Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

EDİMSEL (OPERANT) KOŞULLANMA Dr. Mustafa TOPRAK. Edimsel Koşullanma - SKINNER.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "EDİMSEL (OPERANT) KOŞULLANMA Dr. Mustafa TOPRAK. Edimsel Koşullanma - SKINNER."— Sunum transkripti:

1 EDİMSEL (OPERANT) KOŞULLANMA Dr. Mustafa TOPRAK

2 Edimsel Koşullanma - SKINNER

3

4 ■Düzenek içinde organizmanın belirli ses ya da ışığın yanıp yanmama durumuna göre manivelaya basması halinde bir parça yiyecekle ödüllendirilmekte ya da elektrik akımına kapılmaktadır. ■Kutu içindeki fare ışık sönükken manivelaya basarsa elektrik çarpar, ışık açılınca manivelaya basarsa yiyecekle ödüllendirilmektedir. ■Fare ışık yandığında manivelaya basmaktadır. Işık sönükken ise manivelaya basmamaktadır. ■Oluşan tepki bir klasik koşullanma tepkisi değil, tamamen bilinçli olarak gerçekleşen bir edimsel koşullanma hareketidir.

5 Edimsel Koşullanma - SKINNER ■https://www.youtube.com/watch?v=ZpSxJw0BFZshttps://www.youtube.com/watch?v=ZpSxJw0BFZs

6 Edimsel (Operant) Koşullanma - ■Organizmanın davranışını, davranışın ortaya çıkardığı sonuç belirlemektedir. Önce tepki (davranış) veriyor uyarana göre davranış. (U-T yerine T-U). ■SONUÇLAR DAVRANIŞI ŞEKİLLENDİRİR.

7 Edimsel (Operant) Koşullanma - ■Edimsel Davranışta, tepkisel davranıştan farklı olarak organizma önce bir davranışta bulunur. Bu davranış herhangi bir uyarıcı olmadan, kendiliğinden yapılır, ardından yapılan davranışa göre uyarıcı verilir. Organizma davranışın ardından gelen uyarıcıyı beğenirse davranışı tekrar eder, beğenmezse tekrarlamaz. Yani davranışı ortaya çıkarttığı sonuçları kontrol eder. –O gün okula giderken saçınıza jöle sürdünüz. Bütün arkadaşlarınız saçınıza sürdüğünüz jölenin size çok yakıştığını söyledi. O günden sonra ne yaparsınız?

8 Tepkisel ve Edimsel Koşullanma Arasındaki Farklar Tepkisel Koşullanma ■Önce Uyarıcı, sonra Tepki vardır. ■Organizma pasiftir. ■Reflekseler ve duygular üzerinde etkilidir. ■O türe ait bütün organizmalar aynı tepkiyi verir. ■Uyarıcının mutlaka bilinmesi gerekir. Edimsel Koşullanma ■Önce Tepki, sonra Uyarıcı vardır. ■Organizma aktiftir. ■Psikomotor davranışlar üzerinde etkilidir. ■Bireysel farklılıklar vardır. ■ Uyarıcı net olmayabilir.

9 Edimsel Koşullanma İlkeleri 1. Bir davranışın sürekliliğini sağlayan, o davranışın sonuçlarıdır. 2. Davranışların sürekliliğini sağlayan uyaranlar her zaman belirgin değildir. 3. Davranış, kendisinin ortaya çıkarttığı uyarandan etkilenir. 4. Organizmanın davranışları dış uyaranlara bağlı değildir. Birçok davranış uyaran olmadan ortaya çıkar. 5. Organizmanın davranışlarının birçoğu bilinçli tepkilerdir. 6. Davranışın sonucu öğrenmede belirleyicidir. Ödül getiren, cezadan koruyan davranışlar kalıcılaşır (tekrarlanır), ceza getiren davranışlar kaybolur.

10 A. Edimsel (Operant) Koşullanma Süreci ■“Skinner Kutusu” Deneyi ■Deneyde, aç bırakılan bir fare, düzeneği önceden hazırlanmış deney kutusuna bırakılır. Deney kutusunda, istenildiğinde yakılabilen ışık, dokunulduğunda kutuya peynir düşüren bir manivela ve ayrıca kutunun tabanında elektrik şoku düzeneği vardır. Fare kutunun içinde dolaşırken “tesadüfen” manivelaya dokunur ve bunun üzerine kutuya bir parça peynir düşer. ■Birkaç benzer davranıştan sonra farenin kafes içindeki dolaşma alanı daha çok manivelanın olduğu bölgede yoğunlaşır. Daha sonra fare manivela ile peynir arasında bağlantıyı kurarak, istediği zaman peynire ulaşmayı öğrenir.

11 B. Edimsel Koşullanmada Temel Kavramlar ■1. Sönme ■Aynı tepkisel koşullanma sürecinde olduğu gibi, pekiştirilmeyen davranış söner. Ancak edimsel koşullanmada organizma aktif olduğu için, pekiştirilmemesi halinde sönmeden önce davranışta ani bir artış gözlenir. Bu artışa sönme patlaması denir ve davranışın sönmeye başladığının işaretidir. –Ahmet, annesine istediği her şeyi ağlayarak yaptırmaktadır. Psikologun anneye tavsiyesi üzerine, anne artık oğlu ne kadar ağlarsa ağlasın istediklerini bu yolla yapmamaktadır. Bunun üzerine Ahmet ilk zamanlar ağlama davranışını artırsa da, zamanla bu davranışından vazgeçer.

12 2. Kendiliğinden Geri Gelme ■Sönmüş tepkinin bir süre sonra tekrar ortaya çıkmasıdır. Kendiliğinden geri gelen tepkiler sönmeye karşı dirençsizdir. Yani pekiştirilmezse çok kısa sürede ortadan kalkar. –Bir futbolcu hakemi kandırarak kendisini yere atmış ve penaltı kazanmıştır. Sonraki maçlarda da aynı şekilde davranır ancak hakemden kırmızı kart yiyince hakemi kandırmaya yönelik davranışlarda bulunmamaya başlar (Sönme). Ancak bir süre sonra tekrardan hakemi kandıracak şekilde kendini yere atmaya başlar (Kendiliğinden geri gelme).

13 3. Genelleme ■Uyarıcı genellemesi, organizmanın benzer uyarıcılara aynı tepkiyi vermesidir. –Annesinin solmaması için bir bardak su içerisine koyduğu maydanozları gören Semih «Anne çiçek mi aldın?» diye sormuştur.

14 4. Ayırt Etme ■Belli bir tepkinin, tek bir nesne ya da durum karşısında sergilenip, bunun dışındaki nesne ya da durumlara sergilenmemesidir. –Anaokulundayken evdeki gibi davranıp oyuncaklarını toplamayan bir çocuk öğretmeni tarafından azarlanınca oyuncaklarını anaokulundayken toplar. Ancak evdeyken toplamamaya devam eder.

15 5. Ayırt Edici Uyarıcı (Uyarıcı Kontrolü) ve Ayırt Edici Edim ■Bir davranış, daima belirli bir uyarıcı ya da ortamdayken pekiştirilirse, bir süre sonra bu uyarıcı ya da ortamın kendisi, davranış için ayırt edici hale gelir. Davranışı kontrol eden bu uyarıcıya ayırt edici uyarıcı, ayırt edici uyarıcıya verilen tepkiye ise ayırt edici edim denir. –Fare sadece ışık yanarken manivelaya bastığında peynir verilir, ışık yanmadığında bastığında peynirle karşılaşmazsa, bir süre sonra farenin manivelaya basmak için ışığın yanmasını beklediği görülür. Işık, manivelaya basmak için ayırt edici uyarıcı; ışık yanınca manivelaya basma ise ayırt edici edimdir. –Ahmet Bey eşini ve çocuklarını rahatsız etmemek için sigara içeceği zaman balkona çıkmaktadır. Bir süre sonra çiçekleri sulamak için bile balkona çıksa hemen bir sigara yaktığını fark eder. Balkon, sigara içmek için ayırt edici uyarıcı; balkona çıkınca sigara içme ise ayırt edici edimdir.

16 6. Kademeli Yaklaştırma (Davranışı Biçimlendirme) ■Pekiştirmeye en yakın davranıştan başlayarak, istenilen davranışa ulaşılıncaya kadar kademeli olarak her davranışın pekiştirilmesidir. –Ahmet öğretmen, Cumhuriyet Bayramı`nda konuşma yapacak öğrencisinin arkadaşları önünde rahat bir şekilde konuşabilmesi için onu önce birkaç arkadaşının önünde konuşturur ve performansını sözel olarak pekiştirir. Ardından giderek artan dinleyici kitlesi karşısında konuşturur ve her seferinde öğrencisinin performansını pekiştirmeye devam eder.

17 7. Zincirleme ■Skinner (1938), bir davranış içerisinde yer alan tepki basamaklarının her birinin, kendinden sonra gelen tepki için ayırt edici uyarıcı görevi üstlendiğini ve bu sürecin davranışa tamamlanıncaya kadar devam ettiğini belirtmiştir. Bu sürece zincirleme adı verilir. –Cep telefonunuz çalar. –Cep telefonunuzun çalması sizin içi UYARICI bir durumdur. Telefonda sizi arayan kişinin Murat olduğunu görürsünüz ve telefonu cevaplandırırsınız: –Merhaba Murat nasılsın? –Bir uyarıcıya karşı TEPKİ vermiş durumdasınız. Sizin verdiğiniz bu tepki, Murat için UYARICI bir durum oluşturmaktadır ve bu uyarıcıya bir tepki vermesi gerekmektedir: –Sağol Ahmet iyiyim, sen nasılsın?

18 8. Yoksunluk ■Skinner`a göre, edimsel koşullanma gerçekleştirilmeden önce organizmanın pekiştireç olarak kullanılacak şeye karşı bir süre yoksun bırakılması performansı artırmaktadır.

19 9. Premack İlkesi (Büyükanne Kuralı) ■Daha az yapılmak istenen, sevilmeyen etkinliğin en çok yapılmak istenen, sevilen, keyif veren etkinlik ile pekiştirilmesidir. –Odanı toplarsan bilgisayarda oyun oynayabilirsin. –Derslerini bitir de sinemaya gidelim. –Çikolatayı yemek istiyorsan önce pırasayı yemelisin.

20 10. Batıl Davranış ■Koşullanma süreci bazen öylesine işler ki, pekiştirme ya da ceza yapılan davranışın hemen ardından ortaya çıktığı halde, aslında davranışla hiçbir ilgisi yoktur. İki durum arasında anlamlı değil tesadüfi bir ilişki söz konusudur. Bu iki durum birbiriyle ilişkilendirilirse batıl davranış ortaya çıkar. –Yeni aldığı elbisesiyle iş görüşmesine giden bir genç, görüşmesinin başarısız geçmesinin ardından bu elbisenin kendisine uğursuzluk getirdiğini düşünür. O günden sonra yeni aldığı elbiseyi hiç giymez. –Maça çıkmadan önce sakal tıraşı olan futbolcu, maçta üç gol atınca, bundan sonra ne zaman maça çıkacak olsa sakal tıraşı olmaya başlar.

21 11. Programlı Öğretim ■Skinner tarafından, pekiştirme ilkelerine uygun olarak geliştirilmiş bir yöntemdir. Temel amacı öğrenciler arasındaki bireysel farklılıklara dikkat ederek her öğrencinin kendi hızında öğrenmesini sağlayarak öğretimi bireyselleştirmektir. ■Programlı öğretim öğrencinin öğrenme sürecine etkin katılmasını, bireysel öğrenme hızına göre ilerleme kaydetmesini ve öğrenme sonucunun anında kontrol edilmesini sağlayan bir öğretim tekniğidir.

22 ■Küçük adımlar ilkesi: Öğretilecek bilgi basitten karmaşığa doğru küçük birimlere bölünür ve ön koşul ilkesine göre sıralanır. ■Etkin katılım ilkesi: Her bilgi biriminden sonra öğrenciden öğretilmek istenilenleri basitten karmaşığa doğru kademe kademe aktif olarak yapması beklenir. Bu, öğrenciye alıştırma yaptırarak ya da soru sorarak sağlanır. ■Başarı İlkesi: Öğrenmenin gerçekleşmesi için öğrencinin doğru davranışının pekiştirilmesi önemlidir. Bunun için de öğrencinin doğru davranışı göstermesi ya da doğru yanıt vermesi gerekir. ■Anında düzeltme ilkesi: Öğrenciye doğru davranışı ya da yanıtı karşılığında anında geribildirim ve pekiştireç verilir. ■Bireysel hız ilkesi: Öğrenmede bireysel farklılıklar vardır. En iyi öğrenme bireyin kendi hızıyla gerçekleştirdiği öğrenmedir. Bu nedenle öğrencilere kendi hızlarıyla öğrenme olanağı sağlanmalıdır.

23 ■2002 KPSS  Sınıfta öğrencilere öğretilecek bilgiler kolay öğrenilebilecek basamaklara bölünür ve öğrencilerin bunları basitten karmaşığa doğru öğrenmeleri sağlanır. ■ Bu yöntemi uygulamaya çalışan bir öğretmen aşağıdaki ilkelerden hangisini uygulamaya çalışmaktadır ? ■A) Bireysel Hız ■B) Etkin Katılım ■C) Küçük Adımlar ■D) Beyin Fırtınası ■ E) Pekiştirme

24 C. Pekiştireçler ■Belli bir uyarıcıya karşı verilen tepkinin tekra gösterilme ihtimalinin arttırılması.

25 Olumlu Pekiştireç=Ödül ■Ortama eklendiğinde davranışın yapılma sıklığını artırır, davranışı sürekli hale getirir. –Ayşe Hanım, kızı yemeklerden önce ellerini yıkarsa, yemeğin ardından çık sevdiği tatlıyı da sofraya koymaktadır. –Matematik öğretmeni, yıl boyunca derse düzenli olarak katılım sağlayan öğrencilerinin final puanlarına 5`er puan eklemiştir. –Ahmet Bey, karnesinde takdir belgesi getiren oğluna bisiklet almıştır.

26 Olumsuz Pekiştireç ■Kişinin göstermiş olduğu bir davranışın tekrar gösterilme ihtimalini arttırmak için içinde bulunan durumdan hoş olmayan bir uyarıcının kaldırılması. ■İyi hal nedeniyle mahkumun cezaevinden erken salıverilmesi. (cezaevinden salıverilme=negatif pekiştireç) ■Parmağı sinek tarafından ısırılan biri, üzerine bir ilaç koyuyor, iyileşme oluyor, o kişi o ilacı daha sık kullanmaya başlıyor. İLAÇ=OLUMSUZ PEKİŞTİREÇ)

27 I. Tip Ceza ■Ortama olumsuz pekiştirecin (yani organizmanın istemediği bir şeyin) eklenmesi sonucu oluşan duruma I. Tip ceza denir. –Murat Öğretmen, derste yaramazlık yapan öğrenciye tokat attı. –Ayten Hanım yaramazlık yapan çocuğunun ağzına acı biber sürmüş. –Mustafa Öğretmen, dersi dinlemeyen öğrencisini azarladı.

28 II. Tip Ceza ■Organizmanın istediği bir şeyin (olumlu pekiştirecin) elinden alınması, yani istediği herhangi bir şeyden mahrum bırakılmasıdır. –Ayşe Hanım, akşam yemeği sonrasında ellerini yıkamayan çocuğuna çok istediği dondurmayı vermemiştir. –Sınıfın huzurunu boza öğrencinin teneffüse çıkarılmaması. –Ahmet Bey, oğlunun internet başında çok fazla vakit geçirmesi nedeniyle, internet bağlantısını iptal ettirmiştir.

29 E. Cezanın Olumsuz Etkileri ve Cezaya Alternatif Öneriler ■1. Skinner`a göre (1971), Cezanın Olumsuz Etkileri ■1. Cezalandırılan organizmada bir korku meydana gelir ve organizma bu korkuyu çoğunlukla cezalandırıldığı ortama geneller. –Yaramazlık yaptığı için öğretmeni tarafından sınıf içinde azarlanan bir çocuk, okul ortamına karşı korku beslemeye başlayabilir.

30 E. Cezanın Olumsuz Etkileri ve Cezaya Alternatif Öneriler ■2. Ceza en iyi ihtimalle, organizmaya ne yapmaması gerektiğini gösterir, ancak ne yapması gerektiği konusunda bilgi vermez. –Çocuk yaramazlık yaptığı için öğretmeni tarafından azarlanınca derste yaramazlık yapmayabilir, ancak derse katılım da sağlamaz.

31 E. Cezanın Olumsuz Etkileri ve Cezaya Alternatif Öneriler ■3. Cezalandırılan davranış, ceza ortamda bulunduğu süre boyunca baskı altına alınır ve gösterilmez; ancak ceza ortamdan kalktığında bu davranış tekrardan gösterilme eğilimindedir. –Çocuk bu öğretmeninin dersindeyken yaramazlık yapmayabilir, ancak diğer öğretmenlerin dersinde ya da evde yaramazlık yapmaya devam edebilir.

32 ■4. Sürekli cezalandırılan organizma, saldırganlığa daha meyilli olmaktadır. ■5. İstenmeyen davranışı engellemeye yönelik olarak verilen ceza, çoğunlukla başka bir istenmeyen davranışı doğurmaktadır.

33 2. Skinner`ın Cezaya Alternatif Önerileri ■a. Ara Verme (Time Out) –6 yaşındaki Ahmet, annesinin tüm uyarılarına rağmen oturma odasında bağırarak şarkı söylemeye devam etmiştir. Bunu üzerine annesi Ahmet`i mutfağa göndererek 5 dakika orada oturmasını söyler.

34 2. Skinner`ın Cezaya Alternatif Önerileri ■b. Ortamı Değiştirme –Eğer masanın üzerindeki vazonun kırılmasında endişe ediliyorsa vazo masadan kaldırılmalı, çocuk derste çok sıkılıyor ve bu yüzden yaramazlık yapıyorsa çocuğu sıkılmasını önleyecek farklı bir öğretim hizmeti sunulmalıdır.

35 2. Skinner`ın Cezaya Alternatif Önerileri ■c. Bıktırma (Yorma) –Çocuğun kibritle oynamaması isteniyorsa, annenin denetiminde yüzlerce kibrit ortama konup çocuk kibrit yakmaktan bıkana dek tek tek bütün kibritler yaktırılmalıdır.

36 2. Skinner`ın Cezaya Alternatif Önerileri ■d. Görmezden Gelme –Eğer çocuk her istediğini ağlayarak yaptırmaya alışmışsa, çocuk ne kadar ağlarsa ağlasın sabırla beklenmeli, isteği yapılmamalıdır. Ne zaman ağlamadan isterse o zaman isteği yerine getirilmelidir. ■e. Sabırla Beklemek –Özellikle ergenlik yıllarında çocuğun asi-huysuz tavırları, gelişimsel döneminin bir özelliği kabul edilmelidir.

37 F. Pekiştirme Tarifeleri Pekiştirme Tarifeleri Sürekli Pekiştirme Aralıklı (Kısmi) Pekiştirme Sabit Oranlı Sabit Aralıklı Değişken Oranlı Değişişken Aralıklı

38 1. Sürekli Pekiştirme ■En basit pekiştirme tarifesidir. Organizmanın gerçekleştirdiği doğru – olumlu – istendik her davranışın ardından pekiştirme yapılır. ■Sürekli pekiştirme genellikle yeni bir şey öğretilirken tercih edilir. Çünkü bu tarifenin en önemli özelliği davranışın çok çabuk yerleşmesini sağlamasıdır.

39 1. Sürekli Pekiştirme ■En olumsuz yanı sönmeye karşı çok dirençsiz olmasıdır. –Çocuğuna yemeklerden sonra dişlerini fırçalama alışkanlığı kazandırmak isteyen bir anne, çocuğu dişini her fırçaladığında aferin demektedir. –Ali öğretmen, öğrencilerinin her doğru cevabında onlara bir artı vermektedir. –Mehmet Bey, oğlunun sınavlardan aldığı her pekiyi için 5 TL vermektedir.

40 2. Aralıklı (Kısmi) Tarifeler ■a. Sabit Oranlı Pekiştirme ■Organizmanın önceden belirlenmiş, belli bir sayıdaki davranışı pekiştirilir. –Anne, çocuğuna dişini her 4 fırçalayışında bir yıldız vermektedir. –Ali öğretmen, öğrencilerinin her 5 doğru cevabında onlara bir artı vermektedir. –İşçilere, diktikleri her 10 gömlek için 20 TL verilmektedir. –Semih Bey, eşi kendisine 3 kez istediği yemeği yapınca, eşini dışarıda yemeğe götürmektedir.

41 b. Sabit Aralıklı Pekiştirme ■Organizmanın önceden belirlenmiş, belli bir zaman dilimi içerisinde yer alan davranışı pekiştirilir. ■Önemli olan pekiştirmenin hangi zaman diliminde yapılacağıdır. –Her 40 dakikada bir teneffüs zilinin çalması. –Devlet memurlarının her ayın 15`inde maaşlarını alması –Bir işyerinde çalışan işçilere her akşam gündelik ücretlerinin ödenmesi ■Eğer organizma ne zaman pekiştirileceğini biliyorsa, pekiştirme eşdeğer zaman aralıklarında yapılmasa bile, tarife sabit aralıklı kabul edilir. –Ahmet öğretmen birinci sınavı 15 Kasım, ikinci sınavı 20 Aralık ve üçüncü sınavı 23 Ocak tarihlerinde yapacağını açıkladı.

42 c. Değişken Oranlı Pekiştirme ■Pekiştirme, organizmanın önceden tahmin edemeyeceği, farklı sayılardaki davranışlarının ardından yapılır. ■Davranış sayısı değişkendir, sönmeye karşı en dirençli tarife kabul edilir. –Ahmet öğretmen öğrencilerine bazen iki, bazen üç, bazense dört soruyu doğru cevapladıklarından artı vermektedir. –Bir otomobil yıkama işletmesinde, işçilere bazen 2, bazen 3, bazense 4 kez araba yıkadıkları zaman ücret ödemektedir. ■Organizma kaçıncı davranışının ardından pekiştirileceğini bilmediği sürece tarife değişken oranlı olur. –Bir mağaza müşterisine araba hediye edeceğini açıklamıştır.

43 d. Değişken Aralıklı Pekiştirme ■Pekiştirme, organizmanın önceden tahmin edemeyeceği, farklı zaman aralıklarının ardından yapılır. ■Zaman değişkendir. Sönmeye en dirençli ikinci tarifedir. –Ayşe Öğretmen, öğrencilerinin ders çalışmalarına süreklilik kazandırmak adına, önceden söylemeksizin ara sıra küçük sınavlar düzenlemektedir. –Mehmet Öğretmen, öğrencilerinin ödevlerini bazen Salı, bazen Perşembe, bazense Çarşamba günleri kontrol etmektedir. –Müfettişler önceden haber vermeden okula gelmektedir. –Bir işyerinde ücretler bazen haftanın ortasında, bazen sonunda, bazense başında ödenmektedir.


"EDİMSEL (OPERANT) KOŞULLANMA Dr. Mustafa TOPRAK. Edimsel Koşullanma - SKINNER." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları