Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

EKİM NÖBETİ Bölgenin iklim ve toprak özellikleri dikkate alınarak, en yüksek ve en kaliteli üretimi sağlamak amacıyla değişik kültür bitkilerinin birbirlerini.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "EKİM NÖBETİ Bölgenin iklim ve toprak özellikleri dikkate alınarak, en yüksek ve en kaliteli üretimi sağlamak amacıyla değişik kültür bitkilerinin birbirlerini."— Sunum transkripti:

1 EKİM NÖBETİ Bölgenin iklim ve toprak özellikleri dikkate alınarak, en yüksek ve en kaliteli üretimi sağlamak amacıyla değişik kültür bitkilerinin birbirlerini karşılıklı olarak destekleyebilecek ve tamamlayabilecek şekilde ardı ardına yetiştirilmesine ekim nöbeti denir. Ekim nöbeti kavramı için; münavebe nöbetleşme, ekim sırası, rotasyon gibi deyimlerde kullanılmaktadır. Eğer bir tarım arazisinde sürekli olarak aynı kültür bitkisi yetiştirilirse buna monokültür (tek bitki tarımı) denir. Tek bitki tarımında yıllarca aynı bitkinin değiştirilmeden yetiştirilmesi sonucunda toprak yorgunluğu görülür ve verim düşmeye başlar.

2 Toprak Yorgunluğunun Nedenleri a) Besin maddesi ve su eksikliği: Tek bitki çeşidi yetiştirme ile hep belli derinlikte, belli ölçüde besin maddeleri ve su alınır. Farklı bitki türlerinin topraktan aldıkları su ve besin maddeleri farklıdır. Kökleri derine giden bitkiler daha çok derinlerden, yüzlek köklüler de toprağın üst tabakalarından daha çok besin maddesi ve su kaldırır. Örneğin; şekerpancarı, 4 ton kök + 2 ton yaprak verimi ile bir dekar alandan besin maddesi olarak; 15 kg N+6 kg P 2 O kg K 2 O+12 kg CaO kaldırırken, yonca 800 kg/da kuru ot verimiyle; 25 kg N+5.5 kg P 2 O kg K 2 O+23 kg CaO kaldırmaktadır. Bu nedenledir ki organik tarımın ana prensiplerinden birisi toprak yapısının korunarak tarım yapılmasıdır. Toprak yapısının korunmasını sağlayan uygulamalardan en önemlisi ise; tarımsal faaliyetler uygulanırken bilinçli bir ekim nöbeti uygulanmasıdır.

3 b) Hastalık ve Zararlılar: Belirli hastalıklar ve zararlılar belirli bitkilerde daha fazla görülür ve üst üste yetiştirme ile hastalık yapan patojenler her yıl katlamalı oranlarda (%) artar, verim azalır ve kalite düşer. Bazen bir hastalık birden çok bitkiyi, bazen de birçok hastalık bir bitkiyi etkiler. Çeşitli bitkilerde ağırlıklı olarak beliren bazı hastalık ve zararlılara şu örnekler verilebilir: Nematodlar- patates, şeker pancarı, yulaf, bezelye, lahana vb. Kökboğazı hastalıkları -Tahıllar vb. Solgunluk(Fusarium)- Pamuk, bezelye vb. Kök çürüklüğü- Patates vb. Orobanj- Ayçiçeği Rastık- Mısır c)Yabancı otlar: Tek yanlı ürün yetiştirmeyle gittikçe çoğalan yabancı otlar, verimi değişik ölçülerde düşürür. İklime ve toprağa bağlı olmak üzere yılın her yetiştirme döneminde çeşitli yabancı bitkiler tarım arazisini kaplar ve kültür bitkileri ile rekabete girerek zararlı olurlar.

4 Bitki Türü Mısır Yulaf Keten Şeftali Elma Yağ Bitkileri Şeker-nişasta bitkileri Salgılanan Toksik Madde Amino asit Scopoletin Linoin Amigdalin Florizin, kuversetin Fosfor asidi Potasyum d) Salgılar: Bitkiler köklerinden çeşitli maddeleri salgılar. Bitkilerin canlılara zehir etkisi yapabilecek bazı toksin maddeleri salgılamaları yanında ayırım ve çürüme sonucunda ortaya çıkan toksik maddelerin toprağa karışması ile bitki veriminde azalmalar görülür.

5 e) Mikroorganizmalar: Bitkiler kök salgıları ile toprak mikroorganizmalarının yaşamlarını hızlandırıcı veya durdurucu etkide bulunurlar. Toprak mikroorganizmaları toprağın yapısına ve bitki büyümesine etkili olurlar. Monokültür tarımda mikroorganizmalar belirli sayıda iken zararlı olmamasına karşın, kitleler halinde çoğalması sonucunda biyolojik denge bozulmaktadır. Tek bir bitki türü yetiştirildiği zaman toprak mikrooganizmalarının bünye dışı bıraktıkları metabolizma artıkları, zamanla artarak belirli mikroorganizmaların üremeleri engellenirken, bazılarının üremeleri daha da hızlanır. Belirli bir ekim nöbeti uygulandığı zaman, aynı toprak üzerinde değişik bitki türleri yetiştirileceğinden, her defasında ortaya çıkacak mikroorganizmalar, kendilerinden öncekilerin yerlerini alarak, belli grupların çok fazla artması veya azalması olmayacağından toprak yorgunluğu da ortaya çıkmayacaktır.

6 Ekim Nöbetinin Düzenlenmesine Etki Eden Faktörler a) İklim ve Toprak Özellikleri: Tarımsal üretimde en önemli faktör iklimdir. Ekim ile hasat arasındaki süre, su ve sıcaklık durumları yetiştirilecek bitkileri belirler. Ekim nöbeti planlamasında bitkiler seçilirken o bölgenin iklim ve toprak durumuna göre uygun olanlar seçilir. Seçilen bitkilerin toprakta gelişmesi ve toprağa etkileri farklıdır. b) Humus, besin maddeleri ve su: Topraklarda uygun bir yapı ve kıvam oluşumu ve tutulması humus varlığına büyük ölçüde bağlıdır. Toprağın humus içeriği yüksek ve humus yapısı sağlam olursa, monokültür kullanımlara duyarlılığı azalır. Bitki artıklarının mikroorganizmalar tarafından humusa çevrilmesinde, C/N oranı önemli rol oynamaktadır. Genellikle, tarım toprağı organik materyalinde ortalama %58 karbon ve %5 civarında da azot bulunduğundan, C/N oranı yaklaşık 10/1 civarındadır.

7 c) Bitkilerin Uyuşması: Bazı bitkiler uzun yıllar arka arkaya monokültür şeklinde yetiştirildiklerinde elde edilen verim büyük ölçüde düşer. Bu bitkiler kendi verimi üzerine olumsuz etkide bulunurlar. Bu nedenle bunlara kendine katlanmaz bitkiler denir. Kendine katlanmayan bitkilerin arka arkaya yetiştirilmesi sakıncalıdır. Bazı bitkiler monokültür yetiştirildiğinde verim azalışı az olurken bazılarında bu miktar oldukça fazladır. Birbiri ardına getirildiğinde verim azalışı az olan bitkilere ise “kendine katlanır” bitkiler denir. Kendine katlanmayan bir bitkinin aynı araziye ikinci kez gelebilmesi için aradan geçmesi gereken süreye “ekim molası” denir.

8 Yapılan bir çok araştırmaların toplu sonuçlarına göre bazı önemli tarım bitkilerinin kendine katlanma durumları şöyledir: Kendi ardına ekilmesi sakıncasız olan bitkiler: Çavdar, mısır, bakla, soya fasulyesi, darı, kenevir, tütün, pamuk, çeltik. Kendine katlanma derecesi değişen bitkiler: Fasulye, acı bakla (lüpen), arpa, buğday. Kendine katlanmayan bitkiler ve ekim molaları: Keten 6 yıl, yonca 5 yıl, pancar 4-5 yıl, yulaf 3-4 yıl, bezelye 4 yıl, turp 3 yıl, kolza 3 yıl, ayçiçeği 3-5 yıl, haşhaş 2-3 yıl, soğan, sarımsak, lahana, patates 3-4 yıl, hıyar 4-5 yıl.

9 1. Toprağın Organik Madde Oranının Korunması ve Yükseltilmesi Ekim nöbeti planlaması ile toprakta bulunan organik madde oranı daha da arttırılabilir. Ekim nöbeti uygulamalarında yeşil gübreleme ile hasattan sonra arazide kök ve hasat artıkları şeklinde bırakılan organik maddeler ile toprağın humus yönünden zenginleşmesi sağlanmaktadır.Yeşil gübrelemede etkin rol oynayan bazı bitki artıklarının azot içerikleri göz önünde tutularak toprakta parçalanma sıraları Sarı Taş Yoncası, Yonca, Kırmızı Üçgül, Soya Fasulyesi, Kenevir, Mısır, Sudanotu, Çavdar, Buğday şeklindedir. Ekolojik tarımda, organik maddelerin hümifikasyonunu (parçalanma ve hümik bileşiklerin oluşumu) doğal ve toksik olmayan yollardan hızlandırma özelliğine sahip ürünler kullanılır. Bu ürünler bitkisel kaynaklı olmaları sayesinde bakteriyel flora ile toprakta bulunan humusun içindeki mikroorganizmaların hümifiye edilip dengelenmesini sağlarlar. Bu arada biyolojik yoldan açığa çıkan besin maddelerinin, ekim nöbetinde yer alan bitkiler tarafından en iyi şekilde yararlanılmasını sağlayarak verimi arttırır. Organik maddelerin parçalanması, mineralizasyon, hümifikasyon ve mikroorganizma faaliyetlerinin gelişmesinde teşvik edici etki gösterirler. Ekolojik Tarımda Ekim Nöbetinin Amaçları

10 2. Topraktaki Besin Maddelerinin Korunması ve Artırılması Uzun yıllar, belirli bitkilerin yetiştirilmesi ile toprak yapısı kötüleşmekte erozyon zararları artmakta, toprak verimliliğinde genel bir azalma görülmektedir. Ekim nöbetinde, besin maddelerinin birikmesini sağlayan bitkiler ile çok besin maddesi tüketen bitkiler ardı ardına getirilerek toprağın sömürülmesi önlenmekte, topraktaki bitki besin maddelerinin daha etkin kullanılması sağlanmaktadır. Ayrıca, ekim nöbetine alınan baklagil familyasına ait bitkilerin köklerinde azot fikse edilmesi nedeniyle topraktaki azot rezervi arttırılır.

11 3. Hastalık ve zararlılarla mücadele Aynı arazide üst üste yetiştirilen kültür bitkileri ile toprakta belirli hastalık ve zararlılar katlamalı oranlarda (%) çoğalır. Bu durum toprakların sağlıksız, dolayısıyla da verimsiz olmasına neden olur. 4. Yabancı ot mücadelesi Ekim nöbetinde yer alan bitkilerin, yabancı otlara gösterdikleri rekabet gücü ile yetiştirme esnasında kültür bitkisine uygulanan fiziksel önlemler yabancı ot kontrolünde ekim nöbetinin önemini arttırır. 5. Yetiştirme periyodunda iş gücünün bir örnek dağılımının sağlanması Ekim nöbetinde yer alan bitkilerin belirli zaman periyotlarında yoğunlaşan işgücü yığılmaları, minimum seviyeye düşürülmüştür. YıI içinde düzenli bir çalışma sağlanırken, değişik zamanlarda yapılan ekim, bakım, hasat, harman gibi işlemler verimli bir şekilde aksamadan uygulanmaktadır.

12 6. Toprak erozyonunun azaltılması Bitkisel özellikleri farklı yapıda olan bitkilerin yetiştirildiği tarımsal arazilerde toprak aşınımı oldukça düşük seviyelerdedir. Yağışların ve rüzgarların etkileri sonucu oluşan erozyon ile toprak kayıplarında artma, su tutma kapasitesinde azalma, toprak yapısında bozulmalar meydana gelmektedir. Erozyona uğrayan topraklarda bitkiler için gerekli besin maddeleri azaldığından. verimlilik düşer, tarım arazisi çoraklaşır. Ekim nöbeti, suyun toprağa sızma derecesini arttırır.Bu durum, yüzey akışından doğan erozyonu önlediği gibi, suyun toprakta depolanmasına neden olur.

13 7. Beklenmeyen olumsuz çevre ve pazar koşulları karşısında bitkisel üretimde ortaya çıkabilecek risklerin azaltılması Tarımsal üretim geniş ölçüde doğal çevre koşullarının etkisi altındadır. Üretici, doğal koşulların elverdiği oranlarda iş gücü ve sermaye kullanarak üretimde bulunur. Doğal üretim koşulları ve pazar koşulları ne kadar uygun olursa, elde edilen gelir o kadar yüksek olacaktır. Ekim nöbetinde aynı yıl yetiştirilen kültür bitkileri, beklenmeyen olumsuz çevre ve pazar koşullarından farklı seviyelerde etkilendiğinden meydana gelebilecek zarar minimum seviyede olacaktır. Yetiştirilen bir üründen kazanç sağlanmasına karşın, olumsuz çevre ve pazar koşulundan etkilenen diğer üründen zarar edilir. Ekim nöbetinde yer alan ürünlerin çeşitli olmasının bir başka yararı da tutarsız pazar koşullarına karşı seçenek sunmasıdır. Üretilen ürün, yeterli fiyatla satılmaz ise üretici için bir hedef olmaktan çıkar. Sonuçta, ekim nöbeti uygulamaları ile bitkisel üretimde ortaya çıkabilecek risklerin belirli oranlarda azaltılmasını sağlamak mümkün olur. İşletmede aynı yıl çeşitli ürünlerin yetiştirilmesi, üreticiye güvence yaratmış olur.

14 Sebze yetiştiriciliğinde ekim nöbeti; toprak sağlığını arttırmak, verimli ve kaliteli ürün elde etmek amacıyla arka arkaya yetiştirilecek sebze türlerinin bir plan ve program dahilinde seçilmesidir. Bir üretim alanında ekim nöbeti izlenmediğinde, toprak verimliliğini olumsuz yönde etkileyen faktörler şunlardır: -toprak kökenli hastalık etmenlerinin etkenliğinin artması, - nematodların daha aktif hale geçmesi ve populasyonlarının artması, - topraktaki organik madde miktarının sürekli olarak azalması, - kullanılan sentetik bitki besin maddesi ve zirai mücadele ilaçlarının toksik etki yapan kalıntılarının artma olasılığının yüksek olması - toprakta bulunan temel mineral elementlerin dengesinin bozulmasıdır. ORGANİK SEBZE ÜRETİMİNDE EKİM NÖBETİ

15 Ekim nöbetinde ana prensip; aynı familyaya ait olan sebze türlerinin tek ürün yetiştiriciliği (monokültür) zihniyeti ile arka arkaya üretilmemesidir. Bunun ana nedeni; aynı familyaya ait türler topraktan aynı besin maddelerini alarak beslenirler ve toprak verimliliğinin azalmasına neden olurlar. Örneğin; sebzeler yakılıp külleri incelendiğinde; Demir pırasada % 7.0, lahanada ise % 0.7 oranında bulunmaktadır. Bilindiği üzere bu iki sebze türü farklı familyalara aittir. Potasyum ise; Lahana külünde % 48.3 ve karnabahar külünde ise % 23.4 düzeyinde bulunmaktadır. Bu iki tür lahanagiller (Cruciferae) familyasına ait olup topraktan fazla miktarda K 2 O kaldıran sebzelerdir. Mg bezelyede % 8.0 iken, salatalarda % 2.2 dir. Fosfor ise; turpta % 41.1, bezelyede % 1.0 dır. Sebzeler için geçerli olan bu durum diğer bitki grupları için de aynıdır.

16 Ayrıca; aynı familyaya ait sebze türleri, aynı hastalık ve zararlılara hassas olurlar. Toprakta yaygın olarak bulunan ve sebze üretiminde büyük sorun olan toprak kökenli bir çok hastalığın etkinliği “zaman esas alınan ekim nöbeti” programları ile önlenebilmektedir. Fusarium kökenli hastalık etmenleri; fasulye ve bezelyeyi de kapsayan bir çok sebze türüne önemli ölçüde zarar veren bir hastalık etmenidir. Bu hastalık etmeni ile aynı üretim parselinde 2-3 yıllık ekim nöbeti programı uygulayarak başa çıkılabilmektedir.

17 Lahana kök çürüklük etmeni bir fungus olup, etkinliği; aynı üretim alanında 4-5 yıl lahanagillerden bir tür üretilmeyerek ortadan kaldırılabilmektedir. Örneğin; birinci yıl beyaz baş lahana üretilmiş ve hastalık bu ürerim periyodunda etkili olarak önemli ölçüde ürün zararına neden olmuş ise; ikinci yıl aynı üretim alanında brokkoli, kırmızı baş lahana, brüksel lahanası ya da karnabahar üretimi yapıldığında zararın etkisi katlanarak artmaktadır.

18 Verticillium solgunluk etmeni bir fungus olup, domateste önemli ölçüde zarar yapan toprak kökenli bir hastalık etmenidir. Domates tarımından sonra, topraktaki etkinliği uzun yıllar kalabilmektedir. Bu nedenle hastalığın etkili olduğu üretim alanlarında domatesin arkasından tekrar domates ya da biber, patlıcan ve patates üretimi yapılmamalıdır. Günümüzde, bakteri ve fungus kökenli hastalıklara dayanıklı ya da toleranslı sebze çeşitleri geliştirilmiştir. Ancak, bu dayanıklılık etmeninin, söz konusu çeşitlere hangi ıslah metotları ile aktarıldığı organik tarım prensipleri yönünden önemlilik arz etmektedir. Domates, havuç ve patates, kök ur nematodlarına karşı çok duyarlı olan sebzelerdir. Tatlı mısır ve diğer tahıl grubu sebzeler ise, bu zararlı etmenini baskı altına alabilen bitki gruplarıdır. Kök ur nematodları, genellikle sebze grubu bitkilerden soğan ve karpuzda zararlanma yapmaz.

19 Ekim nöbetinde bitki seçimi yaparken, üretilen ön bitkinin toprakta ne kadar organik madde bırakacağı da önemlidir. Kök kalıntıları ile toprağa bırakılan organik madde miktarı sebze türlerine göre de değişim göstermektedir. Örneğin; lahana 50-80, karnabahar 30-60, ıspanak 30-40, havuç 50-90, kırmızı pancar 60-70, maydanoz 10-20, kereviz , pırasa , soğan , bodur fasulye 50-70, bezelye 20-50, hıyar 20-80, domates salatalar ise kg/ da organik madde bırakmaktadır. Tahıllardan olup sebze olarak üretilen tatlı mısırın da toprağa bıraktığı organik madde miktarı çok fazladır. Ancak, tatlı mısırın toprakta bırakmış olduğu organik madde kısa sürede parçalanmaz. Yazlık ve kışlık kabaklar, karpuz ve baklagillerin bıraktığı organik materyaller ise; kısa sürede parçalanabilir.

20 Ayrıca ekim nöbeti programına konulacak sebze türü seçerken, bitkilerin derin ya da yüzlek köklü olma özellikleri de dikkate alınmalıdır. Örneğin; salata grubu sebzeler (marul, kıvırcık, baş salata), pancar ve diğer yeşillikler yüzlek köklü sebzelerdir. Toprağın ilk cm derinliğindeki besin maddelerinden yararlanabilirler. Bu bitkiler dallanıp toprak yüzeyinde gölgeleme yapabilme özelliğine de sahip değildir. Bu türlere ait bitkilerin üretimi aşamasında yabancı ot kontrolü sağlayabilmek amacıyla sıra arası ve sıra üzeri mesafeleri oldukça dar tutulmalıdır. Diğer taraftan; domates, biber, yazlık kabaklar ve kavun derin köklü sebzelerdir ve 60 cm toprak derinliğine kadar olan bitki besin maddelerinden yararlanabilme özelliğine sahiptirler. Bu nedenle; yüzlek köklü sebzelerden sonra derin köklü sebzelerin ekim nöbeti programlarına konulmasında fayda vardır. Ayrıca, derin köklü olarak adı geçen bu sebzelerin toprak üstü kısımları da oldukça gelişerek toprak yüzeyini kaplayıp yabancı ot gelişimini de belli oranda engelleyebilirler.

21 Bazı sebze türleri vardır ki, üretim periyodu sonunda toprakta bırakmış oldukları organik maddeler parçalanırken, toprağa toksik madde bırakırlar. Bu toksik maddeler kendilerinden sonra gelen sebze türleri için allelopatik etki oluşturabilirler. Örneğin; tatlı mısır kendisinden sonra üretilecek bazı sebze türlerine böyle olumsuz bir etkide bulunur. Tatlı mısır üretiminden sonra, salatalar, pancar ve soğan üretimi yapılmak istenir ise, bırakılan toksik madde bu türlere ait bitkilerin gelişimlerini engellemektedir. Diğer taraftan tatlı mısır ve dane mısır, soğanda büyük zarar yapan pembe kök çürüklüğü etmeninin etkisinin azaltılmasında önemli olan iki art bitkidir.

22 Sebzeler topraktan çok fazla besin maddesi kaldıran bitki gruplarıdır. Bu nedenle kendilerinden sonra gelen bitki gruplarının toprakta mevcut bulunan besin maddeleri ile beslenmesini engellerler. Örneğin; domates gibi topraktan çok fazla besin maddesi kaldıran bir türden sonra hangi tür yetiştirilecek ise; toprak analizi yaptırılarak, topraktan kaldırılan besin maddeleri, dikkatlice uygulanan bir gübreleme programı ile toprağa ilave edilmelidir. Organik tarımda esas olarak organik kökenli besin maddelerinin esasını çiftlik gübreleri oluşturmaktadır. Ancak, bilinçsiz yapılan çiftlik gübrelemesi ile, sentetik gübrelerin yaratmış olduğu tehlikelerden daha tehlikeli durumlar da yaratılabilmektedir. Örneğin; Avusturalya’da toprakların büyük bir kısmı bilinçsiz uygulanan çiftlik gübrelemesi sonucunda kullanılamaz hale getirilmiştir.

23 BAZI SEBZELERİN BİRBİRLERİNE GÖRE ÖN VE ART BİTKİ OLABİLME DURUMLARI Sebzelerin birbirlerine göre ön ve art bitki olabilme durumları: Kırmızı pancar: Ön veya art bitki olabilme özelliğine sahip bir sebzedir. Lahanagiller, patates, hıyar, patlıcangiller, salata ve taze bezelyeden sonra art bitki olarak gelebilir. Ön bitki olarak ele alındığında ise; kendisinden sonra bezelye, fasulye, soğan, pırasa, salata ve ıspanak art bitki olarak üretilebilir. Pazı: Ekim nöbetinde kendisinden önce ve sonra gelecek bitkiler kırmızı pancarda olduğu gibidir. Ispanak: Ekim nöbetlerinde ön ve art bitki olarak yer verilmesi gereken sebze türlerinden birisidir. Ön bitkileri; patates, bezelye, bodur fasulye, havuç, karnabahar, erkenci lahanalar ve salatalardır. Ispanaktan sonra, art bitki olarak; bezelye, fasulye, hıyar, domates, patates, lahana ve soğan gelir. Ispanağın yetiştirme dönemi 6-8 hafta gibi kısa olduğundan ve yarı gölge ortamlarda yetiştirilmekten hoşlanan bir tür olduğundan; ıspanak birlikte üretim programlarında da yer alabilir.

24 Lahana: Özellikle erkenci lahana çeşitleri ön ve art bitki olarak ekim nöbeti programlarında yer alırlar. Lahana grubu sebzeler haricindeki bütün sebze türleri, lahanalara ön bitki olabilir. Lahanadan sonra art bitki olarak ise; domates, fasulye, salata, hıyar, turp,, pırasa ve bezelye yer alır. Lahanalar, mantari hastalıklardan dolayı uzun süreli ekim nöbetlerinde yer almalıdır. Üretimi yapılan topraklar, kumlu yapıda ise lahanalardan sonra gelen sebze türlerinden yeterli düzeyde verim elde edilemez. Bu durum, lahanaların aşırı düzeyde su tüketen sebzeler olmasından kaynaklanır. Arkadan gelen sebze ya az su tüketen sebze olmalı ya da sebze türleri haricinde bir bitki türü ekim nöbetine alınmalıdır. Şalgam: Ön bitkileri bezelye ve bakladır. Kendisinden sonra gelebilecek art bitkileri ise; domates, patates, hıyar ve tatlı mısırdır. Şalgam topraktan fazla miktarda potasyum klorür kaldırdığı için endüstri bitkilerinden tütün için iyi bir ön bitkidir. Turp: Turpun ön bitkileri; patates, bezelye, ıspanak, salata, yer fasulyesi, erkenci havuçlar ve bakladır. Art bitkiler ise patlıcangiller familyasına ait olan türlerdir. Turp kendi ardına ekilmesi sakıncalı olan sebze türlerinden birisidir. Ancak, yetiştirme periyodu oldukça kısa olan turp, birlikte üretim programları için ideal bir türdür.

25 Bezelye: Baklagiller hariç bütün sebze türleri için uygun bir ön bitkidir. Arkasından ekim nöbetine alınabilecek öncelikli sebze türleri ise; karnabahar, lahana, havuç, salata ve kırmızı pancardır. Bezelye kendisinden sonra aynı parsele dört yılda bir getirilmelidir. Yabancı otlara karşı toleransı olmayan bir tür olan bezelyenin, çapa bitkilerinden sonra getirilmesi olumlu sonuç vermektedir. Bezelye, toprağı azot bakımından zenginleştirdiğinden ekim nöbetlerinde genellikle ön bitki olarak yer almasında yarar vardır. Fasulye: Ön bitkileri; patates, domates, kırmızı pancar, maydanoz, havuç, ıspanak, lahana ve soğandır. Art bitkileri olarak bütün sebze türleri gösterilebilmekle beraber en şanslı grup ise lahanagillerdir. Bezelye de olduğu gibi fasulye de toprağı azotça zenginleştiren bir tür olduğundan ekim nöbeti programlarında daima ön bitki olarak kullanılması, yetiştirilecek bitkinin azot ihtiyacının doğal olarak sağlanması ve nitrat kirliliğinin önlenmesi bakımından önemlidir. Fasulye, uzun yıllar kuşkonmaz üretimi yapılarak bozulan toprakların iyileştirilmesi için kullanılabilen bir sebzedir. Ayrıca, kendisinden sonra yetiştirilebilecek bir tür olmakla birlikte, zorunlu kalınmadıkça bu yola başvurulmamalıdır.

26 Bakla: Bakla da bütün sebze türleri için hem ön hem de art bitki olabilen bir sebzedir. Gerekirse kendisinden sonra gelebilen bir türdür. Ekim nöbeti programlarında problem çıkarmayan bu tür, ön ya da art bitki olarak her yerde değerlendirilebilecek “joker” bir bitkidir. Kendisinden ya da baklagillerden sonra üretimi zorunlu kalmadıkça yapılmamalıdır. Bakla bir çapa bitkisi olduğundan, yabancı ot mücadelesinin mekanik olarak yapılabilmesine olanak verir. Baklalar, rüzgara hassas bitkiler ile birlikte üretim programlarında da değerlendirilerek iyi bir rüzgar kıran görevi görürler. Ayrıca bezelye ile birlikte üretilmeleri halinde, bu bitkilerin sarılabilecekleri bir ortam oluştururlar. Hıyar: Hıyarın ön bitkisi, domates, patates, lahana, şalgam, soğan, ıspanak, turp ve salatalardır. Art bitkileri ise; salata, ıspanak, lahana ve soğandır. İki yıl yonca üretiminden sonra hıyar üretimi yapılması verimi oldukça etkiler. Uygulamada, hıyar ekim nöbetlerinde aynı üretim alanında 4-5 yılda bir üretilmelidir. Kavun: Ön ve art bitkileri hıyarda olduğu gibidir. Klora karşı oldukça hassastır ve yeni kireçlenmiş üretim alanlarını pek sevmez. Karpuz: Ön ve art bitkileri hıyarda olduğu gibidir.

27 Kabak: Ön bitkileri; lahana, patates, domates, baklagiller, ıspanak ve turptur. Art bitkileri ise; lahana, ıspanak, salata ve soğandır. Ekim nöbeti ve birlikte üretim programlarında rahatlıkla kullanılabilecek bir sebze türüdür. Domates: Domatesin ön bitkisi; hıyar, lahana, kereviz, şalgam, baklagiller ve bunlar arasında özellikle bakla, salata ve ıspanaktır. Art bitkileri ise; ıspanak, havuç, bezelye, fasulye, bakla ve kerevizdir. Patlıcan: Ön ve art bitkileri domateste olduğu gibidir. Biber: Ön bitkileri; özellikle kabakgiller, baklagiller, salata, ıspanak ve turptur. Art bitkileri ise; domatesteki gibidir. Havuç: Ön bitkiler; lahana, domates, hıyar, fasulye, bezelye ve bakladır. Art bitkiler; salata, ıspanak ve lahanagillerdir. Erkenci havuçlardan sonra, aynı yerde ve aynı yıl içerisinde geççi havuç çeşitleri üretilebilir. Ancak, yabancı ot sorunu var ise bu durumdan kaçınılmalıdır. Aksi halde, havuç üretimi mutlaka çapa bitkilerinden sonra yapılmalıdır. Yonca üretiminden sonra havuç üretiminden kaçınılmalıdır. Havuç, kendi üretiminden sonra toprağı çok iyi bir şekilde bırakır. Ayrıca hastalıklar bakımından da havuca nötr bitki olarak bakılır. Bu nedenle her bitkinin ön bitkisi olabilir. Örneğin; mantari, virüs ve nematod hastalıklarına karşı havuç iyi bir ara bitki olarak değerlendirilebilir.

28 Kereviz: Ön bitkisi; fasulye, bezelye, patates, erkenci lahana ve salatalardır. Art bitkileri ise; soğan, pırasa, ıspanak, taze bezelye, şalgam, patates, domates, hıyar ve lahanadır. Kereviz için dört yıllık ekim nöbeti programları uygundur. Maydanoz: Ekim nöbeti programları için uygun bir bitki değildir. Ekimi yapılan yerde uzun süre kalır. Kökleri toprağa pek yayılmadığından, toprakta önemli bir değişiklik yapmaz. Soğan: Ön bitkileri; hıyar, domates, kereviz ve patatestir. Art bitki olarak; kendi familyasına ait sarımsak ve pırasa gibi türler hariç bütün sebze türleri gelebilir. Pırasa: Besin maddesi bol olan topraklarda yetişir. Ön bitkileri, erkenci sebzelerdir. Özellikle; lahana, karnabahar ve ıspanak ile iyi sonuç verir. Art bitkileri ise; soğanda olduğu gibidir. Salatalar: Bu grubun ön bitkileri; hıyar, domates, lahana, kereviz ve patatestir. Art bitkileri ise; taze fasulye, erkenci lahana, havuç, turp, ıspanak ve soğandır. Ekim nöbetlerinde salatalar, hem ön hem de art bitki olarak yer alan önemli sebzelerdendir. Salatalar, yetiştirme dönemi kısa olan sebzeler olduklarından, organik tarımda bir başka üretim programı olan birlikte üretim programlarında da yer alan sebzelerdir. Yalnızca, ekim nöbetlerinde ard arda getirilmelerinden kaçınılması gereken bitkilerdir.

29 Sebze ekim nöbeti programlarının planlanıp uygulamaya aktarılması, sanıldığı kadar zor bir işlem değildir. Üretimi yapılacak arazi bir daire ya da pasta şeklide düşünülmelidir. Yuvarlak bir pastayı kesercesine, üretim alanı (daire) eşit parçalara ayrılır. Genel olarak üretim alanı kaç eşit parçaya bölünüyorsa, o miktarda da farklı sebze familyası seçilir. Eğer arazi 4 eşit parçaya ayrılmış ise; 4 sebze familyası olarak; 1. Tatlı mısır (Buğdaygiller) 2. Sırık fasulye ya da bezelye (Baklagiller) 3. Lahana, brokkoli, turp (Lahanagiller) 4. Domates, biber, patlıcan ya da patates (Patlıcangiller) seçilebilir.

30 Sebze tarımında beş yıllık üç farklı ekim nöbeti örneği SEBZE TÜRLERİ 1. YIL2. YIL3. YIL4.YIL5.YIL HavuçSoğanSilaj Bitkisi (yulaf+fiğ) PırasaLahana, pancar, tatlı mısır Soğan PatatesHavuçLahanaNadas, baklagil, üçgül Kırmızı pancar, ıspanak MarulAyçiçeğiHıyarIspanak Havuç, lahana, karnabahar ve şalgamın münavebe kalıntısı fazla olan bitkilerden veya tahıllardan sonra gelmesi önerilir. Ekim nöbeti planı yapılırken, sebzeler ile baklagillerin ve yem bitkilerinin beraber kullanımı tavsiye edilmektedir.

31 EKİM NÖBETİ PROGRAMI OLUŞTURURKEN DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR 1. Azot tüketimi fazla olan kültür bitkileri (şeker pancarı, patates, pamuk, mısır, kolza) ile azot depolama özelliklerine sahip olan bitkiler (baklagiller) ard arda yetiştirilmelidir. 2. Derin köklü bitkileri (yonca, şeker pancarı, üçgül, kolza, pamuk, domates, hıyar, havuç) ile yüzlek köklü bitkilerin ( tahıl, pırasa, marul, soğan, sarımsak, salata grubu) ard arda yetiştirilmelidir. Aynı kültür bitkisinde ise; daha derin köklü ve sağlam yapılı çeşitlerin üretimi tercih edilmelidir. Ayrıca, üretim tarihi erkene çekilerek bitkilerin daha derin kök yapmaları teşvik edilebilir. 3. Su tüketimi fazla olan kültür bitkileri (yonca, çeltik, mısır, pamuk, şeker pancarı, lahanagiller, patlıcangiller) ile daha az su tüketen bitkileri (patates, tahıl, soğan, sarımsak, bezelye) arka arkaya yetiştirilmelidir. 4. Yetiştirme döneminde yavaş gelişen kültür bitkileri (domates, soğan, sarımsak) ile hızlı gelişme özelliğinde olan bitkiler (mısır, soya fasulyesi, sorgum, ıspanak, marul, fiğ, yemlik kolza, salata grubu, turp) ard arda yetiştirilmelidir.

32 5. Bitki kalıntısı fazla olan bitkiler (baklagil, yem bitkileri, tahıllar, kereviz, soğan) ile kalıntısı az olan bitkiler ( patates, şeker pancarı, karnabahar, lahana, salatalar, ıspanak) ard arda yetiştirilmelidir. 6. İyi planlanmış sağlıklı bir ekim nöbeti ile toprağın organik madde ihtiyacı karşılanmalıdır. Bu amaçla baklagil bitkileri gibi C/N oranı düşük olan ürünlere ekim nöbetinde mutlaka yer verilmelidir. 7. Hastalık ve zararlılara dayanıklı bitki çeşitleri seçilmelidir. 8. Zararlıların önlenmesinde, ön bitkiden sonra art bitki olarak seçilen bitkinin ön bitkide zarar yapan zararlının konukçusu olmamasına dikkat edilmelidir. 9. Zararlının etkinliğini kırmak amacıyla; zararlının biyolojik yapısı dikkate alınarak kültür bitkisinin ekim veya dikimi erken ya da geç zamana kaydırılmalıdır.

33 ÜRÜN SIRALAMASI Organik tarımda; ekim nöbeti kadar ürün sıralaması da önemlidir. Ürün sıralamasının ekim nöbetinden farklı olarak kelime anlamı; bir yetiştirme periyodunda, aynı sebze parselinde arka arkaya birden fazla değişik sebze türünün ard arda üretilmesidir. Bu tür programların oluşturulmasında, ekim nöbeti esasları göz önünde bulundurulmalıdır ki; ürün programlarının uygulamaları başarılı olsun. İyi planlanan bir ürün sıralaması ile pazarda tercih edilen, tüketiciler tarafından talep gören, üretim parsellerini hastalık ve zarlılar ile bulaştırmayan sebze türlerinin toprağı fazla yormadan üretimleri gerçekleştirilmiş olur. Örneğin; erken ilkbaharda lahanagiller familyasından turp ya da şalgam üretimi yapılabilir. Bu ürünlerin hasat edilmesinden sonra aynı parsele yaz üretim periyodu için patlıcangiller familyasından domates, biber ya da patlıcan üretimi yapılabilir. Hasadın sona ermesiyle işlenen tarlaya sonbahar üretimi için pancar, pazı ya da ıspanak ekimi yapılabilir. Aynı zamanda bu ürünler hasat edilmeyerek tohum üretimine de bırakılabilirler.

34 Diğer bir ürün sıralaması örneği ise; şöyle düzenlenebilir: İlkbaharda salata grubu sebzeler, yaz üretim döneminde yazlık kabak ve sonbahar üretimine yönelik olarak brokkoli üretimi yapılabilir. Üretim planlamasında dikkat edilecek en önemli iki nokta; ilkbahar ve sonbahar ürünü olarak programa alınan ürünlerin soğuklara toleranslı olan serin iklim ya da kışlık sebzeler grubundan seçilmesi ve ön bitkinin art bitki için allelopati etkisi oluşturmayacak türlerden seçilmiş olması üretimde karşılaşılacak problemlerin azaltılması bakımından önemlidir. Üretim dönemiErken ilkbaharYazSonbahar Sebze familyalarıLahanagillerPatlıcangillerKazayağıgiller Sebze türleri Turp Şalgam Domates Biber Patlıcan Ispanak Pazı Ürün sıralaması programı örneği

35


"EKİM NÖBETİ Bölgenin iklim ve toprak özellikleri dikkate alınarak, en yüksek ve en kaliteli üretimi sağlamak amacıyla değişik kültür bitkilerinin birbirlerini." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları