Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Www.mehmetnurikaynar.com Bilgi Toplumunda Eğitimde Değişen Paradigmalar Mehmet Nuri KAYNAR Eğitim Yöneticisi Geleceği kurgulamak…

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Www.mehmetnurikaynar.com Bilgi Toplumunda Eğitimde Değişen Paradigmalar Mehmet Nuri KAYNAR Eğitim Yöneticisi Geleceği kurgulamak…"— Sunum transkripti:

1 Bilgi Toplumunda Eğitimde Değişen Paradigmalar Mehmet Nuri KAYNAR Eğitim Yöneticisi Geleceği kurgulamak…

2 Küçük Çocuk

3 Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde Okula giden bir küçük çocuk vardı. O küçücüktü, Ve okul da koskocaman. Ve küçük çocuk, Avluya açılan bir kapıdan geçip, Sınıfına hemencecik girebileceğini öğrenince Mutlu oldu. Ve, gözünde okul ona Artık koskocaman gözükmedi.

4 Bir sabah Artık uzunca bir süredir küçük çocuk okullu iken Öğretmen dedi ki: ‘Bugün bir resim çizeceğiz.’ ‘Ne güzel!’ diye düşündü küçük çocuk. Resim yapmasını severdi. Bir sürü resim çizebilirdi: Aslanlar, kaplanlar, Tavuklar, inekler, Trenler, gemiler- Hemen pastel boya kutusunu çıkarıverdi. Ve çizmeye koyuldu.

5 Fakat öğretmen seslendi: ‘Bekleyin! Daha hemen başlamayın!’ Herkesi süzdü, hazırlar mı diye baktı.

6 ‘Şimdi’ dedi öğretmen, ‘Çiçekler çizeceğiz.’ ‘Ne hoş’ dedi küçük çocuk. Çiçek çizmeyi çok severdi. Ve güzel mi güzel çiçekler çizmeye başladı. Pembe ve mavi ve turuncu boyalarıyla. Fakat ‘Bekleyin!’ dedi öğretmen. ‘Ben göstereceğim size nasıl çizeceğinizi.’ Onunki kırmızıydı, yeşil saplı. ‘Haydi’ dedi öğretmen. ‘Artık başlayabilirsiniz.’

7 Küçük çocuk, öğretmenin çiçeğine baktı. Sonra da kendi çiçeğine. Kendi çiçeğini öğretmeninkinden daha çok sevmişti, Fakat bunu söyleyemedi, Defterindeki sayfayı çevirdi Ve öğretmeninkine benzer bir çiçek çizdi. Kırmızıydı, yeşil saplı.

8 Başka bir gün, Küçük çocuk kapıyı dışardan Kendi başına açmıştı, Ve o anda öğretmen şöyle dedi: ‘Bugün killi çamurla birşeyler yapacağız.’ ‘Ne güzel!’ diye düşündü küçük çocuk. Killi çamurla oynamayı severdi.

9 Killi çamurdan bir sürü şey yapabiliyordu: Yılanlar ve kardan adam, Filler ve fareler, Arabalar ve kamyonlar- Ve killi çamura elini uzattı. Bir avuç almak için çekiştirirken çamuru, Öğretmen dedi ki: ‘Bekleyin! Daha başlama zamanı gelmedi!’ Herkesi süzüp, hazırlar mı diye baktı.

10 ‘Şimdi’ dedi öğretmen, ‘Bir kap yapacağız.’ ‘Ne hoş’ dedi küçük çocuk. Kap yapmayı çok severdi. Ve her boyda türlü şekillerde kaplar yapmaya başladı. Fakat ‘Bekleyin!’ dedi öğretmen. ‘Ben göstereceğim size nasıl yapacağınızı.’ Ve herkese gösterdi, derin bir kabın Nasıl yapılacağını. ‘Haydi’ dedi öğretmen. ‘Artık başlayabilirsiniz.’

11 Küçük çocuk öğretmenin kabına baktı. Sonra da kendininkine. Kendi yaptığı kabı öğretmeninkinden daha çok sevdi. Fakat birşey söylemedi. Elindeki killi çamuru bir top halinde yuvarladı yine. Ve öğretmeninki gibi bir kap yaptı. Derin bir kap.

12 Ve çok geçmeden Küçük çocuk beklemeyi öğrendi, Ve izlemeyi, Ve tam öğretmeninki gibi şeyler yapmayı. Ve çok geçmeden Kendi başına artık hiçbirşey yapmadı.

13 Bir gün geldi Küçük çocuk ve ailesi Başka bir eve taşındılar, Başka bir şehirde, Ve küçük çocuk Başka bir okula gidiyordu tabii ki.

14 Bu okul, öncekinden Daha da büyüktü. Ve sınıfına Avludan bir kapı da yoktu. Üst kata yüksek basamaklardan çıkmak zorundaydı, Ve uzun bir koridor boyunca Gitmeliydi sınıfına.

15 Ve daha ilk g ü n ü Yeni okulunda, Ö ğretmen seslendi ‘ Bug ü n bir resim ç izeceğiz. ’ ‘ Ne g ü zel! ’ dedi k üçü k ç ocuk, Ve ö ğretmeni bekledi, Ne yapılacağını s ö ylemesi i ç in. Fakat ö ğretmen, bir şey s ö ylemedi. Sadece sınıfta sıraların arasında dolaştı.

16 Küçük çocuğa geldiğinde ‘Sen resim çizmek istemiyor musun?’ dedi. ‘Evet.’ Dedi küçük çocuk, ‘Ne çizeceğiz?’ ‘Sen çizmeden, ben bilemem ki?’ dedi öğretmen. ‘Nasıl çizmemi istiyorsunuz?’ diye sordu küçük çocuk. ‘Niçin? Nasıl istiyorsan öyle.’ Dedi öğretmen.

17 ‘Ve her renk olabilir mi?’ diye sordu küçük çocuk. ‘Her renk’ dedi öğretmen. ‘Eğer herkes aynı resmi çizseydi Ve aynı renkleri kullansaydı, Kimin, neyi çizdiğini nasıl bilebilirdim. Ve hangisinin hangisi olduğunu.’

18 ‘ Bilmiyorum… ’ dedi k üçü k ç ocuk.

19 Ve kırmızı bir ç i ç ek ç izmeye başladı, yeşil saplı.

20

21

22 KÜRESELLEŞME…

23 İçinde yaşadığımız dünyanın son zamanlardaki en önemli olgusu küreselleşme dir. İnsan ve toplumların yeryüzünde olup bitenlerden giderek daha çok haberdar olmaları, birbirlerinin eylem ve deneyimlerinden etkilenmeleri, bunları paylaşmaları ve yaymaları ile ortaya çıkan süreci her defasında yeniden irdelemek gerekir.

24 Bu sürecin yarattığı deneyimler yayılıp, paylaşıldıkça, neden ve sonuçlarının daha iyi kavranması mümkün hale gelecek, ayrıca bundan sonra ortaya çıkabilecek muhtemel eğilimler de daha iyi anlaşılacaktır.

25 Toplum yapısında meydana gelen gelişmeler; nüfusun farklılaşması, ekonomik dönüşüm, aile biçimleri ve yaşam tarzlarının değişmesi küreselleşmenin yol açtığı önemli değişim konularından sadece bazılarıdır.

26 Küreselleşme Olgusu Globalleşmenin Türkçe karşılığı olarak kullanılan “Küreselleşme”,ekonomik içerikli bir kavram olarak ortaya çıkmıştır (Tezcan, 1996, 187). Bu açıdan terim, belirsizlik içerse de son yıllarda dünya ölçeğinde ortaya çıkan ilişkiler ve yeni yaşam biçimleri küreselleşmenin neliği konusunda bazı fikirler vermektedir.

27 Toulmin’e (1999, 906) göre insanlar ve toplumlar gittikçe üst üste binişen hatta ülkelerin sınırlarını bile aşan faaliyetlere girmiştir. Seyahat, iletişim, finansman, ticaret, spor müsabakaları, meslekler ve hatta popüler müzik artık tek bir ülkenin sınırları içine hapsedilemez olmuştur.

28 Buna benzer bir çok ilişki ve faaliyet, uluslararası bir niteliğe kavuşmuştur. Bu açıdan bakıldığında küreselleşmenin, tarihsel bir olgu ve süreç olarak, insan ve toplumlar arasındaki ilişkileri daha çok zenginleştirdiği söylenebilir.

29 Değişik ülkelerden insanlar bir araya gelmekte, mal, hizmet ve fikir alışverişinde bulunmakta ve birbirlerinin deneyimlerinden yararlanmaktadırlar. Bütün bu yaşananlar, insanların, ulusal düzeydeki düşünce ve ilişki biçimlerinden, uluslararası ölçekte yeni bir ilişki ve düşünme biçimlerine geçtiklerini göstermektedir.

30 Buna göre küreselleşme, dünya ölçeğinde ekonomik, siyasal ve kültürel bütünleşme, fikirlerin, görüşlerin, pratiklerin, teknolojilerin küresel düzeyde kullanılması, sermaye dolaşımının evrenselleşmesi, ulus-devlet sınırlarını aşan yeni ilişki ve etkileşim biçimlerinin ortaya çıkması, mekanların yakınlaşması, dünyanın küçülmesi, sınırsız rekabet, serbest dolaşım, pazarın dünya ölçeğinde büyümesi ve ulusal sınırların dışına çıkması, kısaca dünyanın tek pazar haline gelmesidir (Kaçmazoğlu, 2002, 49).

31 Küreselleşme, olumlu ve olumsuz bir çok etkiyi bir arada tutmaktadır. İnsanlar ve toplumlar, bir yandan bu sürecin olumlu yönlerini pekiştirip yaygın hale getirirken, diğer yandan olumsuz etkilerini en aza indirerek en yüksek faydayı sağlamaya çalışmalıdır. Burada düzenleyici bir kurum olan eğitime çok iş düşmektedir. Eğitim, halen devam etmekte olan bu sürece, insanları yeniden eğiterek, birey ve toplumları yeni koşullara uyumlu hale getirerek önemli katkılar sağlayabilir.

32 Bilgi Toplumu… Bilgi kavramı Latince “informato” kökünden gelmekte, “biçim verme”, “biçimlendirme” ve “haber verme” anlamlarında kullanılmaktadır. Bilgi genel anlamda düşünme, yargılama, akıl yürütme, okuma, gözlem ve deney yoluyla elde edilen “düşünsel ürün” ya da “öğrenilen şey” olarak tanımlanmaktadır.

33 EĞİTİM SÜRECİMİZ… İnsanlığın yaşamını eğitim yoluyla geliştirdiği kabul edilen evrensel bir gerçekliktir. Eğitim insanın bireysel, çevresel ve sosyal yönlerden başarıya ulaşmasında; barış, özgürlük, sosyal adalet ve evrensel bütünlük ideallerine erişmesinde temel araçtır. Ayrıca eğitim; toplumsal ve ekonomik kalkınmanın da itici bir gücü olarak tüm sektörleri etkilemektedir

34 EĞİTİM… Eğitim, insanın bireysel hedeflerine, yaşamsal sorumluluğuna, tüm yetenek ve yaratıcılık potansiyellerinin oluşmasına olanak sağlamaktadır. Bu nedenle eğitimde bireysel, ulusal ve küresel boyutlarda sürekli bir gelişim ve değişim sağlamak gereklidir (Alkan, 2001). Çünkü bilginin güç olarak görüldüğü çağımızda bireysel, toplumsal ve evrensel gelişimin temel boyutunu eğitim oluşturmaktadır

35 EĞİTİM… Ekonomide gözlenen küreselleşme ve uluslar arası rekabette, her alanda eğitimi sürekli bir etkinlik olarak gören ve bilgiye sahip olan toplumlar avantajlı hale gelmiştir.

36 Bilgi toplumunun yükselen değerleri arasında hızlı teknoloji dönüşümü, hızlı değişme ve gelişme, insan kaynağına ilgi, bilgiye dayalı organizasyonlar, öğrenen örgütler, bilgi insanı ve sürekli öğrenmeyi alışkanlık hâline getirmesi gereken insan modeli yer almaktadır. Bu aşamada karşımıza çıkan en önemli soru mevcut eğitim sisteminin sözü edilen yeni değerleri kazandıracak alt yapıya sahip olup olmadığıdır. Diğer bir ifade ile hemen her alanda yaşanan hızlı değişme ve gelişme acaba eğitim alanında da gerçekleşmekte midir (Fındıkçı, 2001)

37 ANLAYIŞ DEĞİŞİMİ…. Eğitimli insanın nasıl bir kimse olduğu üzerinde bir kez daha durup düşünmek zorunda kalacağız. Aynı zamanda öğretme ve öğrenme biçimlerimizde çok kesin ve hızlı biçimde değişmektedir. -bu, kısmen öğrenme sürecine ilişkin yeni kuramsal anlayışın, kısmen de yeni teknolojinin sonucudur. Son bir nokta da, okullardaki pek çok geleneksel disiplinin kısır, belki de eskimiş hâle düşmesidir. Böylece ne öğrendiğimiz ve öğrettiğimiz, hatta bilgi derken neyi kast ettiğimiz konusunda da bir takım değişikliklilerle karşı karşıya bulunmaktayız.”

38 EĞİTİMİN İŞLEVSEL DEĞİŞİMİ Drucker’ın bu saptamaları, bilgi toplumunda bireyi nasıl bir meydan okuma bekliyor sorusunu da beraberinde getirmektedir. Bilgi toplumu her şeyden önce, bilgiye erişebilme, yararlı bilgiyi tarayabilme hızına; ulaştığı bilgiyi değere dönüştürebilme yeteneğine ve yeni bilgi üretebilmesine olanak veren yaratıcılık yeteneğine sahip bireyler üzerine kuruludur. Diğer bir ifadeyle 21. yüzyılda başarının yolu eğitimli insan kaynaklarından geçmektedir. Bu nedenle eğitimin çağın gereklerine uygun bir şekilde düzenlenmesi ve eğitim sisteminin bu gereklere uygun bir şekilde dönüştürülmesi gerekmektedir.

39 BİLGİYE ULAŞMADA EŞİTLİK Eğitimde dönüşüme bir çarpıcı örnek, yeni ekonomi anlayışı ile birlikte ortaya çıkan “bilgi bölünmesi” (digital divide) kavramıdır. Bilgi bölünmesi kavramı bir toplumda yeni teknolojilerin algılanması, benimsenmesi ve entegrasyonu ile doğrudan ilişkili olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle de, her çıkan yeni teknoloji ile birlikte ülkeler arası dağılım eşitsizliği artmaktadır. Bilgi bölünmesinde öne çıkan faktörler, teknoloji ve eğitimdir. Bir ülkenin bilgi bölünmesinde nerede olduğunun göstergesi ise söz konusu ülkedeki bilgisayar sayısı, internete bağlanma oranı gibi yeni teknolojilerin takibinin yanı sıra ülkenin gelişim potansiyeline ışık tutan eğitim süresi ve yaratıcılıkla ilgili (Patent sayısı, AR-GE harcamaları,vb.) göstergelerdir

40 Okul tıpkı bir fabrika gibi disiplin ve kontrol merkezînde örgütlenmiş bir kurum olarak görülmekte…

41

42 OKUL… “Bir fabrika gibi disiplin ve kontrol merkezînde örgütlenmiş bir kurum olarak okul... Sınıf ortamlarında düzenli aralıklarla dizilmiş, hareket ettirilemeyen sıralar, çocuğun hareket sınırını belirlemektedir. Ziller, okulda geçirilen zamanı, eşit aralıklarla bölünmüş zaman dilimlerine ayırmaktadır. Neredeyse bir saate yakın öğretmen sorular sorar, öğrenciler cevaplar, zil çalar, kitaplar gürültüyle kapanır. Gürültüyle karışık konuşma ve gülme sesleri sınıfları ve koridorları doldurur, dakikalar geçer ve başka bir zil çalar kalabalık yavaş yavaş sıraların içine kayar, sonra gülme ve konuşmalar, sessizlik, “Hatırlarsanız, geçen dersimizde...” Yeni bir ders başlamıştır.”

43 ÖĞRENCİ Eğitime uyarlamaya çalıştığımız fabrika anlayışı, okulu oluşturan üyelerin (öğrenci-öğretmen-yönetici) rollerini de etkilemiştir. Bu anlayış sınıf içerisinde öğretmeni ustabaşı, öğrenciyi ise işçi olarak görmemize yol açmıştır. Öğrenci, edilgen, dinleyen, izin verildikçe konuşan, sürekli kontrol altında tutulan ve davranış kazanımı açısından değil, ezber gücüyle ölçülen birer öğrenen varlık hâline gelmiştir.

44 ÖĞRETMEN Sınıf denilen belirlenmiş ortamlarda belli bir süre içerisinde ve kendilerine verilen program çerçevesinde bilgi aktaran, ezber tabletleri hazırlayan ve onları ölçen (yani öğrencilere verdiğinin ne kadarını geriye aldığını) belli standartların dışına çıkamayan ve sürekli denetim mekanizmasının kontrolündeki öğreten kimliğindedir.

45 YÖNETİCİ Okul yöneticisi ise, hiyerarşik bir yapı içerisinde okul üyelerini (öğretmen-öğrenci) kontrol eden, bürokratik işleri takip eden, ağır kırtasiyecilik baskısı içerisinde, katı mevzuatçı, öğretmen ve öğrencilere karşı mesafeli, yeniliğe kapalı, değişime direnen, her şeyi kendisinin bildiğini iddia eden ve “okul” denilen yapıyı tek başına yönetmeye çalışan okulun patronu kimliğindedir.

46 Günü müzde eğitime egemen olan “davranışlar kuramı”na temel oluşturan bu fabrika imgesinden bahsedilen bu rollere ek olarak bir dizi davranış örnek ve uygulamaları türetilmiştir. Bunların hemen hepsi bugün eğitim sürecinin vazgeçilmez öğeleri olarak görülen çeşitli uygulama ve tekniklerdir.

47 Fabrika Okulun Öğeleri Standardize edilmiş ölçme testleri ve sınavlar, fabrikasyon seri üretimden esinlenen seri üretim ve ürün sayısına benzer mezun ve daha çok diploma, merkezî ve hiyerarşik okul yönetimi, bürokratik okul süreci, vardiya sisteminden esinlenilerek kesin hatlarıyla belirlenmiş zaman kullanımı (okul süresi, ders saatleri, teneffüs araları), bireyler için başkaları tarafından düzenlenmiş değişik eğitim türleri, eğitim aşamalarının kesin hatlarıyla birbirinden ayrılması belli bir sırada ve düzende bu aşamalarda yükselme, eğitim programlarının katı çizgilerle belirlenmiş olması bunlardan sadece bazılarıdır (Şimşek, 1997).

48 Sanayi tipi yapılanma anlayışı; eğitim sisteminin yönetsel yapısını da direkt olarak etkileyerek merkezî, bürokratik ve ağır işleyen mekanizmalarla örülü bir denetim-kontrol- yönetim örgütü oluşturmuştur. Ayrıca eğitimde niteliksel gelişim yerine niceliksel gelişmeler başarı sayılmış, okullaşma oranları ile övünülmüştür. Pozitivist dönem olarak adlandırılabilecek bu süreçte okullarda “eğitim” kavramının yerini “öğretim” kavramı almıştır

49 Bireye olumlu davranış kazandırma süreci olarak özetlenebilecek eğitim kavramı, yerini daha dar, kısıtlı ve sınırlı davranış değişikliğine bırakmıştır. Bu konuya Kaptan (1999) şöyle dikkat çekmektedir :“Sokrates’ten bugüne, Eflatun’dan Dewey’e idealistten varoluşçuya kadar, eğitim-öğretim işinde, üzerinde daha çok düşünülen, çalışılan öğretim değil eğitim iken, uygulamaya baktığımızda, okullarımızda eğitime değil öğretime ağırlık verildiğini görüyoruz.”

50 Eğitimde Geleceğe Yönelik Gereksinmeler Temel Felsefe Öğrenmeyi Öğrenme Küresel bakış açısı Ulusal ruh ve değerlerin benimsenmesi. Kültürel kimlik kazanılması ve iyi yurttaş olma Yarışma güdüsü ve girişimci olma Problem çözme becerisi İletişim kurabilme yeteneği Ekip çalışmasını öğrenme Ekonomik çevreyi anlama

51 KAPSAM Öğrencilere anlayabilecekleri basit bir yöntemle doğru ve özlü bilgilerin verilmesi

52 MÜFREDAT Beceriler, toplumsal değerler ve verilen bilgiler arasında bir denge ku­rulması Ders programlarında çoklu zekâ kuramı doğrultusunda yaratıcılığa, ah­lakî değerlere, dil eğitimine, fen bilimlerine, bedensel gelişime, bilimsel gelişmelere, sosyo-politik konulara dengeli bir biçimde yer verilmesi Öğrencilerin gelecekteki iş yaşamına hazırlanmalarıSoyut ve somut faktörlere yönelik derslerin süreleri arasında bir denge sağlanırken, konularda çağdaş gelişmelere yer verilmesi

53 ALT YAPI Var olan alt yapının daha etkin bir biçimde kullanılabilmesi için okullar, öğretmenler, eğitim araç ve gereçleri gibi tüm kaynakların eğitim sisteminde daha akılcı kullanılması…

54 Altyapı… Eğitimin amacına, öğrenmenin doğasına,bilimsel bilginin değerine, okulların yapı ve işleyişine ilişkin ortaya çıkan yeni paradigmalar eğitimin çağdaş bir yorumunu zorunlu kılmaktadır (Özden, 1999)

55 Gelişmiş ülkelerin eğitim sistemleri incelendiğinde temelde “eğitimin çağdaş bir yorumunun” yapılmaya çalışıldığı görülecektir. Örneğin Japonya’da sürekli olarak eğitim sistemi eğitimin tüm katılımcıları ile birlikte tartışılmakta ve reform çalışmaları yapılmaktadır (Eraslan, 1999)

56 İngiltere eski başkanı Blair: “İngiltere’nin 18.yüzyılda serveti toprak idi. 19. ve 20. yüzyılda toprağın yerini fabrikalar ve sermaye aldı. 21. yüzyılda ise servetimiz insan olacaktır. İnsan potansiyelini özgürleştirmeli, yeteneklere vurulmuş zincirleri koparmalıyız.”

57 Yeni eğitim paradigması

58 Eğitimli İnsanın Tanımı İçinde bulunduğumuz çağın kendine özgü koşulları, kritik düşünebilen sorun çözmede farklı yaklaşımlar geliştirebilme gücü kazanmış bireylerin yetiştirilmesini gerektirmektedir. Bu noktada geleneksel eğitimli insan tanımı da değişmek zorunda kalmaktadır. Geleneksel anlamda eğitimli insan denildiğinde okuma, yazma bilen, aritmetik bilgileri olan kişi anlaşılmaktadır.

59 Bilgi toplumunda ise, eğitimli insan kendileri ile ilgili gelişmeleri ve değişimleri takip edebilen, yaşama uygulayan, sorgulayan, yaratıcı,gelişime açık, bilgi teknolojilerini aktif olarak kullanabilen kişi anlamına gelmektedir.

60 21.yüzyıl da okur yazarlık temel bilgisayar becerilerini de kapsayacaktır. Bilgisayar okur-yazarı kavramı ile birlikte kişi, teknolojiden, teknolojinin boyutlarından, özelliklerinden haberdar olacak ve internet aracılığı ile bilgiye çok kolay ulaşacaktır. Bilgi toplumunun ve yeni eğitim paradigmasının bir gereği olarak, eğitimli insan öğrenmeyi öğrenen bir kişilik olarak karşımıza çıkmaktadır.

61 Sonuç olarak bilgi toplumunun eğitimli bireyi bilgiye nasıl ulaşabileceğini bilen, onu özümseyen ve yeni bilgiler üretebilen ve ürettiğini paylaşabilen bir anlayışta olmalıdır.

62 Öğrenme ve Öğretme Biçimleri

63 Öğrenme ve öğretme süreçlerindeki ilgi odağının “öğrenme” den yana kaymasıdır. Öğrenme ve öğretme hakkındaki yeni bilgiler öğrenmenin parmak izi kadar kişiye özgü bir olgu olduğunu, herkesin öğrenme tür, hız ve kapasitesinin farklı olduğunu, uygun öğrenme olanağı sağlandığında öğrenemeyecek birey olmadığını ortaya koymaktadır Özden,1999). Böylece yeni eğitim paradigmasında insan temelli yaklaşımların ön planda olduğu görülmektedir.

64 Bilgi toplumunun eğitimi, toplumların birbirlerine kalın sınırlarla kapalı olduğu ve birbirleri arasında etkileşimin daha az olduğu dönemlerdeki gibi ağırlıklı olarak belirli değerleri aktaran ve önceki kuşakların yaptıklarını yineleyen değil, yeni şeyler yapabilme yeteneği olan insanları yetiştirmeyi temel amaç edinmiştir

65 Yeni eğitim paradigmasında kapsamlı öğretim programı hazırlamak güçleşmektedir. Çünkü sürekli bilgi değişimi yeni ve önemli bilgileri okul ortamına getirmektedir. Bu yüzden öğretim programları, esnek, değişken, katılım esaslı ve özlü çerçeve program niteliğinde düzenlenmeli, öğretmenin program üzerinde değişiklik yapma yetkisi genişletilmelidir

66 . Öğretim programları öğrencilerin bireysel yetenekleri, iletişim becerileri, ekiple çalışma yeterliği, sezgi, muhakeme, yaratıcılık, ve hayal gücü yeteneklerini geliştirici özelliklerde olmalıdır. Dört duvar arasında kalan ve dış dünya ile bağlantısız ezbere dayalı bilgi kümeleri öğrencilere aktarılmamalıdır.

67 Özellikle, eğitimin bilgi basamağından ibaret olmadığı gerçeği ile birlikte eğitimin çok yönlü olma özelliği öğretim programlarının alanlarını da direkt olarak etkilemiştir. Gardner’ın Çoklu Zekâ Kuramında (Theory of Multiple Intelligences) belirttiği ve geliştirdiği sekiz tür zekâ alanı eğitim-öğretimin içeriğini etkilemektedir. Bu noktada okul içerisinde yapılacak öğretim etkinliklerinde bu sekiz zekâ türüne hitap eden çok yönlü eğitimsel etkinlikler planlanmalıdır

68 Bilgi toplumu eğitim anlayışında bilginin ve eğitimin belirli bir zaman ve mekan sınırlaması yoktur (Drucker 1994). Yükselen eğitim paradigması geleneksel eğitim paradigmasının tersine öğrenmenin sadece sınırları ve yeri belli olan okul gibi birtakım kurumlarda gerçekleşebileceği düşüncesine zıt düşmektedir. Eğitim ve öğrenme artık kurumsallaşmış formunu terk etmekte, kurumlar-ötesi bir hâl almaktadır

69 Eğitim ile ilgili zaman ve mekan sınırlandırılmasının ortadan kalkması “Yaşam boyu eğitim” anlayışını da ortaya çıkarmıştır. Teknolojinin ortaya çıkardığı yeni eğitim süreçleri, uzaktan eğitim gibi olanaklar, eğitimi yaşam boyu devam eden bir süreç hâline getirmiştir. Böylece insanların istedikleri zaman ve mekanda ilgi ve istek duydukları konularda eğitilebilmelerinin mümkün olabilmesi gerçeği, bilginin yalnızca okullarda öğretmenler tarafından verilebileceği konusundaki görüşleri temelinden sarsmış ve daha şimdiden okulların gelecekteki fonksiyonlarını tartışılır hâle getirmiştir

70 Okul içerisinde öğrencilere verilecek bilginin işlevsel olması gerekmektedir. Öğrenci aldığı bilgiyi dış dünyada kullanmalı, paylaşmalı ve artırmalıdır. Sınıf içerisinde kalan ve kuru bilgi yükleri hâlinde belli bir süre zihinde yer eden bilgiler yerine özlü, işlevsel, pratik ve yeni bilgiler öğrencilere programlar yoluyla kazandırılmalıdır. Çünkü bilgi toplumuna özgü yaşam bireyde analitik, çok yönlü, eleştirel ve yaratıcı düşünmeyi gerektirmektedir

71 Değişen bilgi tabanında öğrenmeyi öğrenme temelli öğretim programları, eğitim ile ilgili bütün tarafların katılımı ile (öğretmenler, öğrenciler, veliler, akademisyenler, bakanlık uzmanları, işverenler, sivil toplum kuruluşları vb.) esnek bir yapıda oluşturulmalıdır

72 Türk Eğitim Sisteminde Dönüşüm Zorunluluğu Türkiye Sanayici ve İşadamlarıDerneği’nin (TÜSİAD) Aralık 2002’de yaptırmış olduğu ve 7 bölge, 32 il ve 78 ilçede 2416 kişilik örneklemli Kamu Reformu Araştırması* sonuçlarına göre Türk kamuoyu bugünkü koşullarda devletten beklentileri -ekonomi yönetiminin düzeltilmesinden sonra- öncelikli olarak üç alanda hizmetlerin iyileştirilmesini ve reformize edilmesini istemektedir. Bu alanlar : Eğitim Sağlık Adalet olarak sıralanmıştır (2002).

73 Eğitim sistemimiz; uygulamada, eğitimin her kademesi için geçerli olmak üzere toplumun kendi iç dinamik, gereksinim ve yönlendirmelerinden soyutlanmış; devlet- siyaset-bürokrasi üçlüsünce düzenlenenip yürütülen ve bunların geçirdiği değişimin etkisiyle yön ve söylemini gelişmelere göre değiştiren (DPT, 2000) bir anlayışa göre yapılandırılmış bir sistemdir.

74 Bilgi toplumu eğitim yapısı ile ülkemizdeki eğitim anlayışı ve yapısı karşılaştırıldığında eğitim ile biraz ilgilenen kişiler bile eğitim sisteminin bilgi toplumu anlayışından çok gerilerde sanayi toplumu şartlarında yapılandırıldığını söyleyecektir.

75 Aslında Türkiye’de eğitimin neden hâlâ sayısal sorunlarla uğraştığı siyasetin ise neden popülist argumanlar ürettiği sorunu sosyo- kültürel yapıdan kaynaklanmaktadır. Bu yüzden uzun vadeli vizyon ürünü projeler değil, günlük sıkıntı ve istekler eğitim icraatlarını sınırlamaktadır. Ne yazık ki Millî Eğitim Bakanlığının uzun erimli bir ulusal eğitim politikası yoktur.

76 Ulusal eğitim politikası ne demektir? Bilgi toplumu olma yolundaki Türk milletinin gereksinim duyacağı niteliklerle donanmış bireyi ve bu bireyi yetiştirmek için gerekli eğitimin alt yapı ve üst yapıların kurulması, politika ve stratejilerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesidir (Şimşek, 1997). Ayrıca son sekiz ayda dört Milli Eğitim Bakanının değiştiği ve şimdiye kadar kurulan 60 Cumhuriyet hükümetinde bakanlara düşen görevde kalma süresinin aylarla ifade edildiği göz ardı edilemeyecek bir durumdur.

77 Ulusal eğitim sisteminin değişmeye açık, gelişmeci felsefesine rağmen ortaya çıkan bu olguda uygulayıcılar kadar, bürokrasi ve siyasilerin de rolü bulunmaktadır. Uygulama aşamasında en büyük engel eğitim dışı müdahâle ve yönlendirmelerdir. Bu yüzden her kademedeki öğretim programları sık sık değişmektedir

78 Millî Eğitim Bakanlığı tarafından İlköğretim öğrencilerinin seviyelerini tespit etmek için yaptığı ‘’Öğrenci Başarılarının Belirlenmesi Sınavı’’ sonuçları: Yedi coğrafi bölgeden seçilen 47 ilde 12 Nisan 2002’de gerçekleştirilen, 112 bin ilköğretim öğrencisinin katıldığı bu sınav sonucunda, öğrencilerin Türkçe, matematik ve fen bilgisi derslerindeki başarı düzeyleri yüzde 50’nin altında kalmıştır. Türkçe dersinde Türkiye ortalaması; %54, matematik dersinde % 45 fen bilgisi dersinde %42, sosyal bilgiler dersinde ise %47 olarak belirlenmiştir

79 Sonuç Sonuç…

80 Eğitim uygulamalarımızdaki sorunsallar döngüsü, günümüz eğitim anlayışının, bilgi toplumunun taleplerine karşı olan yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Türk Milli eğitim sistemi modern ve post modern eğitim paradigmaları arasında sıkışıp kalmıştır.

81 Ülke coğrafyasının bir bölümü bilgi toplumunun gerektirdiği eğitim sürecini yaşarken -özel eğitim kurumları- büyük bir çoğunluğu ise sanayi tipi eğitim anlayışını yaşamaktadır.

82 Ülkemizdeki tüm karar vericiler, siyasi erk bu durumun farkında olarak bütün güçlerini eğitimde dönüşüm çalışmalarına kanalize etmelidirler. Bunu yaparken eğitim sisteminin tüm ögelerinin katılımı sağlanmalıdır. Dönüşüm çabaları samimiyet ve dirayetle gerçekleştirilmelidir

83 Eğitim Sürecinde Değişim için… Bilgiyi temel alan eğitim programları izlenecektir. Çocuklara daha fazla düşünme, tartışma ve araştırma ortamı hazırlanacak; böylece, serbest düşünen, tartışan, araştıran ve bulduklarını değerlendirebilen bir toplum yapısı oluşturulacaktır. teknolojiye uyumları konusunda sürekli eğitilmeleri gerekecektir.

84 DEĞİŞİM… Dersler ansiklopedik bilgileri yüklemek yerine, konuları ve olayları derinliğine anlamayı ve eleştirel düşünmeyi esas alacaktır. Okullar, öğrencileri gelecek için gerekli bilgiyle yüklemek yerine, okulda verilen bilgilerin yaşam boyu yetmeyeceği görüşünden hareketle öğrenmeyi öğrenmeye geçilecektir. Yetişkinler eğitim süreci dışında bırakılmayacaktır.

85 Eğitimde sadece sözel ve sayısal zekayı geliştirmek yerine, görsel, kinestetik, ritmik ve benlik gelişimini de içine alan çok yönlü zihin gelişimi hedeflenecektir. Yeni dönemde eğitimde beceri düzeyinin yükselmesi, bireyin kendini yetiştirmesi, geliştirmesi ve bireysel yeteneklerini sonuna kadar kullanması ön plana çıkacaktır.

86 DEĞİŞİM… Bireyin bilgiye odaklı bir yaşamı öğrenme, analitik düşünme, sentez yapabilme, sorunları çözme ve etkili iletişim kurma gibi becerilere sahip olması beklenmektedir. Hızla çoğalan bilgi karşısında, Her şeyi bilmek yerine, hangi bilgiyi nereden ve nasıl sağlayacağını bilen, seçici davranan, yani öğrenmeyi öğrenen insana gereksinim duyulacaktır (Numanoğlu, 1999, 333).


"Www.mehmetnurikaynar.com Bilgi Toplumunda Eğitimde Değişen Paradigmalar Mehmet Nuri KAYNAR Eğitim Yöneticisi Geleceği kurgulamak…" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları