Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

TÜRKİYE EKONOMİSİNİN TANZİMATTAN GÜNÜMÜZE TARIMI HAZIRLAYANLAR : VEYSEL ŞİRAZ BÜŞRA ESEN ÖMER DOĞRU HATİCE HİLAL KILINÇ PINAR TAŞDEMİR BÜNYAMİN KAĞAN BAYRAKÇI.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "TÜRKİYE EKONOMİSİNİN TANZİMATTAN GÜNÜMÜZE TARIMI HAZIRLAYANLAR : VEYSEL ŞİRAZ BÜŞRA ESEN ÖMER DOĞRU HATİCE HİLAL KILINÇ PINAR TAŞDEMİR BÜNYAMİN KAĞAN BAYRAKÇI."— Sunum transkripti:

1 TÜRKİYE EKONOMİSİNİN TANZİMATTAN GÜNÜMÜZE TARIMI HAZIRLAYANLAR : VEYSEL ŞİRAZ BÜŞRA ESEN ÖMER DOĞRU HATİCE HİLAL KILINÇ PINAR TAŞDEMİR BÜNYAMİN KAĞAN BAYRAKÇI MUSATAFA CANBEY SAVCI

2 TANZ İ MAT FERMANI

3 Tanzimat Fermanı 3 Kasım 1839 (Gülhane Hatt-ı Hümayünü) Bu yenilik Abdülmecid döneminde Mustafa Reşit Paşa tarafından, devlet adamlarının, yabancı elçilerin ve halkın huzurunda 3 Kasım 1839'da Gülhane Parkı'nda yayınlandı. Tanzimat Fermanı 3 Kasım 1839 (Gülhane Hatt-ı Hümayünü) Bu yenilik Abdülmecid döneminde Mustafa Reşit Paşa tarafından, devlet adamlarının, yabancı elçilerin ve halkın huzurunda 3 Kasım 1839'da Gülhane Parkı'nda yayınlandı.

4 Tanzimat fermanında alınan önemli kararlar nelerdir? 1)Herkesin can mal ve namus güvenliği sağlanacak 2)Herkes yasa önünde eşit olacak 3)Herkes gelirine göre vergisini verecek 4)Herkes askerlik yapacak ve askerlik vatan borcu olacak 5)Hiç kimse yargılanmadan suçlu görülmeyecek Tanzimat fermanında alınan önemli kararlar nelerdir? 1)Herkesin can mal ve namus güvenliği sağlanacak 2)Herkes yasa önünde eşit olacak 3)Herkes gelirine göre vergisini verecek 4)Herkes askerlik yapacak ve askerlik vatan borcu olacak 5)Hiç kimse yargılanmadan suçlu görülmeyecek

5 Tanzimat fermanının önemi nedir? 1) Padişahın halka lütfudur. 2) Bu ferman tüm yurttaşlar için geçerliydi. 3) Yasa önünde eşitlik ile kanun gücünün üstünlüğü kabul edilmiş oldu 4) Padişah kendi yetkilerini kısıtlamış oldu.

6 Tanzimât Dönemi 1876'da II. Abdülhamit'in tahta çıkması ve Meşrutiyet'in ilânıyla sona ermiş kabul edilir. Ancak genel anlamda Osmanlı Reformunun1922'de Osmanlı Devleti'nin sona ermesine dek sürdüğü de söylenebilir.Tanzimât Dönemi 1876'da II. Abdülhamit'in tahta çıkması ve Meşrutiyet'in ilânıyla sona ermiş kabul edilir. Ancak genel anlamda Osmanlı Reformunun1922'de Osmanlı Devleti'nin sona ermesine dek sürdüğü de söylenebilir.II. AbdülhamitMeşrutiyet1922II. AbdülhamitMeşrutiyet1922 Tanzimât çağının önde gelen siyasi liderleri döneminde Mustafa Reşit Paşa, 1850'lerin başından 1871'e kadar da Mehmed Emin Âli Paşa veKeçecizade Fuat Paşa'dır. Fuat Paşa'nın 1868'de, Âli Paşa'nın 1871'de ölümünden sonra reform süreci krize girmiş ve uzun süren bir siyasi istikrarsızlık dönemi yaşanmıştır.Tanzimât çağının önde gelen siyasi liderleri döneminde Mustafa Reşit Paşa, 1850'lerin başından 1871'e kadar da Mehmed Emin Âli Paşa veKeçecizade Fuat Paşa'dır. Fuat Paşa'nın 1868'de, Âli Paşa'nın 1871'de ölümünden sonra reform süreci krize girmiş ve uzun süren bir siyasi istikrarsızlık dönemi yaşanmıştır.Mustafa Reşit PaşaMehmed Emin Âli PaşaKeçecizade Fuat PaşaFuat Paşa1868Âli Paşa1871Mustafa Reşit PaşaMehmed Emin Âli PaşaKeçecizade Fuat PaşaFuat Paşa1868Âli Paşa1871

7 Hukuk alanındaki yeniliklerHukuk alanındaki yenilikler Tüm vatandaşlar "Osmanlı vatandaşı" sayılarak din farkılıklarına bağlı ayrıcalıklar kısmen kaldırıldı.Tüm vatandaşlar "Osmanlı vatandaşı" sayılarak din farkılıklarına bağlı ayrıcalıklar kısmen kaldırıldı. 1840'ta bazı maddeleri Fransız Ceza Yasasından alınan yeni Ceza Kanunnamesi hazırlandı. 1858'de tümüyle Batı kaynaklarından esinlenen ikinci Ceza Kanunnamesi kabul edildi.1840'ta bazı maddeleri Fransız Ceza Yasasından alınan yeni Ceza Kanunnamesi hazırlandı. 1858'de tümüyle Batı kaynaklarından esinlenen ikinci Ceza Kanunnamesi kabul edildi 'de Fransız Ticaret Kanunu esas alınarak hazırlanan Ticaret Kanunnamesi yürürlüğe girdi. Bu kanunla faiz, anonim şirket ve kambiyo senedi kavramları ilk kez Osmanlı hukukunda yer aldı.1850'de Fransız Ticaret Kanunu esas alınarak hazırlanan Ticaret Kanunnamesi yürürlüğe girdi. Bu kanunla faiz, anonim şirket ve kambiyo senedi kavramları ilk kez Osmanlı hukukunda yer aldı 'tan itibaren ceza ve ticaret davalarına bakmak üzere, laik ilkelere göre işleyen nizamiye mahkemeleri kuruldu; bu mahkemelere Müslümanların yanı sıra gayrimüslim hakimler atandı. 1853'te cinayet davalarında gayrimüslimlerin de şahitlik yapabileceği kabul edildi. 1851'de ticaret mahkemeleri kuruldu.1840'tan itibaren ceza ve ticaret davalarına bakmak üzere, laik ilkelere göre işleyen nizamiye mahkemeleri kuruldu; bu mahkemelere Müslümanların yanı sıra gayrimüslim hakimler atandı. 1853'te cinayet davalarında gayrimüslimlerin de şahitlik yapabileceği kabul edildi. 1851'de ticaret mahkemeleri kuruldu 'de homoseksüellik, Osmanlı İmparatorluğu'nda bir suç olmaktan çıkarıldı. [3] [4]1858'de homoseksüellik, Osmanlı İmparatorluğu'nda bir suç olmaktan çıkarıldı. [3] [4]1858Osmanlı İmparatorluğu[3][4]1858Osmanlı İmparatorluğu[3][4] 1867'de Devlet görevlilerine karşı açılan davaları görmek için Şurayı Devlet (Danıştay) kuruldu.1867'de Devlet görevlilerine karşı açılan davaları görmek için Şurayı Devlet (Danıştay) kuruldu.1867

8 Mali alandaki gelişmelerMali alandaki gelişmeler yılında ilk bütçe hazırlandı, yılında ise ilk modern bütçeye geçildi yılında ilk bütçe hazırlandı, yılında ise ilk modern bütçeye geçildi. Vergilerin mükellefler arasında düzgün ve gelirlere göre dağıtılması amaçlandı.Vergilerin mükellefler arasında düzgün ve gelirlere göre dağıtılması amaçlandı.VergilerinmükelleflerVergilerinmükellefler Devlet görevlilerinin halktan resmi vergiler dışında aldıkları vergiler yasaklandı.Devlet görevlilerinin halktan resmi vergiler dışında aldıkları vergiler yasaklandı. 1840'ta Kaime-i Nakdiye ismiyle ilk kâğıt para dolaşıma sokuldu.1840'ta Kaime-i Nakdiye ismiyle ilk kâğıt para dolaşıma sokuldu.Kaime-i NakdiyeKaime-i Nakdiye 1855'te Kırım Savaşı'nın maddi yükünü karşılamak için tarihte ilk kez dış borç alındı. Borç ingiltereden alınmıştır.1855'te Kırım Savaşı'nın maddi yükünü karşılamak için tarihte ilk kez dış borç alındı. Borç ingiltereden alınmıştır.Kırım SavaşıKırım Savaşı

9 Sanayileşme HamlesiSanayileşme Hamlesi Devlet eliyle atölye ve tesis kurulmasını amaçlayan sanayileşme başladı.Önce Yedikule-Küçükçekmece arasında 130 metre uzunluğunda bir tür sanayi parkı kuruldu.Devlet eliyle atölye ve tesis kurulmasını amaçlayan sanayileşme başladı.Önce Yedikule-Küçükçekmece arasında 130 metre uzunluğunda bir tür sanayi parkı kuruldu.YedikuleKüçükçekmeceYedikuleKüçükçekmece Zeytinburnu'nda demir işleme ve makine imalathanesi, kumaş ve pamuklu çorap üretim tesisi, buradaki fabrikalar için teknik eleman yetiştirecek bir okul açıldı.Zeytinburnu'nda demir işleme ve makine imalathanesi, kumaş ve pamuklu çorap üretim tesisi, buradaki fabrikalar için teknik eleman yetiştirecek bir okul açıldı.ZeytinburnuçorapZeytinburnuçorap Bakırköy'de baruthanenin yanına bir iplik bükme, dokuma ve pamuklu basma fabrikası, Hereke'de bir pamuklu dokumafabrikası kuruldu.Bakırköy'de baruthanenin yanına bir iplik bükme, dokuma ve pamuklu basma fabrikası, Hereke'de bir pamuklu dokumafabrikası kuruldu.BakırköypamukludokumaBakırköypamukludokuma Yol yapımına önem verilmiştir.Yol yapımına önem verilmiştir. Devlet memurlarının yerli kumaş kullanması zorunluluğu getirildi.Devlet memurlarının yerli kumaş kullanması zorunluluğu getirildi. Ancak İngiltere ile yapılan 1838 Balta Limanı Ticaret Anlaşması, bu dönemde Osmanlı'nın zararına gelişmiş, dışa bağımlılığı artırmıştır.Ancak İngiltere ile yapılan 1838 Balta Limanı Ticaret Anlaşması, bu dönemde Osmanlı'nın zararına gelişmiş, dışa bağımlılığı artırmıştır.İngiltere1838 Balta Limanı Ticaret AnlaşmasıOsmanlıİngiltere1838 Balta Limanı Ticaret AnlaşmasıOsmanlı Bu gelişmelere rağmen sanayi makinelerinin Avrupa'dan ithal ediliyor olması ve nitelikli eleman eksikliği yüzünden yeterli bir sanayi pazarı oluşturulamadı.[2]Bu gelişmelere rağmen sanayi makinelerinin Avrupa'dan ithal ediliyor olması ve nitelikli eleman eksikliği yüzünden yeterli bir sanayi pazarı oluşturulamadı.[2]Avrupaithal[2]Avrupaithal[2]

10 OSMANLI DÖNEM İ NDE TARIM

11  14. yüzyıl ile birlikte 600yılı aşkın süre tarihte önemli bir yer almış olan Osmanlı İmparatorluğu’nda tarım ağırlıklı bir iktisadi hayat varlığını sürdürmüştür. Başlangıçta konar göçer bir hayat yaşayan toplum im para torluğun gelişmesi ve idari düzenin yerleşmesi ile yerleşik hayata geçmiştir.ileve

12 OSMANLI DÖNEMİNDE TARIM  Tüm sanayi öncesi toplumlarında görülen ortak özellik im para torlukta da yaşanmıştır. Osmanlı döneminin sosyal, kültür el ve ekonomi k tarihi hakkında bilgi veren Tahrir Defterlerindeki kayıtlar nüfusun %80-90’ının tarımsal faaliyetlerden gelir elde ettiğini göstermektedir. Bu tür istatistiklerin hangi yıllarda tutulduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, im para torluktaki mevcut ve potansiyel vergi nüfusunun belirlenmesi için 14. yüzyılda defter tutulmaya başlandığı ileri sürülmektedir (Öz, 2000a).

13  Osmanlı mir-i rejimi 3 farklı toprak sistemini içinde barındırmıştır;  1. Has Geliri akçeden fazla dirlikler olup üst düzeydeki idarecilere tahsis edilmişlerdir. Has sahipleri tımardan farklı olarak her beş bin akçe için 1 asker hazırlamakla yükümlü olmuşlardır. Has göreve bağlı olarak verildiği için sahipleri de sık sık değişmiştir.akçe  2. Zeamet Geliri akçe arasında olan ikinci derecedeki emirler, beyler ve sancak beylerine verilen dirliklerdir. Zeamet sahipleri (zaim) de her beş bin akçe için 1 asker hazırlamakla yükümlü olmuşlardır.

14  3.Tımar Ekonomi k açıdan toprakları rasyonel bir şekilde işleterek hububat üretiminin ara verilmeksizin sürdürülmesini amaçlayan tımar sistemi Osmanlı tarımının temelini oluşturmuştur (Yücel, 1997). Bu sistem, Selçuklu toprak düzeni olan “askeri ikta” sistemini esas almıştır. İkta sistemi Hz. Ömer zamanında istila sonucu sahipsiz kalan toprakların devlete vergilerinin ödenmesi şartı ile şahıslara verilmesi yöntemi ile başlamıştır (Dinler, 1996).  Tımar sistemi, bilindiği gibi, devletin birtakım gelirlerini hizmet karşılığında dirlik sahibi denilen ve genellikle askeri ve idari görevler yüklenen kişilere verilmesine dayanmaktadır. Tımar geliri arasında olan dirliklerdir. Daha çok savaşta yararlılık gösteren askerlere ve sipahilere sürekli toprakların başında durma zorunluluğu ile tahsis edilmiştir. Tımarlı sipahiler her üç bin akçe karşılığında bir asker besleme, donatma ve savaşa hazırlama yükümlülüğünde olmuşlardır.  Devlet tımar sistemi ile vergi gelirlerini toplamak için büyük bir mali örgüt kurup bunun deva mını sağlama yükümlülüğünden kurtulmuş, aynı zamanda vilayetlerde düzeni sağlamış ve savaşlar için de büyük bir askeri güç oluşturmuştur.

15 Tanzimat Dönemi Tarımsal Yapı  19. yüzyılın 2. yarısından itibaren Osmanlı İm para torluğunda dış ilişkiler artmış ve yeni üretim faaliyetleri için ilk girişimler başlamıştır (Demirci ve Özçelik, 1990). İlk olarak şeker pancarı üretimi için ç ab alar başlamış ancak 1913 yılına kadar başarılı olunamamıştır. 1913’de ıslah edilmiş şeker pancarı tohumları ithal edilerek Bursa, Çanakkale, Elazığ, Sivas, Ankara ve Şam’da denemeler başarılı sonuçlandığı için üretime başlanmıştır. Ancak, önceki yıllarda başarısız olan şeker f ab rikasının kurulması cumhuriyet dönemine kadar mümkün olamamıştır.Elazığ  1861 ve 1862 yılları pamuk tarımı teşvik edilmiştir. Ancak dokuma sanayinin gelişmemiş olması diğer ülkelerle rek ab et şansını azaltmış ve yalnızca ham pamuk ihracatı yapılarak gelir sağlan ab ilmiştir. Pamuk veriminin geliştirilmesinde önce İngilizler sonra da Almanlar etkili olmuşlar ve ticaret yetkilerini ellerinde tutmaya çalışmışlardır (Tokgöz, 1995).  1862 yılında yine ipek üretiminin artırılması için dutluk alanlara yönelik muafiyetler benimsenmiş ve ipek ihracatı yapılmaya başlanmıştır.  İhracat şansı olan ürünler için çeşitli teşvikler yapılmıştır. Önemli ihracat ürünleri arasında olan tütün ekim alanları bu dönemde 4 kat artış göstermiş ve 8 bin hektara yükselmiştir. Yine, incir ve üzüm üretiminde de 2 kata varan artış sağlanmıştır.

16  Tanzimat fermanı ile teşvik edilemeye başlanan diğer bir ürün de merinos yetiştiriciliği olmuştur. Ancak, kapütülasyonlarla iç pazar gümrüksüz ithal mallar açık olduğu için üreticiler rek ab et edememiş ve bu üretim dalından beklenen sonuç yeterince alınamamıştır.  Kapütülasyon altında olan ülke, yılları arasında her yıl ortalama 75 bin ton Un, 65 bin ton pirinç ve 10 bin ton buğday ithal etmek zorunda kalmıştır. Bu nedenle her yıl yaklaşık 12 milyon Altın lira ödenmiştir (Tokgöz, 1995).UnAltın  Bu dönemde alt yapı yatırımları için de adımlar atılmış, bir kısım sulama çalışmaları tamamlanmış fakat, savaş nedeni ile önemli olan bazı nehir ıslahı çalışmalarına başlanamamıştır.  Üreticiye tohumluk dağıtılması, üreticinin kredilendirilmesi çalışmaları, tarım okul larının açılması gibi atılımlar da bu yıllarda başlamıştır.

17  Kısaca özetlemek gerekirse, 18.yy’a kadar verilen intiyazlar, Osmanlı ekonomisine bir tehdit teşkil etmiyordu. 18.yy’ın sonlarında Osmanlı siyasi ve iktisadi bakımdan Batı Avrupa’ya bağımlı hale geldi. İngiltere Osmanlı’nın iç siyasi buhranlarından yararlanarak 1838’de Balta Limanı Anlaşması’nı imzalamıştır. Bu anlaşma ile Osmanlı’da kendi dolaşma serbestisine engel olan kısıtlamaların iptalini sağlamıştır. Tanzimat dönemi devlet adamları Osmanlı’nın toparlanması ve bağımsızlığı konusundaki temel adım kapitülasyonlardan kurtulmaktır. Tanzimatla birlikte Osmanlı’da ilk kredi kurumları oluşur, iktisadi kurumlaşma gündeme gelir. Tarımda meta üretimine geçilir, tarımsal ilişkiler parasallaşır. Dış ticarette tarımsal ürünler ön plandadır.

18 OSMANLI TARIMINDA MAK İ NELE Ş ME

19  Osmanlı İmparatorluğu Napolyon Savaşları ile Birinci Dünya Savaşı arasındaki "uzun" 19. yüzyılda, önceki dönemlerine göre dışa daha açık bir sosyo -ekonomik yapıya geçti. Dünya ekonomisi Batı Avrupa merkezli bir hale gelmeye başlarken Osmanlı ekonomisi de bir iktisadi dönüşüm ve büyüme süreci yaşadı; iktisadi büyüme tarım sektöründen kaynaklandı. Osmanlı tarım sektörü için önemli unsurlar, Avrupa'nın 19. yüzyılda artan tarımsal ürün talebi, Osmanlı Devleti'nin yeniden güçlü bir merkeziyetçi yönetimi ve iç güvenliğini sağlaması ve nüfus artışı idi ve izleyen serbest ticaret antlaşmalarına ve Tanzimat dönemi düzenlemelerine dayanan bir süreç sonunda tarımda piyasa için üretim yaygınlaştı. Bu süreç sırasında 1850'lerden itibaren Osmanlı tarım sektöründe makineler ve modem teknikler kullanımı gündeme geldi. Osmanlı Tarımında Makineleşme:

20

21

22  Bu yapıda 1840'lardan itibaren serbest ticaret antlaşmalarının getirdiği hükümlerden ve Tanzimat dönemi politikalarından kaynaklanan değişiklikler ortaya çıkmaya başladı.  1838 Balta Limanı Ticaret Antlaşması ile neredeyse tamamı tarımsal ürünlerden oluşan Osmanlı ihracat üzerindeki yasaklama ve sınırlamaların yanısıra karmaşık bir yapı arz eden ve esasen her malın üretildiği bölgede tüketilmesi amacına yönelik olan iç gümrükler kaldırıldı; yabancı tüccara Osmanlı ülkesinde yetiştirilen ya da işlenen her türlü ürünü satın alma hakkı tanındı; vergi ve gümrük kolaylıkları getirildi.  Tanzimatla birlikte devletin tarıma yönelik "bilinçli" politikaları görüldü. öncelikle tarımı geliştirmek için politikalar oluşturacak ve uygulayacak bir tarımsal bürokrasi kuruldu.  Tarımsal üretimin artırılması/ çeşitlendirilmesi ve tarımsal üretim araçlarının ve yöntemlerinin modernIeştirilmesi hedeflendi.  Yüzyıl boyunca, üreticilerin tarımsal kredi taleplerinin karşılanması amacıyla resmi kredi kurumlarının oluşturulması, üreticilerin teorik ve pratik bilgi edinmelerini sağlayacak eğitim kurumlarının ve model çiftliklerin kurulması, atıI toprakların ve tohum, bitki ve hayvan ırklarının ıslahına çalışılması, öşür muafiyetleri ve çeşitli yarışmalar ile üretime teşvik sağlanması, tarımda yenilikleri yaygınlaştırmak için tarımsal araç gereçlere gümrük muafiyeti tanınması, devlet tekellerinin kaldırılması gibi politikalar izlendi. Tarımsal Yapıda Değişmeler

23  Anadolu'da önemli tarımsal üretim ve tarımsal vergi artışları sağlandı.  arasında imparatorlukta tarımsal üretim üzerinden alınan öşür gelirleri yaklaşık 4 katına çıktı. Aynı dönemde Osmanlı ihracatı da yıllık yaklaşık % 5 civarında büyüyerek dönem içinde 3,5 katına varan bir artış gösterdi.  Anadolu'da tahıl üretimi arasında % 51 oranında artarken, tütün üretimi % 191,incir üretimi % 68, fındık üretimi % 217, ipek kozası üretimi % 122 ve Adana bölgesindeki pamuk üretimi % 471 oranında arttı, Bu artışlarda, daha geniş arazilerin tarıma açılmasını sağlayan demiryollarının da önemli katkısı vardı.

24

25  iii) Anadolu'dan emek göçü : Anadolu'da genel olarak mevcut olan tarımsal emek kıtlığına.belirli bölgeler için katkıda bulunan ve tarımsal ücretleri yükselterek makinelere olan talebi artıran bir faktör, 20. yüzyılın başlarında askerlik hizmetinin gayrimüslim Osmanlı vatandaşları için de zorunlu hale getirilmesi oldu. Ayrıca bazı bölgelerde görülen toplumsal gerginlikler sonucu Rum ve Ermeni uyruklu Osmanlı vatandaşları arasında Avrupa ve Amerika'ya göç yaygınlaştı, Bu durum özellikle Batı Anadolu'da hissedilir düzeydeydi. İzmir ve civarında göçe bağlı emek kıtlığından dolayı tarımsal ücretler yükseliyordu (A&P İzmir 1907 raporu: 10).Ege adaları ve Ege kıyılarından sadece 'de kişinin başta Amerika olmak üzere çeşitli ülkelere göç ettiği tahmin ediliyordu (A&P ızmir raporu: 13). Ayvalık civarından da Amerika'ya göç vardı ve işgücü kıtlığı nedeniyle hem ücretler yükselmekte hem de tarımsal makinelere talep artmaktaydı. Makineleşmeye olumlu yönde etkide bulunan unsurlar

26  iv) Büyük toprak sahipleri : Büyük toprak sahipleri gelirleri sayesinde makineleşme konusunda küçük çiftçilere göre avantajlıydı. Önyargılı olmadıkları ve yeni tekniklere ilgisiz kalmadıkları sürece modem tarım metodlarına geçme konusunda diğer gelir gruplarındaki çiftçilere ön ayak oldular. Edirne'de bir "yerel bey" 1867'de çiftliğinde denemek üzere İngiltere'den buharlı harman makinesi, 1879'da Trakya'da bir 'Türk çiftçisi" İngiliz Ransomes fabrikasından bir harman makinesi ve bir buharlı pulluk getirtmişti. 1880'lerde Adana valisi Abidin Paşa "memleket sandığı" adlı kredi teşkilatı aracılığı ile "kendi çiftlikleri için "İngiltere'ye 6 lokomotif ve 3 harman makinesi ısmarlamış, makineler gelince bir kısmını Adana ve Silifke civarındaki kendi çiftliklerinde kullanıp bir kısmını Yüreğir ovasındaki büyük çiftlik sahiplerine dağıttı.lzmir ve Aydın civarında 1885'ten itibaren yerli büyük toprak sahiplerinin topraklarında modem tarımsal makineler.görülmeye başlandığı bildirili,Çanakkale civarında "zengin çiftçiler" daha iyi tohum ve "daha iyi toprak işleme sistemleri kullanmaya çalışıyor"du

27

28  i) Makine fiyatlarının yüksekliği: Tarımsal makineler 1860'larda da kullanımda olmakla birlikte Anadolu'da 1880'lerden itibaren daha hızlı bir yayılış gösterdi. Ancak bu yayılışı sınırlandıran önemli bir unsur makinelerin yerli çiftçilerin "pahalı" oluşu idi.  ü) Fiyat dışı maliyetler : Makineleşme konusunda fiyat dışı maliyetler de önemliydi. İzmir civarındaki çoğu büyük çiftliğe buharlı tarım 1860'larda gelmiş, fakat "kömürün, makinistlerin ve toprağı temizlemenin" maliyetleri nedeniyle beklenildiği kadar başarılı sonuçlar elde edilememişti. Konya'da at ile çekilir türden tarımsal makineler tercih ediliyor, makinelerin "motorlu olması kaçınılmaz" ise, bu kez de yakıt maliyetlerinden dolayı, "kömür değil petrolle çalışan türden olması" isteniyordu. Dönemin buharlı pulluk türlerinin günde kilogram kömür sarf edilmesi bu isteğin nedenini yansıtmaktadır.  Önyargılar: köylülerin ve tarımsal işçilerin işlerini kaybetme korkusundan kaynaklanıyordu. Daha sonra makinelerin avantajlarını tam olarak kavrayamayan geleneksel düşünce ile beraber "yerli" çiftçilerin isteksizlikleri ve makinelere karşı çıkışları geldi, Makinelerin sağladığı avantajlara inanmaya yanaşmayan 'Türk" toprak sahiplerinin bunların gerçekten işe yaradığına ikna olmaları için özel gösteriler ile "görmeleri" gerekiyordu. Ancak bu gösteriler ya da devletin kurduğu model çiftliklerdeki uygulamalar çoğu zaman yerli nüfusun önyargılarını kıramıyordu Makineleşmeye olumsuz yönde etkide bulunan unsurlar

29  iv) Tamir ve yedek parça sorunlan:1890'lardan itibaren şirketler bu konudaki şikayetleri dikkate alarak tamir imkanlarını devreye sokup satış noktalarında ya da bazı istasyonlarda çiftçilere bakım-tamir imkanları sunuluyor, basit arızaları nasıl giderecekleri anlatıyordu. Zamanla yerel bazı atölyeler de tarımsal makinelerin tamirinde uzmanlaştı. Ancak yine de kapsamlı ve yeterli bir tamir ağından söz etmek olanaksızdı. Tamir ve yedek parça sorunları nedeniyle ülkede ancak ''basit'' teknolojili tarımsal aletler yaygınlık kazanabiliyordu: "...ilk defa 1892 tarihinde İzmir tarikile Anadolu'ya yayılan" Amerikan malı pullukların çok rağbet görmesinde "dökme aksamının yedek olarak köy bakkallarında bile satılması" etkili olmuştu.  v) Uygun karayollarının olmayışı : Anadolu'da 19. yüzyılda genel olarak karayolları yetersizdi. Bu sebeple hem tarımsal üretim en yakın limana düşük bir maliyetle ulaştırılamıyor hem de modem tarımsal makineler iç bölgelere nakledilemiyordu (A&P İstanbul raporu: 9). Konya duvarında harman makineleri getirilmesinin önündeki önemli bir problem bunların "nakledilebileceği uygun yollar olmaması" idi (A&P İstanbul 1906raporuna ekli Konya raporu: 28).

30  kaynak


"TÜRKİYE EKONOMİSİNİN TANZİMATTAN GÜNÜMÜZE TARIMI HAZIRLAYANLAR : VEYSEL ŞİRAZ BÜŞRA ESEN ÖMER DOĞRU HATİCE HİLAL KILINÇ PINAR TAŞDEMİR BÜNYAMİN KAĞAN BAYRAKÇI." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları