Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Maliye Tarihi Doç. Dr. Temel GÜRDAL SAÜ Maliye. Ortaçağ İslam devletlerinin ekonomik ve idari yapılarını öğrenecek, Ortaçağ İslam devletlerinin kamu gelirlerini.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Maliye Tarihi Doç. Dr. Temel GÜRDAL SAÜ Maliye. Ortaçağ İslam devletlerinin ekonomik ve idari yapılarını öğrenecek, Ortaçağ İslam devletlerinin kamu gelirlerini."— Sunum transkripti:

1 Maliye Tarihi Doç. Dr. Temel GÜRDAL SAÜ Maliye

2 Ortaçağ İslam devletlerinin ekonomik ve idari yapılarını öğrenecek, Ortaçağ İslam devletlerinin kamu gelirlerini kavrayacak, Ortaçağ İslam devletlerinin kamu harcamaları hakkında bilgi sahibi olacaksınız. Bu konuyu çalıştıktan sonra: 2

3 * 6. ORTA ÇAĞDA İSLAM ÜLKELERİNDE MALİ OLAYLAR: KAMU GELİR VE HARCAMALARI * 6.1. Ortaçağ İslam Devletlerinin Ekonomik ve İdari Yapıları * 6.2.Kamu Gelirleri * Müslümanlardan Alınan Vergiler * Gayrımüslim Vatandaşlardan Alınan Vergiler * Gümrük Resimleri * Ganimetteki Beytülmal Payı * Olağanüstü Vergiler * Borçlanma * Diğer Bazı Gelirler * 6.3. Kamu Harcamaları * Cari Harcamalar * Yatırım Harcamaları * Transfer Harcamaları  Öğrenme Hedefleri 3  Konunun Özeti  Değerlendirme Soruları

4 Ortaçağ İslam devletlerinin ekonomik ve idari yapılarını öğrenecek, açıklayabilecek 4 622’de Mekke’den Medine’ye hicretini müteakip Medine’de ilk İslâm devleti kurulmuştur. İslam devletinin mali uygulamaları bakımından temel hukuk kaynakları Kitap (Kur’an-ı Kerim), Sünnet (Peygamberin söz ve uygulamaları), İcma (İslam bilim adamlarının ortak görüşleri) ve Kıyastır. İslam devletlerinde mali uygulamalar da bu temel kaynaklara dayandırılmıştır. Bu dönemde geliştirilen uygulamalar, daha sonraki İslâm devletleri tarafından da örnek alınmıştır

5 Ortaçağ İslam devletlerinin ekonomik ve idari yapılarını öğrenecek, İslamiyet ticaretin ve kültürel faaliyetlerin yoğun olduğu bir ortamda doğmuştur. İslam devletinin ademi merkeziyetçi (yerinden yönetim esasına uygun) bir yapı çerçevesinde şekillendiği görülür. İslam devleti, savunma, emniyet ve yargı hizmetlerinin yanında sosyal devlet anlayışından hareketle halkın refahının artırılması, gelir ve servet dağılımında adaletin sağlanması, sosyal güvenliğin yaygınlaştırılması gibi alanlarda da kendisini görevli kabul etmiştir. Kamu Gelirleri İslam devletinin gelir kaynakları, yükümlülerin dini durumlarına göre, müslümanlardan ve gayrı müslim vatandaşlardan (zımmîlerden) alınan vergiler ile diğer gelir kaynakları biçiminde gruplandırarak ele almak mümkündür.

6 Ortaçağ İslam devletlerinin kamu gelirlerini kavrayacak, Müslümanlardan Alınan Vergiler Müslümanlardan alınan olağan (düzenli) vergilere -genel bir ad olarak- “Zekât” denilmiştir. Zekât, bireyin her yıl asli ihtiyaçlarının üstündeki artık mallarının belirli bir oranını kişi ya da kurumlara vermek üzere hesaplayıp ayırmasıdır. Zekatın özellikleri şöyle sıralanabilir: Para veya mal olarak ödenebilir. Karşılıksızdır. Belli bir yaptırım gücüne ve zora dayanır. Harcama yerleri belli olan bir ödemedir. Tek taraflı olarak alınır. Sadece Müslümanlar tarafından ödenir. Zekât konuları aşağıdaki unsurlardan oluşmaktadır. Altın, gümüş ve para, Ticari mallar, Hayvanlar, Tarımsal ürünler, Maden ve defineler

7 Ortaçağ İslam devletlerinin ekonomik ve idari yapılarını öğrenecek, açıklayabilecek 7 Zekât yükümlülüğü için bazı şartlar aranmıştır. - Mükellefler mal üzerinde tam mülkiyete sahip olmalıdır. -Malın mülkiyeti üzerinden bir yıl geçmiş olmalıdır. Ancak bu şart, tarımsal ürünler için geçerli değildir. -Kişinin kendisi ve ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılayacak kadar malından başka nisap miktarı malı olması gerekir. Buna göre zekat yükümlülüğü için öncelikle en az geçim düzeyinde geliri olması daha sonra bunun üzerinde nisap miktarı olarak tanımlanan düzeyde zekat konusu malı olması gerekir. Nisap, en az geçim düzeyine ilave olarak zekât yükümlülüğünü doğuran asgari matrah miktarıdır.

8 Ortaçağ İslam devletlerinin kamu gelirlerini kavrayacak, Zekatın tarifeleri konularına göre farklıdır. Hayvanlar dışındaki zekât konuları oransal tarifelere tabidir. Hayvanlar için ise spesifik tarife söz konusudur. Yani, hayvanlarda zekât, hayvanın değerinin belli bir oranı şeklinde değil, hayvan sayısı dikkate alınarak hesaplanır. Para, altın ve gümüş’te oran 1/40 (% 2,5) tır. Toprak ürünlerinin zekâtında oran ise 1/10 (% 10) veya 1/20 (% 5)’tir. Onda bir mânasına gelen öşür; doğal yoldan sulanan topraklardan elde edilen ürünlerde %10 oranında alınırken; kendi emeğiyle sulama yapılarak tarımsal faaliyetlerin sürdürüldüğü topraklardan elde edilen ürünlerden daha düşük (1/20=%5) oranda alınır. Aşar (Öşür), Müslümanların sahip oldukları topraklardan elde ettikleri ürünün sabit bir oranı olarak ödedikleri ayni bir vergidir. Maden ve definelerden alınacak zekâtın oranı (1/5) % 20’dir.

9 Ortaçağ İslam devletlerinin kamu gelirlerini kavrayacak, Gayrımüslim Vatandaşlardan Alınan Vergiler Gayrimüslimlerden alınan vergiler esas itibarîyle iki çeşittir. Birincisi cizye, ikincisi ise haraçtır. Cizye Cizye, genel olarak gayrımüslim vatandaşların (zımmîlerin) savunma hizmetlerinin yürütülmesi için konulmuş bedeni yükümlülükten (askerlik görevinden) muaf tutulmalarına karşılık, bu hizmetlerden yararlanmalarının karşılığı olarak ödemek durumunda oldukları nakdî bir vergidir. Cizyenin konusu, kişinin fiziki varlığıdır. Cizye bir baş vergisidir. Kadınlar, çocuklar, ihtiyarlar, din adamları, hasta ve sakatlar cizyeden muaftırlar. Spesifik bir tarifesi bulunan cizyede mükellefin ekonomik iktidarına göre üç kategori belirlenmiştir. Buna göre; ödeme gücü yüksek (a’lâ) olanlar yılda 48 dirhem; orta (evsat) olanlar yılda 24 dirhem; düşük olanlar, 12 dirhem cizye ödemekle yükümlü kılınmıştır

10 Ortaçağ İslam devletlerinin kamu gelirlerini kavrayacak Haraç Haraç toprakları (arazi-i haraciye), fethedilip belli bir vergi ödeme karşılığında Müslüman olmayanlara bırakılan topraklardır. Bu vergi genel olarak zımmî reayadan alınan bir toprak ve toprak ürünleri vergisi olarak kabul edilmekle birlikte; gerçekte bu verginin yükümlüsünü belirleyen ölçüt, çiftçinin dini durumu olmayıp, toprağın statüsüdür. Buna göre, “haraç toprağı”nı ekip biçenler, dini durumlarına bakılmaksızın, haraç hükümlerine tabi olmuşlardır. Savaş yoluyla, ele geçirilen topraklar, gaziler arasında dağıtılmayıp, zımmî statüsüne alınan eski sahipleri elinde bırakılmışsa, bu topraklar, haraç toprağı olarak kabul edilmiştir. Haraç Haraç toprakları (arazi-i haraciye), fethedilip belli bir vergi ödeme karşılığında Müslüman olmayanlara bırakılan topraklardır. Bu vergi genel olarak zımmî reayadan alınan bir toprak ve toprak ürünleri vergisi olarak kabul edilmekle birlikte; gerçekte bu verginin yükümlüsünü belirleyen ölçüt, çiftçinin dini durumu olmayıp, toprağın statüsüdür. Buna göre, “haraç toprağı”nı ekip biçenler, dini durumlarına bakılmaksızın, haraç hükümlerine tabi olmuşlardır. Savaş yoluyla, ele geçirilen topraklar, gaziler arasında dağıtılmayıp, zımmî statüsüne alınan eski sahipleri elinde bırakılmışsa, bu topraklar, haraç toprağı olarak kabul edilmiştir.

11 Ortaçağ İslam devletlerinin kamu gelirlerini kavrayacak Haraç vergisinin tarhında iki yöntem uygulanmıştır. Buna göre arazinin büyüklüğüne göre maktu (sabit) ve nakdi bir vergi (haracı muvazzaf) ile ürünün belli bir oranı (haracı mukaseme) şeklinde bir vergi alınması söz konusu olmuştur. Haracı muvazzaf, 354 günlük ay yılı üzerinden; Haracı mukaseme, 365 günlük güneş yılı üzerinden tahakkuk ettirilmiştir. Haraç miktar ve oranlarının belirlenmesinde arazinin verimlilik durumu, ürün çeşiti, sulama düzeni ve arazinin şehir ve kasabalara uzaklık durumu başlıca ölçütler olmuştur

12 Ortaçağ İslam devletlerinin kamu gelirlerini kavrayacak, Diğer Gelir Kaynakları İslam devletinin müslüman ve zımmî reayası için ayrı ayrı öngörülmüş olan ve düzenli bir karakter taşıyan vergi gelirlerinden başka; çoğu vergi niteliğinde olmayan ve düzenli bir karakter de arz etmeyen başka gelir kaynakları da bulunmaktadır. Bunlar Gümrük resimleri, ganimetlerdeki pay, olağanüstü vergiler ve borçlanma ana başlıkları altında ele alınabilir. Gümrük Resimleri İslam devleti, uluslararası ticaretin gümrük duvarlarıyla engellenmemesi ve kısıtlanmaması görüşünde olduğu için, -esas itibarîyle gümrük vergileri koymaktan kaçınmış; ancak, karşı tarafın bu vergileri uygulaması halinde mütekabiliyet (karşılıklılık) esasına göre aynı oranda vergi koyma yoluna gitmiştir. Uygulamada bu vergi oranlarının müslüman tüccarlar için 1/40 (% 2,5), zımmî tüccar için 1/20 (% 5) ve müste’men (harbi olup da kendisine islâm ülkesine girmesi için geçici izin verilmiş kimse) tüccar için 1/10 (%10) düzeyinde oluştuğu anlaşılmaktadır.

13 Ortaçağ İslam devletlerinin kamu gelirlerini kavrayacak, Ganimetteki Beytülmal Payı İslam hukukunda, savaşlarda ele geçirilen menkul malların 4/5’inin gaziler (savaşçılar) arasında taksim edilmesi; 1/5’inin ise devlet hazinesine (beytülmal) alıkonulması benimsenmiştir. Olağanüstü Vergiler Olağandışı durumlarla karşılaşıldığında, hazinede yeteri miktarda para yok ise; İslâm devleti başkanının, ihtiyaç ölçüsünde, halka olağandışı yükümlülükler getirebileceği islâm hukukçuları tarafından ifade edilmişti. Bu vergilerin konusu ve yükümlüsü de duruma göre belirlenir. Bu tür yükümlülüklerin yükü ve süresi, olağandışı durumun ağırlığı ve süresi ile uygunluk arzetmelidir

14 VERGİ DIŞI GELİRLER FEY: Düşmandan savaşsız olarak ele geçirilen mallar olup tamamı devletin mülkiyetindedir. VAKIFLAR: Bir kimsenin kişisel mülkünden toplum yararı için devlet mülkiyetine gönüllü olarak geçirilen menkul ve gayrimenkul bütün mallara vakıf denir. MİRAS: Mirasçı bırakmadan ölenlerin tüm malvarlığı (tereke) devlet hazinesine geçer. LUKATA: Canlı ve cansız buluntu mal demektir. Lukata sahibi bulununcaya kadar elde tutulur, sahibi bulunmazsa devlete kalır. HARAM SERVET: Haram yolla kazanıldığı belirlenen servete devletin el koymasıyla elde edilen gelir türüdür. DEVLET İŞLETMELERİNİN GELİRLERİ: Devletin ilke olarak ticaret ve sanayii elinde tutması dolayısıyla sağlanan bir gelir türüdür. KURTULUŞ AKÇESİ: Savaşlarda esir alınan düşman askerlerinin serbest bırakılması karşılığı sağlanan gelir türüdür. 14

15 Ortaçağ İslam devletlerinin kamu harcamaları hakkında bilgi sahibi olacaksınız, açıklayabilecek 15 Borçlanma İslam devletinin gerektiğinde iç borçlanmaya gidebileceği ilke olarak kabul edilmiş olup, Peygamber’in uygulaması ile sabit bulunmaktadır. Yukarıdakilerin dışında İslâm devletinin çeşitli gelirleri bulunmaktadır. Bunlar arasında, kurtuluş akçesi (fidye’tü-n necat), mirasçısı bulunmayan tereke, buluntu mallar (lukata), müsadere edilen mallar gibileri belirtilebilir.

16 Ortaçağ İslam devletlerinin kamu harcamaları hakkında bilgi sahibi olacaksınız, Kamu Harcamaları İslam devletinin, ilk dönemdeki harcamaları ekonomik sınıflandırma kapsamında aşağıdaki şekilde ele alınabilir. Cari Harcamalar İslam devletinin cari nitelikteki harcamalarının başlıcaları olarak; devlet başkanının maaşı, memur maaşları ve resmi dairelerin cari giderleri ile eğitim ve sağlık gibi yatırım carileri kalemleri belirtilebilir. Devlet Başkanının Maaşı Gerek Peygamber, gerekse izleyen ilk dört halifesi kendilerine, devlet hazinesinden geçimlerini sağlayacak kadar bir maaş bağlatmışlardır. Genellikle, söz konusu maaş miktarının bir işçi gündeliği düzeyinde belirlenmiş olduğu dikkati çekmektedir. Bu uygulamada kamu maliyesi açısından önemli olan hususların başında devlet hazinesi ile devlet başkanının gelirlerinin birbirinden ayrılmış olması bulunmaktadır.

17 Memur Maaşları Kamu kesimi içerisinde görev yapan memurların başlıcaları valiler, kadılar, maliye memurları ve askerlerdir. Daimi ordular ve dolayısıyla asker maaşları ikinci halife Hz. Ömer zamanında ortaya çıkmıştır. Memurların maaşları aylık periyotlarla ödenmiştir. Resmi Dairelerin Harcamaları Camiler dahil olmak üzere kamu binalarının aydınlatma, ısıtma ve kırtasiye masrafları da kamu giderleri arasında yer almıştır. 17

18 Ortaçağ İslam devletlerinin kamu harcamaları hakkında bilgi sahibi olacaksınız, Eğitim-Öğretim Harcamaları İlk dönemde suffe denen bir okul oluşturulmuştur. ikinci halife Hz. Ömer zamanında teşkil edilen daimi ordunun askerlerinin de din ve hukuk bilgileriyle donatılmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca fethedilen ülkeler ve beldelerde -özellikle çocuklar ve gençler için okullar açılıp- öğretmenler tayin edilmiştir. Sağlık Harcamaları İslam devleti’nin, sağlık hizmetlerinin sunulması faaliyetlerine katıldığı ve bunun için harcamalarda bulunmuştur. Sahra hastanesi ve hekimler Yatırım Harcamaları İslam devletinin, ihtiyaçları daha yüksek düzeyde karşılayabilmek amacıyla, ekonominin üretim gücünü artıracak faaliyetlere girişmek için gerekli üst yapısal ortama sahip olduğu gibi; bu konuda yoğun çabalar içine girdiği anlaşılmaktadır.

19 Ortaçağ İslam devletlerinin kamu harcamaları hakkında bilgi sahibi olacaksınız, İslam devletinin ilk döneminde, yatırım niteliği arzeden kamu harcamalarını aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. Kamu Binaları ve Cami Yapımı İslam devletinin kuruluş ve genişleme dönemi boyunca, ihtiyacı karşılamak üzere, kamu binalarının ve camilerin yapılmış olduğu görülmektedir. Camilerin sadece bir ibadet yeri olarak değil, sosyal ve siyasal hayatın merkezi olma fonksiyonu gördüğü de belirtilmektedir. Yeni Yerleşim Birimlerinin Kurulması İslam fetihlerinin kalıcılığını sağlamak üzere, belli bir iskan politikası çerçevesinde yeni şehirlerin kurulmasının önemle ele alındığı anlaşılmaktadır. Örneğin Emeviler ve Abbasiler döneminde Vasıt, Kayravan, Cürcan, Remle, Hilvan, Tanca, Bağdat ve Samara gibi şehirler kurulmuştur.

20 Ortaçağ İslam devletlerinin kamu harcamaları hakkında bilgi sahibi olacaksınız, açıklayabilecek 20 Toprak İmar ve Sulama Kanalları Tarımsal üretimi artırmak amacıyla, sulama kanalları yapımı, bataklıkların kurutulması ve gerekli yerlerde sellere karşı bentlerin yapımının önemli yatırım faaliyetleri arasında yer aldığı görülmektedir. Ulaşım Harcamaları Yollar, köprüler ve ulaşım amaçlı su kanallarının açılması, önemli yatırım faaliyetleri arasında yer almıştır. Şehirlerarası yollara mesafe levhalarının dikilmesi gibi uygulamaların yanında konaklama tesislerinin yapılmasına yönelik harcamalar özellikle belirtilebilir. Hz. Peygamber zamanından itibaren yollarda yapılan konaklama yerlerinde, üç gün yolcuların ücretsiz olarak ağırlanması uygulaması devam edegelmiştir. Haberleşme Harcamaları İslam fetihlerinin uzak diyarlara yayılması, askerler ile aileleri arasında haberleşme ihtiyacını ortaya çıkarmış ve ilk kez Halife Hz. Ömer zamanında posta memurları istihdam edilmeye başlanmıştı.

21 Ortaçağ İslam devletlerinin kamu harcamaları hakkında bilgi sahibi olacaksınız Transfer Harcamaları Kitap ve Sünnet’te, başta yetimler ve yoksullar olmak üzere, borçlulara, kölelere ve yolculuk sırasında sıkıntıya düşmüş olanlara yardıma davet eden çok sayıda hüküm bulunmaktadır. Bu açıdan İslam devletinin, sosyal adaletin ve sosyal güvenliğin sağlanmasında büyük bir sorumluluk üstlendiği ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak da, kişilere karşılıksız transferde bulunulması gerekmiş ve bu harcamalar, kamu harcamaları içinde ağırlıklı bir bölüm oluşturmuştur. Transfer Harcamaları Kitap ve Sünnet’te, başta yetimler ve yoksullar olmak üzere, borçlulara, kölelere ve yolculuk sırasında sıkıntıya düşmüş olanlara yardıma davet eden çok sayıda hüküm bulunmaktadır. Bu açıdan İslam devletinin, sosyal adaletin ve sosyal güvenliğin sağlanmasında büyük bir sorumluluk üstlendiği ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak da, kişilere karşılıksız transferde bulunulması gerekmiş ve bu harcamalar, kamu harcamaları içinde ağırlıklı bir bölüm oluşturmuştur.

22 Ortaçağ İslam devletlerinin kamu harcamaları hakkında bilgi sahibi olacaksınız, Zekât gelirleri ile ganimetlerden devlete düşen payların büyük bölümü ve fey gelirlerinin bir kısmı karşılıksız transfer harcamaları biçiminde kullanılmak zorundadır. Faili meçhul cinayetlerin diyetlerinin ödenmesi (tazminat ödenmesi) de İslâm devletinin mali yükümlülükleri arasında sayılmıştır. Darı Harbe esir düşen müslüman askerlerin kurtuluş akçelerinin de gerektiğinde devlet hazinesinden ödenebileceğinin öngörülmüş olması da devletler arası transfer harcamalarının yapılmasının söz konusu olduğunu gösterir.

23 ORTA ÇAĞDA İSLAM ÜLKELERİNDE MALİ OLAYLAR: KAMU GELİR VE HARCAMALARI İslam Peygamber’inin 622’de Mekke’den Medine’ye hicretini müteakip Medine’de ilk İslâm devleti kurulmuştur. İslam devletinin gelir kaynakları, yükümlülerin dini durumlarına göre, müslümanlardan ve gayrı müslim vatandaşlardan (zımmîlerden) alınan vergiler ile diğer gelir kaynakları biçiminde gruplandırarak ele almak mümkündür İslam devletinin cari nitelikteki harcamalarının başlıcaları olarak; devlet başkanının maaşı, memur maaşları ve resmi dairelerin cari giderleri ile eğitim ve sağlık gibi yatırım carileri kalemleri belirtilebilir. İslam devletinin, ihtiyaçları daha yüksek düzeyde karşılayabilmek amacıyla, ekonominin üretim gücünü artıracak faaliyetlere girişmek için gerekli üst yapısal ortama sahip olduğu gibi; bu konuda yoğun çabalar içine girdiği anlaşılmaktadır. 23

24 Soru 1. İslam Devletlerinin kamu gelirlerini açıklayınız? Soru 2. İslam Devletlerinin kamu harcamalarını açıklayınız?

25 1. Aşağıdakilerden hangileri İslam devletinde,mali uygulamaların da dayandırıldığı, hukukun temel kaynaklarındandır? I- Kur’an-ı Kerim II-Sünnet III-İcma IV-Kıyas a)I b)I-III c)I-II d)I-II-III e)I-II-III-IV 2. İslam devletlerinde, hayvanlar üzerinden zekat alınırken uygulanan tarife aşağıdakilerden hangisidir? a)nakdi tarife b)ayni tarife c)advolerem tarife d)spesifik tarife e)bedeni tarife

26 Haftaya görüşmek üzere iyi çalışmalar dilerim


"Maliye Tarihi Doç. Dr. Temel GÜRDAL SAÜ Maliye. Ortaçağ İslam devletlerinin ekonomik ve idari yapılarını öğrenecek, Ortaçağ İslam devletlerinin kamu gelirlerini." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları