Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

TİCARET HUKUKU BİLGİSİ Tacir Yardımcıları. Kavram Ticari işletmesini kendi adına işleten tacirin, işletmeyi tek başına işletmesi mümkünse de çoğu kez.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "TİCARET HUKUKU BİLGİSİ Tacir Yardımcıları. Kavram Ticari işletmesini kendi adına işleten tacirin, işletmeyi tek başına işletmesi mümkünse de çoğu kez."— Sunum transkripti:

1 TİCARET HUKUKU BİLGİSİ Tacir Yardımcıları

2 Kavram Ticari işletmesini kendi adına işleten tacirin, işletmeyi tek başına işletmesi mümkünse de çoğu kez başkalarının emek ve mesaisine ihtiyaç duyar. Zira ticari işletme faaliyeti ekseriyetle kapsamlı ve yoğun çaba gerektiren birbiriyle bağlantılı çeşitli işlerden oluşmaktadır. Bunların düzenli yürütülebilmesi için belirli bir uzmanlığı, kalifiyesi veya mesleği olan veya duruma göre herhangi bir kalifiyesi bulunmayan kişilerden de yararlanılabilmektedir.

3 Düzenlendikleri Kanunlar Türk hukukunda tacir yardımcıları esas itibarıyla TBK ve TTK’da düzenlenmişlerdir. TBK’da düzenlenen tacir yardımcıları ticari mümessil (md ); ticari vekil (md ); pazarlamacı (md ); simsar (md ) ve komisyoncudur (md ). TTK’da düzenlenen tacir yardımcıları ise, acente (md ); taşıma işleri komisyoncusudur (md ). Başka kanunlarda düzenlenen tacir yardımcıları da vardır. Örneğin gümrük komisyoncusu (Gümrük Kanunu md ).

4 Sınıflandırma TBK ve TTK’da düzenlenen tacir yardımcılarından bir kısmı bağımlı (bağlı) tacir yardımcısı şeklinde nitelendirilir. Çünkü bunlar doğrudan tacirin emir ve talimatı altında emek ve mesaisini işletmeye sarf etmektedirler. Bağımlı tacir yardımcıları ticari temsilci, ticari vekil ve pazarlamacıdır. Bağımlı olmayan (veya bağımsız) tacir yardımcıları ise simsar, acente ve komisyoncudur. Bağımlı olmayan tacir yardımcıları tacire gördükleri iş bakımından onun istek ve talimatlarıyla bağlıdırlar. Ancak, bunlar esasen kendileri de ayrı bir iş veya ticari işletme faaliyeti yürüttükleri için bağımsızdırlar. Yani onların da tacirinkinden ayrı ve bağımsız faaliyetleri vardır ve tacire gördükleri işi bu faaliyetlerin çerçevesinde yapmakta ve bir ücret almaktadırlar.

5 Bağımlı Tacir Yardımcıları Ticari Temsilci Ticari Vekil Pazarlamacı

6 Ticari Temsilci (Ticari Mümessil) TBK md. 547, f. 1’de ticari temsilci şöyle tanımlanmıştır: ” Ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir”. Kanunda verilen bu tanımdan anlaşılacağı üzere ticari temsilci bir ticari işletmeyi idare etmek ve hukuki işlemlerde tacirin ticaret unvanı altında vekaleten imza atarak işletmeyi (taciri) temsil konusunda açık veya kapalı bir şekilde yetkilendirilen tacir yardımcısıdır. TBK md. 547, f. 1’den sadece ticari işletmeler için ticari temsilci atanabileceği sonucu ortaya çıkmaktadır. Ticari temsilci ticari işletmede tacirden sonra en yetkili yönetici olduğu için ticari işletmenin çok büyük iş hacmine sahip olduğu ve şube ya da şubelerinin bulunduğu hallerde atanmaktadırlar. Zira ticari temsilci sıfatındaki kişiler işletmenin merkezi ve diğer birimlerindeki genel müdür veya şube müdürü, direktör diye adlandırılan kişilerdir. Ticari temsilciler çoğu kez profesyonel yöneticiler olup işletmeye sermaye koyma dışında hemen bütün işleri gören yöneticilerdir.

7 Atanması Gerçek kişi ticari işletmelerinde ticari temsilciyi tacir atar (TTK md. 12, f. 1; TBK md. 547, f. 1). Tacir küçük veya kısıtlı ise ticari temsilci veli veya vasi tarafından atanır (TTK md. 13; TBK md. 547, f. 1). Tüzel kişi ticari işletmelerinde atama yetkili organlarca yapılır. Ticaret şirketlerinden kollektif ve komandit şirketlerde ticari temsilci atanması olağanüstü işlerden sayıldığı için yönetici vasfına sahip olsun ya da olmasın bütün ortakların oybirliği gerekir (TTK md. 223, f. 1; 308, f. 1). Anonim şirket ve kooperatiflerde yönetim kurulu (TTK md. 368; Kooperatifler Kanunu md. 98); paylı komanditlerde anonim şirketlerdeki yönetim kurulu yerine geçen komandite ortaklar tarafından (TTK md. 570, f. 1); limited şirketlerde ise esas sözleşmede aksine hüküm yoksa genel kurul tarafından atanır (TTK md. 621, f. 1).

8 Atanması TBK md. 547, f. 2 hükmü gereği ticari temsilcinin ticaret siciline kaydı mecburidir. Ancak bu kaydettirme işlemi kurucu değil açıklayıcı niteliktedir, yani elde edilen ticari temsilcilik sıfatının sonucudur. O halde tacirin ataması ile derhal ticari temsilcilik sıfatı elde edilmekte, ticaret siciline yapılan tescil ise yapılan atamanın üçüncü kişilere aleniyet kazanılmasını sağlayan açıklayıcı etkiye sahip bir işlemdir. Tescil başvurusunun atamayı izleyen onbeş gün içinde yapılması gerekir, aksi halde tacir bir takım müeyyidelere (TTK md. 33, f. 2) maruz kalacaktır.

9 Atanması Ticari temsilcinin atanması ticari işletmelerde açıkça veya kapalı şekilde (zımnen) olabilir. Örneğin tacir işletmesinde kendisine ait yönetim ve temsil yetkilerini kullanan bir şahsa sessiz kalması onu onaylar bir davranış içinde olması kapalı şekilde ticari temsilci atanmasına delalet eder. Türk hukukunda ticari temsilci atanacağına dair zorunluluk getiren bir hüküm olmasa da istisnaen, merkezi Türkiye dışında bulunan ticari işletmeler Türkiye’deki şubeleri için ikametgahı Türkiye’de bulunan tam yetkili bir ticari temsilci atamak zorundadır (TTK md. 40, f. 4).

10 Temsil Yetkisinin Kapsamı Ticari temsilcinin temsil yetkisinin kapsamı TBK md. 548’de belirtilmiştir: “Ticari temsilci, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkili sayılır. Ticari temsilci, açıkça yetkili kılınmadıkça, taşınmazları devredemez veya bir hak ile sınırlandıramaz”.

11 Temsil Yetkisinin Kapsamı Ticari temsilcinin yetkisi madde metninden anlaşılacağı üzere oldukça geniş tutulmuştur. Zira ticari temsilci işletmenin amacına uygun tüm işlemleri yapma yetkisine sahiptir. Yani ticari temsilci işletmenin gayesiyle sınırlı olarak işletmenin faaliyet alanına doğrudan veya dolayısıyla giren bütün işleri yapabilir. Buna göre ticari temsilci, bu sınırlamalar içinde alım satım işlemlerinde bulunabilir, tacir adına ve hesabına kambiyo taahhütlerinde bulunabilir, işletmenin konusuna giren hususlarda işletme sahibini mahkemede temsile, tahkime, sulha, davayı kabule, davadan feragate, ibraya, icra takip talebinde bulunmaya, hakem tayinine, yemin teklifine ve reddine yetkilidir. Yine, bankada hesap açmaya ve kapatmaya, hesaptan para çekmeye, bankadan kredi almaya, alacağı temlike, hisse senedi alım satımına, bir başkasının borcu için tacir adına kefil olmaya, işletmeye işçi istihdamına ve bunların görevine son verilmesine, işletmenin menkul mallarının ve gayrimenkullerinin kiralanmasına, işletmeye ticari vekil atanmasına, işletmenin şubesinin açılmasına yetkilidir.

12 Temsil Yetkisinin Kapsamı Görüldüğü gibi ticari temsilci yetkilerinin genişliği ile tacirin adeta bir diğer kendisidir. Zira ticari temsilci kanun tarafından yasaklanmış olmadıkça işletmenin gayesi sınırları içindeki bütün işlemleri görmeye yetkilidir. TBK md. 548, f. 2’de ticari temsilcinin özel bir yetkisi olmadıkça sadece işletmeye ait taşınmazları devredemeyeceği veya onları bir hakla (örneğin ipotek kurma) sınırlandırılmayacağı belirlenmiştir. Şu halde ticari temsilcinin yetkisinin kapsamına işletmenin taşınmazlarını devir ve ayni bir hakla sınırlandırma dahil değildir. Bunlar için tacir tarafından özel yetkilendirilmesi gerekir, yoksa kanun gereği kendiliğinden bu yetkiye sahip değildir. Bunun dışında ticari temsilci işletmeyi yönetme ve temsil için atandığına göre, işletmenin varlığını ortadan kaldıracak işlemleri de kendiliğinden yapamaz, yani bu yetkilere de kanun gereği kendiliğinden sahip değildir. Örneğin, ticari temsilci tacirden özel yetki almadıkça işletmeyi devredemez, tacirin iflasını isteyemez, konkordato teklifinde bulunamaz, işletmeyi rehin veremez, ortak alamaz, şirketin feshini isteyemez.

13 Temsil Yetkisinin Kapsamı Ticari temsilcinin üçüncü kişilerle yaptığı işlemler taciri bağlar (TBK md. 548, f. 1). Ancak bunun için üçüncü kişinin iyiniyetli olması gerekir. Üçüncü kişi ticari temsilcinin yetkisini aştığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa yapılan işlem tacir için bağlayıcı olmayacaktır (MK md. 3). Ticari temsilci veya ticari vekiller işletme sahibinin izni olmaksızın gerek kendi adlarına gerek üçüncü şahıs adına işletmenin yaptığı türden iş yapamaz. Rekabet yasağına aykırı bulunulursa tacir tazminat isteme ve bu suretle yapılan işleri kendi hesabına alma hakkına sahiptir (TBK md. 553).

14 Temsil Yetkisinin Sınırlandırılması TBK md. 548’e göre, “Temsil yetkisi, bir şubenin işleriyle sınırlandırılabilir. Temsil yetkisi, birden çok kişinin birlikte imza atmaları koşuluyla da sınırlandırılabilir. Bu durumda, diğerlerinin katılımı olmaksızın temsilcilerden birinin imza atmış olması, işletme sahibini bağlamaz. Temsil yetkisine ilişkin yukarıdaki sınırlamalar, ticaret siciline tescil edilmedikçe, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmaz. Temsil yetkisine ilişkin diğer sınırlamalar, tescil edilmiş olsalar bile, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez”. Bu maddeye göre tacir ticari temsilcinin temsil yetkisini onu belirli bir şubeye atayarak veya ticari işletmeye birden fazla temsilci atayarak birlikte temsil yoluyla sınırlandırabilir.

15 Temsil Yetkisinin Sınırlandırılması Şubeye atama veya birlikte temsil sınırlamalarının üçüncü kişiler karşısında geçerli olabilmesi için ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerekir. Aksi halde üçüncü şahıslar ticari temsilcinin yetkilerinin sınırlandırılmamış olduğuna güvenlerinde haklı (mazur) sayılacaklardır. Birlikte temsil ve şubeye özgüleme yoluyla sınırlama tacir için zorunluluk değil isteğe bağlıdır. Tacirin bunun dışında, ticari temsilcilerin temsil yetkisini miktar ve konu itibarıyla isteğe bağlı sınırlandırmaları ve bunları ticaret siciline tescil ve ilanı üçüncü kişilere karşı etkili değildir. Yani konu ve miktar sınırlandırmaları tescil ve ilana rağmen üçüncü kişilere karşı bu yolla hüküm ifade etmez. Bu tür sınırlandırmaların da üçüncü kişiler aleyhine etkili (geçerli) olabilmesi için onların bunu bildiklerinin ispatlanması gerekir. Bunda ise tescil ve ilanın iyiniyetin ortadan kaldırılması yönünde herhangi bir rolü olmayacaktır.

16 Temsil Yetkisinin Sona Ermesi (İstifa ve Azil) Temsil yetkisi karşılıklı güvene dayandığı için tacir ticari temsilciye verdiği temsil yetkisini her zaman geri alabilir. Buna azil (temsil yetkisinin geri alınması) veya azletme denir. Azil hakkından önceden feragat geçersiz olduğu gibi sözleşmeyle azil hakkının kullanılamayacağının kararlaştırılması da geçerli değildir. Karşılıklı güvene dayandığı için tacir ticari temsilciyi her zaman azledebildiğine göre, bu işlemin karşı yönü ise istifadır (çekilme). Ticari temsilci de herhangi bir neden göstermeden istifa ederek bu görevini bırakabilir. Ticari temsilcinin atanması hususu ticaret siciline tescil ve ilan edilmemiş olsa bile, istifa veya azil nedeniyle bu yetkinin sona ermiş olduğunun tescil ve ilanı şarttır (TBK md. 550, f. 1).

17 Temsil Yetkisinin Sona Ermesi (Ölüm, İflas ve Fiil Ehliyetinin Kaybı ) TBK md. 554, f. 2’ye göre tacirin ölümü veya fiil ehliyetini kaybetmesi ticari temsilcinin yetkisini sona erdirmez. Bu hüküm emredici değildir. İşletmenin faaliyetlerinde devamlılığı sağlamak üzere öngörülmüştür. Dolayısıyla, tacirin ölümünün veya fiil ehliyetini kaybetmesinin ticari temsilcilik yetkisinin son bulmasına neden olacağı baştan kararlaştırılabilir. Ticari temsilcinin sonradan kısıtlanmasını gerektiren sebepler ortaya çıksa bile temsil yetkisi sona ermez. Zira ticari temsilcinin ayırt etme gücüne sahip olması yeterlidir. Tacirin iflası halinde tacirin işletmesi ve diğer malları üzerindeki tasarruf yetkisi sona ereceğinden (İİK md. 184, md. 191) ticari temsilcinin yetkisi sona erer. Buna karşın ticari temsilcinin iflası halinde temsil yetkisi son bulmaz. Çünkü ticari temsilci başkasının (tacirin) adı ve hesabına işlem yapmakta ve iflas masasına giren kendi malvarlığı üzerinde ise bunun herhangi bir etkisi olmamaktadır.

18 Ticari İşletmenin Devri ve Tasfiyesi İşletmenin devri karşılıklı güvene dayanan ticari temsilcilik ilişkisine son verir. Ancak TBK md. 547, f. 1’e göre devralan, ticari temsilciyi yeniden göreve atayabilir. Gerek devir nedeniyle temsil yetkisinin son bulmasında gerekse de devralanın yeniden atanmasında ticaret siciline tescil ve ilan gerekir (TBK md. 550; md. 547). İşletmenin tasfiyeye girmesi halinde ticari temsilcinin temsil yetkisi sona erer. İşletmenin sahibi bir tüzel kişi tacir ise tüzel kişinin fesholunup tasfiyeye girmesi halinde ticari temsilcinin temsil yetkisi son bulur. Bu son bulmaların TBK md. 550’ye göre tescil ve ilanı gerekir.

19 Ticari Vekil Tacir, işletmesinin faaliyetlerinin sürdürülmesi, sevk ve idaresi için her zaman veya çok sayıda geniş idare ve temsil yetkisine sahip yardımcılara ihtiyaç duymayabilir. Bu anlamda tacir işletmede daha dar kapsamlı yönetim ve temsil yetkisi veya sadece tahsis edilen belli bir işi yürütmek üzere elemanlar atamak isteyecektir. Kanun işte bu ihtiyacı karşılamak için ticari vekil şeklinde bir tacir yardımcısını hükme bağlamıştır.

20 Tanımı TBK md. 551, f. 1’de ticari vekil şöyle tarif edilmiştir: “Ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir”. Bu tanıma göre ticari vekil, tacir tarafından ticari işletmenin bütün işleri veya belirli bazı işlerini idare ve temsile yetkili kılınmak üzere atanan kişidir. Md. 551, f. 1 hükmünden anlaşıldığı kadarıyla ticari vekiller ticari işletmenin ya bütün işlerinin yönetim ve temsili veya sadece belirli bir kısmı için atanırlar. İlk halde belirtilen, genel ticari vekil; ikici haldeki ise özel ticari vekildir. Bu anlamda bir fabrika müdürü genel ticari vekil; tezgahtar, garson, kasiyer, resepsiyon görevlisi özel ticari vekil olarak nitelendirilir.

21 Tanımı TBK md. 551, f. 1 tanım olarak hem genel ticari hem de özel ticari vekili kapsamaktadır. TBK md. 552’de ise özel ticari vekilin bir alt çeşidi, satış mağazası memurları düzenlenmiştir.

22 Tanımı TBK md. 552’de satış mağazası memurları şu şekilde tarif edilmektedir: Toptan, yarı toptan veya perakende satışlarla uğraşan ticari işletmelerin görevli veya hizmetlileri, o ticari işletme içinde, müşterilerin kolaylıkla görebilecekleri bir yerde ve kolayca okuyabilecekleri bir biçimde, yazıyla aksine duyuru yapılmış olmadıkça, aşağıdaki işlemler için yetkilidirler: – Ticari işletmenin alışılmış bütün satış işlemlerini yapmak. – Yetkili oldukları işlemler hakkında faturaları imzalamak. – Ticari işletmenin alışılmış işlemlerinden doğan borçların ifa edilmesine veya bunların hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesine ilişkin ihtar veya diğer açıklamaları işletme sahibi adına yapmak; bu nitelikteki ihtar veya diğer açıklamaları, özellikle alışılmış işlem dolayısıyla teslim edilmiş mallara ilişkin ayıp bildirimlerini ticari işletme adına kabul etmek.

23 Atanması Ticari vekiller tacir veya ticari temsilci tarafından atanır. Atama işlemi herhangi bir şekle tabi değildir. Atama işlemi açıkça olabileceği gibi kapalı da (zımnen) olabilir. Ticari vekiller yalnızca ticari işletmeler için atanırlar (TBK md. 551, f. 1). Esnaf işletmeleri için atanan bu türden elamanlar ticari vekil olarak nitelendirilmezler ve bunlar TBK md. 551, f. 1’e değil TBK md. 40 vd. hükümlerindeki genel temsil kurallarına tabi olarak iş görürler. Ticari vekilin atanması için ticaret siciline tescile ve ilana gerek ve ihtiyaç yoktur. Tescil ve ilan yapılsa bile bunların hukuki bir geçerliliği ve tesiri yoktur.

24 3. Temsil Yetkisinin Kapsamı ve Sınırlandırılması Genel ticari vekil ticari işletmenin olağan bütün işlerini görmek üzere atanabilmektedir. Bir ticari işletmenin olağan işlemlerinin neler olduğu işletmenin niteliği, bulunduğu yerde geçerli olan ticari görüşler, yapılacak işlerin tür ve değerine göre belirlenir. Örneğin genel yetkili ticari vekil olarak bir fabrika müdürü işletmede çalışacak işçilerle hizmet sözleşmesi yapabilir, hammadde siparişinde bulunup bunun bedelini ödeyebilir, üretilen malın satışını yapabilir. İşletme politikasını değiştirerek başka bölgelere satış yapılmasına veya işletmede yeni teknolojik yapılanmaya gitmeye karar verme gibi konular ise olağanüstü olabileceğinden genel ticari vekil bunları ancak özel izinle yapmaya yetkilidir. Zira bunlar nitelikçe olağan işin dışında olabileceklerdir. TBK md. 551, f. 2’de açıkça belirtildiğine göre ticari vekil özel yetki almadıkça tacir adına ödünç alma, kambiyo taahhüdü, taciri mahkemede davacı ve davalı olarak temsil işlemlerinde bulunamaz. Oysaki bu olağanüstü işlemleri yapmaya ticari temsilci kanun gereği sahiptir. Ticari vekil ise ancak özel yetki alarak yapabilir. Aksi halde yetkili değildir.

25 3. Temsil Yetkisinin Kapsamı ve Sınırlandırılması Genel ticari vekilin temsil yetkisi üçüncü kişilere bildirilmek şartıyla sınırlandırılabilir. Bu sınırlamalar ticaret siciline tescil ve ilan edilmez. Sınırlamalar üçüncü kişilere çeşitli ilan ve bildirim vasıtalarıyla duyurulabilir. TBK md. 551, f. 2’den anlaşıldığına göre özel yetkili ticari vekiller ise işletmede ancak belirli iş veya işlerle görevlendirilen tacir yardımcılarıdır. Örneğin bunlardan satış mağazası memurları satışla ilgili işlemleri yapmaya yetkilidirler (TBK md. 552). Satış mağazası memurları bu kapsamda satış işlemleri yapmak, bedelini tahsil etmek, fatura, makbuz verme, ihtar ve ihbarları yapma, kabul etme hususunda yetki sahibidirler. Mağazada ayrı bir kasa görevlisi tayin edilmişse, diğer satış görevlileri sattıkları malın bedelini almaya yetkili değillerdir. Satış mağazası memurlarının bu temsil yetkileri mağaza içinde müşterilerin kolayca görebilecekleri şekilde yapılan bir ilanla sınırlandırılabilir (TBK md. 552).

26 4. Temsil Yetkisinin Sona Ermesi TBK md. 554’daki ticari temsilci için açıklanan istifa, azil, ölüm ve fiil ehliyetinin kaybı gibi sona erme nedenleri ticari vekiller için de geçerlidir. Bunun için oradaki açıklamalara bakılmalıdır. Ticari vekilin temsil yetkisi sona erdiğinde ticaret siciline tescil ve ilan yapılmaz. Bunun diğer ilan ve iletişim vasıtalarıyla üçüncü kişilere duyurulması gerekir. Aksi halde üçüncü kişilerin temsil yetkisinin halen devam ettiği yönündeki iyiniyet iddiaları bertaraf edilemeyecektir.

27 Pazarlamacı Türk Borçlar Kanunu tarafından düzenlenen pazarlamacı, tacir adına işletme dışında faaliyette bulunan ve tacire hizmet ilişkisi ile bağlı bulunan tacir yardımcısıdır. Pazarlamacı eski Borçlar Kanunu’nda yer alan ve işletme dışında faaliyet gösteren seyyar tüccar memuruna ilişkin 454. madde kanuna alınmayarak ve hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler içinde, pazarlamacı hakkında geniş bir düzenleme gerçekleştirmek suretiyle getirilmiş bir tacir yardımcısıdır. Pazarlamacı kurumu, tacire işletmenin dışında gerçekleştirmeyi istediği faaliyetler bakımından, şube açmak ve acente aracılığından yararlanmak dışında sağlanan bir hukuki imkândır.

28 Tanımı Kanunda pazarlamacının tanımı yapılmamaktadır. Ancak pazarlamacılık sözleşmesinin tanımından hareket edilerek pazarlamacı tanımlanabilmektedir. TBK md. 448’e göre pazarlamacı bir ücret karşılığında işletme dışında ticari işletme sahibi işveren hesabına işlem yapmayı veya yazılı olarak yetkilendirilmişse, bunun adına hukuki işlemler gerçekleştirmeyi üstlenen kişidir.

29 Unsurları Pazarlamacıya ilişkin kanuni düzenlemeden çıkartılan unsurlar şu şekilde belirtilebilir. Pazarlamacı bağlı tacir yardımcısıdır. Bu husus pazarlamacının hizmet sözleşmesiyle çalışmasından ve hizmet sözleşmesinin işçiye yüklediği, işverenin emir ve talimatları altında çalışma yükümlülüğünden anlaşılmaktadır. Bu unsur pazarlamacıyı acenteden ayırmaktadır. a.Pazarlamacı ancak tacir hesabına faaliyette bulunabilir. Esnaf ile işletmelerini konu alan sözleşmeler, pazarlamacılık sözleşmesi olarak nitelendirilemez.

30 Unsurları b.Pazarlamacı sürekli bir tacir yardımcısıdır. Bu unsur pazarlamacıyı simsardan ayırmaktadır. c. Pazarlamacının faaliyet alanı işletmenin dışıdır. Bu unsur pazarlamacıyı özel yetkili ticari vekillerden ayırmaktadır. d. Pazarlamacının temsil yetkisi kural olarak yoktur ve gerçekleştirdiği faaliyet aracılık olarak nitelendirilmektedir. Bu unsur pazarlamacıyı eski düzenlemede yer alan seyyar tüccar memurundan ayırmaktadır. Eski düzenlemede seyyar tüccar memurunun sattığı malların bedelini tahsil, satın aldığı malları teslim alma ve sattığı malların bedeli bakımından alıcıya süre tanıma konusunda hakları kanun tarafından varsayılmaktaydı. Oysa belirtilen yetkiler pazarlamacıya tanınmamıştır. Pazarlamacı ancak yazılı bir biçimde yetki verilirse hukuki işlem gerçekleştirebilir ve tahsilat ve alıcıya süre tanıma işlemlerini ise kendisine özel yetki verilmesi halinde gerçekleştirebilecektir (TBK md. 452, f. 2) e. Pazarlamacı ve tacir arasındaki hizmet ilişkisi, ücreti de pazarlama ilişkisinin bir unsuru yapmaktadır.

31 Pazarlamacılık Sözleşmesinin Kurulması Pazarlamacılık sözleşmesi tacir ve pazarlamacı arasında gerçekleştirilir. Kanuna göre içeriğinde sözleşmenin süresi, sona ermesi, pazarlamacının yetkileri, ücret ve masrafların nasıl ödeneceği, taraflardan birinin yerleşim yeri yabancı ülkede ise uygulanacak hukukun ve yetkili mahkemenin hangisi olduğu konularını içermelidir. Tarafların deneme süresi kararlaştırmaları da mümkündür. Kanuna göre bu süre iki ayı geçemez (TBK md. 453, f. 3). Kanunda sayılan hususlar taraflarca belirlenmemişse, kanun hükümleri ve alışılmış hizmet koşulları uygulanır Bu sözleşme şekle bağlı değildir. Ancak pazarlamacılık sözleşmesinde tarafların yer almasını istedikleri bazı kayıtların yazılı yapılması gerekmektedir. Örneğin pazarlamacıya işlem yetkisi verilmek isteniyorsa bunun yazılı olarak yapılması gerekir (TBK md. 459, f. 1 ve md. 452, f. 1). Belirli bir alanda veya müşteri çevresinde faaliyet gösterecek pazarlamacının tekel (inhisar) hakkının kaldırılması yazılı olarak yapılmalıdır (TBK md. 453, f. 1).

32 Pazarlamacının Hakları Ücret hakkı, pazarlamacının işveren tacir ile arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan temel hakkıdır. Kanuna ücret, belirli bir miktar (sabit ücret), belirli bir miktarla birlikte pazarlamacının başarısına işe göre hesaplanacak komisyon (sabit ücret + prim) veya sadece komisyondan (prim) oluşabilir. Ücretin sadece veya önemli bir kısmının komisyondan oluşması halinde, buna ilişkin sözleşmenin yazılı yapılması zorunlu olduğu gibi, pazarlamacının çalışması karşılığı en azından asgari ücret seviyesinde bir ücreti alabileceği seviyede olması gerekir (TBK md. 454, f. 2). Deneme süresindeki ücret serbestçe kararlaştırılabilir (TBK md. 454, f. 3).

33 Pazarlamacının Hakları İnhisar (Tekel) Hakkı, pazarlamacıya belirli bir pazarlama alanında veya belirli bir müşteri çevresinde faaliyette bulunma yetkisi verilmiş olması halidir. Bu durumda yazılı anlaşma da yapılmamışsa işveren, başkalarına aynı alan veya müşteri çevresinde faaliyette bulunma yetkisi veremez; ancak, kendisi üçüncü kişilerle işlem yapabilir (TBK md. 453, f. 1). Pazarlamacının bu hakkı, tacir işveren tarafından sözleşmede süre öngörülmüş olsa bile haklı sebebin varlığı halinde değiştirilebilir. Bu durumda pazarlamacının fesih ve tazminat hakları saklıdır (TBK md. 453, f. 2).

34 Pazarlamacının Hakları Masrafları (Harcamaları) İsteme Hakkı, pazarlamacının faaliyeti sırasında yaptığı masrafların tacir işverene ait olduğu kanun tarafından belirtilmektedir (TBK md. 449, f. 1; md. 457). Harcamaların pazarlamacıya ödenen ücretten karşılanacağına ilişkin sözleşme hükümleri geçersizdir (TBK md. 449, f. 2). Hapis Hakkı, pazarlamacının sözleşmeden doğan alacaklarının güvence altına alınması amacıyla işverene ait taşınır, kıymetli evrak ve para üzerinde sahip olduğu bir haktır. Pazarlamacı ücreti kendisine ödenmediği sürece bunları iade etmek zorunda değildir. Hapis hakkı muaccel alacaklar için kullanılır. Ancak işveren tacirin ödeme güçsüzlüğüne düşmüş olması halinde, muaccel olmayan alacaklar için dahi hapis hakkı kullanılabilir (TBK md. 458, f. 1). Pazarlamacı, araç ve taşıma belgelerini, fiyat tarifelerini, müşterilerle ilgili kayıtlar ile diğer belgeleri alıkoyamaz (TBK md. 458, f. 2).

35 Pazarlamacının Yükümlülükleri Talimatlara Uyma Yükümlülüğü, pazarlamacının işveren tacir tarafından verilen talimatlara uyma zorunluluğunu, özellikle pazarlamacının müşteri ziyaretlerine ilişkin talimatlarını yerine getirmesini ifade eder (TBK md. 450, f. 1). Haklı sebeplerin bulunması halinde, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi mümkündür. Rekabet Etmeme Yükümlülüğü pazarlamacının, işveren tacirin onayı olmadan, işletmeyle aynı işin yapıldığı başka işletme sahipleri adına ve hesabına faaliyette bulunmasını engeller (TBK md. 450, f. 1). Bunun dayanağı pazarlamacının sadakat yükümlülüğüdür.

36 Pazarlamacının Yükümlülükleri Bilgi Verme Yükümlülüğü, pazarlama faaliyetleri ile ilgili olarak düzenli biçimde ayrıntılı bilgi vermek, aldığı siparişleri işverene derhâl ulaştırmak ve müşteri çevresini ilgilendiren önemli olayları bildirmek yükümlülüğünü ifade eder (TBK md. 450, f. 3). İşyerinde Çalışma Yükümlülüğü, ücretinin tamamını alan ancak pazarlama faaliyetini kendi kusuru olmaksızın yerine getiremeyen pazarlamacının, tacir işverenin talebi üzerine işyerinde çalışmak zorunda olmasıdır (TBK md. 456, f. 2).

37 Pazarlamacının Yükümlülükleri Garanti Yükümlülüğünün Bulunmaması, pazarlamacının üçüncü kişilerin edimlerini yerine getirmeleri yönünde garanti vermesini ifade eder. Kanun bu yükümlülüğün oluşumunu yasaklamıştır. Buna göre pazarlamacının, müşterilerin ödememelerinden veya diğer yükümlülüklerini ifa etmemelerinden sorumlu olacağına ya da alacağın tahsili için yapılacak masrafları tamamen veya kısmen karşılayacağına ilişkin anlaşmalar, kesin olarak hükümsüzdür (TBK md. 451, f. 1). Ancak istisnai durumlarda böylesi bir yükümlülük sınırlı olarak öngörülebilecektir. Buna göre; pazarlamacı, kendi müşteri çevresi ile işlem yapıyor olmak, yazılı olarak kararlaştırılmak ve uygun bir ek komisyon alma karşılığı olmak üzere, işverenin her bir işlemde uğrayacağı zararın dörtte birini geçmemek üzere karşılamayı üstlenebilir (TBK md. 451, f. 2). Sigorta sözleşmelerine aracılık yapan pazarlamacılar bakımından oran zararın ve masrafların yarısıdır (TBK md. 451, f. 3).

38 Pazarlamacılık Sözleşmesinin Sona Ermesi Pazarlamacılık sözleşmesinin sona erme şartları taraflarca düzenlenebilir. Böyle bir düzenleme olmadığı takdirde, hizmet sözleşmesinin sona ermesine ilişkin hükümler, pazarlamacılık sözleşmesinin sona ermesine de uygulanacaktır (TBK md. 469). Buna göre belirli süreli sözleşme sürenin bitmesi ile sona erer (TBK md. 430, f. 1). Belirli süreli sözleşme sona ermesine rağmen sürdürülüyorsa, belirsiz süreli hale gelir (TBK md. 430, f. 2). On yıldan uzun süreli sözleşme on yıl geçtikten sonra, altı aylık fesih bildirim süresine uyarak feshedebilir. Fesih, ancak bu süreyi izleyen aybaşında hüküm ifade eder (TBK md. 430, f. 3). Belirsiz süreli sözleşme fesih sürelerine uyularak sona erdirilebilir. Hizmet sözleşmesi; bildirimin diğer tarafa ulaşmasından başlayarak, hizmet süresi bir yıla kadar sürmüş olan işçi için iki hafta sonra; bir yıldan beş yıla kadar sürmüş işçi için dört hafta ve beş yıldan fazla sürmüş işçi için altı hafta sonra sona erer. Bu süreler kısaltılamaz; ancak sözleşmeyle artırılabilir. İşveren, fesih bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle hizmet sözleşmesini feshedebilir (TBK md. 432). Deneme süresi içinde taraflar sözleşmeyi sona erdirebilirler (TBK md. 433). Kanunda ayrıca haklı sebeple fesih (TBK md. 437) ve ölüm de belirtilmektedir (TBK md. 440, md. 441).

39 Pazarlamacılık Sözleşmesinin Sona Ermesi Doğrudan pazarlamacılık sözleşmesinin sona ermesine ilişkin özel hükümler de bulunmaktadır. İlk olarak pazarlama faaliyetlerinin mevsimsel dalgalanmalardan etkileniyor olması halinde her iki taraf da sözleşmeyi fesh edebilir (TBK md. 459). Ancak bunun için komisyonun sabit ücretin en az beşte birini oluşturuyor olması gerekmektedir. Bu durumda işveren yoğun mevsim sırasında, pazarlamacı ise yeni sezonun başlamasına kadarki dönemde olmak üzere iki ay öncesinden ihbar etmek şartıyla sözleşmeyi fesh edebilirler. Sona erme halinde pazarlamacının aracılık ettiği veya bizzat yaptığı işlemlerden kaynaklanan komisyon hakları, bunların muaccel olma zamanları dikkate alınmaksızın (TBK md. 460, f. 1). Sona erme üzerine pazarlamacı, pazarlamacılık faaliyetinde bulunması için kendisine verilen örnek ve modelleri, fiyat tarifelerini, müşterilerle ilgili kayıtları ve diğer belgeleri işverene geri vermekle yükümlüdür (TBK md. 460, f. 1).

40 Bağımsız Tacir Yardımcıları Simsar Acente Komisyoncu

41 Simsar Birbirleriyle sözleşme yapmak veya sözleşme ilişkisine girmek isteyen taraflar bazen çok kolay bir araya gelemeyebilir. Bunda tarafların farklı yerlerde oturmaları veya farklı dilleri konuşuyor olmaları etkili olabilmektedir. Bu olumsuzlukları gidermek ve işletmelerle müşterilerini buluşturup sözleşme yapabilmelerine imkan sağlamak için kanunda simsarlık kurumu konulmuştur. Kural olarak tarafları buluşturup sözleşme yapmalarına aracılık yapma faaliyeti olarak simsarlık TBK’da düzenlenmiştir (TBK md. 520 vd). Eski Türk Ticaret Kanunu’nda ticari işler tellalı isminde bir tacir yardımcısı bulunuyordu. Ancak bu yeni kanuna alınmamıştır. Kanuna göre simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir (TBK md. 520, f. 1). Borçlar Kanunu’nda düzenlenen simsarın, bu işi meslek olarak icra etmesi zorunlu değildir. Ancak simsarın bir işletmesi var ve esnaf işletmesi sınırlarını aşıyorsa, tacir sıfatına da sahip olacaktır. Bu sebeple simsar bağımsız tacir yardımcısıdır.

42 Simsarlık Sözleşmesi Simsarlık sözleşmesi müvekkil ve simsar arasında yapılan ve müvekkilin sözleşme yapacağı üçüncü kişiyi bulmasını sağlamayı amaçlayan bir sözleşmedir. Bu sözleşme kural olarak şekle tabi değildir. Ancak taşınmazları konu alan simsarlık sözleşmesi, yazılı olarak yapılmalıdır (TBK md. 520, f. 3). Burada taşınmazın satışı kadar kiralanmasını konu alan simsarlık sözleşmesinin de yazılı yapılması gerekir. Kanunda evlendirme simsarlığının ücrete hak kazandırmayacağı da belirtilmiştir (TBK md. 524). Simsar ve müvekkili arasındaki ilişki geçici nitelik gösterir. Simsarın bu işi sürekli yapıyor olması ile ilişkinin geçici olması arasında bir bağlantı bulunmamaktadır. Simsar müvekkilinin sözleşme yapmasına aracılık ettiği ve sözleşme kurulduğu anda, görevi biter ve ücrete hak kazanır. Müvekkil ile ilişki sürekli olursa, pazarlamacı veya acenteden bahsedilebilir.

43 Simsarın Yükümlülüğü Simsar aracılık faaliyetinde bulunur. Bu sözleşmenin taraflarını bir araya getirmektir. Sözleşme ile ayrıca üstlenmemişse, pazarlık aşamasına katılmak, sözleşmeyi hazırlamak gibi faaliyetleri içermez. Bu konuda ayrıca yetkilendirilebilir (TBK md. 520, f. 1). Simsarın kural olarak temsil yetkisi yoktur. Özel yetki verilmedikte bedel tahsilatı yapamaz, malları teslim alamaz gerçekleştiremez. Simsar müvekkilinin menfaatlerini gözetmelidir. Eğer bu kurala aykırı davranırsa, ücret hakkını kaybeder (TBK md. 523).

44 Simsarın Hakları Simsarın temel hakkı, ücret hakkıdır. Simsar müvekkili üçüncü kişi ile sözleşme gerçekleştirdiği anda ücrete hak kazanır (TBK md. 521, f. 1). Sözleşme kurulmamışsa, simsar ücrete hak kazanmaz. Sözleşme kurulduktan sonra taraflar arasındaki uyuşmazlıklar sebebiyle ifa edilmemiş bulunsa bile, simsar ücrete hak kazanacaktır. Simsarın bulduğu kişi ile sonradan sözleşme yapan müvekkil de ücreti ödemek zorundadır. Simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi hâlinde ödenir (TBK md. 521, f. 2). Simsarlık sözleşmesinde simsarın yapacağı giderlerin kendisine ödeneceği kararlaştırılmışsa, simsarın faaliyeti sözleşmenin kurulmasıyla sonuçlanmamış olsa bile giderleri ödenir (TBK md. 521, f. 3). Ücret, belirlenmemişse tarifeye, tarife yoksa teamüle göre ödenir (TBK md. 522).

45 Zamanaşımı Simsarlık ilişkisinden doğan talep hakları beş yıllık zamanaşımına bağlanmıştır. (TBK md. 147, f. 1, e bendi). Zamanaşımı alacağın muaccel olduğu andan itibaren işlemeye başlar.

46 Acente TTK md hükümleri acenteliği genel olarak düzenlemektedir. Özel kanunlarda belli iş veya faaliyet türlerine ilişkin olarak özel acentelik türlerine yer verilmektedir. Bunlar sigorta acenteleri için 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu (md. 2); seyahat acenteleri için 1618 sayılı Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanunu; sermaye piyasasında faaliyet gösteren aracı kurum acenteleri için Sermaye Piyasası Kurulunun Seri V 46 No’lu Aracılık Faaliyetleri ve Aracı Kurumlara İlişkin Esaslar Tebliği’dir (md. 20). Özel tür acenteler hakkında TTK’nın acenteliğe ilişkin hükümleri de geçerlidir.

47 Tanımı TTK md. 102, f. 1’de acente şöyle tanımlanmaktadır: Ticari mümessil (temsilci), ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denir.

48 Özellikleri TTK md. 102’de verilen bu tanım ve acenteliğe ilişkin diğer hükümlerden yararlanarak acenteliğin belli başlı özellikleri şu şekilde belirtilebilir: a.Acenteler bağımsız tacir yardımcılarıdır. b.Acentelik ilişkisi bir sözleşmeye dayanmaktadır. c.Acente belli bir yer veya bölge içinde faaliyetini yapar. Acente, sınırları ve kapsamını müvekkili tacir ile önceden belirledikleri bir coğrafi alan içinde iş görür. d.Acentelik ilişkisi süreklidir. Süreklilikten anlaşılması gereken sözleşmede öngörülen müddet için veya belirlenen zaman dilimi için acenteliğin devamlı yapılmasıdır. e.Acenteliğin aracı acente ve sözleşme yapan acente olmak üzere iki türü vardır. f.Acente faaliyetini meslek olarak yürütmektedir. Bu süreklilik unsurunun bir sonucudur. Acenteler acenteliği ana meslek olarak yapabileceği gibi yan meslek olarak da yapabilir. g.Acente tacir ve ticari işletme işlettiği ve acenteliği bu çerçevede yaptığı için gördüğü iş karşılığında ücret alır. h.Acente gerçek veya tüzel kişi olabilir.

49 Çeşitleri Faaliyetinin türü göz önüne alınmaksızın yaptığı görev ve iş yönünden acenteler TTK’da ikiye ayrılmışlardır. Bunlar aracı acente ve sözleşme yapan acentedir. Aracı acente, tacire bağlı sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde daimi bir surette ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi meslek edinen kimselere denir (TTK md. 102, f. 1). TTK’da esas itibarıyla düzenlenen acente tipi aracı acentedir. Sözleşme yapan acente (âkitci acente), bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde daimi bir surette ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitleri o işletme adına yapmayı meslek edinen kimsedir (TTK md. 102, f. 1). Sözleşme yapan acente, kendisine verilen işler için müvekkili tacir adına ve hesabına sözleşme yapmaya yetkili olan kişilerdir. Sözleşme yapan acenteye bu yetki yazılı olarak verilir.

50 Acentelik İlişkisinin Hukuki Niteliği ve Tabi Olduğu Hükümler Acentelik ilişkisinin TTK md. 102, f. 1’deki tanımı, hak ve borçları göz önüne alındığında acentelik sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen (sinallagmatik) ve kendine özgü (sui generis) sürekli bir iş görme sözleşmesi olarak nitelendirilebilecektir. Bu sözleşmeye öncelikle TTK md hükümleri uygulanır. Bu hükümler yeterli olmadığı hallerde aracı acenteye simsarlık hükümleri; sözleşme yapan acenteye komisyon hükümleri uygulanır. Simsarlık ve komisyon hükümlerinde de boşluk halinde vekalet hükümlerine müracaat edilecektir (TTK md. 102, f. 2). Acentelik ilişkisi iki tür hukuki ilişkiye çok benzediği için onlardan ayırt edilmesi gerekir. Bu ilişkiler tek satıcılık sözleşmesi ile franchising sözleşmesidir.

51 Tek Satıcılık Sözleşmesi ile Bağlantısı Tek satıcılık sözleşmesinde yapımcı, mamullerinin tamamını veya bir kısmını, belirli bir coğrafi bölgede tekel hakkına sahip olarak satmak üzere tek satıcıya göndermeyi, tek satıcı da sözleşme konusu malları kendi adına ve kendi hesabına satarak bu malların sürümünü artırmak için faaliyette bulunma yükümlülüğünü üstlenmektedir. Tek satıcılık sözleşmesi yapımcı ile tek satıcı arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen çerçeve niteliğinde ve sürekli bir ilişkidir. Tek satıcılık sözleşmesi de tam iki tarafa borç yükleyen ve kendine özgü yapısı olan hukuki bir ilişkidir.

52 Tek Satıcılık Sözleşmesi ile Bağlantısı Tek satıcılık sözleşmesi acentelik ile belirli bir bölgede faaliyet gösterme, pazarlama, süreklilik, müvekkiline bağlı olmama ve tekel hakkı bakımından benzerlik göstermektedir. Her ikisinin birbirinden ayrıldığı önemli noktalar ise, tek satıcı yapımcıya ait malları kendi adı ve hesabına satın alır ve tekel bölgesi içinde müşterilerine satar. Tek satıcının buradaki kazancı yapımcıdan aldığı fiyat ile müşterisine sattığı fiyat arasındaki farktır. Acente ise aracılık ettiği işlemi kendi nam ve hesabına yapmadığı gibi, geliri işlem başına hak kazandığı bir ücrettir, satış farkı değildir. Diğer yandan tek satıcının tekel hakkı hiçbir şekilde bertaraf edilemezken, acentenin tekel hakkı zorunlu bir unsur değildir. Sözleşmeyle vazgeçilebilir (TTK md. 104). Nihayet acentenin bağımsızlığı tek satıcıya oranla daha dardır. Oysaki tek satıcı kendi nam ve hesabına satış yaptığı için bağımsızlığı daha geniştir.

53 Franchise Sözleşmesi İle Bağlantısı Franchising sözleşmesinde franchise alan ve franchise veren olmak üzere iki taraf vardır. Franchise veren kendisine ait üretim, işletme ve pazarlama sistemini oluşturan fikri ve sınai unsurlar üzerinde franchise alana kullanma hakları tanır, onu kendi organizasyonuna yani söz konusu sisteme göre faaliyet gösteren işletmeler zincirine entegre eder ve onu bu sisteme dayanan ticari faaliyeti sırasında devamlı olarak destekleme borcu altında bulunur. Franchise alan ise, franchise verenin belirlediği ilkelere uymak ve kendisine kullanma hakkı verilen fikri ve sınai unsurlardan yararlanarak bu sisteme dahil mal veya hizmetlerin sürümünü kendi nam ve hesabına yapmayı ve desteklemeyi, ayrıca franchise verene belirli bir ücret ödemeyi taahhüt etmektedir. Franchise ilişkisi tam iki tarafa borç yükleyen çerçeve bir sözleşmedir.

54 Franchise Sözleşmesi İle Bağlantısı Acentelik ile franchising ilişkisinin farkına gelince, acente müvekkili tacir adına ve hesabına hareket ederken, franchise alan franchise verenin temsilcisi değildir, bu yüzden franchise alan kendi adına ve hesabına hareket eder. Acentenin geliri işlem başına elde ettiği ücret veya komisyondan oluşurken franchise alanın karı franchise verenden satın almış olduğu malların alım ve tekrar satımı arasındaki farktan doğar. Ayrıca acentelik ilişkisinde müvekkil tacir ücret veya bir komisyon öderken, franchising ilişkisinde fanchise alan ücret ödemektedir. Ayrıca farnchising sözleşmesi tarafların edimleri açısından karmaşık bir hukuki ilişki iken acentelik daha basit ve sade bir ilişkidir.

55 Acentenin Borçları Acente müvekkilinin menfaatlerini korumalı, onun adına aldıklarını zamanında iletmeli ve gerektiğinde müvekkiline bilgi vermelidir.

56 Müvekkilin İşlerini Görme ve Menfaatini Koruma Acente kendisine bırakılan bölge ve ticaret dalı içinde sözleşmeyle belirlenen şartlar çerçevesinde müvekkilinin işlerini görmek ve menfaatini korumakla yükümlüdür (TTK md. 109, f. 1). Sözleşmede hususen tayin edilmiş olmadıkça acente belli süre içinde belli sayıda aracılıkta bulunma veya sözleşme yapma mecburiyeti (kota zorunluluğu) altında değildir. Onun bu konudaki borcu esasen aracılık etme veya sözleşme yapmaya çaba göstermektir. Acente müvekkili adına elinde bulundurduğu malları korumak zorundadır. Aksi halde ortaya çıkacak zarardan kusursuzluğunu ispat etmedikçe sorumlu tutulacaktır (TTK md. 109, f. 2).

57 Haber Verme Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protestoyu müvekkili adına kabul etmeye yetkilidir (TTK md. 105, f. 1) ve vakit geçirmeden bunları ona bildirmekle yükümlüdür (TTK md. 110, f. 1). Ayrıca bölgesindeki piyasa koşullarını, müşterilerinin mali durumlarını ve meydana gelebilecek değişiklikleri de müvekkili tacire bildirmek zorundadır. Nihayet acente, yaptığı sözleşmeler ile aracılık yaptığı sözleşmenin tarafı olacak kişi ve getirilen teklif şartları hakkında da müvekkiline bilgi vermelidir (TTK md. 110, f. 1).

58 Talimatlara Uyma Acente bağımsız tacir yardımcısı olmakla birlikte gördüğü işle ilgili olarak müvekkilinden talimatlar alır. Bunlar işin görülmesinin gereklerindendir. Örneğin müvekkil hangi malların daha önce satılacağı, hangi şartlarda ve hangi fiyata satılacağı konusunda acenteye talimat verebilir. Acente bunlara uymak zorundadır (TTK md. 110, f. 2). Acente müvekkilinin açık talimatı olmayan konularda ondan açık bir talimat gelinceye kadar işlemin yapılmasını geciktirebilir. Ancak işin ivedilik yönü müvekkilin talimatını sormaya imkan bırakmıyorsa acente, basiretli bir acenteliğin gereklerine uygun olarak işlemi gerçekleştirmelidir (TTK md. 110, f. 2).

59 Önleyici Tedbirler Alma Acente müvekkili hesabına teslim aldığı malların taşıma esnasında hasara uğramış olduğunu görürse onun buna ilişkin dava haklarını yitirmemesi için gerekli tedbirleri alması gerekir (TTK md. 111, f. 1). Mal teslim alınırken, eğer hasar açıkça belli ise acente çekince (ihtirazi kayıt) ileri sürmeli, ya da malları teslim almadan önce mahkemece atanan bilirkişilerce hasarı tespit ettirmelidir (TTK md. 889, f. 1). Hasar gizli ise teslim almadan itibaren yedi gün içinde bilirkişi incelemesi için talepte bulunmalıdır (TTK md. 889, f. 2). Acente, gönderilen malın bozulma tehlikesi varsa mahkemeden izin alarak satma ve bu durumu müvekkiline bildirmekle yükümlüdür (TBK md. 108; TTK md. 111, f. 1). Acente tüm bu tedbirleri almazsa veya malın satışında gecikmeye düşerse ortaya çıkacak zarardan sorumu olur (TTK md. 111, f. 1).

60 Müvekkiline Ait Parayı Ödeme Acente kendisinin teslim ettiği malların bedellerini almaya yetkilidir (TTK md. 112). Acente müvekkili tacire ait bu para ile acentelik sözleşmesi gereğince müvekkiline ait diğer paraları ona zamanında ödemek zorundadır. Acente müvekkiline ait olan paranın gönderilmesi veya teslim edilmesi gereken zamanda bunu yapmazsa o andan itibaren faiz ve gerekirse ayrıca tazminat vermeye yükümlü tutulacaktır (TTK md. 122).

61 Rekabet Etmeme Aksi sözleşmede kararlaştırılmış olmadıkça acente, aynı yer veya bölge içinde birbirleriyle rekabet halinde bulunan birden çok işletme hesabına aynı anda acentelik yapamaz (TTK md. 104). Aynı durum müvekkil için de geçerlidir. Yani o da aynı yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı için birden fazla acente atayamaz. Ancak taraflar yazılı olarak bunun aksini kararlaştırabilirler. Rekabet yasağının sözleşmeden sonra da devam etmesine ilişkin yeni kanuni düzenleme getirilmiştir. Bu husus aşağıda sona erme başlığı altında değerlendirilmiştir.

62 Acentenin Hakları Acentenin temel hakkı ücret isteme hakkıdır. Bunun dışında bazı masraflarını istemesi ve alacaklarına karşı hapis hakkının var olduğu görülmektedir.

63 Ücret İsteme Acente, aracılık ettiği veya yaptığı sözleşme karşılığında yaptığı işin değerine göre genellikle nispi olarak belirlenen bir ücret isteme hakkına sahiptir. Acentenin aracılık ettiği veya akdettiği sözleşmeler için ücret isteme hakkı, acentelik sözleşmesine konu, bir malın satın alınması, imal edilmesi veya satılması ise, bu sözleşmelerden dolayı müvekkil ekonomik yarar ve sonucu elde ettiği anda doğar. Bu hallerde müvekkile bağlanabilecek bir sebepten dolayı sözleşme yerine getirilmemiş olsa bile acente ücretini yine isteyebilir (TTK md. 113, f. 1). Sözleşme kısım kısım yerine getirilecekse acente yerine getirildiği veya yerine getirilmesi gerektiği nispette ücrete hak kazanır (TTK md. 113, f. 2).

64 Olağanüstü Masrafların Ödenmesini İsteme Acente işini görürken personel giderleri veya malların teslimi için sarf ettiği giderler gibi olağan masrafları müvekkilinden isteyemez (TTK md. 117, f. 1). Buna karşın örneğin, bozulan malların satışının sağlanması için yaptığı masraflar olağanüstü olduğu için bu türden masrafların karşılanmasını müvekkilinden isteyebilir (TTK md. 111, f. 2). Şu halde acente olağan faaliyetleri neticesindeki masrafları müvekkilinden isteyemezken, olağan iş görme dışında kalan masrafları (olağanüstü) müvekkilinden tazmin edebilecektir. Acentenin avans ödemeleri hakkında ise TTK md. 118’de TTK md. 20’ye atıf yapılmıştır. Buna göre acente yaptığı avans ödemeleri için ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır.

65 Hapis Hakkı Acente, acentelik sözleşmesinden doğan tüm alacakları kendisine ödeninceye kadar sözleşme icabı elinde müvekkile ait menkul eşya ve kıymetli evrak üzerinde hapis hakkına sahiptir (TTK md. 119, f. 1). Acente müvekkile ait malların satışından elde ettiği bedeli de alacakları ödeninceye kadar iade etmekten kaçınabilir (md. 119, f. 2). Müvekkilin aczi halinde acente muaccel olmamış alacaklar için de hapis hakkını kullanabilir (md. 119, f. 3). Acente, acentelik sözleşmesi dolayısıyla doğan alacakları dışında aralarındaki bir başka sözleşmeden doğmuş alacak için de hapis hakkını kullanabilir. Yani (tacir) acente, MK md. 950, f. 2’deki “zilyetlik ve alacak ticari ilişkiden doğmuşsa tacirler arasında bu bağlantı var sayılır” hükmünden de yararlanmaktadır.

66 Tekel Hakkı TTK md. 104’e göre, aksi yazılı olarak kararlaştırılmış olmadıkça müvekkil aynı zamanda ve aynı yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı için birden fazla acente tayin edemeyeceği gibi, acente de aynı yer veya bölge içinde birbirleriyle rekabette bulunan birden çok ticari işletme hesabına aracılık yapamaz. Maddeden de anlaşılacağı üzere, aynı yer veya bölge içinde aynı ticaret dalında tek acentenin atanması öngörülmüştür. Bu şekilde acente tekel hakkına sahiptir. Aynı tekel hakkı müvekkil tacir için de geçerlidir. Ancak, TTK md. 104 emredici kural olmadığı için gerek acente gerekse de müvekkil tacir tekel hakkından vazgeçebilir.

67 Temsil Yetkisi TTK md. 102 vd. hükümleri göz önüne alındığında hukukumuzda acenteliğin iki tür olduğu yukarıda belirtilmiştir. Bunlar aracı acente ve sözleşme yapan acentedir. Aracı acentelik kanunda öngörülen asıl acente tipidir. Eğer acentenin sözleşme yapmaya ilişkin yetkisinin de olması isteniyorsa yani müvekkil tacir sözleşme yapan acente tayin etmek istiyorsa buna ilişkin yetkiyi özel ve yazılı bir yetki belgesiyle vermesi gerekir ve bu belgenin ticaret siciline tescil ve ilanı zorunludur (TTK md. 107, f. 1 ve, f. 2). Temsil yetkisi ticaret siciline tescil edilememiş olsa bile acentenin üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmeler müvekkili bağlar. Acenteye verilen temsil yetkisi sınırlandırılabilir. Örneğin acentenin belli miktara kadar sözleşme yapabileceğine dair yetki verilebilir. Bu sınırlandırmaların iyiniyetli üçüncü şahıslara karşı geçerli olabilmesi için ticaret siciline tescil ve ilanı gerekir. Acente, yetkisi olmaksızın veya yetki sınırlarını aşarak, müvekkili adına bir sözleşme yaparsa müvekkili bunu haber alır almaz icazet verebilir; vermediği takdirde acente sözleşmeden kendisi sorumlu olur. (TTK md. 108). Üçüncü kişi bu ihtimalde sözleşmenin ifasını acenteden isteyebilir. Acente aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili olarak her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir (TTK md. 105, f. 1). Acente buna göre, sözleşmenin tarafı olan kişiye temerrüt ihtarı (TBK md. 117), ayıp ihbarı (TBK md. 223) gönderebilir; üçüncü şahıs tarafından yapılan bu tür ihtar ve ihbarları müvekkili tacir adına kabul edebilir. Acentenin aracı veya temsilci olarak katıldığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.

68 Acenteliğin Sona Ermesi Acentelik ilişkisi TTK md. 102, f. 2 hükmü uyarınca, acentelikle ilgili düzenlemelerin yanında (TTK md. 121 vd), acentenin türüne göre aracı acente hakkında simsarlık hükümleri, sözleşme yapan acente hakkında komisyon hükümleri ve bunlarda da hüküm bulunmayan durumlarda vekalet hükümleri gereğince sona erecektir. Acentelik sözleşmesi belirli veya belirli olmayan bir süre için yapılmış olmasına ve acente veya müvekkilin iflası, ölümü veya hacir altına alınması veya haklı sebeplerle feshi ihbarla sona erer (TTK md. 121): Belirli süreli acentelik sözleşmesinin sona ermesi: Acentelik sözleşmesi esasen belirsiz süreli olarak yapılır. Ancak belirli süreli yapılmışsa acentelik sözleşmesi bu müddetin tamamlanmasıyla ve herhangi bir feshi ihbara gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer (TTK md. 121). Belirli süreli acentelik sözleşmesi sona ermesine rağmen taraflar sessiz kalarak sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmeye devam ederlerse acentelik sözleşmesi sona ermez, belirsiz süreli hale gelir.

69 Acenteliğin Sona Ermesi Belirsiz süreli acentelik sözleşmesinin sona ermesi: Acentelik sözleşmesi belirsiz bir müddet için yapılmışsa her iki taraf üç ay önce ihbar etmek şartıyla sözleşmeyi feshedebilir (TTK md. 121, f. 1). Buradaki fesih ihbarının noter aracılığıyla veya telgrafla, iadeli taahhütlü mektupla veya güvenli elektronik imzalı belge ile yapılması gerekir (TTK md. 18, f. 3). Belirsiz süreli acentelik sözleşmelerinde feshi ihbar süresi kısaltılamazsa da sözleşmeyle uzatılabilir.

70 Acenteliğin Sona Ermesi 3. Haklı nedenlerden dolayı acentelik sözleşmesinin sona ermesi: TTK md. 121’e göre, belirli ya da belirsiz süreli acentelik sözleşmelerinde haklı bir sebebin varlığı halinde karşı taraf sürelere uymak zorunda kalmadan her zaman sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir. Acentelik ilişkisi güvene dayalıdır. Bundan dolayı acente müvekkilinin güvenini sarsarsa, örneğin tahsil ettiği parayı ona vermezse yahut malvarlıksal durumu değişmesine rağmen bunu müvekkiline bildirmezse, ona doğru bilgi vermezse veya talimatına uymazsa veya rekabet yasağını ihlal ederse veya müvekkilin acente tarafından aracılıkta bulunulan veya yapılan sözleşmeleri kabul etmemesi, kendisine düşen borçları yerine getirmemesi, müşterilere sürekli bozuk (ayıplı) mal teslim etmesi hallerinde haklı sebebin varlığından söz edilebilecektir. Uyuşmazlık halinde gerek acente gerekse de müvekkilin dayandığı sebebin haklı olup olmadığına mahkeme karar verir. 4. Diğer sebeplerden dolayı acentelik sözleşmesinin sona ermesi: TTK md. 133, f. 2 uyarınca acentelik sözleşmesi kural olarak taraflardan birinin ölümü, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflası ile sona erer (TBK md. 397).

71 Sona Ermenin Hüküm ve Sonuçları TTK md. 134’de acentelik sözleşmesinin bazı nedenlerle sona ermesi halinde iki çeşit tazminat öngörülmüştür. Bunlardan ilki yarım kalan işlere ilişkindir. İkincisi ise acentenin müvekkiline kazandırdığı müşterilerden kaynaklanan talep hakkıdır. İlk olarak haklı bir sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır (TTK md. 121, f. 4). İkinci talep hakkı, müvekkilin kazandığı müşterilerden menfaat sağlamaya devam alacak olması ile bağlantılıdır. Yeni düzenlemede bu amaçla denkleştirme istemi başlığı altında özel bir düzenleme oluşturulmuştur. Buna göre sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir (TTK md. 122, f. 1). Yeni kanunda getirilen bir düzenleme ile, acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra rekabet yasağı anlaşmaları özel şartlara bağlanmıştır (TTK md. 123). Buna göre sözleşme sonrası rekabet yasağı anlaşması yazılı şekilde yapılmalı ve anlaşma hükümlerini içeren ve müvekkil tarafından imzalanmış bulunan bir belge acenteye verilmelidir.

72 Zamanaşımı Acentelik sözleşmesinden kaynaklanan tüm talep hakları sözleşmenin sona ermesinden itibaren beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir (TBK md. 147, f. 5).

73 Acentelik Hükümlerine Tabi Bazı İlişkiler TTK md. 103 uyarınca özel kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla acentelikle ilgili hükümlere tabi tutulan kişiler şunlardır: a)Sözleşmeleri yerli veya yabancı bir tacir hesabına ve kendi adına yapmaya sürekli olarak yetkili bulunanlar. b) Türkiye Cumhuriyeti içinde merkez veya şubesi bulunmayan yabancı tacirler ad ve hesabına ülke içinde işlemlerde bulunanlar.

74 Komisyoncu Bağımsız tacir yardımcılarından bir diğeri komisyoncudur. Komisyoncu kendi adına müvekkili hesabına hareket eder. Yani komisyoncu dolaylı temsil ilişkisi çerçevesinde faaliyet gösterir. Buna göre komisyoncu, işlemi kendi adına yapar, müvekkilinin hesabına hareket eder. İşlemden doğan hak ve borçları sonra müvekkiline devreder. Müvekkil müşteri ile yapılan işlemin tarafı değildir, komisyoncu tarafıdır. Çünkü komisyoncu müşteri ile kendi adına işlemi yapmaktadır.

75 Komisyoncu Komisyonculuk esas itibarıyla TBK’da düzenlenmiştir (md ). Bu maddelerde ilk önce alım satım komisyonculuğu düzenlenmiş, diğer işler bakımından komisyonculuk ise ayrıntılı düzenlenmemiş, alım satım işleri komisyonculuğu ile ilgili hükümlere tabi tutulmuştur (md. 546, f. 2). Bir başka ifadeyle TBK’da alım satım komisyonculuğu ile ilgili hükümler asıl ve genel niteliktedir. Diğer tür işler bakımından komisyonculuk faaliyetleri TBK’da ayrıntılı düzenlenmemiş ve alım satım komisyonculuğu kurallarının bunlara da uygulanacağı belirtilmiştir. Genel olarak tüm komisyonculuk ilişkileri ile ilgili hukuki boşluk halinde ise vekalet sözleşmesi hükümlerine müracaat edilecektir (TBK md. 532, f. 2; TBK md ). Komisyonculuğun alt çeşitlerinden taşıma işleri komisyonculuğu TTK’da özel olarak düzenlenmiştir (md ).

76 Komisyoncu Sermaye piyasası araçlarına ilişkin komisyonculuk yapanlar hakkında ise Sermaye Piyasası Kanununun 30 vd. maddeleri tatbik olunur. Gümrük Kanununda ise gümrük komisyoncularına yer verilmiştir (md ). Aşağıda alım satım komisyonculuğu ile taşıma işleri komisyonculuğu ele alınmaktadır.

77 Alım Satım Komisyonculuğu TBK md. 532, f. 1’e göre ücret karşılığında kendi namına müvekkili hesabına kıymetli evrak veya menkul mal alım satımı yapan kişiye alım satım komisyoncusu denir. TBK md. 532 vd. hükümlerinden alım satım komisyoncusunun özellikleri şu şekilde ortaya konulabilir: 1.Alım satım komisyoncusu (veya sadece komisyoncu) kendi adına müvekkili hesabına işlem yapar. Komisyoncunun faaliyet şekli dolaylı temsil ilişkisine dayanır. Bundan dolayı müşteri ile kendi adına yaptığı işlemden doğan hak ve borçları müvekkiline devreder. 2.Alım satım komisyonculuğunun konusu kıymetli evrak veya menkul eşya (mal) alım satımıdır.

78 Alım Satım Komisyonculuğu 3.Komisyoncu bağımsız tacir yardımcısı olmakla birlikte tacirle ilişkisi sürekli değildir. Komisyonculuk ilişkisinde müvekkil tek bir işin görülmesi için yetki verir. Bu nedenle komisyoncu acenteden ayrıdır. Acentelik sürekli ilişkidir. Komisyonculuk simsarlıktan da ayrıdır. Çünkü simsar kendi adı veya hesabına hareket etmez. Kural olarak sadece tarafları buluşturur. Bu yönüyle komisyoncu simsardan ayrıdır. Ancak komisyoncu müvekkili ile sürekli ilişki içinde olmaması ile de simsara benzer. 4.Komisyoncu ücret karşılığında faaliyet gösterir (TBK md. 532, f. 1). Sözleşmede ücret ödeneceği kararlaştırılmamışsa bu sözleşme komisyon değil vekalet sözleşmesi olarak nitelendirilir. Komisyonculuğun meslek şeklinde icrası şart değildir. Tek defalık veya geçici bu türden faaliyetler de komisyonculuk olarak vasıflandırılır (TBK md. 546, f. 2). Komisyonculuk faaliyeti ticari işletme boyutunda yürütülüyorsa işleten tacir sıfatını elde eder.

79 Borçları Komisyoncunun müvekkili karşısındaki başlıca yükümlülükleri TBK md hükümlerinde düzenlenmiştir. Müvekkiline bilgi vermesi: Komisyoncu müvekkiline yaptığı işler hakkında gerekli bilgileri verme ve talimatlarının yerine getirildiğini derhal bildirmek zorundadır (TBK md. 533, f. 1). Komisyoncu bizzat alıcı veya satıcı olabildiği hallerde karşı tarafı göstermeyerek işin yapıldığını müvekkiline bildirirse, sözleşmenin tarafına ait olabilecek borçları bizzat üstlenmiş sayılır (TBK md. 544). Eşyaya özen göstermesi: Komisyoncu satılmak üzere kendisine gönderilen eşyayı korumaya, malın nakliyesinde hasar ortaya çıkmışsa bunları tespit ettirmeye, ihtar ve ihbarlarda bulunmaya mecburdur. Aksi halde, ihmalli davranışının yol açtığı zarardan sorumlu olur (TBK md. 534, f. 1). Satılmak üzere komisyoncuya gönderilen eşyanın hemen bozulacağından korkuluyorsa komisyoncu derhal bilgi vermek şartıyla o eşyayı satmaya mecburdur (TBK md. 534, f. 2).

80 Borçları 3. Sözleşme konusu malı sigorta ettirmesi: Komisyoncu müvekkilinden açık talimat almadıkça sözleşme konusu kıymetli evrak veya menkul eşyayı sigorta ettirmek zorunda değildir (TBK md. 533, f. 2). Ancak sigortalatmak müvekkilin menfaatine ise, bu yolda ticari teamüller mevcutsa sigorta ettirebilir ve sigorta ücretini müvekkilinden isteyebilir. 4. Müvekkilinden gelen talimatlara uyma: Komisyoncu genel olarak müvekkilinin vereceği talimatlara uyması ve duruma göre de müvekkilinden talimat istemesi gerekir. Müvekkil talimatlarına aykırı işlemleri kabul etmek zorunda değildir ve talimatlara aykırı hareket eden komisyoncu zarar vukuunda bundan sorumludur. 5. İşi tamamlaması: Komisyoncu müvekkilinden aldığı işi tamamlamak zorundadır. İşin tamamlanmasından anlaşılması gereken ise, sadece üçüncü bir şahısla geçerli bir sözleşmenin yapılması değildir. İşin tamamlanmış sayılması için üçüncü şahıs tarafından ifa edilmiş olması da gerekir.

81 Hakları Komisyoncunun hakları TBK md hükümlerinde düzenlenmiştir. Ücret hakkı: Komisyonculuk ücret karşılığı yapılır ve bu ücret genellikle alım satım bedelinin bir yüzdesi olarak belirlenir. Komisyoncu işlemin bitirilmesinden sonra ücrete hak kazanır (TBK md. 539, f. 1). İşin bitirilmiş sayılabilmesi için üçüncü şahısla sözleşmenin yapılması ve sözleşmenin üçüncü şahıs tarafından ifa edilmiş olması gerekir.

82 Hakları Verdiği avansları ve masrafları isteme hakkı: Komisyoncu müvekkilinin menfaati için yaptığı bütün masrafları ve verdiği paraları faizi ile birlikte isteyebilir (TBK md. 538, f. 1). TBK md. 538, f. 2’ye göre ise komisyoncu sürekli çalıştırdığı personele yaptığı ödemeleri isteyemez. Buna karşın özel olarak çalıştırdığı geçici personele yaptığı ödemeleri, ardiye (depolama) ve nakliye masraflarını isteyebilir. 3. Hapis hakkı: Komisyoncu müvekkili hesabına sattığı malın bedeli veya hesabına satın aldığı malın kendisi üzerinde hapis hakkına sahiptir (TBK md. 541; MK md ). 4. Taraf olma hakkı: TBK md. 543, f. 1’e göre komisyoncu borsada kayıtlı veya piyasada cari fiyatı bulunan kambiyo senedi ve diğer kıymetli evrak ve eşyayı, müvekkil tarafından aksine talimat verilmiş olmadıkça bizzat satabilir veya satın alabilir. Bu hallerde işlem borsa fiyatı ya da cari fiyat üzerinden yapılmış addedilir. Komisyoncu bu halde normal komisyon ücretini alır. Komisyoncunun bizzat alıcı veya satıcı olabildiği hallerde, kendisi ile sözleşme yapılan üçüncü kişinin adını göstermeden emrinin ifa edildiğini müvekkiline bildiren komisyoncu, alıcı ve satıcıya ait sorumlulukları üstlenmiş olur (TBK md. 544). Müvekkil, komisyoncuya verdiği yetkiyi geri almış ve bu geri alma haberi komisyoncunun verilen işi yerine getirdiğini bildirmesinden önce ulaşmışsa, komisyoncunun taraf olma yetkisi ortadan kalkmış olur (TBK md. 545).

83 Sona Erme ve Zamanaşımı Komisyonculuk ilişkisi TBK md. 532, f. 2’de yapılan açık atıf gereği vekalet hakkındaki hükümler çerçevesinde son bulur. Buna göre, işin görülmesi, müvekkil veya komisyoncunun ölümü, gaipliği, iflası ve fiil ehliyetini kaybetmesi, istifa ve azil bu ilişkiye son verecektir. Uygun olmayan zamanlarda komisyonculuk ilişkisinden dönen taraf diğer tarafın zararını tazminle mükellef olacaktır (TBK md. 512). Komisyonculuk ilişkisinden kaynaklanan tüm davalar beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir (TBK md. 147, f. 5).

84 Taşıma İşleri Komisyonculuğu Taşıma işleri komisyoncusu TBK md ’da düzenlenen alım satım komisyoncusundan farklıdır. Taşıma işleri komisyoncusu kıymetli evrak veya mal alım satımı ile meşgul olmayıp, müvekkilin talimatı doğrultusunda onların bir yerden diğerine nakledilmesine aracılık ederler. Taşıma işleri komisyoncusu TTK md ’da düzenlenmiştir.

85 Tanımı ve Özellikleri TTK md. 917, f. 1’e göre ücret karşılığında kendi adına müvekkili hesabına eşya taşıtmayı meslek edinen kişiye taşıma işleri komisyoncusu denir. Bu tanımdan hareketle taşıma işleri komisyoncusunun özellikleri şöylece sıralanabilir: Taşıma işleri komisyoncusu kendi adına müvekkili hesabına eşya taşıtmayı taahhüt eder. Komisyoncu taşıyıcıdan ayrıdır. Zira eşya taşıtmayı taahhüt ettiği için eşyayı bizzat taşımaz, taşıyıcıya taşıtır. Ancak aksi kararlaştırılmamışsa komisyoncunun aynı zamanda taşıyıcı olmasına engel yoktur. Yani kendisi de eşyayı taşıyabilir (TTK md. 926). Taşıma işleri komisyonculuğu eşyanın yer değiştirmesine yönelik bir faaliyettir. Yolcuların taşıma işlerine aracılığa vekalet hükümleri uygulanır. 3. Taşıma işleri komisyonculuğu devamlı yapılan bir iştir. Eşya taşıtma işi meslek olarak icra edilir. Bu nedenle taşıma işleri komisyoncusu kural olarak tacirdir. Geçici olarak yapılan taşıma işleri komisyonculuğuna TBK’nın komisyon hükümleri uygulanır. 4. Taşıma işleri komisyonculuğu ücret mukabilinde yapılır. Ücretsiz gerçekleştirilen komisyonculuk faaliyeti hakkında vekalet ilişkisi hükümleri uygulanır.

86 Borçları Komisyoncunun ana borcu eşyayı taşıtmak ve bunun için bir taşıyıcı bulup onunla sözleşme yapmaktır. Bu borcunu yerine getirirken basiretli bir tacir gibi hareket etmeli, müvekkilinin menfaatlerini korumalı ve onun talimatlarına uygun davranmalıdır (TTK md. 918, f. 4). Müvekkil eşyanın taşınması esnasında ortaya çıkabilecek (olağan) hasar rizikolarına karşı onu koruyucu ambalaj içinde komisyoncuya teslim etmelidir. Komisyoncu kendisine teslim edilen eşyanın dışarıdan tespit edilecek eksikliklerini veya ayıbını bulup denetlemekle yükümlüdür. Tespit edilen ayıp veya eksiklikler derhal müvekkile bildirilmelidir. Bildirimi ve gerekli onarımı yapmadan eşyayı taşıyıcıya teslim eden komisyoncu ayıp ve eksikliklerden doğan zarardan sorumlu olur. 3. Komisyoncu müvekkilinin taşımanın başlamasından sonra verdiği talimatları da taşıyıcısına iletmek zorundadır. 4. Komisyoncu üstlendiği işi kural olarak bizzat ifa etmelidir. Fakat bazı hallerde ara komisyoncu görevlendirmesine izin vardır. Şöyle ki, müvekkilin açıkça veya dolaylı (kapalı) rıza göstermesi veya örf adetin izin vermesi ya da durumun gereğinden kaynaklanan zorunluluk hallerinde komisyoncunun üstlendiği borçların bir başkası (ara komisyoncu) tarafından yerine getirilmesi imkan dahilindedir (TBK md. 506, f. 1). 5. Komisyoncu zilyetliğinde bulunan malın zıyaı ve hasarından sorumludur (TTK md. 928, f. 1). Buna karşın zilyetliğinde bulunan malın zıyaından veya hasarından kaynaklanmayan bir zarardan sorumluluğu, kusuru ile bağlantılıdır (TTK md. 928, f. 2). Komisyoncu istihdam ettiği personelin fiillerinden TTK md. 929; alt komisyoncunun fiillerinden ise TBK md. 506’ya göre sorumlu tutulur.

87 Hakları Taşıma komisyoncusu sözleşme ile belirlenen veya ticari teamüle göre tespit edilen bir ücret isteme hakkına sahiptir (TTK md. 917 f. 1). Alım satım komisyoncusu gibi taşıma komisyoncusu da müvekkil namına yaptığı masrafların ve avansların ödenmesini isteyebilir (TTK md. 20, TBK md. 538, f. 1). 3. Taşıma komisyoncusu müvekkiline ait olup veya hükmen kendi elinde bulunan eşya üzerinde gerek komisyon ücretinin ve gerek bu vesile ile yapmış olduğu masraflar ile verdiği avansların ve ödediği taşıma ücretinin alınmasını garantilemek için hapis hakkına sahiptir (TTK md. 923). 4. Komisyoncu taşıyıcının ücretini ödediği takdirde onun hakları kendisine geçer (TTK md. 925).

88 Sona Erme ve Zamanaşımı TTK md ’da taşıma işleri komisyonculuğunun sona ermesi düzenlenmemiştir. Alım satım komisyonculuğuna göre işin görülmesi, istifa, azil, ölüm, gaiplik, fiil ehliyetinin kaybı, iflas, sona erme nedenleri olarak sayılacaklardır. Taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesinden doğan tüm talepler bir yılda zamanaşımına uğrar (TTK md. 930, f. 1). Ağır kusur ve kastın bulunması halinde zamanaşımı süresi üç yıldır (TTK md. 855, f. 5).


"TİCARET HUKUKU BİLGİSİ Tacir Yardımcıları. Kavram Ticari işletmesini kendi adına işleten tacirin, işletmeyi tek başına işletmesi mümkünse de çoğu kez." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları