Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

PROTİSTA ALEMİ   Protista Alemi bir hücreli ve çok hücreli fotosentetik algleri , çok çekirdekli ya da çok hücreli Hetetraf cıvık mantarları , serbest.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "PROTİSTA ALEMİ   Protista Alemi bir hücreli ve çok hücreli fotosentetik algleri , çok çekirdekli ya da çok hücreli Hetetraf cıvık mantarları , serbest."— Sunum transkripti:

1

2 PROTİSTA ALEMİ Protista Alemi bir hücreli ve çok hücreli fotosentetik algleri , çok çekirdekli ya da çok hücreli Hetetraf cıvık mantarları , serbest ve basit koloniler halinde yaşayan bir hücrelileri ( protozoa ) içine alır. Tek hücreli olmalarına rağmen çekirdek yapıları Ökaryot olduğu için Monera aleminden ayrılırlar . Zarla çevrili çekirdek ve diğer hücre organelleri vardır . Hücre yapısı olarak bitki ve hayvanlardan geri değillerdir . Tam bitki ve tam hayvan özelliği göstermediklerinden ayrı bir alemde incelenirler .

3 TANITICI ÖZELLİKLER * Vücutları bir hücreden ibaret olan organizmalardır. Çok hücreli hayvanlarda özel doku ve organlar tarafından yerine getirilen besin alma , hareket ve diğer canlılık etkinlikleri bunlarda bir hücre tarafından yapılır. * Doku ve organları yoktur . Stoplazmalarında çeşitli görevler üstlenen organelleri vardır. * Embiryonik gelişim görülmez. * Pek çoğu yaşam döngüsünün belli bir evresinde , elverişsiz ortam koşullarına dayanıklı KİST adı verilen bir form oluşturur. * Kist durumları istisna edilecek olursa , tümü su içinde , sulu ve nemli yerlerde yaşarlar. * Büyük çoğunluğu mikroskobik olan 30 bin’ i aşkın yaşayan türü bilinmektedir .

4 BİR HÜCRELİLERDE SİSTEMLER
YÜZEYSEL KORUNMA : Hayvanlar aleminde yalnız amipler özel koruyucu bir tabakaya sahip değillerdir . Bunlar dış ortamdan plazma zarı ile ayrılır . Diğer bir hücreliler yarı katı , esnek yapıda olan ve “ PELLİKÜL “ denen bir tabaka ile dış ortamdan ayrılır . Bazen bu tabakanın yapısına kalker ve silis gibi minerallerin girmesiyle bir kabuk oluşumu görülür . * Vücutlarında E.R , mitokondrileri bulunur . Ayrıca golgi aygıtı , sentrioller , plastitler , kamçı ve siller buluna bilir . * Çoğunluğu ayrı yaşamakla beraber koloni oluşturarak ta yaşarlar. BESLENME * Protista alemi hetetrof ve ototrof türleri içine alır. Ototrof olanlar güneş enrjisini kullanarak inorganik maddelerden organik bileşik yaparlar. Kloroplast ve kromoplastlara sahiptirler. * Gilikozun nişastaya dönüştürülerek depolandığı PYRENOID adı verilen yapılar vardır.

5 Heterotroflar hazır besin alırlar
* Heterotroflar hazır besin alırlar . OSMOTROFLAR ve FAGOTROFLAR olmak üzere 2 ye ayrılırlar. * Osmotroflarda besin almak için özel organeller yoktur . Hücre zarından difüzyon ve pinositoz yolu ile olur. Fagotroflarda ise özel organeller vardır . Besinlerini süzerek veya büyük parçacıklar halinde yutarak alırlar. * Bazıları yırtıcıdır. KASILMA : Vücudun bükülme ve kısmen kasılma hareketleri sitoplazma içerisindeki miyofibril telcikleri ile meydana getirilmektedir HAREKET : Çeşitli şekillerde hareket ve yer değiştirme vardır . Bunlar yüzme , yavaşça kayma , aksopodları kullanarak yuvarlanma , peristaltik dalgalanma cirri adı verilen kıl şeklindeki bazı uzantıları kullanarak bir çeşit yürüme olarak gruplanır.

6 Genel olarak bir hücrelilerde yalancı ayaklar , kamçılılar ve silliler olmak üzere 3 tip hareket organelleri vardır. YALANCI AYAKLAR : Hücrenin geçici proptozlazmik uzantılarıdır . Lopopod , Filipod Reticulopod ve aksopod adını alırlar . KAMÇI VE SİLLER : Kamçı siller aynı temel yapıyı gösterirler . Her kamçı ve sil zarının uzantısı olan bir kılıfla kuşatılan ve hücre yüzeyinden dışarı doğru uzanan Miyotibrillrden oluşur. * Kamçı , genellikle bir tane veya az sayıda olur . Vücudun boyunda veya daha uzundur . Siller ise , çok sayıda olurlar ve genellikle vücuttan kısadırlar . DOLAŞIM : Dolaşım sistemi yoktur . Maddeler difüzyon ile taşınır . Belki bir anlamda , hücre içindeki endoplazmik retikulum , madde iletimini belirli bir kanal sistemiyle gerçekleştirdiği için en ilkel dolaşım sistemi olarak kabul edilebilir . SOLUNUM : Özel solunum organeli yoktur . Solunum hücre yüzeyi ile yapılır . Büyük çoğunluğunda aerobik solunum görülür .

7 KAMÇILILAR ( Flagalleta )
Bir veya daha çok buluna kamçılarıyla hareket ederler . Vücutlarına giren fazla suyu kontraktil kofullarla dışarı atalar . Dış yüzeylerine pelikula denir . Öglena gibi bazıları kloroplast taşımakta olup ototroftur . Kloroplast ile aydınlıkta fotosentez yapar . Karanlıkta besini dışardan alır . Tripanosoma adlı türü parazit olup , insanda afrika uyku hastalığı yapar . Nişasta ve gilikojenden farklı bir karbonhidrat depo ederler . Eşeysiz boyuna bölünerek çoğalırlar . Boşaltım ürünleri paramesyumla aynı . Amonyak ( NH3 ) ve karbondioksit ( CO2 ) hücre zarı ile su ( H2O ) kontraktil kofullarla atılır . Mastıgophora üst sınıfının üyeleri olan flagellatlar hareket etmekte kullanılan ve kamçı denen uzun sitoplazma uzantıları taşıdıkları için bu adı alırlar . Flagelletlar genellikle az çok oval yapıda olup kamçının çıktığı belirli bir ön uca sahiptir . Bazı flagellatlar besini , oluşturdukları psödopodlarla yutarlar ; diğerlerinde bir dereceye kadar ciliophorlarınkine benzeyen bir ağız ve yutak vardır .

8 Euglenalar klorofil içeren kloroplastlara sahip oldukları ve besinlerin çoğunu sentezledikleri halde hiçbir Euglena tümüyle kendi beslek değildir . Euglena ‘ nın sağlıklı kültürleri , ancak ortama amino asitlerin eklenmesi ya da asetat sağlanması ile elde edilebilir . Bunlar amino asitleri iki karbonlu bileşiklerden sentezlenebilir . Termitlerin ve bazı ağaç böceklerinin bağırsaklarında yaşayan flegallatlar çok fazla kamçıya ve çok özelleşmiş vücut yapısına sahiptir . Volvox gibi bazı flegallatlar kolonisel organizmalar şeklinde gelişmişlerdir . Koloni , kamçıların çarpması ile hareket eder . Bunlar üst üste yuvarlanırlar , fakat bir uç her zaman ileriye yönelmiştir . Hücreleri belli bir oranda özelleşmiştir . Ön uçtakiler ışığa duyarlı geniş benekleri vardır . Yalnız arka uçtakiler çoğalma özelliğine sahiptirler . Bazı flagellatlar parazittirler , çeçe sineği tarafından taşınan ve Afrika uyku hastalığına neden olan organizma bir parazitlik kamçılıdır . Volvox

9 ÖGLANA ( Euglenophyta )
Tek hücreli bir organizma olan Euglena ve buna benzer bazı organizmalar , hem bitkisel hem de hayvansal özellikler gösterdiğinden sınıflandırmaları oldukça güçtür . Mavi – Yeşil alglere oranla daha iyi gelişmişlerdir . Çünkü bunlarda kolayca boyanabilen belirli bir çekirdek vardır ve klorofil tanecikler halinde dağınık değil , tıpkı ileri bitkilerde olduğu gibi kloroplastlar içine yerleşmiş olarak bulunur . Kamçının dışında selüloz bir çeper bulunmaz . Kamçının dibine yakın bir yerde gırtlağa benzer bir geçet ve kırmızı pigmenti bir göz noktacığı bulunur . Göz noktacığındaki pigment astaksantin olup yalnız krustaselerin bünyesinde vardır . Kaynatılmış istakozun kırmızı rengini veren işte bu maddedir . Üreme genellikle eşeysizdir , bazen eşeyli üremede gözlenir . Euglena bol miktarda klorofil taşıdığı halde yalnız fotosentez yaparak yaşamını sürdüremez . Örneğin : Yalnız inorganik tuzları içeren bir ortama konulduğunda yaşayamaz fakat ortama az miktarda amino asitlerde verilecek olursa iyi gelişir .

10 Hayvanlar karbonhidratları çoğunluk glikojen halinde , bitkiler ise nişasta halinde depo ederler ; Euglenoidler ise karbonhidratları paramilum halinde depo ederler ki bu madde kimyasal bakımından hem glikojen hem de nişastadan farklıdır . Hem bitki hem hayvan özelliklerini karışık olarak içeren eulenoidler , henüz bitki ve hayvan ayrımı gerçekleşmeden önce ve ilkel ototrofların heteroflardan evrimleştiği sırada meydana gelen ilkel canlıların nelere benzeye bileceği konusunda bize bir fikir verir . Aslında bu organizmaların hayvan , bitki yada protista olarak nitelendirilmesi yalnızca bir tanımlama işidir . Euglena

11 KÖKAYAKLILAR ( Rhizopoda ) AMİP
Belirgin şekilleri yoktur . Besin ve hareketini yalancı ayaklara ( Pseuodopod ) sağlarlar . Sularla ve nemli topraklarda yaşarlar . ( tatlı sularda ) Hetetrofturlar . Besinleri daha çok hücre içindeki besin kofullarında sindirir . Bazıları parazit olup , insanda amipli dizanteri hastalığına sebep olur .

12 Eşeysiz , ikiye bölünerek çoğalırlar .
Kötü ortam şartlarında şeklini değiştirir ve dış kısmından koruyucu bir örtü ile sarılarak kist oluşturur . Ortam şartları düzelince kist erir ve eski haline gelir . Amobea proteus ‘ un vücudu bir çekirdek ve sitoplazmik organelleri bulunan saydam , çıplak , jelatinimsi sitoplazma kütlesinden ibarettir . Çekirdek genelde merkezdedir ama hayvan hareket ettikçe sitoplazma içinde yer değiştirir . Amipsel hareket bir yüzme şekli olmayıp bir sürünme hareketidir . Hareket edilmesi için hücrenin bir zemine tutunması şarttır . Amipsel hareketin mekanizması hakkında bazı teoriler olmakla birlikte hiçbir günümüzde bile tamamiyle kabul edilmiş değildir . En çok kabul gören “ hidrolik- kontraksiyon “ sıvısal şekil değiştirme teorisidir . Her hareket tipi hakkında bilgiler arttıkça çeşitli temel benzerlikler olduğu görülür . Aynı şekilde hareket eden ve hepsi aktomiosin benzeri moleküllerle ilişkilidir . Bunlarla ilgili ortak nokta ise hepside hareket için gerekli olan enerji kaynağı alan ATP ‘ yi kullanırlar . Yalancı ayaklar aynı zamanda besin yakalanmasında kullanılır .ç yutulmuş olan besin ; Besin kofulu tarafından çevrilir ve çevreleyen sitoplazma asit ve sindirim enzimleri salgılar . Sindirim işlemi ilerledikçe ; Besinler ve su besin kofulu tarafından absorbe edilir ve sonra besin kofulu büzülür . Sindirilmeyen kalıntılar vücuttan atılır ve amip hareketlendikçe geride bırakılır .

13 Amipler ve diğer protozoanlarda gaz alışverişi çok basit bir işlemdir
Amipler ve diğer protozoanlarda gaz alışverişi çok basit bir işlemdir . Çünkü bunlar sıvı bir çevrede yaşarlar , difüzyon yoluyla O2 alıp , CO2 verirler . Boşaltımda aynen basit bir şekildedir . Bir çok protozoa ‘nın kontraktil kofulu vardır ya da çevredeki sitoplazmadan düzenli olarak su alan ve çevreye boşaltan su atıcı keseler vardır . Eğer bu yapılar olamasaydı amipler de tıpkı bizim kan hücrelerimizin tatlı suya bırakılmasında olduğu gibi kısa zamanda şişip patlardı . Okyanusta “ FORAMİNİFERA “ denen trilyonlarca amipsi protozoa vardır . Bu organizmalar çok odacıklı tebeşirimsi bir kabuk salgılar ve delikli yerlerden yalancı ayaklarını dışarı uzatırlar . Bu organizmaların ölü olanları okyanus dibine çökerek , gittikçe tebeşire dönüşen gri bir çamur oluştururlar . DOVER ‘ ın beyaz kayalıkları foraminifer fosilleri tarafından bu şekilde oluşturulmuştur . Entamoeba Amoeba

14 HASTALIK YAPICI PROTOZOOLAR VE ETKİLERİ
SARCODINA =KÖK BACAKLILAR : Amipler İnsanda amipli dizanteriye , bazen de karaciğer , akciğer , beyin , dalak ve deri gibi organ ve dokularda amip abselerine neden olur . Bu amip türü lağım sularının içme suyuna karışması ve sulamada kullanılması , yahutta insan dışkısının gübre olarak kullanılması suretiyle yetiştirilen sebzelerin çiğ yenilmesi sonucunda “ Kist “ halinde ince bağırsağa , oradan da “ Trofozoit “ olarak kalın bağırsağa geçer . Burada enzimler çıkararak hücrelere zarar vermek suretiyle derin ülserlerin oluşmasına ve kanlı ishalle kendini belli eden amipli dizanteriye neden olur . TRFOZOİT : Bir hücrelilerin beslene , büyüyen , çoğalan ve hareket edebilen normal haldeki fertlerine denir . Doğada serbest olarak yaşayan amip türü . Sulu ortamda iki kamçılı şekiller meydana getirir . Diğer ülkelerde tatlı sularda yüzmeyi takip eden bir hafta içinde beyin iltihaplanmalarına neden olduğu bilinir . Ateş , başağrısı ense sertliği , bulantı ve kusmayla hızlı ilerler . Hemen daima öldürücüdür .

15 MASTIGOPHORA = KAMÇILILARRIN YAPTIĞI HASTALIKLAR
Kamçılıların bir kısmı sindirim yoluyla insana bulaşır . Mesela on iki parmak bağırsağında çoğalan parazit yağda eriyen vitaminlerin emilmesini önler . Genelde çocuklarda görülür . Bulantı , kusma , ishal , kilo kaybı ve baş ağrısına neden olur. Diğer bir çeşidi de ağız temizliğine önem vermeyen kimselerde ağız boşluğunda hastalık yapmadan yaşar . Bakteri ve ölü hücrelerle beslenir . Trichomonas Vaginalis isminden de anlaşıldığı üxere insandan insana cinsel ilişkiyle bulaşır . Vajina , üretra ve prostata yerleşir . İltahabik reaksiyonlara sebebiyet verir . Trichomonas

16 Tatarcık sinekleri tarafından insana bulaştırılan bir diğer çeşidi de “ Kara humma “ ya neden olur . Bu vakalarda ateş , gece terlemeleri , karın ağrıları , bağırsakta ülserler , bulantı ve kusma görülür . Dalak hızla büyür , lenf bezleri şişer , kansızlık artar , deri esmerleşir . Akut vakalarda birkaç haftada , kronik vakalarda 1-3 yılda ölüm gerçekleşir . Tatarcık sinekleri ayrıca bir başka parazit daha insana bulaştırırlar . “Şark ve Halep çıbanı “ şeklinde güneydoğu anadolu bölge insanında görülür . Trypanosoma adında bir cins vardır . Trypanosoma Gambiense adıyla bilinen kamçılı çeçe sinekleri tarafından insana bulaştırılr . İnsanda Gambiya uyku hastalığına neden olur . Çeçe sineğinin sokmasıyla , hastalık ilerledikçe ; Baş , sırt , karın ve eklemlerde ağrı hali olur . Boyun arkası , çene altı ve kasıklardaki lenf bezleri şişer . Son dönemlerinde merkezi beyin iltihaplanmalarıyla beraber devamlı uyku hali ve ölümle sonuçlanır . Leishmania Trypanosoma

17 SPORLULAR ( Sporozoa ) Plazmodyum
Özel bir organelleri yoktur . Hepsi parazit olarak yaşar . Sporlarla ürerler . Bir plazmodyum çeşidi olan sivrisinekten insana geçerek sıtma hastalığına sebep olurlar . Plazmodyumun hayat devri insan ve dişi anofen cinsi sivrisinekte bulunur . Bu parazi,t insanda eşeysiz olarak çoğalır , dişi sivrisinekte eşeyli olarak çoğalır . Eşeysiz üremenin , eşeyşi olarak takip edilmesine döl alması ( Döl değişimi ) denir . Spor Hücresi Microspora

18 SİLLİLER ( Cilliata ) Kiprikliler
Paramezyum ( Terliksi hayvan ) Hareketini ve besin teminini sillerle yaparlar . Tatlı su ve denizlerde yaşarlar . Fazla suyu dışarı atan özel boşaltım organeli kontraktil koful var .

19 Hetetrot olarak beslenirler
Hetetrot olarak beslenirler . Besinler besin kofulu şeklinde yutaktan hücreye girer ve hücre içinde sindirilir . Atıklar boşaltım açıklığından ( Anüs ) dışarı atılır . Boşaltım ürünü olarak hücre zarından NH3 , CO H2O ise kontraktil kofullarla atılır . Dış yüzeylerine pelikula denir . Pelikula hücrenin şeklin korunmasını sağlar . Pelikulada sil veya kirpik denilen uzantılar bulunur . Bunlar hareketi sağlar . Pelikulanın iç kısmında yakıcı siller olan trikasistler avı uyuşturarak kolayca yakalanmasını sağlar . Savunmada görev alır . Eşeysiz enine bölünerek çoğalır . Eşeyli konjugasyonla çoğalır . Büyük çekirdek eşeysiz üreme ve metabolizma olaylarını kontrol eder . Küçük çekirdek eşeyli üremede görev alır . Protozoa ‘ nın ikinci ana grubu ciliophora alt filumudur . Bunlar hücre içindeki çekirdeğin iki ayrı tipte olmasıyla , hücrenin dış çeperindeki kirpiklerin varlığı ile ve konjugasyon tipindeki üremeleriyle tanınır . Siliatlar tipik olarak serbest – yaşamlı ve hetrotrofiktirler .

20 Spirotrichia ‘ da kirpikler tipik olarak birbiriyle kaynaşıp zar haline dönüşmüştür . Ve ağız etrafında saat yönünde bir spiral mevcuttur . Paramecium ‘ un değişik türlerinin boyları 0,1 – 0,3 mm arasında değişir . Vücut ön tarafta yuvarlaşıp kütleleşir , orta kısmın hemen arkası en geniş yeridir ve arkaya doğru incelmiştir . Paramecium ‘ un çarpan kirpikleri hızlı bir şekilde yüzmesini sağlar . Kirpiksel hareket çok çabuk olduğu için incelenmesi de güçtür . Saniyede 4000 kadar poz çekilebilen hızlı sinema makinelerin gelişmesi ile kirpiksel hareketin oluşumu çözümleme olanağı sağlanmıştır . Böylece kirpiksel hareketin kirpiklerin kökünden ucuna kadar hareketli spiral bir dalga ile oluştuğu ortaya çıktı . Kamçı ve kirpiklerin ince yapıları ve biyokimyasal bileşimleri bakımından temelden benzer oldukları bilinmektedir . Son araştırmalar , bunların hareketlerinin oluşumu bakımından da benzemediklerini göstermiştir Paramaecium ‘ ların gözle görülebilen fotoreseptörleri yoktur . Fakat bazı koşullarda bir ışık kaynağına doğru yaklaşır ya da uzaklaşır . Paramaecium ‘ un belirli trikosistleri saniyenin binde biri kadar zamanda dışarıya atılabilir .

21 Trikosistler siliatı bir yere bağlamakta , avını yakalamasında ya da korunmasında kullanabilir . Bazı trikosistlerin sitotoksin içerdikleri görülür ; bu madde siliatların avı olan diğer protozoaların ve rotiferleri paralize edebilir . Paramaecium ‘ ların her ikisi birden çalışında yarım saat içinde vücudun toplam hacmine eşit hacimde suyu boşaltabilen iki kontraktil kofulu vardır . Buna karşın , insan kendi vücut hacmine eşit miktardaki suyu yaklasış 3 haftada boşaltır . Vorticella Vorticella

22 Bir parameciumda , besini alan ve içinde sindirimin yapıldığı vakuolleri oluşturan sabit bir yutak vardır . Artık maddeler vücudu belli bir noktada , analpar ( Sitopig ) den terk ederler . İyi beslenmiş parameciumlar bir günde dört ya da daha çok bölünerek çoğalırlar ve populasyon büyümesini yöneten yasaların incelenmesinde ideal örneklerdir . Bu çalışmalar insan populasyonlarının büyümesinin anlaşılmasında yardımcı olmuştur . Entodinium Paramecium

23 Hücreleri amipsi şeklinde ve çepersizdir .
CIVIK MANTARLAR Yeşil olmayan bitkilerin 3 büyük grubunu oluşturan bakteriler , cıvık mantarlar ve gerçek mantarlar klorofil eksikliği nedeniyle heterotrofik beslenme yapmak zorunda olması dışında çok az ortak özelliğe sahiptirler . Cıvık mantarlar çürümekte olan yaprak ve kerestelerin sümüksü kütlesi üzerinde bulunan ilginç organizmalardır . Amiplerde olduğu gibi yalancı ayak şeklindeki uzantılarla hareket ederler . Belirgin şekilleri olmayıp , çok çekirdeklidirler , hücre duvarları yoktur . Hücreleri amipsi şeklinde ve çepersizdir . Islak ve nemli yerlerde , ağaç gövdelerinde yaşarlar . Koloni oluşturarak , geniş alana yayılırlar . Çoğu safrofit , bazıları parazittirler . Saplı sporlarla ürerler . Saprolegnia spp. Phytophthora infestans Plasmopara viticola

24 BİR HÜCRELİ ALGLER : Gerçek kök , gövde , yaprak bulunmaz . Çok hücrelilerdir . Fotosentez yaparlar . Hepsinde kloroplast ve çeper bulunur . Sularda yaşarlar . Çoğu kamçılıdır . Serbest hareket ederler . Eşeyli ve eşeysiz olarak ürerler . Bitkisel planktonları ( fitoplanktonlrı ) oluştururlar . YEŞİL ALGLER ( Chlorophyta ) Yeşil alg hücresinde çekirdek zarıyla çevrili belirli bir çekirdek vardır . Kloroplastları içinde klorofil a , b , karoten ve ksantofil gibi pigmentler yerleşmiştir . Besin nişasta halinde depo edilir ve selüloz çeperleri vardır . Gonium spp. Ulothrix spp. Pandorina spp.

25 Yeşil alglerin bazı türleri hareketsiz olmakla birlikte çoğunda kamçı bulunur . Üreme hücre bölünmesi ya da sporla yani eşeysiz olabildiği gibi gametlerin birleşmesi halinde yani eşeyli olabilir . Ulva lactuca (deniz marulu) Acetabularia spp. Chlamydomonas spp.

26 Yeşil alglerin birkaç türü karasal olup ağaçların , kayaları ve binaların gölgeli ve nemli taraflarında yaşarlar. Bazı türleri kar ve buz üzerinde yaşamaya adepte olmuşlardır ki bu türler klorofilden başka birde kırmızı lekeler meydana getirirler . Scenedesmus spp. Volvox spp. Pediastrum spp.

27 SARI – KAHVERENGİ ALGLER ( Chrysophyta )
Besinlerini nişasta olarak değil , daha çok polisakkarit lökozin ve yağ olarak depo ederler . Bir inanışa göre petrol , geçmiş jeolojik devirlerde yaşamış diatomelerin bünyesindeki yağdan oluşmaktadırlar . Ectocarpus spp. Fucus spp. Dictyota spp.

28 Bunlar , fotosentez yapan oldukça önemli organizmalardır
Bunlar , fotosentez yapan oldukça önemli organizmalardır . Dünyamızda sentezlenen bütün organik maddenin yaklaşık 3 /4 ‘ diatomeler ve dinoflagellatlar tarafından gerçekleştirilmektedir . Emiliania huxleyi Arkhangelskiella spp. Coccolithus pelagicus

29 DİNOFLAGELLATLAR ( Pyrrophyta )
* Bunların hepsi iki kamçılı ve hareketlidirler . Bunlar okyanuslarda fotosentez yapan çok önemli organizmalardır . * Bunları bazı türleri omurgalılar için zehirlidirler . Bu zehirli türler kümeleştikleri zaman bölgede yaşayan balıkların ölümüne neden olurlar . Dinoflagellatların bazı türleri de midyeler tarafından besin olarak kullanılır .Midyeler genellikle yemiş oldukları dinoflagellatlardan pek zarar görmezler fakat böyle midyelerden birkaçını yiyen insan bazen ciddi tehlikelerle karşılaşabilir . Noctiluca spp.

30 ESMER ALGLER ( Phaeophyta )
Çok hücrelidirler , büyüklükleri değişik olup bazen 100 metreyi bulan dev formları da vardır . Bunlar öteki algler içinde hem en iri hem de en kaba yapılı alanlarıdır . Algin , jelleşme ve koyulaşma özelliğine sahip olduğundan büyük ölçüde dondurma yapımında kullanılır . Algin bu özelliği sayesindedir ki dondurmacılar , daha az gerçek krema kullandıkları halde çok lezzetli ve yumuşak kremalı yiyecekler hazırlarlar . Ayrıca ; diş macunu , şekerleme , krem ve kozmetikte kullanılır ( ALGİDA )

31 KIZIL ALGLER ( Rhodophyta )
Kırmızı gracilaria özütlenen agar , bakteriler için kültür ortamı hazırlamasında kullanılır . Agar ayrıca hamur işlerinde ve konservecilikte de yaygın olarak kullanılır . Chondrus spp. Porphyra spp. Gracilaria spp.


"PROTİSTA ALEMİ   Protista Alemi bir hücreli ve çok hücreli fotosentetik algleri , çok çekirdekli ya da çok hücreli Hetetraf cıvık mantarları , serbest." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları