Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Ekolojik İktisat Yaklaşımında Çevre ve Doğal Kaynaklar 1960’lardan sonra 1960’lardan sonra Neoklasik iktisada tepki olarak ortaya çıkmıştır. Neoklasik.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Ekolojik İktisat Yaklaşımında Çevre ve Doğal Kaynaklar 1960’lardan sonra 1960’lardan sonra Neoklasik iktisada tepki olarak ortaya çıkmıştır. Neoklasik."— Sunum transkripti:

1 Ekolojik İktisat Yaklaşımında Çevre ve Doğal Kaynaklar 1960’lardan sonra 1960’lardan sonra Neoklasik iktisada tepki olarak ortaya çıkmıştır. Neoklasik iktisada tepki olarak ortaya çıkmıştır. Uzun dönemli büyüme çevresel hedeflerle çelişmektedir. Uzun dönemli büyüme çevresel hedeflerle çelişmektedir. Yenilenemez doğal kaynak rezervi ekonomik büyümenin sınırını belirleyecektir. Yenilenemez doğal kaynak rezervi ekonomik büyümenin sınırını belirleyecektir. Üretim – tüketim - nüfus sürdürülebilir bir düzeye indirilmelidir. Üretim – tüketim - nüfus sürdürülebilir bir düzeye indirilmelidir. Aksi takdirde ekolojik ve ekonomik çöküş kaçınılmaz. Aksi takdirde ekolojik ve ekonomik çöküş kaçınılmaz.

2 Doğal kaynak kullanımında tasarruf Doğal kaynak kullanımında tasarruf Mevcut stokların optimal kullanımı Mevcut stokların optimal kullanımı Bazı doğal kaynakların ikamelerinin geliştirilmesi gibi çabalar ekonominin çevresel sınırlarını genişletebilecektir. Bazı doğal kaynakların ikamelerinin geliştirilmesi gibi çabalar ekonominin çevresel sınırlarını genişletebilecektir. Ancak sürekli büyüme anlayışı gerçekçi bir varsayım değildir. Ancak sürekli büyüme anlayışı gerçekçi bir varsayım değildir. Talep artışı (tüketim) sınırlandırılmalıdır. Talep artışı (tüketim) sınırlandırılmalıdır. Kennet Boulding,, Meadows, Nicholas Georgescu-Roegen, Herman Daly,…… Kennet Boulding,, Meadows, Nicholas Georgescu-Roegen, Herman Daly,……

3 Kennet Boulding Kennet Boulding Ekonomi ve dünya sistemi gibi sistemler, madde, enerji ve bilgi alış verişi bakımından açık ve kapalı olabilirler. Ekonomi ve dünya sistemi gibi sistemler, madde, enerji ve bilgi alış verişi bakımından açık ve kapalı olabilirler. Boulding (1966: 3)’e göre günümüz ekonomisi bu üç bileşen için açık bir sistemdir. Boulding (1966: 3)’e göre günümüz ekonomisi bu üç bileşen için açık bir sistemdir. Dünya (Ekosistem) ise kapalı bir sistemdir. Dünya (Ekosistem) ise kapalı bir sistemdir. Dünya ekonomisi, Boulding’in deyimiyle “ekonosfer”, dünyada konuşulması mümkün bütün sistemleri içeren dünya sisteminin (ekosistem) bir alt sistemidir. Dünya ekonomisi, Boulding’in deyimiyle “ekonosfer”, dünyada konuşulması mümkün bütün sistemleri içeren dünya sisteminin (ekosistem) bir alt sistemidir. Çünkü ekonosferde, üretim ve tüketimi sağlayan temel unsur doğal kaynak faktörüdür. Çünkü ekonosferde, üretim ve tüketimi sağlayan temel unsur doğal kaynak faktörüdür. Boulding, taşıma kapasite ile sınırlı çevrenin artan nüfus ve tüketim sonucu doğrusal olmayan negatif bir şekilde bozulacağını ve bu durumun kapalı dünya sistemini çöküşe götüreceği kanısındadır (Venkatachalam, 2007: 555). Boulding, taşıma kapasite ile sınırlı çevrenin artan nüfus ve tüketim sonucu doğrusal olmayan negatif bir şekilde bozulacağını ve bu durumun kapalı dünya sistemini çöküşe götüreceği kanısındadır (Venkatachalam, 2007: 555).

4 Boulding (1966: 5), kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada çevreyle uyumlu, tüketimden kaynaklanan atığın daimi olarak geri dönüşümle tekrardan girdi olarak kullanılmasını mümkün kılacak bir ekonomik sistemden yanadır. Boulding (1966: 5), kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada çevreyle uyumlu, tüketimden kaynaklanan atığın daimi olarak geri dönüşümle tekrardan girdi olarak kullanılmasını mümkün kılacak bir ekonomik sistemden yanadır. Bu bağlamda geleneksel ekonomik akış şemasının ekonomi ve çevre ilişkilerini de dikkate alacak şekilde genişletilmesi gerektiği inancındadır. Çünkü ekonomik analizin geleneksel çatısı, doğal çevrenin üretimde girdi sağlama ile üretim ve tüketim sonucu ortaya çıkan atığı depolama fonksiyonlarını göz ardı etmekte, sadece ekonomik süreç ve parasal ilişkilerle ilgilenmektedir. Bu bağlamda geleneksel ekonomik akış şemasının ekonomi ve çevre ilişkilerini de dikkate alacak şekilde genişletilmesi gerektiği inancındadır. Çünkü ekonomik analizin geleneksel çatısı, doğal çevrenin üretimde girdi sağlama ile üretim ve tüketim sonucu ortaya çıkan atığı depolama fonksiyonlarını göz ardı etmekte, sadece ekonomik süreç ve parasal ilişkilerle ilgilenmektedir. Bu manada Blouding (1966: 7) günümüz ekonomisini, uçsuz bucaksız ovaların simgesi, pervasız, sömürücü ve vahşi davranışın simgesi olarak gördüğü kovboydan ilham alarak “kovboy ekonomisi” olarak adlandırmaktadır. Bu manada Blouding (1966: 7) günümüz ekonomisini, uçsuz bucaksız ovaların simgesi, pervasız, sömürücü ve vahşi davranışın simgesi olarak gördüğü kovboydan ilham alarak “kovboy ekonomisi” olarak adlandırmaktadır. Buna karşın ekolojik sınırları dolayısıyla kapalı bir sistem olan dünyayı uzay gemisine benzeten Boulding (1966), dünya ekonomisinin gelecekte “uzayadamı ekonomisine” dönüşmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etmektedir. Buna karşın ekolojik sınırları dolayısıyla kapalı bir sistem olan dünyayı uzay gemisine benzeten Boulding (1966), dünya ekonomisinin gelecekte “uzayadamı ekonomisine” dönüşmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etmektedir.

5 Güneş enerjisi Mal ve hizmetler Emek ve sermaye ÖdemelerFirmalarHanehalkları Ekonomik süreç Madde Enerji Hammadde Enerji Madde Atık Isı çıkışı Geri dönüşüm Ekonominin sınırları Ekosistem Ekolojik İktisat- Ekonomik Akım Şeması

6 Kovboy ekonomisi ile uzayadamı ekonomisi arasındaki en belirgin fark, üretim ve tüketim davranışlarında ortaya çıkmaktadır. Kovboy ekonomisi ile uzayadamı ekonomisi arasındaki en belirgin fark, üretim ve tüketim davranışlarında ortaya çıkmaktadır. Kovboy ekonomisinde bireysel çıkarlar: Fayda ve Kar Maksimizasyonu. Kovboy ekonomisinde bireysel çıkarlar: Fayda ve Kar Maksimizasyonu. Ekonomik sistemin başarısı çıktı (gelir) ile ölçülmekte; doğal kaynakların tükenmesi ve çevrenin tahrip olması hesaba katılmamaktadır. Ekonomik sistemin başarısı çıktı (gelir) ile ölçülmekte; doğal kaynakların tükenmesi ve çevrenin tahrip olması hesaba katılmamaktadır. Buna karşın uzayadamı ekonomisinde girdiler ve çevrenin taşıma kapasitesi sınırlıdır. Buna karşın uzayadamı ekonomisinde girdiler ve çevrenin taşıma kapasitesi sınırlıdır. Ekonomik sistemin başarısı sadece çıktıyla ölçülmemekte, aynı zamanda çevre kalitesi, doğal kaynak stokunun miktarı ve canlı sağlığı gibi ekosistemin bütünü gözetilmektedir. Ekonomik sistemin başarısı sadece çıktıyla ölçülmemekte, aynı zamanda çevre kalitesi, doğal kaynak stokunun miktarı ve canlı sağlığı gibi ekosistemin bütünü gözetilmektedir. Uzayadamı ekonomisine göre geleneksel iktisadın kabul ettiği gibi tüketimi ve üretimi en yükseğe çıkarmak değil, aksine üretim ve tüketimin en aza indirilmesi tercih edilmelidir. Uzayadamı ekonomisine göre geleneksel iktisadın kabul ettiği gibi tüketimi ve üretimi en yükseğe çıkarmak değil, aksine üretim ve tüketimin en aza indirilmesi tercih edilmelidir.

7 Garret Hardin (1915–2003), 1968 yılında yayınladığı “Ortak Malların Trajedisi” adlı eserinde herhangi bir türün aşırı nüfusunun doğal kaynakları azaltacağına değinmiştir. Garret Hardin (1915–2003), 1968 yılında yayınladığı “Ortak Malların Trajedisi” adlı eserinde herhangi bir türün aşırı nüfusunun doğal kaynakları azaltacağına değinmiştir. Doğal kaynakların tüketimi ise sosyal maliyet dikkate alınmaksızın, özel yarar özel maliyeti aştığı sürece devam edecektir (Barker, 2013: 7). Doğal kaynakların tüketimi ise sosyal maliyet dikkate alınmaksızın, özel yarar özel maliyeti aştığı sürece devam edecektir (Barker, 2013: 7). Hardin, mülkiyet haklarının uygulanmadığı kullanıcıların tüketimine açık ortak malların, çevrenin kendini yenileme kapasitesinin üzerinde kullanılması nedeniyle kaynakların bütünüyle tükeneceği ve çevrenin tahribata uğrayacağı düşüncesindedir (Nadeau, 2011: 11). Hardin, mülkiyet haklarının uygulanmadığı kullanıcıların tüketimine açık ortak malların, çevrenin kendini yenileme kapasitesinin üzerinde kullanılması nedeniyle kaynakların bütünüyle tükeneceği ve çevrenin tahribata uğrayacağı düşüncesindedir (Nadeau, 2011: 11). Yine aynı tarihte Paul R. Ehrlich “Nüfus Bombası” adlı çalışmasında aşırı nüfusun doğal kaynakları azaltacağını ve kıtlığa neden olacağını öngörmektedir (Anderson ve diğerleri, 2007: 13). Yine aynı tarihte Paul R. Ehrlich “Nüfus Bombası” adlı çalışmasında aşırı nüfusun doğal kaynakları azaltacağını ve kıtlığa neden olacağını öngörmektedir (Anderson ve diğerleri, 2007: 13).

8 1970’li yıllarla birlikte Yeni Malthusçular olarak bilinen “Roma Kulübü”, nüfus artışı tehlikesine tekrar dikkat çekmiş; bilgisayar modellemesi ile bir dünya sistemi kurarak çeşitli varsayımlar altında dünyanın gelecekteki durumunu analiz etmiştir. 1970’li yıllarla birlikte Yeni Malthusçular olarak bilinen “Roma Kulübü”, nüfus artışı tehlikesine tekrar dikkat çekmiş; bilgisayar modellemesi ile bir dünya sistemi kurarak çeşitli varsayımlar altında dünyanın gelecekteki durumunu analiz etmiştir. İnsanlığı Tehdit Eden Sorunlar Projesi : birinci evresi sistem dinamiği modeli, Jay W. Forrester ve arkadaşları. İnsanlığı Tehdit Eden Sorunlar Projesi : birinci evresi sistem dinamiği modeli, Jay W. Forrester ve arkadaşları. Boulding’in uzay gemisi dünya modeline ilişkin ilk dikkat çekici model. Boulding’in uzay gemisi dünya modeline ilişkin ilk dikkat çekici model. Modelde toprak, tükenebilir kaynaklar, nüfus, sermaye stoku ve kirlilik gibi stok; kişi başına olmak üzere gıda üretimi, gıda dışı üretim, sanayi ürünleri tüketimi ve gayrisafi yatırım gibi akım değişkenler kullanılmıştır. Modelde toprak, tükenebilir kaynaklar, nüfus, sermaye stoku ve kirlilik gibi stok; kişi başına olmak üzere gıda üretimi, gıda dışı üretim, sanayi ürünleri tüketimi ve gayrisafi yatırım gibi akım değişkenler kullanılmıştır. Forrester, ekonomik büyüme ve nüfus artışı devam ettikçe yaşam kalitesinin giderek azalacağını iddia etmektedir. Forrester, ekonomik büyüme ve nüfus artışı devam ettikçe yaşam kalitesinin giderek azalacağını iddia etmektedir. Roma Kulübü projesinin ikinci evresi: Dennis Meadows ve arkadaşları, 1972 yılında yayınlanan “Büyümenin Sınırları” adlı rapor. Roma Kulübü projesinin ikinci evresi: Dennis Meadows ve arkadaşları, 1972 yılında yayınlanan “Büyümenin Sınırları” adlı rapor.

9 Raporda Forrester’in sistem dinamiği modeli geliştirilerek daha kapsamlı dünya modelleri ortaya konulmuştur. Raporda Forrester’in sistem dinamiği modeli geliştirilerek daha kapsamlı dünya modelleri ortaya konulmuştur. Meadows ve arkadaşları ekonomik büyümeyi belirlediğini ve bunun sonucu olarak da onu sınırladığını düşündükleri nüfus, kişi başına tarımsal üretim, kişi başına endüstriyel üretim, yenilenemeyen kaynaklar, çevre kirlenmesi gibi beş temel değişken üzerinde çalışmışlardır. Meadows ve arkadaşları ekonomik büyümeyi belirlediğini ve bunun sonucu olarak da onu sınırladığını düşündükleri nüfus, kişi başına tarımsal üretim, kişi başına endüstriyel üretim, yenilenemeyen kaynaklar, çevre kirlenmesi gibi beş temel değişken üzerinde çalışmışlardır. Raporun sonuçlarına göre nüfus hızla artmaya devam ederse; sanayileşme ve ekonomik büyüme hızı artış eğilimini korursa; insanlığı besleyecek yeni gıda kaynakları ile üretim mekanizması için yeni doğal kaynaklar bulunmazsa; çevrenin kirlenmesine önlem alınmazsa insanlığın yeryüzündeki ömrü yüzyılla sınırlı kalacaktır (Meadows ve diğerleri, 1972). Raporun sonuçlarına göre nüfus hızla artmaya devam ederse; sanayileşme ve ekonomik büyüme hızı artış eğilimini korursa; insanlığı besleyecek yeni gıda kaynakları ile üretim mekanizması için yeni doğal kaynaklar bulunmazsa; çevrenin kirlenmesine önlem alınmazsa insanlığın yeryüzündeki ömrü yüzyılla sınırlı kalacaktır (Meadows ve diğerleri, 1972). Bir başka deyişle, bahsi geçen bu beş temel değişkenin göstereceği trend kendi doğal eğilimlerinin önüne geçtiği takdirde, dünya taşıma kapasitesinin çok üstüne çıkacak ve ciddi tehditlerle karşı karşıya kalacaktır (Aksu, 2011: 12). Bir başka deyişle, bahsi geçen bu beş temel değişkenin göstereceği trend kendi doğal eğilimlerinin önüne geçtiği takdirde, dünya taşıma kapasitesinin çok üstüne çıkacak ve ciddi tehditlerle karşı karşıya kalacaktır (Aksu, 2011: 12). Sistemin çöküş nedeni ise yenilenemeyen kaynakların tükenmesidir. Sistemin çöküş nedeni ise yenilenemeyen kaynakların tükenmesidir.

10 Nicholas Georgescu-Roegen Nicholas Georgescu-Roegen Georgescu-Roegen 1971 yılında yayınladığı “Entropi Kanunu ve Ekonomik Süreç” adlı kitabında, kapalı bir sistem olan dünya sisteminde ekonomik aktivitenin fiziki sınırlarına termodinamiğin birinci ve ikinci yasalarına değinerek dikkat çekmiştir. Georgescu-Roegen 1971 yılında yayınladığı “Entropi Kanunu ve Ekonomik Süreç” adlı kitabında, kapalı bir sistem olan dünya sisteminde ekonomik aktivitenin fiziki sınırlarına termodinamiğin birinci ve ikinci yasalarına değinerek dikkat çekmiştir. Georgescu-Roegen (1999: 2)’a göre, neoklasik ekonominin temel aldığı Newton mekaniği, doğal kaynakların tüketimini dikkate almamaktadır. Georgescu-Roegen (1999: 2)’a göre, neoklasik ekonominin temel aldığı Newton mekaniği, doğal kaynakların tüketimini dikkate almamaktadır. Oysa termodinamik yasalar (özellikle ENTROPİ yasası) ekonomik süreçte kullanılan serbest enerjinin (doğal kaynakların) geri kazanılamaz şekilde yok olduğunu söylemektedir. Oysa termodinamik yasalar (özellikle ENTROPİ yasası) ekonomik süreçte kullanılan serbest enerjinin (doğal kaynakların) geri kazanılamaz şekilde yok olduğunu söylemektedir. Georgescu-Roegen’a göre insanlığın elinde doğal kaynaklar ve güneş enerjisi olmak üzere düşük entropiye sahip iki tür enerji mevcuttur. Canlıların yaşamlarını sürdürmek için gerekli olan düşük entropiye sahip enerji kullanıldıkça, entropi yasası gereği, zaman içinde entropisi artacak ve kıtlaşacaktır. Georgescu-Roegen’a göre insanlığın elinde doğal kaynaklar ve güneş enerjisi olmak üzere düşük entropiye sahip iki tür enerji mevcuttur. Canlıların yaşamlarını sürdürmek için gerekli olan düşük entropiye sahip enerji kullanıldıkça, entropi yasası gereği, zaman içinde entropisi artacak ve kıtlaşacaktır.

11 Güneş enerjisi üzerinde insanlığın bir kontrolü olmadığı için ekonomik sistemin nihai sınırını doğal kaynak miktarı belirleyecektir (Georgescu-Roegen, 1995a: 178). Güneş enerjisi üzerinde insanlığın bir kontrolü olmadığı için ekonomik sistemin nihai sınırını doğal kaynak miktarı belirleyecektir (Georgescu-Roegen, 1995a: 178). Bu bakımdan nüfus artışı ve ekonomik büyümenin devam etmesi sonucu düşük entropiye sahip doğal sermaye giderek azalacaktır (Georgescu-Roegen, 1995b: 141). Bu bakımdan nüfus artışı ve ekonomik büyümenin devam etmesi sonucu düşük entropiye sahip doğal sermaye giderek azalacaktır (Georgescu-Roegen, 1995b: 141). Ana akım iktisatçı için ekonomik büyüme birincil hedef olarak durmakta ve teknolojik gelişmelerin kıtlık sorununu çözeceği düşünülmektedirler. Ana akım iktisatçı için ekonomik büyüme birincil hedef olarak durmakta ve teknolojik gelişmelerin kıtlık sorununu çözeceği düşünülmektedirler. Ancak geçmiş dönemlerde yaşanan hızlı ekonomik büyümenin itici gücü olan doğal kaynakların aşırı bolluğu ile teknolojik gelişme olmuştur. Ancak geçmiş dönemlerde yaşanan hızlı ekonomik büyümenin itici gücü olan doğal kaynakların aşırı bolluğu ile teknolojik gelişme olmuştur. Böyle bir teknolojik gelişmenin devamı için ise sınırları belirli olan çevrenin sağladığı düşük entropiye sahip doğal kaynağa ihtiyaç vardır. Doğal kaynaklar ise entropi yasası gereği giderek azalmaktadır. Böyle bir teknolojik gelişmenin devamı için ise sınırları belirli olan çevrenin sağladığı düşük entropiye sahip doğal kaynağa ihtiyaç vardır. Doğal kaynaklar ise entropi yasası gereği giderek azalmaktadır. Bu bakımdan gelecekte ortaya çıkabilecek doğal sermaye kıtlığı teknolojik gelişmenin ve ekonomik büyümenin önündeki en önemli sınırlamalardan biri olacaktır (Georgescu-Roegen, 1995b: 142). Bu bakımdan gelecekte ortaya çıkabilecek doğal sermaye kıtlığı teknolojik gelişmenin ve ekonomik büyümenin önündeki en önemli sınırlamalardan biri olacaktır (Georgescu-Roegen, 1995b: 142).

12 Yenilenebilir bir kaynak olmasından dolayı güneş enerjisi düşük entropiye sahip enerji kıtlığına bir çözüm olarak düşünülebilir. Yenilenebilir bir kaynak olmasından dolayı güneş enerjisi düşük entropiye sahip enerji kıtlığına bir çözüm olarak düşünülebilir. Ancak güneş enerjisinin kullanılması için de yine oldukça büyük miktarda maddeye ihtiyaç duyulacaktır. Ancak güneş enerjisinin kullanılması için de yine oldukça büyük miktarda maddeye ihtiyaç duyulacaktır. Bir diğer çözüm yolu ise nükleer enerji kullanımı olabilir. Bir diğer çözüm yolu ise nükleer enerji kullanımı olabilir. Ancak bu tür bir girişimin önünde güvenlik problemlerinin olduğu bilinmektedir. Ancak bu tür bir girişimin önünde güvenlik problemlerinin olduğu bilinmektedir. Ayrıca bu tür girişimler yoğunlukla enerji krizlerine (Nisbi kıtlık) bir çözüm olarak görülmektedir. Ayrıca bu tür girişimler yoğunlukla enerji krizlerine (Nisbi kıtlık) bir çözüm olarak görülmektedir. Bu bakımdan düşük entropiye sahip madde ve enerjinin mutlak olarak azalmasının termodinamik yasaları gereği önüne geçilemeyecektir (Georgescu-Roegen, 1995b: 141). Bu bakımdan düşük entropiye sahip madde ve enerjinin mutlak olarak azalmasının termodinamik yasaları gereği önüne geçilemeyecektir (Georgescu-Roegen, 1995b: 141).

13 Herman Daly Herman Daly Ekonomi giderek daha fazla toprak ve fosil yakıt tükettiğinden, aynı zamanda da su ve kara hayvanlarının popülasyonuna zarar verdiğinden dolayı insan yaşamı için hayati öneme sahip bu tür doğal kaynaklar zarar görmektedir. Ekonomi giderek daha fazla toprak ve fosil yakıt tükettiğinden, aynı zamanda da su ve kara hayvanlarının popülasyonuna zarar verdiğinden dolayı insan yaşamı için hayati öneme sahip bu tür doğal kaynaklar zarar görmektedir. Ekonomi, sınırlı bir ekosistemin alt sistemi olduğundan ekonomik büyüme ekosistemin sınırlarına yaklaştıkça, büyüme ile birlikte fiziki sermayede artış olmasına rağmen, ondan daha hayati olan doğal kaynaklarda kıtlık baş gösterecektir. Ekonomi, sınırlı bir ekosistemin alt sistemi olduğundan ekonomik büyüme ekosistemin sınırlarına yaklaştıkça, büyüme ile birlikte fiziki sermayede artış olmasına rağmen, ondan daha hayati olan doğal kaynaklarda kıtlık baş gösterecektir. Daly, doğal çevrenin kapasitesine bağlı olarak uygun bir ekonomik ölçeğin olmasını kabul ederek “durağan durum” ekonomisini savunmaktır Daly, doğal çevrenin kapasitesine bağlı olarak uygun bir ekonomik ölçeğin olmasını kabul ederek “durağan durum” ekonomisini savunmaktır

14 Daly, durağan durum ekonomisini sabit nüfus ve sermaye stoku altında çıktının ekosistemin taşıma kapasitesi sınırları içinde düşük bir oranda sürdürülebildiği ekonomi olarak tanımlamaktadır. Daly, durağan durum ekonomisini sabit nüfus ve sermaye stoku altında çıktının ekosistemin taşıma kapasitesi sınırları içinde düşük bir oranda sürdürülebildiği ekonomi olarak tanımlamaktadır. Sabit nüfus ve sermaye stoku ise; düşük oranlı doğum oranı ve sermaye yatırımlarının, düşük oranlı ölüm oranı ve sermayenin yıpranmasına eşit olmasıdır. Sabit nüfus ve sermaye stoku ise; düşük oranlı doğum oranı ve sermaye yatırımlarının, düşük oranlı ölüm oranı ve sermayenin yıpranmasına eşit olmasıdır. Ayrıca düşük oranlı çıktı yüksek hayat standardını ve üretimin devamlılığını sağlayabilecektir (Daly, 2008: 3). Ayrıca düşük oranlı çıktı yüksek hayat standardını ve üretimin devamlılığını sağlayabilecektir (Daly, 2008: 3).

15 Daly (1992: 188), ekonomik büyümenin eninde sonunda ekolojik sorunlarla karşı karşıya kalacağını söylemektedir. Daly (1992: 188), ekonomik büyümenin eninde sonunda ekolojik sorunlarla karşı karşıya kalacağını söylemektedir. Bu bağlamda doğal kaynaklar tükendikçe ekonomik ölçek fiyatlar tarafından değil, fakat ekolojik limitler tarafından belirlenecektir. Bu bağlamda doğal kaynaklar tükendikçe ekonomik ölçek fiyatlar tarafından değil, fakat ekolojik limitler tarafından belirlenecektir. Sayısal olarak genişleyen ekonomik sistem çevresel ve sosyal maliyetleri ekonomik büyümenin faydalarının üzerine çıkarabilecektir. Bu durum ise özellikle yüksek tüketim seviyesine sahip olan ülke vatandaşlarını zenginleştirmek yerine giderek fakirleştirecektir (Ekonomik olmayan büyüme). Sayısal olarak genişleyen ekonomik sistem çevresel ve sosyal maliyetleri ekonomik büyümenin faydalarının üzerine çıkarabilecektir. Bu durum ise özellikle yüksek tüketim seviyesine sahip olan ülke vatandaşlarını zenginleştirmek yerine giderek fakirleştirecektir (Ekonomik olmayan büyüme). Ekonomik olmayan büyüme durumunda ekonomi optimal ölçeğinin üzerine çıkıldığında kısa dönemde büyüme anlamsız olurken, uzun dönemde büyüme trendini sürdürmek imkansız olacaktır. Ekonomik olmayan büyüme durumunda ekonomi optimal ölçeğinin üzerine çıkıldığında kısa dönemde büyüme anlamsız olurken, uzun dönemde büyüme trendini sürdürmek imkansız olacaktır.

16 Durağan durum ekonomisinde büyüme bazı noktalarda durmaktadır. Ancak bu ekonomin niteliksel olarak büyümesine engel değildir. Durağan durum ekonomisinde büyüme bazı noktalarda durmaktadır. Ancak bu ekonomin niteliksel olarak büyümesine engel değildir. Beşeri sermaye, kaynak ve gelir dağılımı ve teknolojide görülecek iyileşmeler ekonomik gelişmeyi mümkün kılacaktır (J. S. Mill - Durgun Durum Ekonomisi). Beşeri sermaye, kaynak ve gelir dağılımı ve teknolojide görülecek iyileşmeler ekonomik gelişmeyi mümkün kılacaktır (J. S. Mill - Durgun Durum Ekonomisi). Böylece ekonomik süreçte kullanılan kaynakların miktarı artırılmadan GSYİH’yi arttırmak mümkün olabilecektir (Daly, 2005: ). Böylece ekonomik süreçte kullanılan kaynakların miktarı artırılmadan GSYİH’yi arttırmak mümkün olabilecektir (Daly, 2005: ).

17 Daly, Neoklasik büyümeyinin doğal kaynak kullanımını eleştirirken ve ekolojik büyümeyi vurgularken aşağıdaki şekilden yararlanmıştır. Şekilde ekonominin ulaşmak istediği amaçlar ve araçlar ile bunlara ilişkin çalışma alanları sıralanmıştır.

18 Neoklasik (geleneksel) iktisatta tüm dikkatler ara amaç ve araçlara yoğunlaşmıştır. Neoklasik (geleneksel) iktisatta tüm dikkatler ara amaç ve araçlara yoğunlaşmıştır. Nihai amaç ve araçlar ihmal edilmiştir. Nihai amaç ve araçlar ihmal edilmiştir. Önemli olan ara amaç ve araçların maksimizasyonudur (üretim-tüketim/arz-talep). Önemli olan ara amaç ve araçların maksimizasyonudur (üretim-tüketim/arz-talep). Ancak arzın arka planında nihai araçlar vardır. Bunun yanı sıra talep ise nispi faydadan bağımsız olarak nihai amaç algısında, iyi ve kötü düşünce temeline dayanan ahlaki seçimi yansıtmalıdır. Ancak arzın arka planında nihai araçlar vardır. Bunun yanı sıra talep ise nispi faydadan bağımsız olarak nihai amaç algısında, iyi ve kötü düşünce temeline dayanan ahlaki seçimi yansıtmalıdır. Dikkatler nihai araç ve amaçlara odaklanmalıdır. Dikkatler nihai araç ve amaçlara odaklanmalıdır.


"Ekolojik İktisat Yaklaşımında Çevre ve Doğal Kaynaklar 1960’lardan sonra 1960’lardan sonra Neoklasik iktisada tepki olarak ortaya çıkmıştır. Neoklasik." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları