Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sevgili Tıp Öğrencilerim,Kadın-Dişi Üreme Sistemi dersime Hoşgeldiniz!

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Sevgili Tıp Öğrencilerim,Kadın-Dişi Üreme Sistemi dersime Hoşgeldiniz!"— Sunum transkripti:

1

2 Sevgili Tıp Öğrencilerim,Kadın-Dişi Üreme Sistemi dersime Hoşgeldiniz!
Kendi hazırladığım 3 dildeki (Türkçe,Almanca,İngilizce) özel internet sitem:(www.drsenolerturkoglu.com)

3 Kadın-Dişi Üreme Sistemi
PROF. DR. ŞENOL ERTÜRKOĞLU

4 KADIN-DİŞİ ÜREME SİSTEMİ
İKİ İLETİM KANALI İKİ OVARYUM İKİ OVİDÜKT (TUBA UTERİNA) UTERUS VAGİNA DIŞ GENİTAL ORGAN

5

6 İŞLEVİ Gametlerin üretimi ile embriyo ve fetüs evrelerinden doğuma kadar döllenmiş oositi taşımak. Cinsiyet hormonlarını üretmek. İlk menstrüasyon kanamalarının oluştuğu menarşta başlayarak üreme sistemi döngüsel değişiklikler gösterir Değişiklikler hormonlarla kontrol edilir Menopoz,döngüsel değişikliklerin düzensizleştiği ve sonuda tümüyle ortadan kalktığı süreç. Meme bezleri

7 Overler 3 cm. uzunluk, 1.5 cm. genişlik, 1 cm. kalınlıkta
Badem biçiminde Yüzeyi basit yassı yada kübük epitel (germinal epitel) Epitelin altında tunika albuginea Tıkız bağ dokusu Kortikal bölge Bağ dokusu (stroma) içinde ovaryum folikülleri Stroma fibroblastlarıi içerir Medüller bölge

8 Overlerin gelişimi Embriyonik yaşamın 1. ayında,
Primordiyal germ hücrelerinden oluşan hücre topluluğuvitellus kesesinden gonad taslağına göç eder Gonadlarda bölünüroogonyumlar Oogonyumlar Primer oositler Foliküler hücreler

9 Overlerin gelişimi Gebeliğin 7. ayında; Sonuç olarak; Atrezi;
Oogonyumlarrın çoğuprimer oosit Primer oositlerin çoğuatrezi olur Sonuç olarak; Puberte dolaylarında overler yaklaşık oosit içerir. Atrezi; Üreme çağı boyunca sürer 40-45 yaşlarında yaklaşık 8000 oosit kalır

10 Ovaryum follikülleri Oosit; Primordial folliküller;
Bir yada daha fazla follikül hücresi yada granüloza hücresiyle çevrili Primordial folliküller; Tek sıralı yassı follikül hücreleriyle çevrili primer oosit 23 µm çapında, Küre biçiminde, Büyük nükleus ve nükleolus Mayozun 1. profaz evresi Kromozomlar çoğunluk çözülmüş halde Koyu boyanmazlar

11 Ovaryum follikülleri Kortikal bölgenin en üst katmanı
Altında bir bazal lamina Follikülleri çevreleyen stromadan ayıran sınır

12 Folliküler büyüme Follikül uyarıcı hormon (FSH)
Tek katmanlı (ünilaminer) primer follikül Çok katmanlı (multilaminer) primer follikül

13 Folliküler büyüme Oositler kalın amorf bir örtü olan zona pelllusida ile çevrili. Follikül hücrelerinin uzantıları(filopodlar) ve oositlerin mikrovillüsları, zona pellusida içine uzanırlar ve birbirleriyle ‘aralık bağlantıları’ ile iletişim kurarlar.

14 Folliküler büyüme SEKONDER (ANTRAL) FOLLİKÜL;
Kortikal bölgenin alt kısımlarına göç eden follikül hücreleri arasında likör follikülü toplanmaya başlar. Sıvıyı içeren boşluklar birleşerek antrum oluşturur

15 Folliküler büyüme Granüloza hücrelerinin antrumu oluşturmak için düzenlenmesi sırasında bazı hücreler follikül duvarında belirli bir yerde yoğunlaşır ve tepecik oluşturur. Bu yapıya kümülüs ooforus denir.

16 Folliküler büyüme TEKA FOLLİKÜLÜ;
Follikülün hemen bitişiğindeki stromada yer ala fibroblastların farklılaşmasından oluşur. Teka interna Teka eksterna Graaf follikülü (olgun follikül)

17 FOLLİKÜL ATREZİSİ

18 FOLLİKÜL ATREZİSİ Sekonder folliküllerden birkaç tanesi ileri gelişme göstererek olgun follikül’e ( Graaf follikülü) dönüşür. Bunlardan da normalde sadece bir tanesi ovulasyona uğrayacaktır. Diğer foliküller ise bu aşamada atreziye uğrayarak atretik folliküllere dönüşürler.

19 FOLLİKÜL ATREZİSİ Kadın’larda-dişilerde puberteden menopoza kadar her ay bir oosit atıldığına göre yaklaşık yıl süren genital siklusta toplam ovulasyona uğrayan oosit sayısı 400'ü aşmaz. Geri kalanları ise gelişmenin her hangi bir evresinde dejenere olup kaybolur. Bu olaya follikül atrezisi denir. Follikül atrezisi doğumdan önce başlar, doğumdan sonra hızlanarak artar.

20 FOLLİKÜL ATREZİSİ Böylece her normal ovaryumda değişik sayıda dejenere follikül bulunur. Follikül atrezisi her gelişme evresinde de görülebilir. Atretik folliküllerin yerinde de bir nedbe dokusu kalır.

21 Ovulasyon Olgun fölikül duvarının yırtılması ve oositin serbest kalmasıdır;serbest kalan oosit ovidukt tarafından yakalanır. Olay aybaşı döngüsünün yaklaşık 14. gününde olur. Follikül duvarının yırtılmasıyla, oosit ve 1. kutup cismi, zona pellusida, korona radyata ve bir miktar follikül sıvısıyla birlikte ovaryumu terkeder ve tuba uterinaya girer. Oosit burada döllenebilir Döllenme ovulasyon sonrasında ilk 24 saat içinde gerçekleşmezse, oosit bozulur ve ortadan kaldırılır.

22 Korpus luteum (sarı cisim)
Ovulasyondan sonra, follikülün granüloza ve teka interna hücreleri, korpus luteum denen geçici bir iç salgı bezi oluşturmak üzere yeniden düzenlenir. Korpus luteum ovaryumun korteks bölgesinde yerleşir. Ovulasyondan sonra granüloza hücrelerinin boyutlarında artış olur. Bunlar korpus luteum parankimasının % 80 ini oluşturur ve granüloza lutein hücreleri adını alır. Teka interna hücreleri de teka lutein hücrelerini oluşturarak korpus luteumun oluşumuna katkıda bulunurlar.

23 Korpus luteum (sarı cisim)
Korpus luteumun kaderi gebeliğin oluşup oluşmamasına bağlıdır. LH uyarımının ardından, korpus luteum süreyle hormon salgılar. Bunun dışında hormonel uyarı olmaz ve gebelik oluşmazsa hücreler apoptozis ile dejenere olur. Menstruasyon korpus luteumu Korpus albikans

24 İnterstisyel bezler Folliküler atrezi esnasında granüloza hücreleri ile oositler çözülüp bozulmasına rağmen, teka interna hücreleri kortikal stromada çoğu kez tek tek ya da küçük gruplar halinde kalır. Bu hücreler interstisyel hücreler denir.

25 Ovidukt (Fallop tüpleri)
Fallop tüpleri (tuba uterina), yaklaşık 12 cm. uzunluğunda, büyük hareketliliğe sahip kaslı bir kanaldır. İnfindibulum denen ucu ovaryum yakınında periton boşluğuna açılır ve fimbriya denen çok sayıda parmaksı uzantılardan oluşan bir saçaklanma gösteri; diğer ucu uterus duvarını geçer ve bu organın iç kısmına geçer.

26 Ovidukt (Fallop tüpleri)
Oviduktun duvarı; 1. Mukoza 2. Kalın düz kas tabakası (müskülaris) İçte bir dolanan ya da spiral katman, dışta yer alan bir uzunlamasına katman. 3. Seroza Viseral peritondan oluşur.

27 1. Mukoza En çok ampullada olmak üzere uzunlamasına kıvrımlar içerir. Tubanın uterusa bakan yakın tarafında katlanmalar küçülür. Tek katlı silindirik epitelden ve gevşek bağ dokusundan oluşan bir lamina propriadan oluşur. Epitel iki tip hücre içerir.bunlardan birinde silyalar bulunurken, diğeri salgı yapıcı özellik gösterir. Silyalar uterusa doğru hareket ederek ovidüktun yüzeyini örten ince ağdalı sıvı tabakasının hareketini sağlar Bu sıvı titrek tüylü hücreler arasına serpiştirilmiş salgılayıcı hücrelerin ürünleridir.

28 Döllenme nedir? Sperm temas sekonder oosit Sperm+ovum nüveleri ZİGOT
olaylar 1.mitoz metafaz düzeni maternal krm paternal krm. Embriyonik gelişmenin başlangıcı Döllenme, bir sperm ve bir sekonder oosit arasında temas ile başlayan, sperm ve ovum nüvelerinin kaynaşmasıyla oluşan zigotta, 1.mitoz bölünmenin metafaz safhasındaki maternal(anneye ait) ve paternal (babaya ait) kromozomların birbirine karışmasıyla sonuçlanan bir olaylar düzenidir. Her yeni canlı döllenme olayı ile gelişmeye başlar böylelikle döllenme embriyonik gelişmenin başlangıcı kabul edilir. Bu olay aşağı yukarı 24 saat sürer ve şu safhaları içerir.

29 Döllenmenin evreleri (~24 saat)
Germ hücrelerinin döllenme bölgesine taşınması Akrosomal reaksiyon, spermiumların korona radiata’yı geçmeleri Spermium’un Zona pellusidayı geçmesi, Zona reaksiyonu Spermium’un sekonder oosit yüzeyine teması, sitoplazması içine girmesi sonrasında sekonder oositte meydana gelen reaksiyon. Germ hücrelerinin döllenme bölgesine taşınması: Akrosomal reaksiyon ve spermiumların korono radiata' yı geçmeleri: ) Spermium’un Zona pellusidayı geçmesi ve Zona reaksiyonu: ) Spermiumun sekonder oosit yüzeyine teması ve sitoplazması içine girmesi sonrasında sekonder oositte meydana gelen olaylar:

30 1.Germ hücrelerinin döllenme bölgesine taşınması
Ovulasyon Korona radiata hüc.+sekonder oosit Fimbriaların hareketi Peritonel sıvı akımı İnfindubulum (tübün) Tuba uterina tüplerinin titrek tüyleri+ Duvarındaki kasların kontr. Ampulla (tuba uterina)~25 dk. döllenmeuterusdejenere ovulasyon neticesi çevresindeki bir miktar korona radiata hücreleriyle birlikte atılan sekonder oosit, ovarium üzerini süpüren tuba uterina fimbrialarının hareketiyle oluşturulan peritoneal sıvı akımı ile tübün infundubulum’una taşınır. Sekonder oosit, çevresindeki korona radiata hücreleriyle birlikte buradan tuba uterina epitelinin titrek tüyleri ve duvarındaki kasların kontraksiyonları ile döllenme yeri olan tuba uterina ampullasına geçer. Oositin ampullaya ulaşması aşağı yukarı 25 dakika sürer. İnvitro olarak döllenme süresinin 12–24 saat olduğu gözlenmiştir. Oosit döllenmezse tuba uterinadan uterusa geçer ve orada dejenere olur.

31 Korpus albikans Döllenme ovulasyonun 9. gününde korpus luteum boyutta,overin üzerinde sarımtırak çıkıntı Luteal hüc.lerin dejenerasyonu giderek küçülür=korpus albikans denen fibrotik skar dokusu Progesteron üretimi  menstrüel kanama başlar Korpus albikans

32 Korpus luteum graviditatis
Döllenmekorpus luteumun dejenere olması gelişmekte olan embriyonun sinsityotrofoblastlarınca salgılanan korionik gonadotropin (hCG) hormonunca engellenir. Korpus luteum büyürgebelik korpus luteumu 5. aya kadar progesteron salgılar Plasentanın trofoblastik kompenenti tarafından salgılanan progesteron miktarı gebeliğin sürdürülmesine yetecek düzeye geldiğinden yavaş yavaş dejenere olur.

33 1.Germ hücrelerinin döllenme bölgesine taşınması;
Spermium koitus (vaginanın posterior forniksinden) servikal kanalın eksternal ostiumuna yakın boşaltılır. Servikste depolanır(vaginanın pH sı asit Serviksin pH sı alkali 4.37.2) Serviks kanalıspermin kuyruk hareketi ile aktif olarak Uterus ve tuba uterinapasif olarak organların duvarındaki kas kasılması (koitus sonrası semen plazmasındaki prostoglandinler uterus düz kas. Kontraksiyonunu sağlar.) Cinsel birleşme(koitus) ile birlikte genellikle 200–600 milyon spermium vaginanın posterior forniks'inde servikal kanalın eksternal ostium'una yakın boşaltılır. Buradaki ortam asit bir pH a sahip olduğu için alkali pH a sahip mukus ihtiva eden serviks'e geçerek orada depolanırlar. Spermler serviks kanalını da kuyruk hareketleriyle aktif olarak geçerler. Ancak bundan sonraki uterus ve tuba uterinayı pasif olarak bu organların duvarındaki kasların kontraksiyonu ile geçerler. Cinsel ilişkiden sonra semen plazmasında bulunan prostaglandinler uterus düz kaslarının kontraksiyonuna neden olur. Posteriyor=ARKA OSTİUM. =İçi boş bir kanal ya da organın giriş deliği ya da ağzı. (f. uteri).vajina'nın ön arka duvarları ile serviks uteri arasında kalan girinti ya da boşluk. Forniks=KEMER ŞEKLİNDE 2-6 ml milyon Yüzme hızı 2-4 mm/dak.

34 Spermin kapasitasyonu
Spermlerin ♀ genital sis.de geçirdikleri olgunlaşma süreci~7saat Genital boşaltma yolları salgı mad.nin etkisiyle uterus veya tuba uterinada olur Morfolojik değişiklik (sperm akrozomunu çevreleyen plazma memb. üzerindeki) Glikoproteinler ve seminal plazma proteinleri ortadan kalkar.Membran kolesterol/fosfolipid oranları ile beraber memb. potansiyeli değişir. Spermiumlar daha aktif olur. 1 güncanlı kalabilirler, dondurulunca ~10 yıl Vagina' ya boşaltılan spermiumlar henüz döllenme kapasitesine sahip değildir. Bu sebeple genellikle genital boşaltma yolları salgı maddelerinin etkisiyle kapasitasyon denilen bir olay geçirirler. Kapasitasyonda spermiumlarda hiçbir morfolojik değişiklik olmaz, yalnızca spermium akrosomunu çevreleyen plazma membranı üzerindeki glikoproteinler ve seminal plazma proteinleri ortadan kalkar. Böylelikle spermiumlar daha aktif olurlar. Kapasitasyon uterus ya da tuba uterinada olur. Spermiumlar invivo aşağı yukarı bir gün veya daha az fazla canlı kalabilirler. Semen dondurulduktan sonra(-79oC ila -196oC) aşağı yukarı 10 yıl muhafaza edilebilir Spermlerin dişi genital sisteminde geçirdikleri olgunlaşma sürecidir.

35 2.Akrozomal reaksiyon,spermiumların korona radiata’yı geçmeleri
adet sperm ampullaya (tuba uterina) ulaşır.Koitustan sonra~10 saat Korona radiata temas kapasite olmuş spermium Plazma memb. kaynaşma Dış akrozomal membranı Yapışma bölgeleri erime akrozom üzerinde delikler Akrozom enzimleri salınır(döllenmeye yardımcı) Hiyaluronidaz enzimi Korona radiata hüc. uzaklaştırır, hüc. arasından spermiumlara yol açar Tubul mukozal enzimleri de etkili? Spermlerin kuyruk hareketi b) Akrosomal reaksiyon ve spermiumların korono radiata' yı geçmeleri: Vaginaya boşaltılan 200–600 milyon spermiumun ancak 300–500 tanesi döllenme bölgesi olan tuba uterina ampullasına ulaşır. Bu süre yaklaşık koitus'dan sonra aşağı yukarı 10 saattir. Döllenme için bu spermiumların bir tanesi gereklidir. Ampullada oosit'in yakınına gelmiş olan bu kapasite olmuş spemiumlarda; korona raidata hücrelerine temas ettikleri zaman, plazma membranı ile dış akrozamal membran arasında belirli bölgelerde kaynaşmalar başlar. Bu olayda oosit ve korona radiata hücrelerinden salgılanan maddeler etkilidir. Bu yapışma bölgelerinin daha sonra erimesiyle akrozom üzerinde birçok delikler oluşur. Bu deliklerden döllenmeye yardımcı olarak akrozom enzimleri salınır. Bu enzimlerden hiyaluronidaz sekonder oositlerin etrafındaki korona radiata hücrelerini uzaklaştırarak bu hücreler arasından spermiumlara yol açar. Bu olayda tubul mukoza enzimlerinin de etkili olduğu düşünülmektedir. Ayrıca spermiumların kuyruk hareketleri de korona radiatayı aşmada etkilidir.

36 3.Spermium’un Zona pellusidayı geçmesi,Zona reaksiyonu
Akrozomlardan akrozin+norominidaz enzimi zona pellusidanın lizizi sperm+sekonder oosit 2 spermium+sekonder oosit dispermi (69 krmlu triploid emb.), polispermi Zona reaksiyonu;İlk spermium geçtikten sonra oluşur.Sekonder oosit kortikal granüllerinden salınan madeler etkili.(reeaksiyon neticesinde zona pellusida impermeabl hale gelerek diğer spermiumların gecişine izin vermez) Spermiumlar için özel reseptör bölgelerini etkisiz hale getirirler c) Spermium’un Zona pellusidayı geçmesi ve Zona reaksiyonu: Korona radiata engelini aşan spermiumlar zona pellucidaya ulaşırlar spermiumlar akrozomlarından salınan akrozin ve norominidaz enzimlerinin faaliyetleri neticesinde zona pellucida'nın lizizine sebeb olarak zona pellusida içinden bir yolun oluşmasına neden olurlar. Böylelikle bu yol boyunca spermium sekonder oosite ulaşır. İlk spermium zona pellusidayı geçtikten sonra zona pellusidada bir zona reaksiyon oluşur. Bu reaksiyon neticesinde zona pellusida yapısal ve fizikokimyasal değişmeler neticesi impermeabl bir hale gelerek diğer spermiumların geçişine izin vermez. Zona reaksiyonuna sekonder oosit stoplazmasındaki kortikal granüllerden salınmış maddelerin etkili olduğu ileri sürülmektedir. Bu maddeler muhtemelen zona pellusidada spermiumlar için özel olan reseptör bölgelerini etkisiz duruma getirerek etkili olmaktadırlar. Bazen iki spermiumun sekonder oositi fertilize etmesiyle dispermi denilen bir anomali hasıl olur. Böylelikle 69 kromozomlu triploid embriyolar ortaya çıkar. Ancak onlar kısa bir süre sonra düşer ya da doğumdan kısa bir süre sonra ölürler. Bu anomaliye, sekonder oosit kortikal granüllerinin zona reaksiyonunda etkili olan maddeleri salgılayamamasının neden olduğu ileri sürülmektedir. Bunun neticesi dispermi gibi polispermi de meydana gelebilir.

37 4.Spermiumun sekonder oosit yüzeyine teması ve sitoplazması içine girmesi sonrasında oositte meydana gelen olaylar Sperm anteriorundaki plazma membranı(akrozomal reak. sonucu) Sadece baş bölgesinin posteriorundan itibaren plazma membranı vardır Sekonder oosit plazma memb.+sperm plazma membranı kaynaşması Spermium baş+kuyruk ile membransız olarak oosit stop.içine girer. Sekonder oosit,II.mayoz böl. tamamlar Olgun ovum ve sekonder kutup cisimciği oluşturur. Ovum nukleusu=♀pronukleus Ovum sitoplazmasıda spermium kuyruğu dejenere olur, baş(sperm çekirdeği) büyüyerek ♂pronukleusu oluşturur. Bu sarfhadan sonra morfolojik olarak ♂ve♀pronukle. birbirinden ayırt edilemez. Her ikiside haploid sayıda kromozoma sahip. d) Spermiumun sekonder oosit yüzeyine teması ve sitoplazması içine girmesi sonrasında sekonder oositte meydana gelen olaylar: Zona pellusida'yı geçen spermiumun anteriorundaki plazma membranı akrozomal reaksiyon neticesinde kaybolduğundan, ancak baş bölgesinin posteriorundan itibaren plazma membranı ihtiva etmektedir. Sekonder oosite temas eder etmez spermium başının posteriorunda bu plazma membranı ile sekonder oosit plazma membranı kaynaşır. Temas noktasının yırtılmasıyla spermium hücre zarını geride bırakarak baş ve kuyruğu ile membransız olarak oosit sitoplazması içine girer. Bu esnada sekonder oosit ikinci mayotik bölünmeyi tamamlayarak bir olgun ovum ve sekonder kutup cisimciği oluşturur. Ovum nukleusu dişi pronukleus olarak adlandırılır. Ovum sitoplazmasında önce spermium kuyruğu süratle dejenere olurken başı büyüyerek erkek pronukleusu oluşturur. Bu safhadan sonra erkek ve dişi pronukleuslarının morfolojik olarak birbirinden ayırt edilmesi mümkün değildir. Her iki pronukleus haploid sayıda kromozoma sahiptir.

38 4.Spermiumun sekonder oosit yüzeyine teması ve ve sitoplazması içine girmesi sonrasında oositte meydana gelen olaylar Pronukleuslar,DNA sını replike eder. (Repl. olmazsa zigottan sonra oluşan iki hücreli dönemde yavru hüc.ler normal DNA mik. yarısını içerirler) ♀ve♂pronukleuslar ovumum merkezinde nüve zar.nın kaynaş. ile birleşirlerZİGOT Zigot23 anneye,23 babaya ait çift yapılı krm.lar birbirine karıştığı için diploid krm.(46) sahip Döllenme sonrası EPF(early pregnancy factor=immuno suppressant protein) maternal serumda görülür. Bu pronukleuslar büyüme sırasında kendi DNA sını replike etmek zorundadırlar. Şayet bunu yapmayacak olurlarsa zigottan sonra oluşan iki hücreli dönemde yavru hücreler normal DNA miktarının yarısını içereceklerdir. DNA duplikasyonundan sonra erkek ve dişi pronukleuslar ovumun merkezinde birbirlerine iyice yaklaşırlar ve nüve zarlarının kaynaşmasıyla birleşirler. Böylelikle meydana gelen yeni hücreye zigot adı verilir. Zigot'ta 23 anneye ve 23 babaya ait çift yapılı kromozomlar birbirine karıştığı için diploid kromozom (46) sayısına sahiptir. Döllenme ovulasyondan sonraki 24 saat içinde tamamlanır. Döllenmedan çok kısa bir zaman sonra bir immuno suppressant protein olan erken gebelik faktörü () maternal serumda görülür. EPF gelişmenin ilk haftası süresince gebelik testinin temelini oluşturur

39 Sperm yumurta füzyonu Heterodimer bir protein olan fertilinα ve β,tetraspanin protein ailesinin bir üyesi olan CD9 proteini ile birlikte sperm-yumurta plazma membranlarının füzyonuna katılır. Yumurta plazma membranında bulunan α3β1integrine disintegrin bölgesinin bağlanmasından sonra, fertilin βnın füzyon peptid bağlanma bölgesi, CD9 varlığında birbirine temas eden yumurta ve sperm plazma membranlarının füzyonunu sağlar

40 Döllenmenin neticeleri
Diploid kromozom sayısına sahip zigotun oluşması; Haploid krmz. sayısına sahip(23 krmz) iki germ hüc.nin birleşmesiyle oluşan zigotta somatik hüc lerin mik. olan diploid krm sayısı oluşur Gelecekteki canlının cinsiyetinin belirlenmesi Cins varyasyonlarının meydana gelmesi Yarıklanma(segmentasyon) başlaması Seri mitotik bölünmeler. Partenogenez:Fertilize olmamış ovumun spermiumun haricinde herhangi bir stimulus ile yarıklanması.ovum doğal veya yapay olarak indüklenmiş olabilir Fertilize olmamış kurbağa yumurtaları,kraliçe arının biriktirdiği bazı yum. DÖLLENMENİN NETİCELERİ A) Diploid kromozom sayısına sahip bir zigotun oluşması. Haploid kromozom sayısına (23 kromozom) sahip olan iki germ hücresinin kaynaşması ile oluşan zigotta somatik hücrelerin alışılmış miktarı olan diploid kromozom sayısının (46 kromozom) meydana gelişi. B) Gelecekteki canlının cinsiyetinin belirlenmesi. Embriyonun cinsiyeti ovumu fertilize eden spermiumun X kromozomu ya da Y kromozomu taşımasına göre belirlenmektedir. X taşıyan spermium ile döllenme neticesinde dişi bir embriyo geliştiren (XX) zigot, Y taşıyan spermium ile döllenmede de erkek bir embriyo geliştiren XY zigot oluşur. Seksüel gelişme çevresel faktörler, özellikle seks hormonları vasıtasıyla değişmeye hassas olan bir kompleks işlemdir. Bununla beraber döllenmede belirlenmiş kromozomal cinsiyet (seks), fetal period esnasında gelişen fenotipik cinsiyet ile genellikle aynıdır. C) Cins variyasyonları meydana gelir. Zigottaki kromozomların yarısı anneden yarısı babadan geldiği için zigot, anne ve babanın her birinin hücrelerinden farklı yeni bir kromozom kombinasyonu ihtiva eder. Bu mekanizma insan türlerinin variasyonlarını hasıl eder. D) Yarıklanma (segmentasyon) başlatır. Döllenme zigotu aktive ederek yarıklanma denilen bir seri mitotik bölünmeyi başlatır. Ancak bu seri mitotik bölünmeler neticesi ortaya çıkan yavru hücreler (blastomer) diğer mitotik bölünmelerden farklı olarak her bölünmede daha küçük hale gelirler. Fertilize olmamış ovumun spermium haricinde herhangi bir stimulus ile yarıklanması partenogenez olarak isimlendirilir. Bu işlemde ovum, doğal veya yapay olarak indüklenmiş olabilir. Örneğin fertilize olmamış kurbağa yumurtalarının içinde bulunduğu kabı çalkalamak, onları fırçalamak veya iğnelemek suretiyle yarıklanmayı başlatmak mümkün olmuştur. Bu şekilde erişkin fakat normale oranla daha küçük kurbağa yavrusu da elde edilmiştir. Bazı türlerde partenogenez normal bir olaydır. Örneğin kraliçe arının biriktirdiği bazı yumurtalar fertilize olmazlar ancak parthenogenetik olarak gelişirler. Yine bazı türlerde örneğin tavşanlarda fertilize olmamış sekonder oosit parthenogenetik gelişmeye maruz kalmak için deneysel olarak indüklenir. İnsanda parthenogenetik gelişimin olabileceği bazı yazarlar tarafından ileri sürülmüş ise de gerçekleşmiş hiçbir vaka olmamıştır. Fakat böyle bir embriyo sekonder oositin ikinci kutup cismi ile kaynaşmasıyla geliştirilebildi. Fakat bu diploid parthenogenetik embriyolar içerdikleri lethal genler nedeniyle fazla yaşamamışlardır.

41 Uterus Armut şeklinde Duvar; Gövde (korpus) İç ağız (internal os)
Serviks Duvar; Dışta, seroza yada adventisya Miyometrium Endometrium

42 Miyometrium Bağ dokusu ile ayrılmış düz kas demetlerinden oluşmuş
Uterusun en kalın tabakası Düz kas demetleri 4 tabakadan oluşur; 1. ve 4. tabaka esas olarak longitudinal Orta tabakalar ise daha büyük kan damarları içerir Gebelik sırasında miyometrium hiperplazi ve hipertrofi sonucu çok büyür. Gebelik sonrasında bazı düz kas hüc.lerinde bozulmalar olur, bazılarının boyutları azalır ve kollagen enzim etkisiyle yıkılır. Böylece uterusun boyutları gebelik öncesindekine yakın ölçülere iner.

43 Endometrium Epitel ile bazı tübüler bezleri içeren lamina propriadan oluşur. Epitel tek katlı silyalı ve salgılayıcı silindirik epitel. Uterus bezlerinin epiteli yüzey epiteline benzese de bezlerde silyalı hüc.ler çok azdır. Lamina propria bağ dokusu fibroblastlardan zengindir ve temel madde içerir. Bağ dokusu lifleri çoğunluk tip III kollajenden oluşur.

44 Endometrium Tabaka 2 bölüme ayrılabilir;
1.) Bazalis, miyometriuma komşu, en alttaki bölüm; lamina propria ve uterus bezlerinin başlangıç kısmını içerir. 2.) Fonksiyonalis, L. Propria ve bezlerin geri kalanı ve yüzey epitelini içerir. Fonksiyonalis aylık döngüler sırasında büyük değişiklikler geçirirken, bazalis hemen hemen değişmeden kalır.

45 Aybaşı döngüsü Östrojen ve progesteron dişi üreme sisteminin organlarını kontrol eder.epitel hücrelerinin ve bağ dokusunun çoğalması ve farklılaşması bu hormonların etkisiyle olur. Aybaşı süresi ortalama 28 gündür yaşlar arasında başlar ve yaşına kadar sürer. Döngüler, oosit üretimi ile ilgili olduğundan, dişi sadece mestruaston gördüğü sürece doğurgandır.

46 Aybaşı döngüsü Aybaşı (menstrüel faz) 3-4 gün sürer.
Aybaşından sonraki fazlar çoğalma (proliferasyon) ve salgılama/sekretuar (ya da luteal) evresidir.

47 Proliferatif (çoğalma), foliküler ya da östrojenik faz
Başlangıcı ovaryum foliküllerinin arasından küçük bir grubun hızla büyümesine denk gelir. Bu foliküller siklusun başında belki doğum öncesi (preantral) folikülden antral folikül aşamasına geçiş aşamasında olan foliküllerdir. Teka intarnaları geliştiğinde bu foliküller aktif olarak östrojen salgılamaya başlar ve östrojenlerin palazmadaki birikimleri giderek artar.

48 Proliferatif (çoğalma), folliküler ya da östrojenik faz
Yenilenme fazında endometriyum tek katlı silindirik epitelle kaplı Tek katlı silindirik epitelden oluşan bezler, dar lümenli düz tübüller oluşturur Bu hücrelerde salgılama aktivitesine hazırlık olarak, granüllü endoplazmik retikulumu sisternalarının sayısı ve golgi kompleksi boyutları giderek artar. Yenilenme fazı sonunda endometriyum 2-3 mm. Kalınlığa ulaşır.

49 Salgılama/sekretuar ya da luteal faz
Ovulasyondan sonra, korpus luteum tarafından salgılanan progesteronun etkisiyle başlar. Östrojen bezleri uyarır ve epitel hücreleri glukojen depolamaya başlar. Daha sonra glukojen miktarı azalır ve salgı ürünleri bezlerin lümenini genişletir. Bezler son derece kıvrımlı hale gelir. Endometrium,maksimum kalınlığa ulaşır. (5 mm) Döllenme oluşursa, embriyo uterusa taşınır ve 7-8 gün sonra uterus epiteline tutunur.

50 Aybaşı döngüsü Döllenme yada embriyonun tutunması gerçekleşmediği zaman, korpus luteumun işlevi yaklaşık 14 gün sonra sona erer. Bunun sonucunda kanda progesteron ve östrojen düzeyleri hızla düşer. Bu spiral arterlerde kasılmalara neden olur, kan akımı engellenir ve oluşan iskemi damar duvarının ve endometriyumun bir kısmının işlensel tabakasının ölümüne neden olur. Kasılmaların yukarısında bulunan kan damarları yırtılır ve kanama başlar. Endometriyumun işlevsel tabakasının bir kısmı ayrılır ve geri kalanı büzüşür. Aybaşı döngüsü sonunda endometriyum ince bir tabaka haline gelir. Hücreleri mukozayı yeniden oluşturmak üzere bölünmeye başlar ve endometriyum yeni siklusa hazır hale gelir.

51 SERVİKS UTERİ Uterusun alttaki silindirik kısmıdır.
yüzeyinde mukus salgısı yapan tek katlı silindirik epitel bulunur. Az sayıda düz kas lifi içerir ve esas olarak tıkız bağ dokusundan(%85) oluşur. Vajina lümenine doğru çıkıntı yapan serviksin dış kısmı ise çok katlı yassı epitelle örtülüdür. Mukozası dallanmış, müköz servikal bezler içerir. Servikal salgılar oositin döllenmesinde önemli rol oynar. Ovulasyon sırasında müköz salgılar sulanır ve spermin uterusa girmesine olanak sağlar.

52 VAJİNA Duvarı bezlerden yoksun ve 3 tabakadan oluşur; mukoza, müsküler tabaka, adventisya Lümeninde bulunan mukus, serviks uterideki bezlerden gelir. Erşkinde vajina mukozasının epiteli çok katlı yassı epiteldir ve µm kalınlıktadır. Östrojen uyarısıyla, vagina epiteli glukojen sentezleyip biriktirir. Lamina propria, elastik liflerden çok zengin gevşek bağ dokusundan oluşur. Lenfositler ve nötrofiller nispeten çok sayıda Kas/müsküler tabakası düz kas lifi demetlerinden oluşmuştur. Özellikle mukozaya yakın kısımda bazı çevresel demetlerde vardır. Müsküler tabakanın dış tarafında bulunan, kalın elastlk liflerden zengin tıkız bağ dokusu örtüsü adventisya, vajinayı çevre dokularla birleştirir. Vajinanın oldukça elstik olmas, duvarındaki bağ dokusu içinde elastik liflerin bol miktarda bulunmasına bağlıdır.

53 Kadın-Dış Genital Organlar
Vulva; Klitoris Labia minörler Labia majörler Vestibulum Vestibulum; Üretra ve vestibular bezlerin kanalları açılır. Majör vestibuler bezler (glandula vestibulares majores)(Bartholin bezi): Erkekte bulboüretral bezlere benzer. Minör vestibuler bezler (glandula vestibulare minores); dağınık olarak bulunur. Üretra ve klitoris çevresinde daha sıktır. Tüm vestibüler bezler mukus salgılar. Klitoris; körleşmiş glans klitoridis içinde sonlanan iki erektil cisimcik ile bir prepusyumdan oluşur. Çok katlı yassı epitel ile örtülür.

54 Kadın-Dış Genital Organlar
Labia minörler(küçük dudaklar); içinden elastik liflerin geçtiği süngerimsi bağ dokusundan bir nüve içeren deri kıvrımları. Bunları örten çok katlı yassı epitelin yüzeyinde ince bir keratinize hücre katmanı bulunur. İç ve dış yüzeylerinde yağ ve ter bezleri var. Labium majörler(büyük dudaklar); bol yağ dokusu ve ince bir düz kas tabakası içeren deri katmanlarıdır. İç yüzeyleri L. minörlerinkine benzer. Dış yüzey kaba, kıvrımlı kıllar içeren deriyle örtülü. Yağ ve ter bezleri her iki yüzeyde de çok sayıdadır. Meissner ve Paccini cisimcikleri.

55 Kaynaklar ERTÜRKOĞLU.A.Ş.;Kadın’da Vagına’nın Işık ve Elektron Mikroskopları Düzeyindeki Yapısı.Kitap.C.Yayınları.İstanbul.1988. SEÇKİN.İ:,ERTÜRKOĞLU.A.Ş.;TAŞYÜREKLİ.M.;ARDA.O.;ALKAN.F.;OKTAR.H.:Özel Histoloji.Istanbul Üniversitesi,Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları.İstanbu.2008.

56 PROF.DR.A.ŞENOL ERTÜRKOĞLU
Teşekkürler Bonn-Luftaufnahme- aus dem Nord-Kenndy Brücke.Rheinland-DEUTSCHLAND-Bonn Şehri-Ren Nehri Bölgesi-Kuzey-Kenndy Köprüsü’nden hava Fotoğrafı-ALMANYA


"Sevgili Tıp Öğrencilerim,Kadın-Dişi Üreme Sistemi dersime Hoşgeldiniz!" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları