Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1 GİRİŞ İdari Yargıda PDGF’nin Düzenlenmesi Sırasında Karşılaşılan Temel Sorunlar.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1 GİRİŞ İdari Yargıda PDGF’nin Düzenlenmesi Sırasında Karşılaşılan Temel Sorunlar."— Sunum transkripti:

1 1 GİRİŞ İdari Yargıda PDGF’nin Düzenlenmesi Sırasında Karşılaşılan Temel Sorunlar

2 2 1-usul de kıyas mümkün müdür? a-“İdare Mahkemelerinde kararların yazılması konusunda belirlenmiş yasal bir süre bulunmamaktadır. b-2577 sayılı Yasanın Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının uygulanacağı haller başlıklı 31.maddesi de karar yazma süresiyle ilgili olarak Hukuk Muhakemeleri Yasasına atıf yapmamıştır.

3 3 Yargıtay 4. Ceza Dairesi tarihli ve 2008/19 Esas sayılı karanıda Ankara İdare Mahkemesinde görev yapan bir hakimle ilgili verdiği kararında (Kırıkkale görev yapan değil), İdari Yargı Mahkemelerince verilen kararların yazım süresi hakkında esas alınacak ilkeleri belirlemiş, Buna göre tüm usul kurallarında olduğu gibi, idari yargılama usulü hukukunda da kıyas mümkündür. Mahkeme kararlarının hangi sürede yazılacağı konusunda mevzuatımızda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun’da ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemesi Kanunun’da hükümler yer almaktadır.

4 4 Yargıtay’ın belirlediği genel ilke Bu hükümler kıyasen idari yargılama usulüne de uygulandığında, “makul süre” ibaresinin bir haftalık, 15 günlük bir süreyi kapsadığı söylenebilir. Ancak hiçbir şekilde “makul süre” teriminin 6 aylık, 1 yıllık, 15 aylık süreleri kapsamadığı açıktır.’ Denilmek suretiyle karar yazımında 15 gün civarında bir sürenin makul süre olduğu kanaatine varılmıştır.

5 5 İstanbul- Ankara ve Kırıkkale karşılaştırması İstanbul da bir hakim aylık (bazen 110) esas dosya civarında yürütme çıkarırken, Ankara’ da Esas Yürütme Kırıkkale’de aylık Esas dosya 5-6 Yürütme dosyası sonuçlandırıyor.

6 6 Teftiş’te bu konuda esas alınan somut kriterler Ankara mahkemelerinin 2015 yılında yapılan son denetiminde karar yazımı için esas alınan süre 70 gün, İstanbul mahkemelerinin 2013 yılında yapılan son denetiminde esas alınan süre 75 gün, Temel gerekçeler; çalışma şartlarının elverişsizliği, yürütme dosyalarının çokluğu, keşif dosyalarının çokluğu, dosya sayısının çokluğu nedeniyle ilk inceleme dosyalarının fazla olmasıdır. Kırıkkale 2012 denetiminde 30 gündür.

7 7 Öneri Bize göre HSYK acilen bir ilke kararı ile bu büyük illerde ve küçük illerde bir hakimin karar yazım süresini belirlemelidir.

8 180 gün Tüm Mahkemelerde uygulanacakmı 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun dosyaların incelenmesi başlıklı 20. maddesinin 5. bendinde dosyalar tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır hükmüne yer verilmiştir. 8

9 9 İstanbul- Ankara ve Kırıkkale karşılaştırması İstanbul da bir hakim aylık (bazen 110) esas dosya civarında yürütme çıkarırken, Ankara’ da Esas Yürütme-30 Kırıkkale’de aylık Esas dosya, 5-6 Yürütme dosyası sonuçlandırıyor. Şimdi Kırıkkale yada Çorum ilinde görev yapan Hakimin de 180 gün içinde dosyalarını sonuçlandırabileceği kabul edilebilirmi?

10 Mevcut Uygulama İstanbul- Ankara-İzmir-Antalya ve Bursa gibi işi yoğun illerde 180 günün uygulamasında esnek, yani 180 günün birkaç gün aşılması PDGF’ye yansıtılmamakta ve Hakimin dosyasını 180 gün içinde sonuçlandırabileceği kabul edilmektedir. Ancak Kırıkkale-Çorum gibi işi az olan yerlerde Yasa tekemmül etmiş dosyanın en geç altı ay içinde sonuçlandırılacağını kurala bağladığından 6 aylık süreye göre değerlendirme yapılmamaktadır. Yani Kırıkkale de ki bir Hakimin üzerindeki dosya sayısına göre 180 gün üzerinden değil, bazen aynı ay dosyayı sonuçlandırması gerektiğini kabul edip ona göre PDGF’ye yansıtıyoruz. 10

11 11 Sorumluluk ve Başarı Nasıl Paylaştırılacak? İdare Mahkemeleri bir kısım dosyalarını Heyet halinde sonuçlandırmak zorundadırlar. Not sistemi dönemindeki Danıştay bir kararda imzası olan tüm hakimlere aynı notu vermekte idi. Burada Yine İST., ANK. Ve Kırıkkale’de Hakimlerin aylık sonuçlandırdığı dosya sayıları göz önünde bulundurulduğunda. Yani aylık 150 dosya ile ilgili işlemler yapmak zorunda olan bir Hakimin Yasa gereği heyetine katıldığı hakimlerinde dosyalarını da imza aşamasında tek inceleyerek imzalamasını bekleyecekmiyiz? Ayrıca burada tembel bir üyenin tüm başarısızlığı Başkana yansıtılacakmı, yada Başarılı üyelerden dolayı Başkan’da o üyeler kadar başarılı sayılacakmı? Ayrıca başarısız üyenin yazılı bir şekilde Başkan tarafından uyarılmasını (yani kararlarını makul sürede yaz yada makul sürede dosyalarını sonuçlandır)arayacak mıyız, yazılı uyarı nın mahkemede çalışma barışını bozduğu göz önünde bulundurulunca, nasıl bir çözüm getirilecektir.

12 Çözüm İstanbul ve Ankara’da teftiş bu gün bu ciddi hataları genellikle Mahkeme Başkanına yansıtırken heyeti tamamlamak için orada bulunan diğer üye Hakime imzasından dolayı hiçbir sorumluluk yüklememektedir. Ancak işi az olan Kırıkkale’de ise hataların tamamını kararda imzası olan Başkan ve Üye Hakime yansıtmaktadır. Biz bugün İdari Yargı Teftiş olarak Başkandan üyeleri yazılı olarak uyarmasını beklİyoruz,. 12

13 13 Geleneksel Hatalar

14 14 Karar sonucu değişen dosyalar raporu Bu rapor Hakimin heyete ve duruşmaya hazırlıklı gelmesi ve bütün işlemlerini UYAP ekranında usulüne uygun yapması hanelerini doğrudan etkilemektedir. Adli Yargı uygulaması ve Bilgi İşlem Dairesinin ikna edilmesi ve İdari Yargıda bu sorunun normalleşmesi. Adli Yargıda karar sonucunun sonradan değiştirilmesi resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturmaktadır. Ancak İdari Yargıda heyet halinde karar verilmesi, yani raportör üyenin anlattıklarına göre karar verilmesinden sonra kararın imzalanmak için Başkan ve üyeye dosyası ile birlikte geldiğinde raportör Hakimin dosyayı eksik yada yanlış anlattığı düşünülünce dosya yeniden heyete getirilip tartışılarak bazen birkaç ay sonra verilen kararın tersi yönde kararlar verilebilmektedir. Bu nedenle bilgi işlem dairesi idari yargıya adli yargıya nazaran farklı bir uygulama yapmaktadır.

15 ÇÖZÜM Teftiş olarak biz karar sonucunun değiştirilmesindeki sıklığa ve geçen zamana göre anılan haneler doldurmaktayız. Bu konuda soruşturma yapılmamaktadır. 15

16 16 Tek fiile tek yaptırım ilkesi Birden fazla haneyi ilgilendiren önemli bir tavsiyeden dolayı her iki hanede gelişme gerekli olarak değerlendirilebilecekmi? Örneğin yürütmenin durdurulması istemli dosyalarda ciddi oranda gecikmeleri olan bir hakimin PDGF’sinde hem öncelikli işlere gösterdiği hassasiyet hem de yürütmenin durdurulması istemli dosyalarda gösterdiği hassasiyet hanesi gelişme gerekli olarak değerlendirilebilecekmi?

17 Çözüm Bugün için yapılan tavsiyenin niteliğine göre yani ağırlığına göre bir hane gelişme gerekli tıklanırken diğer ilgili hane beklendiği kadar yada gelişme gerekli tıklanmakta. Burada sonucu gecikme gösterilen dosya sayısı belirlemektedir. 17

18 Müfettişin soruşturmaya geçmek istediği, ancak 3. Daire İzin vermediği için inceleme de kalan hususlar PDGF’ye yansıtılacakmı? Somut Örnek: Mahkeme Başkanının Hakimlere kötü muamelede bulunduğu tüm hakimlerin beyanıyla sabit, ancak 3. Daire bu eylemleri soruşturmaya geçecek kadar ağır bulmuyor ve soruşturma izni vermiyor. 18

19 Çözüm Bu gün İdari yargı Teftiş, 3. Daireden soruşturma izni istemişse bu konuyu PDGF’ye yansıtmaktadır. 19

20 YARGI YETKİSİ VE YARGISAL TAKDİR HAKKINA İLİŞKİN SINIR Bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin denetimi MADDE 30 – (2) Bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin denetimi, öncelikle ilgililerin performans değerlendirme ve geliştirme formunda gösterilen hususlara ilişkin olarak yapılır, gerek görülmesi halinde performans değerlendirme ve geliştirme formundaki konularla bağlı kalınmayarak, ilgililerin meslekî bilgi ve çalışmalarının her yönüyle tespitinde zarurî görülen hususlar tetkik edilir. 20

21 Genel İlke Anayasanın Yargı Yolu başlıklı 125. maddesi; Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez kuralını getirmiştir sayılı İdari Yargılama Usulü kanununun 2. maddesinin 2.fıkrasında ise; İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyeceklerini kural olarak benimsenmiştir. 21

22 1.Örnek Karar 1-Şikayetçi tarafından açılan davada Ankara İdare Mahkemesinin verdiği kararda; dava, akademik personel hakkında Disiplin Kurulu sıfatıyla Fakülte Yönetim Kurulu’nun 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına yönelik kararının Bakanlık Makamınca kınama cezasına çevrilmek suretiyle değiştirilerek onaylanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Fakülte Yönetim Kurulu’nca yapılan değerlendirmede isnat edilen fiilin sübuta erdiği tespit edilerek fiile uygun olarak mevzuatın öngördüğü şekliyle 24 ay uzun süreli durdurma cezasının uygulanması gerektiği yönünde alınan kararın dışında başkaca herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın doğrudan gerekçesiz olarak Bakanlık Makamınca öngörülen cezanın kınama cezasına çevrilmek suretiyle onaylanmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmemektedir. Bu durumda niteliği gereği ortada kesinleşmiş bir kınama cezasının oluşmaması hususu da gözetildiğinde hukuka aykırı şekilde Disiplin Kurulu kararını yok sayan dava konusu işlemin iptal edilmesi hukukun gereğidir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. 22

23 2.Mülakat Kararları Ankara İdare mahkemesinin E:2010/2094 sayılı kararıyla: Dava, 8 Ağustos 2010 tarihinde ÖSYM tarafından yapılan yazılı sınavı kazanan davacının, Eylül 2010 tarihlerinde yapılan Kaymakam Adaylığı mülakat sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Gerekçe: 1700 sayılı Yasada tarih ve 5917 sayılı Kanunun 1.maddesi ile yapılan değişiklik sonucu adaylara yönelik 1700 sayılı Yasanın 2/A maddesinin ikinci fıkrasında mülakatta verilen puanların ayrı ayrı tutanağa geçirileceği, bunun dışında mülakat ile ilgili herhangi bir kayıt sistemi kullanılmayacağı hüküm altına alınmış olmakla birlikte mülakat sınavı komisyon üyelerinin her biri tarafından değerlendirme yapılarak, adayın sorulara verdiği yanıtlara komisyon üyelerince takdir edilen notun gerekçeleriyle ortaya konulması gerekmekte olup, komisyon üyelerinin her biri tarafından değerlendirme yapıldığı ancak takdir edilen notun gerekçelerinin ayrıntılı olarak kaydedilmediği dolayısıyla mülakatın 2577 sayılı Yasanın 2. Maddesinde öngörülen yargısal denetim göz önüne alındığında davacının mülakatta başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. (Yasa Hükmü;Adaylar, komisyon başkan ve üyeleri tarafından ikinci fıkranın (a) ila (e) bentlerinde yazılı özelliklerin her biri için yirmişer puan üzerinden değerlendirilir, verilen puanlar ayrı ayrı tutanağa geçirilir. Bunun dışında mülakat ile ilgili herhangi bir kayıt sistemi kullanılmaz. ) 23

24 3.Gerekçesi belirsiz kararlar 4483 Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca Valilikler tarafından verilen Soruşturma izni verilmesine dair kararların “dosyadaki bilgi ve belgelerin ilgili kişi hakkında soruşturma izni verilmesini gerektirecek nitelikte olmadığı” yada “yeterli kanıt bulunamadığından” soruşturma izni verilmesine ilişkin kararın soruşturma izni verilmemesine çevrilmesine. Valilikler genellikle bir gerekçe ortaya koyarak soruşturma izni verilmesine kararı veriyorlar. Ancak Bölge İdare Mahkemeleri….biz savcı görevi yapmadığımızdan bizim herhangi bir gerekçe yazmamıza gerek yok, yada bu cümle tek başına bir gerekçe olarak kabul edilmelidir şeklinde ortaya bir gerekçe koyuyor. Bölge İdare Mahkemelerince verilen karalar kesin ve çok önemli. (Yargıtayın ve Danıştayın böyle bir yetkisi şu an için yok, çünkü bu mahkemelerin kararlarına karşı kanun yolları bulunmakta ancak Böl.İdr. Mahk. Verdiği karalara karşı böyle bir yol yok.) “Yeterli kanıt Yoktur” ibaresi gerekçe olarak kabul edilecekmi? ÇÖZÜM: Biz bu gün bu karaların gerekçesiz yazıldığını kabul ederek ilgili haneyi değerlendiriyoruz.. Sayıya göre bazen gelişme gerekli bazen yetersiz olarak değerlendiriyoruz. 24

25 25 İDARİ YARGIDA PDGF’NİN SADELEŞTİRİLMESİ ÇALIŞMALARI VE TEMEL İLKELER. 1-aynı veya benzer nitelikte olan hanelerin birleştirilmesi İyi bir gözlemci ve dinleyici olması Eleştiri ve görüşlere açık olması İyi bir gözlemci, dinleyici ve farklı görüşlere açık olması. 2-Uygulamada tavsiye bulunamayan hanelerin PDGF’den çıkartılması Heyete ve duruşmalara zamanında katılması. Açıklama: İdari yargıda heyetler genellikle başkan ve üyelerce uygun görülen zamanlarda yapıldığından ve duruşma müessesi nadiren uygulandığından bu hanenin çıkarılması gerektiği değerlendirilmektedir Taraf ve vasıf değişiklerinin dikkate alınması. Açıklama: Bu konunun idari yargı için çok az karşılaşılan bir konu olması nedeniyle PDGF formundan çıkarılması gerekir.

26 26 Hazırlanan son taslak PDGF Başkanlar için mevcut PDGF’deki haneler 50 iken toplam 27 haneye indirildi. Üye Hakimler için 38 olan hane sayısı ise 25 haneye indirildi..

27 27 İLGİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER


"1 GİRİŞ İdari Yargıda PDGF’nin Düzenlenmesi Sırasında Karşılaşılan Temel Sorunlar." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları