Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ÇOCUK RUH SAĞLIĞI SORUNLARI Yrd. Doç. Dr. Şeyda Ökdem SDF II Dersi Ekim 2014.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ÇOCUK RUH SAĞLIĞI SORUNLARI Yrd. Doç. Dr. Şeyda Ökdem SDF II Dersi Ekim 2014."— Sunum transkripti:

1 ÇOCUK RUH SAĞLIĞI SORUNLARI Yrd. Doç. Dr. Şeyda Ökdem SDF II Dersi Ekim 2014

2 Okul Korkusu Çocuklar okula gidecekleri gün akut bir anksiyete içinde uyanır. Genellikle sorun çocuk okula gitmeden başlar ve evde kalırsa geçer.

3 Belirtiler Bulantı, Kusma, İştahsızlık, Karın ağrısı, Baş dönmesi, Baş ağrısı gibi çeşitli somatik şikayetleri vardır.

4 Nedenleri Çoğunlukla sinirli bir öğretmen, Sınavda başarısızlık korkusu, Kendine iyi davranmayan bir arkadaştan korku Temelinde: Kendisi için önemli olan bir kişiden ayrılma korkusu

5 Aileyi Bilgilendirme Çocuğun korkuları gerçek olduğundan için ona bu korkuları için, saygı gösterilmesi gerektiği Çocukların çoğunun olgunlaştıkça ve öğrendikçe korkularını yeneceği, Çocuğun korkularının üzerine yavaş yavaş gitmesine izin verilmesi gerektiği,

6 Aileye; çeşitli yaş gruplarında çeşitli korkuların olabileceği, çocuğun korkuları konusunda ve bununla baş etme becerilerinin geliştirilmesi, çocuğa güvenli ve destekleyici bir ortam sağlanması konusunda ailelere rehber olunmalıdır.

7

8 Devamı Terapi görmeye devam etmesine rağmen durumunda ilerleme olmamış. Elektrolit dengesizliği, dehidratasyon ve diğer nedenlerle hastaneye yatırılmış. Uyuma bozukluğu, depresyon, gastrik şikayetleri gibi nedenlerle bir çok ilaç tedavisi uygulanmış. Stacia, 25 yaşında 31 kg ağırlıkla ex olmuş.

9 ÇOCUKLARDA DİKKAT EKSİKLİĞİ BOZUKLUĞU VE HİPERAKTİVİTE

10 İÇİNDEKİLER Etiyolojisi ve Patofizyolojisi Belirtiler Diagnostik Testler Tedavi Okul İçin Öneriler Hemşirelik Yaklaşımları

11 DİKKAT EKSİKLİĞİ- HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dikkat bozukluğu, dikkat eksikliğini de içeren gelişimsel olarak uygun olmayan davranışlarla karakterize olan santral sinir sistemindeki değişikliklerdir. Bu bozukluğa hiperaktivite de eklenirse buna “dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu” denir.

12 DEHB Okul çocuklarının %4-12 sini etkilemektedir. Erkek çocuklarda kızlara göre 4 kat daha fazla görülmektedir. Bazı belirtiler aynı olmakla beraber adölesanları ve yetişkinleri de etkilediği bilinmektedir. Türkiye’de prevelansın %5 olduğu saptanmıştır.

13 HİPERAKTİVİTE Hiperaktivite: karışık ve amaçsız hareket anlamına gelmektedir.

14 Etiyolojisi ve Patofizyolojisi Kafa travması Kurşun ve civa zehirlenmesi Annenin gebeliğinde alkol veya tütüne maruz kalması Preterm doğum, Plesanta fonksiyonunda yetersizlik ve yetersiz oksijenlenme Konvülsiyonlar Aile dinamiği (stress, fakirlik) ve çevresel faktörler Genetik faktörler

15 Etiyolojisi ve Fizyopatolojisi-2 Kötü beslenme Çok fazla televizyon karşısında kalma Katkı maddeleri içeren besinler ??

16 Belirtiler Dikkatte azalma ve motor aktivitelerde artış söz konusudur. Semptomlar hafif düzeyden şiddetli duruma kadar değişiklik gösterebilir. Bozukluğa genellikle gelişimsel öğrenme bozukluğu da eşlik eder.

17 Belirtiler - 2 Çocuklar genellikle işleri tamamlada zorluk çeken, yerinde duramayan, görültücü ve başkalarını rahatsız eden özellikler taşırlar. Uyku problemleri yaygındır. Sosyal ilişki kurmada ve devam ettirmede zorluk çekerler. Bu da çocukların anksiyetelerini daha da fazla arttırır ve düşük benlik algısı geliştirebilir.

18 Belirtiler - 3 En erken 3 yaşında tanımlanabilir. Ebeveynler çocuklarının bebeklik dönemini huysuzluk, huzursuzluk, uykusuzluk belirtileriyle “güç bebek” olarak tanımlar. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu 3 alt grupta ele alınmaktadır. Bunlar: )karışık tip )dikkatsiz tip (dikkat sağlayamama) )hiperaktif tip

19 Diagnostik Testler Düşük veya yüksek IQ puanı olan çocuklar entellektüel yetilerine uyumsuz okul ortamlarına yerleştirildiklerinde dikkatsizlik belirtileri sık gözlenebilir. Olası durumlarda spesifik tanı kriterinin uygulanması gerekir (DSM-IV-TR diagnostik test) Sadece dikkat bozukluğu tanısı hiperaktivite olmadığı zaman genellikle zordur. Tanı konması için çocuğun evdeki, okuldaki veya bakım merkezindeki davranışlarının her birinin değerlendirilmesi gerekir.

20 Diagnostik Testler-2 Tanılama, çocuğun dikkatli bir şekilde hikayesinin alınması ile başlar. Nörolojik veya başka bir sağlık sorunu olup olmadığını değerledirmek için sağlık muayenesinin yapılması gerekir. Çocuğa yapılan testin yanı sıra aile ve öğretmenden de bilgi alınır.

21 Tedavi Tedavi istenen davranışların kazandırılması amacı ile yapılmaktadır. Bunun için 1) çevresel değişiklik, 2) davranışçı terapi ve 3) ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Tedavinin uzun süre olması beklenir. Tedavini kombine yapılması etkililiği arttırmaktadır.

22 Tedavi Ritalinin en sık görülen yan etkileri: uykusuzluk, iştahsızlık, kilo kaybı, baş ağrısı, istirahat halinde kalp ritminde artma, sistolik kan basıncının hafif yükselmesidir. İlacın akşam dozunun verilmemesi ve yemek aralarında verilmesi uykusuzluk ve iştahsızlık gibi problemleri azaltabilir. Bu ilaç uygun bulunmaz veya tolerans gelişirse trisiklikantideprasanlar alternatif tedavi yöntemleridir. Tofranil sık kullanılmaktadır.

23 Okul İçin Öneriler Öğretmenle işbirliği yapmak önemlidir. Bazı yararlı bilgiler: - Çocuğu ön sıralara oturtun. - Sadece öğretmen ve çocuğun bildiği hatırlatıcı yöntemler kullanın (sınıftaki diğer çocukların bilmeyeceği). - Çocuğa hem yazılı hem de sözlü olarak yapması gerekenler konusunda bilgi verin ve bunları 1 den fazla tekrarlayın - Not alması için fırsat yaratın, istenenleri listeletin ve başarılanların üzerine çek atmasını isteyin veya atın

24 Okul İçin Öneriler-2 - Çocukla beraber yapılanları gözden geçirin ve anlaşılan yerlerle anlaşılmayan yerleri belirleyin - Çocuğun ilgi duyduğu alanları belirleyin ve bu konuda teşvik edin. Dans, sanat, konuşma v.b. - Çocuğun davranışlarıyla alay etmeyin başkalarının önünde kesinlikle hiperaktif demeyin. - Çocuğun aktifliğinden yaralanabileceğiniz öğrenme alanları geliştirmeye çalışın. - İstenen davranışlar karşısında ödüllendirin

25 Hemşirelik Yaklaşımları Olası DEHB olan çocukların taranması, erken tanı ve tedavisi, çocuğun büyüme ve gelişmesinin izlenmesi, davranışlardaki gelişmelerin belirlenmesi ve hastalığın tedavisinde aile, öğretmen ve diğer sağlık personeliyle iş birliği yapmaktır.

26 Hemşirelik Yaklaşımları- 2 Hastaneye yaralanma hikayesi ile gelen çocukların bu bozukluk yönünden değerlendirilmesi önemlidir. Çocuğun dikkat aralığı incelenmeli ve hiperakvite durumu hakkında aileden bilgi alınmalıdır. Hastane içinde bu çocukların diğer çocuklara ve hayvanlara zarar verebilme olasılığı göz önünde tutulmalıdır

27 Hemşirelik Yaklaşımları- 3 Bazı hemşirelik tanıları: - Algılamada değişime bağlı sözel iletişimde bozulma - Davranışlardaki bozukluğa bağlı sosyal yaşamda değişiklik - DEHB bağlı davranışlar nedeniyle düşük benlik algısı

28 Hemşirelik Yaklaşımları- 4 - Hareketliliğin fazla olmasına bağlı yaralanma riski - Çocuklarda fazla enerji ve tahmin edilemeyen davranışlar nedeniyle bakım veren kişide tükenmişlik hissi

29 Hemşirelik Yaklaşımları- 5 Çocuğun özellikle 1-3 yaş döneminde televizyon izleme oranın azaltılması konusunda aileye danışmanlık verilmesi gerekir. ilaçların yan etkilerinin aileye ve çocuğa açıklanması (anoreksia, insomnia, taşikardi v.b.) çocuğun boyunun, kilosunun ve kan basıncının düzenli aralıklarla takip edilmesi çok önemlidir. İlaç istismarını önlemek için ilaçlar kapalı, kilitli bir yerde tutulmalıdır. Çocukların karbonhitrat alımı azaltılıp, hidrasyonu sağlanmalıdır.

30 OTİZM

31 OTİZM Otizm, psikososyal fonksiyonlarda bozulmaya bağlı yaygın gelişimsel bir bozukluktur. Bireyin dış dünyanın gerçeklerinden uzaklaşıp kendine özgü gerçekler dünyası yaratmasıdır.

32 OTİZM Dil gelişiminde, algılamada ve motor fonksiyonlarda bozukluk vardır. Diğer kişilere cevap vermede bozukluk, iletişim becerilerinde yetersizlik, çevresel uyaranlara çeşitli tepkiler verme vardır ve bunlar yaşamın ilk 30 ayında gelişir. Çoğunlukla cansız nesneler yönelik bir ilgi artışı vardır. Nadir bir bozukluktur çocukta 2-10 çocukta görülür.

33 OTİZM Otizm erkeklerde kızlara oranla 4 kat fazladır. Erkeklerde sıklıkla bozukluk hafif seyrederken kızlarda mental reterdasyon yaygındır.

34 Etiyolojisi Bozukluğun nedeni tam olarak bilinmemekle beraber birçok faktörün etki ettiği düşünülmektedir. Bunlar: genetik, perinatal komplikasyonlar ve vücuttaki biyokimyasal ajanlar olabilir.

35 Belirtiler Üç alanda belirtiler görülmektedir. Bunlar: 1) sosyal alan, 2) iletişim, 3) davranış sorunlarıdır

36 Belirtiler Bozukluğa bağlı oloarak kişilere cevap vermeme nedeniyle normal iletişim becerileri geliştiremezler. Bebeklerde kucaklama, sarılma, göz teması veya yüz ifadeleri yoktur. 12 aya kadar işaret etme, sarılma, 16. aya kadar bir kelime bile söylememe, 24. aya kadar 2 cümle kuramama ve öğrenilen dilin veya sosyal becerilerin herhangi bir yaşta kaybolması söz konusudur.

37 Belirtiler Sözel ve sözel olmayan iletişimde bozukluk vardır. Dil gelişimi hiç olmayabilir. Konuşanlarda da konuşma sırasında gramer yapısı düzgün olmayabilir. Genellikle “sen” yerine “ben” kullanılabilir

38 Belirtiler Objeleri isimlendirmede problemi ve anormal bir konuşma melodileri (soru soracakmış gibi cümlelerin sonunun yükselmesi gibi) vardır. Ekolalia (başkalarının söylediğini tekrar etme) görülebilir

39 Belirtiler Çevredeki küçük değişikliklere fazla reaksiyon verirler. Aynı zamanda garip bir objeyi devamlı yanlarında taşıyabilirler (ayakkabı, ip v.b). Otistik çocuklarda genellikle tekrar edici el hareketleri, sallanma, ritmik vücut hareketleri vardır.

40 Belirtiler Hareket eden, dönen objelere ilgi duyarlar. Örneğin sifon çekildiğinde suyun hareketi, fan v.b. Çocukların rutinleri arasında aynı tip yiyecekleri yeme ya da aynı renkteki yiyecekleri seçme görülmektedir. Uzun süreli hafıza çok iyi olabilir.

41 Tanı İşlemleri Tanı DSM-IV-TR ile konulmaktadır. Ek testler de çocuğun davranışlarını belirlemekte kullanılmaktadır. Tanı işleminde CT scan, MRI, metabolik çalışmalar, DNA analizi, EEG yapılmaktadır

42 Tedavi Otizm şaşırtıcı bir durumdur. Ailelerin büyük desteğe ihtiyaçları vardır. Aşırı tepkileri kontrol etmede davranışçı terapi etkili olabilir. Hastalığın asıl nedeni tam olarak bilinmediğinden, terapi her zaman başarılı olmaz. Davranışsal tedavide istenilen davranışlara ödüllendirme yapılmaktadır

43 Tedavi Bilgiyar keyboard’u veya bir harfle iletişim sağlanmaya çalışılabilir. Bunun yanı sıra müzikte tedavide kullanılmaktadır. Çocuklara vitamin önerilebilmekte, aynı zamanda yiyeceklerde şeker, aspartam, inek sütü elimine edilebilmektedir. Eğitsel tedavi, aileye destek tedavi programları uygulanmaktadır

44

45 Tedavi Nörofarmokolojik Tedavi: Tehlikeli kızgınlık ataklarında sedatif ilaçlar verilebilir. En sık kullanılan ilaç haloperidoldur. Haloperidol streotipik davranışları ve agresyonu azaltmaktadır

46 Hemşirelik Yaklaşımları Bazı hemşirelik tanıları: Psikososyal durumuna bağlı sözel iletişimde yetersizlik Gelişimsel bozukluğa bağlı sosyal etkileşimde yetersizlik Mental bozukluğa bağlı düşünme sürecinde değişiklik Bilişsel yetersizliğe bağlı kaza gelişme riski

47 Hemşirelik Yaklaşımları Çocuğun çevresinin rutinlere göre ayarlanması önemlidir. Yeni ortamlara adapte edilmesi önemlidir. Objelerin yerinin aynı kalmasına özen gösterilmelidir bu çocuk için rahatsız edici bir durum yaratabilir

48 Hemşirelik Yaklaşımları İletişimde mümkün olduğu kadar sözel iletişimde bulunulmalıdır. Bunun yanı sıra iletişimi sağlamak için bilgisayar, resim, görsel işaretlerden yararlanılabilir. Otistik çocuğun yatarken, banyo yaparken bile gözlenmesi önemlidir. Yakın takip çocuğun kendine zarar vermesini en aza indirmek nedeniyle önemlidir.

49

50 ÇOCUKLARDA DEPRESYON

51 Depresyon HAFİFŞİDDETLİ psikolojik distress

52 Erken dönemde belirlenemez ve tedavi edilmezse, Okul başarısının azalmasına, Aile ve akran ilişkisinin bozulmasına, Alkol ve madde kullanımına yönelmesine, Kendine zarar vermesine ve İntihara yol açabilmektedir

53 İnsidans Depresif belirtiler, çocukların ve adölesanların %15’inden fazlasında görülmekte 9-17 yaş grubundakilerin %5’inde ise major depresif bozukluk bulgularına rastlanmaktadır.

54 Klinik Belirtiler Bebekler: yiyememe, gelişimde gerilik v.b 1-3 yaş: tuvalet alışkanlıklarında ve diğer aktivitelerinde regresif davranışlar, pasiflik, uykusuzluk v.b. Okul çocuğu: okul performansında azalma, aktivitede artma ya da azalma, somatik şikayetler, okul fobisi, ağlama, irritabilite, oyunlarında sık ölüm teması üzerinde durma v.b Adolesanlarda: Anksiyete, sosyal iletişimde azalma, kendi bakımında yetersizlik, şiddete yönelme v.b. üzüntülü duygulanım

55 Etiyoloji Aile öyküsünde depresyonun olması, Parçalanmış aileye sahip olma, Hastaneye yatma, İhmal ve suistimale uğrama, Stresli yaşam olayları, Anksiyete bozukluğu Kronik hastalıklar v.b

56 Kronik Hastalık ve Depresyon Bu çocukların duygusal durumunu etkileyen en önemli etkenler: Hastalığın ve tedavinin yarattığı kısıtlamalar, Hastaneye sık gelip gitme zorunluluğu, Hastalığın ciddiyeti ile tedavi için yapılan işlemlerin tipi ve sıklığı Bu çocuklarda en çok kaygı, davranış bozuklukları, benlik saygısında azalma ve depresyon gibi sorunlar görülmektedir.

57 Hemşirelik Girişimleri

58 Primer koruma Sekonder koruma Tersiyer koruma

59 Kronik hastalığı olan çocuk ve adölesanlarda depresyonun erken tanı ve tedavisi depresyonun ruhsal, duygusal ve sosyal yönden olumsuz etkilerini azaltacak ve yaşam kalitelerini yükseltecektir.

60 ÜZÜNTÜSÜZ YARINLARA

61 Mental Retardasyon Mental retardasyon adaptif davranışlardaki bozukluklarla beraber görülen genel entellektüel fonksiyonların önemli oranda ortalamanın altında bulunması ile tanımlanır ve 18 yaştan önceki gelişimsel dönem sırasında gözlenir.

62 Etiyoloji Vakaların %75’inin sebebi bilinmez. Bilinen sebeplerin bazıları: kromozomal anomaliler prenatal (rubella, alkol kullanımı, ilaç kullanımı) perinatal(anoxia) postnatal (menenjit, ensefalit, travma, ağır malnütrisyon)

63 Mental retardasyon Intelligence Quaitent (IQ) skorları ile tanımlanır.

64 Sınıflama Normal entellektüel fonksiyon, IQ=100 Hafif mental retardasyon, IQ=55-70 (eğitilebilir) Orta derecede retardasyon, IQ=40-55 (öğretilebilir) Ağır mental retardasyon, IQ=25-40 (bazılarına öğretmek mümkün) İleri derecede mental retardasyon, IQ=25’den az (total bakım gerektirir)

65 Mental retardasyon diğer bozukluklarla beraber görülebilir: Bunlar; epileptik bozukluklar kardiak anomaliler duygusal bozukluklar

66 Te ş ekkürler!

67


"ÇOCUK RUH SAĞLIĞI SORUNLARI Yrd. Doç. Dr. Şeyda Ökdem SDF II Dersi Ekim 2014." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları