yönelik ayrımcılığın, taciz, tecavüz, mobbing ve her türlü şiddetin ortadan kaldırılması ve daha fazla kadın temsiliyetinin sağlanması amaçlarıyla bir araya geldi. İnisiyatif, sendikalara yaptıkları çalışmalarının ardından, önerileri doğrultusunda kadın erkek eşitliği konusunda ne gibi çalışmalar yaptıklarını öğrenmek amacıyla sendikalara mektup gönderdiler. Ancak az sayıda sendikadan mektuplarına yanıt alabildiler.

22 Ülke örnekleri İngiltere, Almanya ve Avusturya’dan sendikal örgütlerin ve Avrupa düzeyinde kurulmuş sendikal birliklerin tüzüklerini inceleyen İnisiyatif, 2011 yılı Haziran ayında Türkiye’deki sendika ve konfederasyonlar için cinsiyetçilikten arındırılmış ve cinsiyet e#itli!ini sağlamayı hedefleyen bir tüzük önerisi hazırladı.14 Kadınların ve ayrımcılı!a uğrayan tüm bireylerin sendika içinde grup ve komiteler kurması, pozitif ayrımcılık uygulamaları, kadınlara yönelik cinsel suç tanımının yapılarak bu suçu işleyen sendika üyesi ya da sendika yöneticisine suçun ağırlığına göre uyarı, uzaklaştırma veya üyelik iptali cezası verilmesi tüzük taslağında yer alan öneriler asasındadır. inisiyatif’in önerileri, PETROL-İŞ Sendikası’nın son genel kurulanda büyük oranda dikkate alınarak tüzük değişikliği gerçekleştirilmiş, ancak diğer sendika ve konfederasyonlar henüz böyle bir adım atmamışlardır.

23 Ev-Eksenli Çalışan Kadınlar Sendikası Ev-eksenli çalışan kadınlar, 1994’ten bu yana çeşitli illerde kooperatifler bazında örgütleniyorlardı. 2007’de Türkiye HomeNet Ev-Eksenli Çalışan Kadınlar illerden bir araya gelerek İstanbul’da Ev- Eksenli Çalışanlar Sendikası’nı (Ev-Ek-Sen) kurdu. Ev eksenli çalışan kadınlar Sendika kurulu deklarasyonunda aslında boş zamanlarını dolduran ev kadınları değil, parça başına alan işçiler olduklarını belirtmiş v e düzensiz iş, düşük gelir, sosyal güvenceden yoksunluk gibi çalışma şartlarının olumsuz yönlerine dikkat çekmişlerdir.

24 Ev İşçileri Dayanışma Sendikası 2009 yılında bir grup ev i#çisinin DİSK/GENEL-İ$ Sendikası’na bağlı Konut $ubesi’nde toplantılar yapmasıyla başlayan örgütlenme çabaları, 2010 yılında hız kazanmış ve 2011’de dernek inisiyatifi üyelerinin haklarını korumanın ve Türkiye’deki bütün ev i#çilerinin çalışma koşullarını iyileştirmenin en iyi yolu olarak bir sendika kurma kararı almışlardır. Ev işçileri Dayanışma Sendikası (EV"D-SEN)

25 İmece Kadın Sendikası Girişimi 2001 yılında çeşitli mesleklerden bir grup kadın İstanbul Esenyurt’ta, Kadın Araştırmaları ve Dayanışma Merkezi’ni (KADMER) kurmuş; örgütlenmenin yaygınlaşmasıyla birlikte, 2003 yılında imece isminde bir kooperatif, ardından da bir dernek kurmuşlardır.

26

27 Neler yapılmalı 1)Sendikalar “kadının yeri evidir”, “sendika erkek işidir”, “ev işi, bakım kadının doğal görevidir” gibi cinsiyetçi işbölümüne dayalı yargıları sorgulamalı ve dönüştürecek politikalar izlemelidir. Bunun için erkek işçinin hayat gailesini ve aile reisi olarak sorumluluklarını merkez alan örgütlenme modelinden vazgeçilmelidir. 2) Sendikal faaliyetler erkek deneyimi ve iş merkezli olmaktan çıkartılmalıdır; kadınları eviçi sorumluluklarını görünür hale getirecek düzenlemeler planlanmalıdır. 3)Kadınların sadece sendikal faaliyetlere eviçi sorumluluklar nedeniyle vakit ayıramama değil, aynı zamanda ailenin erkeklerini bu konuda ikna etme sorunu da vardır. Bu yüzden, sendikaların genç erkek işçileri politize ederek, sendika kadrosuna alma çabalarının yön değiştirmesi gerekmektedir.

28 4)Sendikalar STKlar gibi davranmaktan vazgeçerek, sınıf örgütü perspektiflerini güçlendirmeli ve sosyal hizmetleri yeniden devletten talep etmeyi sürdürmelidir. 5)Sendikalar erkek egemen yapılarını kırmak için bir dizi olumlu ayrımcılık ya da fırsat eşitliği politikaları geliştirmelidir: kadınların eşit temsiliyetini sağlamak üzere işe giriş, atama, tayin, ücret ve ek ödeme, yükseltilme, emeklilik, sosyal haklar, ücretli ana-baba doğum izni, mesleki eğitim, cinsel tacizin engellenmesi gibi taleplerini toplu sözleşmelere dahil etmelidir. 6)Kadın-erkek eşitliğini sağlamaya yönelik olarak üye profillerini kadın/erkek ayrımında güncelleştirmeli, bütçeli, kalıcı nitelikte komite/bürolar kurmalı, tüm kurullarda, temsil ve danışma mekanizmalarında kota uygulamalıdır. 7)Kadın-erkek eşitliği ve sınıfsal/cinsiyetçi bakış açısı, sendikal eğitim programlarının temel unsuru haline getirilmeli ve bu konuda düzenlenecek kampanyalarla ulusal/uluslararası sendikal hareket ve feminist hareketle dayanışmaya gidilmelidir.

29 Sendikaların sağladığı yasal hakları çeşitli kampanyalarla işçi kadınlara anlatarak bilinç yükseltmek. Bir kadın grubu işyerlerini ziyaret ederek çalışan kadınlarla şikayetçi oldukları konular başta olmak üzere, kendilerini ilgilendiren konularda görüş alış verişinde bulunması. İşe gidiş gelişlerde çalışma hayatı ile ilgili sohbetler. İşyeri düzeyinde sendika temsilcisi kadınlarla sendika üyeliğine özendirici çalışmalar yapmak

30 Kadın işçilerin sorunlarıyla ilgili eğitim programları. Kadınları sendikalara çekmek ve örgütlemek için sendika temsilcisi kadınların eğitilmesi. Toplu pazarlık, örgütlenme taktikleri vb. için kadın işçiler arasındaki önderlik potansiyeli taşıyan unsurların yetiştirilmesine yönelik eğitim programları yapıp, çalışma grupları oluşturmak.

31 Benin(Batı Afrika): Temel besin ve temizlik maddelerini ucuza sağlayan kooperatifler, çocuk bakım hizmetleri(pazarda çalışan kadınların yakınında emzirme yeri), yaşadıkları semtlerde çamaşırhaneler, aile planlamasından, sendikal bilinç sağlamaya değin değişik konularda tiyatro grupları kurulması. Avusturya: Özel Sektör Çalışanları Sendikası, sosyal sigortası olmayan işçilere sigorta paketi veriyor.

32 Kenya: Kadınlara özel eğitim programları; gelir arttırıcı projeler. Kendi kendine yeten ve kadınlararası dayanışmayı güçlendirici kooperatifler. Kadınlar erkek egemenliğine boyun eğmek zorunda kalmadıkları ve çok bilmiş uzmanlara ihtiyaç duymadıkları için bu yapılarda durumlarından hoşnut hale geliyorlar. Letonya: Ticaret gemilerinde çalışan işçilerin sendikası kadınlara özel sigorta, sağlık kontrolü, doğum izni sırasında ekstra ücret ve çocuk bakım olanakları sağlıyor.

33 Filipinler: Yoksulluktan dolayı sağlık hizmeti alamayan kadınlar için sendika parasız muayene olanağı sağlıyor. Tayland: İşten çıkartılan işçi çocuklarının eğitiminin kesintiye uğramaması için Tayland İşçi Kongresi hükümetle anlaşmış olarak çocuklara eğitim bursu sağlıyor.

34 Düzenli bilgilendirme bülteni yayımlamak. Kadınları sendikal sorunlar ve kadınlara özgü sorunlar hakkında bilgilendirmek. Öteki sendikalardaki kadın gruplarıyla kaynaştırmak amacıyla ortak projeler üretmek. Kadın iletişim ağını duyurmak için bildiri dağıtmak. Ancak sendikalar toplumsal cinsiyet eşitliğini ciddiye alıyorlarsa sendikal yapının her basamağında cinsiyet oranını gösteren bir izlek oluşturmalıdır ki bu konuda ilerleme olup olmadığı bilinebilsin.

35 ICFTU kampanya deneyimine göre eylem planı hazırlanırken şu önerileri göz önüne almak gerekir -Örgütlenmesi gereken grubu belirleyin. -Mümkünse işkolundaki kadın işçiler ve işveren hakkında bilgi toplayın. -İşçiler için en çok ihtiyaç duyulan şeyin ne olduğunu öğrenin. -Bir zaman çizelgesi hazırlayın. Görev paylaşımı yapın, görevlileri ve sorumlu oldukları işleri kaydedin. -Toplantı ve konferanslara kaç kadın katılıyor, karar mekanizmaların yönetici kadrolarda kaç kadın var? Toplu pazarlık ve öteki sendikal delegasyonlarda görev alan kaç kadın bulunuyor? Sendikalı kadın oranı ne?

36 -Siyaset, danışma ve karar mekanizmalarında kadınların yer alması için, bu yerlere seçilmelerinin önü açılmalıdır. Örneğin, sendika seçimlerinde aynı görev için hem kadın hem de erkek aday gösterilmelidir. -Kadın üyelere eşit haklar ve fırsatlar sağlanması, eşit davranışta bulunulması sendikanın temel politikası olmalı ve fiilen desteklenmelidir.

37 -Sendikal hayatın her alanında toplumsal cinsiyet boyutunu dikkate almak, örgütün tüm politika ve eylemlerinde, doğrudan, dolaylı ayrımcılığa dikkat etmek, kadınlarla erkekler arasında eşitliğin yerleşmesini teşvik etmek. -Her iki cinsin çıkarlarının eşit düzeyde olmasını güvence altına almak.

38 Toplumsal cinsiyet ve eşitlik politikasının benimsenerek güçlendirilmesi için de yapılması gerekenler -Sendika tüzük ve yönergelerinde toplumsal eşitliği köstekleyen maddelerden ayıklanmalıdır. -Kadınların iletişim ağlarının güçlendirilmesi de bu noktada çok önemli. -Sendikal faaliyetlerde kadın etkisini arttırmak için ulusal ya da iş kolu temelinde faal sendikalı kadınların güncel bir listesini çıkarmak.

39 -Kampanya ekibini oluşturun. Farklı gruplardan kadın ve erkek eylemciler; ulusal ve yerel örgütlerden kadın sendika önderleri, gençlik örgütlerinden temsilciler, vb. Hem tecrübeli hem de yeni eylemcilerin bir araya gelmesine özen gösterin. -Kampanyayı geliştirmek amacıyla bir toplantı düzenleyin. Strateji oluşturmak için belgelerden ve toplanan bilgilerden yararlanın. Toplantı sonunda kampanyayı yürütecek ekibi oluşturun. Kampanya ekibi çeşitli etkinliklerden sorumlu bir grubun eşgüdümünü sağlamakla görevlidir…

40 Kadınları Sendikada Etkin Kılmak İçin Neler Yapılmalı? Resmi anlamda kurulacak “Kadınlar Komitesi”’ne üye bir ya da iki kadının sendika yönetimine girmesini sağlamak. -Kadın birimlerinin kurulmasına ön ayak olup, birimlerin kendi bütçelerini oluşturması için maddi destek sağlamak. -Sendika bünyesindeki tüm birimlerde kadınların yer almasına yönelik sayısal hedefler belirlemek. -Sendikanın bütün etkinliklerinin karar mekanizması, organizasyonu ve uygulamasında kadınların yer almasını sağlamak. -Buradaki hedef kadınların kongrelerde, yürütme ve karar mekanizmalarında, komitelerde, toplu pazarlıklarda, eğitim ve öğretim programlarında yer almasını sağlamak olmalıdır.

41 SENDİKA VE TOPLU İŞ SÖZLEŞMELERİNDE KADIN Türkiye’de kadınların sendikalaşma oranları oldukça düşük düzeydedir. Sendikalardaki kadın üye oranı toplam üyelerin ortalama %12-13’ü düzeyindedir. Yönetim kademesinde görev yapan kadın sayısı ise yalnızca % 1 seviyesindedir.

42 KADINLAR NE DİYOR? Yapılan araştırmalarda en önemli faktörün aile ve iş yaşamındaki sosyal rolleri gereği kadınların sendikal faaliyetlere yeteri kadar zaman ayıramaması, sendikaların faaliyetleri konusunda yeterli bilgi sahibi olunmaması gelmektedir. Diğer önemli bir faktörde erkek egemen bir yapıda olan sendikaların içerisinde yönetim kademelerinde görev alamayacaklarını düşünmeleridir. Yapılan çalışmalarda ortaya çıkan tespit ve sorunlar —Kadınlar sendikanın kendilerine ne bakımdan faydalı olacağını bilmiyorlar. —Aile ile ilgili sorumlulukları yüzünden zamanları yok. —Onlara bu konuda yol gösteren olmamış. —Sendikalar hakkında olumsuz düşüncelere sahipler. — Sendikalar kadınların ihtiyaçlarına cevap vermiyor. —Erkeklerin egemenliğindeler. —İşverenden çekiniyorlar. —Kocaları engel oluyor. —Üye aidatlarını ödemekte zorlanıyorlar. -Üye olmak için özgüvene sahip değiller. Şeklinde sıralanabilir.


"Sendika ve kadın. Kadınların yönetsel düzeyde hiç temsil edilmemesi, sendikaların en yüksek karar organlarında kadınlara yönelik politikalar üretilmemesi." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları