Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

İ dris YAVUZYİĞİT AİLE.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "İ dris YAVUZYİĞİT AİLE."— Sunum transkripti:

1 İ dris YAVUZYİĞİT AİLE

2 AİLEYİ AYAKTA TUTAN DURUMLAR VE AİLE YAPISINI BOZAN SEBEPLER 1.Aile nedir? 2.Ailenin toplumsal boyutu 1.Toplumun Temel taşı 2.İnsan yetiştirme okulu 3.Ahlak yuvası, sevgi kaynağı ve huzurun merkezi 4.Kişisel gelişim ve tecrübe okulu 5.Milli ve manevi değerlerle yoğrulan bireyler üreten ve yetiştiren fabrika 3.Ailenin kuruluşu ve dikkat edilmesi gereken durumlar 1.Eş seçimi 2.Evlilikte niyet 3.Araştırma ve uyum devresi: nişan 4.Ailelerin uyumu

3 AİLEYİ AYAKTA TUTAN DURUMLAR VE AİLE YAPISINI BOZAN SEBEPLER 5. Aileyi ayakta tutan ve sağlamlaştıran özellikler 1.Sağlam bir temel, iman, ihlâs ve samimiyet 2.Sevgi Eşin gözlerinin içine bakmak ve şefkat 3.Sadakat ve Güven 4.Anlayış ve hoşgörü 5.Sabır ve tahammül 6.Dua 7.Dile hâkimiyet / “Biz dili”ni kullanmak 8.Yuvanın meyvesi çocuk 9.Günahlardan uzak durmak 10.Hediye 11.Ailelerin anlayışı ve ailelere karşı anlayışlı davranmak 12.Akrabalık ilişkilerini sıcak tutmak

4 AİLEYİ AYAKTA TUTAN DURUMLAR VE AİLE YAPISINI BOZAN SEBEPLER 5. Aile yuvasının yıpranmasına veya dağılmasına sebep olan durumlar 1.Fiili veya psikolojik şiddet 2.İhanet ve aldatma, zina vb. 3.Yalan, iftira, ağız dalaşı, küfür, hakaret, kötü söz ve lakap, dedikodu, su-i zan vb dilin afatları 4.Güven duygusunu kaybetmek, sırları ifşa etmek, kusurları aramak 5.Hep kendini haklı görmek 6.Dinden uzak yaşantı ve din dışı ilişki istekleri 7.Evlilikte dinin etki ve yetkisinin bilinmemesi 8.Ahlaki çöküntü 9.Stres ve günah yoğunluğu 10.İçki, uyuşturucu, kumar vb. kötü alışkanlıklar 11.Tam tanımadan ve ısınmadan veya zorla evlilik 12.Kültür farklılıkları 13.Kişisel yapıların tanınmaması, bencillik, sorumsuzluk, zaman ayıramama… 14.Dijital erozyon, tv, internet… 15.Kısırlık, çocuk sahibi olamamak veya olmamak 16.Ailelerin yersiz müdahaleleri ve baskıları (kaynana, görümce, hala, teyze, kayınbirader…) 17.Eşlerin ailelerini suçlamaları ve her fırsatta bunu dile getirmeleri 18.Tahammülsüzlük ve sabırdan yoksunluk 19.Öfke ve sinir 20.Hatayı itiraf ve özür dileyememek 21.Daha çoğunu isteyip elde etme arzu ve tutkusu 22.Sorunu çözmeye çalışmadan ve iyice düşünmeden boşanmaya karar vermek

5 AİLEYİ AYAKTA TUTAN DURUMLAR VE AİLE YAPISINI BOZAN SEBEPLER 1.Çözüm için yapabileceğimiz neler var 1.Vicdan muhasebesi 2.Sıkça duaya yer verip gecenin en mahrem saatlerinde rabbe kulluğa sarılmak 3.Şefkat ve merhameti anahtar edinmek 4.Tatlı dil ve güler yüz 5.Affedici ve bağışlayıcı olabilmek 6.Kusurları araştırmamak ve rastlayınca örtmek ya da tamir etmek 7.Birlikte ibadet edip kurana sarılmak 8.Yazılıp çizilenlerden istifade etmek 9.Hatırlı ve bilge insanlarla derdimizi paylaşmak ve çözüme gitmek 10.İnşirah ve muavvizeteyn surelerini çokça okumak 11.Anne ve babalara iyilik ve ikramda bulunup ve dualarını almak 12.Akraba ziyaretlerinde bulunarak bereketlenmek 13.Evlerdeki eşyaların yerlerini değiştirmek

6 KUR’AN’DA TANITILAN İNSAN  Allah’ın En Güzel Şekilde Yarattığı Ve Bütün Organlarını Tastamam Yaptığı,  Allah’ın En Güzel Şekilde Yarattığı Ve Bütün Organlarını Tastamam Yaptığı, لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ فى اَحْسَنِ تَقْويمٍ (Tîn 4.)  Tertemiz Rızıklar Verdiği, وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ (Mü'min 64.)  Ruhundan Üfleyerek Şereflendirdiği, ثُمَّ سَوّٰیهُ وَنَفَخَ فيهِ مِنْ رُوحِه (Secde 9)  Allah’ın Muhatap Aldığı Ve Yeryüzünde Halifesi Kabul Ettiği,  Yaratılmışlara Üstün Kıldığı Ve Şan Şeref Sahibi Yaptığı,  Yaratılmışlara Üstün Kıldığı Ve Şan Şeref Sahibi Yaptığı, وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَنى اٰدَمَ …وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلٰى كَثيرٍ مِمَّنْ خَلَقْنَا تَفْضيلًا (İsrâ 70.)  Yaratılan Her Şeyi İstifadesine Sunduğu, اَلَمْ تَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ (Lokman 20.)  Akıl, İrade Ve Özgürlük Verdiği, وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّا اُولُوا الْاَلْبَابِ (Bakara 269.)  Peygamberler Ve Kitaplar Göndermek Suretiyle Doğru Yolu Gösterdiği, فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ (A'raf 158.)  İradeli Ve Bilinçli Olarak İman Ve İbadet Etmesini İstediği,  İradeli Ve Bilinçli Olarak İman Ve İbadet Etmesini İstediği, وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ (Zâriyât 6.)  İyilik Yapanları Mükâfatlandırıp Kötülük Yapanları Cezalandıracağı Ve Sorumlu Kıldığı Varlıktır وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ ﴿٨﴾ فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ ﴿٧﴾ (Zilzâl 7-8)  11. Allah’ın tertemiz fıtrat üzere yarattığı ve Şah damarından daha yakın olduğunu bildirdiği varlıktır.

7 “YARATAN” VE YARATILAN Allah’ın yeryüzüne insan olarak gönderdiği her varlık, varoluş itibarı ile onurlu yaratılmıştır. Yaratılışından itibaren onur simgesi olan insan, Allahın muhatap kabul ettiği ve onurunu en iyi şekilde koruyacağı bir takım ilahi hitap, emir ve yasaklara muhatap tutulmuştur. Zira yaratan Allah, yaratılan insandır. İnsan, insanlık şeref ve haysiyetini, onur ve kerametini Allah ve peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.)’in öğretilerinde bulmuş, onunla yücelmiş, varlıklar arasında hak ettiği konumu almıştır.

8 ONUR VE İNSAN nsanın, Allah’ın kendisini yarattığı, “İnsanın, Allah’ın kendisini yarattığı, saf ve masum hali, salim fıtratı koruyabilecek ölçüde bir hayat yaşamak ve başkalarına yaşatabilmektir yaşamak ve başkalarına yaşatabilmektir.”

9 EŞLER “SEVGİ VE MERHAMET” İÇİN YARATILMIŞ وَمِنْ اٰيَاتِه اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا لِتَسْكُنُوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةً aranızda sevgi ve merhamet koyması Kaynaşmanız için size, kendi (cinsi)nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet koyması da O'nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır. ” (Rum, 30/21).

10 AİLE Aile, toplumun yapı taşı; temeli; aynası; kalbi; kendisidir.

11 AİLE nasıl olması ve olmaması Kur’an ailenin nasıl olması ve olmaması gerektiğini en ince ayrıntılarıyla yer verdiği örnekleriyle bizlere açıklamıştır. Aile Fiziksel birliktelikten ziyade, Aynı yolun yolcusu olmak, gönül birliği etmek ve Allah’ın rızasına yakışır bir yaşamı paylaşmak ve duygusal bir bütünlük oluşturmaktır.

12 “PEYGAMBERLER” Bütün peygamberler aileleriyle bütünleşmiş değil midir? İbrahim Peygamber’in baba şefkati ile bereketli sofrasının etrafında ailesini ve misafirlerini toplaması, herkesten önce babası Azer’i tevhide davet etmesi… Yusuf Peygamber’in yaptıkları her şeye rağmen kardeşlerini affetmesi, Yakub Peygamber’in çocukları Yusuf ve Bünyamin için çırpınışı ve döktüğü gözyaşları… Nuh Aleyhisselâm’ın oğlu için yalvarıp yakarması, hep aile bağlarının izah edilemeyen gizli gücünün ifadesi değil midir?

13 AİLE Aile olmak, bir bütünü tamamlamak demektir. Kur’an’ın ifadesiyle eşlerin birbirlerine örtü olmaları demektir. Eş olmak, kişinin kendi eksikliğini kabul edip eşiyle tamamlanması, kemale doğru adım atması, eşinin onu bir örtü gibi sarıp sarmalamasıdır. Aile Allah’ın en büyük nimetlerindendir. Muhabbetin, neşenin ve lezzetin paylaşılarak kıymet kazandığı yerdir. Aile inanan bir insan için bereketin hiç kapanmadığı bir kapıdır. Bu kapıdan dualarla girmek, sevgi, şefkat ve merhamet duygularıyla yuvayı mamur etmek gerekir.

14 DENİZE ATILAN TAŞ Aile, rahmet denizine atılan bir taştır. Hani denize taş attığımızda taşın düştüğü yerden dışarıya doğru önce küçük sonra giderek büyüyen ve tüm âlemi kucaklarcasına yayılan daireler oluşur ya! Evlilik de böyledir. Bir evlilik ile insan önce eşi ve çocuklarıyla bir daire çizer, sonra anne ve babaları, kardeşleri, amca, teyze ve halalarıyla bu daire daha geniş dairelerle çevrelenir.

15 DENİZE ATILAN TAŞ Bir evliliğin bereketiyle pek çok insan birbiriyle kaynaşır, hısım olmanın tadına varır. Allah Resûlü şöyle buyurur: “Akrabalık ilişkilerinizi sürdürebilmeniz için sülalenizi tanıyınız. Çünkü akrabalar arası bağların canlı tutulması ailede sevgi bağlarını güçlendirir, insanı varlıklı kılar, ömrü uzatır.” (Tirmizî, Birr ve sıla, 49)

16 “AİLE” DİYİP GEÇME Aile: nişan, düğün, nikah gibi evlilik müesseseleriyle kurulan; Fedakarlık, sevgi, saygı, merhamet, cesaret, çalışkanlık, dürüstlük, yardımseverlik, mertlik, adalet, güven ve bağlılık Fedakarlık, sevgi, saygı, merhamet, cesaret, çalışkanlık, dürüstlük, yardımseverlik, mertlik, adalet, güven ve bağlılık gibi duyguların yerleştiği; Aile; anne babaya hürmet; yetim ve kimsesizleri gözetip kollamak; Akraba ilişkilerine bağlılık ve ziyaret; Misafire ikram ve hürmet; büyükleri sayıp küçükleri sevmek; Doğru Davranışlar elde etmek ve adaleti tesis etmek gibi değerleri üreten ve öğreten; iftira, alay, haset etmek, kibirlenmek, kötü lakaplar takmak, dedi kodu yapmak, yalan söylemek gibi dine ve ahlaka aykırı davranışların kötü olduğunun öğrenilip yaşantı haline geldiği bir kurum ve müessesedir.

17 “AİLE” KURUMU İlk aileyi, ilk insan Hz. Âdem (a.s.) ile Hz. Havva validemiz kurmuştur. O zamandan beri aile müessesesi olgunlaşmış ve gelişmiştir. Âile, sevgi, saygı, şefkat, fedakârlık ve birlik ocağıdır. Âile yuvası okuldur, mesciddir; huzur evi ve çocuk yuvasıdır. Ailenin en temel iki üyesi kadın ve erkektir. meşru bir evlilik İnsan neslinin devamı, nesebin muhafazası, toplumu meydana getiren ve toplumun temel taşı olan aile müessesesinin kurulması meşru bir evlilik le mümkün olur. Evliliğin ilk temel şartı ise nikah tır.

18 AİLE “NİKAH”LA KURULUR Hz. Aişe’nin naklettiği bir hadiste şöyle buyurulmuştur: "‏ النِّكَاحُ مِنْ سُنَّتِي فَمَنْ لَمْ يَعْمَلْ بِسُنَّتِي فَلَيْسَ مِنِّي وَتَزَوَّجُوا فَإِنِّي مُكَاثِرٌ بِكُمُ الأُمَمَ ‏"‏ ‏ Çünkü ben kıyamet gününde diğer ümmetlere karşı sizin çoğunluğunuzla övüneceğim. “Nikah benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir. Evleniniz. Çünkü ben kıyamet gününde diğer ümmetlere karşı sizin çoğunluğunuzla övüneceğim....” (İbn Mace, Nikah, 1/1919)

19 “NİKAH” KOLAYLAŞTIRILMALI خَيْرُ النِّكَاحِ أَيْسَرُهُ “ Nikahın en hayırlısı, kolay ve külfetsiz olanıdır ” Ebu Davud, Nikâh, 31. II, 591.

20 “TEMELİ SAĞLAM” YUVA KURMALI تُنْكَحُ الْمَرأةُ لارْبَعِ خِصَالِ: لِمَالِهَا، وَلِحَسَبِهَا، وَلِجَمَالِهَا، وَلِدِينِهَا. فَأظْفَرْ بِذَاتِ الْدِّينِ، تَرِبَتْ يَدَاكَ. Ebu Hureyre (r.a) anlatıyor: "Rasulullah (a.s) buyurdular ki: " Kadın dört özelliği için nikahlanır :  Malı, Nesebi (Asalet-Soy), Güzelliği, ve  Dini İçin. dindar ahlaklı Sen dindar ve ahlaklı olanı seç de huzur bul.” (Buharî, Nikah 15)

21 “SALİH” VE “SALİHA” EŞ اَلْدُّنْيَا مَتَاعٌ، وَخَيْرُ مَتَاعِ الدُّنْيَا الْمَرْأةُ الصَّالِحَةُ Rasulullah (a.s) buyurdular ki: “Dünya bir meta'dır. Dünya metaının en hayırlısı saliha kadındır.” (Müslim, Rada 64, (1467); Nesaî, Nikah 15, (6, 69)) Kız doğduğunda babasına cennet kapısı açılır; Evlendiğinde kacasının imanının yarısı tamamlanır; Anne olduğunda cennet ayaklarına serilir…

22 “HAKK” VE “EMANET” Peygamberimiz Veda Haccı’nda bir konuşma yapmış, karı-koca hakları hususunda şöyle buyurmuştur : أَلَا إِنَّ لَكُمْ عَلَى نِسَائِكُمْ حَقًّا وَلِنِسَائِكُمْ عَلَيْكُمْ حَقًّا.... “Ey insanlar! Kadınların haklarına riayet etmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı size tavsiye ederim. Siz kadınları Allah emaneti olarak aldınız. Onların iffet ve ismetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde haklarınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır.” (Tirmizî, Tefsîr Tevbe, (3087)

23 “AİLE”SİNE HAYIRLI OLAN أكْمَلُ المُؤمِنِينَ إيمَاناً أحْسَنُهُمْ خُلُقاً، وَخِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لاهْلِهِ Hz. Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor: Rasulullah (a.s) buyurdular ki: " Mü'minler arasında imanca en kâmil olanı, ahlâkça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır ailesine hayırlı olandır. ” (Tirmizî, Radâ 11)

24 KADIN İNSANLIK İÇİN MÜJDEDİR Kız doğduğunda babasına cennet kapısı açılır; Evlendiğinde kacasının imanının yarısı tamamlanır; Anne olduğunda cennet ayaklarına serilir… Sevgiyi de tükettik, rahmeti de. Şiddeti iletişim dili hâline getirince ne huzur kaldı, ne onur, hanelerimizde. Yılanı bile deliğinden çıkaracak kadar etkili olan tatlı dilimizi eleştiri, hakaret, küçümseme ve daha nice yanlışlarda kullanarak kırdık birbirimizi.

25 İBADETLER AİLEVİ EKSİKLİKLERİMİZ İÇİN KEFFARETTİR Huzeyfe’den nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Kişinin ailesi, malı, nefsi, çocuğu ve Komşusu ile imtihanı var ya; oruç, namaz, sadaka ve iyiliği emredip kötülükten sakındırma işte bu imtihan için kefaret olur.” (Buhârî, Mevâkîtu’s-salât, 4)

26 “MUTLULU AİLE”

27 “5 S” VE “MUTLULU AİLE”  Sevgi  Saygı  Sabır  Sadakat  Sorumluluk  Barış  İnanç  Sevgi  Umut

28 BİZ BU “MÜJDE”YE NASIL DAVRANIYORUZ “KRİSTALLERİ İNCİTME” 2011 yılında kadına ve çocuğa karşı öldürme töre namus adına cinayet işlendi 2011 yılında kadına karşı kasten yaralama yılında kadına karşı cinsel saldırı وَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ Aramıza sevgiyi sen koymuştun, (Enfâl 63) Rabbim.

29

30 AİLE İÇİN HER ŞEYİ YAPMAK Allah Resûlü şöyle buyurur: “Ailesini savunurken ölen şehittir.” (Nesâî, Muhârebe, 23) İnsan gerektiğinde ailesi için canını bile feda edebilmelidir. Aile; vefanın fedakârlıkla, imanın ihsanla, bilginin hikmetle, sevginin hürmetle harmanlandığı yerdir. Aile ayakta kalmalıdır. Aile ayaktaysa toplum da sağlamdır. Hz. Peygamber şöyle buyurarak: “Kadını kocası aleyhinde kışkırtan bizden değildir.” (Ebû Dâvûd, Talâk, 1) aileye dışarıdan yapılan müdahalelerin tehlikesine işaret eder.

31 EŞİN HİÇ GÜZEL TARAFI YOK MU? لا َيَفْرُكُ مُؤْمِنٌ مُؤْمِنَةٌ. إِنْ كَرِهَ مِنْهَا خُلْقًا رَضِىَ آخَرَ Rasulullah (a.s) buyurdular ki: "Bir mü'min erkek, bir mü'min kadına buğzetmesin. Çünkü onun bir huyunu beğenmezse başka bir huyunu beğenir." (Müslim, Radâ 61, (1469)

32 BARIŞ ELÇİLİĞİ Ailenin mutluluğu için gerekli özveri gösterilmesine rağmen eşler arasında hâlâ önü alınamayan problemler devam ederse, iki tarafın ailelerinden sevgiyi ve bağlılığı küllerinden arındıracak adil ve ileri görüşlü kişilere iş düşer. وَاِنْ خِفْتُمْ شِقَاقَ بَيْنِهِمَا فَابْعَثُوا حَكَمًا مِنْ اَهْلِه وَحَكَمًا مِنْ اَهْلِهَا اِنْ يُريدَا اِصْلَاحًا يُوَفِّقِ اللّٰهُ بَيْنَهُمَا اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَليمًا خَبيرًا “Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar barıştırmak isterlerse Allah aralarını bulur; şüphesiz Allah her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır.” (Nisâ, 4/35)

33 BOŞANMAK!!! Bir aileyi kurtarmak için her şey yapıldıktan sonra boşanma nihâî çaredir. Belki de çaresizliğin bir ifadesidir ve her ne kadar helâl kılınmışsa da Allah’ın asla hoşlanmadığı bir adımdır. (Ebû Dâvûd, Talâk, 3)

34 BOŞANMA ORANLARIMIZ 2012 yılında evlilik olayı meydana gelmiş; Zina, aldatma, sorumsuzluk, Cana kast, dayak ve Kötü muamele, şiddet ve haysiyetsizlik, içki ve kumar, eşlerin ailelerine karşı saygısızlık, çocuk olmaması, Terk, Akıl hastalığı, evin geçimini sağlayamama, eşin ailesinin karışması, Geçimsizlik vb. nedenlerle boşanma meydana gelmiş. Aile ve sosyal politikalar bakanlığının yaptığı çalışmalara göre boşanan kişilerin %85’i yeniden evleniyor. Araştırma bize şunu gösteriyor ki boşanmak çözüm değil. Evli olanlar yalnız yaşayamıyorlar. Evlenirken yeterli araştırma ve hazırlıkları yapmamamız bunun sebeplerinden birisidir. Çünkü boşanmaların % 40’ı evliliğin ilk 5 yılında gerçekleşiyor. Boşananların % 17’si tekrar boşandıkları eşleriyle evleniyorlar. Bu da bize yeterince düşünmeden çok çabuk boşanmaya karar verildiğini, sabrın yeterince gösterilmediğini, kızgınlık ve öfke ile alınan kararların neticesinin çok kötü olduğunu göstermektedir.

35 “İHMAL” Peygamberimiz: “ Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter.” ” ( Ebû Dâvûd, Zekât, 45 )

36 “KÜSLÜK” Hz. Fâtıma ile eşi tartışmışlardı. Oysa Hz. Ali eşini ne de çok severdi. Allah Resûlü, kızı Fâtıma’nın evine geldi. Ali’yi aradı gözleri “Amcanın oğlu nerede?” diye sordu. Hz. Fâtıma babasının sorusuna, “Aramızda bir şey var. Bana kızdı, çıkıp gitti. Gündüz uykusunu yanımda uyumadı.” diye cevap verdi. Allah Resûlü Ali’yi arattı. “Ali mescitte.” dediler. Allah Resûlü mescide vardığında Hz. Ali “Mescidin bir köşesinde kıvrılmış uyuyordu”. Üstündeki urbanın sırtından kaydığını ve sırtının toz toprak içinde olduğunu gören peygamberimiz ona yaklaştı. Hz. Ali’nin üzerindeki toprağı silkelerken “Kalk Ebu’t-türâb! (toprağın babası)” diyeseslenerek ona lâtife ediyordu. O günden sonra Hz. Ali için bu ad en güzel unvan olmuştur. Huzursuzluk, Peygamber’in sevgi ve rahmet eliyle sükûnet ve ferahlığa Dönüşmüş, Taraf olmadan barış içinde, bir anlık öfkeden doğan kırgınlığı merhamet duygularıyla silmiş ve Hz. Ali ile Fâtıma’ya aile olduklarını hatırlatmıştır.

37 “KÜSLÜK” “Allah’ım! Bu anlaşmayı bereketli ve mübarek kıl. Yeni evlenen çifti ülfet, muhabbet ve bağlılık duygularıyla kaynaştır. Aralarına nefret, fitne ve ayrılığın girmesine izin verme. Tıpkı Âdem ile Havva’yı, Muhammed (sav) ile Haticetü’l- Kübrâ’yı ve Ali ile Fâtımatü’z-Zehrâ’yı kaynaştırdığın gibi...” İşte gönüllere akan bir dua! Gönülleri saran bir dua! O güzel yuvalara duyulan özlemi dile getiren bir dua!

38 ANNE VE EVLAT Peygamberimiz: “ Anne ile evlâdının arasını ayıranın, Allah da kıyamet günü sevdikleriyle arasını ayırır. ” (Dârimî, Siyer, 39)

39 EŞİNİN YÜZÜNE ŞEFKATLE BAK “Kişi zevcesinin yüzüne sevgi ve merhametle baktığı vakit zevcesi de onun yüzüne aynı duygularla bakarsa Allah her ikisine de rahmet nazarıyla bakar. Keza erkek hanımının ellerini avucuna alınca, o da zevcinin ellerini tutarsa parmaklarının arasından günahları dökülür.” (Feyzü'l-Kadir, 2/333.)

40 EŞİNİN YÜZÜNE ŞEFKATLE BAK مَنْ لا يرْحَم النَّاس لا يرْحمْهُ اللَّه İnsanlara merhamet göstermeyen kimseye “ İnsanlara merhamet göstermeyen kimseye Allah da merhamet etmez Allah da merhamet etmez.” (Buhârî, Edeb 18) İnsanoğlu, Allah’ın yapısıdır, bu yapıyı yıkan, “İnsanoğlu, Allah’ın yapısıdır, bu yapıyı yıkan, ona karşı şiddet gösteren mel’ûndur ona karşı şiddet gösteren mel’ûndur.” HZ. Mevlana der ki: “Dertli insan, içi duman dolu odaya benzer. Onu dinlemek o odaya bir pencere açmak gibidir.” Yunus Emre: “ Yaratılanı hoş gör, yaratandan ötürü.”

41 EŞİMİZE KARŞI “ÜSTÜNLÜĞÜMÜZ” يَا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثٰى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ اَتْقٰیكُمْ اِنَّ اللّٰهَ عَليمٌ خَبيرٌ “ Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en üstün/değerli olanınız, O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır.” (Hucurat 13)

42 PEYGAMBERİN “MÜSLÜMAN” TANIMI المسلِمُ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ، وَالْمُؤمِنُ مَنْ أمِنهُ الناسُ على دمائهم وأمْوَالِهِمْ " Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir. Mü'min de, halkın, can ve mallarını kendisine karşı emniyette bildikleri kimsedi r." (Tirmizî, İman 12) Biz güven duygumuzu kaybettik. Elimizi ve dillerimizi eşlerimize ve çocuklarımıza fütursuzca uzattık. Eşiniz kızgın iken, siz sakin olun. “Eşiniz kızgın iken, siz sakin olun. Biriniz ateş iken diğeriniz su olmalı Biriniz ateş iken diğeriniz su olmalı” (Hz. Ömer)

43 PEYGAMBERİN “MÜSLÜMAN” TANIMI لَا يَسْخَرْ قَوْمٌ مِنْ قَوْمٍ عَسٰى اَنْ يَكُونُوا خَيْرًا مِنْهُمْ وَلَا تَلْمِزُوا اَنْفُسَكُمْ وَلَا تَنَابَزُوا بِالْاَلْقَابِ يَا اَيُّهَا الَّذينَ اٰمَنُوا اجْتَنِبُوا كَثيرًا مِنَ الظَّنِّ اِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ اِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَبْ بَعْضُكُمْ بَعْضًا Eşlerimizle; sığar mı evlilik müessesine? Alay etmek, kötü isim takmak, su-i zan’da bulunmak, kusurlarını araştırmak, gizli hallerini deşmek, arkadan çekiştirmek sığar mı evlilik müessesine? (Hucurât, 49/10-12)

44 خَيْرُ النَّاسِ مَنْ اَنْفَعُهُمْ لِالنَّاسِ “ İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.” (Buhari, Megazi, 35) لَا تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلَا تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا “Allah'a yemin ederim ki; sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek iman etmiş olamazsınız gerçek iman etmiş olamazsınız." (Müslim, İman, 81) EŞİMİZİ “SEVMEK”

45 GÜZEL DÜŞÜNMEK "Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.’’ Kocasının Sevgisini Merak Eden Kadın Kadın gazete okuyan kocasına kendini ne kadar sevdiğini sormuş; -Beni ne kadar seviyorsun ? Adam:- Dünyalar kadar! Kadın üzülmüş, suratı asılmış. Eşi sormuş; - Neden üzüldün hanım? -Geçen gün babam, “Bu dünya beş para etmez.” demişti de… Birbirinize küseceğinize şeytanı küstürün, şeytana surat asın. Küsmek güçsüzlüktür, insanların kaçamak noktasıdır.

46 SORUN BİZDE OLABİLİR Temel doktora gitmiş: -Doktor bey, bizum Fadime sağır herhalde, sorularıma cevap vermeyi... -Doktor: - Eşinizin sağırlık derecesini ölçelim. Siz bir soru sorun, duymaz ise beş adım yaklaşıp soruyu tekrarlayın. Ne kadar mesafede duyuyor bilelim. -Temel, deneme yapmak için eve gittiğinde Fadime'yi yemek yaparken bulmuş: - Karıcuğum bugün yemekte ne var? -Ses yok... Beş adım yaklaşıp bir daha sormuş. Çıt yok... Bir beş adım daha yaklaşıp yine sormuş: - Kız Fadime saa diyrum, yemekte ne var? - Bak Temel, dördüncü kez söyliyrum, yemekte hamsili pilav var...

47 SORUN BİZDE OLABİLİR Temel doktora gitmiş. - Hastayım doktor, çok hastayım, vücudumun her yeri ağrıyor, nereme dokunsam sızım sızım sızlıyor, dökülüyor... Doktor: - Nasıl hastalık o, tüm vücudunu saran, ağrıtan? Temel parmağının ucuyla kafasına dokunmuş. -Ay ay ay...Sonra göğsüne parmağını basmış ve yine acıyla bağırmış. Sonra beline, yine acıdan allak bullak olmuş, sonra bacaklarına... Temel parmağını neresine dokundursa ağrıyla irkiliyormuş... Doktor daha fazla dayanamamış. - Ver bakayım şu elini, demiş; Bak oğlum senin parmağın kırık...

48 İNCİTME “GÖNÜL” BestamiYAZGAN

49 MECNUN’UN LEYLA’SINA BAKIŞI GİBİ EŞİMİZE BAKMAK Mecnun Leyla’ya çok aşıktır, ondan başkasını görmez gözü. Nereye baksa orada Leyla, dağlarda, taşlarda, duyduğu her seste, aldığı her nefeste Leyla, dilinden dökülen her sözde Leyla… Bir gün insanlar Leyla’nın çok çelimsiz, zayıf, birazda çirkin olduğunu görüp dile getirdiklerinde mecnun onlara “siz bir de benim gözümle bakın” dediği gibi Eşlerimizi her haliyle kabullenip kuranın ifadesiyle birbirimize örtü olabilsek… Erkekle kadın birbirlerinin eksiklerini tamamlayan bir elmanın iki yarısı gibidirler. هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَاَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّ "Onlar (hanımlar) sizin için bir elbise; siz de onlar için bir elbisesiniz.“ (2/Bakara, 187)

50 KIYAMET GÜNÜ HESABIN VAR VE İMTİHAN… يَوْمَ يَفِرُّ الْمَرْءُ مِنْ اَخيهِ ﴿٣٤﴾ وَاُمِّه وَاَبيهِ ﴿٣٥﴾ وَصَاحِبَتِه وَبَنيهِ ﴿٣٦﴾ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَاْنٌ يُغْنيهِ ﴿٣٧﴾ وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُسْفِرَةٌ ﴿٣٨﴾ ضَاحِكَةٌ مُسْتَبْشِرَةٌ ﴿٣٩﴾ وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ ﴿٤٠﴾ تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ ﴿٤١﴾ اُولٰئِكَ هُمُ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ ﴿٤٢﴾ “Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır. O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar, Gülerler, sevinirler. O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler. Onları bir siyahlık bürür. İşte onlar, kâfirlerdir, günaha dalanlardır.” (Abese 33-42)

51 PEYGAMBER ÖRNEKLİĞİNDE BİR AİLEMİZ OLMASI İÇİN لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فى رَسُولِ اللّهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّهَ وَالْيَوْمَ الْاخِرَ وَذَكَرَ اللّهَ كَثيرًا "Gerçekten sizin için, Allah'a ve Ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için Allah'ın Rasülü'nde çok güzel bir örnek vardır." (Ahzab, 33/21) O'nu örnek almak onun gibi insan olmak, onun gibi eş olmak, onun gibi baba olmak, onun gibi dede olmak ve onun gibi davranmak demektir;  Güvenilir olmak demek,  Affedici olmak demek,  Merhametli olmak demek,  Hoşgörülü olmak demek,  Sözünde durmak demek,  Cömert olmak demek,  Alçakgönüllü olmak demek,  Çalışkan olmak demek,  Dosdoğru olmak demek,  Adaletli olmak demek,  Vefakar olmak demek,

52 HEP “AİLE” İÇİNDEYİZ Aile kurmuş, ebeveyn olmuş, çocuk evlendirmiş, torun sahibi olmuş insanlar bir an hayatlarına dönüp baktıklarında, aslında her an bir ailenin içinde bulunduklarını göreceklerdir. Doğduklarında bir ailenin içine doğmuşlardır, sonrasında bir aile büyütmüştür onları. Evlenince aile olmuşlar, evlâtlarını evlendirince aileleri büyümüştür. Aslında hiçbir zaman yoktan bir aile kurmamışlar, her zaman aile içinde var olmuşlardır. Hep aile sarmıştır etraflarını. Aile, Allah’ın onlara doğduklarında sunduğu ve kendilerinin ancak sonradan kavradığı bir merhamet yumağıdır. Anlarlar ki ölüm, dünyadan değil, aileden ayrılmaktır. Dünya ve dışarısı soğuktur, aile ve içerisi sıcak…

53 VE ÇOCUK… Eşler evlenirken bir erkek ve dişidirler. Vasıf ve sıfatları sadece “eş” olmaktır. Nikah birlikteliği ile oluşan ailenin temelidir. Ama dünyaya kendileri vasıtasıyla bir can bir nefes geldiğinde isimleri, sıfatları ve duyguları değişir. Rabbim onları “emin” kabul etmiş ve bir can “emanet” etmiştir. Tıpkı hayatın yeşermesi için nasıl toprağı görevlendirmiş ise insan soyunun geleceğe taşınması için de aileyi görevlendirmiştir. Aileye en güzel tohumu emanet etmiştir.

54 ANNE OLMAK… Eş, kadın “anne” olmuştur artık. Rabbimizin “rahim” sıfatını kuşanır ve şefkat abidesi olarak bağrını açar yeni dünyaya gözlerini açan “can”a. Ve anne, ağzına atmak üzere olduğu hurmayı kendisinden isteyen yavrularına kıyamayıp bölüştürür de, bu davranışı ile cenneti kazanır. Anne Fedakârdır; emeğinin hesabını tutmaz. Sevgi doludur; yüreğinin kapısını kapamaz. Affedicidir; kucağından geri çevirmez. Annenin adımları cennete öylesine yakındır ki Peygamber efendimiz “anneye hizmeti cihat” olarak adlandırır. (Ebû Dâvûd, Cihâd, 31)

55 BABA OLMAK… Erkek baba vasfıyla sıfatlanmıştır artık. Fedakarlık ve merhamet duygularıyla paylaşmanın en tarifsiz haz ve lezzetlerini sunar, canından can kattığı Allah’ın emanetine. Nimeti ailesiyle paylaşan, iyiliği evine hakim kılan, saygı, güven, rahmet anahtarı, terbiye kaynağı, ailesini her türlü kötülük ve günahlardan koruyan siperdir. Ve babalık ev halkı arasında adaleti gözetip kıyamet günü Rahman’ın sağ tarafında nurdan bir minberde oturma hakkı kazanacaktır. (Müslim, İmâre, 18) Çünkü topluma mal olacak bir adaletin temelini atmaktadır. Ve duası kabul olan insaf sahibi insanlar olur anne ve baba, yavruları için.

56 BABA OLMAK… Dedeler ve nineler sevgi yumağı gibi ailenin üzerini bürürler. Bir nefes bin mutluluk uçuşturur rahmanın kullarının kalplerine… Ve imtihan… Doğan minik yavruyla birlikte. “annelik”, “babalık” ve sorumluluk… Ailenin en önemli rızkı, cennetten birer meyve olan çocuklardır. Çocukların ağzı dualı anne ve babaları, bu cennet meyvesinin kıymetini hiç bilmez olur mu?

57 ÇOCUKLARIMIZ Hz. Peygamber (s.a.v.), çocukları çok sever, onları gördüğünde neşelenir, onlara selam verir, hal ve hatırlarını sorar, onlarla konuşur, şakalaşır, oynar, onlarla adeta çocuklaşır, aralarında herhangi bir sebeple ayrım yapmaz ve yapılmasını da istemezdi… Çocuk, Yarın hesabını vereceğimiz emanetimizdir, cennet kokumuz, göz aydınlığımızdır.

58 ÇOCUKLARIMIZ ÇOCUĞUN ONURU DOKUNULMAZDI: Yılda yaklaşık olarak 50 milyon cocuk sadece kürtaj sebebiyle daha dünyaya gelmeden hayat haklarından mahrum kalmaktadır. (WHO) yılda ortalama 7 bin çocuk tecavüz ve tacize Adalet Bakanlığı verilerine göre de yılda ortalama 7 bin çocuk tecavüz ve tacize uğruyor. Türkiye’de ilk kez yapılan araştırma, ülke genelinde toplam 30 bin 891 çocuğun hayatını sokaklarda devam ettirdiğine dikkat çekiyor. Tahminlere göre 2002 yılında tüm dünyada çocuk cinayete kurban gitmiştir. Sigara, Hap, Alkol, Esrar, Eroin, Kokain vb nedenlerle adliyelere sevk edilen çocuk sayısı:

59 YETİM VE KİMSESİZ ÇOCUKLARIMIZ Hz. Peygamber’in sevgi, şefkat ve merhameti toplumdaki yetim ve kimsesiz çocukları da kuşatmıştır. Yetim ve kimsesizlere hep acınır. Oysa unutulmaması gerekir ki onlar, bizler için bu toplumda Allah’ın rızasını kazanmamıza vesile olacak birer can simididirler.

60 YETİM VE KİMSESİZ ÇOCUKLARIMIZ Sevgi ve şefkat, insan kalbinin merhemidir. Sevgi, saygı ve merhamet duygusundan uzak olan kimseler, katı yürekli olmanın yolunu tutmuşlar demektir. Bu duruma düşenler derhal bundan kurtulmanın çarelerini aramaya koyulmalıdırlar. Hz. Peygamber’e bir sahâbî gelerek kalbinin katılaştığını hissettiğinden şikayet etti. Allah elçisi, ona: - “Kalbinin yumuşamasını istersen yoksulları doyur ve yetim başını okşa,” buyurdu. (İbn Hanbel, II, 263, 387. ) Ahmed b. Hanbel’in Müsned’indeki bir başka rivayete göre ise; “Kim, Allah için bir yetimin başını şefkatle okşarsa, elinin değdiği her saç teline karşılık o kişiye sevap verilir,” diyerek bu ilgi ve sevgiye ihtiyacı olan çocuklara fiziki temasın önemine dikkat çekmiştir. (İbn Hanbel, V, 250, 265 krş. IV, 3.)

61 YETİM VE KİMSESİZ ÇOCUKLARIMIZ Anne babanın sahip çıkmadığı yada hayatlarını kaybedip akrabaların sahip çıkmadığı Koruma altına alınan, sevgi evleri, çocuk evi, çocuk yuvası, erkek ve kız yetiştirme yurtlarında fiilen kayıtlı kişi var.

62


"İ dris YAVUZYİĞİT AİLE." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları