Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ÇEVRE YÖNETİM ARAÇLARI VE NÜKLEER ENERJİ

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ÇEVRE YÖNETİM ARAÇLARI VE NÜKLEER ENERJİ"— Sunum transkripti:

1 ÇEVRE YÖNETİM ARAÇLARI VE NÜKLEER ENERJİ
Yılmaz KİLİM Çevre Mühendisleri Odası

2 ÇEVRE SORUNLARININ KAYNAĞI
ÜRETİM KÂR TÜKETİM Batıda 1500–1770 yılları arasındaki dönemde hâkim olan iktisadi düşünce tarzı merkantilizmdir. Bu dönemde zenginlik kaynağı altın birikimiydi. Ülke içinde altını çoğaltmak, bu yolla ticaret dengesini artı değerde tutmak önemliydi. Bir anlamda eşit olmayan değerlerin, eşit olmayan değişim süreci başladı. (Başkaya F., 1991). Merkantilizm ile birlikte, bugünkü sürecin de temelleri atılmıştı. Sanayi devrimi ile birlikte, iktisadi düşüncede bir değişiklik yaşanmaya başladı. Fizyokratlara göre her şeyin kaynağı topraktı, bunlar aşırı sömürüye tepki olarak ortaya çıkmıştı. Adam Smith “Milletlerin Zenginliği” ile ortaya attığı fikirlerle kapitalizmin teorisyenliğini yapmıştı. Ona göre zenginlik, insan emeği ve doğal kaynaklardı ve doğal kaynaklar sınırsızdı (Görmez K., 1997). Bu dönemde sermaye ticaretten sanayiye kaymaya başlıyordu (Başkaya F., 1991). Doğaya hakim olmak, ne pahasına olursa olsun büyümek, mümkün olduğu kadar servet edinmek görüşleriyle üretimi sürekli hale getirmek zorunluluğu doğdu. Pazar için yapılan üretim de tüketim de devamlı olmalıydı. Toplumlar tüketime kanalize edilmeye başladı (Görmez K., 1997). Kapitalizmin ilk dönemlerinde sanayinin ihtiyacı olan madenler, sanayileşmeye başlayan ülkelerin kendi aralarında sağlanıyordu. Daha sonra emek verimliliğinin göreli düşüklüğü, iç pazarın darlığı, serbest rekabet koşulları, her firmanın kârını azamileştirme zorunluluğu çevre ülkelere yayılmayı gerektirdi. Hammadde ve tarım ürünlerinin artan oranda çevre ülkelerden sağlanmasına başlandı (Başkaya F., 1991). Gereksiz üretim süreci, üreticiler için kârlıydı. Kâr genellikle toplumun ve çevrenin sömürülmesi pahasına gerçekleşiyordu. En az maliyetle en çok üretimle ve en çok tüketimle kâr elde etmek temel mantık olunca, üretim ve tüketim süreci bir taraftan hızlı enerji tüketimini zorunlu hale getirerek kaynakların tüketilmesi, diğer taraftan her alanda atık sorununu ortaya çıkarmıştı (Görmez K., 1997). Zenginlikleri ve kültürleri tahrip ve talan edilen ülkeler, önce “vahşi” olarak adlandırılırken, buradan uygarlaştırma misyonu ile “insani amaçlarla” hareket eden bu zenginleşme yolundaki ülkeler artık yeni bir misyon yükleniyor “azgelişmiş” ülkeleri “geliştirmeye” çabalıyordu (Başkaya F., 1991). “Azgelişmiş” ülkelerde üretim artık insanların ihtiyacı için değil, dış pazarın ihtiyacı doğrultusunda yapılıyordu. Kapitalist olmayan sosyal formasyonların kendi iç bütünlükleri ve tutarlılıkları ortadan kaldırılarak, bu formasyonlar eşit olmayan ticari ilişkiler ağına sokulmuştu. Bu ülkeler geniş ekilebilir alanlarını kontrol edebilmek ve Batının ihtiyaç duyduğu malları üretebilmek ile uğraşıyordu. Bu ülkelerdeki toprak zenginleri ve ihracatçılar bu uğurda güçlendi. Bu sınıflar Batı ile aktif işbirliği içinde olan sınıflardı ve lüks ihtiyaçları vardı. Bu lüks ihtiyaçları karşılamak için bir de ithalatçılar sınıfı doğmuştu (Başkaya F., 1991). ATIKLAR, HIZLA TÜKENEN KAYNAKLAR VE ÇEVRE SORUNLARI NÜKSEM 2007

3 ATIKLARIN KAYNAĞI Hammadde FAALİYET: Ürün, Hizmet -Endüstri, -Tarım,
-Yerleşim, -Madencilik vb. Ürün, Hizmet Enerji Yan Ürün Her enerji üretim tesisi, diğer üretim süreçleri gibi atıkları ve doğal ortama verdiği zararlarla çeşitli çevre sorunlarına neden olur. İstenmeyen Çıktı ATIK NÜKSEM 2007

4 NÜKLEER YAKIT ÇEVRİMİ (1000 MW)
U3O8 162 UF6 203 85 500 UF6 53 Uranyum Madenciliği Ve Öğütme 30 Yıl İçin 2-3 Milyon Ton Cevher Dönüştürme Zenginleştirme Fabrikasyon Yakıt 36 Geri Kazanılmış Uranyum Plutonyum Reaktör 1000 MW Başlıca nükleer atık kaynakları şöyle sıralanabilir: Uranyum ve toryum cevherinin çıkarılması ve işlenmesi sırasında oluşan atıklar, 100 MW kapasiteli bir santralin 30 yıllık ihtiyacını karşılamak için Uranyum madeninden 2-3 Milyon Ton cevher çıkarılmasına ihtiyaç vardır. 1 yıllık cevher ihtiyacı yaklaşık tondur. Öğütme işleminden sonra bunun 162 tonu dönüştürme işlemine gönderilir. Uranyumun zenginleştirilmesi ve yakıt yapımında oluşan atıklar, Reaktörde oluşan atıklar, Kullanılmış yakıttan ileri gelen atıklar, Yeniden işleme sırasında ortaya çıkan atıklar. Yeniden İşleme Kullanılmış Yakıt 7 Atık Depolama Yan Ürünler NÜKSEM 2007

5 NÜKLEER ATIKLAR MADENCİLİK FAALİYETLERİ NÜKSEM 2007

6 NÜKSEM 2007

7 NÜKLEER ATIKLAR ÖĞÜTME NÜKSEM 2007

8 NÜKSEM 2007

9 NÜKLEER ATIKLAR DÖNÜŞTÜRME NÜKSEM 2007

10 Fakir Uranyum Depolama
NÜKLEER ATIKLAR ZENGİNLEŞTİRME Dönüştürme UF6 203 Fakir Uranyum Depolama Zenginleştirme UF6 150 Zenginleştirilmiş UF6 53 Fabrikasyon Yakıt 36 NÜKSEM 2007

11 NÜKLEER ATIKLAR REAKTÖR Zenginleştirme UF6 Fabrikasyon Reaktör 1000 MW
Fakir Uranyum Depolama 150 Zenginleştirilmiş UF6 53 Fabrikasyon Yakıt 36 Düşük Seviyeli Atıklar Reaktör 1000 MW 50 Yeniden İşleme Kullanılmış Yakıt 7 NÜKSEM 2007

12 NÜKLEER ATIKLARIN SINIFLANDIRILMASI
İşlem: Filtrasyon Absorblama Özel ekipman kullanma Filtrasyon İyon değişimi Buharlaştırma Kimyasal işlemler Yakma Sıkıştırma Konsantrasyon arttırma Buharlaştırma / Kavurma işlemi sonrası camlaştırma Nükleer santralları diğer enerji santrallarından ayıran en önemli özellik, nükleer santrallarda radyoaktif maddelerin kullanılmasıdır. Cevherin çıkarılması için yapılan madencilik faaliyeti ve yakıt elde etmek için yapılan işlemler sırasında birçok çevre sorunu ortaya çıkmaktadır. Radyoaktif maddenin ve atıkların taşınması, depolanması ve kullanımı çevre için yüksek riskler oluşturmaktadır. Tesis kapatıldıktan sonra da çevre sorunları yaratma potansiyelini korumaktadır. Ayrıca termik santrallara benzer şekilde soğutma suyunun buharlaşması ile atmosfere verilen su buharı ve yine soğutma suyunun verildiği alıcı ortamda yarattığı ısıl kirlilik nükleer enerji üretimindeki diğer çevre sorunlarıdır. Depolama: Yer altı veya yerüstü depolama Denizlerde depolama Çimento veya asfaltla karıştırarak yeraltı veya yerüstü depolama Havuzlarda veya kuru depolama tesislerinde depolama NÜKSEM 2007

13 NÜKLEER ATIKLARIN DEPOLANMASI
Çelik tanklar yıl içerisinde yüksek düzeyli, asidik ve sürekli radyoaktif ışınım sonucunda çatlar. ABD’de Hanford nükleer kompleksinde olduğu gibi doğaya sızarak, su ve besin zincirine katılır. Aynı nedenlerden dolayı son dönemlerde en güvenli yöntem olarak görüldüğünden jeolojik depolama için camlaştırılan atıkların da belli bir süre sonra, mikroskobik çatlaklar yaptığı ve camın yapısını bozarak çevrede sızıntıya neden olduğu İsveç’teki uygulamalar sonucu ortaya çıkmıştır. NÜKSEM 2007

14 NÜKSEM 2007

15 NÜKSEM 2007

16 NÜKSEM 2007

17 NÜKLEER KAZALAR Reaktivite kazalarında, herhangi bir nedenden dolayı, reaktör kalbine fazla reaktivite verildiği kabul edilmektedir. Bu durumda reaktör kritik üstü olma eğilimine girer ve ısı aktarım sisteminin soğutabilme kapasitesini aşacak düzeyde enerji üretilir. Soğutmaya bağlı kazalar sınıfında, soğutma sisteminde meydana gelebilecek, soğutucu azalması (veya kaybı), soğutma pompası arızası, besleme suyu sıcaklığında artma, buhar akışında artma gibi kazalar değerlendirilmektedir. Üçüncü kategoride, kullanılmış yakıtlar üzerinde çalışmalar yapılırken meydana gelebileceği var sayılan kazalar yer almaktadır. Son kategoride ise deprem, rüzgar, sabotaj gibi dış etkenlerin bulunduğu kazalar bulunmaktadır. NÜKSEM 2007

18 NÜKSEM 2007

19 ÇEVRE YÖNETİM ARAÇLARI
Çevre yönetiminde yer alan hedef, politika, strateji, eylem ve işlevler bazı yönetsel araçların geliştirilmesini ve uygulama alanına konulmasını gerekli kılmaktadır. Bu araçlar teknik, teknolojik, hukuksal, kurumsal ve ekonomik görünümler alabilir. NÜKSEM 2007

20 ÇEVRE YÖNETİMİNİN TEMEL İLKELERİ
Çevresel Hedefler: Ekonomik girişimlerin çevresel etkilerinin karar alma sürecinde temel etmenlerden biri olmasının sağlanması, Çevresel kirliliklerin önlenmesi ve çevresel kalitenin yükseltilmesi, Çevresel planlamaya ve çevre konusundaki çalışmaların eşgüdümüne öncelik verilmesi, ÇED gibi yönetsel karar alma sürecinin ulusal ve yerel ölçekte kurumsallaşmasının sağlanması. NÜKSEM 2007

21 ÇEVRE YÖNETİMİNİN TEMEL İLKELERİ
Çevresel Stratejiler: Mevcut çevre kalitesinin saptanması, Çeşitli standartların geliştirilmesi, standartlara uyulmasının sağlanması ve uymayanlara yaptırım uygulanması, Atıkların denetim altına alınması (envanterler oluşturulması ve kirlilik haritalarının çıkarılması), Etkili bir denetim sisteminin oluşturulması. NÜKSEM 2007

22 Enerji ve Çevre Teknolojileri
Vizyon 2023 Vizyon 2023 Projesi Enerji ve Çevre Teknolojileri Strateji Grubu NÜKSEM 2007

23 Enerji ve Çevre Teknolojileri
Vizyon 2023 Vizyon 2023 Projesi Enerji ve Çevre Teknolojileri Strateji Grubu NÜKSEM 2007

24 ÇEVRE YÖNETİMİNİN TEMEL İLKELERİ
Çevresel Politikalar: Politikalar, hedeflere ulaşılma yollarını içeren temel yaklaşımlar olarak tanımlanır. Eylem planlarının hazırlanması, Uygulamaya konulması, Uygulamanın izlenmesi ve değerlendirilmesi, Ek önlemlerin belirlenmesi. NÜKSEM 2007

25 MADEN KANUNU NÜKSEM 2007

26 ÇEVRE KANUNU Madde-3 2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Kanunu
j- Çevrenin korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevre sorunlarının çözümüne yönelik gerekli teknik, idarî, malî ve hukukî düzenlemeler Bakanlığın koordinasyonunda yapılır sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Kanunu kapsamındaki konular Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından yürütülür. 2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Kanunu Kapsam Madde-2 Bu Kanun, atom enerjisi ile ilgili faaliyette bulunan ve bunların ilgi sahasına giren kamu kurumları ile gerçek ve tüzel kişileri kapsar. NÜKSEM 2007

27 SONUÇ? Nükleer enerji teknolojisi herhangi bir çevre sorunu oluşturmadığı için Çevre Kanunu kapsamına alınmasına gerek yoktur? Nükleer enerjinin meydana getirmesi muhtemel çevresel etkiler çok ciddi boyutta olduğundan bu konu Çevre ve Orman Bakanlığına bırakılmayacak kadar önemlidir? Türkiye’de nükleer enerji ile ilgili çevre sorunları denetim mekanizmalarının dışına çıkarılarak siyasi iradenin tercihine bırakılmıştır? NÜKSEM 2007

28 SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ KALKINMA?
Kanun Numarası : Kanun Tarihi : BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Tanımlar ve İlkeler Amaç Madde 1- Bu Kanunun amacı, bütün vatandaşların ortak varlığı olan çevrenin korunması, iyileştirilmesi; kırsal ve kentsel alanda arazinin ve doğal kaynakların en uygun şekilde kullanılması ve kentsel alanda arazinin ve doğal kaynaklarının en uygun şekilde kullanılması ve korunması; su toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi; ülkenin bitki ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak, bu günkü ve gelecek kuşakların sağlık, uygarlık ve yaşam düzeyinin geliştirilmesi ve güvence altına alınması için yapılacak düzenlemeleri ve alınacak önlemleri, ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak belirli hukuki ve teknik esaslara göre düzenlenmektedir. Madde 1 – (Değişik: 26/4/2006 – 5491/1 md.) Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır.            NÜKSEM 2007

29 SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ KALKINMA?
Kirleten öder ilkesi, Kullanan öder ilkesi, İhtiyat ilkesi, Yerellik ilkesi. NÜKSEM 2007

30 NÜKSEM 2007

31 ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
Nükleer güç santralları ve diğer nükleer reaktörlerin kurulması ve sökümü, Radyasyonlu nükleer yakıtların yeniden işlenmesi, üretimi veya zenginleştirilmesi, Radyasyondan arınmış nükleer yakıtların veya sınır değerin üzerinde radyasyon içeren atıkların işlenmesi, Radyasyonlu nükleer yakıtların nihai bertarafı işlemi, Yalnız radyoaktif atıkların nihai bertarafı işlemi, Yalnızca radyasyonlu nükleer yakıtların (10 yıldan uzun süre için planlanmış) veya nükleer atıkların üretim alanından farklı bir alanda depolanması işlemleri NÜKSEM 2007

32 ÇEVRESEL RİSK YÖNETİMİ
Risk: Genel olarak planların başarısız olma olasılığı, hatalı karar alma tehlikesi, zarar etme veya kar etmeme gibi durumları tanımlar. 1980’lerdeki çevre politikasında en önemli kaymalardan birisi çevreyle ilgili karar verme süreçlerinde risk değerlendirmesi ve risk yönetiminin rolünün kabul edilmesi olmuştur. Çevresel risk yönetimi, ne yapılacağına karar verme sürecidir. Verilen mevcut risk tahminleri üzerinden; kurum ve kuruluş ile siyasi iradenin, milyonda bir riskin kabul edilebilir olup olmadığı, kabul edilebilir risk düzeyine erişmek için yapılması gerekenler ve nasıl yapılacağı gibi konularda karar vermesi gerekmektedir. NÜKSEM 2007

33 NÜKLEER KAZA RİSKİ IAEA, özellikle 1979 TMI ve 1986 Çernobil kazalarından sonra bu riski 1/1000 olarak yeniden belirlemiştir. Dünyada 30 ülkede, faaliyet gösteren 438 ticari reaktör kayıtları 2001 yılından bu yana ABD, Bulgaristan, Macaristan, İsveç ve Tayvan’da radyasyon sızıntısına ve yangına yol açan en az beş ciddi kazanın meydana geldiğini gösteriyor. NÜKSEM 2007

34 NÜKSEM 2007

35 NÜKSEM 2007

36 NÜKSEM 2007

37 NÜKSEM 2007

38 NÜKSEM 2007

39 NÜKSEM 2007

40 Yılmaz KİLİM Çevre Mühendisleri Odası
TEŞEKKÜRLER Yılmaz KİLİM Çevre Mühendisleri Odası


"ÇEVRE YÖNETİM ARAÇLARI VE NÜKLEER ENERJİ" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları