Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Fungisitlerin Genel Özellikleri ve Etki Mekanizmaları

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Fungisitlerin Genel Özellikleri ve Etki Mekanizmaları"— Sunum transkripti:

1 Fungisitlerin Genel Özellikleri ve Etki Mekanizmaları
Prof.Dr. Necip Tosun E.Ü. Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Bornova, İzmir

2 En çok kullanılan 3 pestisit sınıfı
Dünya kullanımı (%) Türkiye kullanımı (%) İnseksitler 27 34 Herbisitler 53 18 Fungisitler 20 28

3 Fungisitler ve genel özellikleri
Çevre kirlenmesi, hedef dışı organizmalara olumsuz etkisi nedeniyle fungisitler yeniden değerlendiriliyor, Etiket önerisinde yüksek doz ile kullanımı çok yer engelleyici klasik fungisitler daha riskli, Patojenlerin fungisitlere duyarlılığı ne kadar azalırsa, fungisitlerin de etkililiği o kadar azalır, Çözüm için genel eğilim; bu tip fungisitlerin uygulama dozunun arttırılması,

4 Fungisitler ve genel özellikleri
Etki mekanizmaları ile dayanıklılık riskleri arasında yakın ilişki bulunmakta, Hedefimiz; Düşük riskli fungisitlerin yer aldığı entegre mücadele programları, Etkili, Ekolojik ve Ekonomik mücadele programı yapabilmek için fungisitlerin özellikleri, etki mekanizmaları ve dayanıklılık riskleri iyi bilinmelidir,

5 Etki Yeri Özelleşmemiş Fungisitler
Avantajları Daha ucuz, Daha düşük dayanıklılık riski, Daha geniş etki spektrumu, Dezavantajları Daha yüksek uygulama dozu, Daha yüksek ekotoksikolojik risk, Daha az etkililik.

6 Etki mekanizmalarına göre Fungisitlerin Sınıflandırılması
Kimyasal yapılarına göre gruplandırma, Her grubun genel özellikleri, Etki mekanizmaları hakkında bilgi, Dayanıklılık risk durumlarının değerlendirilmesi özetlenecektir.

7 Fungisitlerin Sınıflandırılması
1. Etki Yeri Özelleşmemiş (Çok Yer Engelleyici, Klasik) 1.1. Bakırlı Fungisitler ve Organometaller 1.2. Elementer Kükürt 1.3. Dithiocarbamate’lar 1.4. Trichloromethylthiocarboximide’ler 1.5. Guanidine’ler 1.6. Diğerleri 2. Etki Yeri Özelleşmiş (Tek yer Engelleyiciler; Modern) 2.1. Benzimizole’ler 2.2. Carboximide’ler 2.3. Hydroxypyrimidine’ler 2.4. Aromatik Hydrokarbonlar ve Dicarboximede’ler 2.5. Phenylamide’ler 2.6. Sterol biyosentezini engelleyenler 2.7. Anilinopyrimidine’ler 2.8. Phenylpyrrole’ler 2.9. Strobilurine’ler 2.10.Diğerleri

8 Bakırın tarihçesi İlk olarak 1807’de Benedict Prevost, buğday tohumlarından sürme sporlarını engellemek amacıyla bakır sülfat ile yaptığı denemeler sonucu bakırın fungisit etkisini ortaya çıkarmıştır, Bakır tuzlarının bitki hastalıklarına etkisi, 1885’te Fransız araştırıcı Millardet tarafından Fransa’nın Bordeaux bölgesindeki bağlarda şans eseri bulunmuştur.

9 1.1. Bakırlı Fungisitler Risk; eriyebilir inorganik bakırlılarda serbest bakır iyonları bitki kutikulasınından geçerek çok fazla fitotoksisite sorunu yaratabilir, Çözüm; suda erimeyen bakır tuzları ile daha fazla bitki yüzeyinin kaplanması ve spor çimlenmesinin engellenmesi amaçlanmıştır, Dikkat; serin ve nemli koşullarda bordo bulamacı dahil erimeyen bakılılar da bitkilerde fitotoksisite yapabilmekte,

10 pH < 4.0 Solüsyon Şeklinde Uygulanan Cu+2 iyonlarının Hareketi
Cu+2 SOLÜSYUONU 1.engel: Kutikula Cu++ Cu++ Cu++ Cu++ Cu++ Cu++ Cu++ Cu++ 2.engel: hücre duvarı Cu++ Cu++ Cu++ Cu++ Cu++ 3.engel: hücre membranı Cu++ Cu++ Cu++ 4.engel: ksilemdeki hücre duvarı

11 1885’te bordo bulamacının bulunmasıyla;
Bakırlı preparatlar, 50 yıldan fazla süreyle sentetik organik fungisitler, pestisit pazarına girene kadar bitki hastalıklarını kontrol etmede üstün bir yer sağlamışlardır. Ve günümüzde dahi bakteriyel ve fungal birçok bitki hastalığının savaşımında vazgeçilmez olmuştur ve her yıl tüm dünyada binlerce ton kullanılmaktadır.

12 Domateslere inokule edilen Phytophthora infestans’ın kontrolünde Üç Bakırlı Formülasyonun Etkililiği
Cu Konsantrasyon ( ppm ) 45 90 180 112 225 450 900 1.800 1.000 1.500 Formüle Edilmiş Bileşikler 65 g Cu / L Sulfat pentahidrat Bordo Bulamacı 200 g Cu / L Bakır hidroksit 500 g Cu / kg. Konsantrasyon (100 L) 75 cc. 150 cc. 300 cc. 600 cc. 1.200 cc. 200 gr. 300 gr. Kontrol P. infestans * ( % ) 94 99 100 30 50 55 74 93 92 97 Bencéné ( ) Plant Health and Soil Conservation, Station of Heves County - Eger, Szövetkezet (Hungary) *Değerlendirme, inokulasyondan 7 gün sonra yapılmıştır.

13 Organizmalara Etkisi;
Bordo bulamacı arılara zehirlidir, Bakırsülfat, balıklara zehirlidir fakat kuşlara zehirli değildir. Koyunlara ve tavuklara normal uygulama dozlarında zehirli olabilir, Solucanlar gibi toprakta yaşayan diğer canlılar, bakırlı fungisitlerin aşırı kullanımı sonucu dokularında biriktirebilmektedirler, -Yaprakta doğal olarak veya biokontrol amaçlı uygulanan biyolojik preparatlarda bulunan Bacillus sp.,Trichoderma vb. organizmaları öldürebilir.

14 ETKİ MEKANİZMASI Bakırlı bileşiklerin fungisit etkileri konusundaki
en basit hipotez, fungisidal reaksiyonun bakır iyonlarından kaynaklandığıdır. Eriyiciliği olmayan bakır kalıntısı, fungal sporların çimlenmesini engellemektedir. Çim borusunun aktif büyümesi nedeniyle sporun yakın çevresini asitlendirmesinden dolayı bakırlı kalıntısındaki yeterli miktarda iyonun eriyebildiği ve sonra da çimborusu gelişmesini önlediği bildirilmiştir. (Köller 1992;1998;Martin,1969).

15 tarafından pasif olarak alınır ve hücrede
Bakır , fungus ve bakteri hücresi tarafından pasif olarak alınır ve hücrede sülfidril gruplarına bağlanır. Sonuçta, proteinlerin ve enzimlerin denatüre olmasına neden olur (Somers, 1963) Bakır toksitesinin diğer bir nedeni olarak ta enzimlerdeki bazı metallerin bakır ile yer değiştirebilmesi de düşünülmektedir (Levi,1977; Lukens,1969)

16 Ülkemizde ruhsatlı bakır formları ve örnek fungisitler

17 a) Islanabilir Toz Formülasyon (WP; %50); Cupromag
1. BAKIRKARBONAT a) Islanabilir Toz Formülasyon (WP; %50); Cupromag 2. BAKIR KALSİYUM OKSİKLORİD a) Islanabilir Toz Formülasyonlar (WP; %16); Polvere Caffaro 3. BAKIR OKSİKLORİD + MANEB a) Islanabilir Toz Formülasyonlar (WP; 37.5+%20); Herkül 4. BAKIR SÜLFAT a) Krisral Toz Formulasyonlar (%25); Hektaş Göztaşı

18 7. BAKIR SÜLFAT + MANCOZEB
5.   BAZİK BAKIR SÜLFAT Islanablir Toz Formülasyonlar (WP; %52.5); Basic Copper Sulphate Sıvı Formülasyonlar (SC;193 gl); Idrorame 6.   BAKIR KALSİYUM SÜLFAT Islanablir Toz Formülasyonlar (WP; %20); Bordeaux Caffaro,Manica Bordeaux Mixture, Blue Bordo b) Granül Formülasyonlar (DG;%20); Bordolux DG 7. BAKIR SÜLFAT + MANCOZEB a) Islanabilir Toz Formülasyonlar (WP; %12+30);Cuprofix 30

19 8. BAKIR SÜLFAT + MANCOZEB + CYMOXANİL
Islanabilir Toz Formülasyonlar (WP; % ) ; Cuprofix CM Active 9. BAKIR TUZLARI + MANCOZEB Islanabilir Toz Formülasyonlar (WP; % 21+20); Tri-Miltox Forte 10. BAKIR TUZLARI + MANCOZEB+ KÜKÜRT Islanabilir Toz Formülasyonlar (WP; % ) ; Kuprosolor

20 11. YAĞ VE ROSİN ASİTLERİNİN BAKIR TUZLARI
a) Sıvı Formülasyonlar (EC ; 51.4 gl); Tenn-Cop 5 E 12. BAKIR OKSİKLORİD a) Islanabilir Toz Formülasyonlar (WP; %50 ); Cupravit ob 21 b) Suda Dağılabilen Granül Formülasyonlar (WG; %50) ; Oxi-Cup 50 WG c) Sıvı Formülasyonlar (SC ; g/l); Calleon

21 14. BAKIR SÜLFAT PENTAHİDRAT
13. BAKIRHİDROKSİT Islanabilir Toz Formülasyon (WP; % 50); Champion WP b) Granül Formülasyonlar (DG; % 50); Cuprader DG c) Kuru Akışkan Formülasyonlar (DF); Kocide DF d) Sıvı Formülasyonlar (SC); Champ Formula 2 14.  BAKIR SÜLFAT PENTAHİDRAT a) Sıvı Formülasyon (SC; g/l); Mastercop SC

22 Dayanıklılık Durumu Bakırlı fungisitlerin çok yer engelleyici
olması nedeniyle, fungal organizmalarda dayanıklılık sorununa şu ana kadar rastlanmamıştır, Ancak, bakırlı bileşiklerin bitki patojeni bakterilere karşı uygulandığı alanlarda dayanıklılık sorunu oluşabilmektedir.

23 BAKIRLI FUNGİSİTLER; Bakırlı bileşiklerin entegre hastalık yönetiminde (IPM) önemli bir yeri vardır. MRL (maksimum kalıntı limiti) değeri olmadığından kalıntı sorunu yaratmamaktadır.

24 BAKIRLI FUNGİSİTLER; Gerek bir çok patojene kontrol ederek geniş etki alanına sahip olması, Bakterisit özelliği, Düşük akut toksitesi, Organik tarımda kullanılabilmeleri, Gerekse ekonomik olması nedeniyle bitki koruma ürünleri içinde en çok kullanılan ilaçların başındadır.

25 1.1. Bakırlı Fungisitler ve Organometaller
Bu grubun diğer üyeleri olan organik civalı fungisit phenyl mercurie acetate ve organik kalaylı fungisit triphenyl (=fentin) hidroksit ve fentin acetate yüksek toksisitesi, uygulayıcılara zehirliliği ve birikimi nedeniyle yasaklandığı için değinilmeyecektir

26 1.2. Elementer Kükürt Fungisit etkisi 1800’lü yıllardan beri biliniyor, Özellikle küllemelere etkili, akarisit etkisi, Mikronize olarak daha üniform süspansiyon olan ve daha iyi kaplama sağlayan formulasyonlar, Düşük maliyet, Doğal ürün olduğundan organik tarıma uygun, Toprakta asitliliği düzenleyici özelliği ile yoğun kullanılmakta,

27 Hidrojen sülfid teorisi
ETKİ MEKANİZMASI Doğrudan etki teorisi, Oksidasyon teorisi, Hidrojen sülfid teorisi

28 Doğrudan etki teorisi Elementer kükürtün kendisi toksik özellikte,Ancak, 1922’de spor çimlenme denemesinde kükürt partiküllerinin etkili olması beklenen funguslara etkili olmadığı belirlenmiş, Oksidasyon teorisinde etki, sıcaklığın etkisi ile çıkan ve kükürdün oksidasyon ürünlerini (sülfür dioksit, sülfür trioksit, pentathionic asit vb) içeren gazlara dayanır, ancak daha sonra bu iddia çürütülmüş, Hidrojen sülfit teorisinde elementer kükürt hidrojen sülfide indirgenir ve oluşan hidrojen sülfid toksik etki gösterir, Ancak, 1953’de (Miller ve ark) çürütülmüş,

29 Güncel mekanizma ise, kükürdün yavaş biçimde hava ile okside olarak kükürd diokside dönüşmesidir. Nem etkisi ile sülfür asidi oluşmakta ve yaprak yüzeyindeki yüksek asidik çevre fungal sporların çimlenmesini engellemektedir Kükürdün oksidasyonu sıcaklıkla ilişkilidir ve serin koşullarda kükürdün etkililiğinin düşmesi bu nedenledir, Kükürt tarafından oluşturulan bu asidik ortam aynı zamanda fitotoksik olmasının da nedenidir.

30 Dayanıklılık durumu Herhangi bir bilimsel kayıda rastlanmamıştır

31 1.3. Dithioacrbamate’lar Sentetik fungisitlerin en eski grubu,
Dithiocarbamic asitten türevlenmiştir, Farklı karakterde bileşikler bulunduğu için 2 alt grupta incelenebilir, Dimethyldithiocarbamate’lar (thiram, ferbam, ziram) Ethylenebisdithiocarbamate’lar (mancozeb, maneb, zinep, metiram, propineb)

32 Dimethyldithiocarbamate’lardan thiram oldukça buharlaşıcı ancak diğerleri değil,
Asidik koşullarda dimethyldithiocarbamic aside parçalanır, bu asit alkali koşullarda stabil iken asidik ortamda stabil değildir, Ethylenebisdithiocarbamate’lar depolandıkları koşullarda bile oksijen ve neme maruz kaldıklarında hızla dekompoze olurlar, Önce metal bileşikten ayrılırlar oksidasyon sonucu carbon disülfide, ethylenethiuramdisülfide (ETD) ve sonuçta sistemik özellikte ama fungisit etkisi olmayan karsinojenik ethylenethiourea (ETU)’ya parçalanırlar.

33 ETKİ MEKANİZMASI Dimethyldithiocarbamate’ların etki mekanizması tam olarak açıklanamamıştır, Bu alt grup üyelerinin bakır ve diğer ağır metallerle kompleks oluşturarak etkileri artar, Ethylenebisdithiocarbamate’larda proteinlerin sülfidril grupları ile etkileşime geçerek enzimleri ve hücresel fonksiyonları engelleyerek etki yaptığı bilinmektedir.

34 Dayanıklılık durumu Pratikte bir sorunları bulunmamaktadır.
Laboratuvar koşullarında duyarlılık azalışları saptanmıştır.

35 1.4. Trichloromethylthiocarboximide’ler
En çok bilinenler captan, captofol, folpet, Stabiliteleri ilaçlama suyunun pH’ı ile yakından ilgilidir, örneğin captan pH 7’de yarı ömrü 2.5 saat iken, 8’in üzerinde 17 dakikadır, Toprakta hızla tutulur ve çabuk hidrolize olurlar, toprakta yıkanma açısından büyük risk oluşturmazlar, Bitkilerde kutikulayı geçebildiklerinden fitotoksiktir, Kanser yapıcı etkisi ortaya konmuştur,

36 ETKİ MEKANİZMASI Bu grup fungisitler hücre yapılarıyla özellikle glutathion gibi thiollerle mekanizması bilinmeyen reaksiyonlara girer, Captan, catalasa, diphosphopyridine nucleotide oxidase enzimlerini engeller. Pratikte dayanıklılık sorun değildir. Duyarlılığı azalan bireylerin canlılıları düşmektedir.

37 1.5. Guanidine’ler En bilinen fungisit dodine,
Toprak tarafından kuvvetle tutulur, hareketsizdir, yıkanmazlar, Yapraklara penetrasyonu zayıftır, Toprak üstü kısımlara uygulanır, koruyucu vetedavi edici özelliği vardır,

38 ETKİ MEKANİZMASI Bu grup fungisitler membran yapısını deterjan etkisiyle etkiler ve hücre membranlarının geçirgenliğini değiştirir, Mitokondrial membranı da etkiler, Birkaç yıl üst üste kullanıldığı yerlerde dayanıklı ırkların oluştuğu bildirilmiştir

39 1.6. Diğerleri Nitril gruplarını içeren dithianon, chlorothalonil,
Patojenlerin enzimatik fonksiyonlarını etkiler, Dinocap, nitrophenol’e parçalanır ve spor çimlenmesini ve miseliyal gelişmeyi engeller, Anilazine, 1966’da piyasaya çıkmıştır, sülphydryl gruplarını etkilediği düşünülmektedir, Fluazinam, 1987’de çıkmış, mitokondrial oksidatif fosforilasyon bağlantını bozmaktadır.

40 2. Etki Yeri Özelleşmiş (Modern) Fungisitler
Fungal hücrede özel tek bir etki yeri vardır, Bu nedenle uygulamada az ya da çok dayanıklılık riskine sahiptir, Bir kısmı sistemik özellikte iken bir kısmı translaminar özelliktedir,

41 2.1. Benzimizole’ler Önemli fungisitler; benomyl, carbendazim, thiabendazole, thiophanate methyl, Sistemik, etki alanı geniş, Ancak, Oomycetes grubuna hiç etkili değil, Suda eriyiciliği zayıftır, Uygulama sonrası carbendazim’e parçalanırlar

42 ETKİ MEKANİZMASI Bu grup fungisitler mikrotüp alanlarını tubuline bağlayarak çatlatırlar, fungal hifin hücresel ince yapısında bozulmalar oluştururlar, mitosisi engelleyerek çim borusunun gelişimine müdahale ederler ve bu yolla fungal gelişmeyi engellerler, Bitkilerde ve memelilerde olmayan fungal B-tubuline bağlanma biçiminde özelleşmiş etki yeri vardır, sonuçta hücre bölünmesini engellerler, Dayanıklılık tek genle idare edildiği için tarla koşullarında kesikli bir şekilde ortaya çıkar,Major kromozomal genin mutasyonuna dayanır

43 2.2. Carboximide’ler Sistemik özellikte carboxin ve oxycarboxin,flutolanil, Toprakta ve bitkide hızlı biçimde sülfoxide’e ve sulfone’a dönüşür, Basidiomycetes üyesi patojenlere yüksek etkililiktedir, Tohuma ya da bitkiye uygulandığında, sadece hastalıkları önlemek değil bitki gelişmesini hızlandırıcı etkileri de bulunmaktadır.

44 ETKİ MEKANİZMASI Bu grup fungisitler solunumu engelleyerek etkili olurlar, Hücre permeabilitesini de etkileyebildikleri düşünülmektedir, Laboratuvarda dayanıklılık olmasına karşın pratikte ciddi sorun bulunmamaktadır

45 2.3. Hydroxypyrimidine’ler
1968’de piyasaya çıkmıştır, Bupirimate, dimethirimol ve ethirimol Küllemelere özelleşmiş sistemik, Yarı ömrü 1 gündür, Elmada küllemeye etkili

46 ETKİ MEKANİZMASI Külleme sporlarının kutikuladan girişinde kullandıkları appressorium oluşumunu engellediği biliniyor Penetrasyon olduktan sonra ve emeçler oluştuktan sonra hastalığın yapraktaki gelişimine etkisi düşüktür, Bütün Hydroxypyrimidine’ler arasında çapraz dayanıklılık varken buprimate’e dayanıklılık pratikte henüz yok, Ethirimol ile triadimenol hatta diğer 14-demethylase inhibitorü (DMI’s) fungisitleri arasında negatif ilişkili çapraz dayanıklılık bulunmaktadır.

47 2.4. Aromatik Hydrokarbonlar ve Dicarboximide’ler
Eski ve heterojen bir gruptur, Biphenyl, quintozene (PCNB), hexachlorobenzene, dichloran, tolclophos- methyl, cloroneb (Lry, 1995), Dicarboximide’ler sistemik değil (iprodion, vinclozolin), procymidone ve chlozolinate sistemik, Bitkide en uzun kalıcılık iprodion, toprakta en yavaş parçalanan ve en kalıcı procymidone

48 ETKİ MEKANİZMASI Her iki grup birbirine benzemekle birlikte etki mekanizmaları tam çözülmüş değil, hem spor çimlenmesini hem de miselyal gelişmeyi engellemektedir, Mitokondriumlarda ve endoplasmik retikulumdaki yapısal değişiklere neden olmaktadırlar, Dayanıklılık kazanmış populasyonların aromatik hydrocarbonlara ve dicarboximide’lere çapraz dayanıklılıkları bulunmakta,

49 2.5. Phenylamide’ler Peronosporales üyesi funguslara etkilidirler,
Benalaxyl, furalaxyl ve metalaxyl toprak ve tohum uygulamaları açısından uygundur, Yarı ömürleri 3-8 haftadır, Sistemik özelliktedir, Yaprakta kalıntı bırakırlar,

50 ETKİ MEKANİZMASI RNA sentezini DNA sentezinden daha çok etkilemektedirler, Phenylamide’lere dayanıklı genotipler bu grup fungisitlere hemen hemen immundurlar ve uygulama dozları ile önlenmeleri çok zordur,

51 2.6. Sterol biyosentezini engelleyenler
İlk üye morpholine türevi dodemorph 1967’de çıktı,İmidazole, pyrimidine türevleri, 2 grupta incelenir; Sterol demetylation inhibitörleri ve morpholine’ler, Sistemik olduğu için tohuma penetre edebilir, bitki tarafından alınıp taşınabilir, Oomycetes grubu dışında etkilidir,

52 Bazı örnekler Piperazine; triforine Pyridine; buthiobate, pyrifenox,
Pyrimidine;triarimol, fenarimol, nuarimol, İmidazole;imazalil, prochloraz, Triazole; propicanozole, tebucanozole, myclobutanil, Morpholine;tridemorp, dodemorph Triazzolinthione;prothiconazole

53 ETKİ MEKANİZMASI Fungal sterol biyosentezini engellerler,
Steroller funguslarda membran fonksiyonlarında, yapısal olayların regüle edilmesinde ya da steroid hormonların sentezlenmesinde görev alır ve yaşamsal öneme sahiptir, Özellikle küllemelerde pratikte dayanıklılık sorunu yaşanmaktadır,

54 2.7. Anilinopyrimidine’ler
1995’de ruhsatlanmış, cyprodinil (sistemik), mepanipyrim (sistemik değil), pyrimethanil (kökten sistemik, yapraktan değil) başlıcaları, Hastalık oluşumun ve sporulasyonu etkileyerek tedavi edici özelliğe sahiptirler, ancak spor çimlenmesine etkili değildirler,

55 ETKİ MEKANİZMASI Tam olarak bilinmemektedir, ancak hastalık oluşumunda gerekli olan ekstra hücresel enzim salgılanmasını engellediği düşünülmektedir, Sürekli kullanıldıklarında dayanıklılık bağlarda gözlenmiştir, Diğer gruplarla çapraz dayanıklılıkları bildirilmemiştir

56 2.8. Phenylpyrrole’ler Pseudomonas pyricinia tarafından oluşturulan antifungal bileşik pyrrolnitrin’den türevlenmiştir, Fenpiclonil (sistemik ve kontak), fludioxonil (sistemik değil), Toprakta parçalanmaya stabildir, tohum kaynaklı hastalıkların savaşımında önemli,

57 ETKİ MEKANİZMASI Funguslarda şeker ve aminoasit alınımı ile ilgil oldukları bilinmektedir, Fludioxonlil ile dicarboximide’ler arasında çapraz dayanıklılık bulunur, Fenpiclonil funguslarda oksijen tüketimi, nüklear bölünmeile DNA, RNA, protein, kitin, ergosterol sentezlerini etkiler, Pratikte ciddi sorun saptanmamıştır

58 2.9. Strobilurine’ler Strobilurus tenacellus’un sekonder antifungal metobolitidir, Sentetik anologlar; azoxystrobin, kresoxim-methyl, pyrclostrobin, trifloxystrobin, vb Geniş spektrumlu, kontak ve sistemik hatta buhar fazının difuzyonu sonucu mesositemik özelliği vardır, yağmurla yıkanmaz,

59 ETKİ MEKANİZMASI Mitokondria’da elektron taşınmasını engeller, spor çimlenmesine yüksek etkili, Pratikte ciddi sorun saptanmamasına karşın dayanıklılık olayları da bildirilmekte ve beklenmektedir

60 2.10.Diğerleri Fosetyl-al, promocarp, fenhexamid, fosforoz asidi,
Tam sistemiktir, bitkilerde dayanıklılığı artıcı özelliklere sahiptir, Hastalıkla ilişkili enzimlerin bitkide sentezlenmesini tetikler,

61 Etki mekanizması Sınıfı Örnek aktif madde Mitosis ve hücre bölünmesi Benzimidazoles thiophanates Thiabendazole, Benomyl, carbendazim thiophanate-methyl Solunum anilines iprodione boscalid azoxystrobin pyraclostrobin Sterol sentezi imidazoles Piperazines Pyrimidines triazoles Imazilil fenhexamid Bitertanol Flusilazole myclobutanil Propiconazole tebuconazole Nukleik asit sentezi acylalanines metalaxyl metalaxyl-M (=mefenoxam) Protein sentezi cyprodinil

62 Etki mekanizması Sınıfı Örnek aktif madde Çok yer engelleyici İnorganik Dithiocarbamatlar Phthalimides chloronitriles guanidines Bakır, kükürt thiophanate-methyl captan Chlorothalonil dodine Lipidler ve membran chloroneb dicloran quintozene (PCNB) etridiazole Hücre duvarı sentezi imidazoles Piperazines Pyrimidines triazoles Imazilil fenhexamid Bitertanol Flusilazole myclobutanil Propiconazole tebuconazole Hücre çeperi geçirgenliği acylalanines propamocarb Hücre bölünmesi zoxamide


"Fungisitlerin Genel Özellikleri ve Etki Mekanizmaları" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları