Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Türkiye okur yazar oranları TÜİK'in Nisan 2013 eğitim verilerine göre Türkiye'de 15 yaş ve üzeri okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 5.08 olurken, 'en.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Türkiye okur yazar oranları TÜİK'in Nisan 2013 eğitim verilerine göre Türkiye'de 15 yaş ve üzeri okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 5.08 olurken, 'en."— Sunum transkripti:

1 Türkiye okur yazar oranları TÜİK'in Nisan 2013 eğitim verilerine göre Türkiye'de 15 yaş ve üzeri okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 5.08 olurken, 'en okur yazar il' sıralamasında birinci Antalya oldu. 2'nci sırada Tekirdağ, 3'üncü sırada ise İzmir yer aldı. Okuma yazma oranının en düşük olduğu üç il ise sırasıyla Şanlıurfa, Mardin ve Şırnak oldu.

2 Nisan 2013 eğitim göstergelerine göre 15 yaş ve üzerinde okuma yazma bilmeyen erkek oranı yüzde 1.74, kadın oranı yüzde 8.40 oldu. Türkiye genelinde 6- 13, yaş gruplarında okuma yazma bilmeyenlerin oranı binde bir’lerin altında kalıp, yaş grubunda da yüzde 1’lere inerken, okuma yazma bilmeyen nüfus 65 ve yaş ve üzerinde toplandı yaş arasında okuma yazma bilmeyenlerin oranı 4.61 olurken, bu oran 65 yaş ve üzerinde 25.37’e çıktı.

3 «Bitirilen eğitim düzeyi durumu» başlığı altında ortaya koyulan verilerde Türkiye’de 15 yaş ve üzeri ilköğretim mezunu oranı yüzde , lise ve dengi okul mezunu oranı yüzde 22.07, yüksekokul veya fakülte mezunu oranı yüzde Yüksek lisans mezunu oranı 0.76, doktora mezunu oranı ise yüzde 0.22’de kaldı. Ankara, yüzde 17.87’lik oran ile yüksekokul ve fakülte mezunu en fazla olan il olurken, Başkent’in ardından Eskişehir, İzmir, İstanbul ve Antalya geldi. Son 5’e ise Şırnak, Van, Muş, Şanlıurfa ve Ağrı sıralandı.

4 Türkiye’de 15 yaş üzeri eğitim durumuna göre nüfus dağılımı ise şöyle: Okuma yazma bilmeyen 2 milyon 784 bin 257 (yüzde 5), Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen 3 milyon 784 bin 667 (yüzde 7) İlkokul mezunu sayımız; 15 milyon 220 bin 28 (yüzde 28). İlköğretim diplomasına sahip olanların sayısı 11 milyon 617 bin 159 (yüzde 21). 2 milyon 849 bin 999 (yüzde 5) ortaokul veya dengi okul mezunumuz, 12 milyon 96 bin 830 (yüzde 22) lise veya dengi okul mezunumuz var. Yüksekokul veya fakülte mezunlarının sayısı 5 milyon 913 bin 187 (yüzde 11) Yüksek lisans mezunu 416 bin 741 (yüzde 1), doktora mezunu ise 122 bin 619.

5 Dünyada Bir Yılda Ders Kitapları Hariç Basılan Kitap Sayısı Abd Japonya İngiltere Almanya Türkiye 6.151

6 Gazete okuyanların nüfusa oranları şöyledir: Japonya % 62 Almanya % 48 Türkiye % 5 İngiltere’de ortalama bir gazete olan günlük The Sun gazetesi Türkiye’deki gazetelerin toplam tirajı kadar satmaktadır.

7 Türkiye’deki kahvehane ve kütüphane sayılarının kıyaslaması ise şöyledir: Kütüphane sayısı 1412 Kahvehane sayısı Buna göre: kişiye bir kütüphane düşerken, 122 kişiye bir kahvehane düşmektedir.

8 Bazı ülkelerdeki kitap okuyanların nüfusa oranları şöyledir: Japonya % 14 Abd % 12 Almanya % 11 İngiltere % 11 Türkiye % 0,01

9 Toplam nüfusu sadece 7 milyon olan Azerbaycan'da kitaplar ortalama tirajla basılırken, Türkiye'de bu rakam civarında basılmaktadır. Türkiye'de her 100 kişiden sadece 4,5 kişi kitap okuyor. Dünyada çocuklara özel günlerde kitap hediye edilmesi sıralamasında Türkiye 180 ülke içerisinde 140. sırada yer almaktadır.

10 - Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kitap alımı, ortalama 100 Abd doları, Türkiye'de ise bu rakam 10 Abd dolarının altındadır. - Türkiye'de her 100 kişiden sadece 4,5 kişi kitap okuyor.

11 Japonya'da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, Fransa'da 7, Türkiye'de ise yılda 12 bin 89 kişiye 1 kitap düşüyor. Türkiye'de yüksek öğrenim görenlerin oranı 1965'e göre 14 kat arttı. Ama yüksek öğrenim mezunlarının kitap okuma oranı 1965'in de altında kaldı.

12 Okulöncesi eğitim alan nüfus 0-2 yaş yüzde yaş yüzde 3 5 yaş yüzde 16.5 Okulöncesi eğitimden yararlanma oranı en düşük yerler köy okulları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri İlköğretim birinci sınıfa başlamış bir çocuk, okul öncesi okuma-yazma eğitimi almışsa iki, almamışsa dört ayda öğreniyor

13 Çocuklara kitabı kim alıyor? yüzde 40’ı anne yüzde 11’i baba Kitabı çocuklara kim okuyor? yüzde 50’si anne yüzde 16’sı baba Kitap seçiminde yüzde 50’sinde yetişkin yüzde 10’unda çocuk karar veriyor

14 İLKÖĞRETİM Türkiye’de öğrencilerin yüzde 60’ı; mevcudu 31 ve daha kalabalık sınıflarda okuyor Türkiye’nin bir dersliğe düşen öğrenci sayısı 35 En kalabalık sınıfların bulunduğu kent İstanbul Dünya ortalaması 26

15 Türkiye’de öğrencilerin okuma ilgileri kentlere ve bölgelere göre farklılıklar içeriyor. İlköğretimde okuma etkinlikleri ders kitaplarına bağımlı yapılıyor. Program dışı okuma etkinliklerine çok az yer veriliyor. Çocuk kitapları, gazete ve dergilerinden yararlanma oranı çok düşük

16 İlköğretimin 6. sınıfından sonra, ödeve ve liseye giriş sınavına dayalı hazırlık nedeni ile okuma ilgisi azalıyor Sınıf kitaplıkları ve okul kütüphaneleri yetersiz Öğrencilerin kütüphane alışkanlığı zayıf

17 Kendi harçlığından kitap satın alma geleneği özendirilmediği için oluşmamış. Köy çocuklarının yüzde 60’ı ilköğretimde ders kitabı ve kaynak kitap dışında kitap okumadan mezun oluyor. Görme özürlü çocuklar için nitelikli yayın geleneği yok.

18 ORTAÖĞRETİM Lise öğrencileri üniversiteye giriş hazırlıkları nedeni ile ders kitabı ve kaynak kitaba bağımlı Ödev için okuması gereken zorunlu kitapların özetlerini kullanma alışkanlığı yaygın Kütüphaneye gitme alışkanlığı yok Üstün yetenekli çocukların ders kitabı dışında kitap okuma ilgileri yüksek Lise düzeyinde en çok okunan kitap Çalıkuşu

19 Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı öğretiminde çocuk ve gençlik edebiyatından yararlanmak amacıyla hazırlanmış program yok. Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı programında belirtilmesine rağmen, ders kitaplarında Türk Çocuk ve Gençlik Edebiyatının seçkin örnekleri sınırlı ölçüde yer alıyor. Okuma alışkanlığı için öğretmenlere çocuk ve gençlik edebiyatını tanıtıcı yayın yok.

20 Türkiye’de en çok 8-10 yaş çocuklarını hedefleyen kitap yayınlanıyor. İlköğretim çağı öğrencilerinin çocuk dergisi okuma alışkanlığı çok az düzeyde Uluslararası Okuma Becerilerinde Gelişim Projesi (PIRLS) çerçevesinde 35 ülke arasında Türkiye 28.sırada Evlerinde çok çocuk kitabı bulunanlar, az çocuk kitabı bulunan öğrencilerden daha başarılı

21 Öğretmenlerin yüzde 33.4'ü düzenli kitap okuyor. Öğretmenlerin yüzde 8’i hiç kitap okumuyor. Yüzde 39’u ise bu konuda bilgi vermek istemiyor.

22 MEVCUT DURUM VE SORUNLAR

23 1960’lı yıllarda gelişmiş ülkelerde eğitim sistemleri tartışılmaya ve sisteme ciddi eleştiriler yöneltilmeye başlanmıştır. Eleştiriler, örgün eğitimin tek başına bireylerin temel öğrenme ihtiyaçlarına cevap verememesi ve örgün eğitim fırsatından yararlanamayanların eğitimsiz kalmaya mahkum edilmesi noktalarında yoğunlaşmıştır.

24 Bu eleştiriler sonucunda eğitim anlayışında önemli değişimler yaşanmış, 1960’lı yılların sonunda eğitimde radikal değişim ihtiyacı, değişimin merkezinde de eğitimin kendisini yeniden tanımlama ilkesi yer almıştır.

25 Yinelenen eğitim kavramı ortaya atılmış, kavram zorunlu eğitim sonrasının tümünü kapsayacak kapsamlı bir eğitim stratejisi olarak tanımlanmıştır. Bu kavramın getirdiği yenilik, eğitimin yinelenen bir biçimde bireyin tüm yaşamına yayılmasıdır.

26 Yinelenen Eğitimin Temel İlkeleri örgün ve yaygın eğitim birbirini tamamlamalı, kurumsal eğitim fırsatları geniş kitlelere yaygınlaştırılmalı, örgün eğitimde son kademe anlayışından kurtulmalı, lise ve yüksek öğrenimde eğitim ve iş hayatı birbirini tamamlayacak biçimde sürdürülmeli, ….şeklinde sıralanabilir.

27 Seksenli yıllarda gelişmiş ülkelerde eğitime ayrılan kaynakların azaldığı ve çeşitli sorunlar yaşandığı görülmektedir. Eğitimde yeniden bir sorgulama sürecine girilmiş ve bu süreç sonunda herkes işin hayat boyu öğrenme kavramı ortaya atılmıştır.

28 H ERKES IÇIN HAYAT BOYU ÖĞRENME KAVRAMıNıN TEMEL AMAÇLARı ; okul öncesi eğitimi nitelik ve nicelik açısından yaygınlaştırma, ilk ve orta öğretimde gerçek bir öğrenme temeli oluşturma, okuldan iş hayatına geçişleri kolaylaştırma, yetişkinleri öğrenmeye özendirme, sistemin kaynaklarını yenileme, sistem parçaları arasında tutarlılığı sağlama, olarak sıralanabilir.

29 Doksanlı yıllarda herkes için hayat boyu öğrenme yaklaşımı çerçevesinde eğitim sistemleri yeniden incelenmiş ve eğitim sistemlerinde aksadığı ileri sürülen hususlar beş grupta toplanmıştır.

30 Birincisi, mevcut sistemlerin amaçları ya belirgin değildir ya da kullandıkları araçlar amaçlarına ulaştıracak uygunlukta görünmemektedir. Yeni kuşaklara, çocukluk ve ergenlik döneminin belli bir süresi içinde bir defaya özgü bilgiler kazandırılmakta ve onların yaşamları boyunca yetecek bilgi ve becerilerle donatıldığı sanılmaktadır. Okul-öncesi eğitim düşüncesi yaygın değildir.

31 İkincisi, bilginin durmadan çoğaldığı ve hızla eskidiği günümüzde; eğitim kurumları kitaplardan aktarılan bilgilerin öğrenilmesine ağırlık vermektedirler. Oysa çocuklar, kitle iletişim araçları yoluyla okulda öğrendiğinden çok daha fazla bilgi edinmekte, buna karşılık, onlara bu araçlardan faydalanmayı öğretmek üzere çok az girişimde bulunulmaktadır.

32 Üçüncüsü, okulların başarı saplantıları, sağlıklı olmayan bir yarışmaya yol açmakta ve çok sayıda genç kendisini başarısız olarak damgalayan eğitim anlayışının acımasızlığı sonucu öğrenimlerini terk etmektedirler.

33 Dördüncüsü, kullanılan yöntemler, resmi yetkililer ile öğretmenlerin daima en iyisini bildikleri varsayımına dayalıdır. Amaçları onlar saptamakta, öğrenme ortamını onlar belirlemekte, öğrenme hızını onlar düzenlemektedir.

34 Beşincisi, örgün eğitim sistemleri öğrenimin sadece okullar ile sürmediğini, evde, içinde yaşanılan toplumda, oyun sırasında da sürdüğünü görmezlikten gelmektedir.

35 Görüldüğü gibi, her ne kadar doğru olanı yapıyor görünse de, mevcut eğitim sistemleri kendilerinden bekleneni verememektedir. Böyle bir durumda atılması gereken ilk adım, açık ve net bir şekilde hedefleri yeniden gözden geçirmek, ya da yeni hedefler saptamaktır.

36 Aksi taktirde, yukarıda sıralanan sorunlar, eğitimin gidişini farklı yönlere çekebilmektedir. Eğer eğitim sistemlerinin yönü hayat boyu öğrenme ve eğitim yönüne çevrilebilir ise, bu sorunların giderilmesi yönünde açık ve uzlaşılabilir hedefler üzerinde görüş birliği sağlamak zor olmayacaktır.

37 OKUMAZ - YAZMAZLıK SORUNU VE YBÖ Ayrıca, okumaz-yazmazlık sorunu da, içinde yaşadığımız çağın en ciddi sorunlarından biridir. Geri kalmışlıkla ve yoksullukta büyük ölçüde ilişkilidir, ulusların varlıklarını sürdürebilmeleri ve kalkınabilmeleri için temel koşullardan biridir. Okumaz-yazmazlık bir kader değildir. Sık sık izlenmesi ve köklü çözümlerle önlenmesi gereken sosyal bir durumdur, azimli bir şekilde ve sürekli olarak savaşılmazsa hemen ortaya çıkmakta ve hızla yayılmaktadır.

38 Dünyadaki okuma-yazma ile ilgili rakamlar bizleri karamsarlığa ve cesaretsizliğe sürükleyecek düzeydedir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde okullaşma oranının artmasına, ilköğretimin hızla yayılmasına ve parasız olmasına rağmen, dünyadaki okumaz- yazmazların sayısı da hızla artmaktadır,

39 UNESCO'nun verilerine göre dünyamızda 15 ve daha yukarı yaşlarda 1 milyar okumaz-yazmaz vardır. Bunların %70.5'i Asya, %20,6sı Afrika kıtasında yaşamaktadır. Okumaz-yazmazların %73’ü Hindistan, Çin, Pakistan, Bangladeş, Nijerya, Endonezya, Brezilya, Mısır, İran Sudan olmak üzere 10 ülkede yoğunlaşmaktadır. Sadece %52,2'si, Hindistan ve Çin'de yaşamaktadır.

40 Okumaz-yazmazlığın kalkınma ile ilişkisine bakıldığında dünyadaki %95 olan okumaz- yazmazların gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde olduğunu görürüz. Geriye kalan %5 orandaki okumaz-yazmaz ise sanayileşmiş ülkelerdedir. Bu durum 50 yıldan bu yana okumaz-yazmazlık sorununun çözüldüğü sanılan sanayileşmiş ülkelerde bile, son yıllarda ihmal edilemeyecek düzeyde okumaz-yazmazın olduğunu göstermektedir.

41 Kadınlarda okumaz-yazmazlık oranı %34.9’ dur. Yani dünyada her üç kadından biri okuma-yazma bilmemektedir, Erkeklerde bu oran %20.5'tir. Gençlere gelince, yaş arası dünyada 85 milyon genç okuma yazma bilmemektedir. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde 6-11 yaş arası 100 milyondan fazla çocuğun okula gitmediği saptanmıştır.

42 HAYAT BOYU EĞİTİMİN İLKELERİ

43 Hayat boyu eğitimin uygulanabilmesi için tüm eğitim sisteminde aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir: 1.Ansiklopedik Bilgilere Son Verilmesi: Hayat boyu eğitimde kişisel girişkenlik, yaratıcılığı teşvik, aktif ve bağımsız öğrenme, bireyin kapasitesini sonuna kadar geliştirme amaçlandığından ezber bilgilere karşı çıkılmalıdır.

44 Hayat boyu eğitim çerçevesinde bilgiler çeşitli kitle iletişim araçlarıyla verilecektir. Çeşitli disiplinlerle ilgili olarak ezberletilen bilgiler, ansiklopedik bilgiler zamanla eskiyeceğinden buna son verilmelidir. Diğer taraftan ansiklopedik bilgiler mantık geliştirmeyi engellemektedir.

45 Herkese temel bilgilerin yanında işlemsel bilgilerin verilmesi esas alınmalıdır. Bundan böyle, bilgi nasıl öğretilir, kendi kendini yetiştirme nasıl gerçekleştirilir, bilgi nasıl seçilir, diğer bilgilerle nasıl bütünleştirilir, öğrenilenler uygulamaya nasıl aktarılır, soruları üzerinde durulmalıdır. Eğitim, düşünme biçimlerini, zihin faaliyetlerini ve eleştirebilmeyi geliştirme üzerinde yoğunlaştırılmalıdır.

46 2.Okumaz-Yazmazlığa Son Verilmesi: Bilgilerin öğrenilmesi, öğrenme ve sürekli eğitim açısından hayat boyu eğitimin en büyük engeli okumaz-yazmazlıktır. Aynı zamanda toplumsal bütünleşme ve iş yaşamını geliştirmenin de en büyük engeli olarak görülmektedir. Bu nedenle hayat boyu eğitimin temel amacını okuma-yazma öğretimi oluşturmalıdır.

47 Herkes için zorunludur. Temel bir haktır. Herkese sağlanmalıdır. Ayrıca, geleneksel eğitim sisteminde uygulandığı gibi, ansiklopedik bilgi vermeye devam edilecekse, yöntemler aynen uygulanacaksa, bireyler okuma yazma öğrense de bir süre sonra unutacak ve gizli okumaz yazmazlığa düşeceklerdir.

48 3.Bilgilerin Geleneksel Yollarla Aktarılmasına Son Verilmesi: Aile ve toplum rolleri, sağlık, cinsiyet vb. konulardaki bilgiler aile ortamında insan ilişkileri yoluyla aktarılmaktadır. Bilimsellikten uzak, deneme yanılma yoluyla bulunan bu bilgiler hayat boyu eğitim için hatalı bir bilgi aktarım şeklidir.

49 Oysa, sorunları çözmek, çağa ayak uydurmak, öğrenmeyi öğrenmek, beyin teknolojisini geliştirmek için derinlemesine ve sistemli bilgiler gerekmektedir. Hayat boyu eğitimde bireyin gelişmesi, sonraki öğrenmeleri için, ev, sağlık, sivil, sendika, cinsiyet, iletişim vb konularda bilgi aktarmak için her türlü kitle iletişim araçları kullanılmalıdır. Bu araçlar bireylere evde, işyerinde, günlük yaşamın her yönünde ulaşmalıdır. Bu tür bilgilerin yayılmasında devlet kontrol edici, yönlendirici, işbirliği ve destek sağlayıcı bir rol oynamalıdır.

50 Kontrol şart… (özellikle doğru, tarafsız ve adil kontrol)

51 4.Aşırı Uzmanlaşmaya Son Verilmesi: Mesleki eğitimde aşırı uzmanlaşmaya son verilmelidir. Uzun vadede iş konusunda kişinin ihtiyacı değişebilir, yeni iş alanları gelişebilir. Bireylere dar bir meslek anlayışıyla tek bir işi öğretmek yerine, işi ile ilgili sorunları çözebilecek, yeni gelişmeleri takip edebilecek, beyin teknolojisini geliştirebilecek geniş tabanlı bir mesleki eğitim verilmelidir.

52 5.Her Düzeyde Geleneksel Eğitim Yöntemlerine Son Verilmesi: Ezberleme, kitaba dayalı bilgiler, öğretmenin anlattıklarıyla yetinme, pasif öğrenci,eleyici sistem, sınıf geçme sistemi vb. sistemler hayat boyu eğitimin engelleridir. Bunlar azaltılmalıdır.

53 Günümüzde çocuk ailenin en önemli uğraşısı haline gelmiştir. Çocuğun kişiliğinin geliştirilmesi, sosyal başarısının artırılması, ailenin üzerinde durduğu konulardır. Çocuğun kişiliğini geliştirmeye ilk yıllardan itibaren dikkat edilmelidir. Çocuk ailedeki bütün tartışmalara katılmalı, karar almayı öğrenmelidir. Anne-baba otoritesi azaltılmalıdır. Gençler geleceğin yetişkinleri olarak görülmeli, alışveriş yapma, kültürel ve sportif faaliyetlere katılma, seçmeyi öğrenme gibi hususlarla desteklenmeli, ihtiyaçlarını bilmeli, yönlendirilmelidir.

54 Genç içinde yaşadığı aile ve toplum değerleriyle tanıştırılmalıdır. Bu süreçte eğitim değerleri ön plana alınmalıdır. Çocuk, genç ve yetişkinlere sorun çözme yolları öğretilmelidir. Özellikle sorunu belirleme, bilgi toplama, bilgileri analiz etme, karar verme, uygulama ve değerlendirme gibi altı aşamalı sorun çözme yolu öğretilmelidir.

55 6.Eğitimin Demokratikleştirilmesi: Hayat boyu eğitim herkese açık olmalı, kadın erkek herkes eşit şekilde yararlanmalıdır. Fırsat eşitliğinin sağlanması, bireylerin ekonomik, sosyal, kültürel yaşama aktif olarak katılması vb. hususlara dikkat edilmelidir. Herkesin bilgiye ulaşabilmesi için, kaynaklar herkese açık olmalıdır. Bireylerin sistemde yeteneklerine uygun şekilde eğitim almasına imkan verilmelidir.

56 Ö ĞRENME BİÇİMLERİ, YBÖ VE GELENEKSEL ÖĞRENME ???

57 Günlük yaşamda öğrenme biçimleri ve mekanizmaları Yaşamboyu öğrenme çerçevesinde, toplum yaşamında, dört çeşit öğrenme yerinden ve biçiminden söz etmek mümkündür:

58 (1) İşyeri odaklı öğrenme : Bu öğrenmenin bir kısmı eğiticiler yoluyla, bir kısmı tesadüfen elde edilir. İşyerinde edinilen öğrenmenin türü ve miktarı hakkında tam bir bilgi yoktur. Örneğin, bazı mezunlar büyük firmalarda çalışmaya başlarken, bazıları küçük firmalarda iş bulabilmekte, bazıları ise kamu sektöründe uluslararası örgütlerde veya sivil toplum kuruluşlarında çalışmaktadır. Bu farklı grupların işyeri temelli öğrenmelerinin hem içerik hem de derinlik bakımından birbirinden farklı olması beklenir. Bu öğrenme yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış öğrenmelere örnektir.

59 (2) Sürekli mesleki eğitim : Bu eğitim, mesleki bir kuruluş, bir üniversite, devlet kurumu veya bir kar amaçlı sunucudan elde edilebilir. Birçok meslekte, kişiler bu tür yeni becerileri edinmeye zorlanırlar. Bu öğrenme, yarı yapılandırılmış öğrenmeye örnektir.

60 (3) Yapılandırılmış ileri öğrenim ( further formal study). Bu öğrenme çeşidinin geniş bir yelpazesi vardır. Çift ana-dal, yan-dal, farklı alanlardaki programlardan diploma alma, meslek yüksek okulundan sonra akademik programdan mezun olma gibi.

61 (4) Kendi kendine öğrenme ( self-directed learning ) : Bu öğrenme ile yetişkinler “olmak” (to be), “terfi etmek” (to become), “ait olmak” (to belong) arayışına girerler. Bu öğrenme biçimi daha ziyade yapılandırılmamış öğrenmeye örnektir.

62 Hangi öğrenme biçimi gerçekleştirilmek istenirse istensin uygun öğrenme ortamın hazırlanması Öğrenmenin işlevini ve kalıcılığını artıracaktır…

63 Öğrenme etkinliğini, günlük hayatın bir unsuru haline getiren toplumlarda, dört hususa yönelik mekanizmaların kurulması gerekir (Delors, 1996): - Yapmayı öğrenme (yaşam becerileri dâhil becerileri kazanma ve uygulama); - olmayı öğrenme (yaratıcılığı ve kişinin kendini gerçekleştirmesini özendirme); - bilmeyi öğrenme (öğrenmenin esnek, sorgulayıcı ve yapılabilir olduğunu ifade eden yaklaşım); - birlikte yaşamayı öğrenme (hoşgörü, anlayış ve karşılıklı saygı gösterme).

64 Geleneksel öğrenme ve yaşamboyu öğrenmedeki anlayış ve uygulama farklılığı Geleneksel öğrenme ve yaşamboyu öğrenme kavramları, esasen insanlığın geçirdiği siyasal ve ekonomik değişim ve dönüşümlere paralel içerikler kazanmıştır. Dolayısıyla, yaşamboyu öğrenmeyi geleneksel öğrenmenin alternatifi olarak sunma yerine; geleneksel öğrenmenin çağdaş olanına, yaşamboyu öğrenme demek daha doğrudur.

65 Diğer slayttaki tabloda her iki öğrenme arasında meydana gelen anlayış farklılıkları sıralanmaktadır Yaşamboyu öğrenmenin, geleneksel öğrenmeye göre öne çıkan dört özelliğinden söz edilebilir (CERI, 2001; OECD Observer, 2004): Sistemik bir öğrenme görüşünün sağlanması (yapılandırılmıştan yapılandırılmamışa bütün öğrenme biçimlerini kapsayan ve bununla bağlantılı yaşam döngüsünün bir parçası olan öğrenme fırsatları bakımından arzı ve talebi dikkate alan);

66 öğrenenin merkeze konulması (öğrenenin ihtiyaçlarının çeşitliliği); öğrenme motivasyonu (dikkatlerin kişinin kendi temposuna ve özgüdülemeye dayalı öğrenmeye çekilmesi); eğitim politikasının çoklu amaçlarına vurgu (ekonomik, sosyal ve kültürel kazanımlar ile kişisel gelişme ve yurttaşlık).

67

68

69

70 Şimdilik bu kadar yeter dinlediğiniz için teşekkürler (dinleyenler için en azından)


"Türkiye okur yazar oranları TÜİK'in Nisan 2013 eğitim verilerine göre Türkiye'de 15 yaş ve üzeri okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 5.08 olurken, 'en." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları