Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

İKTİSADİ BÜYÜME. İLK HAFTA Büyüme teori ve modelleri ( neye odaklanırlar!) 1. Kaynak dağılımını sağlamanın birer araçlarıdır, (iktisatta etkinlikle ilgili.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "İKTİSADİ BÜYÜME. İLK HAFTA Büyüme teori ve modelleri ( neye odaklanırlar!) 1. Kaynak dağılımını sağlamanın birer araçlarıdır, (iktisatta etkinlikle ilgili."— Sunum transkripti:

1 İKTİSADİ BÜYÜME

2 İLK HAFTA Büyüme teori ve modelleri ( neye odaklanırlar!) 1. Kaynak dağılımını sağlamanın birer araçlarıdır, (iktisatta etkinlikle ilgili sorular: ne, ne kadar, nasıl ve kimin için üretilecek) 2. Farklı gelişmişlik düzeyindeki ülkelerin büyüme farklarının nedenlerini araştıran (Kişi başı GSYH  2013 G. Kore 25,977 $ ve Türkiye 10,971 $  2000 G. Kore $ ve Türkiye $  1980 G. Kore $ ve Türkiye $ 3. Uzun dönem büyümenin kaynaklarını açıklama çabalarıdır. Teknoloji, sanayi, altyapı yatırımları vb.

3 İLK HAFTA S: Büyüme teori ve modelleri neye göre ve nasıl şekillenmiştir, şekillenmektedir?  Bu modelleri geliştiren iktisatçıların ideolojik yaklaşım ve tercihlerine,  İçinde bulunulan iktisadi koşullara göre biçimlenmektedir.  Dolayısıyla hâkim iktisadi paradigmaya dayalı bir büyüme modeline dönük eleştirilerin yoğunlaşması ve iktisadi koşulların değişmesiyle birlikte mevcut büyüme modellerinin içeriği ve vurguları çoğu kez değişmiştir.  Zamanla her şey değişiyor. İngiltere, merkantilizm döneminde (seçilmişlere verilen özel haklar) dışa kapalı pol.izlerken, 18. yyda sanayi devrimiyle birlikte üretimde patlama yaşanmış ve dış ticaret engelleri kaldırılmıştır. (Aynı ülke, ancak iki farklı politika)  Benzer şekilde, çağın şartlarına göre büyüme modelleri şekillenmiştir.

4 ÇALIŞMANIN İÇERİĞİ Bu dersin ilk kısmı olan İktisadi Büyüme başlığında neleri ele alacağız:  İktisadi büyüme modelleri alanında görülen değişimlere,  Büyüme modellerinde yapılan vurgular ve bu vurguların ekonomi politikalarında oluşturduğu farklılaşmalara,  İktisadi büyüme ve diğer alanlar arasındaki etkileşimlere ve  Elden geldiğince Türkiye’nin iktisadi büyüme tecrübesi ile ilgili gelişme ve bazı gözlemlere de yer verilmiştir.

5 GİRİŞ BİR GÖZLEM  Ülkeler farklı oranlarda büyüyorlar. G. Kore ve Türkiye örneğini hatırlayalım: S: G. Kore’nin sırrı neydi? Biz neyi başaramadık? C: İkisi bir arada. Sanayi + Dışa açıklık politikası. Türkiye ikisi bir aradayı başaramadı. ( : ithal ikameci ve plancı. Ama dışa açık değil. 70 sonrası bir dönem sanayi var ama dışa açıklık yok. 70’te TC de üretilen otomobiller koruma duvarları arasında iç pazarda satılırken, Koreliler dünya pazarlarını aşındırıyordu. Ödev: G. Kore mucizesi dedikleri nedir?  Ülkeler farklı oranlarda büyüyorlar. BİR SORU  Bu farklılıkların nedeni nedir? CEVAP Birçok neden olabilir.

6 GİRİŞ Örneğin;  doğal kaynak zenginliği, (Petrol zengini ülkeler, OPEC ülkeleri, S: bu ülkelerin dezavantajları var mıdır?)  sermaye birikimi, beşeri sermaye, (S: Sermaye nedir? Kaç türü vardır. S: Sermaye birikimi ve tasarruf ilişkisi nasıldır? S: Rusya gibi ülkeler tasarrufu nasıl çözmüştür? S: Türkiye’de tasarruf oranları nasıldır? Bir kayma var mı? Neden? Türkiye açısında bunun önemi nedir?) Erkan Demirbaş, Doktora Tezi “Türkiye’de Kamu İ nşaat Harcamalarının Belirleyicileri İ le Ekonomik Büyüme Arasındaki İ lişki”,  İşgücü miktarı, girişimcilik (Çin, Hindistan, ucuz işgücü, cazibe merkezi)  teknolojik düzey, (Çin Huawei, Telekom altyapısını kuran firmalardan biri, Çin’de bir teknoloji şehrinde kurulu.)  gelir bölüşümü,  coğrafi konum v.s.(ticarete açıklık ve büyüme)

7 GİRİŞ  Demokrasi, Özgürlükler,  DEM İ RBAŞ, Erkan ve M. Veysel KAYA, (2012), “An Analysis of Relation between Economic Growth and Democratization: An Empiric Application (A Sample of Turkey)”, Celal Bayar Üniversitesi, İİ BF Dergisi, Yönetim ve Ekonomi, 19(2), pp  KAYA, M. Veysel ve Erkan DEM İ RBAŞ, (2012), “Ekonomik Özgürlükler İ le Ekonomik Büyüme Arasındaki İ lişkinin Analizi: Türk Cumhuriyetleri Örne ğ i”, Prof. Dr. Sabahattin ZA İ M’e Arma ğ an Seçme Yazılar, Sakarya Üniversitesi Yayınları, 1.Baskı, ISBN  DEM İ RBAŞ, Erkan ve M. Veysel, KAYA, (2012), “Ekonomik Büyüme ve Merkez Bankası Ba ğ ımsızlı ğ ı Arasında Nedensellik İ lişkisi: Ekonometrik Bir Uygulama: Türkiye Örne ğ i”, Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi, 7(2), ss  Politik İstikrar, Askeri darbeler,  KAYA, M. Veysel and Erkan, DEM İ RBAŞ, (2012), “Military Intervention, Coalition Governments and Economic Growth: Evidence from Turkey”, Eurasian Journal of Business and Economics, 5 (10), pp  Mülkiyet Hakları (Sermayenin Sırrı isimli kitap)

8 GİRİŞ  Bu kadar çok faktörün belirlediği/etkilediği büyümeyi, teorik bir çerçeveye yerleştirmek ve bir büyüme modeli kurmak doğal olarak oldukça güçtür.  Bununla birlikte, günümüzde bilgi teknolojileri sayesinde bu sorun aşılabilmekte, büyüme teori ve modellerinin büyüme sürecini açıklama gücü artırılabilmektedir.

9 GİRİŞ Ancak  Büyüme modellerinin açıklayıcılık gücü önemli olsa bile modeller için sadelik ve anlaşılabilirlik de önemlidir.  Dolayısıyla bir ekonomik modelin olabildiğince basit olması gereklidir. Ancak bazı faktörler dışsal sayılırlar. Çünkü:  Hem sadelik amacıyla ve hem de teknolojik gelişmenin ölçümü gibi sorunlar dolayısıyla;  Ve iktisadi büyüme sürecine en çok etki eden faktörün vurgulanması amacıyla bazı faktörler dışsal sayılmaktadır.

10 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış Büyüme modelleri alanındaki tarihsel gelişim çizgisine bakıldığında,  Büyüme modellerinin bilimsel tercihler ve içinde bulunulan koşullara bağlı olarak biçimlendiği, içeriği ve vurgularının dönemsel olarak değiştiği gözlemlenmektedir.  Merkantilizm  Fizyokratlar  Klasik büyüme (Smith, Ricardo, Malthus, )  Schumpeter  Keynesi takip eden Harrod ve Domer  Solow modeli (Neoklasik)  İçsel büyüme 1980 sonrası

11 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış Merkantilizm: yıl sürdü Kıymetli madenler zenginliğin kaynağıdır. Bu zenginlik dış ticaret yoluyla elde edilir. Gerek Eski Yunan ve gerekse Ortaçağ sürecinde tacirler hor görülmüştü. Merkantilizm sayesinde tacirler popüler olmaya başladı. Ve saygı görmeye başladı. Bu devlet eliyle oldu. Devlet, ticari faaliyetlerde bazı şirketlere, tacirlere öncelik vermiştir. Sanayi sektörü ve sanayileşme sürükleyici sektör olarak kabul edildi Ticari kapitalizm olarak bilinir. Nüfus önemli bir kaynaktır. Sir William Petty, İflah olmaz hırsızları idam edeceğimize, köle olarak kullanıp üretimimizi artıralım. Devlet başrolde yer alır. Devlet sayesinde, bazı sektörler öncelikli konuma getirilmektedir. (İngiltere’de düzenlemeler: Koyun yünü satmak yasak( ), canlı koyun ihracı yasak ( ), belli günler kırmızı et satışı yasak, (balıkçılık sektörü teşvik etmek için) Ve bazı tacirlere ayrıcalıklar sağlanmaktadır.

12 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış Merkantilizm: Büyümeyi olumlu etkileyen faktörler: Hızlı nüfus artışı, (Bu sayede ucuz işgücü temin edilir, ayrıca asker ve denizci yetiştir, ) Düşük ücret pol. İhracat artışı Düşük faiz oranı Para arzı artışı Sömürgecilik, (sömürge ticaretini tekelleştir) NOT: sömürgeci ülkelerde en fazla ülke İngiltere’nin olmuştur. Bu durum Common Wealth isimli org.sayesinde zımni olarak sürdürülmektedir. 4 yılda bir Common Wealth Game düzenlenmektedir. Kraliçe, yılbaşında bunları kutlar. S: Sonu ne&nasıl oldu? Teknik gelişmelerle sanayi üretimin artması, Sanayi Kapitalizmini doğurdu. Devletin gücü azaldı. Rekabet şartları devlet lehine değişti Tüketici-üretici daha fazla özgürlük talep etti.

13 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış Fizyokratlar Fizyokrasi: Doğanın Gücü anlamına gelir Fransa kökenlidir. Tarım kapitalizmi de denir. En önemli üretim topraktan elde edilir. Tek üretken alan topraktır. Ticaret ve sanayi önemsizdir. Tek vergi tarımdan alınmalıdır. Çünkü sanayi ve ticaret (kısır sınıf) üretken değildir. Vergi sadece toprak sahibinden (Lord) alınmalıdır. Rant Vergisi. Toprağı işleyenden (köylü) ayrıca vergi alınmamalıdır. Bu sayede köylü tasarruf yapar ve daha fazla üretme imkanını elde eder.

14 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış  Klasik büyüme modelinde, emek-değer teorisine rağmen liberal yaklaşımların etkisiyle sermayeye daha çok önem verilmiştir.  A. Smith Ekonomik büyüme:  Önce BÜYÜME gelir ardından DURGUNLUK gelir.  DURGUNLUK NASIL OLUR? Sermaye azalan verimler kanununa tabidir. Sermaye birikimi yavaşlar, kar oranı düşer, yatırımlar azalır, ücretler düşer, DURGUNLUK  Sermaye birikimi, uzmanlaşma, işbölümüne özel önem verir:  Sermaye birikimi: Büyümeyi sermaye birikimi belirler. Kâr güdüsüyle, Sermaye sahibi S ve I yapar. Smith: işçi ve toprak sahibinin aldığı rant payı düşmelidir. Kâr sıfırlanırsa, kapitalist sistem çöker. (henüz girişimci kavramı kullanılmıyordu. Bu kavramı ilk kez J.B. Say kullandı)  Uzmanlaşma, işbölümüne: İğne yapımı örneği,  Piyasalar nasıl genişler: iyi yönetim, ulaştırma olanakları, paranın mübadele aracı olar.kullanılması

15 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış  Ricardo:  Smith sonrası 2’ye ayrıldı:  Sürekli durgunluk olacaktı(kötümser ingiliz iktisat okulu) Malthus, ricardo, Mill  İyimser Fransız İktisat okulu Say, Bastiat  Ricardo: MG’nin bölüşümünü, faktör paylarını belirleyen kanunları inceledi.  Buğday Kanunlarının kaldırılmasını önerdi. İthalat yasak idi.  Önerisi şöyleydi: yasak kalksın, buğday gelsin, ucuzlasın, P düşsün, W düşssüni, Kâr artsın,  Varsayımlar: Elime elverişli arazi kısıtlı Verimli topraklar ekilince, sıra verimsizlere gelir. Bundan dolayı verimli toprak rantı artar.  Teknik gelişme hızı düşük,

16 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış  Ricardo:  Büyüme: başlangıçta kâr yüksek old için S ve sermaye birikimi yüksek olur. Emek talebi artar. W artar. W arttığı için Malthus Nüfus kanununa göre Nüfus artar. Nüfus artınca buğday talebi artar. Y artar.  Durgunluk aşaması: Zamanla verimsiz topraklar geçilir. Karlar azalır. I düşer. (W düşer) Durgunluk olur.  Malthus’un Nüfus Kanunu:  W arttığı için nüfus artar.  Ancak Aksine, doğum oranları, sanayileşme, kentleşme ile düşmüştür.  Nüfus artışı, W artışı ile değil, gelişmiş ülkelerdeki sağlık alanındaki gelişmeler, ve ölüm oranlarındaki düşmelerle sağlandı.  Bu kanun Tamamen rededilemez. Ve kabul edilemez. Ülkeden ülkeye değişmektedir.

17 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış  Marksist analizde emeğe görece daha çok yer verilmiş,  Sermayeye ve Emeğe bakış açısı:  Emek-zaman, malların ve hizmetlerin mutlak değerini belirler. Sermaye, toprak bir malın değerine hiç katkıda bulunmaz.  Klasik görüş: Emek-zaman, malların ve hizmetlerin nispi değerini belirler. Emek-zaman, malların ve hizmetlerin nispi değerini belirler.  K. Marx: Komünist Manifesto 1848; Das Kapital (3 cilt), 2 cildini Engels bastırdı.  Marksizm doğuşu:  Sanayi devrimi sonrası Kapitalizmin krizlere maruz kalması, halkın yoksulluğu  K. Marx’ın Fransa, İngiltere tecrübeleri.  Sınıfsız birtoplum arzu edilir.  Kapitalizmin sonu iflastır. Kendi kendine olacaktır. Bundan dolayı ilişmeye gerek yok.

18 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış  Marksizme göre toplumsal aşamalar: 1. İlkel 2. Kölecilik 3. Feodalizm 4. Kapitalizm 5. Sosyalizm 6. Komünizm

19 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış  Marksist ekonomik teori  Kapitalizme ağır eleştirilerde bulunur.  Kapitalist sınıfın kârının kaynağı, ücretlilerin sömürülmesidir.  Değerli olan tek şey emektir, sermaye değil,  Çünkü sermayeyi de emek üretir.  S: Kapitalizm nasıl çökecek?  Sermayenin temerküzü sağlanır. Karşıt olarak işsizler kitlesi giderek büyür. Sefalet artar. Sistem sürekli tek.gelişme sağlasa bile kâr oranları azalır. Emeğin payının korunması mümkün değildir. İktisadi sistem patlayarak çöker.

20 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış  Marksist Teoriye eleştiri:  Marx’ın kap. Süreçte tasavvur ettiği işsizlik, tek.gelişme sonucunda ortaya çıkar. Devamlı artar.  Ancak bu işsizlik türü, kap.süreçte hızla gelişen emek-yoğun hizmet sektörü tarafından eritilmiştir.

21 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış  Keynesyen Harrod-Domar (H-D) büyüme modelinde sermaye birikimini sağlayan yatırımlar belirleyici olmuş,  Neoklasik (Solow) büyüme modelinde sermayeye önem verilmiş ve sermaye birikimini sağlayıcı ekonomi politikalarının önemi vurgulanmıştır.

22 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış Solow (1994)’un belirttiği gibi,  Modern büyüme teorileri alanında son altmış yılda üç önemli dalga oluşmuştur.  İlk iki dalga büyümeyi model dışında belirlenen dışsal faktörlere bağladığı için dışsal büyüme modelleri olarak adlandırılmıştır. Bu modeller  1) Harrod-Domar (H-D) Modeli  2) Neoklasik (Solow) Büyüme Modeli (NBM)  3) İçsel Büyüme Modelleri (İBM) (Endogenous Growth Model )

23 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış H-D modeli,  1929 Buhranı sonrası ileri sürülen Keynesyen görüşler etrafında oluşturulmuştur.  H-D büyüme modelinde devlete istikrarlı büyümeyi sağlama rolü verilmiştir.  Karma ekonomi yaklaşımı altında planlama aracı olarak da kullanılan bu modelde yatırımlar ve sermaye birikimi vurgulanmasına karşın modellerin bıçak-sırtı dengeleri istikrarlı büyüme için devlet müdahalesine kapı açmıştır.

24 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış H-D modeli,  Keynesgil temel makro modeli genişletmeye dönük ilk çalışmadır  Büyümeyi sistematik olarak ele alan ilk modeldir.  Post-Keynesyen büyüme modeli olarak da bilinir.  Harrod:  Net yatırımın 2 etkisi vardır:  Talep artışı: (yapacağın inşaata hammadde alırsın)  Kapasite artışı (inşaatın bitince ekonominin kapasitesi artar)  Keynes, kapasite artışına değinmemiştir. (bu Harrod’un katkısıdır).  Modelde değişkenler ölçülür. Bir çok ülke bu büyüme modelini kullanmıştır.  ∆Y/Y=büyüme  ∆Y/Y=s/k  s=marjinal tasarruf oranı, k=sermaye hasıla kasayısı (K/Y) yani 1 birim Y elde etmek için gerekli olan sermaye miktarını verir.  Türkiye’de planlı dönemlerde k=3-3,5 olduğu hesaplanmıştır. (Bu tüm ekonomi için yada sektörler için hesaplanabilir)  Planlı dönemde Tasarruf eğilimi (s)=%18 idi.  =18/3=6 (Normal şartlarda Türkiye’de % 6 oranında büyüme sağlanabilir.)

25 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış H-D modeli,  Bu formül,  hedeflenen büyümenin tutturulabilmesi için ne kadar sermayeye ihtiyaç duyulduğunu,  geçmiş dönemlerde konulan hedeflere ulaşmadaki başarı yada başarısızlıkları,  yada neden bazı ülkelerin fakir bazılarının zengin old. sorgulamada bir başvuru kriteri olabilir.  Bununla birlikte bu modelin büyüme analzinde toplam faktör verimliliğindeki (TFV) değişmeleri dikkate almadığı da unutulmamalıdır.  NOT: Harrod, eksik istihdamdan tam istihdama geçişi incelemiştir.

26 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış NBM  Bu model, H-D modelinin bıçak sırtı dengeleri ile devlet müdahalesine karşı tepki olarak ileri sürülmüştür.  Bu modelde, devletin ekonomiye müdahalesine gerek duymayan dengeli bir büyüme mekanizması ortaya konmuş,  Liberal ekonomi politikaları ve sermaye birikiminin önemi tekrar vurgulanmıştır.

27 GİRİŞ GİRİŞ İktisadi Büyüme Teori-Model Çabalarının Tarihsel Gelişimine Bir Bakış İBM  NBM’de gelişmiş ülkelerin zamanla durgun duruma gireceği (steady state) ve yoksul ülkelerin bu ülkeleri yakalayacağı öngörüsü (yakınsama tartışmaları) ve  Teknolojik gelişmenin dışsal sayılması gibi teori ile pratik arasındaki çelişen yönler karşısında NBM’ne karşı tepki olarak ileri sürülmüştür.  Yani neoklasik modelde «teknoloji gelişir» kabul ederiz ancak niye geliştiğini bilmeyiz ve açıklamayız. Bu gerçekten garip bir durumdur çünkü niye büyüdüğünü bilmediğimiz bir değişkeni büyümenin motoru olarak kabul etmişiz. İşte bu garip durumu düzeltmek için 1990 da Paul Romer bir makale yazmıştır. (İçsel Büyüme Modelleri)

28 I. BÖLÜM BÜYÜMENİN ÖNEMİ VE ÖNKOŞULLARI Ülkelerin; iktisadi gelişmişlik düzeyi, yönetim biçimleri farklı olabilir.  Ancak bu farklılıklar, bir ülkenin sosyal refah düzeyinin artmasının iktisadi büyümeye bağlı olduğu gerçeğini değiştirmez.  Dolayısıyla bir ülkede yöneticiler, ülkelerinin istikrarlı büyümesi için akılcı davranmak ve mevcut kaynaklarla refahı nasıl artıracaklarını hesaplamak durumundadır.  Suudların, bir gün petrol biterse veya alternatifi çıkarsa halimiz nice olur diye düşünmesi gerekir.  Ülke ekonomileri sürekli bir yarış içerisindedir. Durmak ve dinlenmenin olmadığı. Bir an durmanız, devrilmenize yol açabilir. Dünyanın en büyük ülkelerine bakalım:

29 2013 yılı En büyük ekonomiye sahip ilk 21 ülke Kaynak: WDI

30 Tablo: Dünyada İmalat Sanayii Katma Değeri Toplamı İçinde Payı En Büyük 15 Ekonomi (Kaynak: Manufacturing the Future: The Next Era of Global Growth and Innovation, McKinsey, 2012.)

31 I. BÖLÜM BÜYÜMENİN ÖNEMİ VE ÖNKOŞULLARI Ülkelerin toplumsal refah artışını temsil eden iktisadi büyüme  Ülkelerin sahip oldukları  doğal kaynaklar,  sermaye birikimi,  işgücü/emek ve  teknolojik gelişme tarafından belirlenir ve faktörlerin etkin kullanımı/verimlilik de önemlidir.  Bu faktörlerin etkilerinin ortaya çıkabilmesi için kapitalist sistemde bazı kurumsal yapıların bulunması gerekmektedir. büyümenin ön koşulları olan bu kurumlar;  Piyasalar, ( serbest )  Mülkiyet hakları ve ( kanunlarla koruma altına alınmış )  Parasal değişimdir. ( sermaye hareketliliğine kısıtlama getirilmemiş )

32 I. BÖLÜM BÜYÜMENİN ÖNEMİ VE ÖNKOŞULLARI  Bu kurumlar;  büyümeyi kolaylaştırmakta, örneğin, iyi işleyen piyasalar, alıcı ve satıcıların birlikte iş yapmalarını, işlerinde uzmanlaşmalarını, ticarette bulunmalarını, tasarruf/yatırım yapmalarını sağlamaktadır.  Piyasaların iyi işlemesi için  iyi tanımlanmış ve korunan mülkiyet haklarına  ve parasal değişime ihtiyaç bulunmaktadır.

33 İktisadi Büyüme: Tanımı ve Kavramsal Bir Analiz Niceliksel Bir Yaklaşım (1) İktisadi Büyüme; Niceliksel Yaklaşım: Üretim miktarındaki artıştır. İkiye ayrılır: Kısa dönem üretim artışları: Eksik kapasitenin kullanılmasıyla (KKO’nın artmasıyla) üretimde meydana gelen artışa denir. Üretimin yapısında dalgalanma söz konusudur. Bu gen. maliye ve para pol. Sayesinde elde edilebilir. Uzun dönem üretim artışları: Tam istihdamın ve etkin kullanımın ardından üretim miktarının artırılabilmesi için Üretim Kapasitesinin artırılabilmesi gerekir. Bu uzun dönemde sağlanır. S: Nasıl sağlanır? 1-Üretim fak.miktarlarının artırılması; 2-üretim fakçnitelik olarak iyileşmesi. (tek.gelişme, vasıflı eleman&eğitim&verimlilik artışı) S: Potansiyel GSMH: Tam istihdam durumunda ortaya konacak olan üretim düzeyi.

34 İktisadi Büyüme: Tanımı ve Kavramsal Bir Analiz Niceliksel Bir Yaklaşım (1) İktisadi Büyüme nedir?  Bir ülkenin belirli bir dönemde, genellikle bir yıl içinde üretim kapasitesi veya reel gayri safi yurt içi hâsılasında (GSYİH) görülen ve sayısal olarak ölçülebilen reel artıştır.  S: Nominal GSYH olmaz mı?  S: Reel GSYH’yi nasıl bulabilirim? S: Baz yıl&Sabit yıl nedir  S:TC’de kim yayınlar ve hangi sıklıkla?  S:Hesaplama Yöntemleri hangileridir? Bunların tutarları farklılık arz eder mi? Ben hangisini kullanmalıyım?  İktisadi büyüme bu şekilde tanımlandığında, aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi üretim olanakları eğrisinde sağa doğru kayma ile gösterilir.

35 İktisadi Büyüme: Tanımı ve Kavramsal Bir Analiz Niceliksel Bir Yaklaşım (1)  Şekilde görüldüğü gibi ülkenin sahip olduğu iktisadi kaynaklar, emek, sermaye gibi üretim faktörleri miktarının artması, teknolojik gelişme ve verimliliğin yükselmesi ile üretim olanakları eğrisi sağa doğru kaymakta, iktisadi büyüme ortaya çıkmaktadır. X Malı Y Malı

36 İktisadi Büyüme: Tanımı ve Kavramsal Bir Analiz Niceliksel Bir Yaklaşım (1)  Kaynaklar kıt. Problem kıtlık kökenli. Bu şartlarda ekonomi biliminin ana sorunları nelerdir?  Ekonominin 3 ana sorunu:  1. Kıt kaynakların tümünden yararlanmak (Tam kullanım& Tam istihdam sorunu)  2. Kıt kaynakları en iyi şekilde kullanmak (Etkin kullanım sorunu)  3. Eldeki kaynaklarla üretilen mal ve hizmet miktarını artırmak (kapasitenin artırılması sorunu)

37 İktisadi Büyüme: Tanımı ve Kavramsal Bir Analiz Niceliksel Bir Yaklaşım (2)  Bununla birlikte üretim olanakları eğrisinde sağa doğru kayma paralel olmayabilir.  Örneğin şekilde görüldüğü gibi büyüme bir sektörde, bir malda daha fazla olabilir.  Nitekim soldaki grafikteki gibi büyüme daha fazla kamusal mal üretimi veya sağdaki örnekte olduğu gibi daha fazla özel mal üretimi biçiminde gerçekleşebilir.

38 İktisadi Büyüme: Tanımı ve Kavramsal Bir Analiz Niceliksel Bir Yaklaşım (2) Öte yandan  Büyümenin bu tanımı, sadece nicel üretim artışını esas almaktadır.  Ör: TC’de İnşaat sektörünün büyümesi, sanayinin arka planda kalması vb. Özel Mal Kamusal Mal Özel Mal Kamusal Mal

39 Büyüme, Gelişme ve Kalkınma Kavramları (1) Büyüme, gelişme ve kalkınma kavramları halk arasında çoğu kez aynı anlamda kullanılır.  Oysa büyüme, ağırlıklı olarak nicel bir kavramdır.  Gelişme ve kalkınma kavramları daha çok azgelişmiş ülkeler için kullanılır ve bu ülkelerin hızla artan nüfuslarının ihtiyaçlarını giderme ve gelişmiş ülkelerle aralarındaki farkı ortadan kaldırma çabaları kastedilir.

40 Büyüme, Gelişme ve Kalkınma Kavramları (1)  Büyüme ve kalkınma arasındaki bu farka ilk defa 1944’de A. Amonn yer vermiştir.  Amonn’a göre bir ülke ekonomisinde bir yandan gövde genişlemesi (işgücü ve sermaye miktarının artması) yaşanırken  diğer yandan bünyesi (GSMH ve istihdamda sektör payı v.b.) değişmektedir. (Ör: sanayinin payının artması)  Amonn’a göre bu gelişmelerden ilki büyümeyi, ikincisi kalkınmayı gösterir.

41 Büyüme, Gelişme ve Kalkınma Kavramları (1)  Bu bağlamda, büyümeyi kalkınmayla eş tutmak ve yüksek kişi başına milli gelir düzeyini kalkınmışlık göstergesi kabul etmek, kalkınma konusuna dar bir bakış açısıdır.  Çünkü azgelişmiş ülkelerin belirli bir büyüme performansı sağlaması, kalkınma sorunlarını tamamen ortadan kaldırmadığı gibi, bir ülkenin yaşam standardı ve refah düzeyinin yükselmesinde bireysel gelir artışı tek başına yeterli bir gösterge değildir. (Ör: Bireyler zengin olabilir ama doğumda çocuk ölüm oranları hala yüksek olabilir)  Ancak bir ülkede kişi başına reel hâsıla artışı olmadan kalkınma olamayacağı için bir ülkenin kalkınmasının istikrarlı büyümeden geçtiği söylenebilir. ( Bu anlamda, büyüme, gelişme ve kalkınma için bir ön koşul niteliğindedir )

42 Büyüme, Gelişme ve Kalkınma Kavramları (2) Adelman ve Yeldan (2000), Kalkınmadan söz edilebilmesi için;  Sürdürülebilir büyüme, ( iniş çıkışlar değil )  Üretim ve tüketim kalıplarının yapısal değişime uğraması, ( endüstriyel ürünlerinin tüketimi )  Teknolojik ilerleme,  Sosyal, siyasi ve kurumsal modernleşme ve yaşam standartlarında geniş çaplı iyileşme gibi olguların ortaya çıkması gerektiğini

43 Büyüme, Gelişme ve Kalkınma Kavramları (2) Berber (2006: 10),  Kalkınma sürecinde; a) Tarım, sanayi ve hizmetler sektörlerinin GSYİH payının değiştiğini, ( tarımdan sanayi ve hizmetlere doğru bir kayış ) b) Sanayinin tüketim sanayinden yatırım sanayi ağırlıklı bir yapıya yöneldiğini, c) Dış ticaret yapısının değiştiğini,

44 Büyüme, Gelişme ve Kalkınma Kavramları (2) d) Okur yazar oranının arttığını, e) Kişi başına daha fazla enerji ve kalori tüketiminin gerçekleştiğini ve (Enerji tüketimi ve büyüme ilişkisi) f) Şehirleşme oranının artması gibi bir çok değişimin yaşandığını ifade etmektedir.

45 Büyüme ve Kalkınma farklar  1-Büyüme zengin ülkeler için geçerliyken, kalkınma fakir ülkeler için geçerlidir. (Fakir ülkeler, aynı zamanda geri kalmış&kalkınamamış ülkelerdir)  Zengin ülkeler büyürken, fakir ülkeler kalkınırlar.  2-Büyüme içsel faktörlerin (endojen) etkisiyle gerçekleşir. (emek, teknoloji, sermaye):  Herhangibir strateji olmadan büyüme gerçekleştirilebilir.  İnsanlar rasyonel davranırlar ve hayatlarını devam ettirebilmek için üretimde bulunurlar. (ilk insanları düşünelim)  Kalkınma: Dışsal (exojen) faktörlerin uyardığı bir süreçtir.  Herhangibir strateji, program yada plan uygulanmadan kalkınma gerçekleştirilemez.  3-Kalkınma: Makro bir değişken ve süreçtir. Büyüme hem makro, hemde mikro özelliklere sahiptir.  Bir firma büyür. Bir ülke büyür.  Bir firma kalkınmaz ancak bir ülke kalkınır. (Kalkınma daha geniş kapsamlıdır. Ve büyümeyi de içerdiği söylenebilir.)

46 Büyüme ve Kalkınma farklar  4-Büyüme İktisat teorisi; kalkınma daha çok İktisat politikası kapsamında yer alır.  İki kavram arasındaki nedensellik İlişkisi:  Furdato: Kalkınma, daha fazla büyüme için gerekli potansiyeli sağlayan bir süreçtir.  Meier: Kalkınma, ekonomik büyüme içerisinde ortaya çıkan bir süreçtir.  İshikawa: Kalkınma için büyümenin belirli bir düzeyi tutturabilmesi gerekir.  Bazılarına göre, bunlar birbirinden bağımsızdır.

47 İktisadi Büyümenin Sınırları ve Niteliği Sorunu  Sanayi devrimiyle birlikte odaklanılan tek şey: Daha fazla üretimdir. Yani sadece nicel yönüne odaklanılmıştır.  Bu bağlamda, insan unsuru da sermaye gibi bir araç muamelesi görmüştür.  Ücretlerin düşürülerek kârlılığın artırılması arzulanmıştır.  Çalışma şartları gözardı edilmiştir.  Çalışanların Refah düzeyi tamamen ihmal edilmiştir.  Günümüz anlayışı, bunun tam tersidir.

48 İktisadi Büyümenin Sınırları ve Niteliği Sorunu (1)  İktisadi büyümenin niceliksel tanımının yeterli olmadığı ve doğal kaynakların sınırlarına ulaşıldığı tartışmaları 1970’lerin ortalarından itibaren hızla artmıştır.  Bu tartışmalar çerçevesinde hazırlanan ve dünyanın geleceğine kötümser bakan Meadows’ların Roma Kulubü Raporları, bu yıllarda büyümenin niteliksel yönünün ön plana çıkarılmasına yol açmıştır.  Bu çerçevede, büyümenin niteliğinin ön plana çıkarıldığı ‘iyi büyüme’ kavramı; BM İnsani Kalkınma Raporu (1996)’nda vurgulanan beş farklı ‘kötü büyüme’ sürecinin karşıtları ile açıklanmaya başlamıştır.

49 İktisadi Büyümenin Sınırları ve Niteliği Sorunu (1) Bu beş kötü büyüme biçimi aşağıdaki gibi belirtilmektedir;  a) İşsiz Büyüme: yeterli istihdam ortamı tesis edilemez.  b) Acımasız Büyüme: Büyümenin nimetler adil olarak dağıtılmaz ( Bir kişiye tam 9, 9 kişiye bir pul)  c) Sessiz Büyüme: Demokratik iyileşmenin sağlanamaması. Bireysel hak ve özgürlüklerin kötüleşmesi hali  d) Köksüz Büyüme: örf-adet gelenek ve göreneklerin yozlaşması. Dünyada 10 bin kültür var. Bunlar giderek azalmaktadır.  e) Geleceksiz Büyüme: Doğal kaynakların tüketilmesi

50 İktisadi Büyümenin Sınırları ve Niteliği Sorunu (2)  Kötü büyüme tanımları bazı ülkeler açısından daha da artırılabilir.  Ancak, bu tanımlar bazı ortak özelliklere göre toplanan bir yapıdadır.  Bu tanımları birleştirmek hatta yenilerini de eklemek mümkündür.

51 İktisadi Büyümenin Sınırları ve Niteliği Sorunu (2) Bununla birlikte amacımız “iyi büyümeyi” tanımlamak olduğu için;  Bu beş kötü büyüme tanımının karşıtları üzerinden ‘iyi büyüme’ biçimlerini aşağıdaki gibi tanımlayabiliriz; a) İstihdamı teşvik eden, (İşsiz Büyüme) (FDI ve istihdam ilişkisi) b) Bireye kendi kaderi üzerinde karar verme şansı tanıyan, (Acımasız Büyüme) c) Büyümenin nimetlerini adil biçimde dağıtan, (Sessiz Büyüme) d) Fiziki sermaye yanında beşeri sermayenin gelişimine önem veren,(Köksüz Büyüme) e) Çevreye saygılı, sürdürülebilir bir büyüme iyi büyümedir.(Geleceksiz Büyüme)

52 İktisadi Büyümenin Kaynakları (1)  İktisadi büyümenin kaynakları arasında birçok faktör sayılabilir.  Bununla birlikte genel kabul gören ve büyüme modellerinde yer verilen kaynaklar şu dört faktörden oluşmaktadır;  a) Fiziki sermaye (K),  b) İşgücü (L),  c) Doğal kaynaklar (N)  d) Teknolojik gelişme (A).

53 İktisadi Büyümenin Kaynakları (1)  Doğ al kaynaklar sabit varsayılır ve model dışında bırakılırsa, büyümenin kaynakları bir üretim fonksiyonu aracılığıyla Y üretimi/GSYİH düzeyini göstermek üzere aşağıdaki gibi yazılmaktadır;  Y = F (K, L, A)

54 İktisadi Büyümenin Kaynakları (1)  Bu değişkenler, büyümenin belirleyicileri ve bir ekonominin üretim potansiyelleridir.  Teknoloji bu değişkenleri etkin biçimde bir araya getirmeye yarayan önemli bir araçtır.  Bu faktörlerde reel artışlar, üretim artışına yol açar.  Ancak, üretim faktörlerinin her zaman istenen ölçüde artırılması olanaklı değildir. Çünkü her ülkenin doğal kaynak, işgücü ve sermaye miktarını artırma olanağı sınırlıdır. (Çelik, demir, bakır, plastik, altın, uranyum vb.)

55 İktisadi Büyümenin Kaynakları (2) A) Sermaye  İktisadi büyümenin sağlanmasında geçmişten beri en fazla önem verilen faktördür.  İktisadi analizlerde sermaye denildiğinde akla fiziki sermaye gelmekte, parasal sermaye kavramı bu kapsamda ele alınmamaktadır. Büyüme analizlerinde sermaye faktörü olarak üretim artışına yol açan aletler, makineler, sanayide kullanılan gereçler, fabrika ve donanım v.b fiziki unsurlar dikkate alınmaktadır.  GSMH hesapları:  Harcama Yöntemine göre: Gayrisafi Sabit Sermaye Yatırımı : 1-Makine&Teçhizat; 2-İnşaat (Kamu ve Özel için ayrı ayrı verilir.)  S: Yatırım nedir?: Fiziki sermaye stokuna yapılan ilavelerdir.

56 İktisadi Büyümenin Kaynakları (2) A) Sermaye  Bir ülkede mal ve hizmet üretiminde artışın sağlanması için işgücü ve sermaye faktörlerinin üretime koşulması gerekmektedir. Bu bağlamda sermaye birikimini sağlayan fiziki sermaye yatırımlarının yapılmasını kolaylaştıran bir ortam gereklidir.  I=Akım değişken,K=Stok değişken  Büyüme modellerinde sermaye, çoğu kez fiziki sermaye yatırımları veya bu yatırımlar aracılığı ile oluşan fiziki sermaye stoku olarak düşünülse bile;  Schultz (1962) ve Becker (1964) çalışmalarıyla birlikte, bu tanıma beşeri sermaye de katılmaya başlanmış ve bu geniş tanımlama biçimi modern büyüme teorilerinin benimsediği bir yaklaşım olmuştur.  Beşeri sermayenin göstergesi olarak: okuma oranı, okullaşma oranı vb. göstergelere müracaat edilmektedir.

57 İktisadi Büyümenin Kaynakları (3) B) Emek (İşgücü)  Emek/işgücü faktörü, büyüme analizlerinde nüfus artış hızına bağlı toplam işgücü artışı şeklinde düşünülmekte ve büyümenin önemli kaynağını oluşturmaktadır.  Dolayısıyla bir ülkedeki işgücü miktarı, nüfus büyüklüğü ve nüfus artışına bağlıdır. (Avrupa’daki yaşlı nüfus: 65 yaş üst % 18; Türkiye’de % 8)  Bu bağlamda işgücü miktarı ve kalitesindeki değişimler, hem reel büyümeye yol açmakta, hem de nüfus yapısını ve nüfusa bağlı demografik değişimleri etkilemektedir.  Ör: Yaşam ömrünün uzaması.

58 İktisadi Büyümenin Kaynakları (3) B) Emek (İşgücü)  Günümüz modern büyüme yaklaşımlarında sermaye birikiminin önemi vurgulanmakla birlikte işgücünün niteliğinin önemi belirtilmekte ve işgücünün niceliksel yönünü vurgulayan ve onun niteliği olmayan bir üretim faktörü olarak büyüme analizlerinde yer alması biçimindeki klasik düşünce terk edilmektedir.  Bu çerçevede, klasik yaklaşım yerini  hem toplam işgücü artışını dikkate alan  hem de işgücü verimliliğini artıran beşeri sermaye kavramını içeren bir yaklaşıma bırakmıştır.

59 İktisadi Büyümenin Kaynakları (3) B) Emek (İşgücü)  Schultz, Becker ve Mincer gibi iktisatçıların öncülük ettiği bu yeni yaklaşımlarda  beşeri sermaye, işgücünde içerilmiş bilgi ve beceri toplamı olarak kabul edilmekte;  işgücünün niteliği, okul ve işyerlerindeki eğitim sayesinde geliştirildikçe ülkenin beşeri sermayesinin arttığı,  beşeri sermayenin hem artan verimliliğin hem de teknolojik ilerlemenin temel taşını oluşturduğu ileri sürülmektedir.

60 İktisadi Büyümenin Kaynakları (3) B) Emek (İşgücü)  S:Nüfus artaşı olumlu yanları?  İç Pazar ve tüketim artar.nitelikli işgücü artmasına imkan sağlanır.  S: Gelişmekte olan ülkelerdeki yüksek oranlı nüfus artışının neden olacağı emek fazlası, ülke açısından pozitif mi yoksa negatif midir?

61 İktisadi Büyümenin Kaynakları (4) C) Doğal Kaynaklar  Doğal kaynaklar, yenilenebilen ve yenilenemeyen biçimde doğada bulunmakta ve iktisadi büyüme sürecinde bir üretim faktörü olarak yer almaktadırlar.  Su, hava, toprak ve ormanlar yenilenebilen doğal kaynak,  buna karşılık mevcut rezervleri hızla azalan fosil kaynaklar (petrol, doğal gaz, kömür v.b.) ve madenler (demir, altın, gümüş, bor v.b) yenilenemeyen doğal kaynak olarak bilinmektedir.  İktisadi analizlerde yenilenebilir kaynakların kirlenmesi, azalması gibi noktalar dikkate alınarak doğal kaynakların veri olduğu kabul edilmekte, büyüme sürecindeki etkileri genellikle göz ardı edilmektedir.

62 İktisadi Büyümenin Kaynakları (4) C) Doğal Kaynaklar  Önemli bir hammadde veya doğal kaynak zenginliği büyümeyi olumlu etkileyebilir.  Örneğin petrol zengini ülkelerin petrol fiyatlarının arttığı bir ortamda petrol üretimi ve satışının artması, bu ülkenin büyümesi ve halkının refah düzeyini artırabilir.  Ancak, doğal kaynakların uzun dönemde büyümeyi tek başına sürüklemesi olanaklı değildir.

63 İktisadi Büyümenin Kaynakları (4) C) Doğal Kaynaklar  Öte yandan doğal kaynak zengini olmayan Japonya’nın büyüme performansı, daha az doğal kaynağa sahip ülkelerin yüksek ve istikrarlı oranlarda büyüyebileceğini de göstermiştir.  Dolayısıyla doğal kaynakların  uzun dönem büyümeye katkısının sınırlı olduğu,  bazı özel/olumlu koşullara bağlı olduğu ve  doğal kaynakların iktisadi büyüme analizlerinde veri kabul edilmesinin normal olduğu söylenebilir.

64 İktisadi Büyümenin Kaynakları (5) D) Teknolojik Gelişme  Büyüme kaynakları içinde önemi günümüzde anlaşılan faktör, teknolojik gelişmedir.  Teknoloji, genel olarak bir mal veya hizmetin üretiminde  gerekli bilgi,  organizasyon,  üretim teknikleri bütünü biçiminde tanımlanmaktadır.

65 İktisadi Büyümenin Kaynakları (5) D) Teknolojik Gelişme  Teknolojik gelişme ise  mevcut ürün üretiminde yeni yöntemler geliştirilmesi,  yeni ürünler üretilmesi,  yönetim tekniklerinde gelişmeler olarak tanımlanmakta, pür bilimde oluşan ilerleme teknolojik gelişme kabul edilmemektedir.  İktisatçılar teknolojik gelişmenin önemini sanayi devrimiyle birlikte ortaya çıkan birçok yeni buluşun iktisadi yaşamdaki etkileri üzerine incelemeye başlamışlardır.

66 İktisadi Büyümenin Kaynakları (5) D) Teknolojik Gelişme  Schumpeter yenilik, buluş ve teknolojik gelişmenin kapitalist sistemdeki önemine dikkat çeken öncüler olmuştur. (Yaratıcı Yıkım)  Buna karşılık iktisadi büyüme analizlerinde teknolojik gelişme hak ettiği yeri, 1980 sonrası alabilmiştir. Bu döneme kadar teknolojik gelişme ya doğal kaynaklarda olduğu gibi veri kabul edilmiş yahut NBM’de olduğu gibi dışsal sayılmıştır.  Ancak bu yaklaşım, günümüz modern büyüme teorilerinde aşılmış ve dünya gerçekleriyle uyumlu biçimde teknolojik gelişme içsel bir değişken olarak ele alınmaya başlamıştır

67 Modern İktisadi Büyümenin Göstergeleri  Sanayi devriminden sonra günümüzün gelişmiş ülkeerinin gösterdiği büyüme süreci MODERN büyüme olarak adlandırılır.  Kuznet (1971 Nobel): gelişmiş ülkelerdeki ulusal gelirin tarihsel büyümesinin ölçümü ve analizi konusunda öncülük eden çalışmasından ötürü Nobele layık görüldü.  S: Kuznete göre Modern anlamda büyüme nedir?  Ülkenin kendi nüfusuna değişik ekonomik mallar sağlama kapasitesindeki UZUN vadeli artış.  S: bu büyüyen uzun vadeli kapasite NELER üzerine kurulu olmalıdır?  1-Her türlü mal sağlama becerisi  2-Teknoloji (büyüme için ön şarttır, ancak yeterli şart değildir)  3-Kurumsal, davranışsal ve Siyasal düzenlemeler yapılmalıdır  (Bu düzenlemeler, teknolojinin sağlayacağı potansiyel üretim artışını fiiliye dönüştürmek için gereklidir. )

68 Modern İktisadi Büyümenin Göstergeleri  Kuznet’in büyüme sürecinin temsil eden altı karakteristik özellik nedir? 1) İşigücü verimliliği başta olmak üzere, Toplam Faktör Verimliliğinde (TFV) yüksek oranlı artış 2) Nüfusun ve kişi başına düşen üretimin yüksek oranda büyümesi 3) Ekonomide yüksek oranlı yapısal değişim 4) Yüksek oranlı sosyal ve ideolojik değişim 5) Gelişmiş ülkelerin ihtiyaç duyduğu hammadde ve Pazar için dünyanın diğer bölümlerine ulaşabilme yetenekleri 6) Büyümenin üçüncü dünya ülkelerini sınırlı düzeyde etkilemesi

69 Modern İktisadi Büyümenin Göstergeleri 1) İşigücü verimliliği başta olmak üzere, Toplam Faktör Verimliliğinde (TFV) yüksek oranlı artış: Gelişmiş ülkelerdeki geçmiş yıllarsa ekonomik büyümenin % :’lik kısmı işgücü verimliliğindeki artışla açıklanmaktadır. 2) Nüfusun ve kişi başına düşen üretimin yüksek oranda büyümesi Gelişmiş ülkelerde son 200 yılda nufus artışı %1; kişi başı gelir artışı %2; reel GSMH artışı %3 tür 3-Ekonomide yüksek oranlı yapısal değişim Tarımdan, tarım dışı faaliyetlere kayma İlerleyen safhalarda Sanayiden hizmetlere kayma Büyük ölçekli ve ulusal yada ulus.arası nitelikli işletmelere dönüşüm İşgücünün kırsaldan kente göçü, imalat sanayi yada hizmetlere kayması

70 Modern İktisadi Büyümenin Göstergeleri 4-Yüksek oranlı sosyal ve ideolojik değişim: Modernleşme olarak bilinen sosyal dönüşüm 5-Gelişmiş ülkelerin ihtiyaç duyduğu hammadde ve Pazar için dünyanın diğer bölümlerine ulaşabilme yetenekleri Ulaşım ve iletişimde modern tek.kullanılmasıyla mümkündür. Kuzeydeki güçlü devletlerin, fakir ülkeler üzerinde koloni hakimiyeti kurmaları mümkün olmuştur. 19. ve 20. yy başlarında kolonilerin kurulması, Afrika, Aş ağı Sahra Asya ve Latin Amerikanın önceleri girilemeyen bazı bölgelerine ulaşılması, Kuzey yarımkürenin büyüyen ekonomilerine gelişen üretim endüstrileri için ucuz hammadde ve ihracat pazarları sağlamıştır. 6-Büyümenin üçüncü dünya ülkelerini sınırlı düzeyde etkilemesi: Modern büyümenin yayılışı hala dünya nüfusunun dörtte birinden daha azı ile sınırlıdır. Gelişmiş ve gelişmemiş ülkeler arasındaki eşit olmayan uluslararası güç ilişkileri, zengin ve fakir arasındaki dengesizliği artırma eğilimine sahiptir.

71 Fakirlik kaderimiz mi? S-Neden fakirler hep fakir? Zengin olmanın bir yolu yok mudur? 1-Üçüncü dünya ülkelerinin kalkınma sürecinin başlangıcında sahip olduğu iç koşullar 2-Zengin ve fakir ülkeler (Gelişmiş &Azgelişmiş) arasındaki ulus.ekonomik ve siyasal ilişkilerin ÇAĞDAŞ doğası  1-İç Koşullar:  Az gelişmiş ülkelerin sahip oldukları sosyal ve politik kurumların tutuculuğu  Güçlü çıkar gruplarının bu konuda gösterdiği reaksiyon  2-Gelişmiş &Azgelişmiş ülke ilişkileri: Gelişmiş ülkeler;  Ticari ilişkilerin şartların belirleyici ve etkileyicidir  Teknoloji ve değerleri (sosyal, siyasal, kurumsal) ihraç ederken Daima kendi çıkarlarını düşünürler  Az gelişmiş ülkeleri kendilerine bağımlı hale getirirler.  Bu transferler az gelişmiş ülkelerin gelişme yönündeki isteklerini/arzularını kırabilir  Dünyanın zenginliğini azgelişmiş ülkelerle paylaşmak istemeyebilir

72 Geçmiş büyüme deneyimlerinin Öneminin sınırlılığı: Başlangıç şartlarının farklı olması S-Neden geçmiş büyüme deneyimleri çok fazla önemli değildir? Başlangıç şartlarının farklı olması neden bu kadar önemlidir? Bu farklılıklar nelerdir? lardaki kalkınma ekonomistleri başlangıç koşullarıın önemini gözardı etmişlerdir. Yani günümüz gelişmiş ülkeleri ile az gelişmiş ülkelerinin başlangıç koşulları arasında DAĞLAR kadar fark vardır. S:Bunlar nelerdir? 1-Fiziksel ve beşeri sermaye kaynakları 2-Kişi başına düşen MG ve GSMH düzeyi 3-İklim şartları 4-Nüfusun büyüklüğü, dağılımı, artış hızı 5-Ulus.Göçün tarihsel rolü 6-Ulus.ticaret kazançları 7-AR-GE 8-Politik kurumların istikrarı ve esnekliği

73 Geçmiş büyüme deneyimlerinin Öneminin sınırlılığı: Başlangıç şartlarının farklı olması 1-Fiziksel ve beşeri sermaye kaynakları Daha az eğitimli ve becerikil olma sorunu 2-Kişi başına düşen MG ve GSMH düzeyi 19. Yy İngiltyeresi ort.yaşama standardı kıskanılacak bir düzeyde değildi ancak günümüz üçüncü dünya ülkelerinin sahip olduklarından çok daha iyiydi. 3-İklim şartları: Aşırı sıcak, soğuk 4-Nüfusun büyüklüğü, dağılımı, artış hızı Modern büyüme sürecinde Kuzey amerika, Avrupa da nüfus artış hızı % 2 üzerine çıkmadı Üçüncü dünya ülkelerinde son yılda % 2,5 ten fazladır. S: günümüz gelişmiş ülkeleri, modern büyüme başlangıcında, bugünkü az gelişmiş ülkelerin şartlarına sahip olsalardı, sanayi devrimini gerçekleştirebilir yada bu şekilde hızlı bir gelişme gösterebilir miydi? 5-Ulus.Göçün tarihsel rolü: Avrupa işgücünün göç vesilesiyle Amerikan ekonomisine katkısı: arası 919 milyon alman; 1,1 milyon İrlandalı arası 1 milyon Alman, 418 bin İskandinavyalı, arası 1,7 milyon İtalyan Kuzey Amerikaya gitti yada gönderildi.

74 Geçmiş büyüme deneyimlerinin Öneminin sınırlılığı: Başlangıç şartlarının farklı olması 6-Ulus.ticaret kazançları: Ulus.ticaret 19. yy boyunca ve 20 yy b aşlarında gelişmiş ülkelerin itici gücü olmuştur. 19 yyda Avrupa ve Kuzey amerika ülkeleri büyük anlamda serbest ticaret, serbest para hareketleri ve engellenemeyen ulus.arası vasıfsız işgücü göçü aracılığıyla gittikçe büyüyen dinamik ulus.arası ticarete daha fazla katılmışlardır. 7-AR-GE Dünya genelinde toplam AR-GE’lerin % 98’i gelişmiş ülkeler tarafından yapılmaktadır. 8-Politik kurumların istikrarı ve esnekliği: Gelişmiş ülkeler sanayi devriminden önce ulus devleti özelliğini kazanmış ve modernizasyon yolundaki pozitif milli siyasetlerini ve tutumlarını oy birliğiyle sürdürmüşlerdir.


"İKTİSADİ BÜYÜME. İLK HAFTA Büyüme teori ve modelleri ( neye odaklanırlar!) 1. Kaynak dağılımını sağlamanın birer araçlarıdır, (iktisatta etkinlikle ilgili." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları