Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

HAYVANLARDA ÜREME VE GELİŞME SERDAR SARICI www.biyolojiokuryazari.com.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "HAYVANLARDA ÜREME VE GELİŞME SERDAR SARICI www.biyolojiokuryazari.com."— Sunum transkripti:

1 HAYVANLARDA ÜREME VE GELİŞME SERDAR SARICI

2 Hayvanlar aleminde hem eşeyli hemde eşeysiz üreme görülür.Eşeysiz üreme yumurta ve sperm olmadan yeni bireyin genlerinin tek bir bireyden gelmesidir. Eşeyli üremede ise diploit bir zigotu oluşturmak için hapliot gametler(üreme hücreleri) birleşir. Eşeysiz üremenin değişik mekanizmaları hayvanların kısa sürede kopya yavrular oluşturmalarını sağlar.Birçok omurgasız hücre bölünmesiyle aynı büyüklükte yavraular oluşturarak eşeysiz yolla çoğalır. Omurgasızlar arasında yaygın olan bir diğer eşeysiz üreme yolu tomurcuklanmadır.Yeni bireyler mevcut olanlardan kopup ayrılır. Bazı omurgasızlar yeni bireyler oluşturacak özelleşmiş hücre grupları salarlar.Örneğin süngerlerin gemmulları farklı tipteki hücrelerin birlikte göç edip biraraya gelmeleri ve etraflarının koruyucu bir kılıf ile çevrilmesi sonucu oluşurlar. SERDAR SARICI

3 Rejenerasyon (Yenilenme) parçalanan vücut kısımlarının kendini tamamlaması ile gerçekleşen eşeysiz üreme biçimidir.Birçok sünger,solucan ve deniz yıldızı gibi hayvanlarda görülür. Örneğin Linckia cinsine ait deniz yıldızında tek bir koldan tüm birey gelişebilmektedir. Eşeysiz üreme kararlı ve elverişli çevreler için uygun bir üremedir.Yalnız yaşayan hayvanların eş bulmadan çoğalmalarını ve yaşam alanına hakim olmalarını sağlar. Hayvanlardaki üreme döngüleri ve tipleri çok çeşitlilik gösterir. Hayvanlar eşeysiz ya da eşeyli olarak ya da her iki şekilde dönüşümlü olarak üreyebilirler. Üreme hücrelerinden bazılarının döllenmeden yeni bir (Haploit) birey meydana getirmesine partenogenez denir.Arılar,karıncalar,yaprak bitleri gibi canlılarda görülür. SERDAR SARICI

4 Çömera kamçı kuyruklu kertenkelesi tümü dişilerden oluşan bir türdür.Bu sürüngen partenogenez ile çoğalır,yumurtalar mayozdan sonra kromozom çiftlenmesi geçirerek, döllenmeden kertenkeleleri oluştururlar.Ancak yumurtlama,kur davranışları ile hızlandırılır ve eşeysel olarak çoğalan yakın akrabalarda görülen çiftleşme törenleri taklit edilir. Roller mevsim boyunca iki ya da üç kez değişmekte,yumurtlama öncesi dişi eşey hormonu olan östrojen düzeyi yükseldiğinde, dişi davranışı, yumurtla madan sonra östrojen düştüğünde ise erkek davranışı sergilenmektedir. SERDAR SARICI

5 Bir yerde sabit ya da açılan deliklerde yaşayan hayvanlar, ya da yassı solucanlar gibi canlılarda karşı cinsten bir eş bulmanın zorluğu eşeyli üreme için bir sorun yaratır.Bu sorunun bir çözümü bir bireyin hem erkek hem de dişi üreme sistemlerine sahip olduğu hermafroditzm dir.Toprak solucanı da aynı eşeyli olmasına karşın üreme dönemlerinde başka bir bireyle çiftleşerek hem sperm almakta hem de sperm vermektedir. Diğer bir üreme şekli sıralı hermafroditizmdir.Resif balıklarının bazı türlerinde eşeysel değişim yaş ve büyüklüğe bağlıdır.Örneğin mavi başlı resif balığı önce dişidir sadece en büyük ve en yaşlı bireyler dişiden erkeğe dönüşür. SERDAR SARICI

6 EŞEYLİ ÜREME MEKANİZMALARI Dış döllenme dişi tarafından dökülen yumurtaların dış ortamda erkek tarafından döllenmesi şeklinde gerçekleşir.İç döllenme ise spermlerin dişi hayvanın vücudu içinde yumurtalarla döllenmesi şeklinde gerçekleşmesidir. Dış döllenmeyi kullanan çoğu balık ve kurbağa bir erkeğin bir dişinin yumurtalarını döllediği özgül bir çiftleşme davranışı sergiler.Kur yapma davranışı,gametlerin bırakılmasında her iki tarafı da tetikleyenşekilde etkiye sahiptir. Feromonlar bir organizma tarafından salgılanan ve aynı türün diğer fertlerinin davranışlarını etkileyen kimyasal uyarılardır.Bunlar küçük uçucu ya da suda çözünen çok az miktarda bile etkili olan moleküllerdir. İç döllenme görülen türler dış döllenme geçirenlere oranla daha az sayıda zigot oluştururlar ancak ebeveyn koruması daha etkindir.Ana koruması tipleri arasında dayanıklı yumurta kabuklarının oluşturulması,embriyonun dişi ebeveynin üreme kanalı içinde gelişmesi, yumurta ve yavrulara ebeveynler tarafından bakılması yer alır. SERDAR SARICI

7 Yumurtalık Çoğu hayvan şubesinde karmaşık döllenme sistemleri evrimleşmiştir. Yassı solucanlar hermafrodit olup her iki genital sistemde dışarı bir delikle açılır. Testislerde oluşan sperm bir çift kanaldan (Vas efferentia) geçerek, tek bir sperm kanalında (Vas deferens) birleşirler ve seminal kesede toplanırlar.Çiftleşme sırasında sperm dişinin sistemine bırakılır ve rahimden seminal keseye geçer. Ovaryumdan yumurtalar yumurta kanalından geçerek seminal keseden gelen spermlerle döllenirler, daha sonra yumurta sarısıyla kaplanarak,yine sarıyı oluşturan bezlerin salgıladıkları bir kabuk maddesiylede korunurlar. Kabuklu ve döllenmiş yumurtalar, yumurta kanalından rahme, oradan da genital delik aracılığıyla dışarı atılırlar.Genellikle yumurtaların çok azı gelişerek erginleri oluşturma olanağı bulur. Yumurtalık kanalı SERDAR SARICI

8 Çoğu böcek karmaşık üreme sistemlerine sahip ayrı eşeyli bireylerdir.Erkekte spermler bir çift testiste gelişir ve kıvrımlı bir kanal aracılığıyla depolandıkları iki seminal keseye iletilir.Çiftleşme sırasında spermler dişi üreme sistemine boşaltılır. Dişide, yumurtalar bir çift yumurtalıkta gelişir ve döllenmenin olduğu vajinaya kanallar aracılığıyla iletilir.Dişi üreme sistemi birçok türde, spermlerin bir yıl ya da daha uzun süre depolanabildiği spermateka adı verilen bir kese içerir. SERDAR SARICI

9 ERKEK ÜREME SİSTEMİ Testisler scrotum adı verilen bir torba içinde karın boşluğu dışında tutulur.Vücut sıcak lığı sperm üretimini olumsuz yönde etkilediği için testisler vücut dışındadır. Spermler testisin seminifer tübüllerinden epididimisin kıvrımlı tübüllerine geçer.Üretra hem idrar boşaltımı hemde üreme kanalı görevini görür.Üç grup yardımcı bez (Seminal vesiküller,prostat ve bulbouretral bezler) boşaltılan sıvı olan semene salgılarıyla katkıda bulunur. Testisler birkaç tabaka bağ dokusu tarafından sarılmış olan kıvrımlı çok sayıda tüpten oluşmuştur.Bu tüplere seminifer tübüller adı verilir ve sperm burada üretilir. Seminifer tübüller arasında bulunan leyding hücreleri ise testosteron ve diğer androjenleri üretir. SERDAR SARICI

10 Embriyo testislerindeki primordiyal germ hücreleri farklılaşarak,spermleri oluşturacak kök hücreleri olan spermatogoniyumlara dönüşürler. Spermatogonia spermatositlere daha sonra da spermatitlere dönüşürken,mayozla kromozom sayısı 2n=46 dan n=23 ‘e iner. Gelişmekte olan hücreler, seminifer tübülün dış duvarına yakın olan yerleşim yerinden ortadaki boşluğa doğru hareket ederek,epididimise ulaşır. Akrozom bölgesi yumurtayı delmeye yarayan enzimler içerir. SERDAR SARICI

11 LH leyding hücrelerini androjen yapmaları için uyarır Hipotalamus GnRHu, ön fipofizden FSH ve LH Salgılanmasını düzenler FSH spermatogenezi arttırmak için seminifer tubülleri uyarır Birincil ve İkincil eşey özellikleri Testislerdeki Leyding hücreleri tarafından sentezlenen androjenler erkekteki birincil ve ikincil eşey özelliklerden doğrudan sorumlu steroyit türü hormondur.(Testosteron) Birincil eşey özellikleri üreme kanallarının,üreme organının gelişimi ve sperm üretimi dir.İkincil eşey özellikleri sesin kalınlaşması,yüz ve vücut kıllarının dağılımı ve kasların büyümesidir. Ön hipofiz testislere etki eden iki hormon salgılar bunlar FSH ve LH (Luteinize edici hormon)dır.Bu hormonların salgılanmasında hipotalamustan GnRHu salgısı ile kontrol edilir.Hormon seviyesi arttığında geri bildirim mekanizmaları sayesinde GnRHu yardımıyla FSH ve LH hormonu seviyesi ayarlanabilir. SERDAR SARICI

12 DİŞİ ÜREME SİSTEMİ Dişide yumurtalıklar,karın boşluğunun her iki yanında mezenter ile uterusa bağlanmış durumdadır. Her yumurtalık dayanıklı bir kapsülle örtülü çok sayıda folikül içermektedir.Bir folikül tek bir yumurta hücresini sarmalayan ve onu koruyan bir yada daha fazla hücre tabaksından oluşur.Bir kadının yaşamı boyunca sahip olabileceği folikül o doğmadan önce üretilmiştir. Yumurta hücresi folikül hücresi içinde olgunlaştıktan sonra ovulasyon(Yumurtlama) ile folikülden dışarı atılır.Geride kalan folikül dokusu korpus luteuma dönüşür.Yumur ta hücresi ovidukt(Yumurta kanalı) içinden geçerek uterusa ulaşır(Rahim).Uterusun iç tabakası,endometrium, zangin bri kan damarı ağına sahiptir. SERDAR SARICI

13 Folikül içindeki birinci Oosit Gelişen folikül Olgun folikül Yurmurtlama, folikül yırtılır Ve ikincil oosit serbest kalır Korpus luteum, folikül Kalıntılarından gelişir. Yumurta döllenmezse korpus Luteumun yapısı bozulur İlk kutup Cisimciği İkinci Kutup cisimciği Yumurtalık Bir dişinin yaşamı boyunca kullanacağı birincil oositleri yumurtalıklarında doğduğu andan itibaren,Mayoz 1 profaz aşamasında durdurulmuş haldedir.Ergenlikle başlayarak bir birincil oosit her ay mayoz 1 ‘i tamamlayarak ikincil oosite dönüşür. Oogenezdeki mayoz bölünmeler küçük olan hücrelerin kutup cisimciklerine dönüştüğü eşit olmayan sitokinez le olur. İkincil oosit,mayoz 2’yi bir spermle birleştiği anda tamamlar.Mayoz 2 den sonra sperm hücresi ve olgun yumurtanın haploit çekirdekleri kaynaşarak döllenme oluşur. SERDAR SARICI

14 Günler Hipofiz bezinden hipotalamus etkisiyle salgılanan FSH ve LH hormonları ovaryumun hormon salgılamasını etkiler.Yumurtalık döngüsü, foliküllerin büyüyerek giderek artan oranlarda östrojen salgıladıkları folikül aşamasından, yumurtlama ve korpus luteum un östrojen ve progesteron salgıladığı luteal aşamalarından oluşur. Korpus luteum luteal aşamanın sonunda parçalanır ve östrojen ile progesteron salgısı azalır böylece yumurta hücresi bozulur ve uterusun parçalanan endometriyum tabakası ile birlikte rahimden atılır.Buna menstrual kanama,yaklaşık 1 aylık bu dönemede menstrual döngü denir. Gebelik durumunda ise yardımcı mekanizmalar östrojen ve progesteronun yüksek düzeylerde kalmasını sağlayarak,endometriyum tabaka sının parçalanarak atılmasını önler. SERDAR SARICI

15 Menapoz,İnsanda dişiler ortalama 46 ile 54 yaşları arasında yumurtlamanın ve menstruasyonun bitmesi sonucu menapoza girerler.Bu yaşlarda yumurtalıklar hipofiz hormonlarına karşı duyarlıklarını yitirmektedirler. Menapoz olağan dışı bir olgudur, birçok türde erkekler gibi dişilerde üreme yetenek lerini yaşamları boyunca sürdürmektedirler.Menapoz için çeşitli evrimsel açıklamalar vardır.Tartışmalı bir hipotez göre,çocukları olan bir kadının menapoza girmesi kadını daha güçlü kılmakta ve üreme işlevinin olmaması nedeniyle, çocuklarına ve torunlarına yakın ilgi ve koruma göstermesi, genlerini taşıyan bireylerin sağ kalma olasılığını arttırmaktadır. SERDAR SARICI

16 Gebelikten doğuma İnsanda gebelik süresi ortalama 266 gün ya da son adet kanamasının başından itibaren ortalama 40 haftadır. İnsanda yumurtanın döllenmesi oviduct içinde olur.Oluşan zigot 24 saat sonra bölünme sürecine geçer.Döllenmeyi izleyen 3-4 gün içinde embriyo rahme ulaştığında, bölünmeler sonunda bir hücreler topluluğu halini almıştır.Döllenin yaklaşık birinci haftasında, zigotun segmentasyonuyla blastosit denilen embriyonik evre meydana gelir. Blastosit, hücrelerden meydana gelmiş küre şeklinde bir yapı olup iç kısmında bir boşluk vardır.Blastosit, 5 günlük bir süreçten sonra, endometriyum içerisine yerleşir.Tamamen içerisine gömülür. Blastosit gelişimin ilk 2-4 haftası süresince doğrudan endometriyumdan beslenir. Bu arada gelişmekten olan embriyodan dışarı doğru dokular uzayarak endometri yuma katılır ve plasentayı oluşturur. SERDAR SARICI

17 Bölünme devam eder oluşan hücre topluluğu, uterusta endometriyum salgıları ile beslenerek büyür. Blastosit,endometriyuma döllenmeden yaklaşık 7 gün sonra tutunur. SERDAR SARICI

18 Annenin venleri Annenin arterleri Plasentanın Anne tarafı Plasentanın fetus tarafı Göbek bağı arterleri Göbek bağı venleri Fetus kılcalları ve villuslar, plasentanın anne tarafına doğru uzantı yapar.Fetus kanı plasentayı, fetusa yine geri dönen venler aracılığıyla terkeder.Madde değişimi difüzyon, aktif taşıma ve seçici emilim yoluyla,fetusun kılcal damar yatağı ile annenin kan havuzları arasında olur. SERDAR SARICI

19 Doğumu, hormonların (östrojenler ve oksitosin) karmaşık etkileşimleri ve bölgesel düzenleyi ciler(Prostoglandinler) uyarır ve kontrol eder. Gebeliğin son haftala rında anne kanında en üst düzeyine erişen östrojenler,rahimdeki oksitosin reseptörlerinin oluşumunu tetikler. Fetus tarafından ve annenin arka hipofizince oluşturulan oksitosin rahimdeki düz kaslarda güçlü kasılmalara yol açar.Oksitosin aynı zamanda plasentanın kasılmalarını hızlandıracak prostoglandinleri salgılamasını da sağlar. Fiziksel ve duygusal stres,pozitif geri bildirimle daha çok hormon salgılanmasına neden olarak doğumu sağlar. SERDAR SARICI

20 Doğum sırasında serviks,incelmeye ve açılmaya başlar ve sonunda tamamen açılır.İkinci aşama bebeğin dışarı çıkışıdır.Bu aşamada göbek kordonu kesilerek bağlanır.Doğumun son aşaması normal olarak bebeğin ardından gelen plasentanın dışarıya çıkmasıdır. Laktasyon(Süt gelmesi) sadece memelilerde görülen doğum sonrası bakımın bir unsurudur. Doğumdan sonra azalan progesteron düzeyi ön hipofiz üzerindeki negatif geri bildirimi kaldırarak prolaktin salgılanmasını sağlar.Prolaktin 2 ya da 3 gün sonra süt üretimini uyarır.Meme bezlerinden sütün salgılanması,oksitosin tarafından kontrol edilir. SERDAR SARICI

21 EMBRİYONİK GELİŞİM İlk başlarda gelişme,basitçe embriyonun genişlemesi olarak düşünülmüştü.Buna preformasyon denir.Bu görüşe göre bir sperm,embriyonik gelişim sırasında büyüklük olarak basitçe gelişen önceden oluşmuş,minyatür bir bebek içerir. Daha sonra gelişen epigenez görüşüne göre ise, bir hayvanın vücut şekli,nispeten biçimsiz olan bir yumurtadan kademeli olarak meydana gelir. Döllenme,yumurtayı aktif hale getirir ayrıca sperm ve yumurtanın çekirdeklerini birleştirir.Spermin yumurtayla karşılaşması ile meydana gelen akrozomal reaksiyon,yumurtayı saran materyali parçalayan hidrolitik enzimlerin salınmasıdır.Yumurta hücre zarı, depolarize olur ve başka spermlerin girmesi engellenir. Kortikal granüller döllenme zarını oluşturur.Kuvvetlenen zona pellucida başka spermlerin yumurtaya girmesini engeller. SERDAR SARICI

22 Anteriyor Sağ Dorsal(Sırt) Posteriyor Sol Ventral (Ön) Hücre korteksinin rotasyonu Gri yarımay Birinci bölünme planı Segmentasyon adı verilen hücre bölüneleri zigotu birçok küçük hücreye böler.Bu hücreler blastomer adı verilir.Yumurtada bulunan sitoplazmanın farklı bölgeleri,ayrı blastomerlerde yer alır.Zigotun bölünme düzlemleri,zigotun kutuplarına göre özel bir yol izler. Vitellüs en fazla yumurtanın vejetal kutbunda toplanmıştır,karşı kutup olan animal kutupta ise vitellüs azdır. Döllenmede pigmentli korteks,alttaki sitoplazmanın üzerinde spermin giriş yaptığı noktaya doğru kayar ve daha açık renkli sitoplazma bölgesini görünür hale getirir. Sperm giriş noktasının karşısında görülmeye başlayan bu bölge, gri yarımay olarak bilinir.Segmentasyondaki ilk bölünme,gri yarımayı ikiye böler.Yarımay,gelişecek embriyonun dorsal tarafının yerini işaretler.Böylece, embriyonun üç ekseni,zigot segmentasyon geçirmeye başlamadan önce belirlenir. SERDAR SARICI

23 Zigot İki hücreli aşama Dört hücreli aşama Sekiz hücreli aşama Morula Blastula SERDAR SARICI

24 Segmentasyon bölünmeleri sonucu hücrelerden oluşmuş içi dolu küre şeklinde bir yapı olan morula oluşur. Daha sonra morulanın içerisinde bir sıvı oluşur buna blastosöl adı verilir, bu aşama blastosöl olarak adlandırılır. Denizkestanelerinde blastosöl merkezi konumdadır.Kurbağalarda ise hücre bölünmesinin eşit olmamasından dolayı blastosöl,animal yarımkürede oluşur. Kuş,sürüngen,birşok balık ve böcekte yumurtanın zengin vitellüsü bölünmelerin eşit derecede olmasını sınırlar.Bölünme ler sadece yumurta hücresinin animal kutbunda,küçük bir diskle sınırlandırılmıştır. Bu şekilde tam olmayan bölünmelere meroblastik segmentasyon denir.Holoblastik segmentasyon ise,yumurtanın sahip olduğu vitellüs ya çok az ya da orta derecede(Kurbağa) olduğu için yumurta tam olarak bölünür. SERDAR SARICI

25

26 Gastrulasyon, yeniden düzenlenmeyle blastulayı ilkel bir bağırsak boşluğu (Arkenteron) ile birlikte üç tabakalı embriyoya dönüştürür. Gastrulasyon,blastula duvarından bireysel hücrelerin ayrıldığı ve blastosöl içerisine mezenşim hücreleri denen göç edici hücrelerin girdiği yerde vejetal kutupta başlar.Arta kalan hücreler,vejetal tabakayı oluşturur.Bu tabaka invaginasyon adı verilen bir olayla içeri doğru kıvrılır.Bunun sonucunda arkenteron adı verilen ilk bağırsak meydana gelir.İleride anüs olacak arkenteronun açık olan ucuna blastopor adı verilir. Gastrulasyon,ilk bağırsağı ve üç germ tabakası(Ektoderm,mezoderm ve endodermi ) olan bir embriyoyu meydana getirir. Deniz kestanesi SERDAR SARICI

27 Kurbağa gastrulasyonu,embriyonun yüzeyindeki hücrelerin,embriyonun iç kısmına gitmesi ile başlar.İnvolüsyon içerideki hücrelerin endoderm ve mezoderm tabakaları şeklinde organize olmak için yaptıkları göçlerle devam eder ve endoderm içerisinde ilk bağırsak oluşur. Yüzeyde kalan hücreler ise ektoderm tabakasını meydana getirir.Üç germ tabakasının oluşması ile gastrulasyon tamamlanır ve embriyonun organları oluşmaya başlar. SERDAR SARICI

28 Organogenez Üç germ tabakası, organogenez sırasında organ taslaklarına gelişir.Kurbağaların ve diğer omurgalıların embriyolarında biçim kazanmaya başlayan ilk organlar, nöral tüp ve notokordtur.Notokord, tüm omurgalı embriyolarının karakteristiği olan iskelet çubuğudur ve Sırt mezoderminden meydana gelir.Nöral plaka ise kendi üzerinde içeriye doğru kıvrılmaya başlayarak nöral tüpü oluşturur.Bu yapı ileride merkezi sinir sistemini oluşturacaktır. Mezodermden oluşan somitler notokord boyunca her iki yanda şeritler boyunca dizilmişlerdir.Bu yapıdan ileride çevresel iskelet ve kaslar meydana gelir. Omurgalı embriyolarından nöral krest(Taç,tepe) hücreleri bir bant boyunca meydana gelir.Bu hücreler daha sonra embriyonun çeşitli bölgelerine göç ederek derinin pigment hücrelerini,kafatasının bazı kemiklerini ve kaslarını,dişleri, sinir sisteminin ganglionları gibi çevresel elemanlarını meydana getirir. SERDAR SARICI

29 Kurbağanın embriyonik gelişimi iribaş denen larval evrenin oluşmasına yol açar.Bu larva yumurtayı saran jelimsi kılıfı yırtarak dışarı çıkar ve suda beslenmeye,gelişmeye başlar.Daha sonra metamorfoz ile karasal ortamda yaşayacak ergin kurbağaya dönüşür. SERDAR SARICI

30 Kuşların gelişimi Vitellüsçe zengin kabuklu yumurtaya sahip kuş ve sürüngen lerdeki meroblastik bölünme, animal kutuptaki küçük bir sitoplazma diski ile sınırlandırılmıştır. Blastodisk denen tepedeki hücreler primitif çizginin oluşması ile gastrulasyonu başlatır.Embriyoyu oluşturacak tüm hücreler epiblastdan gelir. Bu hücreler blastosölün içine doğru hareket ederek mezodermi meydana getirir. Endodermi oluşturacak olan diğer epiblast hücreleri,primitif çizgi boyunca aşağı doğru göç ederler ve hipoblastın hücrelerini dışa doğru iterler.Organogenezdeki nöral tüpün oluşması,notokord ve somitlerin gelişimi ve diğer olaylar kurbağa embriyosundaki gibi gelişir. SERDAR SARICI

31 Embriyonun dış tarafında yer alan doku tabakaları,uygun embriyonik ekstraembriyonik zarlara gelişir, bu zarlar yumurta içerisinde daha sonraki embriyonik gelişimi destekler. Bu dört zar,yani her bir hücre tabakası vitellüs kesesi, amniyon, koriyon ve allantoyistir. SERDAR SARICI

32 Vitellüs kesesi embriyoyu besler, Amniyon sıvısı embriyoyu kurumaktan korur,Koriyon amniyonla birlikte embriyoyu mekanik etkilere karşı korur. Allantoyis kesesi ise embriyonun çözünmeyen azotlu artığı ürik asitin depolanmasını sağlar.Allantoyis ve koriyon birlikte solunum organı gibi çalışır,kandaki oksijenin embriyoya taşınmasını sağlarlar. SERDAR SARICI

33 İnsan embriyosunun gelişimi Döllenmeden 7 gün sonra 100 den fazla hücreye sahiptir.Bu evreye blastosist denir. İçeriye doğru bir iç hücre kütlesi oluşur.Bu hücrelerden embriyo ve ekstraembriyonik zarların bir kısmı gelişir.Boşluğun dış kısmını saran trofoblastdır ve mezodermal doku ile birlikte plasentanın embriyoya ait kısmını oluşturacakdır. Embriyo,blastosist evrede uterusa ulaşır ve hemen uterus astarı(Endometriyum) içerisine gömülmeye(İmplant) başlar.Bir süre sonra blastosist yassı bir disk oluşturur. Bu diskin üstteki hücre tabakası epiblast,alttaki hücre tabakası hipoblastdır.Embriyo epiblastdan gelişirken hipoblast hücreleri vitellüs kesesini oluşturur. Mezodermi ve endodermi oluşturmak üzere,epiblastdan gelen hücrelerin primitif çizgi boyunca içeriye doğru hareket etmesi ile gastrulasyon gerçekleşir.Sürüngen ve kuş embriyoları ile benzerlik gösterir.Epiblastın üzerinde amniyon zarı ve kesesi oluşarak embriyoyu sarar.Vitellüs kesesi besin içermez, zar yapısı akn hücrelerinin erken dönemde üretildiği yerdir.Allantoyis ise göbek kordonunun yapısına katılır. SERDAR SARICI

34 Endometriyum İç hücre kütlesi Trofoblast Blastosöl Trofoblastın Yayılan bölgesi Epiblast Hipoblast Trofoblast Amniyotik boşluk Epiblast Hipoblast Koriyon Vitellüs kesesi Amniyon Koriyon Ektoderm Mezoderm Endoderm Vitellüs kesesi Ekstraembriyonik mezoderm Evrimsel süreç içerisinde sürüngenlerden dallanan memelilerde yumurta kabuğu benzeri zarlar korunmuş olmakla birlikte annenin üreme kanalı içerisindeki gelişime uyum sağlamak üzere bazı değişikliklere uğramıştır. SERDAR SARICI

35 Omurgalılarda üç embriyonik tabakadan türeyen yapılar GERM TABAKASI ERGİN CANLIDAKİ ORGAN VE DOKULAR Ektoderm Endoderm Mezoderm Derinin epidermisi, deri bezleri,tırnaklar, ağız ve rektumun epitel astarı,duyu reseptörleri,göz korneası ve merceği, sinir sistemi,adrenal medulla,dişin minesi, hipofiz ve epifiz bezlerinin epitel tabakası. Sindirim tabakasını astarlayan epitel tabakası(ağız ve rektum hariç),solunum sitemini döşeyen epitel,karaciğer ve pankreas tiroit,paratiroit,timüs,üretra,idrar kesesi ve üreme sisteminin astarı. Notokord,iskelet sistemi, dolaşım ve lenfatik sistem,üreme sistemi,derinin dermisi,vücut boşluğunun astarı,adrenal korteks kas sistemi. SERDAR SARICI

36 Gelişmeyi sağlayan sinyaller (İndüksiyon) Spemann ve Mangold,pigmentsiz semender gastrulasının dorsal dudağından alınan bir parçayı pigmentli bir semenderin ventral tarafına nakletmiştir.Alıcı embriyoda ikincil bir notokord ve nöral tüp oluşmuştur.Bir çok yapı alıcının dokularından oluşmasına rağmen gelişmeyi teşvik edici sinyaller verici embriyodan gelmiştir. Dorsal ektodermin nöral tüpe gelişmesine sebep olan indüksiyon üç germ tabakasını organ sistemlerine dönüştüren çok sayıdaki hücre-hücre etkileşimlerinden sadece birisidir.Örneğin kurbağanın geç gastrula döneminde, göz merceklerini oluşturmak üzere tahsis edilmiş olan ektoderm hücreleri, nöral plağı oluşturacak olan ektodermal hücrelerden gelen indüksiyon sinyalleri kabul eder. SERDAR SARICI


"HAYVANLARDA ÜREME VE GELİŞME SERDAR SARICI www.biyolojiokuryazari.com." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları