Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

TERATOLOJI ARŞ. GÖR. KEVSER ILÇIO Ğ LU 1.  Çevresel faktörler, konjenital malformasyonun etyopatogenezinde önemli bir oynar.  Annenin maruz kaldı ğ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "TERATOLOJI ARŞ. GÖR. KEVSER ILÇIO Ğ LU 1.  Çevresel faktörler, konjenital malformasyonun etyopatogenezinde önemli bir oynar.  Annenin maruz kaldı ğ."— Sunum transkripti:

1 TERATOLOJI ARŞ. GÖR. KEVSER ILÇIO Ğ LU 1

2  Çevresel faktörler, konjenital malformasyonun etyopatogenezinde önemli bir oynar.  Annenin maruz kaldı ğ ı çevresel ajanlar normal gelişim sürecini etkileyerek minör ve major konjenital malformasyonlara neden olabilmektedir.  Fetusun gelişiminde potansiyel anomali yapabilen ajanlara teratojenler adı verilir.  Teratojen terimi yunancada, teratos [canavar] ve gen [üreten] kelimelerinden türetilerek oluşturulmuştur 2/36

3  Teratoloji embriyonun anormal gelişimi ve konjenital malformasyonların sebeplerini inceleyen bilim dalıdır.  Teratoloji bilimi Wilson tarafından, 1973 yılında çevresel etkenlerin germ hücreleri, embriyo ve fetus üzerindeki etkilerini inceleyen bir bilim dalı olarak tariflenmiştir 3/36

4  Teratojen etkenler, gebelikte anne adayının maruz kalması durumunda fetusu etkileyerek yapısal ve/veya fonksiyonel bir anomaliye neden olabilen etkenlerdir.  Teratojenik ajanlar, konjenital malformasyonların nedenleri arasındadır ve tüm nedenler arasında yaklaşık %7’lik kısmı oluşturdu ğ u bildirilmektedir. 4/36

5 ilaçlar, kimyasallar, enfeksiyöz ajanlar, fiziksel ajanlar, maternal veya metabolik faktörler olarak sınıflandırılmaktadır. Gebelik döneminde maruz kalınan teratojenler: 5/36

6 TERATOJENIK ETKENLER: 1) İ laçlar: 13-cis-retinoik asit, isotretinoin,temazepam,nitrazepam,etanol,talidomit,kumarin … vb. 2) Çevresel kimyasallar: Polisiklik aromatik hidrokarbonlar, etidyum bromür,organik civa vb. 3) Fiziksel ajanlar: X- ray,atomik silahlar, mekanik faktörler, hipertermi vb. 4) Enfeksiyonlar: Sitomegalovirüs,herpes virüsü, parvovirüs B-19,Rubella virüsü,sifiliz vb. 5) Maternal veya metabolik faktörler: alkolizm, endemik kretinizm, diyabet, folik asit eksikli ğ i, fenilketonüri vb. 6/36

7  Fetusun bir teratojenik ajana (kimyasal, infeksiyoz veya fiziksel) maruz kalması, morfolojik ve fonksiyonel de ğ işikli ğ e neden olabilir.  Teratojeniteyi etkileyen faktörlerden biri ajanın plasentadan geçme kabiliyetidir.  Örne ğ in yüksek moleküler a ğ ırlı ğ ından dolayı heparin plasentadan geçemez bu nedenle de teratojen etki oluşturması beklenmez. 7/36

8  Teratojenik etkiye yatkınlık embriyonel gelişimin devresine göre de de ğ işmektedir.  Organ ve sistemlerin, embriyolojik dönemdeki teratojenlere en duyarlı oldukları döneme kritik periyot adı verilmektedir. Kritik periyot her organ için de ğ işmektedir.  Örne ğ in beyin gelişimi ve büyümesinde kritik periyot 3-16 hafta arasıdır. Ancak beyin gelişim ve farklılaşması do ğ um sonrası döneme kadar devam eder 8/36

9 FETAL BÜYÜMEYE ETKI EDEN MATERNAL FAKTÖRLER 9

10  Üçüncü ayın başından do ğ uma kadar olan, bedenin hızlı büyümesi, doku ve organların olgunlaşması ile karakterize döneme fetal dönem denir.  Ayrıca fetal büyüme, fetusun anatomik ölçülerinin zamanla de ğ işimi olarak da tanımlanmaktadır. Fetal büyüme, başta gebelik haftası olmak üzere; gibi parametrelerle de ğ erlendirilir. Biparyetal çap (BPD) Tepe-art mesafesi (CRL) Baş çevresi (HC) Karın çevresi (AC) Femur uzunlu ğ u (FL) 10/36

11  Fetal büyüme, genetik, fetusa olan kan akımı ve bu yolla sa ğ lanan besinler, çevresel, maternal ve plasental faktörler gibi birçok faktörün etkisi altındadır. 11/36

12 1- ANNENIN YAŞI  Hem fetal morbidite ve mortalite hem de maternal morbidite ve mortalite yaşlar arasında en azdır.  Adölesan gebeliklerde (19 yaş ve altı) düşük do ğ um a ğ ırlı ğ ı (LBW), çok düşük do ğ um a ğ ırlı ğ ı (VLBW), erken preterm eylem, anemi, intrauterin gelişme gerili ğ i (IUGR) artarken,  İ leri yaştaki (35 yaş) gebeliklerde ise LBW, 4000 gr üzeri bebek, ölü do ğ um hızı ve perinatal mortalite de artış vardır. Ayrıca ileri yaştaki gebelerin bebeklerinde, gebelik yaşına göre büyük (LGA) olma, ikiz gebelik ve kromozom anomalisi olan bebek do ğ urma sıklı ğ ında artış oldu ğ u bildirilmektedir. 12/36

13  Araştırmacılar, maternal yaş ve preterm do ğ um arasındaki ilişkinin yaşlar arasında en az oldu ğ unu, 15 yaştan küçük gebeliklerde ve di ğ er yaş gruplarında ise fark olmadı ğ ını açıklamışlardır.  Ayrıca maternal yaş ve paritenin yenido ğ anlarda kilo üzerinde de etkili olabilece ğ ini çalışmalarında belirtmektedirler. 13/36

14 2- ANNENIN KILOSU  Body mass indeksi (vücut kitle indeksi) normal (BMI= ) olan gebelerin, gebelikte almaları gereken kilo kg arası olarak kaynaklarda bildirilmektedir.  İ ri bebek (4000 gr üzeri) do ğ umunda anneye ait faktörler incelendi ğ inde, annenin boy ve kilosunun fazla, gebelik süresinin uzun, sigara kullanmayan, 10 yıl ve daha fazla e ğ itim almış anneler oldukları çalışmalarda gözlenmiştir. 14/36

15  Yapılan çalışmalar sonucunda gebeler, gebelik öncesi ve gebelikte kilo alımına göre;  fazla kilolu ve fazla kilo alanlar,  düşük kilolu ve fazla kilo alanlar,  fazla kilolu ve az kilo alanlar,  düşük kilolu ve az kilo alanlar olmak üzere dört grupta sınıflandırılmıştır. 15/36

16  Ayrıca 33. haftadan sonra alınan maternal kilonun fetal gelişime en etkili oldu ğ u bildirilmiştir.  Ayrıca gebeli ğ in başındaki ve sonundaki maternal obesite, gebelikte 20 kgdan fazla kilo alınması gebelikte hipertansiyon riskini arttırmakta ve buna ba ğ lı olarak sezeryan ile do ğ um ve prematüre do ğ um riskini arttırmaktadır. 16/36

17 Yapılan çalışmalar, ve küçük oldu ğ unu göstermektedir. BMI<25 olan gebelerin çocukları BMI>25 olan gebelerin çocuklarından az kilo alan gebelerin çocukları fazla kilo alan gebelerin çocuklarından 17/36

18 3-ANNENIN BESLENMESI  Yapılan epidemiyolojik çalışmalar, açlık, fazla fiziksel aktivite ve psikososyal stresin preterm do ğ um ve LBW’ ye neden olabilece ğ ini göstermektedir. 18/36

19  Ayrıca gebelikteki folik asit eksikli ğ inin nöral tüp defektine yol açaca ğ ı çalışmalarda belirtilmektedir. 19/36

20 4-ANNENIN ZARARLI ALIŞKANLIKLARI a. Annenin sigara kullanması: Gebelik döneminde sigara içen annelerin bebeklerinde;  erken do ğ um,  SGA,  do ğ um sonu infantil kolik ve  ilk yedi yılda astım riskinin arttı ğ ı çalışmalarda bildirilmektedir. 20/36

21 Gebelikte içilen sigara, özellikle bebeklerde gibi do ğ umsal anomalilere neden olmaktadır. baş çevresinde azalmaya,LBW’’ye,IUGR’’ye,spontan düşüklere,ventriküler septal defekt (VSD) veorofasial yarıklar 21/36

22 b. Annenin alkol kullanması Gebelik döneminde kronik alkol alımı, bir dizi do ğ umsal anomalileri de içeren ve en önemli mental retardasyon nedeni olan fetal alkol sendromuna (FAS) neden olabilmektedir. 22/36

23 ABD Alkolizm Araştırma Derne ğ ine göre FAS kriterleri: 3-MSS problemleri: Nörolojik bozukluklar ve gelişmede geriliktir. 2-Kraniofasial anomaliler: a.Baş çevresinin %3 percentilin altında olmasıb.Mikroftalmi veya kısa palpebral fissürler c.Az gelişmiş filtrum ve maxillanın düzleşmesi 1- İ ntrauterin ve/veya postnatal gelişme gerili ğ i: Vücut a ğ ırlı ğ ı, boy ve baş çevresinin %10 percentilin altında olması. 23/36

24  Konsepsiyondan önce alkol alan anne fetuslarının gelişimsel olarak etkilenece ğ i ve a ğ ırlıklarının az olaca ğ ı çalışmalarda belirtilmektedir.  Ayrıca gebelikte alkol alımına ba ğ lı olarak;  iskelet ve eklem problemleri,  kardiak anomaliler (VSD),  inmemiş testis,  yarık damak ve dudak gibi anomaliler görülebilmektedir. 24/36

25 c. Annenin kafein, kokain, opiat ve benzeri maddeleri kullanması: Kafein içeren içecekler gebelikte sıklıkla kullanılmaktadır. Kafeinin LBW’ye yol açtı ğ ına dair veriler çalışmalarda bildirilmektedir. 25/36

26 Çalışmalar sonucunda gebelikte kafein kullanımı %75 oranında saptanmış ve  az kullananlarda (1-150mg/gün) LBW yapma riski %1.4,  orta derecede kullananlarda ( mg/gün) %2.3 ve  yüksek oranda kullananlarda (301mg/gün üstü) %4.6 olarak hesaplanmıştır. 26/36

27 Kokain kullanan annelerin çocuklarında;  kardiovasküler anomaliler (aritmi, aort rüptürü),  üriner sistem anomalileri,  IUGR,  LBW,  spontan düşük ve  erken do ğ um gibi problemlerin olabilece ğ i çalışmalarda bildirilmektedir. 27/36

28 Opiat (morfin ve kodein) gibi maddeler gebelikte kullanıldıkları zaman fetusta; gibi sorunlara yol açmaktadırlar. IUGRerken do ğ umküçük baş çevresifetal ölümço ğ ul gebelik 28/36

29 5-ANNEN İ N GEBEL İ KTE KULLANDI Ğ I İ LAÇLAR  Ortalama olarak gebelerin %65-75’i gebelikte 3-10 adet ilaç kullanmaktadır.  Genellikle ilaçlar kısa süreli ve 3. trimesterde alınmaktadır. 29/36

30  Gebelikte malign hastalıklar %0.1 oranında görülmektedir.  Tedavide kullanılan kemoterapötiklere ba ğ lı olarak gelişme gerili ğ i, yarık dudak ve damak, göz ve kardiovasküler sisteme ait anomaliler görülebilmektedir. 30/36

31  Gebelikte hormon (androjen, danazol, progesteron, kortikosteroid) kullanımına ba ğ lı olarak de ğ işik sonuçlar ortaya çıkmaktadır.  Kortikosteroidlerin insan çalışmalarında yararları gösterilmiş olmakla birlikte hayvanlarda kullanımında birçok toksik etkileri belirlenmiştir. Bu toksik etkiler; fetal baş çevresinde küçülme, fetal adrenal a ğ ırlıkta azalma, fetal karaci ğ er a ğ ırlı ğ ında artış ve fetal timus a ğ ırlı ğ ında azalma gibi komplikasyonlardır. 31/36

32  Antibiyotikler gebelikte sık kullanılan ilaçlardandır.  Antibakteriyel olan tetrasiklin plasentayı geçer ama fetusta birikmez. Dişlerde renk bozuklu ğ u yapar.  Sülfonamid ise sarılık, hemolitik anemi ve kernikterusa neden olabilir. 32/36

33 Antikoagülan olarak kullanılan warfarin gebelikte kullanılırsa;  nazal hipoplazi,  oftalmoljik anomaliler,  hidrosefali,  mikrosefali,  yarık dudak ve damak gibi fetal warfarin sendromuna neden olabilir. 33/36

34  Analjezikler gebeli ğ in geç dönemlerinde kullanılırsa duktus arteriozusun erken kapanmasına ve neonatal dönemde pulmoner hipertansiyona neden olabilmektedirler. 34/36

35 6- ANNEN İ N STRES VE ANKS İ YETES İ  Gebelikteki maternal stres ve sosyoekonomik faktörler fetal gelişimi olumsuz etkileyerek erken do ğ uma neden olmakta ve fetal malformasyon oranını artırmaktadır.  Maternal stres ve anksiyetenin fetal hareketleri artırdı ğ ı ve fetal kalp hızında variabilite de ğ işikli ğ i yaptı ğ ı çalışmalarda bildirilmektedir. 35/36

36 Yapılan çalışmalarda, psikososyal stresin erken do ğ um ve düşük do ğ um kilolu bebek do ğ urmada risk faktörü oldu ğ unu ve bebe ğ in en çok 15. embriyonal gün ile do ğ um arası zamanda etkilendi ğ ini ifade etmişlerdir. 36/36


"TERATOLOJI ARŞ. GÖR. KEVSER ILÇIO Ğ LU 1.  Çevresel faktörler, konjenital malformasyonun etyopatogenezinde önemli bir oynar.  Annenin maruz kaldı ğ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları