Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Projenin adı: Yaşayan Kütüphane Projenin özeti: Yaşayan Kütüphane, tam anlamıyla normal bir kütüphane gibi çalışmaktadır. Okuyucular gelirler ve bir kitabı.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Projenin adı: Yaşayan Kütüphane Projenin özeti: Yaşayan Kütüphane, tam anlamıyla normal bir kütüphane gibi çalışmaktadır. Okuyucular gelirler ve bir kitabı."— Sunum transkripti:

1 Projenin adı: Yaşayan Kütüphane Projenin özeti: Yaşayan Kütüphane, tam anlamıyla normal bir kütüphane gibi çalışmaktadır. Okuyucular gelirler ve bir kitabı belirli bir süre için ödünç alırlar. Kitabı okuduktan sonra kütüphaneye iade ederler ya da isterlerse kitabın süresini uzatabilirler ya da başka bir kitap ödünç alabilirler. Yaşayan Kütüphane ile normal bir kütüphane arasında tek bir fark vardır: Yaşayan Kütüphane’de kitaplar insanlardır ve kitaplar ile okuyucular kişisel bir diyalog içerisine girerler. Yaşayan Kütüphane’de bulunan kitaplar sıklıkla kendilerine karşı önyargı beslenen ve yoğun olarak ayrımcılık ve sosyal dışlanmaya maruz kalan gruplardan belirlenir. Kütüphanenin “okuyucusu” kendi önyargıları hakkında konuşmak isteyen ve bu deneyim için maksimum 45 dakikasını ayırabilecek olan herhangi bir birey olabilir. Yaşayan Kütüphane’de kitaplar sadece konuşmakla kalmayıp, okuyucunun sorularını da cevaplayabilir ve kitaplar da soru sorarak kendilerine yeni öğrenme noktaları çıkarabilir. Yaşayan Kütüphane, genellikle, birçok insanı bir araya getiren festival, şenlik benzeri etkinliklerde uygulanır. İlk Yaşayan Kütüphane 2000 yılında Danimarka’da Roskilde Festivali’nde kurulmuş, bugüne dek 10’un üzerinde ülkenin gençlik şenliklerinde tekrarlanmıştır. Türkiye’de ise ilk olarak Gençlik Çalışmaları Birimi ve Toplum Gönüllüleri Vakfı ortaklığında 2007 yılında Barışarock Festivali’nde ve 2008 yılında Gepgenç Festival’de uygulanmıştır. Yaşayan Kütüphane, 2003 yılından beri Avrupa Konseyi’nin İnsan Hakları ve Toplumsal Bütünlük için Gençlik programının parçasıdır. Projenin arka planı: Çeşitli özellikleri ile birbirlerinden farklı olan bireylerin aynı toplumun parçası olmaları ilk bakışta son derece doğal algılansa da, farklılıklara ayrımcı tepkiler ve uygulamalarla yaklaşılması önemli bir sorun olmaya devam ediyor. Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı’nın 2007’de Avrupa Parlamentosu’na sunduğu rapora göre, bu konuda veri toplayan 11 AB üyesi ülkenin 8’inde ırkçı suçlarda artış söz konusu. Sadece İngiltere ve Galler Bölgesi’nde bir yılda 170binin üzerinde ırk ayrımı temelli vaka yaşandığı tahmin ediliyor. Türkiye’de de benzer bir tabloyu görmek mümkün. Bu konuda sistematik olarak veri toplanmadığı için, ayrımcılık temelli olayların sayısını veya artıp artmadığını söylemek olanaklı değil; ancak bilhassa son yıllarda günlük yaşama girerek neredeyse göze görünür hale gelen bir milliyetçilikten ve buna bağlı olarak –etnik nitelik taşımasa bile- bireysel farklılıkları reddeden toplumsal bir tutumdan söz edilebilir. Ancak farklılıkları reddeden bir toplum, küreselleşen dünyanın birçok ülkesinin olduğu gibi, Türkiye’nin gerçeklerine de uyum sağlayabilmekten uzak. İçinde bulunduğu coğrafi konumun da bir getirisi olarak Türkiye, bugün de tarih boyunca olduğu gibi, farklı kültür ve medeniyetlerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Bu etnik ve kültürel çeşitliliğe, sosyo-ekonomik farklılıklar da eklendiğinde oldukça renkli bir yelpaze yaratıyor ve toplumun tüm fertleri gibi gençler de, düşünce ve tavırları ile bu renkliliği taşıyor. Bu renkliliğin insan ilişkilerindeki yansıması her zaman olumlu olmuyor. Farklılıklar, bireyler tarafından kimi zaman zenginlik olarak değil de bir sorun gibi algılanıyorlar. Bilgi toplumu olmanın beraberinde getirdiği gittikçe karmaşıklaşan ve değişken bir yapıya sahip olan sosyal ilişkiler, insanlar arası ilişkilerde giderek artan bir parçalanmaya yol açıyor ve böyle bir ortamda bireyler “bilinmeyen”i tanımak ve iletişim kurmak için oldukça az zaman ve fırsat bulabiliyorlar. Bu da “bilinmeyen”i henüz tanımadan önyargıların gelişmesine ve bu tutumların davranışlara yansıyarak hızla yayılmasına ve genel geçer kabullere dönüşmesine sebep oluyor. Böyle bir toplumsal çerçevede, Yaşayan Kütüphane Projesi, ziyaretçilerine “yabancı” olan ile kişisel, özel ve yapılandırılmış bir alanda iletişim kurma fırsatı sunuyor. Yaşayan Kütüphane’de, önyargılarla yaklaşılan ve ayrımcılığa uğrayan gruplardan seçilen “kitaplar”, okuyucularla kişisel bir diyalog geliştirme alanı buluyorlar. Türkiye’nin 1949’dan beri üyesi olduğu Avrupa Konseyi, Yaşayan Kütüphane’yi, 2003 yılında başlatmış olduğu Toplumsal Bütünlük ve İnsan Hakları için Gençlik Programı’nın bir parçası olarak ele alıyor. Programın felsefesi, insan haklarının sadece yasal dokümanlar ile korunamayacağı ve her birey tarafından savunulmasının önemine dayanıyor. Bunu gündeme getirmek ve insanların kendi insan hakları ve diğer insanların hakları üzerinde düşünmelerini sağlamak için genel kamuoyunun farkındalığını arttıracak etkinliklerden biri olarak Yaşayan Kütüphane öne çıkıyor.

2 İşte bu ‘farkındalığı’ arttırmanın yolu da bu projeyi olabildiğince yaygınlaştırmaktan geçmektedir. Eskişehir ise bu proje için pilot bölgelerden biri sayılmaktadır. Çünkü yoğun bir üniversite kültürünün yaşandığı ve Eskişehir yereline özel toplumsal değerlerinin yaşandığı ve korunduğu yegane şehirlerden biridir. Yani bütün kültürel değerlerin bir arada yaşandığı ve ayrıca kendi yereline ait değerleri de yaşatıp korumaya çalışıldığı bir yer olduğundan burası etnik mesleki yaş ırk dini kültürel değerlerin bulunduğu bir kent panayırıdır. Bu proje için ise bu özellikleriyle en ideal kenttir. Yaşayan Kütüphane Türkiye’de ilk olarak Toplum Gönüllüleri Vakfı ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Gençlik Çalışmaları Birimi tarafından Ağustos 2007’de Barışarock Festivali’nde ve Nisan 2008’deki Gepgenç Festival’de uygulandı. İki uygulamada kütüphane, toplam beş gün boyunca saatleri arasında okuyucularını ağırladı; öğle araları dışında toplam 30 saat boyunca açık kaldı. Her iki festivalin toplamında 1134 “okuma” gerçekleşti. Yaşayan Kütüphane’nin Türkiye’deki bu ilk uygulamaları, hem kitaplar hem de okuyuculardan çok olumlu geri bildirimler aldı. Yapılan izleme ve değerlendirme çalışması sonucunda, okuyucuların en çok, yaşadıkları gerçeklik hissini çarpıcı buldukları ortaya çıktı. Okuyucular, yüz yüze, insan insana konuşarak iletişime geçmenin çok anlamlı ve heyecan verici olduğunu vurguladılar. Yaşanan deneyimin çarpıcılığı, başka sivil toplum kuruluşlarının da benzer “Yaşayan Kütüphane”ler kurmaya karar vererek Toplum Gönüllüleri Vakfı ve Bilgi Üniversitesi Gençlik Çalışmaları Birimi’nden destek talep etmelerine vesile oldu. Bu noktada, Yaşayan Kütüphane’yi bir model olarak faklı gençlik örgütlerinin bilgisine sunmak ve yaygınlaşması için zemin yaratmak önem kazanıyor. Türkiye genelinden birçok farklı grup ve STK’nın katılacağı Barışarock Festivali, bu etkili uygulamayı daha fazla gençle buluşturmak ve daha fazla gençlik örgütünün bilgisine sunarak yaygınlaştırmak için önemli bir fırsat sunuyor. Projenin amaç ve hedefleri: Yaşayan Kütüphane” modelinin amaçları: _ Kişilere ve gruplara karşı ayrımcılığa yol açan önyargılarla ilgili farkındalık yaratmak ve farklılıklar ile bir arada yaşama kültürünü geliştirmek; _ Normalde birbirleri ile konuşma fırsatı olmayan kişiler arasında yapıcı bir kişilerarası diyalog için ortam sağlamak; _ İnsanları bir araya getirmek, birbirlerini anlamaya teşvik etmek ve onların insan toplulukları içindeki yaşamları ile baş etmelerine destek olmak; _ Barış içinde beraber yaşam alanlarını geliştirmek, insan onuruna yönelik karşılıklı ve itinalı olarak saygı göstermelerini sağlamak amacı ile insanları birbirine yaklaştırmaktır. Proje uygulama yeri: tahmini yerler: adalar Migros önü, adalife otel lobi yada adalardaki diğer projelerin yapılacağı alana yakın bir cafe, Eskişehir Projeden beklenen sonuçlar: 1 gün boyunca toplam 6 saat 21 kitabı okuyucularla buluşturmak. 120 üzerinde ‘okuma’ gerçekleştirilmesi 180in üzerinde kişiye doğrudan ulaşılması

3 Proje etkinlikleri: 1. Proje Ekibinin Oluşturulması Proje danışmanlarının belirlenmesi Kütüphane gönüllülerinin belirlenmesi 2. Kütüphanenin Oluşturulması Kitap başlıklarının belirlenmesi Kitapların projeye katılımlarının sağlanması Kütüphane katalogunun hazırlanması Alanın kurulması, kurulum için gerekli lojistiğin sağlanması Etkinliğin açılışının yapılması Günlük değerlendirme toplantıları Etkinliğin kapatılması ve alanın toparlanması 3. İletişim Web sitesi tasarımı ve uygulaması Tanıtım malzemelerinin tasarım, üretim ve dağıtımı 4. İzleme & Değerlendirme Kütüphanenin yarattığı etkiyi ölçmek için mevcut araçların uygulanmasının takibi Sağlanan verinin değerlendirilerek yorumlanması ve raporlanması 5. Proje Koordinasyonu Koordinasyon toplantıları Tüm diğer proje faaliyetlerinin yürütülmesi, takibi ve raporlaması Proje sonuç raporunun hazırlanması Proje hazırlanma süresi:3 ay Proje uygulama süresi: 1 gün Proje zaman planı: Proje ekibinin oluşturulması şubat mart Kitap başlıklarının belirlenmesi ve katalog oluşturma şubat mart Kütüphanenin kurulması mayıs İletişim sitesi - web sitesi tasarımı ve uygulanması şubat mayıs haziran İletişim-tanıtım malzemeleri tasarımı ve üretimi nisan mayıs haziran İzlem&değerlendirme mayıs haziran Proje koordinasyonu şubat mart nisan mayıs haziran Proje kitap listesi: şizofren, Engelli, Gey, Lezbiyen, Biseksüel, Alevi, Roman, Hristiyan, Politikacı, Kürt, Ermeni, H iv+, Feminist, Eski uyuşturucu bağımlısı, Eski hükümlü, Yahudi, Arap, Siyah, Psikolog

4 Proje gönüllüleri: Proje sorumlusu: Hücrem Akkaya Gönüllüler: henüz isimleri yada iletişim adresleri elimde olmayan 26 gönüllüde bulunmaktadır, Burak Açık Azime Burcu Solak Hüseyin Çiçekçi Duygu İşcen Burcu Bekdaş Harun Çakır (Osmangazi) Aylin Kızıl Aygün Al Hülya Demirkol Arzu Piral fizik Erdinç Anay Merve Göksu Burcu Taner Tuğba Yektaş Esra Dağtekin Nihan Turalı Çiler Kayabaşı Birdane Çetin

5 Masraf Kalemi Açıklama / Hesaplama Beklenen Tutar Nereden Karşılamayı Planlıyorsunuz? UlaşımŞehir dışından gelecekler için 500 TLAyni ve nakdi sponsor KonaklamaŞehir dışından gelecekler için 1000 TLAyni ve nakdi sponsor YemekKahvaltı, öglen ve akşam, içecek çeşitleri ve atışmak için kurabiye çeşitleri 200 TLAyni ya da nakdi sponsor desteği Diğer (Telefon, posta vb) Kitaplara harcırah(30 TL), 700 TLAyni ve nakdi sponsor desteği

6 Tahmini tutar TL TOPLAM BÜTÇE:Tahmini 15 bin tl Proje gerekli malzemeOkuyucu kartı(500 adet), 70 m2 Çadır, afiş,30ar 2 renk tişört, 3oo adet değerlendirme formu, 500 adet broşür, 60 adet yaka kartı,3 adet açılır kapanır 1 tane büyük masa6 minder, 4o adet sandalye, 5 adet kitap katalog listesi, poster, alınlık, kütüphane kartları(300 tane),sonuç kitapçığının basımı, çadır kurumu alana ulaşım, çadır kurumu, sökümü, sağlık ve temizlik giderleri( peçete vs., çadır içi ışık sistemi, 3 tane dolap( malzemeleri yerleştirmek için), çoklu priz( 4-5 tane), vantilatör, sebil, ilk yardım çantası, gazete dergi, çamaşır ipi, boş cd(30 tane), kamera, fotoğraf makinesi ve bol sayıda pil ve şarz aleti, yere serilecek malzeme( halıfleks vs),


"Projenin adı: Yaşayan Kütüphane Projenin özeti: Yaşayan Kütüphane, tam anlamıyla normal bir kütüphane gibi çalışmaktadır. Okuyucular gelirler ve bir kitabı." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları