Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARINDA TÜRKÇENİN KULLANIMI Doç. Dr. Ertuğrul YAMAN

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARINDA TÜRKÇENİN KULLANIMI Doç. Dr. Ertuğrul YAMAN"— Sunum transkripti:

1 KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARINDA TÜRKÇENİN KULLANIMI Doç. Dr. Ertuğrul YAMAN

2 Türkçe, günümüzde uluslararası bir konuşma dili konumundadır. Türkçemiz her geçen “Dünya dili” olma yolunda ilerlemektedir. Bu durumun sağlam bir zemine oturtulması için dünyadaki bütün Türkler arasında ortak bir iletişim diline ihtiyaç vardır. Ortak iletişim dili için en önemli araç ise, basın yayın araçlarıdır. Ortak kullanılan dilin de güzel olması gerekir.

3 Kitle iletişim araçlarının toplumu bilgilendirme ve bilinçlendirme konusunda çok önemli bir görev ve işlevi üstlendiği malumdur. Medya, bu ulvi görevi yerine getirirken Türkçemizin güzel kullanılmasına da özen göstermelidir.

4 Aslında, son yıllarda, bu konudaki duyarlık ve bilinç, her geçen gün artmaktadır. Özellikle, RTÜK’ün özverili ve üstün denetim çabalarıyla diğer konularda olduğu gibi, doğru ve güzel Türkçenin kullanımı konusunda güzel gelişmeler yaşanmaktadır.

5 Konuya daha önceki yıllardan baktığımızda, kitle iletişim araçlarında Türkçenin çok güzel kullanıldığını söyleyebilmek ne yazık ki zordur. Güzel Türkçemizin söyleyişine pek dikkat edilmemiş; yerel ve argo ifadelere çok fazla yer verilmiştir. Pek çok kelime, kalıp ve ifade halen yanlış kullanılmaktadır. Bu durum ise, dilimizin o güzelim ses ahengini ve estetiğini bozmaktadır.

6 Türkçe açısında uygun olmayan kimi söz ve kalıplar, televizyon dizileri ile hayatımıza, gizlice ve hissettirmeden sokulmaktadır. Bu tip uygunsuz ifadeler fark edilemeden konuşmalarımızın içine sızmakta; özellikle gençler arasında ağızdan ağza yayılmaktadır. Gençlere bu durumun Türk dilini yozlaştırdığını söyleseniz; herhâlde, şu cümlelerle karşılaşırsınız :

7 “Oha falan oldum” duydunuz mu? Türk dili yozlaşıyormuş. Böyle “manyak güzel” bir dil yozlaşabilir mi? “Artı” bizim dilimiz son derece köklü. Öyle kolay değil zarar görmesi. Saçmalık bunlar ve bu saçmalıklardan “kal geldi”artık. Söylenti “lan” bunlar. Ortalık bu söylentilerle “yıkılıyo”. “N’olcak” şimdi? Türkçe elden gidecek “deeermişim”. “Çüş falan, yaaani”, buna izin verecek “diiliz” “heralde”, “bi” “şiler” “yapcaz” artık.

8 Kitle iletişim araçları ve özellikle televizyon, son derece çağdaş, işimizi kolaylaştıran ve insanlığın yararına kullanılması gereken bir buluştur. Ancak, son derece yararlı bu araçların, doğru kullanılmazsa, zararları da oluyor. Zararların en önemli kaynağı da dizi filmlerdir. Konuyu sadece ticarî açıdan değerlendiren dizilerde Türk kültürüne ve Türkçeye gerekli özen ve önem gösterilmiyor.

9 Tamamen argo olan “(oha) falan oldum, lan, sibop… ” gibi kalıplar yanında, Türkçe’nin telaffuzunu bozacak “yapcaz, n’olcak, gelcez, uçcaksın” gibi yapıyı bozan kötü kullanımlar da var. Bu alanda da en büyük zararı henüz yetişme çağında olan çocuklar görüyorlar. Ana dillerini en iyi şekilde öğrenmesi gereken çocuklarımız, bu tür diziler yüzünden argo kelimeleri, sokak konuşmalarını ve basit kullanımları öğreniyorlar. “Medya dili” neredeyse, “ana dili”nin yerini almak üzeredir.

10 Kitle iletişim araçlarındaki uygunsuz argo ve basit ifadelere özellikle çocuklar ve gençler arasında yoğun bir ilgi var. Duyulan bir argo sözcük özellikle üniversite gençleri arasında hemen yaygınlaşıyor.

11 Üniversite gençliği hem yaşı hem de içine yeni atıldığı toplumsal statü gereği kendisini gösterme ve bilgisini ispatlama gayreti içindedir. Bu durum, aslında doğaldır. Ancak, burada önemli olan kendimizi gösteriş biçimimizdir. Ne yazık ki yine birçok kanalda gençlik, özellikle de üniversite gençliği söz konusu edildiğinde, “çılgın, sorumsuz, farklı” tiplemeler öne çıkarılmaktadır.

12 Tespitlerime göre, üniversite gençliği kendilerini iki şekilde göstermenin gayreti içindeler: Birincisi toplumun genel kabullerine aykırı kılık-kıyafetle, İkincisi ise farklı bir dil kullanmak şeklindedir.

13 Bu noktada en başta yeni ve farklı olmak kaygısıyla her türlü “absürt” kelime, deyim ve ifade, gençliğin ilgi alanına girmektedir. Yani, dikkat çekme gibi doğal ve masum bir özellik, farklı yönlerde kötüye kullanılmaktadır. Oysa üniversite gençliği, topluma öncülük edecek, çağdaş, sorumlu ve geniş düşünce ufku ile örnek olmalıdır. Gençlik, sorumsuzlukla, sınırsız bir özgürlükle boşa harcanacak bir hazine değildir.

14 Ayrıca, yerel ağızların aşırı derecede kullanıldığı televizyon programları ve diziler de dilimizi yozlaştırıyor. Belki dizilerde yöresine göre, bir iki karakter yerel ağızları kullanabilir. Yerel ağızları, o bölgelerde yaşayanların kullanması doğaldır. Ancak, bunların televizyon dizilerinde âdeta reklam edilmesi çocuklarda dil gelişimini olumsuz yönde etkiliyor. Bizleri ortak duygularda buluşturan dili, ortaklıktan koparıyor.

15 Bazı diziler tamamen o yörenin ağız özelliğini yansıtıyor. Bu durumda edebî Türkçe estetiğini kaybediyor. Güzel Türkçemizdeki o eşsiz kalıplar, deyimler, atasözleri ve birbirinden güzel ikilemeler bir kenarda bırakılıyor; onların yerine yerel, basit, anlamsız, argo ile karışmış garip ifadeler kullanılıyor. Sadece estetik bozulma da söz konusu değil. Bunlar beraberinde uygunsuz davranışları, basitleşmeyi ve hatta duyarsızlığı da getiriyor. Televizyon bağımlıları, söz ve davranışlarında ilgisiz, özensiz ve duyarsız hâle geliyorlar.

16 Dildeki bu tür basit ifadelerin öncelikle düşünce sistemimize önemli darbeler vurduğunu düşünüyorum. Çünkü, yapılan yeni araştırmalar gösteriyor ki dil ile düşünce arasında büyük bir ilişki vardır. “Dil, düşüncenin evidir” biçiminde ifade edilen bu gerçek, aslında Türkçemiz için de son derece geçerlidir. Türkçemize, düşünce evrenimize ve geleceğimize kıymayalım!

17 Dil ne kadar zengin, doğru, güzel ve işlek olursa düşünce de o oranda duru, açık ve gelişmeye uygun olacaktır. Dolayısıyla burada söz konusu olan sadece dil değil, bütünüyle geleceğimizdir. Çocukların, gençlerin düşünce ufukları, hayal güçleri hep dil sayesinde gelişir. Çağdaş dünyaya ayak uydurmak, yeni bilimsel ve sanatsal eserler ortaya koymak ana dili bilgisine bağlıdır.

18 Günümüzde basın yayın araçlarında Türk dilinin kullanılmasını bozan etkenlerden birisi de gereğinden çok fazla yabancı kelimenin ve çeviri kalıplarının kullanılmasıdır. Türkçe, özellikle İngilizce kelime ve kalıpların akınına uğramış durumdadır. “Çay almaz mısınız?” “Kendine iyi bak!” “Ba bay!”

19 Büyük işyerlerinin müşterilerine verdiği kartlar üzerinde bulunan “club card” ifadesini son derece anlamsız buluyorum. Yine, özgeçmiş gibi çok güzel ve anlamlı bir kelimemiz dururken “CiVi” ya da televizyonun kısaltması olan “TiVi” gibi kısaltmaları da duyarsızlık ve özenti örneği olarak değerlendiriyorum. Türkçede karşılığı olan “konsensüs (uzlaşma)”, “primitif (ilkel)” “total (toplam)” gibi kullanımların da Türkçeye zorla sokulması beni son derece rahatsız ediyor. İş yeri adlarındaki yabancılaşma ise, artık bütün sınırları aşmıştır.

20 Dilimizi, kültürümüzü, estetiğimizi bütünüyle yok etmek isteyen, Atatürk’ün ifadesiyle “dahilî ve haricî bedhahlarımız” ne yazık ki var. Bir kısmı, belki gerçekten “gaflet ve dalâlet” içerisinde olabilir. Ama, kaynağı yurtdışında olan bazı mihraklar bu yabancılaştırma hareketini planlı, amaçlı ve eş güdümlü olarak sürdürmekteler. Bunun arka planında ulusal değerlerin yok edilmesi ve küresel egemenliğin, tektipleştirmenin yattığı biliniyor.

21 ANLATIM BOZUKLUKLARI VE DİL YANLIŞLARI

22 TELAFFUZ (SÖYLEYİŞ) YANLIŞLARI "a" Sesinin Daraltılması ("a"nın "ı"ya yaklaştırılması): *Málátyá*farkındáyım *kutláyıp*uğráyıp *kıpırdáyın *ısınmáya olacak → olıcak anlatacağım → anlıtıcığım çalışacağız → çalışıcığız

23 “a” Sesinin Uzatılması: bulunacānı olucā artıcā, alınacānı "ı" Sesinin Genişletilmesi *bağış > bağaş *yağış > yağaş *sunacağız > sunacaaz *aşağı > aşaa

24 "e" Sesinin Daraltılması ("e" nin "i" ye yaklaşması): * geleceğiz → geleciğiz *dinleyici → dinliyici *değil → diğil *edeceğini → ediciini *gelecek → gelicek

25 Ses ve Hece Düşmeleri: alıyor mu → alıyo mu? görüyorlar → görüyolar seyrediyoruz → seyrediyoz takıyordu → takıyodu birkaç → bikaç bir kere → bikere sonra → sora bir de → bide “e” sesinin uzatılması: Beence geençler heerkes beelki

26 şüphesiz → şüpesiz merhaba → meraba serbest güreş → serbes güreş rastgele → rasgele çift → çif astsubay → assubay Ne yapıyoruz? → Napıyoz? Yok... Yok... → Yo... yo...

27 Ses Türemeleri: iade > iyade aile > ayile ait > ayit puan > puvan

28 Gereksiz Uzatmalar: *li/der *fākir *zāfer *spi/ker *bertāraf *li/se *meydāna *yukarıdāki *kazazādelere kazazedelere *nāzım nazım (şiirle uğraşan) (şiir türü) * kātil katil (öldüren) (öldürme) * vākıf vakıf (bilen, hâkim ) - (kurum)

29 Yanlış Kısaltmalar : dāvā dava vāli vali dāmātdamat kāzākaza

30 Ses Değişmeleri: insanlar → insannar törenle → törenne düzenlenen → düzennenen araç → araş gereç → gereş üçlü → üşlü amaçları → amaşları üç beş → üş bej domates → domatez herkes → herkez,

31 Durak, Vurgu ve Tonlama Hataları 1.Durak Hataları: kalp / ameliyatı - Yapılan / yeni atamalar - Sokaklarda ölmüş / karıma - Kuzey Kıbrıs / Türk Cumhuriyeti - Yedi / Nükleer deneme - Ölen / İranlı hacıların - Başbakan /Özal mesajında -Allahım ona / ne kadar benziyorsun

32 2. Vurgu Hataları: Aşağıdaki örnek yapı ve cümlelerde altı çizgili hecelerde yanlış vurgulamalar gösterilmiştir: - Teşekkür ederim - Çocuk ateş gibi yanıyor. - Çocuk ekibinden bazıları - Şārkının sonuna doğru üçüncü

33 Kelime Yanlışlıkları: - Eve giderek, salona girerek, koltuğa oturarak televizyonu açtı. - Oturmaksızın, dinlenmeksizin, durmaksızın çalıştı. -Toplantıda bakanlığın, yatırımlarının malî kaynaklarının sonuçlarının ne olacağını...

34 Tekrar Sıklığı: TRT programlarındaki Türk diline ilişkin programlar arasında öğretmenlere yönelik programlar da yer almalıdır. Dikkate alınması gereken bir nokta da oyun yerinde az sayıda büyük olması, olanak varsa hiç olmamasıdır.

35 Birbirine Karıştırılan,Yanlış ve Yersiz Kullanılan Kelimeler: etki → etkin → etken (tesir) → faal(aktif) → unsur(faktör) Kitap çocuk eğitiminde en etkin araçlardan biridir. (etkili) Dilin ahlaka olan etkinliği (etkisi) büyüktür. Osmanlı döneminde dile Arapça ve Farsça etken (etkili) oldu.

36 *etkinlik → faaliyet Arkadaşları üzerindeki etkinliği gittikçe azalıyor. (etkisi) *neden → sebep (dolayı, yüzünden, ötürü, sebebiyle, vesile, münasebet...) -Hangi nedenle geç kaldın? -Hangi münasebetle geç kaldın? -Kar nedeniyle yollar kapandı? *neden olmak → yol açmak Olumsuz durumlarda kullanılır. Kar yağışı trafik kazalarına neden oluyor. (yol açıyor)

37 -Yangınların çoğu sigara nedeniyle çıkmaktadır (yüzünden) *sağlamak ve yol açmak Türkçede sağlamak fiili olumlu durumlar için kullanılır: Açılan çukur çocuğun ölümünü sağladı. (ölümüne yol açtı) *şans = olasılık (ihtimal) Bu hastalıktan ölme şansı oldukça yüksektir. (olasılığı)

38 *düş → hayal sukût-ı hayal → hayal kırıklığı -Oturdum gelecek günlerimi düşledim. (hayal ettim) * harika → süper → mega → felaket → korkunç... -korkunç güzel -anormal güzel -felaket yakışıklı... *birikinti (kendiliğinden toplanan su, ot, çöp vb.) *birikim (özel gayretle elde edilmiş para, bilgi vb.) Sanatçı arkadaşlar kendi özel birikintilerini anlattılar. (birikim)

39 nüans - farkı ful – dolu imkân ve olanak çeviri ve tercüme fikir ve düşünce... *gönül – yürek – kalp gönülsüz – yüreksiz – kalpsiz (isteksiz) (korkak)(acımasız)

40 Gereksiz Kelimeler ve Yardımcı Fiiller: Müdür Bey, çalışkan öğrencileri tebrik edip kutladı, öğrenciler de müdürlerine saygı ve hürmetlerini bildirdiler. Otobüslerde yaşlı, sakat ve ihtiyar insanlara yer vermeliyiz. Havada beyaz kar taneleri uçuşuyordu. En önemli olarak şunları sayabiliriz. Bu konuda bütün imkân ve olanaklarımızı seferber etmeliyiz. Zaten o sistemin adı da vardır: Başkanlık sistemi

41 umut etmek = ummak başvuruda bulunmak = başvurmak gecikme yapmak = gecikmek film yapmak = film çevirmek çocuk yapmak = çocuk sahibi olmak, doğurmak Bahçeli yapmak = Bahçeli’ye gitmek banyo yapmak = yıkanmak yenilgi almak = yenilmek müzik yapmak = müzikle uğraşmak kaset yapmak = kaset çıkarmak sigara kullanmak = sigara içmek çay almak = çay içmek bekleme yapmak = beklemek

42 Uygunsuz ve Çelişen Kelimeler Kullanma: Şairin ölüm yıldönümü kutlandı. Bu hastalıktan ölüm şansı yüksek Şüphesiz olmalı Galiba başka çaresi yok gibi görünüyor.

43 Yapıları Yanlış Olan ve Yanlış Söylenen Kelimeler Yanlış Doğru yesyeni yepyeni yepyeşil yemyeşil koşaraktan koşarak bakkalcı bakkal berberci berber zemininci kat zemin kat

44 yalnış yanlış yanlız yalnız eşki ekşi kiprik kirpik kirbit kibrit bilader birader şemşiye şemsiye sarmısak sarımsak körpü köprü ayrıyeten ayrıca bakıtmak baktırmak çirkinletmek çirkinleştirmek durak yeri durak

45 Uygunsuz Sıfat ve Zarfların Kullanılması: Birçok kaynaklar Pek çok gençler Pembe güller ve ağaçlar Müstakbel annem... Bir sürü insan Sizi tenzil ederim.

46 Yardımcı Fiil Eksikliğinden Kaynaklanan Yanlışlıklar: Dün akşam çay ve simit yedik (içtik) Sigarayı az, içkiyi hiç içmem. (içerim) Radyo ve televizyon seyrederiz. (dinler)

47 Deyim ve Atasözü Yanlışlıkları: Paçaları tutuşmak (Etekleri) Midesi zil çalmak (Karnı) Kundurası dama atılmak (Papucu) Toplu iğne atsan yere düşmez (İğne) Yazın gölge hoş, kışın depo boş (çuval) Dışardan gazel okumak (Hariçten)

48 Cümle Düşüklükleri Fazlalık: Bu tür zaafları gösterenlerin çevre içinde bulunduğu toplumda ve ortamlarda itibar ve saygınlıkları giderek her geçen gün azalıyor. Bu hava sıfırın altında eksi beş derece Fenerbahçe İngiliz takımını 1-0 sayı ile yendi. Hangi sorununuz olursa olsun onlarla birlikte konuşup tartışın. Ayın yirmi altısı ayın kaçına geliyor?

49 Sıralama yanlışlığı: Otuz beş yaşındaki milli takımımızın kaptanı Oğuz Bir hafta içinde yapımı tamamlanan köprü hizmete açıldı. “Her İzmir’e gidişimde yağmur yağıyor.” “Formayı kaptırmaya niyetim hiç yok.” Yeni doğum yapan sanatçının köpeği basına tanıtıldı. Arkadaşımızın daha çok söyleyecek sözü var. Eski Ayşe’nin kocası geldi.

50 Uyumsuzluk Memur, işi hızlandırması için amirine rica etti. Öğretmenin yaşam koşullarının artırılması gerekir. (düzeltilmesi)

51 Mantık Yanlışlıkları: Bu karar 365’e karşı 59 oyla kabul edildi. Size yarın ki bazı programlarımızı hatırlattık. (duyurduk) Seninle değil şehir turu, dünya turuna bile çıkılmaz. Herkes, hayatını okuyarak kazanır. Bütün ağaçlar sonbaharda yapraklarını döker. Bu gıdalar, bırakınız öldürmeyi, hasta bile edebilir.

52 Kitle İletişim Araçlarından Örnekler Toplumu etkileyen ve yönlendiren kurumlardan birisinin de basın yayın organları olduğu bir gerçektir. Dilimizin doğru, güzel ve etkili kullanılmasında basın yayın organlarının önemli bir yeri olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Yıllardan beri, televizyon kanallarında rastladığımız bazı dil yanlışlarını not almakta idik. Bu tür yanlışlıkları, hem televizyon kanallarımızın hatalarından vazgeçip güzel bir dil kullanmaları hem de kamu oyunun dilimiz konusunda duyarlı hâle getirilmesi amacıyla aşağıya alıyoruz. Asla kişi veya kurumları yıpratmak niyetinde değiliz. Amacımız, dilimiz konusundaki duyarlılığı artırmaktır. Bu açıdan, kişi adlarını saklı tutarak yalnızca kanal adlarını ve tarihlerini vereceğiz:

53 “İngiltere’de özürlüler hakkında garip sözler harcayan İngiliz milli takımı teknik direktörü görevden alındı.” ATV, Anahaber, “ doğumsal kalp rahatsızlıkları artık neştersiz tedavi edilebiliyor.” TRT 1, Haberler, “Sayın seyirciler El Pi Ci (LPG) ye yapılan zamlar, kullanıcıları rahatsız etti ” Kanal 7,

54 “Özel otomobiline ateş açılması sonucunda ölümden dönen ünlü sanatçı hala bu saldırıya bir anlam veremiyor” Show TV, “Galatasaray-Ankaragücü maçı: Pres, trio, şarj, kariyer” Star, “O kadar yol yapıyoruz eksilmiyor, basıncı düşmüyor” Reklam

55 “Hızla çoğalan seralarla turfandacılığımız yüksek bir seviye düzeyine çıkmıştır. TRT 1, Ziraat Bankası Cumhuriyet Dön. Türk Tarımı –3- “Sayın seyirciler, sigara yalnızca sağlığa zararlı olmakla kalmıyor. Çıkmasına neden olduğu yangınlar nedeniyle pek çok binanın yanmasına da sebep oluyor” Show TV,

56 Şimdi hepimiz burada bulunmuş bulunuyoruz. O halde ilk önce kendimizi takdim etmeliyiz. TRT 1, Yaşadıkça Programı “Taklitçilik öyle azımsanacak bir konu değil” Star, Karşı Şov programı, , saat 22,20 “Biz, bu arada 3 yarışmacımıza da hediye vermek istiyoruz. Üç yarışmacımıza da aynı bir hediye vereceğiz.” TRT 1, Yakıştır Prog ,55

57 Siz şunu mu demek istiyorsunuz: “Avrupa Ekonomik Topluluğuna gireceğiz diyerekten yıllarca beklemenin anlamı yok” TRT 1, 32. gün “Sunucu hanım: Biz çocuklara sorduk: Milli Eğitim Bakanı olsaydınız napardınız?” TRT 1, Ayda Bir, “Türkiye ile Batı Avrupa Birliğinin ilişkileri çok yakın. Bu anlamda dışsal ilişkilerden söz edilebilir.” Star, Haberler,

58 “Ordunun yaptığı açıklamaya hükümetten de olumlu tepkiler geliyor.” TGRT Haberler, “Efendim, şimdi dilerseniz bir müzik yapalım. Bir şarkı dinleyelim.” Kanal D, Durum Prog , “Annem de bak böyle oku adam ol diyerekten örnek gösteriyordu.” TRT 1, Tele-vizyon

59 “Sayın seyirciler, FB’nin 4-0 lık farklı galibiyeti herkesten övgü alıyor. Özellikle yeni transferlerin yerinde ve isabetli yapıldığı konusunda herkes birleşiyor.” Show TV, Çetin Çeki Yüksel Uzel’e soruyor: “Efendim ful taym mı part taym mı çalışıyorsunuz.” TRT 1, Bir Başka Gece, “Bu cevaplar çok güzel yanıtlar” TRT 1, Paket prog

60 “Kuveyt Büyükelçimiz, koşullar normale avdet edene değin faaliyetlerine Suudi Arabistan’da devam edecek.” TRT 1, Haberler Dışişleri Bak. Bildirisi “Diyelim ki uzun süre iş bulamadınız. Vazcayar mısınız sinemadan?” TRT 1, A Stüdyosundan , 17.10

61 –“Hayal yapmıyorum ki sukutu hayalden korkayım.” –“Bu gece mübarek leyle-i berat gecesidir.” TV

62 “Cenazesi yanlışlıkla İsrail’e gönderilen Şerife BAL, dava açmaya hazırlanıyor.” ATV,

63 “Türkiye’de ilk defa düzenlenen ve naklen olarak sunulan…” STAR TV, 23 Nisan 1991

64 “İstanbul’da tüm evsel ve sanayi atıklarının % 8’i arıtma tesisinden geçiriliyor. 1999’da İstanbul’da tüm evsel ve sanayi atıklarının tümü arıtma tesisinden geçirilecek.” Kanal

65 “Haydi arkadaşlar hep birlikte Sercan’a bir alkış yapalım mı?” TRT I, Sen Türkülerini Söyle, “Evet şimdi bir telefon yapalım. Nereye yapalım. Almanya’yla yapalım.” TRT I, , 01.20, Levent Özçelik. “Sunucu: Ne dersiniz, bir sarı oda yapalım mı?”, TRT I, , Sen Türkülerini Söyle

66 “Efendim, birazdan Ankara’ya Gölbaşı’ya bağlanacağız.” STV, SON DURUM PROG. “Bugün N’oldu?” STV, SON DURUM PROG. “Bakan Güler: Enerji dar boğazı konusunda ümitsiz diiliz.” Sky Türk,

67 ÖNERİLER Öncelikle, Türkçenin doğru ve estetik kullanımı konusunda bilinç oluşturulmalıdır. Hiçbir duygusallığa kapılmadan Türkçe dünyanın en köklü, en zengin ve en estetik dillerinden biridir, diyebiliriz. Ancak, burada Türkçenin bu üstünlükleri yanında Türkçe konuşanların, bu hazineden yeterince faydalanamadıkları bir gerçektir. Bu noktada neler yapılması gerektiğini şöyle sıralayabiliriz:

68 Öncelikle, Türkçenin zenginliğine ve gücüne inanıp toplumsal bilinç oluşturmak gerekir. Anne ve babaların, sanatçıların, eğitimcilerin ve özellikle çocuk eğitimcilerinin bu konuda toplumsal bir duyarlılık kazanarak bir uzlaşmaya varmaları gerekir. Televizyon yapımcılarının program yaparken içerik dışında dile, estetiğe ve kültürel değerlere de dikkat etmeleri gerekir. Çocuklarımızın geleceğinin, düşünce ve hayal güçlerinin bu programlarda gizli olduğunu asla unutmamalıdırlar. Bu konuda RTÜK’e çok önemli görevler düştüğü kanaatindeyim.

69 Devletin resmî kurum ve kuruluşlarındaki titizlik ve özenin, özel iş yerlerine de yansıması gerekir. Özellikle iş yeri adlarındaki yabancılaşma, ticarî ürünlere verilen adlar noktasında Türkçeleştirme konusunda son derece hassas olmaya ihtiyaç vardır. Çevremizi temiz tutmak, dildeki yozlaşma örneklerini temizleyerek de yapılabilir.

70 Peyami Safa’nın veciz bir sözü var: “Hiç kimse dilin vatandan daha az kutsal olduğunu söyleyemez”. Bence dilimiz konusunda herkes bilinçli, tutarlı, gayretli olmalıdır. Yabancı kelime ve kavram kullanmak, tek başına gelişme ve ilerlememize bir katkı sağlamaz. Ve asla unutmayalım ki bir insan en iyi, en sağlam, en verimli düşünceyi ancak ana dili denizinde üretebilir. Dilimizi korumak ve geliştirmek aslında bütünüyle kültürümüze ve geleceğimize sahip çıkmaktır. Dilimiz, kimliğimizdir; kimliğimize sahip çıkalım!


"KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARINDA TÜRKÇENİN KULLANIMI Doç. Dr. Ertuğrul YAMAN" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları