Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KARŞILIKSIZ YARARLANMA SUÇLARI (KAÇAK ELEKTRİK, SU VE DOĞALGAZ KULLANIMI) Seyithan ÖZTÜRK Yargıtay Cumhuriyet Savcısı.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KARŞILIKSIZ YARARLANMA SUÇLARI (KAÇAK ELEKTRİK, SU VE DOĞALGAZ KULLANIMI) Seyithan ÖZTÜRK Yargıtay Cumhuriyet Savcısı."— Sunum transkripti:

1 KARŞILIKSIZ YARARLANMA SUÇLARI (KAÇAK ELEKTRİK, SU VE DOĞALGAZ KULLANIMI) Seyithan ÖZTÜRK Yargıtay Cumhuriyet Savcısı

2 I- 05/07/2012 TARİHİNE KADAR İŞLENEN SUÇLAR A) YASAL DÜZENLEME TCK'nın 141/2. maddesi; “Ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji de, taşınır mal sayılır”. TCK'nın 142/1-a maddesi; Hırsızlık suçunun; “...kamu yararına veya hizmetine tahsis edilmiş eşya hakkında...” TCK'nın 142/1-f maddesi; Hırsızlık suçunun; “...Elektrik enerjisi hakkında...” Belirtilen düzenlemeler karşısında; elektrik, su veya doğalgazın kaçak olarak kullanılması eylemleri hırsızlık suçu olarak düzenlenmişti.

3 B) 6352 SAYILI YASA İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 105/5-a. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır sayılı Yasanın 82. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi yürürlükten kaldırılmıştır. 83. maddesi ile de aynı Yasanın 163. maddesine; “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” şeklinde 3. fıkra eklenmiş

4 Aynı Yasanın 84. maddesiyle de TCK'nın 168. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve karşılıksız yararlanma” ibaresi madde metninden çıkarılarak maddeye "Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz” şeklindeki beşinci fıkra ilave edilmiştir.

5 6352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanunda yapılan değişiklikler karşısında; ilgili suçlardan dolayı açılan ve temyiz aşamasında bulunan dava dosyalarından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunanlar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; Yargıtay ilgili dairesinde bulunan dosyalar ise bu dairece, hükmü veren mahkemeye gönderilir.

6 6352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin ikinci fıkrasında ise; Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar” hükmüne yer verilmiştir.

7 Başlamış olan bir temyiz sürecini sonlandıran ve yeni bir süreç başlatan "gönderme kararı" yeni bir hüküm verilmesi zorunluluğu nedeniyle bozma etkisi doğurmuştur. (CGK, 18/09/2012, ) Yasanın Geçici 2. maddesinin birinci fıkrasının açık hükmü karşısında belirtilen suçlara ilişkin dosyaların esasına girilmeden gönderme kararı ile mahalline gönderilmesi gerekmektedir.(CGK, 18/09/2012, )

8 Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte, anılan suçlara bakmakla görevli Yargıtay Yüksek 2 ve 13. Ceza Daireleri; “Yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dahilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı karar verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu kabul etmiş ve; “sanığın kurumun zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, “bilirkişi tarafından tespit edilecek kaçak kullanım bedeline ilişkin zarar miktarını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle beraat ve mahkumiyet kararlarını bozmuştur.

9 Yargıtay Yüksek 17 ve 22. Ceza Dairelerince de uygulama bu yönde sürdürülmüştür. Yargıtay Yüksek 13. Ceza Dairesi “vergiler dahil ancak cezasız” miktarı esas almıştır. Aynı suça bakan diğer daireler ise; “vergisiz ve cezasız miktarı” ya da “normal tarife üzerinden hesaplanan” miktarı esas almıştır.

10 C) 05-07/2012 TARİHİNE KADAR İŞLENEN SUÇLARDA VERİLECEK KARARLAR: 1- Zararın Giderilmesi Halinde; a) 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-a maddeleri uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, karar verilir. b) Sanık vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. c) 6352 sayılı Yasa'nın 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra kapsamında adli sicile kaydedilmesi gereken kararlardan değildir.

11 2) Zararın Giderilmemesi Halinde; a) Beraat; (CMK'nın 223/2-a, b, c, d, e, bendleri) b) Mahkumiyet; Sanığın eylemine uyan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 142/1-a (su ve doğalgaz), 142/1-f (elektrik) ve kısmı iade şartları varsa 168/4. maddeleri uyarınca kurulan hüküm ile suç tarihinden sonra yürürlüğa giren TCK'nın 163/3. maddesi uyarınca kurulan hüküm karşılaştırılarak, sanığın lehine olan hüküm tespit edilir.

12 3- Yasa Yolu: a) 6352 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce kesinleşen mahkumiyet hükümlerinin ele alınması sonucu verilen; - ceza verilmesine yer olmadığına, - uyarlama isteminin reddine, - Uyarlama sonucu yeni hüküm kurulmasına, İlişkin kararlar; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun gün, sayılı kararında da açıklandığı gibi, 5275 sayılı Yasanın 98 ilâ 101. maddelerine tabi olup, verilen kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolu ise 5275 sayılı Yasanın 101/3. fıkrası uyarınca İTİRAZ yasa yoludur.

13 b) 6352 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte; - Derdest olan dosyalarda verilen kararlar, - Daha önce verilmiş ancak kesinleşmemiş kararlar, - Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu olup, dosyası ele alınarak verilen kararlar ise, TEMYİZ yasa yoluna tabidir.

14 II- 05/07/2012 TARİHİNDEN SONRA İŞLENEN SUÇLAR 1- Suçun Unsurları; TCK'nın 163/3. maddesi; “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” Suçun Mağduru; elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın “sahibi” olmalıdır. Suçun Konusu; abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisi, su ve doğalgaza ilişkin hizmet olduğu söylenebilir.

15 Suçun Manevi Unsuru; Genel kastla işlenebilen bir suçtur. Suçun Maddi Unsuru; - Sahibinin rızası olmaksızın ve - Tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesidir. Yasal düzenleme bu şekilde olmakla birlikte özelikle “ABONESİZ” kullanımlarda suçun oluşup oluşmadığı veya ne şekilde oluştuğu tartışmalı hale gelmiştir. Bu nedenle özelikle kaçan elektrik ve su kullanılmasına yönelik eylemlerin iki başlık altında incelenmesi yararlı olacaktır.

16 2- Abonesiz Kullanım; Kişinin hiç abone olmaması yada kayıtsız bir sayaç ile tüketim yapması durumunda; Konunun daha iyi anlaşılması için 05/07/2012 tarihine kadar olan dönemdeki uygulamayı bilmek gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun gün, 2006/ sayılı kararı uygulamaya yön vermiştir. Bu karara göre; Eylemin hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmadığının saptanması için üç koşulun bir arada bulunması gerekmekte olup, bunlar; 1-İdarenin tespitine engel olmayacak şekilde elektrik kullanımı, 2-Bu kullanımın müdahale edilmemiş ve gerçek kullanımı gösteren sayaçtan geçirilmek suretiyle gerçekleştirilmesi, 3-Failin karşılıksız yararlanma maksadıyla hareket etmemesi,

17 Bu nedenle öncelikle, sanığın hangi tarihten beri suça konu evde oturduğu, Evde kurulu güç ile sayaç miktarının orantılı olup olmadığı, Abonelik başvurusunda bulunup bulunmadığı, Neden abone yaptırmadığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması, Elektrik bedelini ödeyip, ödemediği, bu konuda bir girişiminin olup olmadığı belirlenmeli, Bu saptamalar doğrultusunda, failin karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği saptanmalıdır. – Sayaca müdahale olmasa bile bedelini ödemeden uzun süreli kullanımlarda suçun oluştuğu kabul edilmekteydi.

18 Abonesiz olarak 2 yıl gibi uzunca bir süreden beri suça konu yerde oturan ve mazeretsiz bir şekilde abone olmayan, kaçak elektrik bedelini ödemeyen sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla davrandığı ve bu itibarla subut bulan suçtan sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, (2. CD, 09/05/2012, ) 2003 yılında borcundan dolayı sökülen sayacın yerine yeni sayaç taktığını bildirdiği, katılanın dosyaya gönderdiği yazıda; sanığın 10/11/2001 tarihinden 29/01/2008 tarihine kadar 35 adet faturayı ödemediğinin bildirildiği, sanık hakkında daha öncede aynı şekilde tutanaklar tutulmasına rağmen ısrarla abonesiz şekilde kullanımını sürdürdüğünün anlaşılması karşısında sanığın karşılıksız yararlanma kastı ile hareket ettiği sabit olduğu halde mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile beraatına karar verilmesi, (2. CD, 17/04/2012, )

19 05/07/2012 tarihinden sonra abonesiz kullanım; TCK'nın 163/3 maddesinin; -Sahibinin rızasının bulunmaması yanında, -tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketimi de öngördüğü, Bu nedenle sırf abonesiz kullanımın uzun süreli de olsa suç oluşturmayacağı kabul edilmiştir. Ancak abonesiz olması nedeniyle denetlenemeyen ve bu nedenle müdahleye açık olan sayacın zaman zaman değiştirilerek yada mevut sayaca fiziki müdahelede bulunularak “tüketim miktarının belirlenmesini engellemek” mümkündür. Bu nedenle Yargıtay müdahale olup olmadığının tespitini istemektedir.

20 ...kaçak elektrik tespit tutanağında “abonesiz elektrik kullanıldığının” belirtilmesi karşısında; kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesi mümkün olduğu da dikkate alındığında, karşılıksız yararlanma kastının bulunup bulunmadığı yönünden, sanığın hangi tarihten itibaren bu evde oturduğu, suça konu sayacın ne zaman takıldığı araştırılarak, kaçak kullanım süresi belirlendikten sonra, mahallinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi aracılığıyla tespit edilecek kurulu güç ile sayaçtaki tüketim miktarının, sayacın takıldığı tarihe göre karşılaştırılması yapılarak, sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı da belirlendikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, (2. CD, 19/02/2015, )

21 TCK'nın 163. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen suçun oluşması için sırf abonesiz kullanımın yeterli olmadığı,ayrıca tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde sayaca müdahale edilmiş olması gerektiği, incelenen dosya içeriğine, toplanan delillere yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre ise tüketilen elektriğin kayıtsız sayaçtan geçtiği ve sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek bir davranışta bulunduğuna dair delil bulunmadığının anlaşılması karşısında; beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, (2. CD, 27/11/2013, )

22 Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye, takdire, iddiaya dayanak alınan tespit tutanaklarında abonesiz olarak sayaçtan elektrik kullanılması dışında, sayaca, yapılan tüketimi kaydetmesine engel olacak bir müdahalede bulunulduğuna, eksik kayda, tüketimin düşürülmesine veya sayacın kullanıcı tarafından sıklıkla değiştirilerek kullanıldığına dair hiçbir tespit yer almadığının, soruşturma evresinde de karşılıksız yararlanmayı ortaya koyan delil toplanmadığının anlaşılması karşısında; sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, (13 CD, 11/11/2015, )

23 3- Diğer Kullanım Şekilleri; Sayaçsız kullanım, abone olmakla birlikte harici hat çekmek, kanca düşürmek, sayacı delip bir cisimle veya film şeridi ile diske müdahele etmek, fazlardan birini devre dışı bırakmak, ters bağlantı yapmak, harici nötr almak, direnç yerleştirmek, miknatıs ile temas ettirmek,sayacı ters çevirmek gibi fiziki müdahalelerde suçun oluştuğu konusunda tereddüt yoktur. Kurumun abonelik sözleşmesi yapması meşru kullanıma izin anlamına gelir yoksa suçu ortadan kaldırmaz. 4- Soruşturma ve Kovuşturma; Karşılıksız yararlanma suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı değildir.

24 5- Etkin Pişmanlık; 6352 sayılı Yasanın 84. maddesiyle TCK'nın 168. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve karşılıksız yararlanma” ibaresi madde metninden çıkarılarak maddeye; "Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz” şeklindeki beşinci fıkra ilave edilmiştir.

25 Zararın Hesaplanması; Öncelikle kaçak kullanım süresi tespit edilmelidir. Sonra bu süre içerisinde tüketilmesi gereken elektrik/su/doğalgaz miktarı hesaplanarak, bu miktardan aynı süre içerisinde sayaç tarafından kaydedilen miktar düşüldükten sonra, kalan miktarın normal tarifeye göre bedeli bilirkişiye hesaplatırılmalıdır. Genelde kurum tarafından da normal tarife ve cezalı tarifeye göre ayrı ayrı hesaplamalar yapılmakta olup, varsa ödenen miktar kurumun normal tarifeye göre hesapladığı miktarı karşılıyorsa bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek olmadan da TCK'nın 168/5. maddesi uygulanabilir.

26 08/05/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ELEKTRİK PİYASASI TÜKETİCİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ'nin; 26, 27 ve 28. maddelerinde kaçak elektrik tüketiminin tespiti, süreci ve miktarının hesaplanması, 29. maddesinde kaçak elektrik tüketiminin süresi düzenlenmiş olup, buna göre; Abonesiz ise; doğru bulgu ve belgelere dayanmak şartıyla kaçak kullanımın başladığının tespit edildiği tarihten, tutanak tarihine kadar olan süre esas alınır. Ancak bu süre 12 ayı aşamaz. Doğru bulgu ve belge yoksa bu süre 90 gündür.

27 Sözleşme varsa; endeks okuma, kontrol, mühürleme, kesme- bağlama, sayaç bağlama gibi son işlem ile tutanak tarihi arasındaki süre esas alınır. Bu süre 90 günü geçemez. Ancak sayaçtan geçmeden ayrı bir hat ile kaçak elektrik kullanılıyorsa kaçak süresi esas alınır, ancak bu süre 180 günü geçemez. Kaçak tüketim hesabında Yargıtay 2. Ceza Dairesi vergisiz ve cezasız bedelin esas alınması gerektiğine karar verirken, Yargıtay 13. Ceza Dairesi vergiler dahil ama cezasız bedelin esas alınması gerektiğine hükmetmiştir.

28 -Soruşturma tamamlanmadan önce zararın giderilmesi halinde, şüpheli hakkında dava açılmaz. -Zararın giderilmesine rağmen dava açılmış ise yada zararın taksitlendirilerek ödenmeye başlandığı ve soruşturma evresinde ödenen peşinat ve taksitlerin toplamının bilirkişi tarafından hesaplanan zarar miktarını karşıladığının kovuşturma evresinde anlaşılması halinde ise mahkemece DÜŞME kararı verilmelidir. “suç tutanağına istinaden hakkında kamu davası açılmadan önce soruşturma aşamasında katılan kurumun zararının taksitlendirilip ve tarihlerinde tazmin eden sanık hakkında kamu davası açılamayacağından CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi yerine beraat kararı verilmesi, (2. CD, 16/09/2015, )

29 “Dosya kapsamından sanık hakkındaki kamu davasının 10/07/2013 tarihli iddianame ile açıldığı, iddianamenin 24/07/2013 tarihinde kabul edildiği, sanığın da iddianame ile kamu davası açılmadan önce 12/07/2013 tarihinde katılan kurumun zararını tazmin ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre soruşturma aşamasında katılan kurumun zararını tazmin eden sanık hakkında kamu davası açılamayacağından 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi yerine kovuşturmaya devamla yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, (2.CD, 01/10/2015, )

30 “TCK'nın 168/5. maddesinde, karşılıksız yararlanma nedeniyle oluşan kurum zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde kamu davası açılmayacağının düzenlenmesi ve tarihli kurum yazısından sanığın, kurum tarafından talep edilen zararı taksitlendirdiğinin, 1/5 oranındaki peşinatı hakkında iddianame tanzim edilmeden önce ödediğinin anlaşılması karşısında, sanığın soruşturma tamamlanmadan önce yaptığı bu ödeme miktarının, bilirkişi tarafından vergi ve ceza hesaba katılmadan hesaplanacak olan tutarı karşıladığı tespit edilirse TCK'nın 168/5. maddesine istinaden CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın soruşturma tamamlanmadan yaptığı ödeme miktarının katılan kurumdan yeniden sorularak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, (2.CD, 30/09/2015, )

31 Zararın Kovuşturma Evresinde Giderilmesi; Zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, TCK'nın 168/5. maddesi uyarınca verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. “Etkin pişmanlık nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/5 maddesi (6352 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile eklenen) gereğince 2/3 oranına kadar (bu oran dahil) indirime gidilmesinin gerekeceği gözetilmeyerek, yargılama konusu suç yönünden uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun'un 168/2 maddesi uygulanarak cezasından 1/2 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini”( 2. CD, 12/10/2015, )

32 “5237 sayılı TCK'nın 168/5. maddesinde zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde cezada indirim öngörülmüş olmakla, ödeme yapılıp yapılmadığı katılan kurumdan sorulup, yapılmamış ise bilirkişi tarafından normal tarifeye göre vergi ve cezalar hariç olarak hesaplanan zarar miktarı ile kurum tarafından talep edilen miktar arasında bariz bir fark bulunması nedeniyle bilirkişi tarafından hesaplanan TL tutarındaki zarar miktarını gidermesi halinde etkin pişmanlık hükmünden yararlanacağı sanığa bildirilerek, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik kovuşturma ile hüküm kurulması”(2.CD, 30/09/2015, )

33 TCK'nın 168. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinde; “Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz” Hükmüne yer verilmiş olup, bunun denetlenmesi için de; 6352 sayılı Yasanın 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 6. maddesine 2. fıkra eklenerek bu kararların mahsus bir sisteme kaydına olanak sağlanmıştır. Gerek soruşturma evresinde TCK'nın 168/5 maddesi uyarınca dava açılmamasına, gerek zararın giderilmesine rağmen dava açılması halinde verilen düşme kararları gerek kovuşturma evresinde zararın giderilmesi nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin kararlar oluişturulan sisteme kaydedilecektir.

34 6352 sayılı Yasa ile TCK.'nun 168.maddesine eklenen 5.fıkrada, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde kamu davası açılmayacağı düzenlenmiş ise de, soruşturmayı yapan C.Savcısının zararın tazmini hakkında bildirimde bulunması gerektiğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı halde, bu konuda bildirimde bulunulmadan dava açıldığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmesi karşısında, itiraz merciince itirazın kabulü yerine aynı gerekçeyle reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (BAKIRKÖY) 13.Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen, gün ve 2013/550 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA (2. CD, 23/10/2013, )

35 “5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 6.maddesinin 6352 Sayılı Kanunun 103.maddesiyle eklenen 2.fıkrasındaki "karşılıksız yararlanma suçunda etkin pişmanlıktan yararlanması dolayısıyla şüpheli, sanık veya hükümlü hakkında verilen kararlar adli sicilde bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir" şeklindeki düzenleme uyarınca TCK'nın 168/5. madde-fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlıktan birinci kez yararlanan sanık hakkında verilen kararın kesinleşmesinden sonra adli sicile kaydedilmek üzere Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne bildirimde bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,” (2. CD, 16/09/2015, )

36 6- Zincirleme Suç Hükümleri; Karşılıksız yararlanma suçlarında TCK'nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır. Ancak iddianame ile hukuki kesinti oluştuktan sonra düzenlenen tutanak ayrı suç oluşturur. İddianamenin kabul edilmesi şartıyla, iddianame tarihi esas alınır. Suç kastının yenilendiğinin tespiti halinde de hukuki kesinti oluşmasa bile her eylem ayrı suç oluşturur. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için önceden ilkesel olarak bir zaman aralığı belirlemek doğru değildir. Her olayda suç kastının yenilenip yenilenmediği değerlendirilmelidir.

37 Katılan kurumun 13/03/2012 tarihli yazısı ve ekindeki belgelerden anlaşıldığına göre, aynı elektrik tesisatı ve eylemle ilgili olarak yedi farklı kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlenmesi karşısında, her bir iddianame düzenleme tarihine kadar olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu, iddianameden sonraki eylemlerin ise ayrı suçu oluşturacağı gözetilerek, sanık hakkında devam eden ve sonuçlanmış dava dosyaları getirtilip incelenerek mümkünse birleştirilmesi değilse gerekli belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, (2. CD, 29/09/2015, )

38 İlginiz için teşekkür ederim. Seyithan ÖZTÜRK Yargıtay Cumhuriyet Savcısı


"KARŞILIKSIZ YARARLANMA SUÇLARI (KAÇAK ELEKTRİK, SU VE DOĞALGAZ KULLANIMI) Seyithan ÖZTÜRK Yargıtay Cumhuriyet Savcısı." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları