Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Geçmişten Günümüze Aydınlanma

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Geçmişten Günümüze Aydınlanma"— Sunum transkripti:

1 Geçmişten Günümüze Aydınlanma
Güneş ve ateş

2 İçindekiler 1) Aydınlatma Nedir ? 2) Geçmişten Günümeze Aydınlatılma
3) Aydınlatılma Araçları Nelerdir? 4) Aydınlatılma Araçları Kısa Bilgi

3 Aydınlatma Nedir ? İşyerlerinde her türlü işin kusursuz yapılabilmesi ve en önemlisi de iş görenlerin göz sağlığının korunması iyi bir aydınlatma tekniğini gerektirir. Aydınlatma öncelikle, yapılan iş ve işlemlerde kalite standartlarının gerektirdiği tüm detayın görülebilmesi için gereklidir. Çalışanların, optimal aydınlatma koşullarında çalıştırılması da onların göz sağlığı ve görme netliğini koruduğu için aynı amaca hizmet eder.

4 Geçmişten Günümüze Aydınlatma
Ay ışıgı ve gün ışığından başka aydınlık bilmeyen insanoğlu ateşin bulunuşuyla yeni bir ışık kaynağına kavuştu. Sacayakların üzerine konan korlar ilkel insanlar için ışık kaynağı olurken zamanla elde taşınan meşaleler geliştirilmiştir. Klasik çağlarda içyağından yapılan mumlar üretilebilmiştir. 1784'te Argant çift hava akımlı lambayı buldu. Lebon'un bulduğu havagazıyla çalışan lambalar 1805'te İngiltere'de sanayi kuruluşlarında kullanılmaya başlanmıştır. Osmanlı döneminde havagazı lambaları başlarda İstanbul'da ve yanlız saraylarda kullanılmaya başlanmıştır. 1853'te sırf bu amaçla bir gazhane kurulmuştur. Modernleşmeyle beraber Edison ve Swan'ın 1879'da akkor lambayı bulmasıyla aydınlatma kavramında bir devrim yaşanmıştır.

5 Geçmişten Günümüze Aydınlanma
Güneş Ateş Kandil Mum Meşale Yağ Lambası Gaz Lambası Ampul Florasen lamba Led lambası ve

6 Güneş Dünyanın, başlangıcından beri, insanlar, ışık ana kaynağı olarak güneşi kullandı.Geceleri ise odun ve benzeri katı yakıtları yakarak hem ısındı hem de aydınlandı. Gökyüzü’nde bulunan parlak bir disk olan Güneş, ufuğun üzerindeyken gün, ortada yokken de gece olur kavrayışı İnsanoğlu’nun Güneş hakkındaki en temel görüşüdür. Tarihöncesi ve antik çağ dönemi kültürlerde Güneş’in bir tanrı olduğuna ya da diğer doğaüstü olaylara neden olduğuna inanılırdı. Güney Amerika’daki İnka ve günümüz Meksika’sındaki Aztek uygarlıklarının merkezinde Güneş’e tapınma bulunmaktadır. Bir çok antik anıt Güneş ile ilgili fenomenlere göre yapılmıştır. Örneğin taş megalitler oldukça doğru bir şekilde gündönümünü işaret eder. En tanınmış megalitler Nabta Playa, Mısır, İngiltere’de Stonehenge’dedir. Meksika’da Chichén Itzá’da bulunan El Castillo piramidi, ilkbahar ve sonbahar ekinokslarında merdivenlerden yukarı yılanların çıktığını gösteren gölgeler verecek şekilde tasarlanmıştır. Sabit yıldızlara göre Güneş tutulum boyunca zodyaktan geçerek bir yıl içinde tam tur atıyormuş gibi görünür, dolayısıyla da Yunan gökbilimciler tarafından yedi gezegenden biri olarak sayılırdı. Haftanın günlerine de bu yedi gezegenin adı verilmiştir.

7 Ateş İnsanoğlu ateşi çok eski zamanlardan beri bilmektedir.Bundan yüz binlerce yıl önceAvrupa’da insanların yaşamış olduğu belirli mağaralarda,ocak niyetine kullanıldığından şüphe edilmeyen taşlar arasında kömür ve yanık kemik parçaları bulunmuştur. Fakat insanoğlu ateş yakmayı nasıl öğrenmişti acaba? Bu soruyu ancak tahminlecevaplandırabilmekteyiz.İlk insan ateş yakmayı öğrenmeden öncede bunu nasıl kullanacağını, ateşten nasıl yararlanacağını biliyordu.Örneğin yıldırım kof bir ağaç kütüğünü yakıyor, bunun yakınındaki bir insan da kütükten sağladığı ateşi uzun süre muhafaza ediyordu.

8 Kandil Elektriğin henüz yaygın olarak kullanılmadığı dönemlerde, özellikle kırsal bölgelerde, köylerde gaz lambaları kullanılırdı. Camdan bir haznenin içine gaz yağı konur, haznenin üzerinde bir fitil mekanizması ve içinde bir fitil olur. Fitilin bir ucu gaz yağının içinde diğer ucu mekanizma da olur. Onun üzeri nede beyaz ince camdan bir fanus takılır. Fitil yakıldığı zaman zarif, zayıf titrek bir ışık karanlıkla mücadeleye başlar. Işığın şiddeti fitilin boyunun uzatılması ve kısaltılmasıyla ayarlanır. Şimdi bunu potansiyemeterli elektrik düğmeleri bugün kullandığımız ampuller dede yapıyor. Karanlıktan aydınlığa veya aydınlıktan katanlığa yumuşak bir geçiş. Ama bu geçişin en zarif ve gösterişlisini gaz lambaları yapar. Bu karanlık aydınlık arası geçişlerde aydınlığın karanlığa karşı verdiği mücadeleyi bütün haşmetiyle gaz lambalarlarının marifetiyle seyretmek mümkündür. Fitil kısıldıkça aydınlık nasıl direnir. Ayaklarını sürür edata solar, titrer erir ama direnir. Karanlık mağrur ve kibirli bir şekilde aydınlığın üzerine yüklenir. Aydınlık küçülüp zayıfladıkça daha bir iştahla yüklenir karanlık.  Ama aydınlığa karşı karanlığın hiç direnme şansı yoktur. Aydınlık ucunu gösterdiği an karanlığın saltanatı bitmiştir. Aslında karanlık hiç kaybolmaz, sadece saklanır ışığın altında. Hep bir fırsat kollarlar, ışık gücünü tüketsin, zayıflasın diye. Bu anı yakalayınca da hortlar adeta amansızca, acımadan var gücüyle saldırır aydınlığa. İşte bu aydınlığın karanlık karşısındaki mücadelesi asırlardır devam eder. Ama aydınlık er veya geç hep galip gelir.

9 Mum Mısır ve Girit’te bulunmuş en az 5000 yıllık şamdanlardan anlaşılabileceği üzere, avus, Antik Çağ’ın ilk buluşları arasındadır. Orta Çağ’da ise Avrupa’da kullanılan mumlar, don yağından yapılmaktaydı yılına ait bir vergi listesine göre ise, Paris’te 71 tane mum yapımcısı yaşamaktaydı. Elektriğin icadından önce, mumlar, gaz lambalarıyla birlikte aydınlanmanın en önemli araçlarından olmuşlardır. Günümüzde ise mumlar daha çok süs eşyası konumundadırlar. Doğum günü pastalarının üzerinde, şık görünmesi istenen yemek masalarında, yumuşak, ılık bir ambians yaratılmak istenen her yerde mumlara rastlanmaktadır. Mum Yapımı: Öncelikle mumun ana hammadesi olan Parafini İyice tanımamız gerekir. Şunu unutmamalıyızki. Parafin Bir Petrol Türevi malzemedir. Yanıcıdır. Bunu kesinlikle unutmamak gerekir. Yani diger petrol türevi olan bildiğimiz Benzin, Mazot, Gaz, Likit gaz, Alkol vb. benzerlerinden hiçbir farkı yoktur. Yani yanıcıdır. Tek farkı Parafinin Katı halde olması ve sıvı hale geçmesinden sonra kaynama noktası olan derece gibi kıvamlarda kalmasıdır. Asla üstüne çıkartılmamalıdır. Eridiği anda kullanmak en doğrusudur.

10 Meşale Tercihen ahşap bir çubuğa, yanabilen kumaş, çalı çırpı dolayarak ve bu ucu da petrol türevi yada yanıcı bir malzeme(naylon ya da zeytin yağı) ile sararak oluşturulan aydınlatma sistemi. Tarihi İnsanların atalarına kadar dayanmaktadır. Ayrıca tüm orta çağ boyunca da kullanılmıştır. Yaydığı gazlar nedeniyle kapalı alanda kullanılamadığından daha çok dış alanlarda kullanımı gerçekleşmiştir. Günümüzde hala gösteri amaçlı olarak stadlarda yakılmaktadır. Karagöz oyununda perdenin aydınlatılması için kullanılan ışık kaynağıdır aynı zamanda; üç türlü yapılır : a-zeytinyağı içerisine fitil konularak yapılan meşale : bir kabın içerisine pamuk ipliğinden yapılmış iki üç parmak eninde bir fitil koyulduktan sonra, bezir yağı, susam yağı, zeytinyağı dökülmesiyle yapılır.. b-mumların eritilmesiyle yapılan meşale : herhangi bir yerde eritilen mumlar bir kabın içerisine dökülür.. bu kaba bir fitil ilavesi ile meşale yapılır.. c-mumların sıra ile dizilmesinden meydana getirilen meşale : bir tahtanın üzerine on veya daha fazla mumun dizilmesiyle yapılan meşale.

11 Yağ lambası Milattan önce Sonradan tutuşturulacak olan yosun veya benzer bir malzemenin, içi hayvansal yağla dolu olan delik bir kayanın, kabuğun veya diğer doğal bulunan nesnelerin içine doldurulduğu bir sistem. Yağ lambaları 19. yüzyılın sonuna kadar sıklıkla kullanılmıştır. Yağ lambası daha sonra yerini endüstri’nin de gelişmesi ile gaz lambasına bırakmıştır. Yağ lambaları kullanıldıkları dönemde hayvansal ürün olduklarından dolayı kolaylıkla tercih edilmiş. Gerektirdiği teknolojinin azlığından dolayı bir çok medeniyette ilgi görmüştür. Ayrıca yağ lambalarının gövdesini yapmak toplumlarda güzel bir zanaat olarak benimsenmiştir.

12 Gaz lambası Yanıcı gazların kullanıma girmesi ile bulunmuştur. Temel olarak anlatılması gerekirse içinde sıvı gaz olan bir tanka kumaş ve emiciliği yüksek bir fitil yerleştirilir. Bu fitil yeterince uzundur ve yandıkça ucunun uzatıldığı vana sistemi lambaya entegre haldedir. Bu fitil kapiler etkiden dolayı sıvı gazı yukarı iter. ve yeteri kadar aydınlatma sağlayacak şekilde ayarlarnır. Tarihi ise 1792′ye dayanmaktadır. William Murdoch bu tarihte gazlambası ile ilgili bir çok deney yapar ve 1793′de lamba icat edilmiş olur. Günümüzde halen dekoratif bir öğe olarak gaz lambaları bir çok evde restoranda görülebilmektedir. Ayrıca gaz lambaları kullanışlı olduğu kadar da tehlikelidir. herhangi bir kaçak halinde oluşturduğu yangın hızla yayılabilir de Fransa’da gazlambalarının neden olduğu 400 yangın kayıtlara geçmiştir.

13 Ampul Görünür bir ışınım üretmek üzere tasarlanmış cihaza Lamba denir. günümüzdeen temel ışık kaynağı olan akkor Flamanlı lambalar, akkor ışınımıyla ışıküretirken , yüksek verimliliğiyle bilinen deşarj lambaları gazda elektrikselboşalmayla ışık üretirler. Bir lambanın 1 Watt harcayarak ürettiği ışık akısının değeri olambanın ışıksal etkinlik değeridir. Fakat, dış ortam ısısı, balastözellikleri, lambanın yanma pozisyonu, şebeke gerilimindeki değişimler,kullanım süresi gibi faktörler lamba veriminde değişimlere neden olabilir. Standart çalışma koşullarında lambanın ortalama kullanım süresine Lamba ömrüdenir. Şebeke gerilimindeki dalgalanmalar, toz, nem, sarsıntı, açma-kapamasıklığı, ortam sıcaklığı, kullanılan starter, balast gibi elemanların özelliklerilamba ömrünü etkiler.

14 Florasen lamba floresan lambaların içinde gaz sayesinde olur.icinde bulunan civa gazının flamanlarca isitilarak buharlaştirilmasi sonucu oluşan gozle gorulmez işimanin camin ic yuzeyine kaplanmiş olan floresan adı verilen madde sayesinde parlak, gozle gorulebilir bir ışık üretiyor. başka bir kaynaktan:Floresan lambalarda, elektrik düğmesine basıldığında, trans-formerden geçen elektrik, tüpün bir ucundaki elektrottan diğerine bir ark oluşturur. Bu arkın enerjisi tüpün içindeki cıvayı bu-harlaştırır. Bu buhar elektrik yüklenerek gözle görülmeyen ült-raviyole ışınları saçmaya başlar. Bu ışınlar da tüpün iç yüzeyine kaplanmış olan fosfor tozlarına çarparak görülen parlak ışığı oluşturur.18 Watt'lık bir floresan lamba, 75 Watt'lık bir ampul kadar ışık verebilir. Yani floresanlar daha az enerji harcayıp, daha çok ışık verirler, yaklaşık yüzde 75 enerji tasarrufu sağlarlar. Piyasa satış fiyatları daha yüksektir ama en az on misli daha uzun ömre sahiptirler.

15 LED LAMBA Led kelimesi Light Emitting Diode'unkısatması olarak kullanılmaktadır. Dilimize Işık Yayan Diot olarak çevrilebilir.Yapay işık kaynaklarından en son bulunanıdır. Ampül veya fluoresanların yaydığıışıktan bambaşka bir yöntemle ışık oluşturması ve bazı avantajlı yanları ledleribilimin popüler konularından biri yapmıştır.  P ve N tipi yarı iletken katmanlar(Led çipi), yansıtıcı yüzey ve iletken alanlarbir ledin yapısını oluşturur.  Diğer yapay ışık kaynaklarında olduğı gibi ledlerde de ışık, elektrik enerjisikullanılarak oluşturulur. Diyotun içerisindeki elektron ve elektron yitirip "+" yük kazanan bölge(deşik) birleşerek bir ışıma meydana gelmektedir. Bu ışımanınenerjisi deşik ve elektronlar arasındaki enerji farkı kadardır. Led çipi türüdeğiştikçe aradaki enerji farkı da değişmekte, bu ışığın dalga boyunun dolayısıylarenginin farklı olmasını sağlamaktadır. Bu şekilde birçok renk elde etmek mümkündü

16


"Geçmişten Günümüze Aydınlanma" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları